Çocuk mu suça sürüklenir? Toplum mu çocuğu karanlığa iter? - Son Dakika
Son Dakika Logo

Çocuk mu suça sürüklenir? Toplum mu çocuğu karanlığa iter?

Çocuk mu suça sürüklenir? Toplum mu çocuğu karanlığa iter?
06.05.2026 12:36

“Suça Sürüklenen Çocuklar” konulu panelde; dijitalleşme, bağımlılık, çocuk suçlarına yönelik önleyici tedbirler ve rehabilitasyon süreçleri ele alındı. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut, cezasızlık algısının kırılmasının önemine dikkat çekerken, Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise “Çocuk yetiştirmede akademik başarı ve zekanın yanı sıra ahlaki ve insani değerlerin de kazandırılması” gerektiğini vurguladı.

Hukukçular Derneği Gençlik Komisyonu tarafından düzenlenen “Suça Sürüklenen Çocuk Paneli: Adalet, Koruma ve Sorumluluk”, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de düzenlendi.

Çocuk ceza adalet sisteminin çok boyutlu olarak ele alındığı programda; hukuk, psikiyatri, sosyoloji, eğitim, aile yapısı, dijitalleşme, bağımlılık, önleyici tedbirler, rehabilitasyon ve yaptırım-koruma dengesi gibi başlıklar uzman isimler tarafından değerlendirildi.

DURGUT: CEZASIZLIK ALGISI ÇOCUĞU TEKRAR SUÇA İTER

Çocuk mu suça sürüklenir? Toplum mu çocuğu karanlığa iter?

AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut, komisyonun çalışmaları hakkında bilgiler vererek; hükümlü ve tutuklular, hâkim ve savcılar ile uzman personel üzerinden kapsamlı saha araştırmaları yürüttüklerini söyledi.

Durgut, çocuk suçluluğunun tek bir sebebe indirgenemeyeceğini ifade ederek, “Bu mesele yalnızca suç işlendikten sonra devreye giren adli mekanizmalarla çözülecek bir mesele değil. Aile bağları, rehber eksikliği, madde kullanımı, dijital riskler, ruh sağlığı ve çevresel faktörlerin birlikte değerlendirilmelidir” dedi.

Cezasızlık algısının çocukların tekrar suça yönelmesinde dikkate alınması gereken önemli bir başlık olduğuna dikkat çeken Durgut, “Çocukların işledikleri fiillerin hukuki sonuçlarını bilmesi, önleyici bir etki oluşturabilir. Çocuk adalet sisteminde kurumlar arası koordinasyonun da güçlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

HEDEF, ÇOCUĞU RİSKTEN ÖNCE DESTEKLEMEK

Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Av. Doç. Dr. Safa Koçoğlu da konuşmasında çocukların adalet sistemiyle karşı karşıya kalmadan önce desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Koçoğlu, “Hedefimiz çok net: Çocuğu riskle karşılaşmadan önce desteklemek. Gençlik merkezleri, spor tesisleri, gençlik kampları, gönüllülük faaliyetleri ve psikososyal destek çalışmaları, çocuklar ve gençler için koruyucu alanlar oluşturuyor. Gençlerin de çevrelerindeki çocuklara ve gençlere ulaşma noktasında sorumluluk almaları gerekiyor ifadelerini kulandı.

PROF. DR. NEVZAT TARHAN: ÇOCUKLARA AHLAKİ VE İNSANİ DEĞERLER KAZANDIRILMALI

Çocuk mu suça sürüklenir? Toplum mu çocuğu karanlığa iter?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise suça sürüklenen çocuk meselesine tıbbi ve psikososyal bir perspektiften yaklaşarak, çocuk suçluluğunda doğru teşhisin önemini vurguladı. Tarhan, çocuğun yalnızca suç davranışı üzerinden değil; gelişim süreci, aile ortamı, travmaları, dijital maruziyeti ve ruhsal durumu üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Tıbbi bakış açısına göre suç işleyen çocuk kötü veya suçlu değil; gelişmesi engellenmiş, travmatize edilmiş, risk altında veya tedavi edilmemiş çocuktur” dedi.

Çocuk suçluluğunun önlenmesinde aile yapısı, güvenli bağlanma, değerler eğitimi, dijital okuryazarlık ve psikolojik sağlamlık çalışmalarının önemine işaret eden Tarhan, “Çocuk yetiştirmede yalnızca akademik başarı ve zekâ vurgusu yeterli değildir. Çocuklara ahlaki ve insani değerlerin de kazandırılması gerekir” şeklinde konuştu.

“İLK SUÇTA CEZAEVİ İLE TANIŞMA SAKINCALI”

Doç. Dr. Muhammed Demirel da tüm suç işlemiş çocukların suça sürüklenen çocuk ya da komple suça bulaşan çocuk şeklinde tek bir kategori altında bulunmasını doğru bulmadığını söyledi. Demirel, “Özellikle ağır suçlar ve tekrar eden suç davranışları bakımından mevcut sistemin yeniden tartışılması gerekir. Çocukların ilk suçta cezaeviyle tanıştırılması da sakıncalı bir uygulamadır” dedi.

SUÇUN TANIMI MÜFREDATA GİRMELİ

Çocuk mu suça sürüklenir? Toplum mu çocuğu karanlığa iter?

İstanbul Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Savcısı Doç. Dr. Cengiz Apaydın, çocuk suçluluğuyla mücadelede yalnızca yasal düzenlemelerin değil; eğitim, aile, okul, sosyal hizmetler, güvenlik, medya ve hukuk bilinci alanlarının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Apaydın, “Hangi eylemler suç, cezaları neler; çocuğa öğretilmiyor. Niçin ortaokulda, lisede, üniversitede bunlar müfredata girmiyor?. Önce koruyucu, önleyici çocuk çalışmaları; sonra onarıcı adalet, sonra rehabilite edici adalet. Bu bir süreç” sözleriyle eğitim sisteminde hukuk bilincinin önemine dikkat çekti.

TEDBİR – YAPTIRIM DENGESİ ÖNEMLİ

Panelde konuşan Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Emrah Bozbayındır, çocuk ceza adalet sisteminin hem Türkiye’de hem dünyada tartışılmaya devam eden ağır ve çok yönlü bir mesele olduğunu söyledi. Bozbayındır, çocuk suçluluğu, ceza sorumluluğu yaşı, koruma tedbirleri ve yaptırım dengesinin sağlıklı bir zeminde ele alınması gerektiğini ifade ederek, bu tartışmaların disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmesinin önemine dikkat çekti.

“BİR ÇOCUĞU KAYBETMEK NESLİ KAYBETMEKTİR”

Çocuk mu suça sürüklenir? Toplum mu çocuğu karanlığa iter?

Hukukçular Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Melih Gürselen de meselenin vicdani ve toplumsal boyutuna dikkat çekerek, “Bir çocuğu kaybetmek, ister fail olsun ister mağdur olsun, aslında bir nesli, bir toplumu kaybetmek demektir. Hukukçular yalnızca suçun sonucuyla değil, sebepleriyle de ilgilenmelidir” diye konuştu.

Hukukçular Derneği Gençlik Komisyonu Başkanı Av. Hacer Nur Kılıçarslan ise “Suça sürüklenen çocuk, yalnızca hukuki bir tanımlama değil; arka planında toplumun bugününü ve geleceğimizi anlatan çok katmanlı bir gerçeğe ışık tutar” dedi.

COCUK SUÇLARINDA AİLENİN VE TOPLUMUN YERİ

Panelde ayrıca, suça sürüklenen çocuk meselesinin yalnızca ceza hukuku kapsamında değil; adalet, koruma, sorumluluk ve toplumsal vicdan ekseninde ele alınması gerektiği vurgulanarak, “Bir çocuk suça mı sürüklenir, yoksa toplum bazen bir çocuğu karanlığa mı iter?” sorusu soruldu. Çocukların yalnızca işledikleri fiillerle değil, onları o noktaya taşıyan ailevi, sosyal, psikolojik ve çevresel sebeplerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Doç. Dr. Selman Dursun ve Dr. Mustafa Akgün, ebeveynlerin çocukların işlediği suçlar karşısındaki hukuki sorumluluğunu Fransa, Almanya ve Türkiye örnekleri üzerinden değerlendirdi. Konuşmalarda ceza sorumluluğunun şahsiliği, kusur ilkesi, ebeveyn gözetimi, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülükler ve farklı ülkelerdeki düzenleme modelleri ele alındı.

KORUYUCU DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER İZLENMELİ

Dr. İpek Coşkun Armağan ise çocuk suçluluğunun sosyolojik ve eğitimsel boyutlarına dikkat çekti. Çocukların suça yönelmesinde aile, okul, medya, dijital ortamlar, sosyal çevre ve yapısal faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Armağan, “Koruyucu ve destekleyici tedbirler veriliyor ama etkisi izlenmiyor sistemde. Etkisini izleyecek modellere gitmemiz gerekiyor” dedi.

Son Dakika Adalet Çocuk mu suça sürüklenir? Toplum mu çocuğu karanlığa iter? - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement