Başbakan Erdoğan(2): "Kılıçdaroğlu, Ağzındaki Baklayı Çıkar" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Erdoğan(2): "Kılıçdaroğlu, Ağzındaki Baklayı Çıkar"

Başbakan Erdoğan(2): "Kılıçdaroğlu, Ağzındaki Baklayı Çıkar"
15.05.2012 14:51

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Suriye konusundaki tavrını eleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "İçinden geçeni söyleyemiyorCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Suriye konusundaki tavrını eleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,"...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Suriye konusundaki tavrını eleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "İçinden geçeni söyleyemiyorCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Suriye konusundaki tavrını eleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "İçinden geçeni söyleyemiyor. Krizin etrafında dolanmayı tercih ediyor. Bir kere buradan CHP Genel Başkanı'na açık açık söylüyorum; Suriye konusunda dilinizin altındaki baklayı çıkarın" dedi.

-PELE HATIRLATMASI-

Erdoğan, 1967 yılında Pele'yi seyredebilmek için Afrika'daki bir savaşta 48 saat ateşkes imzalandığını hatırlatarak, "Niye, Pele'yi seyredecek. Savaşları durdurabilecek güçte olan futbolun, bir savaş, çatışma, ayrışma aracı olmaması için herkes üzerine düşeni samimiyetle yerine getirmeli" diyerek şöyle konuştu:

"Pele, "Dünyada futbol oynayan her çocuk Pele gibi oynamak istiyor. Benim çok büyük sorumluluğum var. Onlara sadece nasıl iyi futbol oynanacağını değil, nasıl iyi bir insan olunacağını da göstermek zorundayım' demişti. Mesele, anlayış bu. Bu olmalı. Boksör Muhammed Ali, "Keşke insanlar beni sevdikleri kadar birbirlerini sevseler. Eminimi ki dünya o zaman çok farklı bir yer olur' demişti. Şu hususun herkesin dikkat etmesi gerekir; fanatizme varan her hareket, her tarafgirlik büyük sorunlar üretir. Birliği değil bölünmeyi, kardeşliği değil düşmanlığı besler. Fanatizm her alanda büyük felaketler doğurur, telafisi mümkün olmayan sorunlar üretir. Sporda şiddetin, tahammülsüzlüğün temeli fanatizmdir. Sporseverlerden ricam; toplumsal dokuyu sarsacak, birlik ve kardeşliğimizi zedeleyecek eğilimlere geçit vermemeleridir."

-"SIFIR SORUN, DİK DURMAKTIR"-

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin "sıfır sorun" politikasını pasiflik olarak algılanmaması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

"Sıfır sorun, hoşgörü olduğu kadar, tahammül olduğu kadar, iletişim, işbirliği olduğu kadar dik durmaktır, mert durmaktır, yiğit davranmaktır. Her zaman söylüyorum; biz Yunus'un diliyle, Mevlana'nın diliyle konuşan bir milletiz. Ama biz gerektiğinde Köroğlu'nun diliyle de konuşmasını çok ama çok iyi bilen bir milletiz. Dünyada da Türkiye'de de bizi, bu milleti ve bu milletin tarihini yanlış anlayanlar, yanlış değerlendirenler varsa, bunu lütfen gözden geçirsinler. Biz ülkelerle, milletlerle sıfır sorun temelinde ilişki kurarız, samimi ve dostane davranırız. İnsanlık hukukunu, kardeşlik hukukunu çiğneyen yönetimlerle de hak ettikleri şekilde muamelede bulunuruz. Hiçbir ülkeye, millete kin ve nefret beslemeyiz. Ama fesat peşinde koşan yönetimlere karşı da anladıkları dilden konuşmasını biliriz. Suriye'de maalesef geçtiğimiz hafta ve bu hafta içinde yine onlarca insan hayatını kaybetti. Şam'da meydana gelen patlamada 50'nin üzerinde ölü, 370'in üzerinde yaralı var. Bu canlı bomba olayını tasvip etmemiz mümkün değildir. Yapılan, kim tarafından olursa olsun yanlıştır. Bunu tasvip etmek, teşvik etmek asla mümkün değildir ve biz bunu kınadığımızı da açıkladık zaten.

Lübnan'ın Trablus kentinde maalesef mezhep çatışmasında masum insanlar hayatını kaybetti. Şimdi burada şu çok önemli hatırlatmayı, hem bölge ülkelerine hem dünyaya yapmak istiyorum: Suriye'deki krizi mezhepsel bir çatışma olarak değerlendirmek son derece yanlıştır. Bu değerlendirmeyi yapanları da yanlış yerlere götürür. Buradaki mesele insani bir meseledir, vicdani bir meseledir. Yüreğinde insanlık ve merhamet olan, insaf sahibi herkes Suriye meselesine mezhep gözlüğüyle değil, insan gözlüğüyle, kalp ve vicdan gözlüğüyle bakmalıdır. Bunu bölgedeki tüm ülkeler için söylüyorum. Bölgedeki tüm kardeş bölge halkları için söylüyorum. Bunu aynı zamanda Türkiye'den Suriye'ye bakanlar için söylüyorum. Suriye krizine mezhep boyutuyla bakanlar, mezhep yandaşlığı ya da altını çiziyorum mezhep karşıtlığı boyutuyla bakanlar insanlık dersinde sınıfta kalırlar, bunu böyle bilsinler. Kim olursa olsun mazlumdan yana tavır takınırız, kim olursa olsun zalime karşı çıkarız."

Meselenin mezhep ve etnik köken ve ideoloji penceresinden bakmanın büyük bir hata olacağının altını çizen Başbakan Erdoğan, "Böyle bir bakış açısı, yangına körükle gitmektir ve Allah korusun bölgedeki kıvılcımı da tahribatı da çok büyük bir yangına çevirir. Yüreğinde Kerbala'nın acısından zerre kadar ateş olan herkes bu meseleye kardeşlik hukuku penceresinden bakmak zorundadır. Hz. Hüseyin'in, Ehli Beyt'in sevgisini yüreğinde taşıdığını iddia eden herkes, Suriye meselesine sadece ve sadece kardeşlik gözüyle bakmak zorundadır. La İlahe İllallah diyen, aynı kıbleye dönen herkes, inananların kardeşliği ilkesini birbirine hatırlatmalıdır" dedi.

-"DİLİNİZİN ALTINDAKİ BAKLAYI ÇIKARIN"-

CHP'nin dış politika vizyonuna ve ufkuna sahip olmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, "Bugün de CHP dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor. Sağlıklı bir dış politika tavrı belirleyemiyor" diyerek şöyle devam etti:

"Suriye konusunda CHP Genel Başkanı içinden geçeni söyleyemiyor. Krizin etrafında dolanmayı tercih ediyor. Bir kere buradan CHP Genel Başkanı'na açık açık söylüyorum; Suriye konusunda dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Hiç korkmayın, hiç çekinmeyin burası özgür bir ülke. Çıkın mertçe Suriye konusunda ne demek istediğinizi açık açık söyleyin. Suriye konusunda ne demek istediğinizi açık açık söyleyin. Suriye yönetimine neden sempati duyduğunuzu, bu yönetimin zulümlerine niçin gözünüzü yumduğunuzu ima etmeden, üstünü örtmeden, kıvırmadan, çark etmeden cesaretle söyleyin.

Bakın CHP'nin bir dış politika vizyonu yok ama CHP Genel Başkanı'nın zihin kıvrımlarında, bilinçaltında gözettiği farklı hassasiyetleri var. Biz bunu çok iyi biliyoruz. CHP Genel Başkanı'nın, CHP'ye, CHP teşkilatına, CHP seçmenine dahi açıklamakta zorlandığı bir dış politika anlayışı var. Önceki gün CHP Genel Başkanı, partisi içindeki kavgaları, tartışmaları, kongre çatışmalarını örtmek amacıyla dış politikaya ilişkin bazı cümleler sarf etti. Aynen şu ifadeyi kullandı. Bu zat Türkiye'de siyaset yapıyor, yapıyorum zannediyor. Ne diyor; "Recep Tayyip Erdoğan'ı rahat gideceği bir ülke bırakmayacağım' diyor. Avrupa'ya bile gidemeyecek diyor, Arap ülkelerine de gidemeyecek diyor. Doğrusu Sayın Kılıçdaroğlu'nu ortaya koyduğu siyasi akıl ve söylem düzeyi ile muhatap almak insana gerçekten çok ağır geliyor.

Ama hasbelkader ana muhalefet partisinin genel başkanı olmuş. İster istemez bu muhataplık payesini kendisine vermek zorunda kalıyoruz. Ey CHP Genel Başkanı, senin kalibren ne kapasiten ne? Cürmün kadar yer yakarsın, daha fazla değil. Sen bizi CHP sanma. Biz 9.5 yıldır dünyanın her ülkesine gittik ve gideriz. Sizin sırtını döndüğünüz, yüzünüzü çevirdiğiniz Arap diyerek, hatta bu ülkelerde sokaktaki köpeklere 'Arap Arap' diye çağrıştıran zihniyetin altında da siz varsınız."

Kılıçdaroğlu'nun kendisi için "gideceği bir ülke bırakmayacağım, Avrupa'dan insan hakları ödülü alacaktı, aldı mı? alamadı, gidemedi" dediğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Mesele ne? Bu sözlerle, ifadelerle CHP Genel Başkanı neyi kastediyor? Biz 17 Martta Almanya'ya ziyaret yapacak, Köln'deki gençlik ve spor çalıştayına katılacak, ardından da Bonn kentinde şahsıma tevdi edilecek Steiger Ödülü alacaktım. Bu programı son anda iptal ettik. Maalesef bir gün önce, 16 Martta Afganistan'da bir helikopter kazasında 12 askerimiz, subayımız şehit oldu. Biz ülkede böyle bir acı varken, Almanya programını yapamazdık ve yapmadık, iptal ettik, burada şehitlerimizle birarada olduk. Fakat Sayın Kılıçdaroğlu burada başka bir şeyi kastediyor" dedi.

-"HAKKARİ'YE PKK DESTEĞİ İLE GİTTİN"-

O tören döneminde Almanya'da bazı gösterilerin olduğunu ve PKK yandaşları ile Ermeni örgütlerinin bazı gösterileri organize ettiklerini söyleyen Erdoğan şöyle devam etti:

"Alevi kardeşlerimi, tüm Alevileri tenzih ediyorum, Almanya'da PKK ve Ermeni örgütleriyle birlikte, isminin başında Alevi sıfatı olan bazı dernek ve federasyonlar o gösteriyi birlikte organize ettiler. CHP Genel Başkanı, aylardır bu baklayı dilini altında saklıyor, mesele bu. CHP Genel Başkanı, bizim oraya gösterilerden dolayı gitmediğimizi ima ediyor, bunu da adeta bir zafer gibi CHP'nin başarısı gibi sunmaya çalışıyor. Bu son derece tehlikeli bir tavırdır, bu tavrı ayrımcı bir tavırdır, bu tavır PKK yandaşlarına, Türkiye düşmanı bazı Ermeni örgütlerine cesaret veren bir tavırdır.

CHP Genel Başkanı kusura bakmasın, onun aklı almıyor olabilir ama bizim o programı iptal etme sebebimiz şehitlerimizdir. Biz gösteri yapılacak, PKK ve Ermeni örgütleri gösteri yapacak, CHP Genel Başkanı da onlara destek verecek diyerek, hiç bir ülkeye gitmemezlik etmedik, etmeyiz. Daha dur bakalım Sayın Kılıçdaroğlu, sen Sivas'ın ötesine yeni gitmeye başladın, Hakkari'ye PKK destekli gittin, bir tane Türk Bayrağı açamadın orada, bize neyi anlatıyorsun. CHP Genel Başkanının hayal dünyası, ufku çok küçük olabilir ama Türkiye çok büyük bir ülke.

Bakın CHP demiyorum, CHP Genel Başkanı diyorum. Zira, Suriye politikasıyla, sürekli ima ettiği Almanya'daki ödül törenine ilişkin tavrıyla, biliyorum ki CHP kitlesi ile CHP Genel Başkanı farklı yerdeler. Bir kez daha açık açık söylüyorum. CHP de böyle bir genel başkan, CHP seçmeni için büyük bir talihsizliktir, bizim için talihtir. Kendi teşkilatının belediye başkanlarının arkasında kalan, her fırsatta posta konulan biri Genel Başkan olabilir ama hiç bir zaman lider olamaz."(ANKA/DEVAM)

(ÜNS/ZHR) - Ankara

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Başbakan Erdoğan(2): 'Kılıçdaroğlu, Ağzındaki Baklayı Çıkar' - Son Dakika


Advertisement