60 Ukrayna vatandaşı, ülkelerine döndü
TÜRKİYE'deki 60 Ukrayna vatandaşı, dünya genelinde görülen koronavirüs salgını nedeniyle Sakarya'nın Karasu ilçesindeki limana yanaşan gemiyle ülkelerine döndü. Koronavirüs salgını nedeniyle Ukrayna'ya dönmek isteyen 60 Ukrayna vatandaşı, Sakarya'nın Karasu ilçesinde bulunan limana geldi. 'Vilnius' isimli gemi, saat 01.30 sıralarında Karasu Limanı'na geldi. Gemi, içindeki 73 yolcu ile 3 gemi personeli kontrolden geçirildikten sonra saat 05.00 sıralarında limana alındı. Saat 05.30 sıralarında ise Ukrayna'ya gitmek için limana gelen 60 yolcu, gemiye alınmaya başlandı. Gemi saat 08.00 sıralarında Odessa'ya gitmek için hareket etti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ ----------------Liman detay Yolcuların gelişi
HABER-KAMERA: Ramiz Kaan OKTAR/ KARASU (Sakarya),
============================
Pankobirlik Başkanı Konuk: Etanol sıkıntımız yok
PANKOBİRLİK Başkanı Recep Konuk, koronavirüs nedeniyle desenfeksiyon çalışmalarının öne çıktığını, bu nedenle etanole talep oluştuğunu belirterek, "Konya Şeker olarak, Türkiye'nin etanol ihtiyacının yüzde 56'sını karşılayacak şekilde zaten üretiyorduk. Bunun tamamının özellikle denatüre edilmiş etil alkol olarak arzıyla da ülkemizde etanol talebini karşılayacak arz sıkıntısı olmayacağını rahatlıkla söyleyebilirim" dedi. Koronavirüs salgını nedeniyle dezenfekte ürünleri ile kolonya üretiminde kullanılan etanol (etil alkol) ihtiyacı gündeme geldi. Türkiye'nin etanol ihtiyacının yüzde 56'sını da Pankobirlik'e bağlı Konya Şeker Fabrikası'nın Biyoetanol Üretim Tesisi karşılıyor. Yıllık 84 milyon litre üretim kapasitesine sahip tesiste, şeker pancarının atık maddesi olan melasından etanol üretiliyor. Pankobirlik Başkanı Recep Konuk, koronavirüs nedeniyle dünyada etanole ciddi bir talep oluştuğunu ancak Türkiye'de etanol sorunu olmadığını belirtti. Konuk, şunları söyledi: "Dünyanın yaşadığı küresel bir kriz var. Dolayısıyla buna karşı mücadelede dezenfektan öne çıktı. Ciddi anlamda dünya genelinde etil alkole talep oluştu. Ülkemizde de belki 1 yıllık talep belki son 10-15 günlük süreçte gerçekleşti. Şansımız şu, bizim milli sanayimiz var. Etanol üretiminde bir problemimiz yok. Sadece hızlı talebi karşılamada belki nakliyeyle ilgili, etil alkolün uçucu özelliğinden dolayı, özel araçlarla taşındığı için bundan dolayı küçük bir aksama veya birkaç güne ihtiyaç var. Yoksa normalde Türkiye'nin etil alkol üretiminde bir problemi yok. Olmamasının zeminini de Sanayi Bakanlığı'mız, ilgili bakanlık ve kuruluşlarla bir araya gelerek, daha önce benzine katılan etanolün 3 ay ertelenmesiyle, etanolün de bu anlamda hem dezenfektan sanayide hem de kolonyada kullanılmasının önünü açmış oldu."MİLLİ KURULUŞLARIN ÖNEMİ ORTAYA ÇIKTI Şu an ülkemizde etanol sıkıntısının yaşanmamasının en büyük nedeninin milli kuruluşların olmasından kaynaklandığını ifade eden Konuk, bu sayede milli kuruluşların öneminin ortaya çıktığını kaydetti. Konuk, "Konya Şeker olarak, Türkiye'nin etanol ihtiyacının yüzde 56'sını karşılayacak şekilde zaten üretiyorduk. Bunun tamamının özellikle denatüre edilmiş etil alkol olarak arzıyla da ülkemizde etanol talebini karşılayacak arz sıkıntısı olmayacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Biz günlük 80-85 metreküpe yakın zaten üretiyoruz. Ticaret ve kar, her şey değil. Söz konusu sağlıksa, gerisi gerçekten teferruat. Biz öyle de düşündük. Milletimizi başkalarına muhtaç etmeyiz. Burada şu da ortaya çıkmış oldu, milli kuruluşların önemi anlaşılmış oldu. Bugün ne kadar finansman gücünüz olsa da olmayan bir ürünü ithal edemezsiniz. Dünya şu an yoka düşen bir ürünle mücadele ediyor. Dolayısıyla ülkemizde etil alkolle ilgili kesinlikle bir sıkıntı olmayacağını rahatlıkla söyleyebilirim" diye konuştu. TARIM TAKVİMİ OLUŞTURULMALI Koronavirüs tedirginliği nedeniyle marketlerin gıda raflarında yoğunluk olduğunu ancak bunun israfa yol açtığını ifade eden Konuk, bu yıl gıda sektöründe bir sorun yaşanmayacağını belirtti. Konuk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gıda da bu yıl kesinlikle bir problem yok. Marketlerin raflarını vatandaşların boşalttığını görüyoruz. İsraf ediyorlar asılında. Türkiye'de hiçbir ürünün arzında, üretiminde sorun yok. Mesela, bizim ürettiğimiz ürünler arasındaki şekerde, bulgurda, et ve süt ürünlerinde, temel gıda maddeleriyle ilgili kesinlikle bir sıkıntı yok. Yeterince bunun hammadde stokları mevcut. Hammaddesi olan ve sanayisi çalışan bir üretimden bahsediyoruz. Bunun için telaşa gerek yok. Hele hele panik alım, asla yapılmasın yeterince bu yıl ürün var."Konuk, gıdanın birinci halkası olan tarımsal üretimde mutlaka koronavirüs nedeniyle önlem alınması ve tarımsal takvimin oluşturulması gerektiğini aksi takdirde önümüzdeki yıl gıda sorunun yaşanabileceğini vurguladı. Konuk, "Önümüzde yıl, gıdanın birinci halkası olan tarımsal üretimde bir zafiyet olursa ki, olma ihtimali var. Sebebi, bütün dünyanın bu küresel salgınla yüzleşmesi. Dolayısıyla tarımın üretim aşamasının bazı kademeleri, seralarda, ahırda, ağılda, çiftliklerde yapılıyor, dikim ve çapa da ciddi anlamda insan emeğine ihtiyaç var. Bunun da ertelenmesi söz konusu değil. Hayati önemi olan bir konudan bahsediyoruz. Önümüzdeki yılın gıdanın altyapısından bahsediyoruz. Mutlaka bir tarım takviminin masaya yatırılıp, başta Tarım Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile birlikte yol haritası oluşturmasına ihtiyaç var. Bunu sağlayabildiğimiz sürece önümüzdeki yılki gıdayı da garanti altına almış oluruz. Önümüzdeki yıl riskli. Bizde olmadı, başka yerden ithal edelim şansına, seçeneğine sahip olamayabilirsiniz. Dünyada olmayabilir. Önceden tedbirini alıp, ötelemeden, tarım takvime uygun bir planlamayı derhal hayata geçirmeliyiz. Üreticinin güzel bir lafı vardır; 'Bir günün bin güne zararı vardır'. Dolayısıyla bunları bugün ertelemeden, ötelemede ekim, dikim işleri başladı. Tedbir mutlaka alınmalı, virüs salgını, mutlaka tarladan uzak tutulmalı. Bunu başaramazsak, gıda da önümüzdeki yıl farklı sıkıntıları, sadece biz değil bütün dünyanın yaşayabilme ihtimalini göz ardı etmemeliyiz" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ----------------Recep Konuk açıklamalarEtanol fabrikasından detaylar
Haber-Kamera: İsmail AKKAYA-Tolga YANIK KONYA
============================
Lise öğrencileri 1 haftada 150 ton dezenfektan üretti
KAYSERİ Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde kimya bölümü öğrencileri, kentte dezenfektan ihtiyacını karşılamak için son 1 haftada 150 ton üretim yaptı.Kocasinan'da bulunan Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kimya Bölümü öğretmen ve öğrencileri, 2017 yılından bu yana, kentteki kamu kurumları için dezenfektan üretiyor. Okuldaki atölyede üretim yapan öğrenciler, Çin'de ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgınının Türkiye'de de görülmesi ardından dezenfektan ihtiyacını karşılamak için üretimi artırdı. 2 okul idarecisi, 4 öğretmen ve 20 kimya bölümü öğrencisi, son bir haftada 150 ton dezenfektan üretti. Dezenfektan ürünleri, Kayseri'deki kamu kurumlarının yanında Nevşehir, Kırşehir, Sivas, Yozgat, Aksaray ve Niğde gibi illere de gönderiliyor.'AŞIRI TALEP VAR'Okulun Kimya Bölümü Alan Şefi Mehmet Özbay, okulda yerli ve milli üretim politikası izlediklerini söyleyerek, "Dezenfektan malzemesi üretiminde 20 öğrencimiz çalışıyor. Bunların hepsi de gönüllü olarak çalışıyor. Milli Eğitim başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlardan siparişler alıyoruz. Dışarıya satışımız da var. Sabah 09.30 gibi çalışmaya başlıyoruz, gece saat 22.00'ye kadar üretim devam ediyor" dedi.'540 TON SİPARİŞ ALDIK'İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fatih Gökhan Kolukısa ise, okullarının dezenfektan üretiminde yoğun bir mesai harcadığını kaydederek, "Hem ortam dezenfektanı hem de el dezenfektanı üretiliyor. Bugüne kadar toplam 540 ton sipariş aldık. Bunun 150 tonunu teslim ettik. Çocuklarımız hem yaparak öğreniyor hem de ürettiklerini ülkeye katkı olarak sunuyorlar. Bu bizim için çok değerli. Şehir dışından ürünler talep edildiğinde ise siparişlerimizi gerçekleştiriyoruz. Burada tamamen yerli ve milli bir üretim ile bir milli sermaye gerçekleşiyor" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Öğrencilerin dezenfektan yapımı-Alan şefi Mehmet Özbay ile röportaj-İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fatih Gökhan Kolukısa ile röportaj-Ürünlerin paketlenmesi-Ürünlerin kamyona yüklenmesi-Diğer detaylar
Haber-Kamera: Yasin DALKILIÇ - Muhammed KISIR/ KAYSERİ,
============================
Kayseri'deki fabrikada günlük 6 milyon maske kumaşı üretiliyor
KAYSERİ Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) maske kumaşı üretimi yapılan fabrikada çalışanlar, 15 il ve 20 ülkeden gelen siparişleri yetiştirmek için gece gündüz çalışıyor. Fabrikada, günlük 6 milyon maske üretimini karşılayacak kumaş üretimi gerçekleştiriliyor.Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de etkisini gösteren koronavirüs salgını birçok sektörü olumsuz yönde etkilerken, sağlık alanında çalışma yapan firmaların ise iş yükünü artırdı. Kayseri OSB'de bulunan kumaş fabrikası, sağlık alanında maske ve cerrah elbisesi yapımında kullanılan kumaşları üretiyor. Fabrikada, koronavirüs salgınının ortaya çıkmasıyla birlikte artan talebi karşılayabilmek için 3 vardiya şeklinde çalışılıyor. Fabrikada çalışanlar, 15 il ve 20 ülkeden gelen siparişleri yetiştirmek için gece gündüz çalışıyor. Günde 6 milyon maskeye tekabül eden kumaş üretimini gerçekleştiriliyor.'STOKLARIMIZDA SIKINTI YOK'Fabrikanın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Baktır (60), 8 yıldır kumaş üretimi yaptıklarını belirterek, "Nonwoven kumaş, maske yapımında, hijyenik ortamlarda ve yatak sektöründe kullanılan bir kumaş çeşididir. Koranavirüs hastalığı neticesinde nonwoven kumaşa aşırı derecede bir ihtiyaç söz konusu oldu. Biz üretimlerimizi gece gündüz yapıyoruz. Siparişlerimizde bir artış yaşandı. Biz sanayiciler olarak gece gündüz 24 saat çalışıp, vatandaşımızın ihtiyacını karşılamak için hazırız. Vatandaşlarımız endişelenmesin. Stoklarımızda herhangi bir sıkıntı yok. Çünkü biz üretimimize devam ediyoruz. Günlük üretim kapasitemiz 6 milyon civarında" dedi.'HASTANELERİMİZİN İHTİYACI İÇİN GÖNÜLLÜ OLDUK'Türkiye'de 15 il, 20 ülkeye kumaş ürettiklerini söyleyen Baktır, "Öncelikli olarak yurtiçine önem veriyoruz. Burada talep ne olursa olsun karşılıyoruz. Kayseri'deki hastanelerimizin maske ve diğer cerrahi olarak tüm kumaş ihtiyaçlarını karşılayacağız. Bunun için gönüllü olduk. Erciyes Üniversitesi'nin talebi oldu. 500 bin maske ihtiyacını karşılamak için kumaş yardımında bulunacağız. Biz talep doğrultusunda ihtiyaçları için gerekli kumaşı vermeye söz verdik. Kayserili bir sanayici olarak üzerimize ne düşüyorsa onu yapmaya hazırız. Vatandaşımız panik yapmasın, tedbir alsın biz üzerimize ne düşüyorsa onu yapmaya hazırız" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Kumaş yapımından detaylar-Firma sahibi Ali Baktır ile röportaj-Muhabir Yasin Dalkılıç'ın anonsu-Ürünlerin poşetlenmesi ve hazır hale getirilmesi-Diğer detaylar
Haber-Kamera: Yasin DALKILIÇ-Muhammed KISIR/KAYSERİ,
===========================
Flamenko ile Anadolu'nun müzik ve dans kültürünü birleştirdi
ÇANAKKALE'nin Biga ilçesinde, yerel sanatçıların yer aldığı 'İmparators' grubunu kuran koreograf Metehan Gözütok, İspanya'nın yöresel dansı flamenko ile Anadolu'ya özgü oyun türlerini birleştirdi. Kültürleri buluşturan grubun şimdiki hedefi ise Türkiye'nin 7 bölgesinden müzik ve dans kültürlerini Flamenko ile birleştirmek.Biga'da koreograf Metehan Gözütok, 3 ay önce 8 yerel sanatçıyla 'İmparators' grubunu kurdu. Grup, İspanya'nın yerel dansı flamenko ile Anadolu'nun yöresel dans ve oyunlarını, hem figürleri hem de müzikleriyle sentezledi. Kürdilihicazkar ile Longa ile Semazen, Zeybek, Kafkas ve Karadeniz'e özgü müzik türlerini harmanlayan grup, dans hareketlerini de birbirlerine bağladı. 'İmparators' grubu, ilk klibini çektikten sonra Kanada'dan Ağustos ayı için konser daveti aldı. 8 kişilik ekibin şimdiki hedefi ise Türkiye'nin 7 bölgesinden müzik ve dans kültürlerini Flamenko ile birleştirip, sentezlemek.'AYNI DUYGU TOHUMUNDAN FİLİZLENEN İKİ FARKLI KÜLTÜR'Grubun 3 ay önce kurulduğunu anlatan koreograf Metehan Gözütok, flamenko dansının çıkış noktasının Anadolu'da çekilen zorluklarla bağlantısı olduğunu belirterek, "Flamenko, Endülüs bölgesine baktığımız zaman oranın duygu yapısı zamanında 1600"ü yılların sonuna doğru bundan dışlanmış, iş, AŞ verilmeyen sevdiğine kavuşamayan insanların kendi duygularını ifade etme biçimi olarak doğmuş. Dönüp Anadolu'ya baktığımız zaman aynı duyguları görüyoruz. Savaştan çıkmış bir toplum, açlık sefalet çeken bir toplum. Aynı zamanda sevdiğine kavuşamamış ve buna bu duyguları yansıtan türküleri var. Dans figürleri var. Yani aynı duygu tohumundan filizlenen iki farklı kültürü biz bu 'İmparators' projesinde birleştirdik ve bunu dünya üzerinde dans ve müzikal sentez olarak yapan ilk grubuz. Daha önce bu dalda müzikal olarak sentezler yapılmış. Ama hem dans, hem müzik olarak daha önce bir benzeri yok" diye konuştu.'7 BÖLGEDEN MÜZİK VE DANSI FLAMENKO İLE BİRLEŞTİRECEĞİZ'Henüz proje aşamasındayken teklifler aldıklarını söyleyen Gözütok, "Henüz proje aşamasındayken 3 farklı ülkeden konser daveti aldık. İlk klibimiz yayınlandıktan sonra da Kanada'da ağustos ayında olmak üzere bir konser daveti aldık. Olayın henüz başındayken böyle güzel girişimler olması bize ayrı bir mutluluk verdi. İlk parçamız Kürdilihicazkar Longa ve Semazeni birleştirdik. Arkadaşlarımızın emprovize yarattığı bir eserden oluştu. İkinci parçamız Zeybek ve Kafkas'tan oluşacak. Üçüncü parçamızda semah ve Karadeniz olacak. Böyle böyle Türkiye'nin 7 bölgesinden müzik ve dans kültürlerini Flamenko ile birleştirip, sentez yapacağız. Bu şekilde 10 parça çıkarıp, 1,5 saatlik konser oluşturmayı planlıyoruz" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -İmparators grubunun klibinden görüntü-İmparators grubunun çalışmasından görüntü
-Metehan Gözütok ile röp.
Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE,
Son Dakika › Güncel › DHA YURT BÜLTENİ - 2 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.