
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaşananların Türkiye için, Türkiye'nin dostları ve düşmanları için çok açık bir sınav olduğunu vurgularken, "Yaşananlar medya için, sivil toplum örgütleri, çeşitli çevreler, sermaye grupları için açık bir sınavdır Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaşananların Türkiye için, Türkiye'nin dostları ve düşmanları için çok açık bir sınav olduğunu vurgularken, "Yaşananlar medya için, sivil toplum örgütleri, çeşitli çevreler, sermaye grupları için açık bir sınavdır. Kimin nerede durduğu, kimin Türkiye için, ekonomi için, demokrasi için hangi tarafta durduğu bu olaylarla gün yüzüne çıkmıştır. Bu olaylar dost ile düşmanı bir birinden ayırmak için eşsiz fırsat olmuştur" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Biz Mamak zindanlarının şahidiyiz. Mamak zindanlarından yatanların ziyarete gitmek suretiyle kulüpte bekleyenlerdendik. Orada yatanların durumunu biliyoruz. Biz Metris zindanlarının da şahidiyiz. Diyarbakır zindanlarının şahidiyiz" derken, hiçbir zaman intikam peşinde olmadıklarını, hiçbir zaman kendilerine yapılanı başkasına reva görmediklerini savundu.
10 buçuk yıl boyunca tek yaptıklarının imtiyazları almak, mağduriyetleri gidermek, hak ve özgürlükleri evrensel manada tesis etmek olduğunu dile getiren Erdoğan, "Eğer inanç özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırdıysak, eğer din eğitiminin önünü açtıysak bunu normalleşme adına yaptık" dedi.
-"GEZİ PARKI PİS KOKUDAN GEÇİLMİYOR"-
Alkol kullanımına düzenlemeyi "birilerini mağdur durumuna düşürmek için" değil mağduriyetleri giderme adına yaptıklarının altını çizen Başbakan Erdoğan, "Hak ve özgürlükler alanındaki normalleşmeyi bir dayatma gibi gösterenler kendi yaşam tarzını başkalarına dayatmanın çabasında oldular. Biz imtiyazlı sınıflar oluşturmaya çalışmıyoruz. Biz imtiyazları kaldırmaya, herkesi hür ve eşit vatandaşlar haline getirmeye çalışıyoruz. İmtiyaz, mağduriyet olmayacak, 76 milyon, bir ve beraber olarak, kardeş olarak geleceğe ilerleyeceğiz. Bu ülkede isminin başında sanatçı, profesör, gazeteci yazar sıfatı olanlar, kimi siyasetçiler, on yılların refleksiyle bu milleti aşağılamaktan, horlamaktan, topluma ayrımcılık tohumları ekmekten lütfen derhal vazgeçsinler. Gençlerin arkasına saklanarak imtiyazları için mücadele verenler bu çirkin oyunlarına derhal son vermeli. Gençlerimiz de milleti horlayan, aşağılayan, özellikle de toplumu kutuplaştıran bu çevrelere karşı çok ama çok dikkatli olmalı. Gezi Parkı'ndan aldığım haberler; "Gezi Parkı pis kokudan geçilmiyor' her halde ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Bunlar çevrecilik adına yapılıyor değil mi? Dolma Bahçe Camii, ayakkabılarla camiye gireceksin, orada içeceksin ve bu ülkenin dini mabetlerine karşı bu saygısızlığı çevre adına yapacaksınız, müezzini tehdit edip, farklı şekilde konuşturacaksınız; "öyle bir şey olmadı' ne olmadı ya bütün görüntüler elimizde" şeklinde konuştu.
-"SORUMSUZ BİR ŞEKİLDE NEFRET SUÇU İŞLEDİLER"-
Bunların hepsini millete sunacaklarını anlatan Erdoğan, bu olayların zamanlamasının elbette çok dikkat çekici olduğunu söyledi. Sosyal medyada olayların yönlendirildiğine, tahrik edildiğine şahit olduklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bazı medya kuruluşlarının bu olayları büyütmek, yaygınlaştırmak adına nasıl sorumsuzca yayınlar yaptığını hep birlikte gördük. Sözüm ona sanatçıların, gazeteci yazarların adeta bir düğmeye basılmış gibi, adeta bir noktadan emir almış gibi, nasıl aynı ağızla konuştuklarını, nasıl süreci tahrik ettiklerini yaşadık ve tecrübe ettik. Kin ve öfke ile hareket eden bu insanlar sorumsuz bir şekilde nefret suçu işlediler. Toplumun büyük bir kesimini terörize ettiler. İşin daha da ilginç tarafı; bir takım sermaye çevrelerinin bu sürece aleni dahil olarak hukuksuz gösterilere nasıl kol kanat gerdiklerini, nasıl destek verdiklerini ve nasıl tahrik ettiklerini de gördük ve yaşadık. Bugün Taksim'de "ifade özgürlüğü tehdit altında' diye bağıran birçok marjinal grup, Akil İnsanlar Heyetini toplantılarını basmaktan, şehirlerde terör estirmekten geri durmadılar. Niye onlarla görüşmediniz, niye onları tehdit ettiniz, niye "burada konuşamazsınız' dediniz. Akil İnsanlar işte karşınıza geldiler, çözüm süreciyle ilgili adımlar atılıyordu, niye engellemeye çalıştınız. Hep aynı ekipler, hepsinin tespiti var. Bu güne kadar hiçbir demokratikleşme adımına destek vermeyen bu statüko bloğu, bugün de demokratikleşmeye karşı en büyük direnci ortaya koyma gayreti içinde. Polisime küfreden anamuhalefet partisinin bir milletvekili, bunlar kayıtlarda var. Polis teşkilatımı bunla ilgili davasını zaten açtı, açıyor."
-"SINIRSIZ, SÜRESİZ BİR PARLAMENTO ÇALIŞMASI OLUR MU?"-
Yeni anayasada bunların ayak dirediğini, yeni anayasayı da istemediklerini savunan Erdoğan, "Süre koyamazsınız' diyorlar. Süre koyamazsınız ne demek ya. Sınırsız, süresiz bir parlamento çalışması olur mu? Her şeyin bir zamanlaması var. Kaldı ki bu işlerde pratiği olan, deneyimi olan, akademisyenleriyle, her şeyiyle bir ülke olacaksın, geri kalmış ülkeler 6 ayda 1 yılda anayasa yapacak, biz şu anda 1 buçuk yılı doldurduk hala 45 maddeyiz. Dürüstseniz, samimiyseniz yüklenin iş bitsin. Bizim sadece işimiz bu değil ki. Biz zaten mevcut anayasa ile ülkemizi yönetiyoruz, yine de yönetmeye devam ederiz ama bizim halkımıza verdiğimiz bir söz var, gelin bu sözü yerine getirelim, halkımızı oyalamayalım. 45 madde henüz bu. Hep oyalama. Daha fazla özgürlük diye bağıranların, daha fazla statüko, daha fazla vesayet diye çırpınan bu gruplarla iç içe geçmesi büyük bir ironidir" dedi.
Başbakan Erdoğan, solcu olduğunu, antikapitalist, antiemperyalist olduğunu iddia eden gençlerin bir oyun içinde olduğuna işaret ederek, Türkiye'deki ekonomik gelişmelerden faiz lobisinin çok rahatsız olduğunu anlattı. Bu dönemde yine de faiz lobisinin "acayip" kazandığını vurgulayan Başbakan Tayyip Erdoğan, "Şu anda büyük parayı faiz lobisi kazandı. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını, esnafın kazancını, işçinin alın terini, işverenin sermayesini hortumlayan bu çevreler 10 yılda 642 milyar liradan olmuşlar. İşte biz bu hortumu kestiğimiz için birileri içeride ve dışarıda çok rahatsız oldular" diye konuştu.
-"BUNLARIN HEPSİ İSTANBUL İÇİN"-
Erdoğan, Türkiye'nin ekonomik başarılı gelişmelerin yanında çözüm sürecini de başarıyla devam ettirdiğine değinerek, "Türkiye'nin gücüne güç katacak, ekonomisini daha da büyütecek çözüm süreci kararlılıkla ilerliyor. 6 aydır yürek dağlayan haberler gelmiyor. Bunların hemen ardından Türkiye adeta şaha kalkmışken, uçuşa geçmişken bu olaylar ortaya çıkıyor. Kimse kusura bakmasın. "Ağaç, çevre, Taksim Gezi Parkı, Topçu Kışlası, Atatürk Kültür Merkezi' diyerek mızrak çuvala sığmaz. Bunların hepsi İstanbul için, Taksim'in daha da güzelleştirilmesi için" şeklinde konuştu.
Türkiye'de demokrasinin çıtasının yükselmesinin içeride ve dışarıda birilerini ciddi şekilde rahatsız ettiğini aktarn Erdoğan, "Son olaylar hiç tereddütsüz 27 Mayıs 1960 öncesi merhum Menderes'e kurulan tuzağın aynısı, 1980 öncesi karanlık senaryonun tekrar edilmesi girişimi. Türkiye'de kaos oluşturarak, istikrarsızlık, huzursuzluk oluşturarak birileri kaybettikleri imtiyazlarını geri almak istemiştir. O birileri bu sefer sert kayaya çarpmış, bu sefer millete toslamıştır" ifadelerini kullandı.
-"BUNLAR MI DEMOKRAT?"-
Erdoğan, CHP'nin her zaman yapmak istediğini tekrarlamaya çalıştığını ama bu sefer eline yüzüne bulaştırdığına vurgu yaparak, "İki yıldır sokak sokak direniş çağrısı yapan, toplumda gerilimi sürekli yükselten, Türkiye düşmanlarıyla işbirliği yapacak kadar aklını yitiren CHP bu olaylarda da başrol oynamak istemiş, bunu da becerememiştir. CHP formalarıyla meydanlarda olanları gördük, CHP'nin il ilçe başkanlarının yayınladıkları bildirileri gördük, bakınız İzmir'de bizim Karşıyaka teşkilatımız yakılmıştır, büyük bir tahribat verilmiştir ve şu ana kadar 12 civarında ilçe teşkilatımız böyle bir saldırıya uğramıştır. Bunlar mı demokrat? Eylemlerin üzerine çöreklenmek isteyen CHP Genel Başkanı kendi kurduğu tuzağa düşmüştür ve eylemlerden kovulmuştur. Türkiye genelinde inanç farklıklarını alçakça tahrik eden CHP milletvekilleri ihanetleriyle baş başa kalmışlardır. Polise hakaret eden, küfür eden, gençlere para veren CHP milletvekilleri, bu verdiği birkaç kuruşa muhtaç duruma düşmüşler demek ki, parlamentonun, hatta siyasi tarihin yüz karası olmuşlardır. Birçok şehirde yakıp yıkan illegal eylemcilere, CHP'li belediyeler kucak açmış, her türlü desteği sağlamışlardır. CHP bütün bunları siyasi kazanç sağlayamayacağını bilerek sadece kaos oluşturmak, sadece kargaşa ortamı oluşturmak, sadece demokrasiye, büyük Türkiye'ye hançer saplamak adına yapmıştır. Şu iki haftalık süreçte CHP'nin tek yaptığı eylemcilerin arkasına saklanıp, onları meydanlara iteklemek, onları yakıp, yıkmaya teşvik etmek olmuştur" diye konuştu.
-KILIÇDAROĞLU'NA İSTİFA ÇAĞRISI-
CHP'nin çok kötü bir sınav verdiğinin altını çizen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu sabah bakıyoruz bir eylemci TOMA'lara Molotof kokteylli atıyor ve o arada da yine bir başka yerde atılan Molotof kokteylleri ile iki tane TOMA aracımız yanıyor. Bunların yolu bu. Niye; Atatürk Kültür Merkezi'ndeki o pankartlar, o paçavralar indirilmesin diye. Aynı şeyi Reyhanlı saldırganlarıyla olan irtibatında gördük. CHP bu olaylarındaki tutumuyla çamurun içinde kaybolmuştur. İşte buyun her şey ortaya yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Reyhanlı saldırısının bir numaralı faili yakalandı. 11 Mayıs 2013'te Hatay Reyhanlı'da meydana gelen ve 52 kardeşimizin şehit olduğu patlamaların faili yakalandı, eylemlerin gerçekleşmesinde her aşamada yer alan, lojistik destek sağlayan ve bombalı araçları kullanan tüm şahıslar ile irtibatı sağlayan Nasır Eskiocak isimli şahıs polisimizin, jandarmamızın ve istihbarat birimlerimizin çalışmaları neticesinde dün gece 23.30 sıralarında, Hatay Yayladağ İlçesi sınır mevkiinde yakalandı. Başarılı operasyonlarından dolayı polisimizi ve jandarmamızı kutluyorum. Şu anda sorgulama süreci içinde Emniyet teşkilatımızın elindedir ve gereği neyse onlar yapılacaktır.
CHP'nin yeni bir süreçte böyle bir genel başkanla, böyle genel başkan yardımcılarıyla ve milletvekilleriyle yol yürümesi artık imkansız hale gelmiştir. CHP Genel Başkanının hem Reyhanlı olaylarıyla irtibatı hem de bu çok tehlikeli toplumsal tahrikleri nedeniyle bir kez daha ben istifaya davet ediyorum. Demokrasilerde güçlü muhalefet olmalı diyerek bunu istiyoruz."
-"BU GÜN DE BU MİLLET EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE KENDİNE HİZMET EDENLERE SAHİP ÇIKIYOR"-
Yaşananların çok büyük bir sınav olduğuna vurgu yapan Başbakan Erdoğan, "Yaşananlar Türkiye için, Türkiye'nin dostları ve düşmanları için çok açık bir sınavdır. Yaşananlar medya için, sivil toplum örgütleri, çeşitli çevreler, sermaye grupları için açık bir sınavdır. Kimin nerede durduğu, kimin Türkiye için, ekonomi için, demokrasi için hangi tarafta durduğu bu olaylarla gün yüzüne çıkmıştır. Bu olaylar dost ile düşmanı bir birinden ayırmak için eşsiz fırsat olmuştur. Buradan dosta da düşmana da bazı hususları açık açık tekrar ilan etmek istiyorum; Türkiye'de egemenliğin kendisine ait olduğu vehmine kapılanlar varsa bundan artık vazgeçsinler. Kendisini Türkiye'nin yegane sahibi olarak görenler bundan vazgeçsinler. Türkiye 76 milyonu ile tek yürek halinde egemenliğine, ekonomisine ve demokrasisine en güçlü şekilde sahip çıkacaktır. Türkiye'de millet egemenliğine el uzatmak hiç kimsenin haddi ve hakkı değildir. Seçilmiş hükümetleri devirmek, sandık sonuçlarını hiçe saymak geçmişe ait bir alışkanlıktır ve bugün hiçbir geçerliliği yoktur. Bu millet 27 Mayıs'ı ve merhum Menderes'i unutmadı, unutmayacak. Bu millet merhum Özal'ı unutmadı ve unutmayacak. Bu aziz millet 28 Şubat'ı ve merhum Necmettin Erbakan'ı unutmadı ve unutmayacak. Bu gün de bu millet en güçlü şekilde kendine hizmet edenlere sahip çıkıyor, kendine hizmet edenleri bağrına basıyor. Biz kimsenin karşısına yüzde 50'i çıkarmadık, çıkarmayız. Biz insanları sokağa dökmeyiz. Ne yaparsak hukuk içinde, demokrasi çerçevesinde yaparız. Biz yakıp yıkanlardan, kırıp dökenlerden olmadık olmayacağız" dedi
-"BU İŞ SONA ERMİŞTİR"-
Hukuk, demokrasi, edep içinde mitinglerini yaptıklarını anlatan Erdoğan konuşmasının sonunda şunları kaydetti:
"Bu hafta sonu saat 17.00'de Ankara'da Sincan'da dev miting yapacağız. Aynı şekilde Pazar günü saat 17.30'da İstanbul'da yine dev bir miting yapacağız. Sessiz yığınların, sesini duyurmak için meydanlara çıkıyoruz. Haftalardır evinde sükunet, sabır içinde, itidal içinde adeta dişlerini sıkarak gelişmelerini izleyen milletimin sokakların altını, üstüne getirenlere nasıl ders verdiğini, nasıl edep ve adap öğrettiğini göstermek için meydanlarda toplacağız. Hiç kimse bu süreçte tedirgin olmasın, başını öne eğmesin. Ortalığı yakanlar yıkanlar, marjinaller, aşırı uçlar, illegaller karşısında hiç kimse eziklik hissetmesin. Bunlar gelip geçer. Çok güçlü bir hükümet iş başında. Bu gün ne yaptığını bilen, nasıl adım atacağını bilen bir kadro iş başında. Bu sorunları aşacak ve haddini, hukukunu bilmeyenlere de demokratik yollarla had ve hukuk bildirecek bir iktidar iş başındadır. Sadece bu olayları sonlandırmakla kalmayacak, bu provokatörlerin, bu teröristlerin de hukuk çevresinde her an enselerinde olacağız. Hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalamaz ve kalmayacak. Türkiye genelinde gösteri yapmak suretiyle çevresini rahatsız edenleri artık sağduyuya, sükunete davet ediyorum. Taksim başta olmak üzere çeşitli yerlerde gösteri yapan ve samimi duygularla oralara gittiğini kabul ettiğim gençleri özellikle buralardan ayırarak artık bu işi bitirin diyor, gözlerinden öpüyorum. Ama bu işleri aynen terörize ederek devam ettirmek isteyenlere de; artık bu iş sona ermiştir. Bundan sonra artık bunlara tahammül yoktur. Bunun da bilinmesini istiyorum." (ANKA/SON)
(HM/ÖZK) - Ankara
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan(3/son): Bu Olaylar Dost ile Düşmanı Bir Birinden Ayırmak İçin Eşsiz Fırsat Olmuştur - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.