Belediyede Olalım Ya da Olmayalım, Tüyü Bitmemiş Yetimin Kör Kuruşun Takipçisiyiz - Son Dakika
Son Dakika Logo

Belediyede Olalım Ya da Olmayalım, Tüyü Bitmemiş Yetimin Kör Kuruşun Takipçisiyiz

04.07.2012 21:43

Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, basın toplantısı düzenleyerek gündemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Selçukhan Restaurantta düzenlenen toplantı ilk olarak Hürriyet Mahallesi'nde temeli atılan Hürriyet Evleri hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Haziran 2013'te konutların biteceğini söyledi.

Tarsus'un altında çulunun çekildiğini iddia eden Başkan Kocamaz, AKP ve CHP suni gündemle günü kurtarma derdine düştüğünü ifade etti.

Tarsus şehir içi trafik akışını düzene oturtmak için 1997 yılından bu güne kadar mücadele verdiklerini, dolmuşçuların anlaşmaya varmaması nedeniyle sıkıntı yaşandığını söyleyen Başkan Kocamaz, bazı siyasetçilerin kahvehane yada sokak edebiyatı ile popülizm peşinde olduğunu, manşetlere çıkmak için kulaktan dolma, yalan yanlış ifadelerle halkı kandırmaya çalışıldığını kaydetti.

AKP ilçe Başkanı Hakkı Meniz'in hastane meselesini diline doladığını ve beceremediğini söyleyen Başkan Kocamaz, fakülte konusu askıda, yeni büyükşehir yasası sıkıntıda, halen ne havaalanı, ne sahil turizm projesi, ne de Karboğazı'ndan eser olmadığını, Meniz'in Tarsus için çok önemli olan bu projeleri hayata geçirmesi için mücadele etmesini istedi.

Başkan Kocamaz, "Hakkı Meniz birilerinin üstünden bize saldırıp, manşet olmak, prim yapmak istiyor. Ama kimse de bu desteksiz atışları yemiyor, yalanla peynir gemisinin yürümeyeceğini bu halk biliyor" dedi.

Başkan Kocamaz, "Bilerek yada bilmeyerek basında belediyemizi direk yada en direk ilgilendiren bir çok konu yazılıyor, çiziliyor. Bir kısmı art niyet olmadan, sehven yada iyi araştırılmadan yazılıyor ama bir kısmı da tamamen art niyet, peşin hüküm, kin, nefret nedeniyle bilinçli olarak, saptırılarak vatandaşa yanlış bilgiler verilmeye çalışılıyor. Biz burada ne söylersek söyleyelim o fikri sabit içerisinde olanlar hep aynı şeyi yazacak, çizecek. O kendi kin ve nefretini kusmaya devam edecek. Tarsus halkı yıllardır bunları hiç kaale almadı. Ama maalesef sinek küçük, mide bulandırır misali bu tür uygulamalar bundan sonrada devam edecek. Çünkü kendileri bunu ifade ediyorlar zaten. Geçen ay meclis toplantısında bazı muhtarlarla ilgili yazdıkları yazıyla ilgili bazı ifadelerde bulunmuştuk. Hatta bu yazının bir muhtar elinden çıktığını ama diğer muhtarlarında bunu dikkatli okumadan imzaladıklarını söylemiştik. Ne anladılar, ne yaptılar onu da bilmiyoruz demiştik. Ancak yine burada da bir yönlendirme var. Güya biz orda 'sen kimsin lan' demişiz. 'Muhtarlar cahiller, kafasızlar, bilgisizler' demişiz. İkinci bir yazı yazarak bunları belirtmişler. Ben kendi kendimden şüphelenmeye başladım acaba böyle bir ifadeyi nerede kullandım diye, nasıl kullandım diye. Ben arkadaşlardan meclis kayıt cd'lerini istedim, getirin bilmeyerek yada bilgim dışında ağzımdan böyle bir kelime çıktımı diye. Tekrar tekrar inceledim. Şu anda da bilgisayarımda kayıtlı. Dinlemek isteyenler olursa muhtarlarda dahil herkese onu dinletiriz. Çünkü belediyemizin meclis toplantılarının tamamı kayıt altında. Olanı söylüyorum ama lan kelimesi yok cahil kelimesi yok bilgisizler, kafasızlar kelimesi yok. Ama işte birileri bunu bir şekilde değerlendiriyor. Bende bunun sizler aracılığıyla Tarsus halkına duyurulmasını istiyorum" şeklinde konuştu.

Su sayaçları konusuna da değinen Başkan Kocamaz, "Su sayaçlarıyla ilgili bildiğiniz gibi bir genelge yayınlanmıştı. Bizde bu genelgeyi halkımıza duyurmuştuk. Yine işte bir yerlerden bir şeyler kapma peşinde olanlar bir vatandaşın borcunu ödeyebilmek için istiklal madalyasını sattığını dolayısıyla borcunu ancak o hatıra istiklal madalyasından aldığı parayla kapattığını daha sonrada güya belediye o şahısı çağırmış parasını iade etmiş ancak bu seferde adam madalyayı kime sattığını bilmiyormuş. Kendi kafalarından böyle bir senaryo uyduruyorlar. Yani bunları anlamak mümkün değil. Ben arkadaşlara Özbekistan ziyareti öncesi 'bu vatandaşı bulun hadise nedir anlaşılsın' dedim. Neticede kimse ne olduğunu bilmiyor. Bu arkadaşı o gazeteleri inceleyerek buldular ve dün bu arkadaş benim yanıma geldi özür diledi. Dedi ki benim hiçbir gazeteye gitmişliğim yok. Ama orada o arkadaş gazeteye gitmiş ağlamış, sızlanmış, serzenişte bulunmuş deniyor. 'Ben hiçbir gazeteye gitmedim ancak CHP ilçe yönetimi mahalleye gelmişti ben DDY'de çalışmıştım, orada bana bir hizmet madalyası vermişlerdi 7 gr civarında sattığım yerde belli ki gittim Kemeraltı'nda bir kuyumcuya sattım borcumu da ödedim. Ben bundan şikayetçi de değilim benim istiklal madalyası diye bir madalyamda yok' dedi. Ama olay nasılda saptırılıyor insanların kafası nasılda karıştırılmaya çalışılıyor ve bu arkadaş herkesle her yerde görüşmeye hazırım dedi. Burada bir art niyet var beni kullandılar, 'ben belediyenin hizmetlerinden de memnunum hiçbir şikayetimde yok. Bu konuda gerekirse o kişileri dava edeceğim' diye bize ifadede bulundu. Olayın gerçek hali bu ama olay nasıl takla attırılarak kendi süfli emelleri doğrultusunda yazılıyor, millet yanlış bilgilendirilmeye çalışılıyor. Belediye ne para iade etti nede vatandaşın böyle bir talebi oldu. Vatandaş zaten kendi borcunu ödemiş. Belediye borcunu ödemiş bir vatandaşın parasını geri ödeyip vatandaşı niye tekrar borçlu bıraksın. Böyle bir şey olabilir mi? Su sayaçlarıyla ilgili konuyu önce CHP arkasından da onun kuyruğuna takılan AKP ilçe yöneticileri istismar ettiler. Biz CHP'ye özellikle halkı borcunu ödememeye, görevini yapmamaya, kanuna ve genelgelere uymamaya yönlendirdiği için suç duyurusunda bulunduk. Halkı kışkırtma ve kanunsuzluğa teşvik ettiği yönünde dava açtık. Ancak mahkeme bu konuda açılan davaya görevsizlik kararı verdi. Süreç devam ediyor" ifadesini kullandı.

Başkan Kocamaz, "Dolmuşçularla ilgili son günlerde müthiş bir tahrik, yanlış bilgilenme hatta bilgilenmek istememe olayı var. Bu konuyla ilgili sizlere bugüne kadar yapılan yazışmalar ve mahkemelerin verdiği kararlarla ilgili bir dosya sunuyoruz. Şunu herkesin bilmesi lazım ki, hiçbir kurum kanuna, anayasaya, tüzük ve yönetmeliklere uymayan bir kararı uygulayamaz. Hiç kimse özellikle de yerel yönetimler durup dururken birileriyle uğraşmaz. Burada anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde belediyelere verilen görevler doğrultusunda bir çalışma yapılıyor. Zaman zaman belediye meclisi bazı kararlar alıyor, belediye idaresi o belediye meclisinin kararlar yönetmelikler çerçevesinde aldığı kararı uygulamakla mükellef. Bu tür konularda eğer bir mahkeme kararı da varsa mahkeme kararını uygulamamakta suç. Bunu bir defa herkesin kafasına yazması lazım. 1997 yılından bu yana mavibüsler, yeni hal ve yeni mahalle dolmuşçularının biz bir çatı altında toplanmasını istiyoruz. Geçmişten bu yana sıra kavgaları, yolcu kavgaları, şehir içinde yolcu kapmak için yarışlar, insanların hayatını tehlikeye sokmalar ve o dönemde Tarsus'ta 340 adet araç dolaşıp duruyor. Biz bunların sayısının azaltılmasını istedik. Bir araya gelin bir havuz oluşsun havuz oluştuğu zaman kimse kimseyle kavga da etmez, yarışta olmaz vatandaşlarımızda daha kaliteli araçlarda daha kaliteli hizmet alır. O zamanları hatırlarsanız Tarsus Belediyesinin toplu taşıma araçları yoktu. Kendilerine diyoruz bir araya gelmezseniz belediye yarın araç alır sizde pişman olursunuz. Ve hiçbir belediye yönetimi karşısında tek bir güç istemez. Bölük pörçük olması belediye yönetiminin işine gelir aslında. Ama biz diyoruz ki Tarsus halkı için Tarsus için gelin birleşin, bütün işi bir çatı altında yapın kavga, dövüş bitsin, yarış bitsin şehir içerisinde de daha kaliteli bir hizmet ortaya çıksın karmaşa ortadan kalksın. Mavibüsler bu işe olur dedi. Daha sonra Yeni Hal olur dedi ama Yeni Mahalle hala itiraz ediyor. Yeni Hal'le minibüsçüler kendi aralarında anlaştı. Yeni Hal dolmuşları adam başı 500 hisse mavibüsler 1000 hisse alarak birleştiler. Daha önce Yeni Hal dolmuşları Beydeğirmeni –Yeni Hal arasında çalışıyordu. Bu birleşmeden sonra bu dolmuşlar Tarsus'un her tarafına gitmeye başladı. Çünkü belediye meclisi birleşirseniz her yere gideceksiniz diye bir karar almıştı. Şimdi ben sizlere soruyorum? Elinizi vicdanınıza koyun bu adamlar araçları almışlar belki başlangıçta sıkıntıda çekmişler ve şu anda da belli bir konuma gelmişler. Sizce Tarsus'un her tarafına giden araçlar mı değerli olur? Yoksa sadece belli güzergahta çalışan araçlar mı? Elbette her tarafa giden araç değerli olur. Ama Yeni Mahalle Dolmuşçuları diyorlar ki biz bir şartla birleşiriz bize de mavibüsler gibi 1000 hisse verirseniz birleşiriz. Ya bu eşyanın tabiatına aykırı. Senin dolmuşun 14 kişilik mavibüsler 46 kişilik. Buna rağmen 1'e 2 o adamlar razı olmuş. Yeni Mahalle dolmuşçuları hala bizim hattımız daha değerli diyor. Başlangıçta değerli olabilir ama şuan Yeni Hal öyle bir hak kazanmış ki; Tarsus'un her tarafına girip çıkıyor. Onlar sizden şu anda daha değerli. Birçok arkadaşımızı meşgul ettiler. Ben belki 20 defa bunlarla görüştüm. Olmadı meclis üyeleri görüştü, başkan yardımcıları görüştü. En son Kerim Tufan Bey onlarla yaptığı görüşme esnasında dedi ki başkanım bu arkadaşlar belli bir noktaya geldiler, anlaşacaklar. Dedim ki bunlar anlaşmaz sizi oyalıyorlar. Ben 1997'den beri bunları tanıyorum. Neticede başkan bir rakam söylesin bizde o rakamda anlaşalım demişler. Dedim ki her şeye rağmen bunlar 600 hisse olsun mavibüsler 1000 hisse olsun. Tamam dedi Kerim Bey ve bu iş olacakmış gibi gitti. Tabii oraya gider ve bu iş yine olmaz. Ben daha önceden bunları tanıdığım için biliyorum olmayacağını. Maksat üzüm yemek değil, bağcı dövmek. Bunlar CHP'ye gidiyorlar, AKP'ye gidiyorlar onları arkalarına alacaklar. Onlarda araştırmadan mahkeme kararlarını bilmeden en azından bize sorup, bu kararlar ne diye öğrenmeden ki, sorsalar zaten elimizdeki belgeleri ve kararları vereceğiz. Yaklaşık 2 yıldır Tarsus'ta Ulaşım Master Planı çalışması yapılıyor. Geldiler her caddeden ve her noktadan gelen araçların sayısını belirlediler. Bilimsel bir çalışma yaptılar ve bunu bizim belediye çalışanlarının yapması mümkün değil. Biz bu çalışmalara 500 bin TL para verdik. Neticede ulaşım master planı yapıldı ortaya çıktı. Onlarda bizim düşüncelerimiz gibi bu toplu taşıma araç sayısının daha da düşürülüp daha rahat hale getirmek gerekli dediler. Ulaşım Master Planı 1 Ocak 2012'de hayata geçti. Biz dolmuşların tamamının otobüse dönmesine yönelik önerilerine geçici bir süre olsun dolmuşçularla ilgili bir çözüm üretin dedik. Onlarda dolmuşçularda bu havuza dahil olsun nasıl olsa hepsi bir havuzda toplanacağı için herkes hissesi oranında kazançtan pay alacağı için bunlar yan yollarda kullanılsın yolcuları ana caddeye getirsin oradan da yolcular büyük otobüslere binsinler dediler. Bunlar takartta takmıyor ki takart kullanma zorunluluğu var. Bizi mahkemeye verip kaybedenler kendileri. Takart kullanıldığında yolcu dolmuştan inecek otobüse binecek ve bir fark ödenmeyecek yoluna devam edip gidecek. Biz bunlara bir yazı yazdık. Ulaşım Master Planı kabul edildi. Burada master planında iki ayrı güzergah var birisini seçin. Hala yazımıza cevap vermediler. Bize söyledikleri şu biz sizi mahkemeye verdik. Mahkeme sonucuna kadar bekleyin. Biz bunun böyle olması mümkün değil dava açabilirsiniz ama uygulamaya uymak zorundasınız. Davayı kazanırsanız tekrar eski yerinize gelirsiniz. Tabii bu durumda olayı iyice anlamadan AKP ve CHP yöneticileri hukuku da hiçe sayarak insanlara gaz verdiler. Biri gazetesinde yazıyor bunlar Ahmet Uzun'a destek vermişler bu onun için bunların üzerine gidiyormuşuz. Bunu ancak ihanet düşüncesi içerisinde olanlar ifade edebilir. 1997'de başlayan bir hadisede o zaman sayın Ahmet Tevfik Uzun siyasette yok, siyasetin içinde değil. AKP 2001'de kuruldu. Yani olayları bu kadar çarpıtmak gerçekten insan olan kimseye de yakışmaz zaten. Hadi bunlar yapıyor. AKP ilçe başkanı hukuk fakültesi mezunu olmasına rağmen hukuku hiçe sayarak araştırmadan ver yansın Burhanettin Kocamaz'a saldırı. Güya popülizm yapıyor, siyaset yaptığını sanıyor. Son birkaç toplantıda bize desteksiz atıyorlar, saldırıp duruyorlar. Mümkün olduğu kadar bunlara cevap vermek istemiyoruz. Ama mecbura kalırsak bizimde dilimiz var iki kelimede biz edebiliriz. Bunlar o basın toplantılarında yaşına başına bakmadan hakaretamiz ifadeler, popülist yaklaşımlar sergiliyor. Sen daha bu genç yaşta siyasete popülizmle başlarsan ömür boyu ıstırap çekersin. Kimse o senin ayağa yere basmayan yalan dolan ifadelerini kabul etmez ve yeri geldiğinde de o söylediğin sözleri ağzına tıkarlar.

Sokak yada kahve edebiyatıyla siyaset yapılmaz. O kokmuş 18 yıldır çiğnedikleri sakızı bir türlü ağızlarından atamıyorlar ve onun için ağızlarından düzgün bir kelime çıkmıyor çirkef kelimeler ve hakaretamiz kelimeler çıkıyor. Ben buradan hem o malum gazetecileri hem de AKP ve CHP yöneticilerini Tarsus için ciddi meselelerde birleşmeye davet ediyorum. Burhanettin Kocamaz'a düşman olabilirsiniz, belediye yönetimine karşı olabilirsiniz ama Tarsus konusunda kin ve nefreti bir kenara bırakıp Tarsus ortak paydasında birleşmek mecburiyetindesiniz. Eğer gerçekten Tarsusluysanız gerçekten Tarsus'un ekmeğini yiyor suyunu içiyorsanız bu kentte ihanet edemezsiniz" dedi.

Son günlerde Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan'ın Tarsus'ta gezdiğini, Büyükşehir yasası daha çıkmadan Tarsus için iştahını kabarttığını söyleyen Başkan Kocamaz, "Bunca yıldan sonra eşinin Tarsuslu olduğunu hatırlıyor.

Mersin'de ne varsa Tarsus'ta da aynısı olacak diyor. Bende diyorum ki bu söylediği doğru çıkarsa işte o zaman "Yandı gülüm keten helva" Mersin'de ne var sizlere soruyorum? Mersin şu anda Çukurova Fabrikasından itibaren başlıyor. Durum ortada, rezalet. Tarsus'tan Mersin'e giderken adeta bir Arap yada Ortadoğu şehrine giriş imajı var. Çarpık yapılar, hayvan pazarı, her yağmurda rezalet, trafik karmaşası.

Ve hepsinden önemlisi zaman zaman televizyon ekranlarını işgal eden olumsuz görüntüler. İki ayrı Mersin adeta iki ayrı imaj ve semtler arası uçurum.

Önünü göremeyen, gelecekle ilgili hiçbir projesi olmayan, günü kurtarmaya çalışan bir Mersin imajı. Mersin'de sivil toplum, odalar, dernekler Mersin Büyükşehir'in en az elli yıl önünde. Onlar büyükşehirden daha büyük düşünüyor. Kaldı ki 2014 yerel seçimlerinde kimin nerde olacağını bugünden kestirmek zor.

Onu ancak Cenab-ı Allah bilir. Sayın Macit Özcan bulutların üzerinde dolaşıyor. Mersin'de her geçen gün kaybolan imajını Tarsus'ta toparlamaya çalışıyor.

İnşallah büyükşehir belediyesi 2014'te bu işi layıkıyla yapacak, Mersin'in imajını yeniden ele alıp, düzeltecek. Mersin'de birlik ve bütünlüğü sağlayacak, barış, huzur ve güven ortamını tesis edecek. Projeleriyle Tarsus' tan Anamur'a kadar Mersin' i bir bütün olarak görecek, Mersin' i ayağa kaldıracak ve fark yaratacak.

Her zaman günü kurtarmaktan ziyade büyük düşünecek, Yenice'den Ören'e kadar tüm Mersin'de yaşayan insanların mutluluğunu ön planda tutacak, kendisini ispat etmiş, nefsini aşmış, parti kimliği taşımasına rağmen önce insan felsefesiyle hareket edebilen nefsini her zaman ayaklar altında tutabilen, her yönüyle halktan yana olan ve halkın içerisinden çıkmış kadroların yönetime geleceği bir seçimle geçmiş yılların eksikleri gidermek için yola çıkar. Taze ve inanmış kadroların elinde hak ettiği yere gelir.

Bu konuda Mersin'i hizmetlerle donatacak, birlik ve dirliği tesis edecek kadroların Mersin'de her zaman var olduğunu da özellikle belirtmek istiyorum" ifadesini kullandı.

Toplantı sonunda Başkan Kocamaz, basın mensuplarını Hürriyet mahallesinde yapılan Hürriyet Konutları inşaatı alanını gezdirdi.

Kaynak: Bültenler

Son Dakika Güncel Belediyede Olalım Ya da Olmayalım, Tüyü Bitmemiş Yetimin Kör Kuruşun Takipçisiyiz - Son Dakika


Advertisement