Karabük İçişleri Bakanı Soylu PKK 40 Yıl Önce de Bebek Katiliydi Hd - Son Dakika
Son Dakika Logo

Karabük İçişleri Bakanı Soylu PKK 40 Yıl Önce de Bebek Katiliydi Hd

01.08.2018 19:17

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, PKK'lı teröristlerin önceden tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu astsubay eşi Nurcan Karakaya ve 11 aylık bebeği Mustafa Bedirhan Karakaya'nın hayatlarını kaybetmesiyle ilgili,??

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, PKK'lı teröristlerin önceden tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu astsubay eşi Nurcan Karakaya ve 11 aylık bebeği Mustafa Bedirhan Karakaya'nın hayatlarını kaybetmesiyle ilgili,?? Bu cinayetin görmezden gelip, üzeri örtülür bir yanı yoktur. Artık hiç birisi ne bizim operasyonlarımıza laf söyleyebilir, ne mahkemelerimize, yargımıza laf söyleyebilir ne de kiminle ortaklık yapıp, kimden alışveriş yapacağımıza laf söyleyebilir. Besleyip büyüttükleri PKK dedikleri işte budur. PKK, 40 yıl önce de bebek katiliydi. Liderinden, kurucusundan, en tepesinden en alttaki adamına kadar PKK'nın alayı dün de bebek katiliydi, bugün de bebek katili. PKK ile kol kola girmiş herkes, her ülke ve her kurum bu katliama dün de ortaktı bugün de ortaktır?? dedi.

Soylu, Karabük'e gelerek Soğuksu Merkez Spor Salonunda düzenlenen Karabük Polis Meslek Eğitim Merkezi 2018 yılı 192 Dönem mezuniyet törenine katıldı. Törene Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya, Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Celal Uzunkaya, Karabük Valisi Kemal Çeber, Ak Parti Karabük Milletvekilleri Niyazi Güneş, Cumhur Ünal, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, İl Emniyet Müdürü Mehmet Emin Akay, Karabük İl Jandarma Komutanı Vekili Albay Önder Şevik ve vatandaşlar katıldı.

'832 PKK'LI ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ'

621 özel harekat polisinin mezun olduğu törende konuşan bakan Soylu,??Sadece bu yıl 57'si üst düzey olmak üzere 827 PKK'lıyı hatta sabahleyin aslanlarımız yine Şırnak'ta bir üs bölgemize saldırmaya çalışan Kuzey Irak'tan saldırmaya çalışan 5 PKK'lının da iflahını kesti, onları da etkisiz hale getirdi. Yani toplam 832 PKK'lıyı, 241 DEAŞ'lıyı 16 tane de aşırı sol terör örgütleri mensubunu nasıl etkisiz hale getirdiğimizi yılbaşından bugüne kadar 13 bin 215 uyuşturucu satıcısını nasıl cezaevine tıktığımızı anlatacaktım?? dedi. Yeni Türkiye'yi, yarınları, umutlarını, hayallerini, ayaklarının üzerinde nasıl durduklarını, 21'inci asrın başından itibaren Türkiye'nin nasıl güçlendiğine yer vereceğini ifade eden Soylu,24 Haziran'da adım attığımız yeni dönemi, demokrasimizin nasıl güçlendiğini Türkiye'nin artık darbelerle darbe anayasalarıyla darbe akıllarıyla birlikte yönetilmeyeceğini, yarınlara ait umutlarımızı beklentilerimizi Türkiye'nin bu yeni dönemde nasıl daha fazla zenginleşeceğini, Ortadoğu'ya nasıl barış getireceğini anlatacaktım. Bunlar hepsi gerçektir, doğrudur. Bunları başka bir zaman inşallah anlatmayı yine Cenab-ı Allah nasip eder ama bugün değil çünkü dün aldığımız bir haber konuşmamızın insicamını tamamen değiştirdi. Bugün başka bir şey konuşacağız. Bugün sorumluluklarımızı, vicdanımızı, bu üniformalarımızı hangi sorumluluklarla giydiğimizi bu kürsülere hangi sorumluluklarla çıkılması gerektiği konuşacağız?? diye konuştu.

'GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI'

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, PKK'lı teröristlerin önceden tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu astsubay eşi Nurcan Karakaya ve 11 aylık bebeği Mustafa Bedirhan Karakaya'nın hayatlarını kaybetmesine değinen Soylu, "Şehitlerimiz asker mi Hayır. Polis mi Hayır. Korucu mu Hayır. Bir tanesi gencecik bir anne, diğeri de onun 11 aylık tertemiz evladı. Kıymetli astsubayımızla olayın akabinde hemen görüştüm. Çelik gibi bir iradesi vardı. Bana dedi ki, 'Bayramda geldiğimde, hanım oraya benim yanıma gelmek istedi çocukla beraber. Başımıza böyle bir iş geldi, vatan sağ olsun" dedi. Bu sırada duygulanan ve gözyaşlarına hakim olamayan Bakan Soylu, mezun olan özel harekat polislerine şöyle seslendi ??Çıktığınız yolun nasıl bir yol olduğunu bu topraklarda neyi ifade ettiğini şuralarda sizi ayetel kürsilerle beraber zırh etmeye çalışan annelerinizle babalarınızla kardeşlerinizle adım attığınızda sizi ihlaslarla fatihalarla donatmaya çalışan bu büyük milletimizde, bu aziz milletimizde neyi ifade ettiğini herhalde en güzel ve anlamlı bir şekilde dün astsubayım, o kahraman cümleleriyle ifade edebiliriz. Hiçbir şeyden korkmayın, Amerika 5 bin tır gönderip de PKK'yı ve PYD'yi orada desteklemiş, Avrupa onlara destek verecekmiş, bilesiniz ki Avrupa da Amerika da bunların arkasında oldu, sizin gibi kahraman arkadaşlarımız, askerimiz, jandarmamız, korucumuz bu toprakları onlara mezar etti, zindan etti ve onlara gerekli cevabı en şiddetli şekilde verdi.

'1 ANNEYLE 11 AYLIK BEBEĞİNE PUSU KURDULAR'

Bu olayın ardından kimsenin Türkiye'ye söz söyleme hakkı bulunmadığını söyleyen Soylu konuşmasını şöyle sürdürdü

Batıda, Avrupa'da yıllardır bu teröristlere destek verenler, ülkelerinde oturma hakkı verenler, gösteri hakkı verenler, siyasi sığınma taleplerini ikiletmeyenler anında kabul edenler, 5 bin Tır silah gönderenler, profesyonel katilleriyle bunlara kamplarda eğitim verenler, akıl verenler taktik verenler moral verenler, Amerika'dan 10 bin kilometre öteden, okyanus ötesinden adamlarını gönderip Kandil'de PKK'nın katillerine eğitim verenler, dernekleri üzerinden buraya para gönderenler, Anadolu coğrafyasının birliğini ve beraberliğini bozmaya çalışanlar, şu ay yıldızlı bayrağıma göz dikenler askere polise pusu kurmamışlar, bir anneyle 11 aylık bebeğine pusu kurdular. Bunun üzerine kimsenin Türkiye'ye terörle mücadelesinde söyleyebilecek tek sözü yoktur. Bu cinayetin görmezden gelip, üzeri örtülür bir yanı yoktur. Artık hiçbirisi ne bizim operasyonlarımıza laf söyleyebilir, ne mahkemelerimize yargımıza laf söyleyebilir ne de kiminle ortaklık yapıp, kimden alışveriş yapacağımıza laf söyleyebilir. Besleyip büyüttükleri PKK dedikleri işte budur. PKK, 40 yıl önce de bebek katiliydi. Liderinden, kurucusundan, en tepesinden en alttaki adamına kadar PKK'nın alayı dün de bebek katiliydi, bugün de bebek katili. PKK ile kol kola girmiş herkes, her ülke ve her kurum bu katliama dün de ortaktı bugün de ortaktır. Hiç merak etmeyin, onlar şehittirler. Annesiyle beraber sadece ailesini değil, bu aziz ve asil milleti orada kucaklamak için beklemektedirler ama biz inanıyoruz ki onlar şu anda aramızdadırlar. Çünkü biz onların öldüğünü zannederiz ama onlar diridirler ve onlar bizimle birliktedirler.?? Dünyanın iki yüzlü olduğunu, bugün de iki yüzlü davrandığına işret eden Soylu, ??Kimse kimseyi kandırmasın. Dünyada kimsenin terörle mücadele ettiği falan yoktur. Kimse Ortadoğuya 10 bin kilometre öteden terörle mücadele için gelmiş değildir. Bilakis kendi askerinin canı yanmasın diye, teröristlere destek verip Ortadoğu'yu yağmalamak isteyen bir akıl, bugün masum insanlara bu acıları yaşatmaktadır.

'TERÖRLE MÜCADELEDE GERİ DÖNÜLMEZ BİR YOLDAYIZ'

Soylu terörle mücadelede Türkiye'nin geri dönülmez bir yolda olduğunu belirterek, Türkiye ne ile karşı karşıya kaldığını çok iyi bilmektedir ama bugün dünden bir farkımız vardır. Allah'a hamd olsun bugün kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz, kimseden bir keramet beklemiyoruz. Türkiye terörle mücadelede geri dönülmez bir yola girmiştir. Türkiye'ye laf geçiremiyorlar. İşte zorlarına giden budur. Bize parmak sallıyorlardı, tehdit ediyorlardı. Para etmiyor. Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir ve en büyük ortakları PKK bugün can çekişmektedir. Bugün kanlı ortaklarını kurtarmak istiyorlar ama başaramayacaklar?? şeklinde konuştu. Bakan Soylu, bir vatandaş olarak sandığa gittiği zaman oy pusulasında PKK'nın sözcülüğünü yapan partileri gördüğünü anımsattı. O partilere oy isteyen, 'Bir oy bize bir oy şu partiye. Aman barajı geçsin' diye seçmenine akıl veren partiler olduğunu öne süren Soylu, şöyle devam etti "Bakın ne zaman beri sustum ve bir tek söz söylemedim. Evet, Trabzon'da Eren Bülbül'ümüzü şehit eden ve oradaki astsubay Ferhat Gedik'i şehit eden o azılı caninin alçağın hainin cenazesine giden o 4 tane milletvekilinin gönülleri rahat ettiler mi etmediler mi onu sormak istiyorum. Yazıklar olsun. Güya adalet için şu Karabük'ten geçerek Ankara'dan İstanbul'a 'Sırtımızı PKK'ya yasladık' diyen adamlarla kol kola yürüyenler vardı. Seçim öncesi gidip bunları hapishanede ziyaret eden, 'Bunların hapisten çıkması lazım' diyenler vardı. Şimdi ben bunlardan bir şey duymak istiyorum. Bu mevkiler bu makamlar geçer, bakanlıklar geçer, benden önce de İçişleri Bakanı vardı benden sonra da İçişleri Bakanı olacak ama bir şey söyleyeyim; Eğer makamlar ve mevkiler içinizdekiler söylemeyi engelliyorsa eğer bu makamlar ve mevkiler, 'Aman birileri rahatsız olacak' diye bir şekilde içimizdeki söylemek istediklerimize engel oluyorsa bilesiniz ki, engel olamayacaktır. Zihnimizden ne geçiyorsa aklımızdan ne geçiyorsa doğru olduğuna inandığımız, şu vatandaşımızın şu gönlüne bastırıp sabrıyla beraber beklediği her şeye biz de ortak olmak zorundayız. Kendim için değil, insanlık adına belki birazcık onurları ve haysiyetleri kalmıştır diye düşünüyorum. Milletin karşısına çıkıp Allah bu PKK'nın da ona destek verenlerin de belasını versin' diyebilecekler mi, diyemeyecekler mi bunun cevabını istiyorum. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak elbette şu milletimize bir borçlarıdır ve bu bizim hakkımızdır. Biz burada polisimizle askerimizle jandarmamızla korucumuzla yetmedi sivil vatandaşımızla 11 aylık bebeğimizle gencecik annelerimizle, Necmettin öğretmenimizle Şenay Aybüke öğretmenlerimizle acı üstüne acı yaşarken bu belayla uğraşırken artık hangi kimin safta olduğunu adam gibi söylesin istiyorum. Soylu, 4-5 gün önce öğretmenlerin kura çektiğini ve bazılarının 'Allah'a şükür Batman Kozluk'a tayinim çıktı.' dediğini hatırlatarak, Bu ne demektir biliyor musunuz, bundan yıllar önce Şırnak, Batman Kozluk'a tayini çıkan öğretmenlerimiz acaba ben ne yapacağım diye düşünüyordu. Şimdi Şenay Aybüke'mizin şehit olduğu Batman Kozluk'a kızlarımız, öğretmenlerimiz, evlatlarımız sadece teröristle mücadeleyi dağda değil, PKK ile değil aynı zamanda oradaki gençlerimiz ve evlatlarımızı bu ülkenin birliği ve beraberliği çatısı altında yetiştirmek için güle oynaya gidiyorlar. Amerika sana da bu kapak olsun, aynen kapak olsun. Bu ülkenin üzerine bu anlayışla beraber gelinerek pes ettireceğini zannedenler, bir casus rahibi yüzünden Türkiye'ye diz çöktürmeye çalışacağını zannedenler, bilinmesini isterim ki Türkiye'nin gücünü bundan sonra daha kuvvetli ve kudretli şekilde göreceklerdir, hiç kimsenin endişesi olmasın, öyle kolay değil. diye konuştu.

'NE BU MİLLET NE BU DEVLET ACİZ DEĞİLDİR'

Aynı zamanda İçişleri Bakanı ve iki evlat sahibi bir baba olduğunu ifade eden Soylu, Bir şehit annesi ve babasıyla konuşurken, elini sıkarken, bir şehit eşiyle konuşurken nasıl ezildiğimi, o insanların acısını nasıl hissettiğimi iyi bilirim. Şimdi istiyorum ki bir kerede o evlatların acısını, kendi kitlelerine, kol kola yürüdükleri adamların katil olduğunu, millete şirin gösterdikleri, özgürlük istedikleri o adamların terörist olduklarını kendileri söylesinler ama biliyorum söyleyemeyecekler ve yine kıvıracaklar. Kim ne yaparsa yapsın, bizim yolumuz bellidir, bu vatan bizim, ben sizlerle sadece ve sadece yüreğimdeki acıyı paylaşıyorum. Yoksa ne bu millet ne bu devlet aciz değildir, güçlüdür, bir yola germiştir ve bu yoldan da asla dönecek değildir. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 10 bin özel harekatçı almak için duyuru yaptıklarını, 294 bin 381 vatan evladının başvurduğunu açıklayan bakan Soylu, şu ifadeleri kullandı Alacağımız sayının neredeyse 30 katı. Bugünde inşallah 3 bin 386 kardeşimiz yemin edip özel harekat polisi olarak göreve başlayacak. Bakınız bu meslek, zenginlik ve rahatlık vadeden bir meslek değildir. Bilakis canı cebinde gezen zor bir meslektir. Öyleyse bu 30 katlık talebi bir izahı olmalıdır. Kim ne derse desin bunun tek izahı aziz milletin vatanına, bayrağına olan sevgisidir. Bunun tek bir izahı vardır. Bu aziz, asil millet ve bu asil analar evlatlarına helal süt emdirmişlerdir. İşte bizim en büyük gücümüz birilerinin bükemediği bileğimiz budur. Allah bu salondaki herkesten razı olsun. Bu okulun amirleri, yöneticileri Allah sizlerden razı olsun, bu evlatlarımızı yetiştirdiniz, eğittiniz, emek verdiniz. Hepiniz çakı gibisiniz, yiğitsiniz, kuvvetlisiniz, kudretlisiniz ve çok zor bir eğitimden geçtiniz. Bu evlatların kazandığı her başarıda sizlerin payı var, bu bir gurur ve onur meselesi. Bu onuru sonuna kadar hak ediyorsunuz, çok değerli amirlerimiz, eğitmenlerimiz, hepinize çok teşekkür ediyorum, başarılarınızın devamını diliyorum. Sevgili anne ve babalar, kıymetli aileler, artık hep birlikte büyük bir aile olduk. Evlatlarınız zor bir meslek seçti. Çok zengin olmayacaklar, büyük paralar kazanmayacaklar, devletin bir maaşı var, onunla geçimini temin edecekler ama sizin evlatlarınızın milletin gönlünde makamı, sevgisi, duası biliniz ki parayla satın alınabilecek gibi değildir. Allah sizlerden razı olsun, bu çocukları güzel yetiştirdiniz ve büyük devletin hizmetine verdiniz. İnşallah bundan sonra bu aile olarak çok daha güzel günlerinde, mürüvvetlerinde, düğünlerinde, sevinçlerinde hep birlikte olmayı rabbim bize nasip etsin. Eğitimlerini tamamlayan özel harekat polislerine seslenen Bakan Soylu, Bugün özel harekat polisi oluyorsunuz. Şuan belki çok heyecanlısınız. Elbette ki mesleğe başlayınca bu heyecan geçecektir. Bazı şeylere alışabilirsiniz, bazı işler rutin gelebilir, hatta zaman içerisinde bu töreni unutabilirsiniz. Asla unutmanızı istemediğimiz bir şey var. Bugün şehit olan Nurcan Karakaya ve 11 aylık bebeği Bedirhan Mustafa'yı asla unutmayın. dedi. Şimdi sizlere sormak istiyorum. Genç arkadaşlarım, özel harekatçılar bir üniforma giydiniz. Bu vatan, bayrak için bu üniformayı kefen yapmaya hazır mısınız Size para pul emanet etmiyoruz, milletin canını, malını, namusunu emanet ediyoruz. Biz size devleti, ay yıldızlı bayrağımızı, vatanı, güzel topraklarımızı emanet ediyoruz. Bu emaneti korumaya hazır mısınız Sadece kendi evinizin değil bu ülkedeki her evin evladı olmaya hazır mısınız Bu ülkenin bir çakıl taşı için, ay yıldızlı bayrağımız için can vermeye, şehit olmaya, o kutlu şerefe nail olmaya hazır mısınız Allah sizlerden razı olsun, sizleri muhafaza etsin.

'VİCDAN VE HUKUK REHBERİNİZ VAR'

Törende polislere iki tane rehberleri olduğunu bunlardan birinin hukuk diğerinin de vicdan olduğunu ifade eden Soylu, Ne yaparsanız yapın bu ikisinden ayrılmayın. Aklınızı kimseye kiraya vermeyin. Anne babanızın, öğretmenlerinizin, büyüklerimizin, bize bu toprakları emanet edenlerin bize bıraktığı değerlerden, imanımızdan, inancınızdan, geleneğimizden, milliyetimizden ve değerlerimizden vazgeçmeyin. Asla merhametsiz, vicdansız olmayın. Bir silahınız belinizdeki tabancanı ise diğer silahınız da yüreğinizde taşıdığınız merhametiniz olsun. Eğer merhametsiz olursanız zulmeden zalimlerden olursunuz ve unutmayın Allah zalimleri sevmez. değerlendirmesinde bulundu. Bu işin yüzde yüz dikkat gerektirdiğini aktaran Soylu, konuşmasını şöyle tamamladı. Şu cümleyi aklımızdan ne olur çıkarmayalım . Bizim işimizde yüzde 99 dikkat yetmez. Yüzde yüz dikkatli olalım. Hiçbir zaman gözünüzü, aklınızı, zihninizi işinizin başındayken yüzde yüz dikkatten ayırmayın. Ben bu vesileyle hepinize başarılar diliyorum. Allah çıktığınız bu yolu hayırlı ve mübarek eylesin. Bu vesileyle bütün ailelere, bu törene katılan çok kıymetli arkadaşlarımıza, saygıdeğer milletvekillerimize, parlamentoda birlikte görev yaptığım değerli Karabük milletvekillerimize, Zonguldak milletvekillerimize, burada bulunan değerli meclis başkanımıza, valimize, emniyet genel müdürümüze, polis akademisi başkanımıza ve sabahın erken saatinde haber aldım. 6.30-7'de salona heyecanıyla beraber gelen aileler vardı. Onların her birine minnetlerimi ve şükranlarımı ifade ediyorum. Bu törenimizin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, haydi Bismillah diyorum.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Karabük İçişleri Bakanı Soylu PKK 40 Yıl Önce de Bebek Katiliydi Hd - Son Dakika


Advertisement