Tarım aracına bağlanarak sürüklenen köpek öldü
Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde, kimliği henüz bilinmeyen bir kişinin halk arasında pat pat olarak bilinen tarım aracına iple bağladığı köpeği dakikalarca aracının yanından sürüklemesi güvenlik kamerasına yansıdı. Can çekişen köpek, 1 kilometre ilerde ölü bulundu.
Olay, önceki gün ilçeye bağlı Yalnızçam köyü yolunda meydana geldi. Kimliği henüz bilinmeyen bir kişi, tarım aracının sürücü kapısına iple bağladığı köpeği dakikalarca sürükledi. Köpeğin can çekiştiği anlar, bir evin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde hızla giden tarım aracına bağlı olan köpeğin, ipten kurtulmak için çabaladığı görüldü. Görüntüleri izleyen ev sahibi, köpeği yaklaşık 1 kilometre ileride çalıların arasında ölü buldu. İsmini açıklamayan kişi, köpeğin araca bağlanarak sürüklenerek ölümüne neden olunmasına tepki gösterdi.
Görüntü Dökümü
------
-Köpeğin sürüklenmesi
-Aracın geçişi
Haber-Kamera: Sinan KABATEPE/EREĞLİ(Zonguldak),( DHA)-
===========
Kestel Ovası'nda 30 bin de kar tarım arazisi su altında kaldı
Burdur'un Bucak ilçesinde bir süredir etkili olan aşırı yağışlar Kestel Ovası'nı göle çevirdi. Bölgede çoğunlukla hububat ekili yaklaşık 30 bin dekar alan su altında kaldı.Bucak'ta ocak ayında başlayan ve halen aralıklarla süren aşırı yağışlar taşkınlara neden olurken, Kestel Ovası göle döndü. Su altında kalan yaklaşık 30 bin dekar hububat ekili tarım arazisi zarar gördü. DSİ tarafından 1960'lı yıllarda Bucak ve bazı köyleri taşkından koruma amaçlı açılarak Kestel Ovası'nda bulunan düdenlere yönlendirilen DSİ kanalları, tam doluluk seviyesinde su aktarırken, kanalların dolu olmasından dolayı ovadaki sular çekilmiyor.
Kestel köyü Muhtarı Hasan Durmaz, "Kestel Ovası'nda bulunan düdenlere sadece Kestel köyünde yağışlar sonrası oluşan dere ve taşkın suları akmıyor. Bucak ve çevre köylerden DSİ tarafında yön verilen taşkın suları geliyor. Hemen hemen tüm bölgenin taşkın suları Kestel Ovası'nda bulunan düdenlere yön verildiği için fazla gelen suları düdenler çekmekte zorluk çekiyor. Düdenlere aşırı su verilmesi halinde ise tıkanıyor" dedi. Kestel köyü halkı da olası aşırı yağışların bedelini her zaman kendilerinin ödediğini belirterek, "DSİ 1965 yılında tüm taşkın sularını Kestel Ovası'nda bulunan düdenlere yönlendirmiş. O yıllardan bu tarafa yaklaşık 60 senedir başka bir çalışma yapılmadı. Her yıl olası aşırı yağışlar korkusu yüzünden arazilerimizi ekmeden, ektikten sonra hububat zamanına kadar taşkın suları olacak diye ölüp, ölüp diriliyoruz. Çünkü tüm taşkın suları Kestel Ovası'na yönlendirilmiş, sadece Kestel köyünün taşkın suları düdenlere akmış olsa bir dönüm su altında kalmaz. Bucak ve çevre köylerinin taşkın suları Kestel Ovası'nda düdenlere yönlendirildiği için düdenler fazla gelen suyu çekmiyor. Çekmediği için de her yıl olası aşırı yağışların bedelini Kestel köyü halkı çekiyor. Artık yetkililer bir çözüm bulmalı. Kestel Ovası'nı aşırı yağışlı geçen yıllarda kader olmaktan çıkarmalıdır" diye yakındı.
Görüntü Dökümü
--------------
Kestel Ovası'ndaki sulardan
Kestel Ovası'ndaki düdenden akan su
DSİ kanallarından görüntüler
Haber- Kamera: Halim AKCA/BUCAK (Burdur),
================
Emeğin başkentiydi, şimdi emeklinin başkenti
'EMEĞİN başkenti' olarak bilinen madenci kenti Zonguldak'ta emekli sayısı aktif sigortalı çalışan sayısını geçti. Bir zamanlar Türkiye'nin birçok kentinden göç alan kentin son zamanlarda nüfusu da göç nedeniyle hızla düşüyor. Türkiye Emekliler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Memiş, "Zonguldak köy olma yolunda gidiyor. Zonguldak'a bir çare bulunması lazım" dedi.
Taşkömürü üretimiyle ülke ekonomisine uzun yıllar önemli katkı sağlayan Zonguldak'ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun(TTK) küçülmesi ile son yıllarda emekli sayısı, çalışan sayısının üzerinde bulunuyor. 1990'da 35 bin işçinin çalıştığı kurumda şimdi 7 bin 137 işçi çalışıyor. Zonguldak SGK İl Müdürlüğü'nden alınan bilgilere göre, kentte toplam 137 bin 947 aktif sigortalı bulunurken, 160 bin 64 emekli bulunuyor. Emekli sayısı, çalışan sayısından 22 bin 693 kişi daha fazla olduğu, emeğin başkenti olarak bilinen kentte gençler iş bulmak için büyükşehirlere göç ediyor. 2010'da 619 bin 703, 2018 yılında 599 bin 698 olan Zonguldak nüfusu son 8 yılda 20 bin 5 kişi azaldı.
'ZONGULDAK KÖY OLMA YOLUNDA GİDİYOR'
Türkiye Emekliler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Memiş, Türkiye'nin birçok kentinden göç alan Zonguldak'ın şimdi göç verdiğini söyledi. Zonguldak'a emeklinin de artık göç ettiğini ifade eden Hüseyin Memiş, "1960-1965'lerde Zonguldak emeğin başkentiydi. Kars'tan, Edirne'den gelenler maden ocaklarında işe giriyordu. Şimdi Zonguldak bitti. İşsizlik Zonguldak'ta hat safhada. Şimdi emeklinin bile başkenti diyemiyoruz. Çünkü emekli de göç veriyor. Gençler gidiyor, emekliler de gidiyor. Askerden gelmiş, öğretmen olmuş çalışamıyor. Aileler de onlarla birlikte gidiyor. Zonguldak köy olma yolunda gidiyor. Zonguldak'a bir çare bulunması lazım" dedi. Tüm İşçi Emeklileri ve Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Mustafa Sarıoğlu da, 1994 yılında TTK'da çalışan binlerce işçinin zorunlu emekli edilmesi ve buna bağlı yeni işçilerin alınmaması nedeniyle bugün kentte emekli sayısının çalışandan fazla olduğunu söyledi.
'TTK'YA DAHA FAZLA İŞÇİ ALINMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ'
Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci ise, bu durumun kentte TTK haricinde önemli sanayi kuruluşları bulunmadığından kaynaklandığını söyledi. TTK'ya bu yıl alınması planlanan bin 500 işçi sayısını daha da arttırmak için çalıştıklarını ifade eden Demirci, şöyle konuştu:
"Zonguldak'taki emekli sayısının fazla olmasının sebeplerinden bir tanesi işsizlik. Gençlerimiz iş bulmak için başka illere gidiyorlar. Bundan dolayı da Zonguldak'ta emekli sayısı maalesef çalışandan fazla. TTK'ya bin 500 işçi alınacak. Cumhurbaşkanı geçen yıl bunu sözünü verdikten bu zamana kadar TTK'dan 500 işçi daha emekli oldu. Sayı daha da fazlaşacak. Biz o yüzden bu alımın daha da artmasını istiyoruz. Yeraltındaki kömürü yer üstüne çıkarmamız gerekiyor. Zonguldak'taki istihdam ne kadar artarsa orantılı olarak çalışan sayısı da artacaktır."
'KÜÇÜK ALMANYA DERLERDİ'
Emekli Hüseyin Cahit Köktürk (74) de, Zonguldak'ın işsizlik nedeniyle zor durumda olduğunu ifade etti. Yeni iş imkanlarının yaratılması gerektiğini söyleyen Hüseyin Cahit Köktürk, "İş olsa çalışan fazla olur. Eskiden küçük Almanya derlerdi. Çok iş vardı. Bunları yaşadık biz. Şimdi nüfus artıyor, iş hacmi yok. Yeni fabrikalar yok" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Drone ile Zonguldak görüntüsü
-Kent merkezinden detaylar
-Madenci anıtı
Hüseyin Memiş ile röp.
-Mustafa Sarıoğlu ile röp.
-GMİS Başkanı Ahmet Demirci ile röp.
-Vatandaş Erol Karaeli ile röp.
-Emekli Hüseyin Cahit Köktürk ile röp.
Süre: (7.30) Boyut: (838 MB)
Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,
===========================
16 yaşındaki alkollü sürücü kazaya neden oldu
Karabük'te, 16 yaşındaki alkollü ve ehliyetsiz sürücünün kırmızı ışıkta bekleyen araca çarpması sonucu meydana gelen zincirleme kazada 1 kişi yaralandı.Kaza, dün akşam saatlerinde Sanayi Kavşağı'nda meydana geldi. Karabük'ten Safranbolu yönüne giden İ.E.K(16), idaresindeki 07 GFP 89 plakalı otomobil, kırmızı ışıkta bekleyen N.K.(31) idaresindeki 16 DM 078 plakalı kamyonete, savrulan kamyonet ise O.M.(56) idaresindeki 25 GC 034 plakalı yolcu otobüsüne çarptı. Kazada yaralanan kamyonetin sürücüsü N.K. ambulansla Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Polis ekipleri, kazaya neden olan İ.E.K.'nın ehliyetsiz ve 1.09 promil alkollü olduğunu belirledi. Kazayla ilgili soruşturma başlatılırken, Çocuk Şube Müdürlüğü'nde ifadesi alınan İ.E.K. serbest bırakıldı.
Görüntü Dökümü
---------------
-Kaza yapan araçlar
-Yaralının ambulansa götürülmesi
Süre: (01.09) Boyutu: (128 MB.)
Haber-Kamera: Bülent DİKTEPE/KARABÜK,(DHA
=============================================
Kar maskeli, pompalı tüfekli market soygunu kamerada
Malatya'da, bir markette kar maskeli ve pompalı tüfekli kişinin soygun anı kameralara yansıdı .
Olay, geçen 6 Şubat Çarşamba günü saat 19.12'de Cirikpınar Mahallesi'nde meydana geldi. Markete kar maskesi takarak ve elinde pompalı tüfekle giren şüpheli, çalışanları göremeyince marketin deposuna yöneldi. Depoda market çalışanını bulan soyguncu pompalı tüfeği doğrultarak kasaya götürdü. Kar maskeli soyguncu tüfeğini doğrultmasıyla korku dolu anlar yaşayıp elini havaya kaldıran market çalışanına kasayı açtırarak tüm parayı aldı. Yaklaşık bin lira parayı alıp bölgeden uzaklaşan tüfekli soyguncu, kayıplara karıştı. Korkudan neye uğradığını şaşıran market çalışanının durumu polise bildirmesinin ardından olay yerine gelen polis ekipleri markette inceleme yaptı. Polis, güvenlik kameralarını inceledikten sonra kimliği tespit edilemeyen şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Kar maskeli, pompalı tüfekle gerçekleşen market soygunu ise saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.
GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR
Haber-Kamera: Taha AYHAN/MALATYA, -
==================
Düzce'de sis hayatı olumsuz etkiledi
Düzce şehir merkezinde sabah erken saatlerden itibaren etkili olan sis, hayatı olumsuz etkiledi.
Düzce şehir merkezinde sabah saatlerinden itibaren sis etkili oldu. Sis nedeniyle görüş mesafesi yer yer 10 metreye kadar düştü. Sabah işlerine gitmek için araçlarıyla yola çıkanlar sis nedeniyle zorlandı. Özellikle kavşaklardan geçerken sürücüler daha dikkatli davrandı. Trafik ekipleri güzergahlarda sürücüleri yavaş gitmeleri konusunda uyardı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------
Sis görüntüsü
Düzce tabelası görüntüsü
Araçların görüntüsü
Düzcelilerin görüntüsü ve detaylar
Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,
===============
Türk ve Rus dağcılar, 103 yıl sonra atalarının savaştığı Kargapazar Dağı'na tırmandı
Erzurum'da Türk ve Rus dağcılar, 103 yıl önce, 1'inci Dünya Savaşı sırasında atalarının savaştığı Pasinler ilçesi sınırlarındaki Kargapazar Dağı'na zirve tırmanışı yaptı. Türk ve Rus dağcılar zirvede birbirlerine imzaladıkları Türk ve Rus bayraklarını günün anısına hediye etti.
Geçen yıl 4'ncüsü düzenlenen Emrah Özbay Uluslararası Buz Tırmanış Festivali'nde karar verilen Kargapazarı Anma Tırmanışı, 1'inci Dünya Savaşı'nın 103'ncü yıl dönümünde 2 Rus ve 3 Türk dağcı tarafından gerçekleştirildi. Erzurum'dan karayolu ile 23 kilometre uzaklıktaki Pasinler ilçesinin Kevenlik köyüne giden dağcılar burada köylüler tarafından karşılandı. Son hazırlıklarını tamamlayan dağcılar Roman Khudyakov, Ivan Barusov, Özgür Taylan Soncan ve Ahmet Sinan Kurtoğlu ATAK Doğa Sporları Kulübü Başkanı ve Kargapazar Projesi Koordinatörü Milli Dağcı Çetin Bayram liderliğinde tırmanışa geçtiler. Yer yer 1 metre bulan derin karda yaklaşık 6 saat yürüyen dağcılar, 2 bin 740 metredeki ilk çatışmanın çıktığı zirveye ulaştılar. Bayram, tırmanış boyunca Rus dağcılara bilgiler verdi. Türk ve Rus dağcılar zirvede birbirlerine imzaladıkları Türk ve Rus bayraklarını günün anısına hediye ettiler. Zirvede fotoğraf çektiren dağcılar bu anı ölümsüzleştirdi.
'AMAÇ DOSTLUKLARIN BAKİ KALMASINI SAĞLAMAK'
Bu projeye geçen yıl karar verdiklerini söyleyen ve bunu hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Çetin Bayram, 2020'de çok uluslu bir anma programı düzenlemeyi planladıklarını söyledi. Kargapazar dağlarında Çanakkale'de olduğu gibi her iki milletin çocuklarının oradaki mücadelelerinin anılması ve halk arasındaki dostluğun pekiştirilmesini amaçladıklarını vurgulayan Bayram şunları söyledi: "Kargapazar savaşını anlatan Türk ve Rus kitapları burada her iki ordunun ortak düşmanının 'kış' olduğunu belirtiyor. Tarihi kaynaklar Türk ve Rus ordularının Kargapazar dağlarında gösterdikleri fedakarlığı takdir etmektedir. Her iki ülkenin askerleri bu savaşta düşman olmalarına rağmen birbirlerine hep saygı göstermişlerdir. Bugün savaşan o iki neslin torunları dostluk duyguları içerisinde zirve tırmanışı yaptık. 'Erzurum Kalesi ve Savaşları' kitabında Tümgeneral Vehbi Kocagüney, Kargapazar çatışmalarını şöyle anlatmaktadır: 'Kargapazar'ın kışı tarif edilemez. 23 Ocak 1916 sabahı Uzunahmet tabyasından cephe hattını izlerken Hakurt (Kevenlik) üzerinden Hacılar Çayı ve Hacılar Çayır'ı istikametinden Kargapazar'a tırmananlar arasında yüklü topçunun da bulunduğu bir alay kadar kuvvet gördük. Bu mevsimde böyle bir hareket umulmadık bir işti. Büyük, küçük herkes bu birliği takdir etti. Bizi Mahoğlu'na, Sultan Murat Tepesi'ne çıkartan ne ise onlar da o inançla tırmanıyorlardı. Bunun adı vazifeydi. Kargapazar'da iki ulusun çocukları birbirleri ile öç ile savaştılar. Öldü ve öldürdüler ancak birbirlerine saygı duydular çünkü her ikisinin de ortak düşmanı amansız tipilerdi' diyor. 1916 yılının 12-16 Şubat tarihlerinde Kargapazar dağlarındaki mücadelede Türk tarafını oluşturan Kargapazar müfrezesi benliğini feda ederek Rus ordusunu bir gün durdurdu. Bu durduruş asıl ordumuzun cephenin kuzeyden yarıldığını anlayıp savaşarak geri çekilebilmesine vesile olmuştur. Bu ordu 12 Mart 1918'de geri gelerek Erzurum'u ve Doğu Anadolu'yu kurtaran ordudur. Kargapazar müfrezesi Çanakkale'deki 57'nci Alay misali nerede ise tamamen şehit olarak bu kahramanlık destanının yazmışlardır. Rus ordusu bu harekat sırasında çok büyük kayıplar vermiş, bir gecede 500 askeri tipi ve fırtınadan donarak ölmüştür. Her iki ulusun çocuklarının 103 yıl önce burada yaptığı fedakarlık derin saygıyı hak etmektedir. Amacımız milletlerin dostluğunun baki kalması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için farkındalık yaratmaktır. Buradan Türk ve Rus milletlerine sporun evrensel barış ve dostluk ilkesi ile en derin sevgi ve selamlarımızı yolluyoruz."
Görüntü Dökümü
--------
-Dağcıların köye gelmesi
-Tırmanış öncesi yapılan hazırlık
-Tırmanışa geçilmesi
-Drone ile tırmanıştan çekilen detay
-Tırmanışta dağcıların çektiği görüntülerden detay
-Çetin Bayram ve Rus Dağcı Roman Khudyakov ile röp
SÜRE: 06.33 boyut: 734 MB
Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,
================
Naylon ve lastikle kayak şenliği
Konya'nın Hadim ilçesinde kar kalınlığı 2 metreyi bulan Armağan Yaylası'nda bir dernek tarafından kayak şenliği düzenlendi. Şenliğe katılanlar ise naylon, lastiklerin içi ve ikiye bölünmüş bidonlarla kayak yaptı.
Hadim Eğitim Kültür Mirasını Yaşatma, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği fotoğraf sanatçısı Abdullah Balon'un desteği 2000 rakımlı Armağan Yaylası'nda kayak şenliği düzenlendi. Şenliğe katılanlar ise naylon, lastik içi ve ikiye bölünmüş plastik bidonlardan kendi imkanlarıyla oluşturduğu materyallerle kayak yaptı. Kayak şenliği barbekü ve müzik keyfiyle sona erdi.
İstanbul'da oturan ve 1999 yılında Hadim Eğitim Kültür Mirasını Yaşatma, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ni kuran fotoğraf sanatçısı Abdullah Balon, "Derneğin 12 yıl başkanlığını yaptıktan sonra bıraktım. Dernek tarafından şenlik düzenlendi. Güzel bir gündü. Birlik ve beraberlik içinde olduk. Zaman hızlı geçiyor. Birbirimize daha sevgi ve saygı içinde hareket edersek daha mutlu oluruz. Kopuyoruz birbirimizden. Onun için birlik ve beraberlik içinde keyifli bir gün oldu." dedi.
Dernek Başkanı Zeki Kavrak'ta Orta Toroslarda yer alan Hadim'e kayak merkezi yapılması gerektiğini belirtti.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Kayak yapanlardan detay
Yayladan detay
-Röportajlar
(Haber- Kamera: Cengiz ÖZCAN HADİM KONYA DHA)
====================
İlk antrenmana yoğurt kabından yaptığı gözlükle gitti
ERZURUM'daki 50'nci Yıl Ortaokulu'nun 6'ncı sınıf öğrencisi Furkan Öztürk (12), beden eğitimi öğretmeni olan Türkiye Kızak Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi Tuğrul Aksu'nun tavsiyesi üzerine natürel kızak sporuna başladı. Öztürk, ilk antrenmanına yoğurt kabından yaptığı gözlükle gidince hocalarını ve takım arkadaşlarını duygulandırdı.
Merkez Yakutiye ilçesinde yaşayan Songül- Abbas Öztürk çiftinin 4 çocuğundan 3'üncüsü Furkan Öztürk, natürel kızağa başlamadan önce bu sporla ilgili bilgiler topladı. Sporcular için gözlük ve kaskın çok önemli olduğunu öğrenen Öztürk, akşam evde annesinin sobada yakmak istediği yoğurt kabına el koyup, kendisine gözlük yaptı. Öztürk, sabah uyanır uyanmaz gözlüğünü yanına alıp, antrenmana gitti. Öztürk'ün cebinden çıkarıp, taktığı gözlüğü gören hocaları ve arkadaşları duygulandı. Babası çobanlık yaparak, ailesinin geçimini sağlayan Furkan Öztürk'e kulübündeki hocaları ve öğretmeni Tuğrul Aksu gözlük hediye etti. Sevinç içinde gözlüğü alan Öztürk, "Öğretmenim 'Kızak sporuna katılır mısınız?' diye sordu. Ben ise boksa gidiyordum. Küçük yaşlardan itibaren kızakla kaydığım için kendime daha yakın gördüm. Öğretmenimize ismimi yazdırdım. Bu sporla ilgili bilgi topladım. Kask ve gözlüğün önemli olduğunu gördüm. Antrenmana çağırdıklarında annemin sobaya atmak istediği yoğurt kabından yaptığım gözlüğümü de götürmüştüm. Kaskı da önümüzdeki günlerde bulacağım uygun bir şeyle yapacaktım. Ancak antrenmanda kızakla kayan herkese kask ve gözlük verildiğini gördüm. Benim gözlüğüme gerek kalmadı; ama herkes çok beğendi. Bunu duyan beden eğitimi öğretmenim Tuğrul Aksu da bir gözlük hediye etti. Kızak sporunu çok seviyorum. Bu sporda en iyi olacağıma inanıyorum" dedi.
'FURKAN, TÜRKİYE ŞAMPİYONASI'NA KATILMAYA HAK KAZANDI'
Furkan'ın yaklaşık 3 ay önce bu spora başladığını ve çok yetenekli olduğunu belirten 50'nci Yıl Ortaokulu'nda görevli beden eğitimi öğretmeni ve Türkiye Kızak Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi Tuğrul Aksu ise "Furkan'ın antrenman ve yarışlarda kullanmak için yaptığı gözlüğü görünce herkes gibi bende çok duygulandım. Zaten tüm kulüplerimiz sporcularına kask ve gözlük veriyor. Ama o, bunu bilmediği için kendisine gözlük yapmış ve yaratıcılığını kullanmış. O gözlüğünü hatıra olarak alıp, kendisine bir gözlük hediye ettim. 9 ile 10 Mart arasında düzenlediğimiz İl Birinciliği Yarışması'nda büyük bir başarı gösteren Furkan, Türkiye Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Yakın bir zamanda da milli takıma gireceğine inanıyorum" diye konuştu
Görüntü Dökümü
----------------------
-Kızak yarışlarından detay
-Furkanın yoğurt kabından yaptığı gözlük
-Furkan Öztürk'ün kızak yarışından detay
-Furkan Öztürk'ün yoğurt kabından yaptığı gözlükleri takması
-Yönetim Kurulu üyesi Tuğrul Aksu'nun Furkan Öztürk'e yeni gözlüklerini takması
-Furkan Öztürk ile röp
-Tuğrul Aksu ile röp
SÜRE: 05.50 BOYUT: 669 mb
Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,
===================
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni -5 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.