1)İMAMOĞLU: TOPLUMA YAZIK EDİYORLAR
CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tekirdağ'da bıçaklı saldırıda yaralanan Göknur Damat'ı ziyaret etti. İmamoğlu, "Çok yazık, siyaset adına koca koca insanlar kötü sözler kötü laflar söylememeli, söylemesinler. Topluma yazık ediyorlar. Bu işi bitirmek lazım. Herkes işine baksın, bakın Türkiye demokrasi sorunu yaşıyor. Türkiye'de yapılmış ve kazanılmış bir seçim başka bir boyuta taşındı bunu konuşsunlar" dedi. CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, kendisinin seçim kampanyasına 20 TL bağışta bulunup, makbuzunu sosyal medya hesabından paylaştıktan sonra tepkiler alan ve önceki günde evine giderken bacağından bıçaklanarak yaralanan makyöz Gülnur Damat'a, Tekirdağ'daki işyerinde geçmiş olsun ziyaretinde bulundu. Damat ile işyerinde basına kapalı bir süre görüşen İmamoğlu, daha sonra Damat ile birlikte basın açıklamasında bulundu. İmamoğlu, sürpriz bir şekilde Tekirdağ'da olduklarını belirterek, şunları söyledi: "Keşke vesile bu olmasaydı elbette, sevgili Göknur'u ziyarete geldik. Mağlumunuz üzücü bir olay yaşandı. Burada canımız çok sıkılıyor, gerçekten çok sıkılıyor. Bu ve bunun gibi olaylar canımızı çok derinden sıkıyor, insanlığımızı hatırlamamız gerekiyor, vicdanımızı bu toplumun ahlakını hatırlamamız gerekiyor. Sevgili Göknur'a bir tercihinden dolayı saldırıda bulunmak, bir linç kültürünün toplumda yer etmesi bunlar hepimizin sorunudur. Bu şuanda belki simgesel buradayız, konu ne Göknur, ne Ekrem İmamoğlu. Konu aslında şuanda toplumun ahlakı ve vicdanı bunu konuşmamız ve bunu çözmemiz lazım. Yani hepimiz, hepimiz ama her şeyden önce insanız. Hepimiz her şeyden önce işte kadınız, erkeğiz, anneyiz, babayız, çocuğuz dolayısıyla makam, mevki siyaset o kadar ilginç ve enteresan yerlere doğru gidiyor ki sanki hayat adına her şey orada var. Hayat burada işte Göknur'un dünyasına bakar mısınız ? Girer girmez o kadar pozitif etkilendim ki yani arkasında müthiş bir hikaye olan bir insan sağlığı ile ilgili mücadele veriyor. Gayet güzel bir şekilde insani bir şekilde çare arıyor, bu ülkenin Cumhurbaşkanına gidiyor. Bunların hepsi çok güzel şeyler, gitmeli herkes gidebilmeli. Aslında hepsi simgesel tavırlar, hayallerini burada kuruyor. Belki de gördüğüm en şık kuaförlerden bir tanesini üretmiş burada. Kendisi, kendi mesleğinde başarılar elde etmiş ve bu bir baları öyküsü aynı zamanda vicdanını yansıtmış sağlığı ile ilgili mücadelesinde bu ülkenin Cumhurbaşkanından çare aramış. Bu ne kadar güzel bir durum olması gereken. O günde bunu başka türlü yorumlayan, nerede yanlış yapıyor, yapmıştır. Bugünde aynı şey geçerli."
'TOPLUMUN BU SÜREÇTEN KURTULMASI LAZIM'
Göknur Damat'ın hür iradesi, aklıyla, fikriyle bir karar verdiğini söyleyen İmamoğlu, şöyle dedi:
"Birine destek oluyor. Diyor ki ben onun olmasını istiyorum. Orada yaşamıyor olabilir, İstanbul'da yaşamıyor olabilir ama bir tercihte bulunuyor, bir dekont paylaşıyor güzelde bir mesaj var, ' her şey çok güzel olacak' diyor. Ne var bunda? Birini mi kötüledi, birine mi hakaret etti, bir şey mi yaptı ? Yok. O bakımdan toplum vicdanı dediğimiz çok önemli be neticesinde sevgili Göknur bir saldırıya uğruyor. Öyle bir hale getirilmiş ki toplum. İşte bir sosyal medya üzerinden yayılan ve yaydırılan bir takım işlemler, işler, öfkeler, hakaretler. Belki konunun etkisi altında kalan birisi, belki onu yapanlardan birisi bilemiyorum ama neticede gerçekten hepimizi rahatsız eden, üzen bir olayla karşı karşıyayız. Allah korumuş, sağlığından dolayı çok mutluyum, annesine, babasına ve kendisine geçmiş olsun diyorum. Şu güzel dükkan, ben tabi erkek olduğum için makyaj yapamıyorum. Makyaj yapma imkanım olsa buraya gelirdim öyle söyleyeyim. İnsanın böyle güzel bir dünya kurabilmesi kadar kıymetli bir şey yok. Herkes kendi alanında güzel dünyalar kurabilmeli ki bu ülke güzel olsun. Göknur onu yapabilmiş, o yüzden benim için çok değerli, çok önemli. Toplumun bu süreçlerden kurtulması lazım: "
'BİR LİNÇ KÜLTÜRÜ VAR'
Ankara'da gazeteci Yavuz Selim Demirağ'ın saldırıya uğradığını kendisinin de arayıp görüştüğünü söyleyen İmamoğlu, "Yani ölümle burun buruna geliyor bir linç kültürü de var. Daha kötüsü bu tür eylemleri yapan insanlar serbest kalıyor olacak şey değil. Daha yakın bir zamanda bana göre Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı olaylarından biridir 21 Nisan'da yaşanan sayın Genel Başkanımızın başına gelen, oda yaratılan bir linç ortamının, linç kültürünün önemli bir günüdür, yaşanmış bir olaydır. Onunda sorumluları dışarıda. Göknur'a bu hareketi yapan kişinin mutlak bulunması konusunda hızlıca emniyet birimlerimizin ciddi bir araştırma yapıp kişiyi bulup bunu sorgulaması şart olduğunu düşünüyorum. O bakımdan çok geçmiş olsun diyorum. İnşallah güzel günlerde birlikte buluşuruz. Çok geçmiş olsun demeye geldim" dedi.
'TOPLUMSAL VİCDANI ÇALIŞTIRMALIYIZ
Gazetecilerin, sosyal medya üzerindeki linç kültürünün devam edip etmeyeceği yönündeki sorusu üzerine İmamoğlu, "Linç kültürü dedim ya kötü, bunun bitmesi için bu konuda toplumsal vicdanı çalıştırmalıyız. Herkes yazacağına, çizeceğine bu anlamda dikkat etmeli. En başta bu ülkeyi yönetenler, siyasiler yani biz. İşte belediye başkanları, milletvekilleri, genel başkanlar, bakanlar, Cumhurbaşkanı herkes. Hepimiz sözlerimize dikkat edeceğiz ve bu konuda eylemde bulunan insanlar öyle elini kolunu sallaya sallaya sağda solda gezemeyecek bu kadar net" dedi.
'TOPLUMA YAZIK EDİYORLAR'
Sanatçıların eleştirilmesi yönündeki soru üzerine İmamoğlu, "İnsanın bazen nutku tutulur. "Sanatçı ne diyor destek oluyor her şey çok güzel olacak diyor.Yada kendi yaşadığı şehirle ilgili beklentileri adına bize destek oluyor bunun dalkavuklukla ne alakası şimdi eski sayfaları mı çevirelim. Eski sayfaları çevirip sporcuların, sanatçıların yaptığı işleri kampanyaya katılmalarını mı konuşalım. Bir şey mi oldu yani, o bakımdan bu olmaz bu olmaz. Çok yazık, siyaset adına koca koca insanlar kötü sözler kötü laflar söylememeli, söylemesinler. Topluma yazık ediyorlar. Bu işi bitirmek lazım. Herkes işine baksın bakın Türkiye demokrasi sorunu yaşıyor. Türkiye'de yapılmış ve kazanılmış bir seçim başka bir boyuta taşındı bunu konuşsunlar. ya da Türkiye'nin ekonomik sorunlarını konuşsunlar bıraksınlar bu işleri yav. Sanatçılar, sanatçılar dünden daha cesur olacak göreceksiniz, bizim insanımız iradesiyle kendi fikriyle söyleyebileceğini biliyordum. Bunu bugün görmenin mutluluğunu yaşıyorum, bu memleket adına bir kazanım aslında bu bakımdan kimse kimsenin sesini kısamaz, korkutarak, ürküterek, işinden ederek. Sanatçıları tehdit ederek" dedi.
Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı döneme değinen İmamoğlu. "O dönem içerisinde hiç kimsenin mevkisine makamına dokunmadan herkesten faydalanmanın adımını attım. Bana danışmanlık yapan Türkiye'de önemli bir insan kaynakları uzmanı arkadaşımın benimle danışmanlık yaptı diye THY'de sözleşmesi iptal edildi. Ben adamdan neyin danışmanlığını alıyorum? Türkiye'nin en önemli kurumlarından biri olan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin insan kaynaklarının daha iyi nasıl olması konusunda danışmanlık alıyorum. Bu insanın THY ile olan sözleşmesini neden iptal ediyorsunuz? Yazık değil mi? Nedir yani kimin talimatı bu. Daha kötüsünü söyleyeyim sizlere gazeteci benimle ilgili bir köşe yazısı yazmış demiş ki 'Oy vermedim ama bu sefer düşünüyorum' diyor. Ayşe Baykal, yav Bağcılar belediyesinin engelli rehabilitasyonuna gönüllü katkı veriyor kız kardeşi, orada çalışıyor sözleşmesi iptal ediliyor, işten çıkarılıyor. Bu neyin nesi Allah aşkına ya, Allah aşkına bu neyin nesi? gidemezsiniz, bir adım ileri gidemezsiniz. Olmaz bu millet uyanacak, bu Ekrem meselesi değil, bu Göknur meselesi değil, bu memleket meselesidir" dedi.
'ÇALDILAR KELİMESİNİ NASIL KULLANIRSINIZ'
AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım'ın 'çaldılar' şeklindeki açıklamasına tepki gösteren İmamoüğlu,
"Bakın çok üzüldüm ya yaptığım bir şey değil ama gerçekten çok üzüldüm. Çaldılar kelimesini nasıl kullanırsınız ya? Nasıl kullanırsınız ya? Çaldılar. Bu ülkeye, Bakanlık yaptınız, Başbakanlık yaptınız, TBMM Başkanlığı yaptınız, ey eski Meclis Başkanı çaldılar kelimesini nasıl kullanırsınız ya? Ben diyorum ki anamın ak sütü kadar helal, sen diyorsun ki çaldılar. Hadi bakalım ben size laf mı yetiştireceğim şimdi. Yetiştirmem, ben sizin seviyenize inmem. Laf yetiştirmeyeceğim size sadece oturun aynaya bakın, çocuklarınıza bakın, torunlarınıza bakın, kendinize çeki düzen verin. İnsan olduğunuzu hatırlayın. Çocukları kullanıyorlar bu kötü laflarla ben 3 çocuk babasıyım her şeyden önce babayım. Ben insanım bunu anlatmaya çalışıyoruz biz, bu nedir yahu. Kazanırsak her şey çok iyi, kaybedersek her şey çok kötü. Bak Göknur burada 'makyözüm' diyor benim hayatım var. Vallaha ben olsam Tekirdağlıların yerinde kuyruğa girerim dükkanın önünde" dedi.
'EN AZINDAN GÜZEL CÜMLESİNİ HATIRLATTIK'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Daha güzel olacak" sözlerini değerlendiren İmamoğlu, "'Ne güzel işte en azından güzel cümlesini hatırlattık. Yani iyi vesileler iyidir yani. Güzel cümlesini kullansınlar. Yani düne kadar terör örgütünün mesajıydı vesaire şimdi güzel. Yahu güzel ne güzel be bunu 15 yaşında ki bir çocuk buluyor. "Her şey çok güzel olacak Ekrem Abi" diyor. Daha güzel bir şey olabilir mi? Daha organik yani herkesin diline yayılıyor" dedi.
'GÜVENLİĞİM İSTANBULLULARA EMANET'
Gazetecinin 'Güvenlik önlemleriniz artırılacak mı?" yönündeki sorusu üzerine İmamoğlu, şunları söyledi:
"Size şunu söyleyeyim. Elbette ki güvenlik tedbirlerimiz her geçen gün artıyor, çünkü çevremizde her geçen gün çığ gibi insan büyüyor. Yani bir sevgi seli, beni koruyan milyonlarca insan olduğunu hissediyorum ve bunu yaşamanın ben diyorum ki bir Allahın lütfü diyorum. Dua ediyorum. Ben bu sorumluluğun altında nasıl kalkarım diye her sabah elimi yüzümü yıkadığımda aynaya bakıp birkaç dakika düşünüyorum, nasıl kalkarım. Bu bir sorumluluk insanlar bize sevgisini veriyor, beklentilerini anlatıyor yani şimdi Göknur'un bana yaşattığı bir sorumluluk ben şimdi buradan çıktığımda yol boyu onu düşüneceğim. Dolayısıyla buradan bir çıkarım elde etmek lazım. Yöneticilerin buna bakması lazım böyle bir çevrem oluştu Allah'a şükür benim güvenliğim İstanbullulara emanettir, topluma insanlığa ve bu toplumun vicdanına emanettir. Elbette ki güvenlik güçlerimiz gerekeni yapıyor. Emniyetimize teşekkür ediyorum, polislerimize teşekkür ediyorum onların hiç birinin ayağına taş değmesin, burnu bile kanamasın. Onlar her zaman yanımızda o ayrı ama milletin sevgisi ve vicdanı bizi koruyacaktır."
'TÜRKİYE'DE DEMOKRASİ ARIZASI ÇIKARTTILAR'
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım'ın, 'İstanbul'da küçük bir arıza çıktı, onu gideceğiz" şeklindeki açıklaması sorulan İmamoğlu, "'Türkiye'de küçük değil, o süreçte çok büyük bir arıza çıkmıştır, demokrasi arızasını çıkarttılar. O demokrasi arızasını Allah'ın izniyle 23 Haziran'da halkımızla beraber tedavi edeceğiz. Bu bakımda dedim ya hani tecrübe tabi ki çok önemli ama tecrübesini iyi kullanamayanlara diyorum ki kendilerini bir silkelesinler, kendilerine bir gelsinler. Söyledikleri sözlere dikkat etsinler ve geri dönüp baktığımız da kendisine hatırlatırım. İlk gece 3 bin 700 oyla ben kazandım diyip ilk arızayı çıkaran kendisiydi. Onu da tedavi ettim bu sözünü de tedavi edeceğim. 23 Haziran'da inşallah milletimizle beraber İstanbul'da tedavi edeceğiz" dedi.
DAMAT: PARTİ TUTMAK, KİŞİ TUTARIM
Tekirdağ'da yakalandığı meme kanserini gördüğü tedavi ardından yenen Göknur Damat, KOSGEB'den aldığı kredi ile kendisini kuaför işyeri açıp, iş hayatını atıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın külliyede iş insanları ile birlikte ağırladığı Damat, CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun başlattığı seçim kampanyasına 20 lira bağışlayarak, makbuzunu sosyal medya hesabından paylaştı. Paylaşımı ile sosyal medya üzerinden bazı kesimlerin tepkisi ile karşılaşan Göknur, önceki gün Tekirdağ'da evine giderken, henüz kimliği belirsiz ibir kişinin bıçaklı saldırısında bacağından hafif şekilde yaralandı. Saldırgandan şikayetçi olan Göknur, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilerek, bugün işinin başına döndü. İmamoğlu'nun ardından konuşan Damat,
"Öncelikle ben siyasetle anılmak istemiyorum, ben siyasetçi değilim, ben makyözüm. Benim burada küçük bir dünyam var, kendi içimde de büyük olan bir dünyam var. Şampiyonluklarım var bunların konuşulması gerekiyor. Kanser hastalığına yakalandım, kanser hastalarının Türkiye'de elçisi oldum sayın Cumhurbaşkanımıza gittim ve onun yanında olmaktan da gurur duydum her defasında söyledim. Ben parti tutmam, ben kişi tutarım. Kişinin fikri benim fikrime yatkınsa evet o kişiyi desteklerim A partisi, B partisi önemli değil. Yani ben artık istiyorum ki kanser hastası oldum kötü bir şey benim başıma geldi ama kanser hastalarının yani dikkatinizi çekiyor mu bilmiyorum. Son 3-4 yıldır adım atsak konuşur hale geldik. Bir elçi oldum şimdi eğer ben bu bıçaklanma olayını yaşadıysam inşallah dediğim gibi herkesin birbirinden nefreti kalkarda barış olur. Ben barış istiyorum, ben parti tutmuyorum ben makyözüm bu ben parti tutmuyorum": "
'SENMİSİN O YÜREKLİ' DİYEREK BIÇAKLADI
Saldırıya uğradığı anları anlatan Göknur Damat, 3-4 gündür sosyal medyada kendisine linç uygulandığını ifade ederek, "Öyle böyle bir linç değil. Ne ilacımı içebildim, ne yemeğimi yiyebildim canım sıkıldı. Olaylara çok fazla canım sıkıldı ne yaptım ki ben dediğim anda evimden dışarıya çıktım biraz tur atıyım diye. Evimin bir üst sokağına gittiğimde yanıma bir adam geldi o an algım açık olmadığı için bana bir şey yapacağını hiç düşünmedim. Sadece yanıma geldi dediği şey "Sen misin o yürekli" dedi. Burama sapladı. Damarıma zaten az kalmış, sonra ben o anda anlamadım zaten ne olduğunu karnımdan bıçaklandım zannettim, karnımda kan görünce tamponu oraya yapmaya çalıştım sonra bacağımdan kan çıkarken, dedim herhalde kanserden ölmüyorum şuan öleceğim diye onu düşündüm sadece. Ama çok şükür yine dediğim gibi şunu da söylüyorum sivil toplum örtüleri nerede? 3 gündür gerçekten çok büyük bir linçe uğruyorum. Kadına şiddettir bu, kadına şiddette hayır diyorum. Başka da bir şey söylemiyorum. Kendi hür iradem var ve kadınların biraz korkusuz olması gerektiğini düşünüyorum" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun telefonla kendisini aradığını söyleyen Damat, "Ben siyasete asla ve asla alet olmak istemiyorum. Bu olay benim başıma geldi, geldiyse de bir barış olsun artık görsünler, ben kanser tedavisi gören Tekirdağ'da normal bir makyözüm hiçbir alakam yok. Sanki öyle bir şey oldu ki Türkiye böyle bir sallandı gitti geldi bir Göknur Damat yüzünden. Çok acı bir şey" dedi.
Görüntü Dökümü
------------------------
-Göknur Damat'a geçmiş olsana gelenler
-İmamoğlu'nun gelişi
-Araçtan inmesi
-Bekleyenleri selamlaması
-Göknur Damat ile görüşmesi
-İmamoğlu'nun açıklaması
-Göknur Damat'ın açıklaması
-Dışarıya çıkması
-Dışarıda bekleyenler
-Slogan atanlar
-Kapı önünde konuşması
-Genel ve Detaylar
Haber-Kamera: Gurbet GÖKÇE-Mehmet YİRUN-Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,-
=================================================
2)ANNESİ BABASI TARAFINDAN ÖLDÜRÜLEN MİNİK KIZA, MİNİKLER SAHİP ÇIKTI
ANTALYA Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü (OSB) Gündüz Bakım Evi öğrenci velileri, Balıkesir'de 3 yıl önce annesi Esra Gövem, babası Tolga Y. tarafından öldürülen 5 yaşındaki E.Y. için Anneler Günü'nde yardım kermesi düzenledi. Minik öğrenciler elde ettikleri geliri, kreş başta olmak üzere E.Y.'nin eğitim giderlerinin karşılanması için anneannesine gönderdi.
Balıkesir'in Edremit ilçesinde, oto kiralama şirketinde çalışan Tolga Y. (28), 2013 yılında mobilya- halı satılan işyerinde çalışan Esra Gövem (24) ile evledi. 2014 yılında E.Y. adını verdikleri kızları dünyaya gelen çift, Ocak 2016'da anlaşamadıkları gerekçesiyle boşandı. Mahkeme çiftin o dönem 2 yaşındaki kızları E.Y.'nin velayetini annesine verdi. Tolga Y., 29 Mayıs 2016 tarihinde saat 11.00 sıralarında mahkemenin hafta sonlarında görebilmesine izin verdiği kızı E.Y.'yi almak için boşandığı eşi Esra Gövem'in oturduğu Camivasat Mahallesi 32. Sokak'taki baba evine gitti. Çocuğu vermek için apartmanın önüne çıkan Esra Gövem ile Tolga Y. arasında tartışma çıktı. Tolga Y., cebinden çıkardığı bıçakla 2 yaşındaki kızının gözü önünde Esra Gövem'i ikisi kalbi, biri de göğsünden olmak üzere üç bıçak darbesiyle yaralayıp, kızını da bırakarak kaçtı.
Çığlıkları duyup pencereye çıkan alt kat komşusu, Esra Gövem'in kan içinde yerde yattığını görünce 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradı. Bu sırada gelen Gökhan Gövem, yaralı ablasını yan taraftaki ekmek fırınına ait kamyonetle Edremit Devlet Hastanesi'ne götürdü. Genç kadın, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olaydan sonra kaçan Tolga Y. ise kısa sürede yakalanıp tutuklandı. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Tolga Y., ağırlaştırılmış ömür boyu hapse mahkum edildi.
ANNESİ DEHŞETİ GÖRÜNTÜLEMİŞTİ
Tolga Y.'nin bir süre önce boşandığı eşi Esra Gövem'i bıçaklama anı, çocuğu teslim ederken tedbir amaçlı çekim yapan kadının annesi Ferda Gövem tarafından cep telefonuyla görüntülenmişti. Esra Gövem'in boşandığı eşi tarafından tehdit edildiği için hakkında koruma kararı bulunduğu da belirlendi.
ANTALYALI MİNİKLERDEN YARDIM ELİ
Eski eşi tarafından öldürülen Esra Gövem'in ailesinin avukatlarından Müjde Tozbey Erden, anneannesi Ferda Gövem ile zor şartlarda yaşamını sürdüren E.Y. (5) için destek istedi. Müjde Tozbey'in, E.Y.'nin dramını ve maddi imkansızlıklar nedeniyle yaşadığı sıkıntıları, Antalya OSB Müdürlüğü Gündüz Bakımevinin yönetimi ile paylaşması üzerine burada eğitim alan çocuklar ve veliler yardım amaçlı kermes düzenledi.
ATIKLAR, UMUT OLDU
Antalya OSB Gündüz Bakım Evi öğrencileri, atık malzemelerden yaptıkları süs eşyalarını, Anneler Günü'nde E.Y. yararına düzenledikleri kermeste satışa sundu. Etkinliğe katılan anne ve babalar, öğrenciler tarafından hazırlanan süs eşyasının tamamını satın aldı. Elde edilen gelir avukat Müjde Tozbey Erden tarafından E.Y.'nin eğitim giderlerinin karşılanması için anneanne Ferda Gövem'e gönderildi. Bir veli ise E.Y.'nin eğitim masraflarını üstlendiğini açıkladı.
ARŞİV KAYDI: 29 MAYIS 2016
Yılmaz KILIÇKAYA/ANTALYA, -
============================================
3)OTOMOBİL, KAMYONETE ÇARPTI; 2 BEKÇİ YARALANDI
ÇORUM'da kontrolden çıkıp önünde seyreden kamyonete çarpan otomobildeki 1'i ağır 2 bekçi yaralandı. Kaza, sabah saatlerinde, çevre yolu, Toptancılar sitesinde meydana geldi. Sungurlu ilçesinden Çorum'a giden Yasin Büyükbaş (29) yönetimindeki 19 EN 953 plakalı otomobil, sürücüsünün kontrolünden çıkıp kavşakta Sefa Can Şaşmaz idaresindeki 66 AAF 950 plakalı kamyonete arkadan çarptı. Kazada, otomobilde sıkışan ve kentte bekçilik görevi yapan Yasin Büyükbaş ve Sefa Kaya (28) yaralandı. İtfaiye ekiplerince otomobilden çıkarılan bekçiler, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kentte özel bir hastanede tedaviye alınan Yasin Büyükbaş'ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören Sefa Kaya'nın ise durumunun iyi olduğu belirtildi. Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.
Görüntü Dökümü
------------------------
-Kaza yapan araçlar
-Trafik ekiplerinin çalışması
-Polislerden görüntü
-Aracın çekiciye yuklenmesi
(SÜRE: 2.2 sn) (BOYUT 240 MB)
Haber-Kamera: Serkan BARIŞ-/ÇORUM,
============================================
4)OTOMOBİL, KAMYONETE ÇARPTI; 2 BEKÇİ YARALANDI
ÇORUM'da kontrolden çıkıp önünde seyreden kamyonete çarpan otomobildeki 1'i ağır 2 bekçi yaralandı. Kaza, sabah saatlerinde, çevre yolu, Toptancılar sitesinde meydana geldi. Sungurlu ilçesinden Çorum'a giden Yasin Büyükbaş (29) yönetimindeki 19 EN 953 plakalı otomobil, sürücüsünün kontrolünden çıkıp kavşakta Sefa Can Şaşmaz idaresindeki 66 AAF 950 plakalı kamyonete arkadan çarptı. Kazada, otomobilde sıkışan ve kentte bekçilik görevi yapan Yasin Büyükbaş ve Sefa Kaya (28) yaralandı. İtfaiye ekiplerince otomobilden çıkarılan bekçiler, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kentte özel bir hastanede tedaviye alınan Yasin Büyükbaş'ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören Sefa Kaya'nın ise durumunun iyi olduğu belirtildi. Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.
Görüntü Dökümü
----------------------------
-Kaza yapan araçlar
-Trafik ekiplerinin çalışması
-Polislerden görüntü
-Aracın çekiciye yuklenmesi
SÜRE: 2.2 sn) (BOYUT 240 MB)
Haber-Kamera: Serkan BARIŞ-/ÇORUM,
============================================
5)TABANCALI SALDIRIDA YARALANDI
DİYARBAKIR'da 1 kişi tabancalı saldırıda yaralandı.
Olay, öğlede sonra merkez Yenişehir ilçesinin Lise Caddesi'nde meydan geldi. Kimliği belirsiz kişi, iddiaya göre, yanına yaklaştığı ismi öğrenilemeyen yayaya, tabancayla 4 el ateş açıp kaçtı. Yaralı, çevredekilerin ihbarıyla gelen sağlık görevlilerince ambulansla hastaneye kaldırdı. Polis, tabancayı ateşleyen kişinin yakalanması için çalışma başlattı.
Görüntü Dökümü
---------------------------
Olay yerine gelen ambulans
Olay yeri
Yerdeki boş kovan
Vatandaşlar
Polis ekipleri
Güvenlik şeridi
Zırhlı araçlar
Haber-Kamera: Emrah KIZIL/DİYARBAKIR,
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 140 MB
=============================================
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni -11 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.