Bakan Fidan, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi toplantısının ardından basına konuştu Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Bakan Fidan, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi toplantısının ardından basına konuştu Açıklaması

07.03.2026 23:42

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi gerekmektedir.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi gerekmektedir. Biz aylar boyunca müzakere masasının kurulması için çok büyük çaba sarf ettik. Bugün de sorunların çözümü için tek seçenek diplomasidir diyoruz ve bu yönde çalışmaya devam ediyoruz." dedi.

Fidan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi toplantısının ardından basın toplantısında konuştu.

Fidan, TDT üyesi ülkelerle karşılıklı güvene dayalı bir işbirliği yürüttüklerini, toplumlarının huzuru ve refahına katkı sağlamak için çalıştıklarını söyledi.

"Ekonomi, kültür ve bağlantısallık gibi konularda çok şükür şu ana kadar Türk devletleriyle beraber çok somut ve güzel başarılar elde ettik." diyen Fidan, Türk devletleri olarak uluslararası gelişmeler karşısında ortak bir tutum belirlemek için yoğun bir mesai halinde olduklarını aktardı."

Fidan, bölgesel ve küresel sorunlar karşısında birlikte hareket etmenin herkesin gücünü ve etkisini artırdığını, uluslararası sistemin giderek daha öngörülemez hale geldiği ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı bugünlerde Türk dünyası olarak stratejik bir bakışla hareket etmeleri ve daha fazla dayanışma gösterilmesi gerektiğinin farkında olduklarını dile getirdi.

Mevkidaşlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildiğini ifade eden Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüş ve yönlendirmelerini aldıklarını, kendi aralarındaki mevcut küresel ve bölgesel gelişmeleri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Toplantımızda teşkilatımızın bünyesindeki son gelişmeler ve önümüzdeki dönemde atılacak adımları ele aldık. Bugünkü faaliyetlerimiz dış politika meselelerinde koordinasyonun artırılması ve ortak tutum benimsenmesi bakımından son derece faydalı oldu. Orta Doğu'da son dönemde yaşanan gelişmeler, bölgemizin barış ve istikrarı açısından ciddi endişelere yol açmaktadır. Bu hassas süreçte TDT üyesi ülkeler olarak bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Savaşın daha fazla yayılmasını istemiyoruz. Bu ortak yaklaşımımız ışığında son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama kabul ettik. Burada üyelerden birine yönelik herhangi bir saldırının tüm TDT üyeleri bakımından büyük endişe kaynağı olduğu kayıt altına alınmış oldu."

"Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi gerekmektedir"

Fidan, teşkilat üyesi ülkelerin Türkiye ve Azerbaycan'a yönelik saldırılar karşısında güçlü destek ve dayanışma sergilediğini aktararak, kendilerine bir kez daha teşekkür etti.

"Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi gerekmektedir. Biz aylar boyunca müzakere masasının kurulması için çok büyük çaba sarf ettik. Bugün de sorunların çözümü için tek seçenek diplomasidir diyoruz ve bu yönde çalışmaya devam ediyoruz." diyen Fidan, kalıcı barışın ancak diyalog ve işbirliğiyle mümkün olduğunu söyledi."

Fidan, bölgedeki çatışmaların terör örgütlerine suistimal edecekleri ortamı sağladığına dikkati çekerek, tırmanan gerginliğin aynı zamanda küresel enerji arz güvenliğini tehlikeye attığını vurguladı.

Türkiye olarak ilgili kurumlarla eş güdüm halinde siyasi, insani, ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında gereken tedbirleri büyük bir özenle aldıklarını dile getiren Fidan, bölgede bulunan vatandaşların durumunu da ayrıca yakından takip ettiklerini söyledi. Fidan bölgedeki tüm Türk büyükelçiliklerinin ve başkonsolosluklar ile bakanlığın konsolosluk çağrı merkezinin vatandaşların taleplerini 7 gün 24 saat esasına göre yanıtladığını ve gerekli yönlendirmeleri yaptığını kaydetti.

Azerbaycan-Ermenistan ve Afganistan-Pakistan ilişkileri

Bakan Fidan, Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış ve istikrar ile bölgesel işbirliği yönünde atılmakta olan adımları memnuniyetle karşıladıklarını, bu adımların Güney Kafkasya'da barışın sahada karşılık bulmaya başladığını gösterdiğini ve bu ivmenin korunması ile en kısa zamanda kalıcı barış anlaşmasıyla taçlandırılmasının en büyük temennileri olduğunu aktardı.

Afganistan'ın komşularıyla barış ve huzur içinde olmasının temel beklentileri olduğunu ifade eden Fidan, TDT ülkelerinin birçoğunun Afganistan'la sınırının olduğunu, oradaki istikrar ve huzurun kendileri için önemli olduğunu ve Afganistan ile Pakistan arasında son günlerde tırmanan gerilimi de mercek altına aldıklarını söyledi.

Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) 2022'den bu yana TDT'nin gözlemci üyesi olduğunu hatırlatarak, bu üyeliğin aile meclislerinin birlik ve bütünlüğünün en güzel örneklerinden birini teşkil ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin on yıllardır maruz kaldığı, haksız ve insanlık dışı izolasyonun kaldırılması elzemdir. Bu yöndeki gayretlere destek verilmesinin ortak ve tarihi sorumluluğumuz olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz."

Enerji güvenliği, bağlantısallık ve bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesi konularını da kapsamlı şekilde ele aldıklarını ifade eden Fidan, Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridorun daha etkin ve verimli şekilde kullanılmasına yönelik altyapı yatırımlarının artırılması konusunda kararlı olduklarını, TDT ülkelerinin katılımıyla atılacak ilave adımların bağlantısallığın bu denli önem kazandığı günümüz koşullarında çok daha büyük fayda getireceğine inandıklarını dile getirdi.

Fidan, TDT olarak gelecek dönemde de yakın eş güdüm içinde çalışmayı sürdüreceklerini, düzenli olarak bir araya gelerek işbirliğini her alanda daha da geliştirecek ve derinleştireceklerini belirterek, "Bu doğrultuda dayanışmamızı güçlendirerek bölgemizin, dünyanın barışına, refahına ve istikrarına katkı sunmaya hep beraber devam edeceğiz." dedi.

Fidan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan, İranlı yetkililerle yıllardır devam eden çok yakın temasları olduğunu belirtti.

Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları başlamadan önce dahi Türkiye'nin Tahran yönetiminin belirli kriz durumlarında ne türden tedbir alacaklarına yönelik fikir sahibi olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin bu konudaki çizgisini bozmadığına işaret eden Fidan, "Kendilerine bölgeden ve bir ülkeden saldırı gelmediği sürece o ülkelere saldırı yaparak baskı üretme aracı stratejisi kendi savaş stratejileri açısından da doğru değil. Bölge stratejisi açısından da doğru değil." ifadelerini kullandı.

Fidan, İran'a uzun yıllardır ABD ile nükleer konusunda büyük problem yaşadıklarını hatırlattıklarına dikkati çekerek, bu konuda İran'a bölgedeki istikrarı ve komşularla iyi ilişkiyi esas alan sorunları masaya yatırıp çözme iradesiyle hareket etmelerine yönelik nasihatta bulunduklarını aktardı.

İran'ın şu anda zor günlerden geçtiğini belirten Fidan, "Allah gerçekten İran halkının yardımcısı olsun." dedi.

Türk hava sahasına girerken imha edilen füze

Fidan, Türkiye'nin hava sahasına girerken vurulan füzeye işaret ederek, "Biz kolay kolay provokasyona gelen bir ülke değiliz. Kendi güvenliğimizi savunmada çok şükür hiçbir sıkıntımız yoktur. Ama diğer taraftan da provokasyona gelme, bir savaşın içine çekilme ne demek onu da gayet iyi biliyoruz." şeklinde konuştu.

İranlı yetkililerle Türk hava sahasına girerken imha edilen füzeye ilişkin konuştuklarını belirten Fidan, şöyle devam etti:

"Bu, eğer yolunu kaybetmiş bir füze ise başka bir konu ama bu bir defaya mahsus gelir, bunun devamı gelecekse ki bizim size tavsiyemiz aman diyeyim dikkat edin böyle bir maceraya İran'da hiç kimse atılmasın. Çünkü Türkiye şu ana kadar defaatle yani dostluğunu, durduğu yerdeki düzgün çizgiyi, barışa olan hizmeti sürekli ortaya koymuştur. İran yıllardır yaptırım altındadır. Birçok uygulamaya maruz kalmıştır ama gerçekten bölgede belli prensiplerle, ilkelerle doğru düzgün, şeffaf hareket eden ender ülkelerden biri de Türkiye olmuştur."

Fidan, şu anda Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı düzeylerinde hem bölgesel aktörlerle hem de küresel aktörlerle yoğun bir diplomasi trafiği olduğunu belirterek, "Dünya kamuoyunun genelinde ortak bir görüş oluşmuş durumda hemen hemen. Hiç kimse bu savaşın ne bölgenin ne de insanlığın faydasına olduğuna inanmıyor. Ağırlıklı görüş ise bu savaşın mevcut haliyle bir an önce durması gerektiği yönünde." değerlendirmesinde bulundu.

Dünya kamuoyunun büyük çoğunluğunun bu noktada birleşmesinin kıymetli bir durum olduğuna dikkati çeken Fidan, şunları dile getirdi:

"Kimileri söyleyebiliyor, kimileri söyleyemiyor, kimileri İspanya gibi açıktan tavır koyabiliyor, kimileri sadece bize telefonda konuyu açabiliyorlar. Herkesin belli durduğu yerler var ama tıpkı Filistin devletinin Birleşmiş Milletler'de (BM) tanınma sürecinde yaşandığı gibi burada da esas itibariyle dünya kamuoyunun ağırlıklı bir çoğunun bu savaşın yanlışlığı ve durması gerektiği konusunda bir görüş birliği içerisinde olduğunu görüyoruz."

Fidan, bu görüş birliğini diplomatik hamleye nasıl dönüştürebileceklerinin arayışı içinde olduklarını kaydetti.

ABD'nin bölgedeki Kürt grupları örgütlediği iddiası

ABD'nin Kürt grupları örgütleyerek İran'da yönetimi devirmek istediğine yönelik iddialara ilişkin soruyu yanıtlayan Fidan, Milli İstihbarat Teşkilatının ve Milli Savunma Başkanlığının bu türden faaliyetleri çok yakından takip ettiğini anlattı.

Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde bu konuyu ele aldığını, Rubio'nun böyle bir çaba içerisinde olmadıklarını söylediğini aktardı.

İsrail'in bu konudaki niyetinin "sır olmadığını" vurgulayan Fidan, şöyle konuştu:

"İsrail uzun yıllardır bölgedeki Kürt gruplarını bir proxy olarak, vekil unsuru olarak kullanma konusunda bir strateji benimsemiştir. Şu anda İran'daki devam eden süreçte de Kürt grupların bu şekilde kullanma stratejisini kendileri belli çevrelerde deklare etmeye devam etmektedir. Amerika, İsrail'in bu stratejisine ne kadar destek verir, ne kadar kendini ondan ayırır, nerede nötr durur? Bunlar hep yakın farklı renkler ama sonuçları belli itibariyle farklı olan şeyler olabilir. Bunları yakından takip ediyoruz."

Bakan Fidan, İran'da sivil savaş çıkarmayı hedefleyen etnik veya dinsel fay hattı etrafında çarpışmayı hedefleyen bütün senaryolara karşı olduklarını belirterek, bunun en tehlikeli senaryo olduğunu vurguladı.

Hem Batıyı hem de Doğuyu bu senaryoya karşı uyardıklarını ifade eden Fidan, şunları söyledi:

"Bu sadece İran'daki masum sivil halkın daha fazla acı çekmesine, hayat kaybetmesine yol açmayacak. Aynı zamanda milyonlarca insanın yerlerinden edilmesine, civar ülkelere ve ötesine mülteci olarak gitmesine sebep olabilecek bir senaryo. Umuyoruz ki, bölgedeki Kürt kanaat önderleri bu türden tarihi bir sorumluluğu sırtlanacak bir yanlış içerisinde olmazlar."

Fidan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, Taliban ve diğer aktörlerle de iletişim içinde olduklarını kaydederek, "Irak ve Suriye'den sonra bölgemizde, İran'da da çok uzun sürecek bir belirsizlik, savaş ve karışıklık ortamının çıkması hiç kimsenin menfaatine değildir. Başta 560 küsur kilometre sınırı olan biz Türkiye olmak üzere. İran büyük bir ülkedir, büyük bir nüfusu vardır. Buradaki her türlü iç kriz bölgeye çarpan etkisiyle yayılır. Onun için bunu durdurmanın ve kontrol altına almanın da şu anda arayışı içerisindeyiz."

Bölgede mahsur kalan Türk vatandaşları

Bakan Fidan, bölgede çeşitli amaçlarla bulunan Türk vatandaşlarının savaşın başlamasıyla beraber, konsolosluklara ve çağrı merkezlerine müracaat ederek tahliye olmak istediklerini beyan ettiğine değindi.

Bölgedeki bir çok ülkeden de yardım ve işbirliği talebi aldıklarına dikkati çeken Fidan, "Biz tabii ki öncelikli olarak kendi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gözetmekteyiz." dedi.

Fidan, başkonsolosluklar ve büyükelçiliklerin yönlendirmesiyle havadan gitme imkanı bulunmayan ülkelerdeki vatandaşların uygun olan ilk kara yolu vasıtasıyla Suudi Arabistan'a ve Umman'a geçmelerini sağlamaya çalıştıklarını, bu bölgelerden diğer ülkelere hava seferlerinin devam ettiğini anlattı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile günde birkaç defa görüştüklerini ve bu konuya çok büyük dikkat gösterdiklerini bildiren Fidan, Türk Hava Yollarının (THY) da her türlü desteği sağladığını ifade etti.

Fidan, THY'nin açtığı ulaşım hatlarından sadece Türklerin değil, kendilerini bir an önce İstanbul'a atmak isteyen diğer ülke vatandaşlarının da yararlanmak istediğini belirtti.

Türkiye'nin bölgede istikrarın ve güvenliğin bir havzası olarak görüldüğünün altını çizen Fidan, "7/24 çalışmalarımız devam ediyor. Hem Ankara'da hem bölgede çok güzel bir koordinasyon var. Vatandaşlarımızın her birinin bu konudaki talebini, ihtiyacını ciddiyetle takip ediyor ve gereğini yapmaya çalışıyoruz." dedi.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Bakan Fidan, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi toplantısının ardından basına konuştu Açıklaması - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement