Türkpa 3. Genel Kurulu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türkpa 3. Genel Kurulu

15.06.2012 12:55

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Türkiye'nin terörle mücadeleye yönelik uluslararası çalışmalara aktif şekilde katkı sağladığını belirterek, "Biz, tüm dostlarımızdan ve komşularımızdan, bir ortak tehdit olan PKK terör örgütüne karşı net ve kesintisiz"...

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Türkiye'nin terörle mücadeleye yönelik uluslararası çalışmalara aktif şekilde katkı sağladığını belirterek, "Biz, tüm dostlarımızdan ve komşularımızdan, bir ortak tehdit olan PKK terör örgütüne karşı net ve kesintisiz tavır almalarını bekliyoruz" dedi.

Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 3. Genel Kurulu'na katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bulunan Çiçek, TÜRKPA heyetiyle birlikte Ata-Beit ve Cengiz Aytmatov'un mezarı ile Ata-Beit Müzesi'ni ziyaret etti. Çiçek ve diğer TÜRKPA heyeti, mezarlara karanfil bıraktı.

Heyet daha sonra, Devlet Konukevi'nde düzenlenen TÜRKPA 3. Genel Kurulu toplantısına geçti. Toplantıda, TÜRKPA Dönem Başkanlığı, Kazakistan'dan Kırgızistan'a devredildi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TÜRKPA yoluyla parlamenterlerin birbirleri ile çok daha yakın temas içinde bulunmaya başladığını ve birbirlerinin sorunlarına daha duyarlı hale geldiğini kaydetti.

Halkları birleştiren bağların aynı zamanda ülkelere büyük fırsatlar sunduğunu anlatan Çiçek, Türk dünyasının, binlerce yıldır Avrasya coğrafyasında, insanlararası, kültürlerarası ve toplumlararası etkileşimi tesis ettiğini ve güçlendirdiğini söyledi.

Cemil Çiçek, ülkeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesine, müşterek değerlerin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik ortak irade çerçevesinde faaliyetlerini sürdüren Türk Konseyi, TÜRKPA, TÜRKSOY ve Türk Akademisi'nin, Türk dünyasındaki birikimin kurumsallaştırılması ve çok taraflı işbirliğinin ilerletilmesi bakımından büyük imkanlar sunduğunu dile getirdi. Çiçek, "Gönül isterdi ki Türkmen ve Özbek kardeşlerimiz de bu kurumsallaşma sürecine dahil olsunlar ve bu mutluluğu bugün hep birlikte yaşayalım. Halklarımızın derin hislerle birbirine bağlı bulunduğu bu kardeş ülkeleri de zaman içinde yanımızda görmek temennimizi de bu vesileyle bir kez daha dile getirmek isterim" diye konuştu.

-Türk dünyasındaki gelişmeler-

2011 yılının Mayıs ayında Astana'da gerçekleştirilen 2. Genel Kurul toplantısından bu yana Türk dünyası için önemli gelişmeler yaşandığını belirten Çiçek, şöyle devam etti:

"Kırgızistan'da 2011 Ekim ayında başarıyla ve huzurlu bir ortamda gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimleri, ardından geniş katılımlı bir hükümetin kısa süre içerisinde kurularak görevine başlaması, bu ülkenin içinden geçtiği dönüşüm ve reform sürecinin sağlam adımlarla ilerlediğinin göstergesi olmuştur. Bu dönemde, Kırgızistan'a en fazla destek ve yardım sağlaması gereken ülkelerin biz kardeş ülkeler olması gerektiği düşüncesinden hareketle, Kırgızistan'ın yanında olmaya devam edeceğiz.

Diğer yandan, 2012 Ocak ayında Kazakistan'da milletvekilliği seçimleri başarıyla gerçekleştirilmiş, bu seçimlerin ardından çok partili bir Meclis kompozisyonu ortaya çıkmıştır. Kazakistan liderliğinin cesur adımlarıyla gerçekleşen bu gelişmeler, Kazakistan'ın ekonomik kalkınmasıyla demokratik kalkınmasını eş zamanlı sürdürdüğünün en açık göstergesidir.

Azerbaycan, son yıllarda büyük bir başarıyla sürdürdüğü kalkınma hamlesinin ulaşmış olduğu düzeyi, yalnız Avrupa değil, tüm dünyanın beğeniyle izlediği mükemmel bir Eurovision organizasyonuyla bir kez daha taçlandırmıştır.

Azerbaycan'ı ayrıca, 2011 Ekim ayında düzenlenen seçimlerle 2012-2013 Dönemi BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliğine seçilmesinden dolayı tebrik ediyoruz. Keşke adaylıklarını kuvvetle desteklediğimiz Azerbaycan ile birlikte Kırgızistan da Konseye seçilebilseydi. Azerbaycan'ın Türk dünyasının sesini Konseyde başarıyla duyuracağına inanıyoruz. Ayrıca, Kazakistan-ın 2017-2018 dönemi için BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine adaylığını da memnuniyetle karşılıyor ve tabiatıyla destekliyoruz.

Türkiye, 2009-2010 yıllarında BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği görevini yürütmüştür. Başta Ortadoğu olmak üzere bölgemizde yaşanan son gelişmeler, gerek bölgesel, gerek küresel düzeyde görüşleri giderek daha çok aranır hale gelen ülkemizin katkısını elzem hale getirmiştir. Dolayısıyla, özellikle bölgemizde olağanüstü değişim hareketlerinin yaşandığı bir zamanda BM Güvenlik Konseyi'nde temsil edilmemiz gerektiği sonucuna vardık ve 2015-2016 dönemi için BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine aday olduk. Bu süreçte kardeş ülkelerden aldığımız destek taahhüdü için teşekkürlerimizi sunmak istiyorum."

-"Terör, uluslararası işbirliği ile çözülür"-

Terör konusuna değinen Çiçek, Türkiye'nin, terörizmin her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele ettiğini söyledi.

Terörizmin dini, ırkı ve etnik kimliği olmadığını ifade eden Çiçek, bir insanlık suçu olan terörün, herhangi bir nedenle meşru gösterilemeyeceğini kaydetti.

Bu tehdide karşı, uluslararası toplumun birlik ve dayanışma içinde olması, kararlılıkla mücadele etmesi gerektiğine işaret eden Çiçek, şunları söyledi:

"Zira sınır aşan nitelikteki terörün bertaraf edilmesi, ancak uluslararası işbirliğiyle mümkündür. Türkiye bu anlayışla, başta BM şemsiyesi altındakiler olmak üzere, terörle mücadeleye yönelik uluslararası çalışmalara aktif şekilde katkı sağlamaktadır. Nitekim, ABD ile birlikte eş başkanlığını yürüttüğümüz Terörizmle Mücadele Küresel Forumu'nun en üst karar organı olan Koordinasyon Komitesi'nin bakanlar düzeyindeki 2. Toplantısı geçen hafta İstanbul'da düzenlenmiştir. Ülkemiz ayrıca, ihtiyaç duyan ülkelerin terörle mücadele yeteneklerini güçlendirmeye yönelik arayışlarına destek vermektedir.

Otuz yıla yakın bir süredir terör belasıyla mücadele eden ülkemiz bu konuda acı tecrübeler edinmiştir. PKK terör örgütü ülkemizde halen, ayrım yapmaksızın, aralarında masum sivillerin de bulunduğu hedeflere saldırmakta, kan akıtmaya devam etmektedir. Türkiye bu tehdide karşı kararlı mücadelesini çok boyutlu ve kapsamlı bir şekilde, hukukun üstünlüğü anlayışı temelinde sürdürürken, uluslararası toplumun da üzerine düşeni yapmasını beklemektedir. Biz, tüm dostlarımızdan ve komşularımızdan, bir ortak tehdit olan PKK terör örgütüne karşı net ve kesintisiz tavır almalarını bekliyoruz. Bu tavırlarını da fiili tedbirlere ortaya koymalarını istiyoruz. Kaldı ki, bu beklenti ve talebimiz esasen uluslararası hukukun da bir gereğidir."

- Karabağ sorunu-

Ermenistan'nın tutumu nedeniyle Yukarı Karabağ sorununun halen devam ettiğini belirten Çiçek, bu sorunun bölgenin öncelikli dış politika meselelerinin başında geldiğini ifade etti.

Sorunun çözümü için tüm imkanların kullanılması, ilgili tüm tarafların yaratıcı ve aktif bir siyaset izleyerek çözümsüzlüğü hakim kılan, statükoyu ayakta tutan dengeleri değiştirmeye gayret etmesi gerektiğine işaret eden Çiçek,

"Türkiye, bu sorunun çözümüne katkı sağlamak için çok aktif bir politika izlemeyi sürdürmüş ve tüm aktörler ile yakın temas içinde olmuştur. Bundan sonra da bu anlayışla hareket etmeye devam edeceğiz" dedi.

En önemli sorunlardan birinin de Afganistan konusunun oluşturduğuna dikkati çeken Çiçek, "Afganistan'ın karşı karşıya olduğu sorunlar, bölgede sadece bu ülkeye özgü meseleler değildir. Bu kronik sorunların beslemekte olduğu terör, şiddet içeren aşırıcılık faaliyetleri ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi meseleler yalnızca bu ülkeyle sınırlı olmayan, birbirini besleyen ve bölgenin ötesinde küresel güvenlik ve istikrarı ciddi şekilde tehdit eden bir boyut arz etmektedir" diye konuştu.

Çiçek, Türkiye'nin güvenlik, yeniden imar, kalkınma ve eğitim alanlarında, gerek ikili düzeyde, gerek BM ve NATO gibi örgütler aracılığıyla, Afganistan-a kapsamlı katkılarda bulunmayı sürdürdüğünü vurguladı.

- "Suriye rejimi bölgesel tehdit"-

Suriye-deki gelişmeleri de değerlendiren Çiçek, şöyle devam etti:

"Suriye-deki gelişmeler özünde bir barış ve güvenlik meselesidir. Kendi halkıyla savaşan Suriye rejimi, bölgesel istikrar, barış ve güvenliğe yönelik bir tehdit halini almıştır. Türkiye, halkın meşru talepleri doğrultusunda ülkede demokrasi ve istikrarın biran önce tesis edilmesini sağlamak amacıyla Suriye halkı ve uluslararası toplumla birlikte çalışmaya devam edecektir. Uluslararası toplumun bu gidişe kararlılıkla dur demesi ve gerekli ilave tedbirleri alması önemle beklenmektedir."

Kosova'nın bağımsızlığından bu yana uluslararası standartlara uygun olarak, demokrasisi ve kurumlarının güçlendirilmesi, ekonomisinin geliştirilmesi yönünde önemli ilerleme kaydettiğini anlatan Çiçek, "Bölgesinde ve uluslararası toplum için güvenilir ve sorumlu bir ortak olduğunu göstermiştir. Nitekim, Kosova'yı tanıyan ülkelerin sayısı son olarak 91'e yükselmiştir. Kosova-nın bağımsızlığının tanınması konusunda bazı çekinceler olabileceğini anlıyoruz. Bununla birlikte, Kosova'nın tanınması ve uluslararası toplumla bütünleşmesinin desteklenmesinin Balkanlarda istikrar, barış ve işbirliğin ortamının sağlanması çabalarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." dedi.

-" Kıbrıs'taki haksız uygulama sona erdirilmeli"-

Kıbrıs konusuna da değinen Çiçek, bu soruna kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulunması amacıyla müzakerelerin BM zemininde sürdüğünü belirtti. Kıbrıs Türk tarafının, süreçte ciddi, yapıcı ve dinamik biçimde en kısa sürede çözüme ulaşılması için çalıştığını, Türkiye'nin de garantör ülke olarak bu çabalara tam destek verdiğini anlatan Çiçek, şöyle devam etti:

"Kıbrıs Rum tarafının da artık Kıbrıs Türkleri'nin yapıcı çabalarına gerekli karşılığı gösterebilmesi gerekmektedir.Çözümsüzlüğün faturası, çözüm yanlısı olduğunu her daim ispatlamış olan Kıbrıs Türk halkı tarafından ödenmeye devam edilemez. Dönemin BM Genel Sekreteri Annan, 28 Mayıs 2004 tarihli raporunda, Kıbrıs Türkleri'nin izolasyonuna son verilmesi çağrısında bulunmuş, bunun haklı bir gerekçesinin bulunmadığını vurgulamıştır. Kıbrıs Türkleri'ne halen uygulanan haksız kısıtlamaların, gerek bu çağrılar gerek İslam İşbirliği Teşkilatı kararları çerçevesinde sona erdirilmesi önem taşımaktadır.

Bu doğrultuda Kıbrıs Türk makamlarıyla temaslarda bulunulması, eğitim, kültür ve spor gibi alanlarda işbirliğine gidilmesi, karşılıklı parlamenter ziyaretlerinin düzenlenmesi şeklinde atılacak somut adımlar, Kıbrıs Türkleri'ne moral verecek ve dayanışmamızı gösterecektir."

-"Türkiye'deki seçimler demokratik ve şeffaf"-

TÜRKPA Türk Grubu Üyesi ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil, TÜRKPA Uluslararası Gözlemciler Misyonu'nun, 30 Ekim 2011 tarihinde gerçekleştirilen Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçim gözlemlerine ilişkin raporu sundu. Pakdil, gözlemcilerin genel olarak, seçimlerin meşru ve uluslararası demokratik standartlara uygun şekilde yapıldığını tespit ettiğini söyledi.

Azerbaycan Milli Meclis Üyesi Ulvi Guliyev de Türkiye'de 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan genel seçimlere ilişkin, TÜRKPA uluslararası gözlem raporunu sundu. Guliyev, gözlemcilerin, Türkiye'de demokratik, şeffaf, uluslararası standartlara uygun bir seçim yapıldığını gözlemlediklerini bildirdi.

TÜRKPA Hukuk İşleri Daimi Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Haluk İpek, komisyonun aldığı tavsiye kararlarını açıkladı. İpek, tavsiye kararları kapsamında, TÜRKPA üye ülkelerinin anayasa ve içtüzüklerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve farklı dillere çevrilmesinin parlamentolararası ilişkilere büyük katkı sunacağını dile getirdi.

TÜRKPA Türk Grubu üyelerinden AK Parti Ankara Milletvekili Ülker Güzel de Avrupa ülkelerinin 10 yıl içinde büyük kamu borçları ile karşı karşıya kalacağı ve en az 10 yıl büyüyemeyeceklerinin tahmin edildiğini söyledi. Ekonomik riskleri etkili yönetmenin ulusal ve uluslararası düzeyde yüksek politika koordinasyonunu gerektirdiğini belirten Güzel, gelecek 10 yılda Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere yeni ufuklar açılacağını kaydetti.

İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Genel Sekreteri Erol Kılıç, TÜRKPA'nın, bölgede uluslararası alanda barışın sağlanması, sosyal ve ekonomik alanda kalkınmanın gerçekleştirilmesi açısından etkili bir kurul olarak kendini gösterdiğini ifade etti.

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (KDİK) Genel Sekreteri Büyükelçi Halil Akıncı, ülkeler arasında ekonomik entegrasyonda yaşanan sorunların çözülmesi gerektiğine işaret etti. Bu konuda en büyük engelin ulaşım olduğunu belirten Akıncı, "Türkiye'den çıkan kamyon saatte ortalama 17 kilometre yol alıyor. Aslında standart 60-80 kilometre olmalı. Bunun nedeni, gümrüklerde, poliste duraklamalar ve altyapı eksikliği" dedi.

Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) Başkan Yardımcısı Hüsamettin Koçak, birliğin faaliyetlerinden bahsetti. Kapsamında kar amacı gütmeden dostluk ve yardımlaşmayı artırmayı hedeflediklerini anlatan Koçak, yerel yönetimlerin sorunlarına ortak çözümler üretmek istediklerini söyledi.

Konuşmaların ardından TÜRKPA 3. Genel Kurul toplantısı sora erdi. Genel Kurul'da Bişkek Deklarasyonu kabul edildi.

(Sürecek)

Muhabir: Kubilay Çelik - Nezir Aliyev

Yayıncı: Sefa Salantur - BİŞKEK

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Türkpa 3. Genel Kurulu - Son Dakika


Advertisement