1)KAYIP GAZETECİ İÇİN ÖNÜNE SET ÇEKİLEN DERENİN DEBİSİ DÜŞÜRÜLDÜ
BAYBURT- Trabzon il sınırında 'dünyanın en tehlikeli yolu' seçilen Soğanlı Dağı'ndaki Derebaşı virajlarında yürütülen yol açma çalışmalarını takip ederken üzerine çıktığı kar kütlesi ile birlikte uçurumdan düşen Anadolu Ajansı (AA) muhabiri Abdülkadir Nişancı'yı arama çalışmaları sürüyor. Soğanlı Deresi'nin önüne set çeken ekipler, set arkasında biriken suyu motorlar yardımıyla 1,5 kilometre hat oluşturup, olayın yaşandığı bölgenin uzağına tahliye etmeye başladı. Şiddetli su akıntısı yavaşlatılan dere yatağında, güvenli ve daha etkin bir arama çalışmasına geçildi. Bayburt- Trabzon sınırındaki Soğanlı Dağı'nda geçen Cuma günü kar nedeniyle kapalı Derebaşı virajlarında yol açma çalışmalarını takip eden AA Bayburt Muhabiri Abdülkadir Nişancı, üzerine çıktığı kar kütlesi ile birlikte uçuruma düştü. Gözden kaybolan Nişancı'ya ulaşmak için çalışma başlatıldı. Kamera ve fotoğraf makinesi ile ayakkabısının teki bulunan gazeteci için bölgede AFAD ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri ile dalgıçların yürüttüğü arama çalışmaları sürüyor. Nişancı'nın kaybolduğu bölgede 210 kişilik ekip tarafından sabah saatlerinde yeniden arama çalışması başlatıldı.
ÖNÜNE SET ÇEKİLEN DERENİN DEBİSİ AZALTILDI
Soğanlı Deresi'ndeki su debisinin azaltılması için Devlet Su İşleri (DSİ), İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ile Karayolları 12'nci Bölge Müdürlüğü devreye girdi. Ekipler, Soğanlı Deresi'nin önüne set çekti, set arkasında biriken suyun tahliye gücü saniyede yaklaşık bir metreküpe ulaşan motorlar yardımıyla 1,5 kilometre hat oluşturup, olayın yaşandığı bölgeden uzağa tahliyesine başlandı. Bu sayede Soğanlı Deresi'nin yatağındaki şiddetli su akıntısı yavaşlatılarak debisi düşürüldü, güvenli ve daha etkin bir arama çalışmasının yapılması sağlandı.
7 GRUP ARIYOR
Kayıp gazetesi Abdülkadir Nişancı, 7 ayrı grup tarafından aranıyor. Aramalara, Bayburt, Erzurum ve Trabzon AFAD İl Müdürlüğü ile UMKE ekipleri, Trabzon AKUT ekibi, Rize İl Emniyet Müdürlüğü Dalgıç ekipleri, Erzurum ve Rize İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timleri, Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) Su altı arama kurtarma ve dağ arama kurtarma timleri 7 grup halinde katılıyor. Bayburt Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, "Zor şartlar altında sürdürülen arama kurtarma faaliyetlerine, bahse konu zorlu şartların üstesinden gelmeye yönelik ilave yöntemler geliştirmek suretiyle devletin ilgili birimleri tarafından sağlanan gerekli bütün araç, gereç ve personel desteği ile etkin bir şekilde devam ediliyor" denildi.
Görüntü Dökümü
------------------
-Arama çalışmaları detayları
-Derede set çalışması
-Detaylar
Haber-Kamera: Murat SÖYLEMEZ BAYBURT DHA
=================================================
2)İSLAHİYE'DE ORMANLIK ALANDAKİ YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ
GAZİANTEP'in İslahiye İlçesinde,ormanlık alanda çıkan örtü yangını ağaçlara sıçramadan söndürüldü.
İlçe merkezine 5 kilometre uzaklıkta Değirmencik Mahallesi beypınar mevkiinde ormanlık alanda öğleden sonra örtü yangını çıktı. Jandarmanın çevre güvenliği alanda sıcak havanın da etkisiyle hızla büyüyen yangına 2 arazöz, 1 tanker, 2 itfaiye aracı ve 15 kişilik ekip müdahale etti. Bir saatlik çalışmayla söndürülen yangında örtü alanı yanarken çam ağaçları da zarar gördü.
Görüntü Dökümü
------------------
Yangın yerine hareket halindeyken
Beypınarı ormanlık alanı
Soğutma çalışmaları
Yardım eden vatandaş ile röp
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU : 206 MB
=================================================
3)EDREMİT KÖRFEZİ'NDE ÜRETİCİDE 'ZEYTİN SİNEĞİ' ENDİŞESİ
BALIKESİR'in Edremit ilçesinde haftalar öncesinde yüksek verim beklendiği açıklanan zeytinde, henüz mayısın ortasında zeytin sineğinin görülmesi üreticiyi endişelendirdi.
Oksijen deposu Kazdağları ve Ege kıyılarının etkisindeki Edremit Körfezi, zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı üretiminde önemli bir yere sahip bulunuyor. Bu sene gerekli soğuklamayı ve ihtiyacı olan yağışı alan zeytin ağaçları, 'var' yılı olarak adlandırılan, bol verim döneminde bulunuyor. Ancak zeytin sineğinde çok erken bir oluşun gözlemlendiği belirtildi.
Edremit Ticaret Odası Meclis Başkanı ve zeytin üreticisi Mehmet Hakkı Semerci, zeytin sineğine karşı üreticilere uyarıda bulundu. Popülasyonu öğrenmek için tarlalardaki tuzakları kontrol eden Semerci, zeytin sineğinde aşırı fazlalık olmasına dikkat çekti. Zeytin sineğinde çok erken bir oluşum gözlemlendiğine dikkat çeken Semerci, geçen sene ekonomik olmadığı için toprağa düşen zeytinlerin toplanmadığını belirtti. Yerde kalan zeytinlere o dönemki zeytin sineklerinin larva attığını ve bu sene de popülasyonda artış yaşandığını ifade eden Semerci, şöyle konuştu:
"Bu dönem, zeytin sineğinin normalde hiç olmaması gerektiği bir dönem. 'Yerden toplanan zeytinleri yemeyin' deniyor. Ama aslında onlar hem ekonomiye bir katkıdır, hem de tarlanın muhafazası açısında önemlidir. Tarlada zeytinin kalması, zeytin sineği popülasyonunu arttırıyor. Yerdeki zeytinin para etmemesi sonucu bu manzarayı görüyoruz. Zeytin olmadan zeytin sineği var. Bu kadar anlamsız bir şeyin olması mümkün değil. Bir tek sebebi var; yerde zeytin kalması ve bir önceki yılda bulunan sineklerin bunlara larva bırakması. Kimisi toprakta gübre olsun diye bırakır, ama bu sefer de zeytine büyük zararı olan zeytin sineği artıyor. Daldaki zeytin de topraktaki zeytin de değerlidir. Toprağa düşen zeytin asitli olsa da ekonomik değeri vardır. Zeytinyağı, ihracatta yardımcı ham madde alınmaksızın, bütün gelirinin ülke ekonomisine kaldığı bir ticaret ürünüdürö dedi.
Görüntü Dökümü
Zeytin ağaçları ve zeytin sineği tuzağından detay görüntü.
Mehmet Hakkı Semerci röp.
Haber-Kamera: Fatih Emrah ERDOĞAN/EDREMİT(Balıkesir),
=================================================
4)4 YAŞINDAKİ İKİZLERİN HASTALIĞINA TEŞHİS KONULAMADI
KASTAMONU'da, doğduklarından itibaren yürüyemeyen, oturamayan, konuşamayan ve duyamayan 4 yaşındaki ikizler İkra ve Erva Şahin'in hastalığına teşhis konulamadı. İkizlerin ablası Cansel Şahin, 2009 yılında da bir kardeşinin 5,5 yaşında aynı durumdayken yaşamını yitirdiğini söyleyerek, "Ona da teşhis konulamamıştı. Doktorlar genetik bir şey olduğunu düşünüyor; ama bulamıyorlar" dedi.
Gülten ve Asım Şahin çiftinin, 2 sağlıklı çocuklarının ardından, 4 yıl önce ikiz çocukları dünyaya geldi. Şahin çifti, İkra ve Erva ismini verdikleri ikizlerin, 2 aylıkken başlarını kontrol edemedikleri, göz teması kurmadıklarını ve sürekli yukarıya baktıklarını fark ederek doktora götürdü. Kastamonu Devlet Hastanesi ve Ankara Dış Kapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tetkiklerde ikizlerin hastalığına teşhis konulamadı. Doğduklarından itibaren yürüyemeyen, konuşamayan, oturamayan ve duyamayan ikizler, geçen sürede durumlarının daha da ağırlaşması üzerine yatağa bağımlı hale geldi.
'TEŞHİS KONULAMADI'
İkizlerin bakımını, annesi Gülten Şahin ile birlikte Cansel Şahin yapıyor. Kastamonu Üniversitesi Taşköprü Meslek Yüksek Okulu İlk ve Acil Yardım Bölümü'nden mezun olan Cansel Şahin, ikiz kardeşlerinin 2 aylıkken rahatsızlandığını söyleyerek, "2'inci aydan sonra göz takibi kuramadık, başlarını tutamadıklarını fark ettik. Devamlı yukarı bakıyorlardı. Hemen Ankara'ya götürdük, hala da götürmeye devam ediyoruz. Testler, tahliller devam ediyor; ama hala bir teşhis konulamadı. Hiçbir şekilde anlaşamıyoruz. Başlarını tutamıyorlar, oturamıyorlar, yürüyemiyorlar, çiğneyemiyorlar. Sadece püre halinde yutabiliyorlar. Yemeklerini püre şeklinde veriyoruz. Yatağa bağlı yaşıyorlar. Sabah akşam belirli ilaçları var, onları veriyoruz, yemeklerini yediriyoruz. Belli günlerde fizik tedavi alıyorlar. Başka bir tedavi uygulanmıyor; çünkü rahatsızlıkları bilinmiyor" dedi.
Bir kardeşinin de 5,5 yaşındayken 2009 yılında aynı durumda öldüğünü söyleyen Şahin, "Aynı bu şekildeydi ve teşhisi konulamamıştı. Doktorlar genetik bir şey olduğunu düşünüyor; ama bulamıyorlar. Biz de hastalıklarını merak ediyoruz. En azından hastalıklarını bilsek ona göre tedavi uygulanır. Şu anda sadece bu hastalığın yan etkisi olan epilepsi ilaçları kullanıyoruz. Onun dışında tedavi uygulanmıyor" şeklinde konuştu.
'DESTEĞE İHTİYACIMIZ VAR'
Cansel Şahin, mermer ustası babası Asım Şahin'in 2 yıl önce geçirdiği iş kazası sonrası çalışamadığını söyleyerek, "Hem hastalıklarının teşhisi hem de bazı medikal malzemeler konusunda desteğe ihtiyacımız var. Engelli pusetine ihtiyacımız var. Ne yazık ki Türkiye'de yok. Yurtdışından geliyor. Onun dışında ayakta durma ve oturma sehpaları çok pahalı şeyler. Yurt dışından gelen ürünler bunlar. Bunları karşılayabilecek durumda değiliz" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
----------------------
-ikizlerden görüntü
-Evden görüntü
-Abla Şahin ile röp.
-Detay
Haber-Kamera: Gürkan YILMAZ/KASTAMONU, -
======================================================
5)YUMURTA KABUĞUNDA 8 BİN 400 DELİK AÇTI
ANKARA'da yumurta kabuğunu oyarak işleyen, Hamit Hayran (63), 29 yıldır farklı ebatlardaki hayvan yumurtalarını işliyor. Hayran, son işlediği tavuk yumurtası üzerinde 8 bin 400 delik açtığını belirterek, 11 bin delik açarak kırılması güç bir rekora imza atmak istediğini söyledi.1998 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde teknisyen olarak çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu malulen emekli olan evli ve 2 çocuk babası Hamit Hayran daha sonraki yıllarda bu işle ilgilenmeye başladı.
Hint bülbülünden deve kuşu yumurtasına kadar farklı ebatlardaki yumurtaları büyük bir emekle işleyen Hamit Hayran'ın, Allah ve Hazreti Muhammed lafızlarını, Mevlana, Mustafa Kemal Atatürk ve şehit Ömer Halisdemir portrelerini işlediği eserleri ilgi görüyor. Hayran, katıldığı fuarlarda tanıtımını yaptığı yumurta kabuklarını Türkiye'nin farklı noktalarına göndererek, satışa sunuyor. Bir yıl önce Gölbaşı Sanat Sokağı'nda kendi atölyesini açan Hayran, 29 yıllık sanatını burada sürdürüyor.
'GUİNNESS REKORLAR KİTABINA GİRMEK İSTİYORUM'
Dünya Yumurta Oyma Sanatı Derneği üyeliği bulunan, Dünya Yumurta Oyma Sanatı Ansiklopedisi'nde yer alan ilk Türk olan Hayran, Guinness Rekorlar Kitabı'na girmek için başvuruda bulunacağını söyledi. Hayran, son işlediği tavuk yumurtası üzerinde 8 bin 400 delik açtığını belirterek, "2018 yılında dernek başkanı Koreli Helana Kim Jiu, Pakistanlı bir sanatçının 7 bin 500 delikle dünyada birinci olduğunu söyledi. Ben de bunun üzerine 8 bin 708 delikle bu birinciliği onun elinden aldım. Bu sanata gönül veren biri olarak kendi rekorumuzu da kendimiz kırabilmemiz için bir çalışma başlattım. 8 bin 400 delikteyim şu an. 11 bin delikle Guinness rekorlar kitabına girmek istiyorum" dedi.
Genelde tavuk yumurtasında köy yumurtalarını kullandığını ve köy tavuklarının yumurtalarının kabuklarının daha sert olduğunu kaydeden Hayran, "Oymaya başlamadan önce yumurtayı deliyoruz. Bir çubuk şiş yardımıyla içindeki sıvıyı ve zarı boşaltıyoruz daha sonra kurumaya bırakıyoruz. Kuruduktan sonra işleyeceğimiz motifi belirleyip yumurtanın üzerine çiziyoruz. Çizim işlemi bittikten sonra da oymaya ve boyamaya başlıyoruz" dedi.
Hayran, yüzde 50 engelli olduğunu hatırlatarak, engelli vatandaşlara hayata küsmemeleri konusunda tavsiyede bulundu.
Görüntü Dökümü
--------------------------
-İşlenen yumurta kabukları
-Detay görüntüler
-Hayran ile röp.
Haber-Kamera: Haluk KARAASLAN-Harun ÖZALP/ANKARA, -
===================================================
6)İSTİKLAL YOLUNDA ROBOTLARINI YARIŞTIRDILAR
ZONGULDAK'ta, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri, 'Kurtuluşa gidişin dijital ayak izleri' temalı yarışmada kendi tasarlayıp kodladıkları robotlarla yarıştı. Türkiye haritası şeklinde tasarlanan parkurda, robotların Mustafa Kemal Atatürk'ü taşıyan milli mücadelenin simgelerinden Bandırma Vapuru'nun izlediği yolu takip ederek İstanbul'dan Samsun'a ulaşmaları renkli görüntülere sahne oldu.
Zonguldak İMKB Anadolu Lisesi'nde milli mücadelenin 100'üncü yılı nedeniyle 19 Mayıs Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında 'Kurtuluşa Gidişin Dijital Ayak İzleri' temalı robot yarışması düzenlendi. Geçen yıl ilk kez düzenlenen yarışma, bu yıl iki kategoride düzenlendi. Yarışmaya 15 okuldan 29 ekip, 71 öğrenci ve 24 öğretmen katıldı. Birinci kategoride 'Bandırma Vapuru' temasında, yarışmacılar robotları ile Türkiye haritası şeklinde tasarlanan parkurda Bandırma Vapuru'nun izlediği yolu takip ederek İstanbul'dan yola çıkıp rotaları üzerindeki engelleri aşarak Samsun'a ulaşmaya çalıştı. İkinci kategori olan 'İstiklal Yolunda' temasında ise yarışmacılar robotları ile istiklal yolunu takip ederek Şerife Bacı gibi İnebolu'dan aldıkları temsili silah kutularını Ankara'ya ulaştırmaya çalıştı. Yarışmada parkuru tamamlayan her robot birinci olarak ilan edildi. Oldukça renkli görüntülere sahne olan yarışmada, özellikle Mithatpaşa İlkokulu öğrencilerinin hazırladığı 'Atanın İzinde' adlı robot büyük alkış aldı. Öğrenciler, robotlarının parkurlarını tamamlamasıyla büyük sevinç yaşadı. Fen Lisesi öğrencilerinin 'Bandırma Vapuru' tasarımını yaptıkları robot da yarışmada ilgi gördü.
İMKB Anadolu Lisesi Müdürü Cemile Gül, Kurtuluş Savaşı'nın ve milli mücadelenin kahramanlarını hatırlamak ve onlara saygılarını göstermek, öğrencilere de milli şuur ve vatan sevgisini aşılamak için yarışmayı bu şekilde düzenlediklerini söyledi. Yarışmadaki parkurun Mustafa Kemal Atatürk'ün milli mücadeleyi başlattığı Bandıma Vapuru'nun kalktığı İstanbul'dan başladığını belirten Gül, "Bu yolculuğun rotasında robotlar yarışarak Samsun'a ulaşıyor. Bu yıl yeni bir rota daha ekledik. İstiklal Yolu'nu ekledik programa. Birçok kadın ve çocuğun çok fazla emeği, gözyaşı var milli mücadelemizde. Bu yarışmamıza onu da ekledik ve robotlarımız Şerife Bacı'nın kağnısının kullandığı yolu kullanarak temsili silahları Ankara'ya ulaştırıyor robotlar. Biz yarışmaya katılan herkesi birinci olarak kabul ediyoruz. Bu yarışmanın konusu çok anlamlı. Çocuklarımızın bu yarışmaya katılmaları, azimleri ve çalışmaları bizim için yeterlidir" dedi.
TARİHLE TEKNOLOJİYİ BİRLEŞTİREN PROJE
Zonguldak Mesleki Eğitim Merkezi Elektronik Öğretmeni Tolunay Demirci de yarışmanın öğrenciler arasında teknoloji geliştirme becerisinin ve bilgi paylaşımının artmasına katkıda bulunduğunu söyledi. Yarışmanın amacına ulaştığını söyleyen Demirci, şöyle dedi:
"Burada yarışma hem tarih kokuyor hem de Zonguldak'ın teknolojisini anlatıyor. Burada amaç teknolojinin gelişimi. Bizim için çocukların hepsi birinci. Robotlarını birlikte yaptılar. Birbirlerine yardımcı oldular. Eksik parçalarını birbirlerine verdiler. Kodlarını birbirlerine anlattılar. Çok güzel bilgi paylaşımı oldu. Bizim istediğimiz buydu. Bu nedenle bizim için hepsi birinci. Zonguldak için bilgi paylaşımın arttığı sevgi ve kardeşliğin arttığı bir yarışma."
ÖĞRENCİLER MUTLU
Yarışmaya, tasarladıkları 'Bandırma Vapuru' ile katılan Fen Lisesi öğrencisi Doğukan Demiröz(17), "Kendimiz tasarladığımız Bandırma Vapuru şeklindeki robotumuzla yarışmaya katıldık. 3 haftada bitirdik robotu. Bunu yaparken tüm parçaları kendimiz modelledik. Kodlamalar bize nasıl analitik düşüncelere sahip olmamız gerektiğini sayılar üzerinden öğreten bir kodlama biçimidir. Burada her yaştan öğrenci var. Burada yaşlar ve okullar arasında bilgi aktarımı oluyor. Bu da çok güzel bir şey" dedi.
Görüntü Dökümü
----------------------
Yarışmaya katılan öğrenciler
-Robotlardan detaylar
-Okul Müdürü Cemile Gül'ün konuşması
-Yarışan robotlardan detaylar
-Öğretmen Tolunay Demirci ile röp.
-Öğrencilerle röp.
Süre: (8: 12) Boyut: (918 MB)
Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,
==================================================
7)MARMARİS'TE 'GENÇLİK YÜRÜYÜŞÜ'NDE MARŞ TARTIŞMASI
MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın 100. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen yürüşte, programda bulunmamasına rağmen 50 kişilik bir öğrenci grubunun İzmir Marşı'nı okuması üzerine gerginlik yaşandı. Öğretmenlerinin uyarısına rağmen öğrencilerin İzmir Marşı'nı okumaya devam etmek istemesi üzerine bazı öğrencilerin, "15 Temmuz Marşı önemli değil mi,şehit verdik" diyerek tepki göstermesi üzerine tartışma yaşanırken, gerginliği araya giren eğitimciler yatıştırdı.
Marmaris İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından bugün (çarşamba) 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın 100. yılı etkinlikler kapsamında 'Gençlik Yürüyüşü' düzenlendi. '100. yıl 19 Mayıs kutlu olsun' yazılı beyaz tişört giyen ilçedeki lise ve ortaokul öğrencileri, öğretmenler ve ilçe protokolü, ellerinde Türk bayrakları ile Siteler Mahallesi'nde toplanıp, kortej eşliğinde Kordon Caddesi'ndeki Atatürk Anıtı'na yürüdü. Yürüyüş boyunca kortejin önündeki araçtan Mehter Marşı, Genç Osman Marşı ve 15 Temmuz Marşı çalındı. Konteje katılanlanlar, Marmaris Belediyesi önüne kadar marşlara eşlik etti. Kortejin arka kısımındaki yaklaşık 50 öğrenci, buradan sonra yaklaşık 2 kilometre boyunca programın dışına çıkıp İzmir Marşı'nı okudu.
İddiaya göre, Marmaris İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü B.E., öğrencileri çalınan marşlara eşlik etmeleri, farklı bir marş söylemeleleri için uyardı. Ancak, uyarıya aldırış etmeyen öğrenciler, İzmir Marşı'nı söylemeye devam etti. Şube Müdürü B.E., bunun üzerine bu defa yüksek sesle öğrencileri tekrar uyardı. Bu sırada bazı öğrenciler de, "15 Temmuz Marşı önemli değil mi, şehit verdik" diyerek, İzmir Marşı'nı okuyan öğrencilere tepki gösterdi.
Atatürk Anıtı önünde gelindiğinde, burada 15 Temmuz Marşı çalınmasına rağmen 50 kişilik öğrenci grubu, ellerindeki dev Türk bayraklarını sallayıp, burada da çember oluşturarak İzmir Marşı'nı söylemeyi sürdürdü. Bunun üzerine tartışma yaşandı. Bu sırada İzmir Marşı'nı söyleyenlerden, bir özel okulda okuyan bir öğrenci, kendisini uzaklaştırmak isteyen öğretmenlerine "Biz ayıp etmedik. 15 Temmuz değil 19 Mayıs kutlanıyor" diyerek, tepki gösterdi.
Öğretmenlerin öğrencileri sakinleştirmesinin ardından, yürüyüşe katılanlar Atatürk Anıtı önünde hep birlikte saygı duruşunda bulunup, İstiklal Marşı'nı okudu. Anıta çelenk sunulmasının ardından tören sona erdi.
Yetkililer, yürüyüşte yaşanan gerginlik konusunda bir açıklama yapmadı.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Genç Osman Marşı ve Mehmet Marşı eşliğinde yürünmesinden görüntü
-Kortejin arka kısmındaki bir grup öğrencinin İzmir Marşı'nı söylemesi
-Atatürk Anıtı önüne gelindiğinde uyarılara rağmen öğrencilerin İzmir Marşı'nı söylemesi
-İzmir Marşı söyleyen öğrencilere öğretmenlerin uyarması
-İzmir Marşı'ın söyledikleri için tepki gösterdiği öğrenciler tarafından boğazının sıkıldığını iddia eden 17 yaşındaki özel lise öğrencisinin tepkisi
-Öğretmenlerin öğrencileri sakinleştirip, tören alanına davet etmesi
-Törenden genel görüntü
(Toplam: 8 dakika 20 saniye-602 MB HD görüntü
Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),
==============================================
8)SELANİK'TEN YOLA ÇIKAN TOPRAK VE BAYRAK BOLU'YA ULAŞTI
SELANİK'te Atatürk'ün doğduğu evin bahçesinden alınan toprak ve Selanik Başkonsolosu Orhan Yalman Okan'dan teslim alınan Türk bayrağı bisikletlilerle Bolu'ya ulaştı. Bolu Belediyespor bisiklet takımının teslim aldığı, 19 Mayıs'ta Samsun'a ulaştırılması planlanan bayrak ve toprağın bir sonraki durağı Karabük olacak.
Dün Düzce'de bisikletli grubun Sakarya'dan teslim aldığı toprak ve Türk bayrağı, D-100 Karayolu üzerinden Kaynaşlı ilçesine ulaştı. Selanik'ten Atatürk'ün doğduğu evin bahçesinden alınan toprak ve Selanik Başkonsolosu Orhan Yalman Okan'dan teslim alınan Türk bayrağı Kaynaşlı'da Bolu ekibine teslim edildi. Bolu Belediyespor bisiklet takımının teslim aldığı bayrak ve toprak zorlu Bolu Dağı aşıldıktan sonra Karabük'te bulunan ekibe teslim edilecek. Güzergah üzerinde sporcuların yol boyunca güvenliği emniyet güçleri sağlarken, sağlık personelleri de ambulansla yol boyunda sporculara eşlik ediyor.
Organizasyon kapsamında Atatürk Evi'nden alınan toprak ve bayrak, Milli Mücadele'nin başladığı Samsun'daki 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinde takdim edilecek.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Bayrak ve toprağın teslim edilmesi
-Bisikletçilerin görüntüleri
-Yoldan görüntüler
-Detaylar
02.01-Boyut: 226.5 MB
Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,
==============================================
9)SURİYELİ 2 ÜNİVERSİTELİDEN 'ROBOTİK YÜRÜYEN EL'
KARABÜK Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri, 105 farklı bitirme projeleri ile sektöre hazır olduklarını gösterdi. Suriye uyruklu 2 öğrencinin 'Robotik Yürüyen El' projesi dikkat çekti.
Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi fuaye alanında Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin bitirme projelerinden oluşan proje sergisi açıldı. Sergide yer alan insansız hava aracı, araç takip sistemi, pantilt ile yüz takibi yapan kamera, robotik yürüyen el, güneş takip sistemi, otonom park, geri dönüşüm ayrıştırma sistemi, arazi keşif aracı, 3D ve 3B yazıcılar, otonom uçuş yapabilen ambulans drone, bluetooth kontrollü örümcek robot ve atölye vinci, akıllı ev sistemleri, çok eksenli robot kol, kuluçka makinesi, android kontrollü labirent oyunu, temizlik robotu, çizgi izleyen garson robot ve sera otomasyon sistemi gibi 105 farklı proje katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.
Serginin açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, sergide Türkiye'nin geleceğine yön verebilecek öğrencilerin çalışmalarının yer aldığını belirterek geleceğin inovasyonda olduğunu söyledi.
'ROBOTİK YÜRÜYEN EL' PROJESİ DİKKAT ÇEKTİ
Yürüyemeyen kişiler düşünülerek yapılan robotik kol, engelli kişilerin istedikleri şeyleri alıp getirecek. Abduljavad Alalı, "Engelli insanlar için bir proje yaptık. Projemizin 2 kısmı var. Robotik araba ve robotik insan kolu. Geçen sene bir kol projesi düşündük. O projeyi çok kişi yaptığı için başka bir şey yapmayı düşündük. Suriye'de savaşa sebebiyle çok engelli insanlar olduğu için böyle bir fikir geldi bize." dedi.
Ahmad Khabbaz ise, "Projeyi görenler iyi bir fikir olduğunu söylüyorlar. İnşallah daha farklı şeyler yapmayı düşünüyoruz." diye konuştu.
Görüntü Dökümü
----------------------
Prof. Dr. Mustafa Yaşar'ın kurdela kesiminde yaptığı konuşması
-Projelerden detay görüntü
-'Robotik yürüyen el hareket ettirilmesi
Abduljavad Alalı açıklaması
Ahmad Khabbaz'ın açıklaması
Süre: (03.43) Boyutu: (413 MB.)
Haber-Kamera: Bülent DİKTEPE/KARABÜK,
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni-14 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.