Kıbrıs meselesinde Avrupa Parlamentosu'ndan tek taraflı ve tartışma yaratacak yeni bir adım geldi.
Avrupa Parlamentosu (AP), 8 Temmuz 2026'da Yunan milletvekili Eleonora Meleti'nin raportörlüğündeki "1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" başlıklı kararı 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul etti. Kabul edilen son kararda, Türkiye'nin adadaki varlığı ve 1974 yılında gerçekleştirilen Barış Harekatı uluslararası hukuktan koparılarak hedef tahtasına oturtuldu.
Kabul edilen metnin içeriğinde, tamamen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tezlerinin ve iddialarının esas alındığı görülüyor. Tartışmalı metin, Yunan asıllı raportör Eleonora Meleti tarafından hazırlandı. Kararda, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik asılsız iddialara yer verildi. Türkiye, metin boyunca doğrudan "işgalci" güç olarak tanımlandı.

Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği bu kararda, Kıbrıs Barış Harekatı'nın ortaya çıkış nedenleri ve uluslararası hukuk boyutu tamamen görmezden gelindi. Türkiye'nin garantörlük haklarından doğan müdahalesi bağlamından koparılırken, metin yalnızca Rum tarafının iddiaları üzerine inşa edilerek Türkiye'ye yönelik haksız ithamların aracı haline getirildi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu'na tepki göstererek, "Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri tarihi şan ve şereflerle dolu asil bir ocaktır. Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen sözde karar, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik alçakça bir iftiradır. Bu sözde kararı kınıyoruz." açıklamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Avrupa Parlamentosunun Türkiye'nin 1974 Barış Harekatı'na ilişkin kararını hiçbir şekilde tanımadıklarını belirterek, "Biz bu kararı elbette ki hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz." dedi.
Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi, Kıbrıs Türk halkının maruz bırakıldığı insanlık dışı yaptırımlar ve izolasyonların ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, bununla birlikte iki egemen ve eşit devlet temelinde, başta kuraklık, iklim değişikliği, tarım ve enerji olmak üzere, ortak geleceği ilgilendiren alanlarda işbirliği yapılması ve ortak projeler geliştirilmesinin mümkün olduğunu ifade etti.
Kıbrıs meselesinde adadaki gerçekleri göz ardı eden çabaların bugüne kadar bir sonuç getirmediğini, bundan sonra da getirmeyeceğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Avrupa Parlamentosu'nda dün bir karar alındı. Biz bu kararı elbette ki hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz. Avrupa Parlamentosu maalesef Rum kesiminin propagandalarına alet edilmiştir. Hiçbir temeli olmayan bu karar, bu iddialar bizim nazarımızda hiçbir kıymete sahip değildir. Bunlar ne Türkiye Cumhuriyeti'ne ne Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne zarar verir. Ama Avrupa Parlamentosu'nun itibarını azaltır, düşürür. Avrupa Parlamentosu böyle oyunlara gelmemelidir. Rum kesiminin ve birtakım lobilerin, onun da arkasında olan birtakım lobilerin yaptığı bu çalışmaların tuzağına düşmemelidir.
Bakın, 1974 Barış Harekatı'ndan bu yana aşağı yukarı 52 yıl geçti. Yarım asrı aşan bir süre. Ve bütün bu süreçte ada huzur içinde, barış içinde. Sadece Türk tarafı değil, Rum tarafı da bu güvenli ortamda kalkındı, gelişti, demokrasilerini güçlendirdi. Dolayısıyla buraya silahlı kuvvetlerimizin yaptığı Barış Harekatı, tüm adaya fayda sağlamıştır. Tüm adaya huzur getirmiştir. Ve daha öncesindeki dönemi de çok iyi biliyoruz. Nikos Sampson'un darbesini unutmadık. EOKA çetelerinin yaptığı mezalimi unutmadık. Dolayısıyla Avrupa Parlamentosu biraz tarihe baksın. Popülist söylemlerle, gündelik polemiklerle bu işlere bakarlarsa çok büyük yanlışlar yapmış olurlar."
Yılmaz, o dönem Türk Silahlı Kuvvetlerinin, uluslararası hukuk çerçevesinde, garantör ve ana vatan Türkiye olarak Kıbrıs'a geldiğini, meşru, hukuki bir şekilde bu süreçlerin gerçekleştiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bugün Avrupa Parlamentosu'nda bu tür polemikler yapanlar önce Gazze'de yaşanan soykırıma baksınlar. Eğer kınanacak bir şey arıyorlarsa, dünyaya bir siyasi tavır ortaya koymak istiyorlarsa, ciddi bir şekilde bir parlamenter çalışma yapmak istiyorlarsa Gazze'de yaşanan ve tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan soykırıma baksınlar. Ve o soykırımdan dolayı uluslararası mahkemelerde yargılanmakta olan Netanyahu hükümetiyle Rum kesiminin ilişkisine baksınlar. Nasıl yan yana durduklarına baksınlar. Türk Silahlı Kuvvetleri 1974 yılında bu harekatı yapmamış olsa bugün Kıbrıs Türkleri, Gazzeli kardeşlerimizin yaşadıklarını yaşayabilirdi. Neler yaşadıklarını en iyi Kıbrıs Türkleri biliyor. Neler, ne tür sıkıntılar yaşadıklarını. Dolayısıyla burada bu kararı hiçbir şekilde tanımadığımızı, kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının yaptığı açıklamaya, yine Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının açıklamasına harfiyen katıldığımızı ifade etmek istiyorum."
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen "Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik asılsız ve akıl dışı iddialar" içeren kararın yok hükmünde olduğunu bildirdi.
Açıklamada, "Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik asılsız ve akıl dışı iddialar içeren karar yok hükmündedir." ifadesi kullanıldı.
Karar hakkında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığınca yapılan açıklamaya tam destek verildiği belirtilerek, "Alçakça iftiralar barındıran söz konusu karar, Avrupa Birliği'nin (AB) ve özelde Avrupa Parlamentosu'nun, Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak belirli çevrelerin güdümüyle benimsediği yanlı ve çarpık yaklaşımın son örneğini teşkil etmektedir." denildi.
Açıklamada, AB kurumlarının, Kıbrıs meselesine yönelik tarihi gerçekliklerden ve tarafsızlıktan gittikçe uzaklaşan bir yaklaşım içine girmesinin endişe verici bulunduğu kaydedildi.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Avrupa Parlamentosu'nun, Kıbrıs konusunda kabul ettiği ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik asılsız iddialar içeren kararı kabul edilemez buluyor, en güçlü şekilde kınıyorum. Kıbrıs meselesine taraflı bir anlayışla yaklaşan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ve Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını yok sayan bu siyasi nitelikteki girişimin hiçbir hükmü ve değeri yoktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne verdiği desteği kararlılıkla sürdürecek; Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu her platformda savunmaya devam edecektir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'yla adaya barış ve güvenlik getirmiş; Türkiye, Kıbrıs Türk halkının varlığının ve geleceğinin teminatı olmuştur. Siyasi saiklerle alınan hiçbir karar bu gerçeği değiştiremeyecek, Türkiye'nin Kıbrıs davasındaki kararlı duruşunu gölgeleyemeyecektir" ifadelerini kullandı.
CHP üyesi emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs konusunda kabul edilen karara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bağcıoğlu, şunları kaydetti:
"Avrupa Parlamentosu'nun Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef alan iftira dolu kararını şiddetle reddediyorum. Türk askerine suç isnat edenler, önce EOKA ve EOKA-B'nin Kıbrıs Türklerine karşı işlediği katliamlarla, toplu mezarlarla ve 15 Temmuz 1974 darbesiyle hesaplaşmalıdır."
Kıbrıs Barış Harekatı, Türkiye'nin garantörlük hakkından doğan meşru müdahalesi; Türk askerinin varlığı ise Kıbrıs'ta elli yılı aşkın süredir barışın ve güvenliğin teminatıdır. Tarihi çarpıtan siyasi kararlar bu gerçeği değiştiremez. En anlamlı cevabı Gazi Mustafa Kemal Atatürk yıllar önce vermiştir: 'Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam askere rast gelinmemiştir.'
Skandal karara bir tepki de TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay'dan geldi. Oktay şu ifadeleri kullandı:
"Avrupa Parlamentosu’nun, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik tamamen asılsız, mesnetsiz iddialar içeren kararı, AB kurumlarının Kıbrıs meselesinde tarihi gerçeklerden uzak ve taraflı yaklaşımının yeni bir örneğidir.
Tamamen yanlı, Rum iddiaları ve iftiralarına dayanılarak alınan bu sözde kararı kesinlikle tanımıyor, şiddetle kınıyoruz. Devletimize ve şanlı ordumuza alçakça iftiralar içeren kararın bizim açımızdan hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur.
Adayı kana bulamaya çalışan kesimlerin adada her iki tarafa da barış ve huzur getiren kahraman Türk ordumuzun gerçekleştirdiği “barış harekatına” yönelik hadsiz ve tümüyle yalan iddialarına Avrupa Parlamentosu’nun alet olmasını da kaygı ve üzüntü ile karşılıyoruz.
Ülkemiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, KKTC’nin her zaman yanında olmaya ve Kıbrıs davasındaki kararlı duruşunu her platformda sürdürmeye devam edecektir."
KKTC Cumhurbaşkanlığı ise yaptığı açıklamada, "Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda 8 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen, "1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" konulu, bir Yunan parlamenterin raportörlüğü çerçevesinde alınan karar, Parlamento’nun Kıbrıs sorunu ve Kıbrıs’ta yaşananlar ile ilgili tek taraflı yaklaşımını ve tarafgir tutumunu, yakın zamanda alınan kayıplarla ilgili karardan sonra bir kez daha ortaya koymuştur. 20 Temmuz 1974 Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yıl dönümü arifesine ve iki halk arasında güvenin tesis edilmesi ve kalıcı bir çözüme ulaşılması yönündeki çabaların yoğunlaştığı bir döneme denk getirilen bu kararın hangi amaca hizmet ettiği açıktır. Bu tür provokatif girişimler, uzlaşıya katkı sunmak yerine güven ortamının oluşmasını engellemek suretiyle çözüm çabalarına ciddi bir zarar vermektedir. Avrupa Parlamentosu'nun aldığı, siyasi amaçlarla ve tarafgir bir yaklaşımla tarihi yeniden inşa etme çabasının ürünü olan bu karar ile kararın alınmasında izlenen tek yanlı süreç, Parlamento’nun saygınlığını, güvenirliğini ve kararlarının dikkate alınma potansiyelini zedelemekten başka herhangi bir sonuç doğurmamaktadır." ifadeleri kullanıldı.
KKTC Dışişleri Bakanlığından Avrupa Parlamentosunda Kıbrıs konusunda kabul edilen karara ilişkin yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Avrupa Parlamentosunun, Kıbrıs'a 1974 Türk askeri müdahalesini çarpıtarak, Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye’yi hedef alan bu kararını şiddetle kınıyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Yunanistan ve Kıbrıs'taki Rum işbirlikçilerin Kıbrıs Türklerini yok etmek amacıyla 15 Temmuz 1974'te gerçekleştirdikleri kanlı darbeyi müteakip Türkiye'nin, 1960 Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri doğrultusunda 20 Temmuz 1974'te Ada’ya meşru bir müdahalede bulunduğu hatırlatılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği harekatın, yalnızca Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamakla kalmayarak toplu katliamları da önlediği vurgulandı.
Açıklamada, Avrupa Parlamentosunun, Rumlar tarafından Kıbrıs Türk halkına yapılan vahşet ve insanlık suçlarını dile getirmek yerine kahraman Türk ordusuna yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunarak haddini bir kez daha aştığı kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Avrupa Parlamentosunun Türkiye’yi hedef alan bu kabul edilemez kararı, dünyayı kandırmaya yönelik Rum propagandasına katkı koymaktan başka bir şeye yarar sağlamayacaktır. KKTC Cumhuriyet Meclisimizdeki Kadın Milletvekillerimiz, alınan bu Rum yanlısı karar öncesinde Avrupa Parlamentosunda ilgili Komite Başkanına mektuplar göndererek, bu gerçekleri yansıtmayan iddialara cevap vermişler ve Ada’daki gerçekleri doğru ve şeffaf bir biçimde ortaya koymak adına yoğun çaba sarf etmişlerdir. Ancak tüm bu çabalara rağmen kararın kabul edilmiş olması, Avrupa Birliği ve kurumlarının, Kıbrıs konusundaki tarafsızlıklarını çoktan yitirdiklerini ve tamamen Rum tarafının sözcülüğünü yaptıklarını bir kez daha gözler önüne sermektedir."
Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, özden gelen haklarını görmezden gelen ve Ada’daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararların KKTC açısından yok hükmünde olduğu ve hiçbir meşruiyet taşımadığı belirtildi.
Ayrıca açıklamada, tek taraflı yaklaşımlardan vazgeçmesi, Kıbrıs meselesini siyasi propaganda aracı olarak kullanmaması ve adadaki mevcut gerçeklik ile tarihi gerçeklere saygı göstermesi için Avrupa Parlamentosuna çağrıda bulunuldu.
Son Dakika › Güncel › AK Parti Sözcüsü Çelik: Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen sözde karar, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik alçakça bir iftiradır - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Yorumlar (6)