DHA YURT BÜLTENİ - 9 - Son Dakika

DHA YURT BÜLTENİ - 9

13.12.2019 11:55
DHA YURT BÜLTENİ - 9, System.String[]

İzmir'de iki okul kantininde şırınga çikolata tespit edildi ANKARA ve Diyarbakır'da okul kantinlerinde satılan şırınga çikolatanın neden olduğu ölümler sonrasında açıklama yapan İzmir Kantinciler Odası Başkanı Rasim Topçu, bu vahim olaylardan derin üzüntü duyduğunu belirterek İzmir'de bulunan...

İzmir'de iki okul kantininde şırınga çikolata tespit edildi

ANKARA ve Diyarbakır'da okul kantinlerinde satılan şırınga çikolatanın neden olduğu ölümler sonrasında açıklama yapan İzmir Kantinciler Odası Başkanı Rasim Topçu, bu vahim olaylardan derin üzüntü duyduğunu belirterek İzmir'de bulunan 800 okul kantiniyle tek tek iletişime geçtiğini, bu üründen 2 okulda olduğunu ve derhal toplatıldığını söyledi. Öte yandan Topçu, toplumun kantinci esnafına yönelik olumsuz bir genelleme yaptığına dikkat çekerek, "Kantinciler linç edilmekte ancak bu kadar sık denetimden geçen başka bir meslek grubu yok. Kantinler tehlikeli değildir" dedi.

Ankara ve Diyarbakır'da okul kantinlerinde satılan şırınga şeklindeki sıvı çikolatalar sebebiyle iki çocuğun hayatını kaybetmesine, İzmir Kantinciler Odası tepki gösterdi. Olaydan derin üzüntü duyduğunu belirten İzmir Kantinciler Odası Başkanı Rasim Topçu, İzmir'de bulunan 800 okul kantiniyle tek tek iletişime geçtiğini söyleyerek, "Yaptığımız görüşmelerde iki okulun kantininde şırınga çikolatalardan satıldığını öğrendik. Kantinciler konudan haberdar değildi. Gereken yapıldı ve bu ürünler derhal toplatıldı. Şırıngalı çikolata İzmir'deki hiçbir okul kantininde satılmıyor bunun ispatına da hazırız. Gerekli belgeleri taşımayan kantincilerin okullarda çalışması ve istihdam edilmesi söz konusu bile değildir. İzmirli kantinciler beni hiç mahcup etmediler. Tehlike okullarda değil, dışarıda tamamen denetimsiz biçimde bu ürünleri satan yerlerdedir. Bu vahim olayların ardından toplumda kantincilerin birkaç gündür linç edildiğini görüyoruz. Bu kadar sık denetimden geçen başka bir meslek grubu yok. Kantinler tehlikeli değildir" dedi. 'TEHLİKE DIŞARIDA'Kantincilerin birçok denetimden geçtiğini söyleyen Topçu, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Bizler çocuklarımıza hizmet ederken bu işte yanımızda çalışanlar da dahil olmak üzere davranış bilimleri, mali bilgilenme, servis ve ustalık belgesine sahip olan personelimizi istihdam ediyoruz. Kantincilik mesleğini ustalık, kalfalık belgesine sahip olmayan hiç kimse yapamaz. Bu iki vahim ve elim olay çok istisnai bir durum ve ikisini de aynı sebeplerden kaybetmek bu ürünlerin ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor. Sırf para kazanmak uğruna bir ürünün tüketicinin eline geçmesi için 8 tane olağanüstü analizden geçmesi gerekiyor. Bu ürünün çok kontrolsüz bir şekilde üretildiğini ve piyasaya sürüldüğünü görüyoruz. Türkiye'de 16 milyon öğrencimize hizmet eden bir sektör var. İşini en iyi şekilde yapmaya çalışan birçok eğitimden geçerek çocuklara hizmet etmeye çalışan bir esnaf grubu, birkaç gündür adeta linç edilmekte. Bunu içime de sindiremiyorum. Bu kadar özverili ve güzel hizmet eden meslektaşlarımıza yazık ediliyor. Bu kadar sık denetim edilen bir meslek grubuna rastlayamazsınız. Bu genellemeleri ve suçlamaları hak etmiyoruz. Kantinler tehlikeli değil. Tehlike dışarıda"'BU ÜRÜN KESİN VE NET OLARAK KANTİNDE SATILMIŞTIR'Olaya ilişkin farklı açıklamaların yapıldığını söyleyen Topçu, "Ankara'daki kantinde bu ürün satılmıştır. Böyle bir kantinci var, bu ürünü satmıştır. Bu kantincinin sözleşmesi fesh edilmiş, okul müdürü açığa alınmıştır. Ancak bu Mert'i geri getirmez. Asıl tehlike okul etrafında yuvalanmış ve denetimden uzak, öğrencilerin serbestçe girip çıkabildiği yerlerdir. Gerçek tehlike buralardır. Uygun görülmeyen ürünleri çok rahatça satabiliyorlar. Çocuk buradan temin etiği ürünleri okul çantasına alıp okula götürebilmekte. Mert, okul kantininden bu ürünü almasaydı okulun etrafındaki bir yerden erişme olasılığı çok yüksekti" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜBasın açıklamasından görüntüRasim Topçu'nun okul kantinlerini gezmesinden görüntü

Haber: Hande NAYMAN Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

=====================

Sigorta şirketlerini 4 milyon lira dolandıran çeteye operasyon: 44 gözaltı

ADANA'da, sıfır kilometre otomobillerin orijinal parçalarını söktükten sonra yerine hasarlı parça takıp, kaza da yaparak, sigorta şirketlerini dolandıran 44 kişi yakalandı. Şüphelilerin, bu yöntemle 4 milyon 300 lira haksız kazanç elde ettiği belirtildi.

İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, sigorta şirketlerini dolandıran kişileri yakalamak için teknik ve fiziki takip başlattı. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen polis, Adana, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Malatya, Mersin ve Osmaniye 53 adrese şafak vakti baskın yaptı. Operasyonda, 44 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin, akraba ve arkadaşlarına taksitle sıfır kilometre otomobil aldırdığı, bu araçların tampon, çamurluk, far, kaput, hava yastığı gibi orijinal parçalarını söküp, yerine çıkma ve hasarlı parça taktırdığı öğrenildi. Bu otomobillerle kırmızı ışıkta duran kamyon, TIR, iş makinesi ve otobüslere arkadan çarpan şüphelilerin, bu yöntemle sigorta şirketlerini dolandırdığı ortaya çıktı. Sökülen orijinal parçaları satan şüphelilerin, 144 kez organize ettiği kazalarla 4 milyon 300 lira haksız kazanç elde ettiği öğrenildi. Emniyette götürülen şüphelilerin sorgulandığı belirtildi.

Görüntü Dökümü----------------------------Zanlıların adli tıp birimine getirilmesi

SÜRE: 01'03" BOYUT: 117 MB

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: Gökhan KESKİNCİ/ADANA,

=========================

HDP önündeki oturma eyleminde 102'nci gün

DİYARBAKIR'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen aileler, HDP il binası önündeki oturma eylemini 102'nci günde de sürdürüyor. Eylemdeki Celil Begdaş, Cafer Ceylan'ın ailesine kavuşmasıyla umutlandığını belirterek, oğlunun da kaçıp gelmesini istediğini söyledi.

Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra partinin Diyarbakır binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere de çağrıda bulundu. Hacire Akar'ın HDP il binası önünde başlattığı eylemle çocuğuna kavuşması, çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler için umut oldu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. Oturma eylemindeki annelerden Hatice Ceylan, terör örgütü PKK'nın elinden kurtarılan oğlu Cafer'e kavuşmasına rağmen oturma eylemine devam etti. HDP önünde oturan 58 aile, eylemini 102'nci günde de sürdürdü.

Mardinli olan ve Diyarbakır'da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, 5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler tarafından düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı. Celil Begdaş, oğlunu çok özlediğini ve bir an önce dönmesini beklediğini söyledi.

Begdaş, Cafer Ceylan'ın gelmesiyle umutlandıklarını belirterek, "İçimizdeki acı dinmiyor. Tek umut şimdi gelen evladımız. O çocukla görüştüm. O çocuk dedi ki 'Ben cezaevini göz önüne aldım, geldim'. 'İşkence de yok' dedi. Şu an evinde. Ailesine teslim edildi. Ben buradan oğluma sesleniyorum. Beni görüyor, duyuyorsa Allah için gelsin yeter. Bu acı yeter. Annesi hasta, biz burada perişan. Evlat acısı çok zordur. Allah kimseyi evlat acısıyla sınamasın" diye konuştu.

Görüntü Dökümü-------HDP il binasıAilelerin bekleyişiCelil Begdaş'ın röportajıGenel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN- Selim KAYA/DİYARBAKIR,GÖRÜNTÜ BOYUTU: 358 MB

==========================

Borç-alacak kavgası nedeniyle bacağından vuruldu

KARAMAN'da  Ali Ceran aralarında borç- alacak nedeniyle kavga çıkan Mustafa K.'nin av tüfeğiyle ateş açması sonucu bacağından yaralandı. Ceran hastaneye kaldırılırken Mustafa K. ve kavgaya karışan ağabeyi Recep K., gözaltına alındı.

Olay, dün saat 23.50 sıralarında Şeyh Şamil Mahallesi 1377  numaralı Sokakta meydana geldi. Ali Ceran, iddiaya göre aralarında borç- alacak meselesi bulunan Recep K. ve kardeşi Mustafa K. ile karşılaşıp tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Mustafa K., otomobilden aldığı tüfekle Ali Ceran'ın üzerine ateş açtı. Bacağına isabet eden saçmalar nedeniyle yaralanan Ceran, kanlar içinde yere yığıldı. Mustafa K. ve ağabeyi Recep K. de olay yerinden hızla uzaklaştı. Ceran, çevredekilerin ihbarı üzerine ambulansla Karaman Devlet Hastanesine kaldırıldı.  Kaçan Mustafa K. ve ağabeyi Recep K. de kısa sürede Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalandı. Soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü ---------------------Şüphelilerin adliyeye getirilişiAdliyeden detay

Haber- Kamera: Muammer ŞEN KARAMAN DHA))

========================

Erzurum'da atlı hafızlar, 487'nci 'Binbir Hatim'i başlattı

ERZURUM'u doğal afetlerden korumak için 487 yıl önce Pir Ali Baba tarafından başlatılan 'Binbir Hatim' geleneği, bu yıl kar yağışı altında sürdürüldü. Pir Ali Baba Türbesi'nde Kur'an okumaya başlayan atlı hafızlar, ellerindeki Kur'an-ı Kerim'ler ile şehri turladı.

Merkez Palandöken ilçesine bağlı Dutçu köyündeki Pir Ali Baba'nın Türbesi'nde düzenlenen törene Vali Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Müftü Hasan Hüsnü Sula ve çok sayıda davetli katıldı. Erzurum'da görevli hafızların Kur'an okumaya başladığı törende Müftü Hasan Hüsnü Sula da dua etti.

Her toplumun geleneği bulunduğu Erzurum'un en güzel geleneklerinden birinin de Binbir Hatim olduğunu belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Menmet Sekmen, bugün sabah saatlerinde başlayan Kur'an okumanın bir ay süreceğini söyledi. 1500'lü yıllarda Pir Ali Baba tarafından başlatılan Binbir Hatimlerin şehrin savaş, afet, deprem bir takım tabi olaylar karşısında manevi olarak korunmasını amaçladığını anlatan Başkan Sekmen, "Pir Ali Baba böyle bir geleneği başlatmış o gün bugün devam ediyor. Güzel geleneklerin devamının sağlanması, toplumun birlik, beraberliği için önemlidir. Biz de aynı yoldan giderek bu geleneğin devamını sağlamaya devam ediyoruz. Sadece 1900'lü yılların başında savaş, bir takım sıkıntılar sebebiyle sekteye uğramış olan Binbir Hatimler, il müftüsü Muhammed Sadık Solakzade Efendi'nin talimatıyla yeniden başlamış ve devam ediyor. Camilerde binlerce hatim okunuyor. Bizler de inanmış insanlar olarak Kur'an okumanın, öğrenmenin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Kur'an aklın ve bilimin ışığında bize yol gösteriyor" diye konuştu.

Pir Ali Baba'nın bir Anadolu Alperen'i olduğunu ifade eden Vali Okay Memiş, Anadolu'yu Türkleştiren, Müslümanlaştıran büyük alimlerden birisi olduğunu söyledi. Erzurum'daki binbir hatimleri Konya'daki Şeb-i Arus törenlerine benzeten Vali Memiş şunları söyledi:

"Binbir hatimler bizim için çok önemli bir gelenek. 1500'lü yıllarda Pir Ali Baba Hazretleri öncülüğühde doğal afetlerden korunmak maksadıyla başlatılan hatim ve duaların devamını biz çok değerli ve önemli buluyoruz. Dinimizin ilk emri de oku. Kur'an okumak bir şifa. Kur'an okumanın en güzel tarafı esaslarını anlayarak okumak çok önemli ve değerli. Bendeniz de buna gayret ediyorum. Esaslarına mümkün olduğu kadar uymaya çalışıyoruz, eksiklerimiz var Allah günahlarımızı affeylesin. Bendeniz Giresun'un Piraziz İlçesi'ndenim. Piraziz de aynı şekilde soyumuzun dedeleri Güvenç Abdal var. Onlar da Anadolu Alperenleri. Karadeniz bölgesini Türkleştirip, İslamlaştıran büyüklerden. Pir Ali Baba'yla aynı dönemde yaşamışlar. Bu büyüklerimiz zorbalıkla, zulmederek değil, imanla, akılla, adaletle bu memlekete hakim olmuşlar. Allah hepsinden razı olsun. Erzurum hakikaten Pir Ali Baba, İbrahim Hakkı, Alvarlı Efe Hazretleriyle, Nene Hatun, Kara Fatmalarıyla..Din görevlilerimizle örnek bir vilayet. Allah hepsinden razı olsun. Okunan hatimleri Allap kabul eylesin."

Konuşmaların ardından Pir Ali Baba Türbesi'nin bulunduğu tepede Kur'an okumaya başlayan atlı 4 hafız, tören alanına indi. Tarihi geleneği başlatan hafızlar, protokolün tören alanından ayrılmasıyla ellerindeki Kur'an-ı Kerim'leri okuyarak, şehri dolaşmaya başladı.

Erzurum'da 487'nci kez başlatılan 'Binbir Hatim' geleneğiyle merkez ilçeler Aziziye, Palandöken ve Yakutiye'deki camilerde Kur'an okunacak. 'Binbir Hatim' geleneği; Ocak 2020'de Ulu Cami'de okunacak hatim duasıyla sona erecek.

GELENEĞİ PİR ALİ BABA BAŞLATTI

Pir Ali Baba'nın, 1500'lü yıllarda yaşadığı tahmin diliyor. Pir Ali Baba'nın yaşadığı dönem Yavuz Sultan Selim ve oğlu Kanuni Sultan Süleyman'ın Osmanlı padişahı olduğu yıllardır. Bu dönem Osmanlı Devleti'nin yükselme ve gelişme yıllarıdır. Bu yıllar aynı zamanda ilim, sanat ve edebiyat alanında büyük gelişmelerin olduğu ve bugüne kadar gelen kalıcı eserlerin ortaya çıktığı yıllardır. Bu ortamda yetişen Pir Ali Baba, alim olup, o devrin büyük zenginlerindendir. Düzcü köyünde mutasarrıflık yapan Ali Baba, "Eğer her yıl 'Binbir Hatim' okursanız Allahü Teala bu memleketi hususiyetle zelzeleden korur" diyerek maliki bulunduğu 8 köyden 4'ünün gelirini tamamen Erzurum'da yılda bir defa okunmasını ihdas ettiği 'Binbir Hatim'lere vakfetmiş ve bu hatimler o günden sonra Erzurum'da sürekli okutularak, Birinci Dünya Savaşı yıllarına kadar devam etmiştir. O yıllarda meydana gelen bazı aksamalarla okutulamayan 'Binbir Hatim'ler, bir süre sonra Erzurum Müftüsü Hacı Muhammed Sadık Solakzade ve o zamanın Erzurum milletvekillerinden Mühirzade Asım Efendi ile Zihni Bey tarafından yeniden okutulmasının temini için Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten izin aldırılarak, yeniden başlatılıp, devam etmiş ve bugüne kadar gelmiştir.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-At üzerinde hafızların Kuran-ı Kerim okumasından detay -Kuran-ı Kerim okunması -Mehmet Sekmen'in konuşması -Vali Okay Memiş'in konuşması -Müftü Hasan Hüsnü Sula'nın dua etmesi-Hafızların at üzerinde Kuran-ı Kerim okuyarak tören alanına gelmesi

Haber: Turgay İPEK - KAmera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,

SÜRE: 05.53 BOYUT: 657 MB

===========================

Niğde'de silahlı suç örgütüne operasyon: 17 gözaltı

NİĞDE'de silahlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 17 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler adliyeye sevk edildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, 'Silahlı suç örgütü kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, örgüt kapsamında yağma, silahlı tehdit, silahlı yaralama ve çökme' suçlarını işleyen kişilere yönelik çalışma başlattı. 'Kıskaç' adı verilen operasyonda kent merkezinde 20 adrese eş zamanlı baskın düzenleyen ekipler A.İ., K.K., C.Ç., A.Ç., S.Ç., E.Ç., V.C., B.K., M.K., D.B., A.S., E.D., Ş.G., S.Y., Ü.S., B.B. ve H.K.'yı yakaladı. Gözaltına alınan 17 şüpheli sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü-------------------------Şüphelilerin adliyeye getrilmesi- Polis eşliğinde adliyeye girmesi-Detay görüntüler

Süre: 01'14" Boyut: 138 MB

Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,

===========================

Psikiyatri hastalarına ney dinletisi

TEKİRDAĞ Gençlik Merkezi üyeleri Namık Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedavi gören psikiyatri hastalarına ney dinletisinde bulundu.

Tekirdağ Gençlik Merkezi'nde çalışan gönüllü gençler, Namık Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde tedavi gören hastalar için ebru sanatı çalışması ve ney dinletisi etkinliği düzenlendi.  Gönüllü gençler tarafından yapılan etkinlik hastalar tarafından yoğun ilgi gördü. Tekirdağ Gençlik Merkezi gençlik lideri Ümit Kühram, "Aslında bu çalışmamızın ana temasında ecdadımızın geçmişte yapmış olduğu musiki ile dinlenme musiki ile rehabilite olma amacıyla gençlerimizle birlikte bu çalışmayı yapıyoruz. Bakanlığımızın 2019 yılını gönüllülük yılı ilan etmesiyle birlikte gönüllülük çalışmalarına daha da hız vermeye çalışıyoruz. Bu kapsamda 15 gencimizle birlikte psikiyatri bölümünde yatan hastalarımıza bu çalışmayı yapmak istiyoruz" dedi.

Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yakup Albayrak, herkesin bildiği 'müzik ruhun gıdasıdır' söylemi olduğunu belirterek, "Bu söylemden yola çıkılarak yapılan bazı çalışmalarda müziğin hem ruhsal hem de fiziksel hastalıklara olumlu etkiler gösterdiği bulunmuştur. Tarihsel açıdan bakıldığında ise özellikle Osmanlı döneminde bimarhanelerde ruhsal hastalıktan muzdarip olan kişilere düzenli bir şekilde musiki dinletildiği bilinmektedir. Ancak her müziğin ruhsal hastalıklara iyi geldiği söylenemez. Özellikle bazı müzik türlerinin insanları daha öfkeli ve hüzünlü bir hale soktuğu bilinmektedir.  Ney, hem sesindeki gizem ve güzellik hem de oktav genişliği açısından Türk müziğinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Ney sesinin rahatlatıcı etkisi hemen herkes tarafından kabul edilmektedir" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------------------------Ebru sanatı yapılışı-Ney çalan öğrenciler-Ümit Kühram ile röp.-Doç.Dr. Albayrak ile röp.

-Detaylar

Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,-

======================


Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel DHA YURT BÜLTENİ - 9 - Son Dakika


Son Dakika

Vatandaşın döviz mevduatı 514 milyon dolar azalarak tarihi zirveden döndü Sereney Sarıkaya rekor bir ücret karşılığında ATV'nin yeni dizisiyle ekranlara dönüş yapıyor Aysel Gürel'in kızı 'Sen Ağlama' şarkısı için İGDAŞ'a açtığı davayı kazandı Putin'in gizli sarayını ifşa eden video 24 saat içinde milyonlarca kişi tarafından izlendi Trump'ın Biden'a bıraktığı mektubun içeriği basına sızdı: Joe biliyorsun ben kazandım İbo Show'un 10. bölüm fragmanı yayınlandı! 15 yıldır İbrahim Tatlıses ile küs olan Ebru Yaşar programa geliyor Arteta'dan Mesut transferine dair yeni açıklama: Karantinadan dolayı resmen duyuramıyoruz Son dakika: Merkez Bankası, politika faizini yüzde 17'de sabit bıraktı