1- KARTAL'DA BİNA ÇÖKMESİYLE İLGİLİ 3 KİŞİYE 15 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Haber: Yüksel KOÇ - İstanbul DHA
Kartal'da 21 kişinin ölümüyle sonuçlanan Yeşilyurt aparmasının çökmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada 3 kişi hakkında, "Taksirle birden çok kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.
ÜÇ KİŞİYE DAVA AÇILDI
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda 3 kişi hakkında, "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçundan iddianame düzenlendi.
İddianamede, bilirkişi raporunda binanın çökmesinde asli kusurlu bulunan binanın proje sorumlusu Suzan Çayır, binanın teknik uygulama sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu, yapı ruhsatının 'mesuliyet alan' bölümünde sürveyan olarak görünen Arzu Keleş Baran şüpheli olarak yer aldı. Üç kişinin, "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçlarından 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları istendi. İddianamenin gönderildiği İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15 gün içinde iddianamenin kabulü veya reddi yönünde karar vermesi bekleniyor.
BİR KİŞİNİN TUTUKLULUĞU SÜRÜYOR
Üç şüpheli olaydan sonra gözaltına alınmış, Uğur Mısırlıoğlu ve Suzan Çayır 14 Şubat 2019 tarihinde tutuklanmıştı. Tutuklulardan Suzan Çayır, 15 Mart 2019 tarihinde tahliye edilmişti. Davanın tek tutuklu sanığı Uğur Mısırlıoğlu.
Görüntü Dökümü:
----------
-Arşiv
====================
(GENİŞ HABER)
2- TURİSTE TACİZLE SUÇLANAN TAKSİCİYE "HIRSIZLIĞA TEŞEBBÜS" SUÇUNDAN 1 YIL 4 AY HAPİS
Haber: Özden ATİK/ İstanbul, DHA
Şişli'de Tayland uyruklu turist kadına tacizde bulunduğu ve fazla ücret alarak dolandırmaya çalıştığı iddiasıyla tutuklanan ve ilk duruşmada tahliye edilerek tutuksuz yargılanan taksici Birol Topal, "Nitelikli hırsızlığa teşebbüs" suçundan 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. "Cinsel saldırı" suçu yönünden ise şikayetçi kadının, şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle davanın düşmesi yönünde karar verildi.
İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık Birol Topal avukatı ile geldi. Müşteki Nıoon Sonthu ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirtilerek, sanık Topal'a karar verilmeden önce son kez savunma yapıp yapmayacağı soruldu.
"ŞAKALAŞTIK, OLAY FARKLI BOYUTA GELDİ"
Savunma yapan Birol Topal, Mecidiyeköy'deki bir alışveriş merkezinin önünden aldığı yolcudan iddia edildiği gibi 80 lira değil sadece 30 lira aldığını ve kadına taciz etme amacıyla yaklaşmadığını belirtti. Sanık Topal, "Şakalaştık ancak olay daha sonra farklı bir boyuta geldi. Müşteki, tutuklandığım zaman ailemle görüşüp uzlaşmak için 10 bin lira para almış. Uzlaşma raporu düzenlenirken, yurt dışında olduğunu belirterek 20 bin lira daha istemiş ve 'yoksa uzlaşmam' demiş. Parayı ödemedik. Oysa o dönem Türkiye'de olduğuna dair deliller var. Büyük bir zarar içindeyim" dedi.
"REFLEKS OLARAK ELİ DEĞMİŞ OLABİLİR"
Sanık avukatı da, müştekinin 100 lira para ödediğini ve müvekkilinin önce 20, daha sonra da 50 lirasını geri verdiğini söyleyerek "Nitelikli hırsızlık suçu oluşmamıştır, yasada belirtilen olaylar yaşanmamıştır. Cinsel saldırı yönünden ise müvekkilim bu amaçla hareket etmemiştir. Refleks olarak müştekiye eli değmiş olabilir. Zaten müşteki de bu suçlamayla ilgili şikayetini geri çekmiştir" diyerek "cinsel saldırı" yönünden davanın düşürülmesini talep etti.
Sanık Birol Topal son sözünde, yurtdışında olması nedeniyle müştekiye uçak bileti ve yol masrafını ödemek istediğini ancak müştekinin bunu kabul etmediğini söyledi. Topal, kendisinden 20 bin lira istemesi üzerine uzlaşamadıklarını ifade etti.
1 YIL 4 AY HAPİS
Mahkeme sanık Birol Topal'ın, "Nitelikli hırsızlığa teşebbüs" suçundan 1 yıl 4 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Türk Ceza Kanunu'nda belirtilen herhangi bir indirim yoluna gitmeyen mahkeme, sanık hakkında daha önce İstanbul 2. Sulh Ceza, İstanbul 87, 74 ve 64. Asliye Ceza Mahkemelerinde verilmiş kararların ertelendiğine işaret ederek, hükmün açıklanmasını geri bırakmadı.
"CİNSEL SALDIRI SUÇUNDAN DAVA DÜŞÜRÜLDÜ
Sanık Topal hakkında, "cinsel saldırı" suçu yönünden açılan davanın, şikayetçi Nıoon Sonthu'nun şikayetini geri çekmesi nedeniyle düşürülmesine karar veren mahkeme, ertelenmiş diğer kararlar yönünden ilgili mahkemelere ihbarda bulunulmasını da hükme bağladı. Kararını açıkladıktan sonra hakim, sanığa, "Ertelenmiş çok sayıda davan var. Bu kararın kesinleşirse o davalarda verilen kararların hepsi açıklanır. 7 gün içinde itiraz etme süren var" dedi.
İDDİANAME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Tayland uyruklu müşteki Nıoon Sonthu'nın bir alışveriş merkezinden Beşiktaş'a gitmek için taksiye bindiği belirtilerek taksi sürücüsü Birol Topal'ın önce 60 liraya gidebileceğini, Nıoon Sonthu'nun daha önce 30 liraya gittiğini söylemesi üzerine de 30 liraya anlaştıkları anlatılıyordu. İddianamede turist kadının arka koltuğa oturmak istediği ancak taksicinin ısrarı üzerine ön koltuğa oturduğu, taksimetreyi açmadığı ve yola çıktıklarında müştekiyle arkadaş olmak istediğini söyleyerek müştekinin sağ elini zorla tutup okşadığı öne sürülüyordu. Yaşanan olayın cep telefonu kameralarına yansıdığı anlatılan iddianamede, şüpheli Birol Topal'ın hakkındaki suçlamaları reddettiği, ancak cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde şahsın, kadın turiste elle cinsel saldırıda bulunduğu ve 100 lira alarak 20 lira verdiğinin görüldüğü belirtiliyordu. İddianamede, taksi sürücüsü Topal'ın "Cinsel saldırı" ve "Nitelikli hırsızlığa teşebbüs" suçlarından 12,5 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyordu. Sanık Birol Topal, 12 Kasım'da tutuklanmış, 11 Aralık 2018 tarihli ilk duruşmada ise tahliye edilmişti.
Görüntü dökümü:
--------------------
-Arşiv
=====================
3- ZABITA MEMURUNU DARP EDEN MÜDÜRÜNE 5 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ
Yüksel KOÇ/İSTANBUL,
Kartal'da zabıta memuru Kenan Fidan'ı darp ettiği gerekçesi ile yargılanan eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Tayfun Karali, "Kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanarak kasten yaralama" suçundan 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karali'nin cezası 5 yıl süre ile ertelendi.
İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, olaydan sonra görev yaptığı İBB Zabıta Daire Başkanlığı görevinden alınarak İBB Hukuk Müşavirliği'nde avukat olarak görev yapmaya başlayan tutuksuz sanık Tayfun Karali ve avukatı ile müşteki Kenan Fidan katıldı.
'BENİ YANINA ÇAĞIRDI KÜFÜR EDİP VURMAYA BAŞLADI'
Duruşmaya ilk kez katılan Kenan Fidan olay gününu anlattı. İBB Zabıta Daire Başkanlığı Anadolu Yakası Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği'ne bağlı çekici şoförü olarak görev yaptığını söyleyen Kenan Fidan, olay günü toplantıya yetişmek için saat 08.00'da yola çıktığını belirterek, "Emniyet şeridini kullandığım doğrudur. Toplantının yapılacağı yere geldiğimde daire başkanımız benden önce gelmişti. Beni yanına çağırdı, küfür edip vurmaya başladı. Ben de ne olduğunu anlayamadım" dedi.
Sanık Karali'nin olaydan sonra kendisinden özür dilemediğini söyleyen Fidan, "Arayıp sormadı" dedi. Fidan, "Sanığın duruşmadaki ifadelerini kabul etmiyorum. Emniyet şeridinden giderken trafik güvenliğini tehlikeye soktuğumu, canına kast ettiğimi iddia etmektedir. Bunların hepsi gerçek dışıdır. Komplo kurulduğunu beyan etmektedir, ancak beyanlarının hiçbiri doğru değildir. Sanıktan şikayetçiyim" dedi.
'FARZ ETKİ BABAN SANA VURDU'
Aldığı darbelerden sonra çenesinin çok ağrıdığını belirterek, "Hatta abdestim vardı bozuldu, dudağım yırtıldığı için. Olaydan sonra müdürümün yanına gittim. Her birimin bir büyüğü vardır. 'Farzetki baban sana vurdu, bir tokat yedin' dedi" diye konuştu.
Söz alan sanık Tayfun Karali, sanıktan helallik istemek için iki defa girişimde bulunduğunu, ikisinde de görevlendirme nedeniyle bunun gerçekleşmediğini belirterek, "Daha sonra medyaya düştü. Medyaya düşünce de şikayetçi ile bir araya gelmedim. Olay nedeniyle son derece üzgünüm" dedi.
Son sözü sorulan sanık, davanın düşürülmesini ve beraatine karar verilmesini istedi.
5 AYLIK CEZA 5 YIL SÜRE İLE ERLETENDİ
Kararını açıklayan mahkeme, sanık Tayfun Karali'yi, "Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak sureti ile kasten yaralama" suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırdı. Karali'nin cezası 5 yıl süre ile ertelendi.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Tayfun Karali'nin 21 Aralık 2017 tarihinde Kartal'da yolun kenarında tartıştığı Kenan Fidan'ı darp ettiği belirtiliyor. İddianamede Karali için, "Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak sureti ile kasten yaralama" suçundan 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.
Görüntü dökümü:
----------------
-Arşiv
=================================
(ÖZEL)
4- SANCAKTEPE KUZEY MARMARA OTOYOLU'NDA TIR DEVRİLDİ
Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN-İsa ALMAÇAYIR/İSTANBUL,
Sancaktepe Kuzey Marmara Otoyolu'nda tekstil malzemeleri taşıyan TIR bariyerlere çaptıktan sonra yan yattı. Yaklaşık 20 metre sürüklenen TIR'daki malzemeler yola saçılırken, sürücü kazayı yara almadan atlattı.
Kaza saat 08.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu Paşaköy mevkii Yavuz Sultan Selim Köprüsü istikametinde meydana geldi. İddialara göre 27 J 1092 plakalı TIR'ın sürücüsü Halis Çakır bilinmeyen bir nedenle TIR'ın direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan TIR bariyerleri parçaladıktan sonra yan yattı. Tekstil malzemeleri taşıyan TIR yaklaşık 20 metre sürüklendikten sonra durabildi.
MALZEMELER YOLA SAÇILDI
Kazayı sürücü yara almadan atlatırken TIR'daki malzemeler yola saçıldı. Polis ekipleri ve otoyol görevlileri dubalar koyarak çevre güvenliğini aldı. Görevliler vinç yardımıyla otoyola saçılan malzemeleri yol kenarına aldı. Kaza nedeniyle trafik tek şeritten kontrollü bir şeklide verildi. Polisin kaza ile ilgili soruşturması devam ediyor.
Görüntü dökümü:
-----------------------
-Yan yatan TIR'ın görüntüsü
-Yola saçılan malzemelerden görüntü
-Parçalanan bariyerleri
-Polis ve otoyol görevlilerinden görüntü
-Yolu açma çalışmaları
-Malzemelerin vinç yardımıyla yol kenarına alınması
-Trafikten görüntü
-Genel ve detay görüntüler
========================
5- SANCAKTEPE'DE MİNİBÜS DEVRİLDİ: 4 YARALI
Haber-Kamera: Çağrı ÇALIŞKAN/İSTANBUL,
Sancaktepe'de iddialara göre ters yöne dönüş yapmak isteyen otomobille çarpışan servis minibüsü devrildi. Devrilen minibüsteki 4 kişi yaralandı.
Kaza Sancaktepe İslamoğlu Caddesi'nde saat 12.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre ismi öğrenilemeyen 71 DR 802 plakalı otomobil sürücüsü ters yöne dönüş yapmaya çalıştığı sırada Ozan G. idaresindeki 34 KM 9181 plakalı servis minibüsü ile çarpıştı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği minibüs park halindeki 34 SD 3452 plakalı otomobile çarptıktan sonra devrildi. Devrilen minibüste bulunan Erkan K., Mustafa Y., Sabahattin D. ve Yunus Emre T. Yaralandı. Şans eseri sürücü Ozan G. yara almadan kurtulurken, yaralı 4 kişi ambulanslarla çevre hastaneye kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin devam ettiği öğrenildi.
Görüntü Dökümü:
----------------------
-Devrilen araçtan görüntü
-İtfaiye ekiplerinden görüntü
-Polis ekiplerinden görüntü
-Kazaya karışan diğer araçların görüntüsü
-Genel ve detay görüntüler?
==========================
6- ETİYOPYA HAVAYOLLARI GENEL MÜDÜR YARDIMCISI AWEL'DEN UÇAK KAZASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
*Etiyopya Havayolları Genel Müdür Yardımcısı Busera Awel, Boeing 737-8 Max tipi yolcu uçağının düşmesi sonucu meydana gelen kazaya ilişkin "Süren bir soruşturma var, bunun sonucunu bekleyeceğiz" dedi.
*Etiyopya Havayolları, Addis Ababa-İstanbul arasında karşılıklı tarifeli seferlere başladı.
*Addis Ababa ile İstanbul arasında haftada üç kez karşılıklı sefer yapılacak.
Haber-Kamera: Enver ALAS - İSTANBUL/ DHA
Etiyopya Havayolları, Addis Ababa ile İstanbul arasında tarifeli seferleri başlatarak, iki ülke arasında hava köprüsünü kurdu. İlk seferin ardından İstanbul'da konuşan Etiyopya Havayolları Genel Müdür Yardımcısı Busera Awel, 10 Mart'ta Addis Ababa'dan Nairobi'ye gitmek için havalandıktan kısa süre sonra Boeing 737 Max 8 tipi yolcu uçağının düşmesi sonucu meydana gelen kazaya ilişkin bir soru üzerine açıklama yaptı. Awel, "Şu anda 380'nin üstünde 'Boeing Max' uçağı uçmuyor. Uçuşları durdurulmuş durumda. Bunun hakkında çok daha fazla yorum yapmak istemiyoruz. Süren bir soruşturma var, bunun sonucunu bekleyeceğiz" dedi.
Etiyopya Havayolları'nın, Addis Ababa-İstanbul tarifeli seferlerine başlaması nedeniyle Atatürk Havalimanı TAV Airport Hotel'de basın toplantısı düzenlendi. Sabah saatlerindeki gerçekleşen ilk seferin ardınan düzenlenen toplantıya, Etiyopya Havayolları Genel Müdür Yardımcısı Awel ile davetliler katıldı. Awel, burada yaptığı konuşmada, Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa ile İstanbul arasındaki tarifeli seferlerin haftada üç kez karşılıklı yapılacağını, daha sonra günlük uçuşlara da başlamayı düşündüklerini söyledi.
"BİZİM İÇİN KAZAN KAZAN İLİŞKİSİNE DÖNÜŞEBİLİR"
THY ile Etiyopya Havayolları'nın Star Alliance üyesi olduklarına dikkati çeken Awel, "THY ile beraber çalışarak, bu iki hat arasında uçuşları artırmaya çalışacağız. THY ile aynı hatlara hizmet verdiğimiz için rakibimiz ama biz rakip kelimesini kullanmak istemiyoruz. Hem iş birliği yapıp hem de birbirimize rekabet edebiliriz. Fakat rekabet bizim için birbirimize zarar vermek demek değildir. Biz Avrupa'da 19 noktaya uçuyoruz. THY de Afrika'da 40'ın üstünde destinasyona uçuyor. THY bazı noktalara haftada 3 defa uçuyor. Biz de Afrika'daki bazı destinasyonlara haftada birkaç defa uçuyoruz. Birbirimizle kod paylaşımı anlaşması yaparak, bu hatlara verdiğimizi servisleri artırabiliriz. Bu bizim için 'kazan kazan' ilişkisine dönüşebilir" diye konuştu.
ETİYOPYA HAVAYOLLARI FİLOSUNDAKİ B737-8 MAX TİPİ UÇAĞIN KAZASI
Awel, Etiyopya Hava Yollarına ait "Boeing 737 Max 8" tipi yolcu uçağı, 10 Mart'ta Addis Ababa'dan Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gitmek için havalandıktan kısa süre sonra düşmesine sonucu meydana gelen kazaya ilişkin bir soru üzerine, "Şu anda 380'nin üstünde 'Boeing Max' uçağı uçmuyor. Uçuşları durdurulmuş durumda. Bunun hakkında çok daha fazla yorum yapmak istemiyoruz. Süren bir soruşturma var. Bunun sonucunu bekleyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Görüntü Dökümü
--------------------
-Basın toplantısı
-Busera Awel'in konuşması
-Soruları yanıtlaması
-Kurdela ve pasta kesimi
-Genel ve detaylar
=============================
7- ANNESİNİ ÖLDÜREN 83 YAŞINDAKİ BABALARINDAN ŞİKAYETÇİ OLMADILAR
Haber: Serpil KIRKESER/ İstanbul DHA
Sarıyer'deki 76 yaşındaki eşi Esme Aksakal'ı başka erkeklerle yazıştığı gerekçesiyle 55 yıllık eşini öldürdüğü iddia edilen Bilal Aksal'ın(83) yargılandığı davada, çiftin oğlu ve kızı dinlendi. Çiğdem Toplu ve Murat Aksakal, babalarından şikayetçi olmadıklarını söyleyerek, gözyaşı döktü.
"ANNEM BANA BEN BUNDAN SONRAKİ HAYATIMI İSTEDİĞİM GİBİ YAŞAYACAĞIM, ARKADAŞLARIM VAR DİYE SÖYLEMİŞTİ"
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Bilal Aksakal getirildi. Duruşmada "müşteki" olarak dinlenen sanık Bilal Aksakal'ın kızı Çiğdem Toplu, "Babam Bilal Aksakal bana ve diğer kardeşlerime annemin başka kişilerle mesajlaştığını söylemişti ve bizden yardım istemişti. Ben annem Esme'ye bu durumu söylemiştim. Annem bana ben bundan sonraki hayatımı istediğim gibi yaşayacağım, arkadaşlarım var diye söylemişti. Ancak biz babamıza ve annemize yardımcı olamadığımızdan dolayı çok üzgünüz. Olay olduğunda ben Almanya'da bulunuyordum. Herhalde Türkiye'deyken annem ayrılma kararı almış ben şikayetçi değilim" dedi. Çiğdem Toplu ifade verdiği sırada sık sık gözyaşı döktü.
"ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM"
Sanık Aksakal'ın oğlu müşteki Murat Aksakal da babasının annesinin başkaları ile mesajlaştığını söylediğini, mesajları kendisine gösterdiğini, kendisinin de bir gözattığını ancak daha sonra bakmak istemediğini anlattı. Murat Aksakal, "Bu durumu anneme söyledim, annem de böyle bir durum olmadığını söyledi. Babam daha çok ablam Çiğdem ile durumu görüşüyordu. Ben son olarak anneme 'Bu yaştan sonra dikkatli ol; bizi rezil edecek bir hareket yapma' diye söylemiştim. O da bana 'Oğlum ben yanlış birşey yapmıyorum. Sadece bir kaç kişi ile tatlı şeyler mesajlaşıyorum' diye söylemişti. Ben anneme eğer görüşmek istediğin kişiler var ise teyzemlerle görüş demiştim. O da bana 'Ben bundan sonra gezeceğim, tozacağım' deyince ben de kendisine babamın yaşlı olduğunu babamı ihmal etmemesini söylemiştim. Ben olay olduğunda Almanya'daydım. Şikayetçi değilim" diye konuştu.
DAMATTA TANIK OLARAK DİNLENDİ
Sanık Bilal Aksakal'ın damadı Mehmet Toplu da duruşmada tanık olarak dinlendi. Tanık Toplu, kayınvalidesinin sosyal medyada mesajlaştığını, bu durumdan kayınpederinin rahatsızlık duyduğunu, kendilerinden yardım istediğini söyledi. Tanık Toplu, "Bir gün kayınpederim bize geldi. Kayınvalidemin Antalya'da bulunan bir şahısla telefonlaştığını ve mesaj içeriklerinin uygun olmadığını görünce kendisinin bu şahsı aradığını söyledi. Ardından da kayınvalidem bana kayınpederimin kendisi ile ilgili olarak yüzde 65 özürlü olduğunu ve 75 yaşında olduğunu Antalya'daki arkadaşına söylediğini bu şekilde kayınpederinin kendisini rezil ettiğini bana söyledi. Ben de kendisine asıl rezilliğin akrabalarımız ve komşularımıza karşı sizin yaptınız bu davranışlar duyulursa olacak diye söyledim. Kayınvalidem bana 'Bundan sonra kimse bana karışamaz, ben istediğimle görüşürüm' demişti. Kayınpederimin üst katta bulunan annesi ile birlikte yaşamasını kendisinin de tek başına evde yaşayacağını söylemişti" ifadelerini kullandı.
"MESAJLAR İNCELENDİKTEN SONRA CEZAM NE İSE VERİLSİN"
Söz verilen sanık "Benim çocuklarım Çiğdem ve Murat eksik bile anlatmışlardır. Ben mesajların fotoğrafını telefonuma kayıt etmiştim. Bunların hepsini avukatıma teslim etmiştim. Bu mesajlar incelendiğinde gerçek görülecektir. Bu mesajlar incelendikten sonra cezam ne ise verilsin" dedi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.
MÜTALAA
Geçen duruşmada Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada, Bilal Aksakal'ın "Kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istenmişti.
===========================
8 - ODTÜ MEZUNUNUN İNTİHARINDA 'GÖZALTI TUTANAKLARINDA DEĞİŞİKLİK' DAVASINDA MÜTALAA
Özden ATİK/ İSTANBUL,
ŞİŞLİ'de, 2010 yılında evinin penceresinden atlayarak intihar eden ODTÜ mezunu mimar Onur Yaser Can'ın gözaltı tutanaklarında değişiklik yaptıkları iddia edilen Narkotik Şube Müdürlüğü'nde görevli iki polis memurunun yargılandığı davada, savcı mütalaasını bildirdi. Savcı, sanık polisler hakkında "Resmi belgede sahtecilik" ve "Resmi belgeyi bozma" suçlarından ayrı ayrı 6 yıldan 15 yıl 6 aya kadar hapislerini talep etti.
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 14'üncü celsesi görülen davaya, baba Mevlüt Can ve kızı Ezgi Sevgi Can ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz yargılanan sanık polisler ise duruşmaya katılmadı.
Duruşmada savcı Yaşar Fatih Mengüç, ölen Onur Yaser Can'ın 2 Haziran 2010 tarihinde, saat 22.20 sıralarında "uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan Narkotik Şube Mücadele Şube ekiplerince yakalandığı, Beyoğlu savcısı tarafından ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılması talimatı verildiği, 3 Haziran'da Onur Yaser'in serbest bırakıldığı hatırlatıldı. 24 Haziran'da intiharından önce bıraktığı not üzerine katılanların şikayeti ile Onur Yaser hakkında düzenlenen bir kısım belgelerin yeniden düzenlenip imzalatılması ile ilgili soruşturmaya başlandığı, bu kapsamda Narkotik Şube'de kullanılan bilgisayarlarda alınan imajın bilirkişi tarafından incelenerek hazırlanan raporda Onur Yaser ile ilgili word belgesine rastlandığı, kriminal adlı dosyada, hastaneye giriş dosyasında, salıverme dosyasında, Onur Yaser'in ifade dosyasında, savcı görüşme tutanağında değişiklik yapıldığı anlatıldı.
Mütalaada, Onur Yaser'in bırakılmasından yaklaşık 13 saat sonra tutanaklarda değişikliklerin düzenlendiği kaydedilerek olay tarihinde görevli polisler Salih Bahar ve Soner Gündoğdu'nun "Resmi belgede sahtecilik" ve "Resmi belgeyi bozma" suçlarından 6 yıldan 15 yıl 6 aya kadar hapisleri talep edildi.
"GECİKEN ADALET ADALET DEĞİLDİR"
Katılanlar baba Mevlüt Can ve kızı Ezgi Sevgi Can'ın avukatı Ercan Kanar, mütalaaya kısmen katıldıklarını belirterek sanıkların "Resmi belgede sahtecilik" suçundan daha ağır şekilde cezalandırılmasını ve sanık polislerin amirleri ve diğer görevliler hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Söz alan Ezgi Sevgi Can ise yapılan sahteciliğin ağabeyini ölüme sürüklediğini belirterek "Bizler yapılan sahteciliği örtbas etmek için yapılan sahteciliği kanıtlamaya çalışıyoruz. Bunun adı zulümdür. Bu ülkede halen bir şeyler yapmaya çalışan bir insan olarak sizden adaleti geciktirmemenizi talep ediyorum. Dava zaman aşımına uğramadan ulaşılabilecek tüm ipuçlarına ulaşmanızı istiyorum. Geciken adalet adalet değildir" dedi.
SON SAVUNMALAR İÇİN DURUŞMA ERTELENDİ
Mahkeme heyeti, Narkotik Şube'ye yazı yazılarak bilgisayarın hangi görevliler tarafından kullanıldığı, katılanlar avukatının suç duyurusunda bulunulması talebinin hükümle birlikte karara bağlanmasına karar verdi. Sanıklar hakkında ceza artırımı olabileceğinden ek savunmalarının alınması için haklarında zorla getirilmeleri için yazı yazılmasına ve son savunmalarını yapmaları için de süre veren heyet duruşmayı erteledi.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Onur Yaser Can, 2 Haziran 2010 günü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince esrar satın aldığı gerekçesi ile gözaltına alınmış, 3 Haziran 2010 saat 01.00 sıralarında tutanakla serbest bırakılmıştı. İddiaya göre serbest bırakıldıktan sonra evrakta eksiklikler olduğu gerekçesi ile tekrar Narkotik Şube'ye çağrılan Can, 23 Haziran 2010 akşamı, oturduğu apartmanın 3'üncü katından atlayarak intihar etti. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, "İşkence, intihar, kötü muamele" suçlarından takipsizlik kararı verdi. Ancak gözaltı tutanaklarını hazırlayan polisler Soner Gündoğdu ve Salih Bahar hakkında "Resmi belgede sahtecilik" suçundan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açtı. Mahkeme, 8 yıla kadar hapisleri istenen iki polis memurunu 2 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırdı. Ancak Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararı bozdu. Kararda, mevcut bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, tahrif edilen evrakta, sanıkların savunmasına göre sadece tarih ve sicil kısımlarının değiştirildiği belirtildi. Bunun üzerine yargılama yeniden başladı. Yargıtay süreci sırasında psikolojik destek alan anne Hatice Can da oğlu gibi kendini aşağıya bırakarak 2 Mart 2014' de yaşamına son verdi.
Görüntü Dökümü:
---------
Mevlüt Can ve Ezgi Sevgi Can'ın görüntüsü
Son Dakika › Güncel › Dha İstanbul Bülteni - 2 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.