Tanrıkulu: Silahsızlanma ve çerçeve yasa için mazeret aramayın - Son Dakika
Son Dakika Logo

Tanrıkulu: Silahsızlanma ve çerçeve yasa için mazeret aramayın

11.07.2026 12:46  Güncelleme: 15:17

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, PKK'nın silah yakmasının birinci yılında, Türkiye'de silahlı örgüt üyesi kalmadığını belirterek, çerçeve yasa ve demokratikleşme adımlarının hızla atılması gerektiğini söyledi.

Haber: Ahmet ÜN – Kamera: Serhat YETÜT

(DİYARBAKIR) - CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, terör örgütü PKK'nın silah yakmasının birinci yılına değinirken, " Türkiye'nin kara sınırları içerisinde bir örgüt mensubunun veya silahlı örgüt mensuplarının olduğu konusunda bir bilgi var mı? Yok. Aksine Türkiye'nin kara sınırları içerisinde silahlı örgüt üyelerinin bulunmadığı noktasında teyit edilmiş bilgiler var. Türkiye'de bu sürecin uzamasına sebebiyet vermek doğru bir şey değil. Siz sonuçta bu sorunun taraflarıyla müzakere edersiniz. Yasanın içeriği konusunda, kapsamı konusunda bir mutabakata varsınız. O mutabakatı siyasi partilerle paylaşırsınız, sonra yasayı çıkartırsınız" dedi.

Tanrıkulu, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, bir yıl önce terör örgütü PKK'nın silah yakma törenin ardından gelinen noktayı ve partisindeki durumu değerlendirdi. Basın toplantısı sırasında, CHP MYK tarafından CHP Diyarbakır İl Başkanlığı'ndan alınan Mehmet Berk ile Kadın Kolları Başkanı Güler Koçyiğit ve Gençlik Kolları Başkanı da hazır bulundu.

Bölgede çatışmalı ortamın sona ermesinin anlamlı olduğunu söyleyen Tanrıkulu, 2025 ve 2026'nın ölümler ve çatışma olmadığını ifade etti.

Tanrıkulu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tek bir cenaze Türkiye'nin herhangi bir yerine gitmemiştir ve Diyarbakır'a da gelmemiştir. Bunun değeri ve anlamı çok büyüktür. Bizler açısından özellikle son 40 yılı burada yaşamış, bu meselenin kökünü bilen, tarihini bilen insanlar olarak bunun ne kadar değerli bir süreç olduğunu bir kez daha buradan ifade etmek istiyoruz. Tesadüf bugün 11 Temmuz ve geçen yıl 11 Temmuz'da çok anlamlı, çok tarihsel bir tören yapılmıştı. Bütün dünyaya, Türkiye'ye bir mesaj verilmişti ve 11 Temmuz'da Süleymaniye'de silahlar saklanmamıştı. Silahlar gömülmemişti. Silahlar yakılmıştı. Bu çok önemli bir tercihti aynı zamanda."

"BU BİR YIL SÜRESİNCE ÖNEMLİ GELİŞMELER OLDU"

Çünkü eğer silahlar gömülürse gömüldüğü yerden çıkar. Teslim edilirse yeniden başkaları eline silah alabilir. Ama yakılırsa bir daha elinize alacağınız, yöntem olarak kullanmayacağınız bir amaca dönüşür. Böyle bir tercihle bir tören yapılmıştı ve aradan bir yıl geçti. Bu bir yıl süresince bize göre önemli gelişmeler oldu. Parlamentoda komisyon kuruldu. O komisyona Meclis'te çoğunluğu bulunan siyasi partiler katıldılar. Çok değerli katkılarda bulundular. Geçtiğimiz yıl içerisinde parlamentoda önemli gerçekten olabilecek çalışmalar yapıldı. Önemli bir deneyim dünya literatürüne kazandırıldı ve şubat ayında da oybirliğiyle bir rapor sunuldu Türkiye'ye. Raporun altıncı ve yedinci başlıkları, kısımları gerçekten hem silahsızlanma, çatışmanın sonlanması, bu amaçla hazırlanacak çerçeve yasanın niteliği; yedinci başlığı da Türkiye'de demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, insan hakları alanında yapılacak adımlarla ilgiliydi ve siyasi partiler bunun altına imza attılar ve kendilerini bağladılar, şubat ayında. Şimdi temmuz ayındayız ama maalesef bu konularda bir ilerleme kaydedilemedi."

"ÇERÇEVE YASA KONUSUNDA DA SİLAHSIZLANMA KONUSUNDA DA MAZERETE GEREK YOK"

Çerçeve yasa konusunda siyasi partilerin bilgilendirilmesi gerektiğini dile getiren Tanrıkulu, "Diyarbakır'dan, bu çatışmayı 40 yıl en acı şekilde yaşamış coğrafyadan Ankara'ya sesleniyoruz; samimi olun, mazeret aramayın. Türkiye'nin tam bir demokratikleşmeye, hukukun üstünlüğüne, yargı bağımsızlığına, temel insan hakları ve özgürlüğe ve siyasi katılımın tam sağlandığı bir ortama ihtiyacı var. Bu ortam sağlanırsa Türkiye'de kalıcı barış sağlanır. Çerçeve yasa konusunda da silahsızlanma konusunda da mazeret aramanıza gerek yok. Çerçeve yasa konusunda siyasi partiler, özellikle katkı vermek isteyen siyasi partiler, çevreler, gruplar bilgilendirilmelidir. Onların görüşleri alınmalıdır. Müzakere mutlaka sürecin ruhuna uygun bir şekilde yapılmalıdır. Bu beklentiler boşa çıkarılmamalıdır" ifadelerini kullandı.

"CHP'YE OPERASYON CHP İÇİ BİR MESELE DEĞİLDİR, REJİMLE İLGİLİ BİR MESELEDİR"

CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin de konuşan Tanrıkulu, mutlak butlan kararının ardından Türkiye'de otokrasi rejiminin hakim olduğunu söyledi. Tanrıkulu, şunları kaydetti:

"Türkiye'deki rejim artık bir otokrasidir. 21 Mayıs 2026, 19 Mart 2025 tarihlerinden önce otokrasinin tanımında seçimli otokrasiydi bu rejimin tanımı. Ama 19 Mart 2025'te İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne, onun başkanına, cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu ve arkadaşlarına karşı başlatılan operasyon, 14 ay sonra, 21 Mayıs 2026 tarihinde CHP'ye kayyum atanmasıyla devam eden operasyon, Türkiye'deki rejimi seçimli otokrasiden seçim sonuçları garantili otokrasiye dönüştürmüştür. CHP'ye yapılan operasyon, CHP içi bir tartışma, CHP içi bir mesele değildir. Rejimle ilgili bir meseledir. Adalet ve Kalkınma Partisi, onun liderliği sonuçta Türkiye'de bir otokrasi inşa etmiştir. Bu otokraside tabii ki muhalefet olacaktır. Onların kontrolünde bir muhalefet istenmektedir. Muhalefet olsun ama o, bu rejimi değiştirecek güçte olmasın. Siyasi parti olarak da aktör olarak da siyasi aktörler olarak da."

"ADALET VE KALKINMA PARTİSİ'NİN İSTEDİĞİ BİR MUHALEFETİ DİZAYN ETMEYE BAŞLADILAR"

CHP'ye hukuk dışı, anayasa dışı bu operasyon yapıldığını söyleyen Tanrıkulu, şöyle devam etti:

"Maalesef mutlak butlanla gelen bir yönetim ve genel başkanlık vardır CHP'de. CHP'nin bütün teamüllerine, siyasi teamüllere, siyasi ahlaka aykırı her türlü işlemi de yapmaktalar. Önceki hafta il başkanımız görevden alındı. Dün başka bir CHP üyesi il başkanı olarak atandı. Ben bir Diyarbakırlı olarak, burada demokrasi mücadelesi vermiş, hukuk mücadelesi vermiş bir avukat olarak, aynı zamanda bir insan hakları savunucusu olarak gerçekten şunu sindiremiyorum; Türkiye'nin geldiği bu noktada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kontrolünde olan bir yargı kararıyla nasıl gelirsiniz, oturursunuz ve buna meşru dersiniz? Olması gereken şuydu; o kararı alacaktınız, yırtacaktınız, verenlere iade edecektiniz. 'Bunun siyasi meşruluğu yoktur' diyecektiniz. Ama yapmadılar. Gittiler CHP'nin genel merkezinde oturdular ve sonuçta Adalet ve Kalkınma Partisi'nin istediği bir muhalefeti dizayn etmeye başladılar. Bunu Türkiye'de de yapmaya çalışıyorlar."

"BU ATANMIŞ İNSANLARI GÖRDÜĞÜNÜZDE YÜZÜNÜZÜ ÇEVİRİN"

Diyarbakırlılardan "atanmış siyasilere meşruiyet sağlayacak girişimde bulunmamalarını" isteyen Tanrıkulu, "Eğer bu kentte demokrasi mücadelesine saygınız varsa, bu atanmış insanlara siyasal meşru sağlayacak herhangi bir girişimde yapmayın. Gördüğünüzde yüzünüzü çevirin, kabul etmeyin. 8 yıl boyunca Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne gitmedik. Bir tane ilçe belediyesi adım atmadık, içerisine girmedik. Hukuk dışı dedik, demokratik değil dedik adım atmadık. O nedenle Diyarbakır'daki bütün kurumlara, çevrelere, seçilmiş muhtardan büyükşehir belediyesine kadar atanmış, kayyum zihniyetinin devamı olan, bunlara meşruluk sağlayacak herhangi bir işlem yapmayın.

Bir şey içimde kalmasın, onu da söyleyeyim. Dün atanmış parti sözcüsü, benim içimi yaktığı için söylüyorum, İstanbul'da mahkemede yargılanan, boyun eğmeyen, ısrarla savunmasını istediği biçimde yapmaya çalışan Ekrem İmamoğlu'nun susma hakkını kullandığını ifade etti ve bunu düzeltmedi bu saate kadar. Bu, Türkiye'nin demokrasi tarihi bakımından da CHP tarihi bakımından da yüz karasıdır. Mahkeme başkanının yerine geçip mahkeme başkanı gibi konuşmak atanmış CHP sözcülerinin işi olamaz. Onu oraya zorla yazan, Ekrem İmamoğlu'nun iradesine rağmen, avukatların iradesine rağmen yazan, 'Susma hakkını kullanmış sayıyorum seni' diyen mahkeme başkanıdır. Onun yerine geçen CHP sözcüsü olamaz. Bu cümleleri kuramaz. Bu yüz karasıdır. Kendi tarihi bakımından da CHP tarihi bakımından da Türkiye tarihi bakımından da."

"TÜRKİYE'DE BU SÜRECİN UZAMASINA SEBEBİYET VERMEK DOĞRU DEĞİL"

Tanrıkulu, açıklamasının ardından bir gazetecinin çerçeve yasa için şart koşulan terör örgütü PKK'nın silahlarını bırakmasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

"Türkiye'nin kara sınırları içerisinde bir örgüt mensubunun veya silahlı örgüt mensuplarının olduğu konusunda bir bilgi var mı? Yok. Aksine teyit edilmiş bilgiler var. Yani Türkiye'nin kara sınırları içerisinde silahlı örgüt üyelerinin bulunmadığı noktasında teyit edilmiş bilgiler var. Türkiye'nin kara sınırları dışında, yani silahlı örgüt üyeleri var mıdır yok mudur? Bunu tayin ve tespit edecek olan da sonuçta devletin ilgili birimleridir. Fakat 'Olmamıştır, olacaktır' falan deyip, Türkiye'de bu sürecin uzamasına sebebiyet vermek doğru bir şey değil. Siz sonuçta bu sorunun taraflarıyla müzakere edersiniz. Yasanın içeriği konusunda, kapsamı konusunda bir mutabakata varsınız. O mutabakatı siyasi partilerle paylaşırsınız, sonra yasayı çıkartırsınız."

"HER YOLU DENEYECEĞİZ, BUNUN İÇERİSİNDE YENİ BİR SİYASİ PARTİ KURMA DA VAR, DİĞER SEÇENEKLER DE"

Yeni parti tartışmalarına ilişkin soru üzerine de Tanrıkulu, yargı süreçlerinin tükenmesini beklediklerini bildirerek, şunları söyledi:

"Genel Başkanımız Özgür Özel de ifade etti, ben de ifade ediyorum. Sonuçta bizim parti içerisinde tüketmemiz gereken mecralar var. İşte imzalar toplandı. Genel başkanlığa kayyum tarafından atanmış. Onun gereği şu ana kadar yapılmadı. O süreçlerin tükenmesini bekliyoruz. Ayrıca tedbir talebinin kaldırılması noktasında Yargıtay'a yapılan başvuru var. 21 Temmuz'dan önce, yani adli tatil başlamadan önce bunların görüşülmesini bekliyoruz. Tabii ki eğer CHP içerisinde siyaset yapma imkanı kalmazsa, bu toplumun talebiyle yeni bir siyasi oluşumla yolumuza devam edeceğiz. Türkiye'yi muhalefetsiz bırakma, seçeneksiz bırakma ve bu iktidarı değiştirme seçeneğinin olmadığı bir ortama bırakma lüksümüz yok. Her yolu deneyeceğiz ve yeni bir yol da açacağız. Bunun içerisinde yeni bir siyasi parti kurma da var ve diğer seçenekler de var."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Tanrıkulu: Silahsızlanma ve çerçeve yasa için mazeret aramayın - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement