Suruç'taki Terör Saldırısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Suruç'taki Terör Saldırısı

20.07.2015 21:26

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suruç'taki terör saldırısıyla ilgili, "Birbirimizi suçlamak yerine, halkı provoke etmek yerine, yersiz ve mesnetsiz ithamlarda bulunmak yerine hepimizin ortak bir pozisyonda buluşmamız lazım. İşte sınav günü bugün" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suruç'taki terör saldırısıyla ilgili, "Birbirimizi suçlamak yerine, halkı provoke etmek yerine, yersiz ve mesnetsiz ithamlarda bulunmak yerine hepimizin ortak bir pozisyonda buluşmamız lazım. İşte sınav günü bugün" dedi.

Başbakan Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde düzenlediği basın toplantısında, Suruç'taki terör saldırısıyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Davutoğlu, bir gazetecinin, "Saldırının ardından HDP cephesinden bazı açıklamalar geldi. 'Bazı ithamları oldu. Her türlü istihbarat ve güvenlik  açığından şu anki hükümet sorumludur' diye bir ifade eyer alıyor. Bir güvenlik açığı söz konusu mudur? Yine aynı açıklamada, halkımız meslek örgütleri, bütün toplumsal yapılar, kendi güvenlik tedbirlerini de geliştirmelidir' şeklinde bir ifade yer alıyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusunu, şöyle yanıtladı:

"Açıklamamda da bazı hususlar, bahsi geçen açıklamaya dönük ifade edilmiş hususlardır. Birincisi, eğer bir güvenlik, istihbarat zaafı varsa onun için bütün soruşturma yapılıyor. Kimde, herhangi bir ihmal söz konusu olmuşsa bunun da gereği yapılır ama daha olayın ilk aşamasında bunu söylemek doğru değil. Türkiye bir hukuk devletidir. Böyle bir eksiklik varsa, bunu takip etmenin yöntemleri de bellidir. Ama şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim, olay olduktan kısa bir süre sonra olayı yapanları, saldırganlardan daha çok hükümeti ve AK Parti ak partiyi suçlamak sorumsuzluktur. Tam da bu saldırıyı yapanların ekmeğine yağ sürmektir. Düşünün Paris'te DEAŞ militanları saldırı yaptı, o anda Paris'teki siyasi partiler, siyasi aktörlerin ilk işi hükümeti suçlamak mı oldu yada iktidardaki partiyi suçlamak mı oldu, acaba bu saldırıya karşı ortak ne yapabiliriz diye sormak mı oldu? Bazılarının niyeti üzüm yemek değil bağcı dövmek ise yani bu olayı istismar ederek daha önce örnekleri olduğu gibi daha büyük şiddet sarmalına yönelmekse, buna karşı da bütün halkımız sorumluluk içinde davranmak konusunda çağrıda bulunmamızın sebebi odur. Kesinlikle partimize, hükümetimize dönük olarak yapılan bütün bu ithamlar gerçek dışıdır."

-" Hangi terör olursa olsun onun karşısındayız"

Davutoğlu, herkesten daha çok Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, DEAŞ terörüne karşı tedbir aldığını bildirdi.

Davutoğlu, şunları söyledi:

"Herkesten daha çok DEAŞ, Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümetine ve Türkiye'ye dönük bir tehdit odağı oluşturmaktadır. Bunu da defaatle söyledik. Son HDP ziyaretimde, bu konuda ellerinde bir belge varsa, bunu ortaya koymaları gerektiğini söyledim. Ellerinde bir belge yoksa, sürekli Türkiye'yi itham ederek, temsil ettikleri halkın, TBBM'deki temsili bağlamında söylüyorum, temsil ettikleri seçmen kitlesine saygısız olacağını ifade ettim.

Bu ülkenin huzuru hepimizin huzurudur. Bunu sahiplenmemiz gereken bir dönemden geçiyoruz. Onun için HDP yetkililerine de bu saldırıya karşı sergiledikleri tutumu, Adıyaman'daki saldırıya ve şehit askerimize karşı da aynı tutarlılık içinde sergilemelerini beklediğimizi ifade etmek isterim. Terörün şu niteliği, bizim için uygundur, şu terör şu hedefe yönelirse tehdittir, şu terör mazur görülmeli dendiği anda ülkede meşru siyaset yapma alanı kalmaz. Çok net ve açık söylüyorum. Hangi terör olursa olsun onun karşısındayız. Başta DEAŞ olmak üzere bu saldırıların müsebbibi, ihtimalleri içinde söylüyorum, kim varsa hepsine dönük de gerekli tedbirleri almaya hazırız. Açıklamanın ikinci boyutu daha da vahimdir. Türkiye'de özel güvenlik diye bir husus yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün sınırları içinde her bir santimetre karesinde güvenliği meşru güvenlik birimleri sağlar ve meşru güvenlik birimleri dışında kim kendisinden menkul bir tedbir almaya kalkarsa veya kendisinden menkul bir tutum sergilemeye kalkarsa güvenlik birimlerimiz gerekli tedbirleri alır. Bir daha 6-7 ekim olayları gibi olayların bu ülkede yaşanmasına izin vermeyiz. Bu konuda da herkesi duyarlı ve sorumlu davranmaya davet ediyorum."

-"Güvenliği sağlama sorumluluğu, meşru güvenlik birimlerine aittir"

"Türkiye ne Suriye'dir ne Ukrayna'dır ne de herhangi bir başka ülkedir" diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Her bir santimetre karede bedeli ne olursa olsun vatandaşlarımızın her birinin güvenliğini sağlama sorumluluğu, meşru güvenlik birimlerine aittir ve bu güvenlik birimleri tedbir alırken de bu vatandaşın etnik kimliğine, mezhebine kimliğine, siyasi ideolojisine bakmaz. Bütün vatandaşların canı, bizim için kutsaldır. En başta söylediğimi bir kez daha söylüyorum,orada kaybettiğimiz her bir vatandaşımız, kardeşimiz, 30 vatandaşımız bizim için kutsaldır. Ailelerine tek tek taziyelerimi sunuyorum. Siyasi ideolojilerini benimsemiyor olabiliriz, görüşlerimiz farklı olabilir ama 78 milyonun her birinin canı, malı, onuru, devlete ve bize emanettir. Onlar için gerekli tedbiri alırız ama dünyada terör vakası dünyada bir vaka. Her yerde karşılaşılıyor ve karşılaşılan yerlerde sergilenen ortak tutumu burada da sergileme ihtiyacı var."

-"Ortak bir pozisyonda buluşmamız lazım"

Birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Davutoğlu, şöyle dedi:

"Birbirimizi suçlamak yerine, halkı provoke etmek yerine, yersiz ve mesnetsiz ithamlarda bulunmak yerine hepimizin ortak bir pozisyonda buluşmamız lazım. İşte sınav günü bugün. Çok net olarak, bu açıklamaya dönük olarak da söylüyorum HDP eş başkanlarının, gurup başkanvekillerimiz temas halinde, gelin ortak bir deklarasyona imza atalım. Biz varız. En açık ve net ifadeyle, bütün terör örgütlerine karşı şiddete karşı her türlü ortak siyasi tutuma varız ama terör örgütlerine karşı tavır almak yerine meşru hükümete, meşru güvenlik birimlerine karış tavır almaya yönelinilirse Türkiye'yi bir  kaosa sürüklemek isteyenlere karşı da açık söyleyeyim, bütün güvenlik birimlerimiz talimatlandırılmıştır, Türkiye'nin hiçbir köşesinde, hiçbir kasabasında, köyünde daha önce yaşandığı türde olayların yaşanmaması için her türlü tedbiri alırız. Bunu da herkesin bilmesi ve ona göre tavır takınması icap eder."

Davutoğlu, "Yaklaşık 10 gün önce, Türkiye'de IŞİD'e yönelik geniş kapsamlı bir operasyon yapıldı. 4 ilde, 27 isim gözaltına alındı, aynı zamanda TSK 6 IŞİD kaçağını yakalandığını söyledi. IŞİD daha önce gerçekleştirdiği saldırılara bakacak olursa bir misilleme saldırısı olabilir mi? İkincisi  de 'güvenlik güçlerimizle konuştuk, her türlü almayı hazırız' dediniz. Sınır güvenliği konusunda yeni tedbirler olacak mı" şeklindeki soruya da şu, yanıtı verdi:

"Bu tespitinizin, ümit ederim Türkiye'yi ve hükümeti suçlayanlara, iletmek icap eder. Evet, Türkiye, DEAŞ ve benzer terör örgütlerinin Türkiye içinde tehdit oluşturmaması için her zaman tedbiri almıştır, almaya da devam etmektedir. Bunun, bu tedbirlerin bir rahatsızlık doğurduğu mutlaka aşikardır ama bu tahkikat bitmeden bir şey söylememiz zor. Şunu tekrar vurgulamak isterim, sonuç ne olursa olsun, Türkiye'yi kana bulamak isteyen Türkiye'nin huzurunu, bozmak isteyen kim olursa olsun, ona karşı tedbir alırız. Buna DEAŞ da dahildir, diğer terör örgütleri de dahildir. Böyle bir misilleme dediğiniz tarza bir tutum bağlamında söylüyorum, Türkiye'de terör tehdidine karşı alınacak tedbirler hususunda hiçbir kaygı ve zaman kaybı getirecek tereddüt söz konusu olmayacaktır. Bu konuda mücadelemiz, Türkiye içinde ve Türkiye dışında şimdiye kadar olduğu gibi sürdürülecek."

-"Demokrasimizi koruyacağız"

Davutoğlu, sınırda alınacak tedbirlerin daha da artırılacağını belirtti. Davutoğlu, "Bunlar daha da artırılarak, sürdürülecek ama bütün vatandaşlarımız, şunu göz önüne alması gerekir. Türkiye'nin etrafında şu anda birçok ülkenin yaşadığı istikrarsızlıklar iç gerilimler çatışmalar, Türkiye'de iç huzuru etkileyecek mahiyete dönüşebiliyor. Onun için Türkiye'de kamu güvenliğini esas almak lazım, diyoruz. Türkiye'de kamu güvenliğin, kamu düzenini bozacak eylemlere karşı hep beraber davranalım diyoruz. Çünkü kamu düzeni bozulduğunda nelerin yaşanabildiğini çevre ülkelerden görüyoruz. Kamu düzenini koruyacağız, özgürlüklerimizi koruyacağız, ama en önemlisi demokrasimizi koruyacağız" dedi.

Davutoğlu, demokrasinin olmadığı yerde ülkelerde kamu düzeni ve özgürlüklerin nasıl yok edildiğinin görüldüğünü söyledi.

"Her şey demokrasi içinde tartışıldığı zaman, demokratik haklar ve özgürlükler çerçevesinde ele alındığında mutlaka bir çözüm bulunur" ifadesini kullanan Davutoğlu, şöyle dedi:

"Bu terör örgütleri onun için Türkiye'ye onun için düşmandır. Türkiye çünkü yaşayan demokrasi olarak İslam dünyasında tam da onların temsil ettiği ideolojiye karşı en doğrudan panzehir ve o ideolojiler karşısında tek alternatif olabilecek sağlam bir siyasi yapıya sahiptir. Hepimizin öncelikli görevi bu kamu düzenini ve bu siyasi yapıyı korumak olmalı.

Gün birbirimizi itham etme günü değil omuz omuza verme günü. Tekrar söylüyorum gün, gün, uluslararası bazı çevrelerin istekleri doğrultusunda AK Parti ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerini DEAŞ ile yan yanana gösterme çabası içen girme günü değil, AK Parti ile diğer bütün partilerle omuz omuza vererek teröre karşı güçlü bir ses ve irade çıkarma günüdür. Biz hem burada Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak hem de AK Parti Genel Başkanı olarak çağrımı bir kez daha tekrarlıyorum, gelin hep beraber çok güçlü deklarasyona imza atalım, kim nerede terör öylemi yaparsa, 4 parti genel başkanı olarak hep beraber oraya gidelim, hep beraber ortak bir resim verelim. Hep beraber hazırım ben. Yarın Suruç'ta, ertesi gün başka bir yerde ama Adıyaman'da da askerimize karşı yürütülen saldırılarda da güvenlik birimlerimiz şehit olduğunda da orada da ortak resim vereceksek işte o zaman Türkiye huzura sükuna kavuşur işte o zaman bu siyasi açıklama  bugün yapılan açıklamalar bir samimiyet testinden geçer, biz hazırız, yer yerde her zaman teröre karşı omuz omza vermeye hazırız. Çağrımın da inşallah karşılığını bulunuruz diye ümit ediyorum."

Davutoğlu, hayatını kaybedenlerin yakınlarına taziyelerini iletti.

Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bir bayram sonrasında böyle bir taziye mesajı yayınlamaktan, açıklamadan daha ağır bir şey olamazdı, benim için. Allah bir daha bayramımızı böyle kana bulamak isteyenlere fırsat vermesin. Bizi bütün bu çetelere karşı omuz omuza veren bir mücadele azmi gösterenlerden eylesin."

Basın toplantısına, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Adalet Bakanı Kenan İpek, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Beşir Atalay ve Süleyman Soylu, AK Parti Grup Başkan Vekilleri Mahir Ünal ve Doğan Kubat da katıldı.

(Bitti)

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Suruç'taki Terör Saldırısı - Son Dakika


Advertisement