Cumhurbaşkanı Erdoğan - İşte Bugün Irak'ta Petrol Varlığının Yüzde 80'ini, Irak'a Müdahale Edenler... - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cumhurbaşkanı Erdoğan - İşte Bugün Irak'ta Petrol Varlığının Yüzde 80'ini, Irak'a Müdahale Edenler...

15.04.2016 20:11

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ : Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3) "Açıkçası Müslümanların sorunlarına çözümler üretemeyen, bu konuda gereken kararlılığı ve imkanları ortaya koyamayan bir teşkilatın varlığı anlamsız hale gelir. Müslümanların meselesini niçin Müslüman olmayanlara havale ediyoruz ki? Müslümanların meselesini Müslümanların çözmesi lazım. İslam İşbirliği Teşkilatı bunları çözsün" "İşte bugün Irak'ta petrol varlığının yüzde 80'ini, Irak'a müdahale edenler şu anda paylaşmaktadır.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3)

"Açıkçası Müslümanların sorunlarına çözümler üretemeyen, bu konuda gereken kararlılığı ve imkanları ortaya koyamayan bir teşkilatın varlığı anlamsız hale gelir. Müslümanların meselesini niçin Müslüman olmayanlara havale ediyoruz ki? Müslümanların meselesini Müslümanların çözmesi lazım. İslam İşbirliği Teşkilatı bunları çözsün"

"İşte bugün Irak'ta petrol varlığının yüzde 80'ini, Irak'a müdahale edenler şu anda paylaşmaktadır. Yüzde 20'si Irak'ın kendisine kalmıştır, Iraklılar da bunu kendi aralarında görüyorsunuz, paylaşamamaktadır"

" Libya'ya bakın aynısını göreceksiniz. Kaldı ki Libya'nın bir de Libya'daki olayların olduğu dönemlerde dünyanın o gelişmiş ülkelerinin bankalarında olan paraları 170 milyar dolardı ama şu anda bugün de şöyle bir daha sorayım edeyim dedim maalesef oralarda kalan paranın 30-40 milyar dolar civarında olduğunu öğrendim"

"İslam dünyasının ortak sorunlarına ve çözüm yollarına değindiğimiz İstanbul Bildirgesi de bugün katılımcıların dikkatine sunulmuştur. Bu bildirgeyle farklılıklarımızın bilincinde olarak, birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirme kararımızı net bir şekilde ortaya koyduk. Artan terör tehdidi karşısında terör örgütleri arasında hiçbir ayrım yapmadan tamamıyla mücadele etme hedefimizi İstanbul Deklarasyonu olarak tüm dünyaya ilan ettik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Müslümanların sorunlarına çözümler üretemeyen, bu konuda gereken kararlılığı ve imkanları ortaya koyamayan bir teşkilatın varlığının anlamsız hale geleceğini belirterek, "Müslümanların meselesini niçin Müslüman olmayanlara havale ediyoruz ki? Müslümanların meselesini Müslümanların çözmesi lazım. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bunları çözsün." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İİT Genel Sekreteri İyad Medeni, İstanbul Kongre Merkezi'nde, İİT 13. Zirvesi'ne ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi.

Erdoğan, Müslümanların azınlık olarak yaşadıkları yerlerde etkisi hissedilen İslamafobi, baskı, şiddet ve diğer tüm olumsuzlukların önüne geçilebilmesi için İslam ülkelerinin hep birlikte hareket etmesinin şart olduğunu söyledi.

Dönem Başkanlıkları süresince İİT'yi, Müslümanların bu birlik ve beraberliğinin hakiki ve etkin bir platformu haline getirmek için gayret göstereceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Açıkçası Müslümanların sorunlarına çözümler üretemeyen, bu konuda gereken kararlılığı ve imkanları ortaya koyamayan bir teşkilatın varlığı anlamsız hale gelir. Müslümanların meselesini niçin Müslüman olmayanlara havale ediyoruz ki? Müslümanların meselesini Müslümanların çözmesi lazım. İİT bunları çözsün. Açık ve samimi söylüyorum. Bundan dolayı bizim için birçok karalamalar yapılabilir. Nedir o? İslam ülkelerinde olanlara dikkat edin. Birliğe, beraberliğe, barışa, sonuca ulaşan hiç bir ülke yok. Yapılan ne biliyor musunuz? O ülkede petrol var mı var. Zenginlikler var mı var. Hep onun üzerine gidilmektedir. İşte bugün Irak'ta petrol varlığının yüzde 80'ini, Irak'a müdahale edenler şu anda paylaşmaktadır. Yüzde 20'si Irak'ın kendisine kalmıştır, Iraklılar da bunu kendi aralarında görüyorsunuz, paylaşamamaktadır. Libya'ya bakın aynısını göreceksiniz. Kaldı ki Libya'nın bir de Libya'daki olayların olduğu dönemlerde dünyanın o gelişmiş ülkelerinin bankalarında olan paraları, 170 milyar dolardı ama şu anda bugünde şöyle bir daha sorayım edeyim dedim maalesef oralarda kalan paranın 30-40 milyar dolar civarında olduğunu öğrendim. Yok kurdu, yok şuydu, yok buydu vesaire... Zaten istediğin zamanda o parayı çekme imkanına da sahip değilsin. Afrika ülkelerine bakıyorsunuz diğer ülkelerle aynı sıkıntı vardır. Bütün cevherler, mücevherler, elmaslar, altınlar öyle mi? Bunlar kimler tarafından sömürüldü, bunları görmemiz lazım."

"Terör örgütleri mücadele etme hedefimizi dünyaya ilan ettik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İİT'nin, temsil ettiği kitleye ve adına yakışır gerçek bir uluslararası teşkilat olması için mücadele ettiklerini ve etmeyi sürdüreceklerini belirterek, zirvenin bir diğer önemli çıktısının da bugün kabul ettikleri nihai bildiri olduğunu söyledi.

Bildiri ve içeriğinin bugün yüz yüze oldukları meseleler karşısında, İslam ülkelerinin hassasiyetlerini ve ortak duruşunu yansıtması açısından son derece değerli olduğunu vurgulayan Erdoğan, bildiride üye ülkelerdeki siyasi gelişmeler, ekonomik, kültürel ve sosyal konular, insani durumla teşkilat üyesi olmayan ülkelerdeki Müslüman toplumların durumu gibi konulara temas ettiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Kabul ettiğimiz Filistin kararı, Filistinli kardeşlerimizin onurlu direnişine İslam dünyası olarak verdiğimiz desteğin bir kez daha en üst düzeyde ifade edilmesidir. Kudüs'un ve Filistinli kardeşlerimizin İstiklal mücadelesine desteğimiz inşallah artarak devam edecektir. İslam dünyasının ortak sorunlarına ve çözüm yollarına değindiğimiz İstanbul Bildirgesi de bugün katılımcılarının dikkatine sunulmuştur. Bu bildirgeyle farklılıklarımızın bilincinde olarak, birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirme kararımızı net bir şekilde ortaya koyduk. Artan terör tehdidi karşısında terör örgütleri arasında hiçbir ayrım yapmadan tamamıyla mücadele etme hedefimizi İstanbul Deklarasyonu olarak tüm dünyaya ilan ettik. Ben 13. İslam Zirvesi'nin bilhassa içinden geçtiğimiz sancılı süreçte alınan kararlar ve sergilenen ortak duruş itibarıyla tarihi öneme sahip olduğuna inanıyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde İslam ülkeleri olanak el ele vererek çalışmalarımı sürdüreceğiz. Şunu hiç bir zaman unutmamamız gerekiyor. Her şey zıddı ile kaimdir. Zulüm olduğu müddetçe adalete inanan, onu tesis etmek için var gücüyle çalışan adalet savunucuları da olacaktır. Bundan hiç endişeniz olmasın. İstanbul Zirvesi ile sadece Müslümanlara değil, tüm dünyaya adalet ve barışın tesisi noktasında çok önemli bir mesaj verdiğimize inanıyorum. Bu düşüncelerle bir kez daha zirveye katılan tüm ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla temsilcilerine şükranlarımı sunuyorum. Zirve sonuçlarının İslam alemi ve insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum, tüm emeği geçenleri huzurunuzda şahsım, milletim adına kutluyorum."

(Bitti)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanİİTİslam İşbirliği Teşkilatıİstanbul Kongre MerkeziMüslüman

Muhabir Fikriye Susam Uyar

Yayınlayan Sibel Kurtoğlu

3Y-8056913 15-04-2016 16: 08 İstanbul

Yayınlayan Servis: İstanbul Kategori:

Genel

Bülten:

GenelInternet

İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (1)

"İstanbul Zirvesi'ni, Adalet ve Barış için Birlik ve Dayanışma temasıyla düzenledik. Birlik ve dayanışma olmadan adalet ve barış inşa edilemez. Birlik anlayışımızı, altını çizerek ifade ediyorum, kesrette vahdet ilkesi üzerine kurmamız gerekiyor. Farklılıklarımızla beraber birlik olmayı başaramadan Müslümanlar olarak yaşadığımız sıkıntıları aşamayız"

"Barış ve adalet sütunları üzerine yükselen bir medeniyetin mirasçılarının bugün daha çok iç savaşlar, silahlı çatışmalar, mezhep taassubu ve terörle anılıyor olması gerçekten üzüntü vericidir"

"Dikkat edersek, şu anda, en büyük çektiğimiz sıkıntı nedir? Burada 3 ana başlık görüyoruz. Bunlardan bir tanesi, mezhepçiliktir. Bir diğeri ırkçılıktır, bir diğeri de terördür. İslam dünyasının içinde olduğu bu mezhepçilik tahribatını ki bu bir fitnedir de aynı zamanda, ırkçılık tahribatını bu da bir başka fitnedir, bir diğer tarafta da terör olayı, bunlar bizi ciddi manada zayıflatmakta ve kan kaybına neden olmaktadır"

"Şu anda terör belasının insanlık bedelini ödüyor. İşte kendi ülkemizde yaklaşık 35 yıldır biz terörle mücadele ediyoruz. ve kaybettiğimiz insan sayısı ortada, maddi bedel ortada ama bu ne yaptı? Kendi içinden yeni terör örgütleri doğurdu. PKK'nın içinden doğan terör örgütlerinden bir tanesi PYD'dir, bir diğeri YPG'dir"

"Bakın şimdi Rusya açıklama yapıyor, 'Evet biz PYD'yi silahlandırıyoruz' diyor. Bu gerçekler ortada ve Moskova'da kendilerine ofis açtırıyor. Kimlerin terör örgütlerinin yanında yer aldığı artık gizlenmiyor, açık net ortada"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 13. Zirvesi'ni, Adalet ve Barış için Birlik ve Dayanışma temasıyla düzenlediklerini belirterek, "Birlik ve dayanışma olmadan adalet ve barış inşa edilemez. Birlik anlayışımızı, altını çizerek ifade ediyorum, kesrette vahdet ilkesi üzerine kurmamız gerekiyor. Farklılıklarımızla beraber birlik olmayı başaramadan Müslümanlar olarak yaşadığımız sıkıntıları aşamayız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri İyad Medeni, İstanbul Kongre Merkezi'nde, İİT 13. Zirvesi'ne ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi.

Erdoğan, 1989 yılında kurulan İİT'nin 56 üyesi ve 5 gözlemci üyesiyle, Birleşmiş Milletler'den sonra dünyadaki en büyük ikinci uluslararası örgüt ve daha da önemlisi bütün İslam ülkelerini bir araya getiren yegane uluslararası platform olduğunu anlattı.

Türkiye'nin, kuruluşundan bu yana teşkilatın faaliyetlerinde aktif bir şekilde yer aldığını, daha etkin bir hale gelmesi için de çaba gösterdiğini ifade eden Erdoğan, dün itibarıyla devraldıkları ve iki yıl sürecek dönem başkanlığı boyunca, bu çalışmaları daha ileri taşımanın gayreti içinde olacaklarını aktardı.

İslam Zirvesi'nin, teşkilatın en yetkili organı olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İstanbul Zirvesi'nin Adalet ve Barış İçin Birlik ve Dayanışma temasıyla düzenledik. Birlik ve dayanışma olmadan, adalet ve barış inşa edilemez. Birlik anlayışımızı, kesrette vahdet ilkesi üzerine kurmamız gerekiyor. Farklılıklarımızla beraber, birlik olmayı başaramadan, Müslümanlar olarak yaşadığımız sıkıntıları aşamayız. Barış ve adalet sütunları üzerinde yükselen bir medeniyetin mirasçılarının, bugün daha çok iç savaşlar, silahlı çatışmalar, mezhep taassubu ve terörle anılıyor olması, gerçekten üzüntü vericidir. Dikkat edersek, şu anda çektiğimiz en büyük sıkıntı nedir? Üç ana başlık görüyoruz. Bunlardan bir tanesi mezhepçiliktir, bir diğeri ırkçılıktır, bir diğeri de terördür. İslam dünyasının içinde olduğu bu mezhepçilik tahribatını ki bu fitnedir bu aynı zamanda, bu ırkçılık tahribatını bu da başka bir fitnedir, bir diğer tarafta da terör olayı, bunlar bizi ciddi manada zayıflatmakta ve kan kaybına neden olmaktadır."

Bir hususa dikkati çekmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Dikkat edin mezhepçilikte, ölen, öldüren... Ölen Müslüman ve tekbir getirerek ölüyor. Öldüren o da 'Allahu ekber' diyerek öldürüyor. Bu ne menem bir iştir. Biz mezhepçilik noktasında ne Şii dinindeniz ne Sünni dinindeniz. Bizim tek dinimiz var, İslam. Ben Müslümanım. Diğerleri birer yol olabilir ona saygı da duyarız ama İslam'ı asla tartıştırmayız. Yeni yeni yollar aranması gibi bu tür fitne unsurlarının içerisine giremeyiz, oralarda rol alamayız.

İkincisi ırkçılık dedim. Rabbim bizleri kavimler halinde yarattı. Herkesin kavmine saygı duyarız. Arapına, Türküne, Kürdüne, Lazına, Çerkezine, Gürcüsüne, Abhazasına, dünyada ne kadar kavim, ırk varsa hepsine saygı duyarız. Ama hiç bir ırk, diğer bir ırka üstünlük mücadelesine, üstünlük kavgasına girerse işte bu da bir fitnedir. Bunlar bizi, böler, parçalar, bizi vicdanda da insanlıktan da uzaklaştırır, hele hele bu İslam'ın içinde ırkçılık fitnesi yaygınlaştırılırsa, bu aynı zamanda da beladır. Bir diğeri de terördür. Şu anda terör belasının insanlık bedelini ödüyor."

"35 yıldır terörle mücadele ediliyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de yaklaşık 35 yıldır terörle mücadele edildiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Kaybettiğimiz insan sayısı, maddi bedel ortada ama bu ne yaptı kendi içinden yeni terör örgütleri doğurdu. PKK'nın içinden terör örgütünün bir tanesi PYD'dir, bir diğeri YPG'dir. Bakın şimdi Rusya açıklama yapıyor, 'Evet biz PYD'yi silahlandırıyoruz' diyor. Bu gerçekler ortada ve Moskova'da kendilerine ofis açtırıyor. Kimlerin terör örgütlerinin yanında yer aldığı artık gizlenmiyor, açık net ortada. DAEŞ terör örgütü Irak'tan başladı, Suriye'de yaygınlaştı, şimdi dünyanın değişik ülkelerinde, kıtalarında yer alıyor. İşte Boko Haram, bunlar hep birlikte gelişiyorlar. Oralarda da yine ciddi manada tahribatlar meydana getiriliyor. Ama sorduğunuz zaman bunu İslam adına yaptıklarını söylüyorlar. Bunların İslam ile falan alakası yok. Zira bizim dinimiz, bir sulh dinidir, barış dinidir. Kelime itibarıyla zaten 'silm' barış anlamına gelmektedir. Oradan neşet etmiş bir dinin mensuplarıyız. İçimizi yakan bu acı manzaranın oluşumunda, küresel sistemin yapısındaki adaletsizliğin ve dışarıdan yapılan müdahalelerin payını asla görmezden gelemeyiz. Bununla birlikte dünyada yaşanan insani dramların, krizlerin büyük kısmının Müslümanların yoğunlukta bulunduğu coğrafyalarda vuku bulduğu da bir gerçektir. Bunun üzerinde de özellikle durmamız lazım. Acaba niçin halkı Müslüman olan ülkelerde bu terör yaygınlaşıyor. Acaba bunun arkasında kimler var? Hangi unsurlar, hangi ülkeler var. Bunu da sorgulamamız lazım. Bunu sorguladığımız zaman, bu terör olaylarının daha sonra iç savaşa dönüşmesi çok anlamlıdır."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Cumhurbaşkanı Erdoğan - İşte Bugün Irak'ta Petrol Varlığının Yüzde 80'ini, Irak'a Müdahale Edenler... - Son Dakika


Advertisement