Kılıçdaroğlu (2): "Milli İradeyi Ankete İndirdik" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kılıçdaroğlu (2): "Milli İradeyi Ankete İndirdik"

22.05.2012 17:46

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tutuklu milletvekilleri konusunda Başbakan Erdoğan'a "Hem öneri getirmeyeceksin, hem yeni şehitler gelecek, hem bizim önerimize "Ben bunu anlamıyorum' diyeceksin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tutuklu...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tutuklu milletvekilleri konusunda Başbakan Erdoğan'a "Hem öneri getirmeyeceksin, hem yeni şehitler gelecek, hem bizim önerimize "Ben bunu anlamıyorum' diyeceksin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tutuklu milletvekilleri konusunda Başbakan Erdoğan'a "Hem öneri getirmeyeceksin, hem yeni şehitler gelecek, hem bizim önerimize "Ben bunu anlamıyorum' diyeceksin. Bizim önerimiz, orta zekaya sahip olan herkes tarafından anlaşılabilir bir öneridir, öyle çok anlaşılmaz bir öneri değil" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarını anımsatarak, güzel bir bayram geçirdiklerini, Samsun'da meydanı dolduranların yüzde 90'ının genç olmasının ise gelecek için büyük bir umut olduğunu söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gençlere "Kininizi unutmayın' dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Kin tohumu ekilen geçlerden ülkeye bir yarar gelmez. Yarar, sevgi, barış, dostluk üzerine olursa gelir. O zaman bizim başka bir anlayışa ihtiyacımız var. Gençleri kucaklayacağız, toplumun vazgeçilmez unsuru kabul edeceğiz" dedi. Gençlerin haksızlıklara karşı isyan ettiklerini, 600 öğrencinin tutuklu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Hem "geleceğimiz, umudumuz' diyoruz hem onları hapishanelere atıyoruz. AKP Hükümeti döneminde, itiraz etti, eyleme katıldı diye üniversitelerden kovulan öğrenci sayısı 4 bin 700. Bu doğru değil. Kenan Evren'in bir mantığı vardı, gençler siyasetten uzak dursun diye. 12 Eylül'ü bunun üstüne inşa ettiler. Astıklarını astılar, var olanlara da "Siyasetten uzak durun' dediler. Siyasetten uzak durmak nedir; "Ülkenin dünyanın sorunlarını düşünmeyeceksiniz, siz düşünmeyen bir kuşak olarak gelişin' Bu mantığı şimdi kinle beslenen gençlerle beslemeye çalışıyorlar" dedi.

UNESCO'ya göre, Türkiye'nin eğitim kalitesi açısından 125 ülke arasından 77. sırada yer aldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Gençlerin yüzde 21'i işsiz, kentlerdeki gençlerin ise yüzde 25'i işsiz. Bu gençler hani umudumuzdu, hani bunlara iş olanağı sağlanacaktı. Bunları her yerde her ortamda dile getirmek bizim görevimiz" dedi. Kılıçdaroğlu AKP'nin gençleri denetlediğini, CHP'nin bunu yapmayacağını ifade ederken, "Gençlere "susun' diyorlar, biz "susmayın konuşun çünkü söz sizde' diyeceğiz. Gençleri baskı altına alıyorlar biz gençlerin önündeki bütün engelleri kaldıracağız. YÖK belasını kaldıracağız, üniversiteleri özerk kılacağız. Gençler üniversite yönetiminde hem söz hem karar sahibi olacaklar" dedi.

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE GENÇLER İÇİN ÖNERİ-

Anayasa değişikliğinde de gençler için yeni önerileri olduklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Gençler korunacak' deniyor, korunacak değil, "Gençlerin önündeki engeller kaldırılacak' demek lazım, gençler kendilerini korurlar. Anayasa değişikliklerinde bu önerimizi, arkadaşlarımız komisyona götürecekler, gençler yönetimde söz ve karar sahibi olacaklar" dedi.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda Atatürk anıtına çelenk konulmasına izin verilmediğini belirterek, tepki gösteren CHP Lideri, bir gazetede yer alan fotoğrafı gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Fotoğrafta, Atatürk heykeli var, etrafında polisler heykeli koruma altına almışlar, Atatürk'ü çok sevdikleri için değil, çiçek konulmasını engellemek için. AKP'nin işte 19 Mayıs anlayışı budur. Bir ülkenin kurtarıcısı, ülke için hizmet etmiş, kim olursa olsun onu anmak için bir buket çiçekle gitmenin ne sakıncası var. "Yasakçı anlayışı engelleyeceği' diye yola çıktılar, yasakları getirmenin siyasal partisi oldular. Yasakların arkasına sığınan bir siyasal parti oldular" dedi.

-"ÇÖZÜMÜ SÖYLEDİK"

Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın terörle mücadele konusunda CHP'nin "toplumsal uzlaşma" önerisinden neyi kast ettiğini bir türlü anlayamadığını söylediğini belirterek şunları dedi:

"Toplumsal uzlaşmadan kast ettiğimiz şudur; bu sorun bir partinin tek başına çözeceği bir sorun olmaktan çıkmıştır. Bütün siyasi partilerin, bu sorunu çözmek için ortak çaba harcaması gerekir. Anayasa'yı değiştiriyoruz, komisyon kurduk, adına "Uzlaşma Komisyonu' dedik. Terör konusunda böyle bir komisyon niye kurmuyoruz, önümüzde ne engel var? O zaman şu sorunun yanıtını birileri vermek durumunda, Türkiye'nin en temel sorununu 40 yıldır çözemeyen organ ve sorumlusu kim? Organ da sorumlu da siyaset kurumudur. İşi askere, başka yerlere havale ettik, silahla çözmeye çalıştık olmadı. 40 yıldır denedik. Bir toplumsal uzlaşma sağlayalım bir araya gelelim, analar ağlamasın. Kim analar ağlasın ister. Şehit analarının ellerinden öpüyoruz, başsağlığı diliyoruz. Bize söylediği tek cümle var, "Bu ne zaman bitecek, benim çocuğum öldü, başkaları ölmesin.' Peki kim çözecek, siyaset kurumu çözecek. Çözümü söyledik, bir toplumsal uzlaşmayla parlamentoda komisyon kuralım. Yetmiyor, ikinci bir komisyon kurmamız lazım parlamentonun dışında. Yine siyasi partilerin seçtiği kişiler olacak, akademisyeni de, kanaat önderi de olacak, insanlar bir araya gelecek. Bir diyalog kuracağız, toplum, parlamento, milletvekilleri, siyasal partiler, bir uzlaşma sağlayacağız ve sorunu çözmek için masaya oturacağız, çözmemek için değil. Bunu yapabilirsek, bu sorun çözülür."

-"UMARIM ARKADAŞLARI BAŞBAKAN'A GÖTÜRÜR"

Bunu defalarca söylediklerini, TBMM Genel Kurulu'nda da söylediklerini ancak Başbakan'ın hala ne olduğunu anlayamadığını ifade eden Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

"Umarım arkadaşları Başbakan'a götürürler. Biz sorunları büyütmek, sorunlardan yararlanmak, sorunları istismar etmek için değil çözmek için yola çıkan bir anlayışız. 40 yıldır çözülmüyor, il raporu biz yazdık, sonrakini de biz yazıyoruz. Şu olabilir, Sayın Başbakan, "Bu teklifin şu eksiklikleri var' diyebilir, ona karşı değiliz, eyvallah. "Efendim bu böyle değil, şöyle olması lazım.' Sen öneri getir, bizim önerilerimizi eksik bulabilirsin, yanlış da bulabilirsin. Kendi önerini getir, bir de ona bakalım. Hem öneri getirmeyeceksin, hem yeni şehitler gelecek, hem bizim önerimize "Ben bunu anlamıyorum' diyeceksin. Bizim önerimiz, orta zekaya sahip olan herkes tarafından anlaşılabilir bir öneridir, öyle çok anlaşılmaz bir öneri değil. Biz bunları tartışıyoruz, 4 yiğidimizi daha toprağa verdik. Yazık günah değil mi? Bir şehit evini ziyarete gittiğinizde ağzını bıçak açmıyor, ne söyleyeceksiniz arkadaşlar. Sorunu çözün diyorlar. Balıkesir'deki, Diyarbakır'daki, Trabzon'daki, İzmir'deki, Tekirdağ'daki, Çorum'daki şehit annesi de söylüyor; "Bu sorunu çözün' diyor. Biz çözmeye hazırız. Bu sorunu çözse çözse CHP çözer. Şehitlere borcumuz var. Terörle mücadeleyi müzakere bazına indiren bilgisiz, beceriksiz bir Hükümet, terörle mücadelede başarılı olamaz."

-TUTUKLU VEKİLLER-

CHP Lideri tutuklu milletvekilleri konusunda ise, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyoruz. Demokrasilerde seçim yapılıyor. Kişi adaylığını koyuyor savcılığa gidiyor temiz kağıdı alıyor. Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) dosyası gidiyor, YSK "Sen aday olabilirsin' diyor. Resmi gazetede bunlar yayınlanıyor. Halk da gidiyor oyunu veriyor bunlar milletvekili seçiliyor. Şimdi hapisten "Efendim siz hapisten çıkamazsınız' Niye, "Kaçma şüphesi var.' Hangi milletvekili bu ülkeden kaçtı. Niye kaçsın? Bunu söylerken bile insanın utanması lazım. Oturdular kendilerine göre bir oyun kurguladılar. Baktılar olmuyor. Nereye gitseler tutuklu milletvekilleri gündemlerine geliyor. Pakistan'a gittiler, Pakistan'da da gündeme geldi. Dünyanın neresine gidersen git Recep Tayyip Erdoğan, bu demokrasi ayıbı sana söylenecektir" dedi.

Bir kurgu yapıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Kurgu şöyleydi; "Biz bu üç tane grup başkanvekilini çağıralım, grubun başına da Meclis Başkanı gelsin, zaten bu tür oyunları o da iyi bilir, becerir' diye düşündüler. "Bunlar gelsinler, bunlar anlaşamazlar, anlaşamadıkları zaman biz de millete diyeceğiz ki, şunların, şu muhalefetin haline bakın. Kendi aralarında bile anlaşamıyorlar, ben bunların sorununu nasıl çözeyim.' Ama tam tersine oturdular üç grup başkanvekili bir metin üzerinde uzlaştılar, bastılar imzayı, Cemil Çiçek'in eline verdiler. "Sen istemiyor muydun, buyur.' Ne oldu? Bu kez özel görevli mahkemeleri devreye koymadılar. AKP'nin MYK'sı devreye girdi. Efendim, anket yapmışlar, yüzde 60-65, tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılmasını istemiyormuş. Demokrasi anlayışına bakın. Böyle düşünen insandan demokrat kafa olabilir mi? Anketle milletvekilini hapse atıp anketle milletvekili hapisten çıkaracaksın. Böyle bir demokrasi anlayışı dünyanın hangi ülkesinde var? Tam bir siyasi ahlaksızlık örneği. Böyle bir şey olabilir mi?" diye konuştu.

-BALBAY'IN MEKTUBU-

CHP'nin tutuklu İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın bunun üzerine kamuoyuna açık bir mektup yayımladığını belirten Kılıçdaroğlu, Balbay'ın mektubundaki, "Bir partinin genel merkezi anket yaparak mahkeme kurmakta ve karar vermektedir. Bu, mahkemenin parti genel merkezine alınmasıdır. Dünyanın hiçbir ülkesinde anketle özgürlük pazarlığı yapılmaz. Ben af istemiyorum, bu sözlerim bir yakarış, bir feryat değil, bir özgürlük ve adalet çığlığıdır" sözlerini okudu.

-"BASKININ ALTINDA EZİLEN, İSTİSKAL EDİLEN BİR BAŞKAN VAR"

Kılıçdaroğlu, "Milli iradeyi oy mu belirler, nasıl yapıldığı bilinmeyen birkaç bin kişinin anketi mi belirler? Evet milli iradeyi biz ankete indirdik. Türkiye genelinde 2 bin, 5 bin en fazla 8 bin kişiyle anket yaparsın ve sonra milli iradeyi ortaya çıkarmış olursun. O zaman biz seçimleri niye yapıyoruz? O zaman biz mahkemeleri niye yapıyoruz? Suçlu mu çıktı, yap bir anket at hapse. Recep Tayyip Erdoğan'a şunu hatırlatmak isterim, demokrasi ve özgürlük mücadelesi zordur. Unutmasın, dünya yuvarlaktır diyen bir kişiydi, dünya düzdür diyen milyonlarca kişiydi. Ama o bir kişinin dediğinin doğru olduğunu kabul edildi. O zaman anket düzenlenseydi, dünya düz olduğu konusunda, değil yüzde 60 belki yüzde 100 "dünya düzdür' çıkardı. Sizin anlayışınız nasıl bir anlayış? Demokrasi anlayışı nasıl bir anlayış, insan sevgisi nasıl bir sevgi? Nasıl bir kindir bu kadar içinizde tutabiliyorsunuz? "Efendi, onları listelere koymasalardı'Ya bağımsız seçilselerdi ne olacaktı? Bu kadar kısır bir düşünceyi Türk siyasal hayatının odak noktası haline getirmek nasıl oluyor. Post modern bir diktatörle karşı karşıyayız. Yürütmenin yasama organı üzerinde baskısı var. O baskıya teslim olan TBMM Başkanı var. Baskının altında ezilen, istiskal edilen bir başkan var. Ortada demokrasi gömleği filan yok. Demokrasi özgürlük mücadelesi yapacak olan CHP'dir ve bizim halkımızdır" diye konuştu.

-"SEN SARI SENDİKACISIN ARKADAŞ"

Kılıçdaroğlu, hükümetin ile memurun zam pazarlığı konusunda ise, Memur-Sen'e yüklendi. Kılıçdaroğlu, toplu görüşmelerde anlaşılamadığı takdirde hakem heyetinin devreye gireceğini belirtirken, "Kamu hakem heyeti kimlerden oluşuyor, onların tayin ettiği memurlardan. Peki sen ne yapacaksın? Yutacaksın, içine sindireceksin sonra da "sendikacıyım' diye sokaklarda gezeceksin. Sen sarı sendikacısın arkadaş" dedi. Hükümetin "Memura üç kuruş zam yaparsak Yunanistan'ın durumuna düşeriz' dediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Demek ki ekonomi konusunda Hükümet doğruyu söylemiyor. Ama ceplerine çalışırlarsa bir şey olmaz" dedi. Kılıçdaroğlu, memurların yapacağı eylemi desteklediklerini de belirtirken, "Kırmadan dökmeden demokratik yollarla yapılan bütün eylemlere destek veriyoruz" dedi.

-"YENİDEN ÇİZMELERİMİZİ GİYECEĞİZ"

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle tamamladı:

"Bizim üzerimize düşen temel bir görev var. Bu ülkeyi AKP'den daha iyi, daha tutarlı, daha sağlıklı yöneteceğimizi halka anlatmalıyız. Bir; yolsuzluk yapmayacağız. İki; eskiden sadece paylaşımdan söz ediyorduk. Şimdi CHP'liler olarak diyoruz ki; önce üretim sonra hakça bölüşüm. İstihdam yaratacağız, herkes çalışacak. Biz bir taraftan üretimi geliştireceğiz diğer taraftan terörü bitireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti'ni bu bölgenin barış gemisi yapacağız. Herkes barış içinde yaşayacak bu ülkede. Herkes birbirine saygı gösterecek. Halkın umudu olmak zorundayız, yanında olmak zorundayız halkın. Kongrelerimiz var, kısa sürede bitiriyoruz, yakında kurultayımız olacak ve yeniden çizmelerimizi giyeceğiz, yeniden Anadolu'ya çıkacağız, yeniden köy köy gezeceğiz." (ANKA/SON)

(GO/ZHR) - Ankara

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Kılıçdaroğlu (2): 'Milli İradeyi Ankete İndirdik' - Son Dakika


Advertisement