Adalet Bakanlığı'nın yargının hızlandırılması amacıyla hazırladığı kanun tasarısına göre, ekonomik faaliyeti sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu her türlü eşya ve öğrenci bursları haczedilemeyecek Adalet Bakanlığı'nın yargının hızlandırılması amacıyla hazırladığı kanun tasarısına göre, ekonomik faaliyeti sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu her türlü eşya ve öğrenci bursları haczedilemeyecek.
Adalet Bakanlığı, Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısını Başbakanlığa gönderdi.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 87 maddelik tasarı, ceza, icra-iflas ve idari yargı alanlarını kapsıyor.
Tasarıya göre, 1932 tarihli 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 1. maddesi değiştirildi. Her icra dairesinde Adalet Bakanlığınca atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunacak. İcra müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığınca yaptırılacak yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre atanacak. İcra katipleri arasında bakanlıkça gerçekleştirilecek yazılı sınav ve mülakat sonucuna göre de icra müdür veya icra müdür yardımcılığı kadrolarına atama yapılabilecek.
İcra müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı yokluğu durumunda görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine getirilecek. Adalet Bakanlığı, icra dairelerini bir arada bulundurmaya ve aynı icra mahkemesine bağlamaya yetkili olacak.
Tasarıya göre, icra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılacak. İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılacak ve her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenecek, kaydedilecek ve saklanacak.
-GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA, ELLE ATILAN İMZA İLE AYNI İSPAT GÜCÜNE HAİZ OLACAK -
Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet hükmünde sayılacak ve söz konusu imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücüne haiz olacak. Güvenli elektronik imza, kanunlarda bu imzayla yapılamayacağı açıkça belirtilmiş olan işlemler dışında, elle atılan imza yerine kullanılabilecek. Güvenli elektronik imzayla oluşturulan belge ve kararlar, birden fazla nüshanın düzenlenmesi ve mühürleme işlemini öngören hükümlerde uygulanmayacak.
Zorunlu nedenlerden dolayı fiziki olarak düzenlenen belge veya kararlar, yetkili kişilerce güvenli elektronik imzayla imzalanarak UYAP'a aktarılacak ve gerektiğinde UYAP vasıtasıyla ilgili birimlere iletilecek. Bu şekilde elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları, gönderen icra ve iflas dairesinde saklanacak ayrıca, fiziki olarak gönderilmeyecek. Ancak, belge veya kararın aslının incelenmesinin zorunlu olduğu haller saklı olacak.
2004 sayılı kanunun 9. maddesinde yapılacak değişiklikle, icra ve iflas dairelerine yapılacak her türlü nakdi ödeme, Adalet Bakanlığınca uygun görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yatırılacak. Haciz sırasında, borçlu veya üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar, en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş gününün çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilecek. İcra ve iflas daireleri, aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında, zorunlu hallerde ise kiralanacak banka kasalarında muhafaza edecek.
-ÖDEMEYE DAVET YAZISINA RAĞMEN ÖDEME YAPILMAZSA İCRA TAKİBİNE BAŞLANACAK-
Aynı kanunun 13/a maddesinde yapılacak değişiklikle de cumhuriyet savcılarınca yapılacak teftişin ardından düzenlenecek raporların birer örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesi işlemine son verilecek.
Haciz yoluyla ilamsız takiplere başlanmadan önce, asıl alacak tutarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında ise alacaklı, borçlunun bilinen en son adresine iadeli taahhütlü posta yoluyla meşruhatlı ödemeye davet yazısı göndermek zorunda olacak. Ödemeye davet yazısının tebliğ edilememesi veya bu davete rağmen 5 iş günü içinde ödeme yapılmaması halinde icra takibine başlanacak. Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılacak.
İcra müdürü takip talebinin kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenleyecek, talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılacak.
-ÖĞRENCİ BURSLARI HACZEDİLEMEYECEK-
Tasarıya göre, ekonomik faaliyeti sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler, aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu her türlü eşya, öğrenci bursları haczedilemeyecek.
İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirecek ve talebin kabulüne veya reddine karar verecek.
Haczedilen taşınır mallar, masrafı peşinen alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınacak, Alacaklı muvafakat ederse, istenildiği zaman verilmek şartıyla, muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabilecek, üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedildiğinde, alacaklının muvafakati ve üçüncü şahsın kabulü halinde üçüncü şahsa yediemin olarak bırakılacak. Haczedilen taşınır malların toplam değeri Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının 5 katından az ise muhafaza altına alınmayacak, borçlu veya üçüncü kişiye yediemin olarak bırakılacak.
Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren 6 ay, taşınmaz ise hacizden itibaren 1 yıl içinde satılmasını isteyebilecek.
Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürünce verilecek karar gereği gerekli gider 15 gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkacak, hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilecek.
-AÇIK ARTIRMAYA ELEKTRONİK ORTAMDA TEKLİF VERME YOLUYLA BAŞLANACAK-
Hacizli malların satış ilanı elektronik ortamda da yapılabilecek. Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanacak, elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden 10 gün önce başlayıp, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erecek. İkinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki 5. gün başlayıp, en az 10 gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erecek. Elektronik ortamda verilecek teklifler, hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde 50'sinden az olamayacak ve teklif vermeden önce hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde 20'si nispetinde teminat gösterilmesi zorunlu olacak.
Hacizli malların satışı açık attırma ile yapılacak, birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat önceden ilan edilecek. İlan, birinci ihale tarihinden en az 1 ay önce yapılacak, açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanacak. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden yirmi gün önce başlayacak, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erecek. İkinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme, birinci ihaleden sonraki 5. gün başlayacak, en az 20 gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erecek. Birinci ve ikinci ihale, icra memuru tarafından ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılacak.
Hacizli malların satışı yapılamazsa Adalet Bakanlığınca görevlendirilecek icra müdürünün başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası tarafından bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonunca tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için malın mülkiyeti yediemine devredilebilinecek. Komisyon, ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verirse mal bir tutanakla imha edilecek.
Tasarıdaki 5683 sayılı "Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanunun", 25. maddesindeki "bir aydan iki seneye kadar hapis" ibaresi, "mülki amir tarafından 500 liradan 3 bin liraya kadar idari para" şeklinde değiştirilecek.
Yine aynı kanunun 26. maddesi, "Sınır dışı edildikleri veya Türkiye'yi terke davet olundukları halde müsaadesiz gelmeye mütecasir olan yabancılar mülki amir tarafından 2 bin liradan 5 bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır ve sınır dışı edilir" olarak değişecek.
-DANIŞTAY SAVCILARI DÜŞÜNCELİRİNİ SÖZLÜ OLARAK AÇIKLAYABİLECEK-
2575 sayılı Danıştay Kanununun, "İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar"la ilgili 24. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi, "Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere" şeklinde değiştirilecek.
Yine aynı kanunun "Danıştay Başsavcısının görevleri"ni düzenleyen 60. maddesinin (1) numaralı fıkrasının 1. cümlesindeki değişikliğe göre, "Başsavcı, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da görülen dava dosyalarını, esas hakkındaki düşüncelerini bildirmek üzere, uygun göreceği görev ayırımına göre savcılara havale edecek"
Tasarıya göre, 2575 sayılı kanunun "savcıların görevlerini" düzenleyen 61. maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkralarında da değişikliğe gidildi.
Buna göre, savcılar, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da görülen dava dosyalarından kendilerine havale olunanları başsavcı adına inceleyecek ve esas hakkındaki düşüncelerini, bir ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak verecek. Bu süreler geçirilirse durumu sebepleriyle birlikte başsavcıya bildirecekler. Danıştay Başkanının ve Başsavcının vereceği diğer görevleri yerine getirecek; çalışma düzeninin korunması ve iş veriminin artırılması için başsavcının alacağı tedbirlere uyarlayacak.
Dava dairelerince gerekli görüldüğü takdirde, Danıştay savcıları, önceden haber verilmek suretiyle, düşüncelerini sözlü olarak da açıklayacak.
-İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇILACAK-
Tasarıda, 4054 sayılı "Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun"a yönelik yapılan bazı düzenlemeler göre, kanunun "Kurul Kararlarına Karşı Yargı Yolu" ile ilgili 55. maddesinin birinci fıkrası, "Kurul tarafından verilen idari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir" şeklinde değiştirilecek.
4628 sayılı "Elektrik Piyasası Kanununun", 12. maddesi, "kurul tarafından alınan idari yaptırım kararlarına karşı idare mahkemesinde dava açılabilecek. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü davalar öncelikli işlerden sayılacak" diye değiştirilecek.
Tasarıda, 4634 sayılı "Şeker Kanunu"nun 11. maddesinin 10.fıkrası "Kurul tarafından verilen idari para cezalarına karşı idare mahkemesinde dava açılabilir. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü davalar öncelikli işlerden sayılır" şeklinde değiştirilecek.
4646 sayılı "Doğalgaz Piyasası Kanunu"nun 10. maddesinin 3. fıkrasında, 5015 sayılı "Petrol Piyasası Kanunu"nun 21. maddesinin 3. fıkrasında, 5307 sayılı "Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun" 18. maddesinin 3. fıkrasında, 5411 sayılı "Bankacılık Kanununun" 105. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen değişikliğe göre, kurul tarafından alınan idari yaptırım kararlarına karşı idare mahkemesinde dava açılabilecek. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü davalar öncelikli işlerden sayılacak.
-"ÖRGÜT MENSUPLARI GİBİ CEZALANDIRILIRLAR" İBARESİ ÇIKARILIYOR-
Tasarıya göre, 1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi "Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme esas alınır" şeklinde değiştirilecek.
Aynı tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. paragrafında yer alan "her dönemde alınacak aday sayısının yüzde 20'sini geçmemek üzere ihtiyaç oranında" ibaresi madde metninden çıkarılacak.
Tasarıyla Terörle Mücadele Kanunu'nun 2'nci maddesinin ikinci fıkrasında geçen "...ve örgüt mensupları gibi cezalandırılırlar" ibaresi çıkartılıyor.
Tasarıda Basın Kanununun 26'ncı maddesinde yer alan Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davaları" günlük süreli yayınlar yönünden iki yerine altı ay, diğer basılmış eserler yönünden ise dört ay yerine bir yıl içinde açılması zorunlu hale getiriliyor.
Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda, izin veya karar için gerekli başvurunun yapılmasıyla dava açma süresi altı ayı geçemeyecek.
Aynı kanuna eklenen geçici madde ile Haziran 2005 tarihine kadar mahkemelerce basılı yayınlarla ilgili olarak verilmiş toplatma, yasaklama, dağıtım ve satışın engellenmesi kararları, kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde, yetkili ve görevli mahkemeden bu yasaklılığın devamı niteliğinde bir karar alınmamış olması durumunda kendiliğinden hükümsüz hale gelecek.
Tasarıda, "Silah deyimini" tanımlayan Türk Ceza Kanununun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasının alt bendinde yer alan "Yakıcı" ibaresinden sonra gelmek üzere "Yangın çıkarıcı" ibaresi de ekleniyor.
Tasarıda, aynı kanunun 75'inci maddesinde yapılacak değişikliğe göre, mağduru belirli bir gerçek kişi olan suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı bir yılı aşmayan suçların faili, adli para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını, hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için 20 TL üzerinden bulunacak miktarı, hapis cezası ile adli para cezası da öngörülmüş ise hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adli para cezasının aşağı sınırını, soruşturma giderleri ile cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine 10 gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılamayacak.
Bunun uygulanabilmesi için, failin ayrıca, suçun işlenmesiyle kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen ve defaten gidermesi gerekiyor. Bu madde hükümlerinin uygulanabilmesi için ise failin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması gerekecek.
Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediği ve ikinci fıkradaki yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde kamu davası düşecek.
Tasarı, Türk Ceza Kanu'nun 132'nci maddesinde yer alan "Haberleşmenin gizliliğini ihlal" bölümünde de değişikliğe gidiliyor.
Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimseye uygulanacak cezaları düzenleyen fıkrada yer alan "altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para" ibaresi "bir yıldan üç yıla kadar hapis", aynı fıkrada yer alan "bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" ibaresi de "verilecek ceza bir kat artırılır" şeklinde değiştiriliyor.
Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimseye ise "iki yıldan beş yıla kadar hapis" cezası uygulanabilecek.
Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın ve hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi hakkında ise "altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para" yerine "bir yıldan üç yıla kadar hapis" cezası istenebilecek.
Tasarıya göre, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi hakkında "iki yıldan beş yıla kadar hapis" cezası istenebilecek.
Aynı şekilde katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi "altı aydan iki yıla kadar hapis"le cezalandırılması öngörülürken, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 4 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabilecek.
Tasarı, "Özel hayatın gizliliğini ihlal" başlığını içeren aynı kanunun 134'üncü maddesinde de değişiklik öngörüyor.
Buna göre, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılabilecek.
Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılabilecek.
Tasarıya göre abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğalgazın sahibinin rızası olmaksızın tüketilmesi halinde kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilecek.
Aynı kanunun "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi"ni düzenleyen 174'üncü maddesine "yangın çıkarıcı" ibaresi de ekleniyor.
Tasarıya göre, suç işlemek amacıyla örgüt kurma kısmını düzenleyen 220'nci madde değişiklik yapılacak. Buna göre, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca, örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılabilecek. Örgüte üye olmak suçundan dolayı verilecek ceza, yarı oranında da indirilebilecek. Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılacak. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte ikiye kadar indirilebilecek.
-RÜŞVET ALAN 12 YILA KADAR CEZA ALABİLECEK-
Tasarıyla değiştirilen kanunun "Rüşvet" kısmını düzenleyen 252'nci maddesine göre rüşvet alan kamu görevlisi, dört yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecek. Rüşvet veren kişi de kamu görevlisi gibi cezalandırılacak. Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde ise suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunabilecek.
Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması fakat bunun kişi tarafından kabul edilmemesi halinde, kamu görevlisi hakkında teşebbüs hükümlerine göre cezaya hükmolunacak. Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet anlaşmasının sağlanması, rüşvetin temini hususlarında aracılık eden kişi de müşterek fail olarak cezalandırılacak. Rüşvet alan veya bu konuda anlaşmaya varan kişinin, yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde ise verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılabilecek.
Tasarı, aynı kanunun 254'üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarını değiştiriyor.
Buna göre, rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunamayacak. Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin resmi makamlarca öğrenilmeden önce durumu yetkili makamlara haber vermesi halinde de hakkında bu suçtan dolayı ceza verilemeyecek. Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar etmesi halinde de hakkında rüşvet suçundan dolayı ceza verilemeyecek. Rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilerin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar etmesi halinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunamayacak.
Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olan kişinin, bir işin yaptırılması amacıyla girişimde bulunması için, kendisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmesi halinde ise hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına hükmolunabilecek. Kişinin kamu görevlisi olması halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılabilecek. İşinin gördürülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle menfaat sağlayan kişi ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecek. Menfaat temini konusunda anlaşmaya varılması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunabilecek. İşin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmanın müstakil bir suç oluşturduğu hallerde, kişiler ayrıca bu suç nedeniyle cezalandırılabilecek. - Ankara
Son Dakika › Güncel › Yargının Hızlandırılmasına Yönelik Tasarı Başbakanlık'ta - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.