Ahmet Özer' Verilen 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası Kararı İstinafa Taşındı. - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ahmet Özer' Verilen 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası Kararı İstinafa Taşındı.

02.03.2026 12:31  Güncelleme: 13:51

Avukatları Hüseyin Ersöz ve Seraf Özer, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in yargılandığı “Kent Uzlaşısı Davası"nda hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası kararını istinaf mahkemesine taşıdı. Seraf Özer, “Bu haksız karar verildikten sonra beni Ankara'dan önemli isimler arayarak şunu söylediler: 'Terörsüz Türkiye süreci ilerliyor. Komisyon raporu oylamaya sunuldu. Artık özel yasa için girişimlerde bulunulacak ve özel yasanın çıkıyor olması ile beraber örgüt üyeliği dosyalarının tamamı zaten düşüyor olacak' Ancak altını açıkça çiziyorum; Ahmet Özer bir örgüt üyesi değildir. Dolayısıyla bizim beklentimiz herhangi bir özel düzenleme değil, yalnızca hukukun uygulanmasıdır” dedi.

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN- Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) Avukatları Hüseyin Ersöz ve Seraf Özer, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in yargılandığı "Kent Uzlaşısı Davası"nda hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası kararını istinaf mahkemesine taşıdı. Seraf Özer, "Bu haksız karar verildikten sonra beni Ankara'dan önemli isimler arayarak şunu söylediler: 'Terörsüz Türkiye süreci ilerliyor. Komisyon raporu oylamaya sunuldu. Artık özel yasa için girişimlerde bulunulacak ve özel yasanın çıkıyor olması ile beraber örgüt üyeliği dosyalarının tamamı zaten düşüyor olacak' Ancak altını açıkça çiziyorum; Ahmet Özer bir örgüt üyesi değildir. Dolayısıyla bizim beklentimiz herhangi bir özel düzenleme değil, yalnızca hukukun uygulanmasıdır" dedi.

30 Ekim 2024'te düzenlenen operasyondan sonra görevden alınan ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, "silahlı terör örgütü üyesi olma" iddiasıyla yargılandığı "Kent Uzlaşısı" davasında, 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Özer'in avukatları Hüseyin Ersöz ve Seraf Özer ise kararı istinaf mahkemesine taşıdı. Konuya ilişkin Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi önünde açıklama yapan avukatlardan Hüseyin Ersöz, şunları söyledi:

"Ceza dairesinin bozma ya da beraat kararı vereceğine olan inancımızı koruyor ve hukuki girişimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz"

"Bugün, Esenyurt'un seçilmiş Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında yürütülen yargılama sürecine ilişkin olarak İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne bir dilekçe sunduk."

Bilindiği üzere geçtiğimiz haftalarda Ahmet Özer hakkında yürütülen yargılama sonucunda, haksız ve hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz bir mahkümiyet kararı verilmişti. Bu kararın ardından Silivri'de bir basın açıklaması yaparak, kamu vicdanını derinden etkileyen ve dosya kapsamındaki delillerle bağdaşmadığını değerlendirdiğimiz bu kararın gerekçelerini kamuoyuyla paylaşmıştık.

Devam eden süreçte gerekçeli karar yayımlandı. Gerekçeli kararı incelediğimizde, yargılama sırasında toplanan lehe delillerin tamamına yakınının göz ardı edildiğini; değerlendirmelerin ise hukuka aykırı biçimde ve adil yargılanma hakkına gölge düşürecek nitelikte yapıldığını gördük.

Daha önce de ifade ettiğimiz üzere, söz konusu haksız mahkümiyet kararına karşı tüm yasal yolları işletme ve kararın hukuka aykırılığını her platformda dile getirme sorumluluğunu taşıyoruz. Bu kapsamda bugün, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkümiyet kararına karşı hazırladığımız istinaf dilekçesini mahkemeye sunduk.

"Verilen kararın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine ilişkin somut itirazlarımızı ayrıntılı biçimde ortaya koyduk"

Toplam 93 sayfadan oluşan dilekçemizde; mahkemenin dosya içerisindeki lehe delilleri dikkate almadan değerlendirme yaptığına, gizli tanık beyanlarındaki açık çelişkilerin göz ardı edildiğine ve verilen kararın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine ilişkin somut itirazlarımızı ayrıntılı biçimde ortaya koyduk.

Bundan sonraki süreçte İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, dilekçemizi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine gönderecek. Ceza dairesi, istinaf talebimizi inceleyerek bozma kararı verebileceği gibi, duruşma açarak yeniden yargılama yapma ve bu yargılama sonucunda beraat kararı verme yetkisine de sahiptir. Sürecin nasıl ilerleyeceğini önümüzdeki aşamalar gösterecektir.

Ancak hangi karar verilirse verilsin, ortada maddi gerçeklerle örtüşmeyen, varsayımlara dayalı değerlendirmeler içeren ve hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz bir mahkeme kararı bulunduğunu vurgulamak gerekir. Bu nedenle, ceza dairesinin bozma ya da beraat kararı vereceğine olan inancımızı koruyor ve hukuki girişimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.

"Yargılama süreci devam ederken uygulanan kayyum kararının ve görevden uzaklaştırma işleminin de bir an önce kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz"

Öte yandan, dosya kapsamıyla örtüşmeyen bu yargılama süreci devam ederken uygulanan kayyum kararının ve görevden uzaklaştırma işleminin de bir an önce kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu haksız idari tasarrufun sona erdirilmesi yönündeki beklentimizi de kamuoyuyla paylaşmak isteriz.

Bundan sonraki süreci İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde takip edeceğiz. Temennimiz, sürecin ivedilikle sonuçlandırılması ve Esenyurt'un seçilmiş Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında en kısa sürede beraat kararı verilmesidir."

"Özellikle belirtmek gerekir ki bu karar, içinde bulunduğumuz barış sürecine vurulmuş bir darbe niteliğindedir"

Ahmet Özer'in kızı ve avukatı Seraf Özer ise, "Bugün istinaf başvurumuz kapsamında sunduğumuz 93 sayfalık dilekçe de adeta bir hukuki mütalaa niteliğindedir. İçerisinde çok büyük emek ve titiz bir çalışma bulunmaktadır. Biz, hiçbir zaman pes etmeden hukuk mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz. Bu vesileyle emeği geçen tüm avukatlarımıza, babam adına da teşekkür ediyorum. Bunu söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi. Özer şunları söyledi:

"İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yazdığı gerekçe, adeta beraat kararı verilmesi gereken bir dosyanın gerekçesi niteliğindedir. Avukat Hüseyin Ersöz'ün de ifade ettiği gibi, karar varsayımlara dayalı, soyut değerlendirmeler içeren ve siyasi nitelik taşıyan bir karardır. Zaten ortada bir suç bulunmadığı için buna ilişkin bir delil oluşturulması da mümkün değildir; çünkü olmayan suçun delili de olmaz."

Özellikle belirtmek gerekir ki bu karar, içinde bulunduğumuz barış sürecine vurulmuş bir darbe niteliğindedir ve ülkemizde hukuk güvenliğinin tartışmalı hale geldiğinin somut bir göstergesidir. Nitekim karar kamuoyu vicdanında da mahküm olmuştur. Bilindiği üzere Sayın Devlet Bahçeli de 23 Ocak tarihinde verilen bu kararla ilgili olarak, kararın evrensel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu ve kamu vicdanında karşılık bulmadığını ifade etmiştir. Bu dosya kamuoyu vicdanında sınıfta kalmış, Ahmet Özer ise kamuoyu vicdanında beraat etmiştir.

"Dosyaya giren tüm resmi cevaplar Ahmet Özer'in lehine olmasına rağmen, bu belgeler kararda dikkate alınmamıştır"

Şu hususun da altını çizmek isterim: İddia makamının siyasi saiklerle oluşturduğu iddianamedeki iddialar, bizzat 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yazdığı müzekkerelere gelen cevaplarla çürütülmüştür. Mahkeme; TEM'e, Emniyet'e, Jandarma'ya ve Türkiye genelindeki ilgili kurumlara yazılar göndererek Ahmet Özer'in herhangi bir örgüt üyeliği ya da iltisakı olup olmadığını sormuştur. Dosyaya giren tüm resmi cevaplar Ahmet Özer'in lehine olmasına rağmen, bu belgeler kararda dikkate alınmamıştır.

Mahkeme ayrıca, yargı sisteminin en tartışmalı uygulamalarından biri olan gizli tanık beyanlarına dayanarak gerekçe oluşturmuştur. Gerekçede yer alan ve Ahmet Özer'in 2024 yılında Diyarbakır'da bir örgüt hücre evinde adaylığı kabul ettiği yönündeki iddia ise trajikomik bir iftiradan ibarettir. Çünkü Ahmet Özer'in 2024 yılında Diyarbakır'da bulunmadığı, dosyadaki HTS ve baz kayıtlarıyla açıkça sabittir.

Açıkçası bu kararı okuduğumda, yerel mahkemenin beraat verilmesi gerektiğini düşündüğü ancak bunu kendisinin veremediği, üst mahkemenin rahatlıkla beraat kararı verebileceği bir gerekçe oluşturduğu izlenimine kapıldım.

"Halk iradesinin eninde sonunda tecelli edeceğine yürekten inanıyoruz"

Bu dava açıkça politiktir. Verilen kararın da kayyum uygulamasını sürdürme telaşıyla alındığını düşünüyoruz. Ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin huzuru, barışı ve demokrasisi bu anlayıştan çok daha değerlidir. Halk iradesinin eninde sonunda tecelli edeceğine yürekten inanıyoruz.

Silahların bırakıldığı ve barış sürecinin konuşulduğu bir dönemde böyle bir karar verilmiş olmasını kamuoyu vicdanına bir kez daha havale ediyorum. Kent Uzlaşısı suç değildir, İstanbul ittifakı suç değildir ve hiçbir zaman suç olmayacaktır. Bu kavramların kriminalize edilmesini kabul etmiyoruz.

"Özel bir yasayla Ahmet Özer'in dosyası düşecek' şeklindeki değerlendirmeler bizim açımızdan bir çözüm değildir. Hakkın ve hukukun tecellisi bu şekilde sağlanamaz"

Son olarak şunu özellikle ifade etmek isterim: Bu haksız karar verildikten sonra beni Ankara'dan önemli isimler arayarak şunu söylediler: 'Terörsüz Türkiye süreci ilerliyor. Komisyon raporu oylamaya sunuldu. Artık özel yasa için girişimlerde bulunulacak ve özel yasanın çıkıyor olması ile beraber örgüt üyeliği dosyalarının tamamı zaten düşüyor olacak' Ancak altını açıkça çiziyorum; Ahmet Özer bir örgüt üyesi değildir. Dolayısıyla bizim beklentimiz herhangi bir özel düzenleme değil, yalnızca hukukun uygulanmasıdır.

Şunu açıkça ifade etmek isterim ki bu dosyada masumiyetimizin yargı nezdinde de tescil edilmesini ve istinaf mahkemesinden bir an önce beraat kararı çıkmasını bekliyoruz. Çünkü hakkaniyet ve hukuk bunu gerektirir.

'Özel bir yasayla Ahmet Özer'in dosyası düşecek' şeklindeki değerlendirmeler bizim açımızdan bir çözüm değildir. Hakkın ve hukukun tecellisi bu şekilde sağlanamaz. Ahmet Özer bir örgüt üyesi değildir. Biz bugün istinaf kanun yoluna başvurduk ve aynı zamanda dosyanın öne alınarak ön incelemesinin ivedilikle yapılması yönünde de dilekçe sunacağız.

"Bugün aynı zamanda halk iradesi de gasp edilmektedir"

Bilindiği üzere Ahmet Özer, Esenyurt'un seçilmiş belediye başkanıdır. Bugün yalnızca kendisinin hakkı değil, aynı zamanda halk iradesi de gasp edilmektedir. Bu nedenle istinaf mahkemesinin dosyayı öncelikli olarak ele alması büyük önem taşımaktadır. Talebimiz, masumiyetimizin yargı nezdinde bir an önce tescil edilmesidir.

Bizim, özel bir yasa ile dosyanın düşmesine yönelik herhangi bir beklentimiz ya da motivasyonumuz yoktur. Yaşadığımız bu süreç karşısında tek talebimiz, masumiyetimizin beraat kararıyla yargı tarafından açık biçimde ortaya konulmasıdır. Kamuoyu vicdanında zaten beraatle sonuçlanan bu dava, yargı nezdinde de beraatle tescillenmelidir. Bunun dışında hiçbir sonuç bizim için bir motivasyon kaynağı değildir. Çünkü bizim hayatlarımız bu kadar değersiz değildir.

Siyasi saiklerle bir kişinin, adeta bir suçlu muamelesi yapılarak onlarca polis eşliğinde şafak vakti evinden alınması, 375 gün cezaevinde tutulması ve ardından tutuksuz yargılama süreci devam ederken hala kayyum uygulamasının sürdürülmesi; sonrasında ise 'nasıl olsa özel yasa çıkacak, dosya düşecek' denilmesi, bize yapılan başka bir haksızlık anlamına gelir.

Bizim talebimiz nettir: Bu kararın yargı nezdinde beraatle ortadan kaldırılması ve masumiyetimizin resmen tescil edilmesidir.

Artık bu meseleyi yalnızca bireysel bir dava olarak değil, bir memleket meselesi olarak görüyorum. Bu nedenle de sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Ahmet Özer' Verilen 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası Kararı İstinafa Taşındı. - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement