Kastamonu'daki 514 yıllık Nasrullah Camii'ne restorasyon yerine badana yapıldığı iddiaları asılsız çıktı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kastamonu'daki 514 yıllık Nasrullah Camii'ne restorasyon yerine badana yapıldığı iddiaları asılsız çıktı

25.06.2020 10:25  Güncelleme: 14:23

Kastamonu'daki 514 yıllık tarihe sahip Nasrullah Camii'ne yapılan restorasyon, sosyal medyada gündem oldu. Restorasyon sırasında badana yapıldığı ve birçok süslemenin kaybolduğu iddia edilmişti ancak iddialar asılsız çıktı.

Sosyal medyada paylaşılan bazı gönderilerde, Kastamonu'da bulunan Nasrullah Camii'ye restorasyon yerine "badana" yapıldığı, yani caminin orijinal kalem işlerinin tahrip edildiği iddia edildi.

Ancak teyit.org'un derlediği bilgilere göre iddia gerçeği yansıtmıyor. Nasrullah Camisi'ne restorasyon esnasında badana yapılmadı ve yapının kalem işi süslemeleri tahrip edilmedi. Yapının restorasyonu sırasında I. dönem üslubu önceliklendirildi.

İLK DÖNEM KALEM İŞLERİ ÖNCELİKLENDİRİLDİ

Yapının restorasyonu, 2016 yılında Gürsoy Grup tarafından tamamlanmış. Gürsoy Grup'un internet sayfasında yer alan açıklamaya göre caminin restorasyon çalışmalarında yapının temizliği ve bakımı, özgünlüğü bozulmadan yapıldı.

"Caminin restorasyon çalışmaları kapsamında, çimento esaslı derz ve sıvalar temizlenmiştir. Cami içinde kubbe ve duvarların tamamında sıva raspaları sonucu, 19. yüzyıla tarihlenen kalem işlerine ulaşılmış, elde edilen bulguların konservasyonu yapılarak koruma altına alınmıştır. Kurşun çatı örtüsü özgün çatı kasnakları açığa çıkartılarak, kurşun kaplama yenilenmiştir. Özgün ahşap tavan ve kapı korkuluklarının temizlikleri yapılmış ve tamamlanarak korunmuştur. Son cemaat mahallinde bulunan muhdes demir doğramalar sökülerek cephe düzeni ile uyumlu şeffaf doğramalar ile kapatılmıştır. Daha önce geçirdiği onarımlar nedeniyle cephe estetiğini ve oranlarını kaybeden şadırvanda özgün detaylar ortaya çıkarılmıştır. Restorasyonu tamamlanan eser, 2016 yılında yeniden ibadete açılmıştır."

Gürsoy Grup, daha önce İstanbul Arkeoloji Müzesi, Galatasaray Üniversitesi ve Süleymaniye Camisi gibi yapıların da restorasyonunu gerçekleştirmiş.

Geçtiğimiz günlerde iddiaların gündeme gelmesi ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü de açıklama yaptı. Açıklamada restorasyonda yapının bütünlüğünün korunduğu, temizlenip özgün haliyle bırakıldığı ifade ediliyor ve "badana yapıldığı" iddiaları reddediliyor. Restorasyon projesi, camideki kalem işi bezemeleri için İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Baha Tanman'dan uzman görüşü alınarak hazırlanmış.

İLK DÖNEM KALEM İŞLERİ 1746 ONARIMINA AİT

Teyit, konuyla ilgili bilgi almak için Prof. Dr. Tanman'a ulaştı. Tanman, "restorasyon yerine badana yapıldı" iddialarının hiçbir bilimsel dayanağı olmadığını ve gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Tanman'ın Teyit'e ilettiği restorasyon raporuna göre, caminin inşa edildiği II. Bayezid dönemine ait hiçbir kalem işi izine rastlanmadı. Dolayısıyla yapının ilk zamanından kalan bezemelerin yok edildiği iddiaları zaten doğru değil. Yapıda iki farklı döneme ait kalem işi tabakası tespit edildi. I. döneme ait olan kalem işi tabakasının 1746 yılında yapılan onarım sonrasına ait olduğu kesin ve büyük ihtimalle 1875 onarımının ürünleri.

Cami zaman içinde birçok değişim geçirmiş. Raporda, kendi dönemlerinin zevkini yansıtan kalem işlerinin, "belge" niteliğinde değerlendirilmesi ve korunması gerektiği önerilmiş. Yapılan restorasyonda da bu öneriye uygun olarak I. dönem işleri önceliklendirilmiş. Örneğin kubbe, tonoz, pencere ve kapı çevrelerinde I. dönem kalem işlerinin kullanılması uygun görülmüş. Benzer şekilde desen tespit edilemeyen kubbelerde I. dönem kalem işi bezemesi örnek alınarak kalem işi uygulamasının yapılması önerilmiş.

II. DÖNEMDEN BAZI PARÇALAR KORUNDU

Sosyal medyada tepkiye yol açan değişim, caminin atmosferinin değişimi olabilir. Ancak bunun da bir sebebi var. Yapının günümüzde "öncesi" fotoğrafı olarak paylaşılan koyu renklerin hakim olduğu tonlar, II. dönem kalem işlerinden kaynaklanıyor. Gözlenen karanlık ve ağır atmosferi ortadan kaldıracağı düşünülerek, II. dönem kalem işleri görece sınırlı bir yüzeyde bırakılmış ve yerlerini I. dönem kalem işlerine bırakmaları uygun görülmüş.

Yapıda II. dönem üslubu kısıtlı olarak korunmuş olsa da, bütünüyle yok sayılmış değil. Raporda, cami hariminde yer alan II. dönem kalem işi bezemeyle bütünleşen hat programının, bütünüyle korunduğu ifade ediliyor. Eserin kent belleğindeki önemi de göz önünde bulundurularak, bu döneme ait bezemelerin bir kısmı, dönem eki olarak kabul edilmiş. Ortaya çıkan sonuç, caminin salt II. dönemi yansıtan halini bilenlerce yadırgansa da, bu durumun "özgünlüğün bozulması" olarak algılanması doğru değil. Değişim baştan savma bir restorasyondan değil, restorasyon esnasında yapılan profesyonel bir seçimden kaynaklanıyor.

Anadolu Ajansı da, yapının kubbesinde ilk döneme ait bezemenin ortaya çıkarıldığını gösteren bir fotoğraf paylaştı.

İşte sosyal medyada dikkat çeken kareler:

Bir milletin tarih bilinci böyle yok olur! 514 yıllık camiye restorasyon yerine badana yapıldı
Cami içi - eski hali
Bir milletin tarih bilinci böyle yok olur! 514 yıllık camiye restorasyon yerine badana yapıldı
Cami içi - yeni hali
Bir milletin tarih bilinci böyle yok olur! 514 yıllık camiye restorasyon yerine badana yapıldı
Cami süslemeleri - eski hali
Bir milletin tarih bilinci böyle yok olur! 514 yıllık camiye restorasyon yerine badana yapıldı
Cami süslemeleri - yeni hali
Bir milletin tarih bilinci böyle yok olur! 514 yıllık camiye restorasyon yerine badana yapıldı
Şadırvan eski hali
Bir milletin tarih bilinci böyle yok olur! 514 yıllık camiye restorasyon yerine badana yapıldı
Şadırvan yeni hali

Son Dakika Güncel Kastamonu'daki 514 yıllık Nasrullah Camii'ne restorasyon yerine badana yapıldığı iddiaları asılsız çıktı - Son Dakika


Advertisement