Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kongre konuşmasında "Ben bugün burada, tüm teşkilatımdan helallik diliyorum Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kongre konuşmasında, "Ben bugün burada, tüm teşkilatımdan helallik diliyorum. Ben, hepinizden razıyım, hepinize hakkımı helal ediyorum" derken "Ben, tüzüğümüz gereği, bu Büyük Kongre'de son kez Genel Başkanlık'a aday oluyorum.Yetki verilirse, Allah ömür verirse, 3 yıl partimin başındayım. Ardından partimin vereceği sorumlulukları yüklenerek, o alanlarda görev ifa edeceğim" şeklinde konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirilen AKP 4. Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmasına özetle şöyle devam etti:
-"FİLİSTİN ÜZERİNDEKİ ABLUKAYI KALDIRMADIKÇA, İSRAİL İLE İLİŞKİLERİMİZİ ASLA GÖZDEN GEÇİRMEYECEĞİZ"-
" Somali'deki kardeşlerimizin yardımına koşuyoruz. Onlara da yardım elini sizin verdiğiniz vekaletle uzatıyoruz.
Dünya kamuoyunun sessiz kaldığı tepkisiz kaldığı Filistin meselesine Türkiye olarak en güçlü biçimde destek vermeye devam edeceğiz.
İsrail'in bölgede uyguladığı devlet terörüne karşı ilkeli ve kararlı duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz, Akdeniz'de uluslararası sularda insani yardım götüren gemilerimize saldıran 9 Türk'ü şehit eden İsrail özür dilemedikçe, şehitlerimize tazminat ödemedikçe, Filistin üzerindeki ablukayı kaldırmadıkça, İsrail ile ilişkilerimizi asla gözden geçirmeyeceğiz. Bunlar yerine getirilmedikçe ilişkilerimizde normalleşme mümkün olmayacaktır.
Kıbrıs ve Karabağ meselelerinde aynı şekilde pro-aktif, çözüme zorlayan, barışı empoze eden ilkeli tutumumuzu sürdüreceğiz.
Onun için Ermenistan, onların yanında yer alanlar içeride ve dışarıda fark etmez bilsinler ki Azeri kardeşlerimizin hakları yerine gelmedikçe bizim tutumuzda da bir değişme olmayacaktır.
-"İSLAMOFOBİA İNSANLIK SUÇUDUR"-
Bir dine, bir dinin mensuplarına bir dinin kutsal değerlerine hakaret etmek aşağılamak asla ve asla düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez. İslamofobia bir insanlık suçudur, bir nefret suçudur. Hele de sevgililer sevgilisi Peygamberimize hakaret etme cüretini gösteren alçakça saldırıda bulunan bir zihniyete katlanmak asla bir özgürlüğe tahammül anlayışı ile tanımlanamaz.
-SURİYE KONUSUNDA RUSYA, İRAN VE ÇİN'E SESLENDİ-
Suriye'de bir zalim iktidar var. Suriye'de geçtiğimiz yıl başlayan olaylar, maalesef arkasında 30 bini aşkın ölü, 250 bini aşkın yerinden edilmiş halk bıraktı.
Biz kardeşliğimizin gereğini yapacağız. Lojistik desteğimizi vermeye de devam edeceğiz. Ama Rusya'ya Çin'e bunun yanında İran'a sesleniyorum. Şu ana kadar olan tavrınızı tekrar gözden geçirin. Bu zalim yönetiminin yanında yer alanları tarih affetmeyecektir."
-CHP'YE YÜKLENDİ-
Konuşmasında CHP'ye yüklenen Erdoğan şöyle devam etti:
"Ana Muhalefet Partisi, Türkiye Suriye dostluğunu geliştirmek için verdiğimiz mücadeleyi bir çelişki olarak sunuyor, 1945 öncesinde Hitler'e, Mussolini'ye, Faşizme övgüler düzen; Faşizmin savaşta yenilmesiyle aniden saf değiştiren, Stalin'e yaranmak için, kendisine sığınan Azeri kardeşlerimizi, infaz edileceklerini bildikleri halde Stalin askerlerine teslim eden zihniyet bu CHP zihniyetidir. Ana Muhalefet Partisi gitsin, Filistinliler'e soykırım uygulayan İsrail'le ilişkilerini gözden geçirsin. Ana Muhalefet Partisi gitsin, Türkiye'de terörü destekleyen rejimlerle işbirliğini gözden geçirsin. Ana Muhalefet Partisi gitsin, Türkiye'deki bölücü terör örgütünü sorununu Filistin direnişine benzeten, Suriye rejimini gayri meşru gören Sosyalist Enternasyonalle ilişkilerini gözden geçirsin. Dış politikada işte bütün vizyonları bu, bu kadar
Afedersiniz abuk sabuk eline almış kitap parçası, onunla Başbakanla kalkmış saldırma cüretinde bulunan yalan yanlış haberleri kullanan bu zatla nereye gidilir. Ben bunu tazminata mahküm etmekten bıkmadım, bıkmayacağım. Durmadan tazminata mahküm oluyor. Kayseri'de belediye başkanıma çok saldırdı. Belediye başkanımda açtığı davaları hep kazandı. Fakat bu bıkmadı yine iftira etti. ve şimdi belediye başkanım da ana muhalefetin genel başkanından kazandıklarını Kayseri'deki kardeşlerime sucuk olarak dağıtıyor".
-EKONOMİ-
Konuşmasında ekonomiye de değinen Erdoğan, özetle şunları söyledi:
"2011 yılında, küresel finans krizinin en ağır seyrettiği bir dönemde Türkiye yüzde 8,5 büyüyerek, Çin'den sonra dünyada en hızlı büyüyen ülke oldu.
Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,2 büyüme kaydettik, ikinci çeyrekte yüzde 2,9'la yine pozitif büyüme içinde olduk.
Bu yılın 4'üncü çeyreğinden itibaren inşallah yeniden yüksek büyüme oranlarına ulaşacak, 2013 ve 2014 yıllarında ortalama yüzde 5 büyüme oranını yakalayacağız.
Bu yüksek büyüme performansıyla, Türkiye'nin milli gelirini 230 milyar dolardan, 3 katın üzerinde bir artışla 774 milyar dolara yükselttik.
Kişi başına milli geliri 2002 sonunda 3 bin 500 dolar seviyesinden aldık, bugün 10 bin 500 dolar seviyesine kadar yükselttik.
2002'de 59 milyar lira olan toplam yatırım tutarı, 2011 sonunda 283 milyar liraya ulaştı.
Enflasyon 2002 yılında yüzde 30 düzeyinde iken, şu anda Ağustos ayı itibariyle yıllık enflasyon yüzde 8,9 seviyesinde.
İhracatta tüm zamanların, Cumhuriyet tarihimizin rekorlarını elde ettik.
2002'de 36 milyar dolar toplam ihracat, 2011 sonunda 135 milyar dolara ulaştı.
2002'de yüzde 10,4 olan işsizlik oranını, 2011 yılında yüzde 9,8'e kadar çektik.
Turizm gelirlerimizi 8,5 milyar dolardan 23 milyar dolara çıkardık.
Ülkemize gelen turist sayısı 2002'de 13 milyon iken, 2011'de 31,5 milyon kişiye ulaştı.
Uluslararası Para Fonu IMF'ye olan borcu 23,5 milyar dolardan devraldık; bugün itibariyle 1,3 milyar dolara kadar çektik. İnşallah Nisan ayında bu borcu artık tamamen kapatıyoruz.
Şu anda, IMF'ye borç veren ülke konumundayız. Teknik müzakereler tamamlandığında, IMF'ye 5 milyar dolara kadar borç verebileceğiz.
2002 yılında Türkiye'de 1 yıl içinde toplam 91 bin adet otomobil satılmıştı.
2011 yılında, tüm zamanların rekorunu elde ettik ve 1 yıl içinde 594 bin adet otomobil satışı gerçekleşti.
Trafiğe kayıtlı araç sayısı 2002'de 8 milyon adet iken, 2011'de bu sayı iki kat artışla 16 milyon adede yükseldi.
Yine 2002 yılında 1 milyon 88 bin adet buzdolabı satılmış iken, 2011 yılında bu sayı 2 milyon 193 bin olarak gerçekleşti.
Aynı şekilde, 2002 yılında 824 bin adet çamaşır makinası satılırken, geçtiğimiz yıl bu rakam 1 milyon 949 bin adede yükseldi."
-EĞİTİM-
Eğiim ve sağlık konularına da değinen Erdoğan şöyle devam etti:
"Ülke genelinde 2002 yılında 346 bin olan derslik sayısını,küçük yerleşim birimlerindeki okulların pek çoğunu kapatmamıza rağmen, bu yıl 492 bine çıkarmış olduk.
2002 yılında 495 olan ultrason cihaz sayısı bugün 2 bin 292, 121 olan bilgisayarlı tomografi cihazı sayısı bugün 446, 18 olan MR sayısı bugün 303'e ulaştı. 2002 yılında 2 bin 304 olan diyaliz cihazı sayısı bugün 4 bin 296 adete ulaştı.
Şimdi 30 yıllık sağlık planlarımız çerçevesinde dev şehir hastaneleri kuruyoruz. Kayseri, Ankara Etlik ve Bilkent Şehir Hastaneleri'nin yapımına başlıyoruz. 3 yıl sonra hizmete açacağız."
-ULAŞTIRMA-
"Kanal İstanbul projesinin proje hazırlıkları bitmiş gibi, onun da ihalesini yapacağız" diyen Başbakan, "Taksim Meydanı'nı, trafiği yer altına alarak, sadece yayalara tahsis ediyoruz. Yassıada ve Sivri Ada'yı uluslararası kongre merkezlerine dönüştürecek demokrasi ve özgürlük adaları projelerimizi hayata geçiriyoruz.Taksim Kışlası'nı bir kültür merkezi olarak milletimize kazandırıyoruz" diye konuştu.
"Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde kurduğumuz Şehit Yakınları ve Gaziler Daire Başkanlığı bundan böyle şehit yakınlarımız ile gazilerimizi ilgilendiren her türlü mesele ile doğrudan ilgilenecek" diyen Erdoğan, şunları söyledi:
"Toplu Konut Kanunu'nun kapsamına harp malullerinin tamamını dahil ettik.
Şehit yakınları ve gazilerin toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlanmaları ile ilgili aksaklıkları giderecek bir düzenleme yaptık. Şehit ve gazilerimize konutlarında tükettikleri elektriği yüzde 40 indirimli olarak sağlıyoruz. Şehit ve gazi yakınlarının tayin taleplerini öncelikli olarak karşılıyoruz. Şehit ve gazilerin çocuklarına, eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda yılda bir kez ödeme yapıyoruz."
-YENİ ANAYASA-
Yeni anayasa çalışmalarına değinen Erdoğan, "Şimdi oyalama yapılırsa, engelleme yapılırsa ne olur? Ben diyorum ki hangi parti bizimle burada bizimle bu işi halletmeye varsa biz onlarla da olsa yeni bir anayasayı oturur konuşur azami müşterekleri belirlemek suretiyle gerçekleştiririz. Biz asla masadan çekilen kaçan taraf olmayacağız. Sonuna kadar bu yolculuğumuzu devam ettireceğiz" dedi.
Erdoğan, 27 Ekim'de 16 olan büyükşehir sayısını 29'a çıkaracak yasal düzenlemeyle ilgili adımı atacaklarını da söyledi.
-CEZAEVİNE GİRMESİNİ HATIRLATTI-
26 Mart 1999'da, Pınarhisar Cezaevi'ne doğru yola çıkarken, evinin önünde toplanmış vatandaşlara yaptığı konuşmayı hatırlatan Erdoğan, "Pınarhisar Cezaevi'ne giderken, bunun bir veda olmadığını söyledim inşallah dedim bitmeyen şarkının besteleri içindeki bir estir, bir duraktır dedim inanıyorum ki, es'ten sonraki notalar, istikrar içerisinde, aydınlık yarınların Türkiyesi'ne, barışa, sevgiye, kardeşliğe giden yolda; sizin bu sevginiz, sizin bu aşkınız, sizin bu sevdalarınızla bütünleşerek devam edecektir dedimBundan 13 yıl önce, cezaevine giderken evimin önünde yaptığım konuşma, belki de bir temenniydi, bir hayaldi, bir arzuydu, bir duaydı Rabbim, benim de, benimle birlikte amin diyen kardeşlerimin de o duasını kabul etti" dedi. Erdoğan şöyle devam etti:
"Cezaevindeki bir molanın ardından, bu durağın, bir es'in ardından, AK Parti'yi kurarak, barış için, millet için, hürriyet için mücadele verdik. AK Parti'yi kurarken, milletimize bir söz verdik; özellikle genç kardeşlerimize bir söz verdik. Biz, bizden öncekiler gibi koltuğa yapışıp kalanlardan olmayacağız dedik. Biz, koltukta yaşlananlardan olmayacağız dedik.
Biz, gençlerin önünü kapatanlardan, gençlere fırsat tanımayanlardan olmayacağız dedik İşte bugün, burada, bu Büyük Kongre'de bu sözümüzün gereğini yerine getiriyoruz Şunu söylemek durumundayım"
-"BU BİR VEDA DEĞİL"-
"Bu bir veda değil" diyen Başbakan, şöyle devam etti:
"Bu, bir estir, bir duraktır, bitmeyen şarkının notaları arasında bir moladır. Bu, yorgunluğun molası değil, bir dinlenme değil, bir ilkenin, bir sözün, bir vaadin yerine getirilmesidir. Bizim molamız dahi millet içindir. Vereceğimiz bu molada, her ne şekilde olursa olsun yine milletimizin hizmetinde olacağız. Partim bana, 3 dönemi dolduran arkadaşlarıma hangi görevi verirse, bir dava şuuru içinde onu yerine getireceğim, yerine getireceğiz.
-AİLESİNDEN HELALLİK İSTEDİ-
Ailem, eşim, çocuklarım beni affetsinler, en önce onlardan helallik diliyorumKimi zaman, dava uğruna, millete hizmet sevdası uğruna onları dahi ihmal ettiğim dönemler oldu. Bu dava öyle bir dava ki, burada ben'e hiçbir zaman yer olmadı.Bu dava öyle bir dava ki, burada enaniyete, bencilliğe, makam, koltuk, paye, rütbe hırsına hiçbir zaman yer olmadı.
-TÜZÜĞÜ HATIRLATTI-
Üstad Necip Fazıl'ın ifadesiyle, kim var diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan, fert fert ben varım cevabını verici bir dava ahlakına sahip olduk. İnşallah, bu dönem zarfında da, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, AK Parti'nin Genel Başkanı olarak milletime, ülkeme hizmete devam edeceğim, devam edeceğiz. Ardından, tüzüğümüz gereği biz kenara çekilecek, başka görevler üstlenecek, yerlerimizi, makamlarımızı arkadaşlarımıza bırakacağız.
Bir kere şunu herkes çok iyi bilsin Bu dava içinde, bu davayı omuzlayacak, bin bir başlı kartalı omuzlanıp götürecek çok sayıda arkadaşımız var. Kim var denildiğinde, sağına soluna bakmadan ben varım diyerek öne çıkacak, nefsini, benliğini, şahsi beklentilerini bir kenara koyup kendini bu davaya, bu harekete adayacak nice arkadaşlarım var. Ben çok ümitvarım
AK Parti, bir siyasi parti olduğu kadar, bir okul oldu AK Parti, 11 yıl içinde nice genç, nice yeni siyasetçi yetiştirdi. Bugünkü kadroyu hiç ama hiç aratmayacak, zamanın ruhunu yakalamış,milletine sevdalı, ülkesine aşık nice arkadaşım, inanıyorum ki dava taşını gediğine koymak için canhıraş çalışacak.
Bu davada nifak olmaz değerli kardeşlerim Bu davaya fitne, fesat sirayet edemez. Ne manşetler, ne karanlık senaryolar, ne komplolar bu davanın içine ikilik sokamaz. Her birimiz, aramıza sızmaya, aramıza nifak sokmaya, bizi, birbirimize hasım gibi, rakip gibi göstermeye çalışan karanlık çevrelere karşı çok ama çok dikkatli olacağız. Biz, manşetlere karşı şerbetliyiz
Biz, manşetlerle çarpışarak, manşetlerle vuruşarak bugünlere geldik, muhtar bile olamaz dediler Ama, onların nasıl bir hesabı varsa, milletin de bir hesabı var. Sonuçta galip gelen millet oldu. Bugün de, bizim aramıza nifak sokmak için atılan her manşet, bizi birbirimize düşürmek için yazılan her yorum, aramıza fesat sokmak için yapılan her girişim, milletin ve Rabbim'in tuzağında eriyip gidecektir. Bize vurulmak istenen her darbe, unutmayın, bizi daha da güçlendirecektir. Biz, yenilgi yenilgi büyüyen bir zaferle bugünlere geldik. Tevazuyu elden bırakmadan, nefsimize uymadan, nefsimizi ayaklarımızın altına alarak ilerleyeceğiz. Hep söyledimŞahıslar gelip geçicidir.
Kalıcı olan, eserlerdir, kalıcı olan, geride bırakılan izdir, geride açılan yoldur. AK Parti, Türkiye'de açtığı yolla, Türkiye'de bıraktığı izlerle, hangi isimlerle olursa olsun, Türkiye'yi büyütmeye, istikrarı korumaya, güveni muhafaza etmeye devam edecektir. Şahıslar, isimler değişse de, ta Alparslan'dan başlayan, bugüne kadar ulaşan bu ulu çınar, gölgesine serinlik dağıtmaya devam edecektir. Fitne için, nifak için, kaos için ellerini ovuşturanların hevesleri inanın kursaklarında kalacaktır.
-ARAMIZA YENİ ARKADAŞLARIMIZ KATILIYOR-
Bu kongrede aramıza yeni arkadaşlarımız katılıyor. Merkez Karar Yönetim Kurulumuzu bu arkadaşlarımızla daha güçlü hale getiriyoruz. Omurga korunuyor hücreler tazeleniyor.
Ben, tüzüğümüz gereği, bu Büyük Kongre'de son kez Genel Başkanlık'a aday oluyorum. Yetki verilirse, Allah ömür verirse, 3 yıl partimin başındayım. Ardından partimin vereceği sorumlulukları yüklenerek, o alanlarda görev ifa edeceğim. Allah ömür verirse, bu can, bu bedende olursa, inşallah farklı görevler, farklı unvanlar altında, yine bir olacağız, yine beraber olacağız, yine partimizin, yine milletimizin hizmetinde olacağız.
-HELALLİK İSTEDİ-
Ben bugün burada, tüm teşkilatımdan helallik diliyorum.Ben, hepinizden razıyım, hepinize hakkımı helal ediyorum.
Sizlerin de benden, arkadaşlarımdan razı olmanızı diliyor, hepinizin haklarınızı helal etmenizi temenni ediyorum.
Bu dava yolculuğu içinde, bu hareket içinde, gönlünü kırdığımız, üzdüğümüz, zülfü yaresine dokunduğumuz kardeşlerimiz varsa, haklarını bana helal etsinler." (ANKA/SON)
(EKİP/ORH) - Ankara
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan (2/son): Helallik İstedi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.