1)ÇOCUKLARA UYUŞTURUCU SATTIRAN SUÇ ÖRGÜTÜNE ŞAFAK OPERASYONU
ADANA'da polis, küçük yaşta çocuklara uyuşturucu sattırdıkları belirlenen suç örgütüne şafak vakti operasyon düzenledi. 20 adrese baskın düzenlenen operasyonda çok sayıda şüpheli gözaltına alındı.Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 3'ü çocuk 15 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri de şafak vakti operasyon düzenledi. Merkez Yüreğir ilçesi ile 19 Mayıs ve Koza Mahalleleri'nde daha öncede belirlenen 20 adrese eş zamanlı baskın düzenleyen polis, 'silah ticareti', 'tehdit', 'silahlı yaralama' suçlarına karışan ve çocuklara uyuşturucu sattırdıkları belirlenen şüphelileri gözaltına aldı.
Baskın yapılan evlerde yapılan aramalarda 2 ruhsatsız tabanca, 2 ruhsatsız pompalı tüfek, bu silahlara ait çok sayıda fişek, 30'u ecstacy olmak üzere 196 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler emniyette sorguya alındı.
Görüntü Dökümü
---------------------
Zanlıların Adli Tıp Birimi'ne getirilmesi
Adli Tıp Birimi'nden çıkarılması
Polis aracına bindirilmesi
Adli Tıp Birimi tabelası
SÜRE: 01'29" BOYUT: 164 mb
Haber-Kamera: Akif ÖZDEMİR/ ADANA,
=====================================================
2)BU PROJE İLE DEZAVANTAJLI MAHALLELERDE YAŞAYAN ÇOCUKLAR SPORLA TANIŞIYOR
İZMİR'de faaliyet gösteren Mahalle Biz Spor Kulübü Derneği, kurdukları mahalle basketbol takımlarıyla mahalle kültürünün birleştirici ve bütünleştirici gücünden yararlanarak, 8-11 yaş aralığındaki çocuklara sporu sevdirmeyi amaçlıyor. Her hafta sonu yaklaşık 60 saat boyunca 145 çocuğun ücretsiz basketbol eğitimi aldığı proje kapsamında, ekonomik anlamda dezavantajlı mahallelerde yetişen çocuklar sporla tanışıyor. Bornova'nın Mevlana Mahallesi'nde başlayan projenin, önce İzmir, daha sonra Ege Bölgesi ve tüm Türkiye'ye yayılması hedefleniyor. İzmir'de yaklaşık üç ay önce kurulan Mahalle Biz Spor Kulübü Derneği, gerçekleştirdikleri proje ile dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukları sporla tanıştırıyor. Pilot bölge olarak seçilen Bornova'nın Mevlana Mahallesi'nde bulunan Mevlana Toplum Bilim Merkezi'nde 8-11 yaş aralığındaki 145 çocuk, hafta sonları 60 saatlik basketbol eğitimi alıyor. Mahalle kültürünü yaygınlaştırmak, çocukların bir araya gelmesini sağlamak ve ekonomik durumu yetersiz olan ailelerin çocuklarını sporla tanıştırmak amacıyla yürütülen proje, bölgedeki çocukların da ailelerin de yüzünü güldürüyor. Basketbol antrenörü eşliğinde eğitim ve müsabakaların yapıldığı Toplum Bilim Merkezi'ne gelen çocuklar, ücretsiz olarak basketbol eğitimi alma, yaşıtlarıyla bir araya gelme ve eğlenme fırsatı buluyor. Projenin Bornova'dan başlayarak önce İzmir, daha sonra Ege Bölgesi ve tüm Türkiye'ye yayılması hedefleniyor. Pilot uygulama olarak basketbolun seçildiği proje kapsamında, ilerleyen dönemlerde voleybol ve futbol eğitimleri de verilmeye başlanacak.
Derneğin yönetim kurulu üyesi aynı zamanda iş insanı olan Susan Zeynep Dalan, "Biz çocuklarımıza takım sporu yaptırarak, mahalle bilincinin, kültürünün güçlenmesini istiyoruz. Yaklaşık 3 ay önce başlattığımız proje kapsamında birinci ayımızda 40, ikinci ayımızda 70, şimdi ise 145 çocuğumuza ulaştık. Din, ırk ayrımı olmadan, ekonomik belirleyiciler olmadan, tüm çocuklarımıza aynı hizmeti vermek istiyoruz. Çocukların aileleri teşekkür amaçlı piknik gezileri düzenliyor. Bizler çocukları futbol, basketbol müsabakalarına götürüyoruz. Farklı aktivitelerde de bir araya geliyoruz. Önemli olan onların sosyal kültürel anlamda gelişmelerini, birbirlerini tanımalarını ve kardeşlik içinde yaşamalarını sağlamaktır. Zararlı maddelerden uzak kalmaları, birlik beraberlik içinde yaşayabilmeleri çok önemli" dedi.
İRLANDA FUTBOLUNDAN YOLA ÇIKTI
İrlanda'da yaşayan Mahalle Biz Derneği'nin yönetim kurulu üyesi Susan Zeynep Dalan, "İrlanda'da toplum içinde oynanan İrlanda futbolunun mahalleyi ne kadar birbirine yaklaştırdığını gördüm. O yüzden bunu Türkiye'de de yaratmak istedim. Biz eskiden mahallede oyun oynardık, spor yapardık. Mahalle içinde kim hangi ırktan, hangi dinden gelmiş hiç önemli değildi. Bunun Türkiye'de aynen tekrar böyle olmasını istediğim için 'Mahalle Biz Derneği'ni kurduk. Diğer derneklerden tanıdığım arkadaşlarla bir araya geldik. Biz ilk önce bir pilot çalışma yapmak istedik. Bunun için Mevlana Mahallesi'ni seçtik. Yaklaşık 3 ay önce Bornova Belediyesi eski Başkanı Olgun Atilla'ya gidip böyle bir pilot çalışma yapmak istediğimizi belirttik, özellikle sosyo-ekonomik anlamda zor şartlar altında olan ve yoğun göç almış bölgelerde proje başlatmak istediğimizi söyledik. Olgun Atilla da bize Mevlana'da bulunan Mahalle Toplum Bilim Merkezi'ni çalışmalarımız için kullanmamızı önerdi. Biz de pilot çalışmamızı burada başlattık. Pilot çalışmayı yaptıktan sonra devamlı çalışmalarımıza başladık" diye konuştu.
'ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ÜCRETSİZ'
Proje kapsamında çocuklar ve ailelerinin birbirleriyle kaynaştığını belirten Dalan, "Şu anda sadece basketbol çalışmaları yürütüyoruz, ileriki zamanlarda futbol ve voleybolu da ekleyeceğiz. Bu sporlar çocuklarımız için kesinlikle ücretsiz. Her mahallede böyle bir uygulama yapmak ve farklı mahallelerdeki çocuklara turnuva yaptırmak istiyoruz. Bu çalışmaların ilk önce İzmir, İzmir'den sonra Ege, Ege'den sonra Türkiye'ye yayılmasını istiyoruz. Derneğimizde ağırlıklı olarak kadınlar var, toplum için bir şeyler yapalım dediğimizde öncelikle kadınların bir araya geldiğini gördük. Aile kültürü ve mahalle söz konusu olduğunda bunu en çok kadın hissediyor. Ancak ben inanıyorum ki kadınlar da erkekler de aynı derecede toplumsal projelere katılıyor. Sadece spor yapmıyoruz, sporla beraber biz bir araya geliyoruz" dedi.
GÖNÜLLÜLÜK ESASIYLA BİR ARAYA GELDİLER
Çocuklara eğitim veren basketbol antrenörü Onur Demirerer, "Biz çocuklarımıza burada eğitsel oyunlar eşliğinde basketbolun temel tekniklerini öğretiyoruz. Bunu yaparken sporcu disiplini kazandırmayı, zamanı yönetebilmeyi, aynı zamanda sağlıklı bir basketbolcu olarak hayata devam etmelerini amaçlıyoruz. Çocuklar, bulundukları sosyo-ekonomik koşullar sebebiyle daha önceden böyle bir etkinlikte bulunmadığı için çok eğleniyorlar. Biz burada tamamen gönüllülük esasıyla bu imkanı arkadaşlarımıza yaratarak birbirleriyle eğlenceli vakit geçirmelerini sağlıyoruz. Çoğunun da basketbol zekasının olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
VELİLERİN DE YÜZÜ GÜLÜYOR
Çocuğunun basketbol antrenmanını seyretmek için Mevlana Toplum Bilim Merkezi'ne gelen Güneş Yıldız, "Derneğin faaliyetlerinden memnunuz. Çocuklarımız da biz de memnunuz. Onlar eğleniyor bizler de onları izlemeye geliyoruz. Cumartesi pazar haftada iki gün buraya geliyoruz. Benim iki oğlum birden burada basketbol oynuyor. Çocuklar buraya gelmeyi çok seviyor. Para sıkıntısı olan olmayan herkesin gelebileceği bir yer" dedi.
Basketbol antrenmanını seyretmeye gelen bir diğer veli Necla Ardahan ise, "Çocuklarımız güzel şeyler öğreniyor, bilgileniyor. Hocamız bize sporla ilgili bilgiler veriyor. Çocuklarımızın yapmakta zorlandığı hareketleri hocamızın yönlendirmesiyle daha rahat yaptığını görüyoruz. Hafta sonunu iple çekiyorlar. Hocamızdan da bize bu fırsatı yaratan dernekten de çok memnunuz. Mahalle Biz Derneği her türlü etkinliklerle iç içe olmamızı sağlıyor, çok güzel ilgileniyorlar. Arkadaş ortamlarından duyduk basketbol eğitiminin verildiğini ve hemen kayıt yaptırdık" diye konuştu.
'HAFTA SONUNU ZOR BEKLİYORUM'
Şehit Teğmen Murat Hasan Türk İlkokulu'nda okuyan 9 yaşındaki Yusuf Efe Yıldız, "Burada basketbol oynuyorum, çok eğleniyorum. Buraya gelmeyi çok seviyorum. Arkadaşlarımla oynuyorum. Hoca bize top atınca alamayan yanıyor, o oyunu oynuyoruz. Burada çok eğleniyorum" dedi.
Basketbol oynamak için Toplum Bilim Merkezi'ne gelen 10 yaşındaki Rabia Adakarasu, "Basketbol oynuyoruz, çok eğleniyoruz. Basket atamayınca bazı arkadaşlarımız ağlıyor. Ben buraya gelmeyi çok seviyorum. Hafta sonunun gelmesini zor bekliyorum, çabuk gelsin istiyorum. Çünkü hem arkadaşlarımı çok seviyorum hem de burada oyunlar oynayarak birlikte vakit geçiriyoruz" diye konuştu.
Şehit Erkan Er Ortaokulu'nda okuyan Berk Aktaş (10) ise, "Önceden basketbol oynamıyordum şimdi her hafta sonu cumartesi- pazar buraya geliyoruz. Basketbol oynamak benim için çok güzel. Büyüyünce de basketbolcu olmak istiyorum" dedi.
Görüntü Dökümü
-------------------------------
-Susan Zeynep Dalan ile röp.
-Basketbol antrenmanından görüntüler
-Velilerle röp.
-Çocuklarla röp.
Onur Demirerer ile röp.
-Çocuklardan genel detay görüntüler
Haber: Hande NAYMAN Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,
=====================================================
3)PROF.DR. PEKCAN: AKDENİZ DİYETİ YAŞAM SÜRESİNİ UZATIYOR
HASAN Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Gülden Pekcan, sürdürülebilir ömür boyu yaşam biçimine dönüştürülmesi gereken diyet şeklinin 'Akdeniz Diyeti' olduğunu söyledi. Pekcan, "Yapılan çalışmalar yaşam süresini uzattığını, hastalıklardan ölümleri azalttığı, sağlıklı vücut ağırlığına erişmeyi sağladığı ve kalp damar hastalıkları ile bazı kanser türlerini önlediği belirlendi. Bilimsel incelemelerde Akdeniz diyetinin Alzheimer hastalığını azalttığı gibi bir yürü olumlu etkileri de bulunuyorö dedi. Atatürk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öncü Sağlık Kulübü'nün düzenlediği '21'nci Yüzyıl Gerçeği: Sürdürülebilir Diyet' konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Ayla Gülden Pekcan, diyetlerin yaşam biçimine dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Kültür Merkezi Mavi salonda fakülte öğrencilerinin ilgi dinlediği konferansta sürdürülebilir diyetin kanıta dayalı olmasının önemine dikkat çeken Pekcan, "Yapılan araştırmalarda genel sağlığı koruyan, hastalıkları önleyen ve kültürel boyutu olan Akdeniz diyeti sürdürülebilir olarak tanımlanıyor. Akdeniz diyetinin sağlıklı beslenme açısından yararları var, güçlü çevresel etkisi var sera gazı ve su ayak izi açısından olumlu yönleri var. Zengin bir biyo çeşitliliği, besinlerin yüksek bir sosyo-kültürel değeri var. Besin kaybı düşük ürettiğimizi bir yerde tüketme yoluna gidiyorsunuz. Hastalıkların görülme sıklığı, hastalıklardan ölümlerin azalması açısından olumlu olduğunu yapılan araştırmalar gösteriyor. Bitkisel kaynaklı yağ, daha çok zeytinyağı, balık ve deniz ürünleri var. Yumurta yeralıyor, tavuk ve süt ürünleri daha çok peynir ve yoğurt odaklı, kırmızı etin çok az olduğu bir diyet programı" dedi.
Akdeniz diyetinde her gün tüketilmesi gereken besin maddelerini sıralayan Prof. Dr. Pekcan, şunları söyledi:
"Mutlaka tam tahıl tüketilmesi gerekiyor. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki bulgurumuz var çok iyi şekilde değerlendirmek, ekmeği tam tahıl olarak tüketmek. İkincisi sebzeler, baktığınızda en az iki porsiyon sebze tüketimi öngörüyor. Bir porsiyon sebzeyi de çiğ yani salata olarak tüketin. Meyve her öğün için bir iki porsiyon yiyin. Biz burada yüzyıllardır var olan bir diyetten sözediyoruz. Su miktarı var, şeker içermeyen bitkisel içecekler yeralıyor. Süt ürünleri yoğurt ve peynir tercih olarak, daha düşük yağlı olanları tercih etmeniz gerekiyor. Zeytin yağı naturel, sızma tarzda tüketmek, pişirme salatalarda kullanmak öngörülüyor. Özellikle ağaçta yetişen kabuklu yemişler sağlıklı bir şekilde her gün tüketilmesi gerekiyor. Badem, ceviz öneriliyor. Baharatlar, otlar, sarımsak ve soğan. Bu çeşni vericilerin de tat vermeye, iştah açıcı olma antioksidan özellikleriyle önemi var. Baharatlarla tuzun azaltılmasını da sağlarsınız. Şarap ve fermente besinler de önemli. Kaybolmaya yüz tutmuş bazı ürünlerimiz, içecekler var. Kaç kişi şırayı biliyor. Çocukluğumda her gün sipariş verirdik. Tekirdağ bölgesinde piyasaya sunulan hardaliyenin inanılmaz antioksidan kapasitesi var. Koyu bordo renkli bir üzümsuyu olan bu değerleri de kaybolmaktan kurtarmak gerekiyor. Balık deniz ürünleri 2 porsiyon, 2 porsiyon kuru baklagiller. 7 günde 21 öğün tüketiyorsunuz. Bu maddeleri dönüşümlü hale getirdiğiniz zaman sağlıklı bir beslenmeyi de gerçekleştirmiş olursunuz."
TÜM ÖLÜMLERİN RİSKİNDE YÜZDE 56 AZALMA
Akdeniz diyetinin uygulanması halinde tüm ölümlerin riskinde yüzde 56 azalma, TİP 2 diyabetinde yüzde 42, hipertansiyonda yüzde 44 azalma olduğunun belirlendiğini vurgulayan Pekcan, kardiyovaskürel hastalıklarda, kalp krizi ve inme riskinde azalma gözlendiğini kaydetti. Pekcan, "Yapılan çalışmalar yaşam süresini uzattığını, tüm ölümlerde önemli bir azalma yaşandığını, sağlıklı vücut ağırlığına erişmeyi sağladığını, kalp damar hastalıklarını bazı kanser türlerini azalttığını bilişsel yetileri geliştirdiğini, Alzheimer gibi hastalıkları azalttığını, yine bir sürü etkilerinin olduğunu söyleyebilirizö dedi.
CHİA VE KİNOA YERİNE MERCİMEK, BULGUR, KURU FASULYE
Konuşmasında diyet konusunda Türkiye'de yaşananlarla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Pekcan, "Bazı diyetisyen arkadaşlar bizim besinimiz olmayan chialar, kinoalara doğru bir yönelişi var. Tabii ki küreselleşme sürecindeyiz, ülkemizde bu besinler de ekilebilir, beslenmemize değer katabilir. Ama benim mercimeğim, bulgurum, kuru fasulyem, nohutum varken onlara yönelme çok sağlıklı ve doğru gelmiyor. Ben kendi mikrobiyotamın besinlerime, kendi değerlerime uygun olarak düzenlediğini düşünüyorumö açıklamasında bulundu.
ÇOK FAZLA YANLIŞLIKLAR VAR
Beslenme ve diyetetik konularında Türkiye'de medyada çok farklı programlar olduğunu, bunun de kendisini üzdüğünü belirten Prof. Dr. Ayla Gülden Pekcan, "Çok fazla yanlışlıklar var. Benim çevremde bile 'ben o kişiye çok inanıyorum ve diyet uyguluyorum' diyen belirli yaş grubundaki kişilerden kalp krizi geçirenler var. Bilimin bize sunduğunun dışına çıkmamak, kulaktan duyumlar ve önerilerle diyet yapmak doğru değil. Halka bir mesaj veriyorsunuz. Biz diyoruz ki, diyetisyen arkadaşlar popüler olma adına bir şey yapmasın, bu konuda dil birliği olsun. Aynı önerileri sunalım insanlara. Çünkü artık biz bireyselleştirilmiş beslenmeden söz ediyoruzö diye konuştu.
Görüntü Dökümü
-------------------------------
-Konferans salonundan görüntü
-Katılımcılardan genel ve detay
-Prof. Dr. Pekcan'ın konuşmasından detay görüntüler
Haber-Kamera: Salih TEKİN/ ERZURUM,
=====================================================
4)HAVALANDIRMA BACASINA DÜŞEN YAVRU KEDİYİ İTFAİYE KURTARDI
MANİSA'nın Turgutlu ilçesinde, iki katlı bir binanın havalandırma bacasına düşen yavru kedi, itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.
Mustafa Kemal Mahallesi, Gürbüz Sokak'taki iki katı bir binanın üst katındaki evinin havalandırma bacasından kedi sesi geldiğini farkeden Ahmet Akgün, kendi imkanları ile kurtaramaya çalıştı, ancak, başarılı olmadı. Bunun üzerine Akgün itfaiyeden yardım istedi. İtfaiye ekipleri, dairenin banyosundaki havalandırma bacasının kapağını açarak, yavru kediyi 20 dakikalılık bir çaba sonucu bulunduğu yerden kurtardı. Sağlık durumu iyi olan yavru kedi ev sahibine teslim edildi.
İtfaiye ekiplerine tesekkür eden Ahmet Akgün, "Banyodayken miyavlama sesi duydum. Önce sesin bahçeden geldiğini düşündüm. Ancak ses uzun süre devam edince dikkat kesildim ve sesin havalandırma bacasından geldiğini fark ettim. Kediyi kendi imkanımla kurtarmam mümkün değildi. Bu nedenle itfaiyeyi çağırdım. Kediyi kurtaran itfaiye ekiplerine duacıyım. Yavru kediyi tekrar çatı arasındaki annesinin yanına bırakacağım" dedi.
Görüntü Dökümü
-------------------------------
Kurtarma çalışmasından görüntü
Evden görüntü
Haber- Kamera: Doğan ÇİZMECİ/ TURGUTLU (Manisa),
=====================================================
5)ANNELERİNDEN BİR AN OLSUN AYRILMAYAN YAVRU LEMURLAR İLGİ ODAĞI OLDU
Bursa'da hayvanat bahçesinin yeni gözbebeklerinden olan yavru lemurlar, annelerinin sırtından bir an olsun inmezken ortaya renkli görüntüler çıkarıyor.Bursa Hayvanat Bahçesi'nde lemurların sevinci yaşanıyor. Geçtiğimiz haftalarda dünyaya gelen 8 yeni yavru ile birlikte sayıları 30'a ulaşan lemur ailesi, Bursalıların ilgi odağı oluyor. Annelerinin sırtından bir an olsun inmeyen yavrular, çevrede olan bitene şaşkınlıkla bakarken, yetkililer ise yavrulara ve annelerin bakımına özen gösteriyor. Beslenme saatleri dışında muzlarla da ödüllendirilen lemurların bu anları kameralara yansırken, ortaya ise renkli görüntüler çıkıyor. Kent genelinde son günlerde sıcakların artmasıyla birlikte gölge alanları tercih eden lemurlar, hayvanat bahçesinin maskotlarından biri haline gelirken; yetkililer ise sağlık durumları gayet iyi olan yavruların, aileye neşe kattığını belirterek, gözü gibi baktıklarını ifade ediyor. Yerlerinde duramayan lemurlar, kameralara da poz vermeyi ihmal etmezken ziyaretçiler de bu sevimli hayvanlara uzaktan sevgi gösterilerinde bulunuyor.
Görüntü Dökümü
-------------------------------
-Hayvanat bahçesinden detaylar
-Lemurların beslenmesinden detaylar
Süre: 02.57 Boyut: 331 MB
Haber-Kamera: Gürkan DURAL - Semih ŞAHİN/ BURSA,
=====================================================
6)PİYANO ÇALAN İNSANSI ROBOT BURSA'DA GÖRÜCÜYE ÇIKTI
BURSA'da bu yıl 8'inci kez düzenlenen 'Turkişh Aırlines Sciense Expo Bilim Festivali' bünyesinde görücüye çıkanpiyano çalan insansı robot dikkat çekti. Yazılımını geliştiren firma yetkilisi Ömer Çakıcı ise, "Şu an görmüş olduğunuz piyano çalan robot koloboratif robottur. Bu robot insanlarla çalışmaya yatkın bir robot. Montaj ve benzeri işlemleri yapabiliyor" dedi.
Bursa Bilim Festivali'nde görücüye çıkan piyano çalan insansı robot ilgi odağı oldu. Bursa'da faliyet gösteren ORC Firması'nın geliştirdiği robot, notalırı eksiksiz bir şekilde çalıyor. Robotun çok hassas bir yapıya sahip olduğunu ve insanlarla kombinasyon halinde çalışabildiğini ifade eden firma yetkilisi Ömer Çakıcı, "10 yıldır bu işle uğraşmaktayım. Robotik proğramlama ile ilgileniyorum. Bu tarz proje yönetimleriyle uğraşıyorum. Birçok robot markasıyla çalışıyoruz. Bunlarla ilgili proğramlamalar yapıyoruz. Şu an görmüş olduğunuz piyano çalan robot koloboratif robottur. Bu robot insanlarla çalışmaya yatkın bir robot. Montaj ve benzeri işlemleri yapabiliyor. Ayrıca savunma sanayisine yönelik olarak ta çeşitli çalışmalar yürütmekteyiz" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
-------------------------------
-Fuar görüntüsü
-Robot standı ve piyano çalan robot detayı
-Çakıcı ile röp.
Detaylar
SÜRE: 2 DK 42 SN - BOYUT: 301 MB
Haber-Kamera: Tahsin AYDIN/ BURSA,
===================================================
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni - 2 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.