Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kadıköy'de reşit olmayan çocukların saldırısına uğrayıp bıçaklanarak öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi (15) için Sultanahmet Camii'nde düzenlenen Mevlidi Şerife katıldı. Çıkışta gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, kamuoyunun beklediği "Suça Sürüklenen Çocuk düzenlemesi" ile ilgili konuştu.
Bakan Tunç, "Bu taslağı meclis grubumuza intikal ettirdik, meclis grubumuz değerlendirdi ve ardından diğer siyasi partilerle de görüşmeler yapıldı; meclisteki bütün siyasi parti gruplarıyla bir mutabakata varıldı. Özellikle çocukları suça sürükleyen nedenlerin belirlenmesi, bu nedenlerin ortadan kaldırılması ve alınması gereken tedbirlerin, gerek cezalandırma gerekse önleyici tedbirler bakımından etraflıca araştırılması ve sonucuna göre bir kanun değişikliği yapılması gerektiği kanaati oluştu. Hâlihazırda İstanbul milletvekilimiz Sayın Tuğba Turgut başkanlığında bu komisyon çalışmalarını sürdürmektedir ve komisyonun çalışmaları tamamlandıktan sonra oluşacak rapora göre meclisimizde yasal düzenlemeler gündeme gelecektir" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Tunç'un açıklamasının tamamı şöyle:
"Çocukların bu şekilde birbirlerine karşı suç işlemeleri ya da çocukların büyüklere karşı suç işlemeleri, suça sürüklenen çocuklar konusunu ülkenin gündemine getirmiş oldu. Burada özellikle çocukların, 18 yaşından küçüklerin cezalandırılması ile ilgili hususlar Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinde düzenlenmiş olan konulardır.
Bununla ilgili olarak uzun yıllardan beri Türkiye'nin uygulaması üç kademeden müteşekkildir. 12 yaşından önceki çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve bu yaş grubuna çocuklara özgü tedbirler uygulanır. 12–15 yaş grubunda cezada yarı oranında indirim söz konusudur. 15–18 yaş grubunda da indirim uygulanmaktadır. Kasten öldürme suçlarında ise ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları bakımından, 15–18 yaş grubu için ağırlaştırılmış müebbet karşılığı 24 yıla kadar, 12–15 yaş grubu için ise 15 yıla kadar ceza verilebilmektedir, kanunumuz bu şekildedir.
Diğer ülke uygulamalarına baktığımızda da benzer düzenlemeler görülmektedir. Bazı ülkelerde ceza sorumluluğu 15 yaşın altında yoktur, bazılarında 14, bazılarında ise 13 yaş sınırı vardır ve Türkiye'de bu uygulama 2005'ten bu yana 12 yaş olarak sürdürülmektedir.
Gelinen noktada, çocukların bu tür suçlara iştirak etmemesi amacıyla hem caydırıcılığı sağlamak hem de mevzuatımızı yeniden değerlendirmek gerektiği, kamuoyunun hassasiyeti ve caydırıcılık ihtiyacı açıkça ortadadır. Bu kapsamda Adalet Bakanlığı olarak meclis grubumuza bir taslak üzerinde çalıştık. Bu taslakta, özellikle bu yaş grubundaki çocukların suça karışması hâlinde, kasten öldürme suçlarında suçun işleniş şekli, çocuğun suç işleme eğilimi, geçmişteki suç kaydı, sabıka durumu ve kastın yoğunluğu gibi hususlar göz önünde bulundurularak her dosya ve her olay bazında hâkimlere takdir yetkisi verilmesi gerektiği düşüncesi yer aldı.
Bu taslağı meclis grubumuza intikal ettirdik, meclis grubumuz değerlendirdi ve ardından diğer siyasi partilerle de görüşmeler yapıldı; meclisteki bütün siyasi parti gruplarıyla bir mutabakata varıldı. Özellikle çocukları suça sürükleyen nedenlerin belirlenmesi, bu nedenlerin ortadan kaldırılması ve alınması gereken tedbirlerin, gerek cezalandırma gerekse önleyici tedbirler bakımından etraflıca araştırılması ve sonucuna göre bir kanun değişikliği yapılması gerektiği kanaati oluştu. Hâlihazırda İstanbul milletvekilimiz Sayın Tuğba Turgut başkanlığında bu komisyon çalışmalarını sürdürmektedir ve komisyonun çalışmaları tamamlandıktan sonra oluşacak rapora göre meclisimizde yasal düzenlemeler gündeme gelecektir.
Bununla birlikte 11. Yargı Paketi'nde bu anlamda yasalaşan bir madde bulunmaktadır. Çocukların örgüt suçları kapsamında kullanılması durumunda, örgüt yöneticilerine ve örgüt üyelerine, çocukları suçta kullananlara verilecek cezaların yarı oranında artırılmasına ilişkin düzenleme 11. Yargı Paketi ile yasalaşmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesindeki ceza süreleriyle ilgili düzenlemeler de komisyon çalışmalarından sonra gerçekleştirilecektir.
Her iki evladımızla ve diğer çocuklarla ilgili davaların süreçleri devam etmektedir. Ülke genelinde isimlerini burada sayamadığımız bazı soruşturma ve davalar da bulunmaktadır. Atlas Çağlayan'ın soruşturması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığında devam etmekte olup, 12–15 yaş grubunda suçu işleyenlerle ilgili süreç titizlikle takip edilmektedir. Ayrıca sosyal medya üzerinden Çağlayan ailesini tehdit eden kişilerle ilgili soruşturma açılmış, dört kişi tespit edilerek tutuklanmıştır.
Yine Ahmet Mingüzi'nin ailesine yönelik sosyal medya üzerinden yapılan tehdit ve hakaretlerle ilgili de tespit edilen kişiler hakkında soruşturmalar açılmış, tutuklamalar yapılmış ve gerekli cezai yaptırımlar uygulanmıştır. Aileyi tehdit eden, suçu ve suçluyu övme ve hakaret suçlarından üç kişi, mezarı tahrip eden bir kişi olmak üzere toplam dört kişi beş yıla kadar cezalarla cezalandırılmıştır.
Bu konudaki hassasiyetimiz son derece büyüktür. Sayın Cumhurbaşkanımızın kabine toplantılarında ve sonrasındaki açıklamalarından da görüleceği üzere bu konudaki kararlılığımız tamdır. Çocuklarımızı korumamız, onları hem sosyal medyanın olumsuz etkilerinden hem de suça bulaşmaktan uzak tutmak için aileler ve devletimizin ilgili kurumları tarafından gerekli tedbirleri hassasiyetle almamız gerekmektedir. Çocukların korunması tüm dünyada önemli bir sorun hâline gelmiş olup, Türkiye'de de Çocuk Koruma Kanunu 2005 yılında yürürlüğe girmiş, anayasamızda çocukların korunması ve istismarın önlenmesine yönelik düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Bu anayasal ve yasal düzenlemelerin uygulamaya yansıtılması noktasındaki hassasiyetimizi sürdürmekteyiz.
Soruşturmaları yakından takip ediyor, Ahmet Mingüzi evladımıza, Atlas Çağlayan evladımıza ve hunharca katledilen tüm çocuklarımıza Allah'tan rahmet diliyor, ailelerinin acısını yürekten paylaşıyoruz. Bir evladını kaybetmiş bir annenin acısının tarif edilemez olduğunu biliyor, bu hassasiyeti saygıyla karşılıyor ve buna uygun tedbirleri alma kararlılığımızı vurguluyoruz.
Ahmet evladımızın vefatının birinci yıl dönümünde aileyi yalnız bırakmadık, aileyle sürekli irtibat hâlinde olduk ve mevlid programına katılarak dualar ettik. Rabbim bir daha ailelerimize böyle acılar yaşatmasın. Bu süreçte Mingüzi ailesinin ve çocuklarını kaybeden tüm ailelerimizin yanında olduğumuzu, Sayın Cumhurbaşkanımızın da olayın başından itibaren aileyle görüşerek talimatlarını verdiğini ve komisyon çalışmaları tamamlandığında gerekli yasal düzenlemelerin gündeme geleceğini ifade ediyoruz. Bir kez daha Ahmet yavrumuza, Atlas yavrumuza ve diğer çocuklarımıza Allah'tan rahmet diliyor, ailelerine ve milletimize başsağlığı ve sabır temenni ediyoruz.
Son Dakika › Politika › Minguzzi'nin mevlidine katılan Adalet Bakanı Tunç: SSÇ düzenlemesi meclise gelecek - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Yorumlar (1)