Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in Tutukluluğunun Devamına Karar Verildi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in Tutukluluğunun Devamına Karar Verildi

28.04.2026 20:32  Güncelleme: 23:11

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de arasında bulunduğu 4'ü tutuklu 26 sanıklı Beykoz davasının görülmesine İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Köseler savunmasında, "Tahliye verdiğiniz gün 24 saat arasında ne değişti? 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne soruyorum. Benim aleyhime tek bir delil mi var? Ben bugün iktidarın belediye başkanı olsam o 18 bu tutuklama nedenlerini yazamaz. Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım. Mert olan sahaya çıkar, orada mücadelesini verir. Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor?" diye sordu. Tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.

Haber: Beril KALELİ

(İSTANBUL) CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de arasında bulunduğu 4'ü tutuklu 26 sanıklı Beykoz davasının görülmesine İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Köseler savunmasında, "Tahliye verdiğiniz gün 24 saat arasında ne değişti? 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne soruyorum. Benim aleyhime tek bir delil mi var? Ben bugün iktidarın belediye başkanı olsam o 18 bu tutuklama nedenlerini yazamaz. Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım. Mert olan sahaya çıkar, orada mücadelesini verir. Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor?" diye sordu. Tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de arasında bulunduğu 4'ü tutuklu, biri firari tutuklu, 26 sanıklı Beykoz davasının görülmesine İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile diğer tutuklu sanıkların yanı sıra bazı sanıkların, avukatlarının hazır bulunduğu duruşma cezaevi aracının gecikmesi nedeniyle yaklaşık 1,5 saat gecikmeyle 11.30 sıralarında başladı.

Duruşmayı sanık yakınlarının yanı sıra CHP Gençlik ve Spor Politika Kurulu Başkanı Sevgi Kılıç, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcıları Zeynep Rabia Yılmazer Aka, Ceylan Mercan, Haydar Karasu, CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, Beykoz Belediye Meclis Üyeleri  ile Beykozlu vatandaşlar da izledi.

Köseler alkışla karşılandı, "Beykoz seninle gurur duyuyor" sloganı atıldı

Alaatin Köseler duruşmanın sonlanmasının ardından salondan çıkmadan önce izleyicilere dönerek, "Buraya gelen herkese teşekkür ediyorum'dedi. İzleyiciler Köseler'e alkışla ve "Beykoz seninle gurur duyuyor" sloganıyla yanıt verdi.

"Bu iddianamenin kabul edilmemesi gerekirdi"

Sanık avukatları beyanlarında Beykoz Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanmış olan iddianamenin kovuşturma yürütülmesi için yeterli olmadığına dikkat çekti. Bir sanık avukatı duruşmadaki beyanında, "Bu iddianamenin kabul edilmemesi gerekirdi diye düşünüyorum. 16 aydır rakamlar netleşmiş değil. Bu rakamlar tamamlandıktan sonra da kovuşturma yürütülebilirdi" değerlendirmesinde bulundu.

"Suçun şahsiliği nerede kaldı?"

Tutuklu sanıklardan Havva Dindar'ın avukatı da, "Bir kamu zararından bahsediliyor. Şu ana kadar kamu zararının belirlenemesinin bedelini müvekkil ödeyemez… Kimin ne yaptığına dair savcılığın bir değerlendirme yaptığını görmedik. Yıldız Güneş'in 'Önceden böyle işler yapılıyordu' beyanı dikkate alınmadı. İddanamedeye göre ihaleyi fesada uğratanların tutuksuz yargılandığını görüyoruz. Bir de çok abes bir şey görüyoruz. Dosyadaki sanıklardan birinin firari olmasından dolayı diğer sanıkların da kaçabileceği değerlendirmesinde bulunmuş savcı bey. Suçun şahsiliği nerede kaldı? Müvekkilim kendi gelip teslim oldu. Kendi ayaklarıyla teslim olmuş biri, bir kişi kaçtı diye kaçma şüphesiyle tutuklu. O zaman müvekkilimin kaçmamasına bakarak diğer sanıkların da kaçmayacağı değerlendirmesi de yapılabilirdi" şeklinde konuştu.

Geçtimiz Eylül ayında gerçekleşen ve toplamda 3 gün süren ilk duruşmada savcı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamını, diğer tutukluların tahliyelerini, tutuksuz sanık Yıldız Güneş'in ise tutuklanmasını talep etmişti. Ara kararını açıklayan mahkeme Köseler'in de aralarında bulunduğu 13 tutuklu sanığın tamamının tahliyesine hükmetmiş, savcılık karara itirazda bulunmuştu. Davanın görüldüğü 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararın değiştirilmesine yer olmadığına hükmetmiş ancak Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı kabul ederek Alaattin Köseler ile Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ve Uğur İnci hakkında yeniden tutuklanmasına karar vermişti. Köseler, Gümüş ve Dindar tahliye olduktan 1 gün sonra yeniden tutuklanmış, Karahan ve İnci hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.

"Devleti zarara uğratmadım... Valiliklerin, vergi dairelerinin, Çağlayan Adliyesi'nin işlerini de yapıyorum. Yaptığım suçsa..."

Yeniden tutuklama kararının çıkmasının ardından firari olan İnci, önceki duruşmaya gelmiş ve duruşmanın ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İnci bugünkü duruşmadaki savunmasında, "Devleti zarara uğratmadım... Valiliklerin, vergi dairelerinin, Çağlayan Adliyesi'nin işlerini de yapıyorum. Yaptığım suçsa..." ifadelerini kullandı.

Havva Dindar ise, 'Devleti zarara uğratacak bir şey yapmadım. Kendim teslim oldum. 14 aydır tutukluyum. Cezaevinin nasıl bir yer olduğunu anlatmama gerek yok. Tahliyemi istiyorum.' şeklinde konuştu.

Önceki duruşmada mahkeme tarafından verilen tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına yönelik karara ilişkin, "Daha önceki delil durumundan bugüne hiçbir şey değişmemişken sadece 18 Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla bir tutukluluk kararı görmek bizi yaralıyor" diyen Dindar'ın avukatı bilirkişi raporunun hazır olmamasına, "Bilirkişi raporunun şu ana kadar alınmamasının sorumlusu biz değiliz. Biz zararın hesaplanmasını tutuklu olarak bekliyoruz. Yaklaşık 1.5 yıl geçti, zarar durumu ortada yok. Zarar durumunun ispatlanamamasının nedeni zararın olmaması olarabilir mi?" şeklinde tepki gösterdi.

"İftira atanların hepsi dışarda..."

Veli Gümüş savunmasında, "Yıldız Güneş, Abbas Gürdal, sayın Alaattin Köseler tarafından görevden alınmıştır. Ben de en yakını olarak hedefe konuldum. Dosyaya konu olan ihalelerde görev ve yetkisi olan Fidan Gül ve Yıldız Güneş tutuklu değilken, ben 422 gündür tutukluyum. Hiçbir imzam yok neden? Yazışma yapan Tamer Çapraz neden tutuklu değil de ben tutukluyum? Duran Bülbül, beni firmalarla görüştüğü suçlarken kendisinin firmalarla görüştüğü ortaya çıktı. İftira atanların hepsi dışarda, masumiyetimi zedeleyenler hala ispatta bulunamadılar. Olmayan bir şeyi kanıtlamaları mümkün değil. Yargılanmaktan korkmuyorum. Serzenişim sadece tutukluluğadır" şeklinde konuştu. Gümüş'ün avukatı ise şöyle konuştu:

"SEGBİS'le bağlanıyor 'ben bilmiyorum, görmedim'..."

"Eleştirim öncekikle mütalaaya karşı. Mütalaasını veren iddia makamı bir önceki celsedeki mütalaasını kopyala yapıştır yapmış. Sanıkların kaçma şüphesi, isnat edilen suçun mahiyeti... Bir mütalaa verilirken bir gerekçesi olması gerekit ama iddia makamı böyle bir mütalaada kaçma süphesini koyamaz. Önceki duruşmada da izah ettik. Müvekkilim kendisi gitti teslim oldu... Soruşturma aşamasında hukuksuzluklar var. Bunda bir amaç var. Neden ilk ifadeye Turan Bülbül gidiyor? ve Ekim'de gidiyor, sonra ikinci kez gidiyor. Demek ki birileri çağırıyor. Soruşturma aşamasındaki ifadesinde müvekkilim için örgütün kasası diyor. Sonra SEGBİS'le bağlanıyor 'ben bilmiyorum, görmedim'..."

Yıldız Güneş destek hizmetleri nüdür vekili olarak görev yapıyor. İhaleleri yapıyor, yetkisi var. Yıldız Güneş hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Ne oldu? 18 Ağır Ceza'da tahliye oldu. Komisyon başkanlığı yapan kişi nasıl tanık olur? Buradaki amaç; Beykoz Belediyesi yönetimini değiştirecekler ya... Bu kumpas yüzünden benim müvekkilim, belediye başkanı aylardır tutuklu. Somut delil olanlar serbest, hiçbir somut delil olmayan başkan ve müvekkilim tutuklu. Bu sorunun cevabını ben bulamıyorum... Fidan Gül soruşturmada bazı iddialarda bulundu. Tutuklamaya sevk edildiğinde bu ihalelerde yönlendirmede bulunan Veli Gümüş diyor. Tutuklama olunca suç atılmalar başlıyor. Müvekkilimin Whatsapp yazışmalarında bir şey yok, hesap hareketlerinde tespit edilen bir şey yok, somut hiçbir şey yok ama 14 aydır tutuklu. Tutukluluk bir istisnadır... Örgütün olmadığını hepimiz biliyoruz. Resmi evrakta sahtecilik konusunda kimse resmi evrakı ortaya koyamıyor.

İlk bilirkişi raporundaki durum inşallah başımıza gelmez. Daha da uzamaz. İlk bilirkişiler adliye aracının tamamı kadar dosya var demişlerdi, ek süre verildi. Duruşmadan 1 gün önce öyle bir rapor... Bu dosyanın uzatılması için bir kısım kişiler ellerinden geleni yapıyor"

Köseler:  Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım

Daha sonra savunmasına başlayan Alaattin Köseler ise şöyle konuştu:

"425 gündür Silivri'deyim. 10 bin 200 saattir tek kişilik hücredeyim. Tahliyelere karar verdiğiniz 3 günlük duruşmada vermiş olduğunuz kararı herkes gibi ben de takdir ettim. 1 gün sonra Paşabahçe'de halk beni karşıladı. O karşılamadan sonra siyasi konjonktür değişti ve 18. Ağır Ceza tutuklama kararı verdi. Kartal Adliyesi'nin karanlık koridorlarında..."

Tahliye verdiğiniz gün 24 saat arasında ne değişti? 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne soruyorum. Benim aleyhime tek bir delil mi var? Ben bugün iktidarın belediye başkanı olsam o 18 (Ağır Ceza Mahkemesi) bu tutuklama nedenlerini yazamaz. Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım. Mert olan sahaya çıkar, orada mücadelesini verir. Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. Vicdanları yaralamayan hakkaniyetli bir karar çıkmasını yüce heyetinizden bekliyorum. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor?

İçişleri serbest kalan başkanları da görevine iade etmiyor. Tutukluluk bir tedbir. Bunun dışında da tedbirler var. Ben evimde halının üzerinde uyumak istiyorum.

"Aleyhime ifade veren Abbas Gürdal, Murat Gedik de var, 17-18 kişilik yönetim, başka maaşlar da alıyorlardı. Görev değişimi yaptım kestim. Ondan sonra konuşmaya başladılar"

Ben verdiğim sözleri tutabilmek için çabalıyordum. İş yapmayıp oturan adam gördüğümde de görevden alıyordum... Aleyhime ifade veren Abbas Gürdal, Murat Gedik de var, 17-18 kişilik yönetim, başka maaşlar da alıyorlardı. Görev değişimi yaptım kestim. Ondan sonra konuşmaya başladılar.

250 bin kişilik ilçeyi yönetiyorsunuz. Burada konuştuğunuz kelimelerin kıymeti olmuyor o çok kötü bir duygu. Bütçeyi her zaman halk için kullanma çabasında oldum. Halkın aleyhinde bir işin içinde olmam. Onların hakkını her zaman koruyacağım. Beni evrakta sahtecilikle suçluyorlar. Hani nerde o evrak? Dosyaları sürekli inceliyorum, görmüyorum.  Üst yönetici sıfatıyla harcama yetkilisi değiliz. Eskiden vardı. Sayın Cumhurbaşkanımız bizi bundan kurtardı. Dosya başlarken, savcılıktaki hareketler ülke gündemine düştü. Yok e imza yok, ıslak imza... Özel kalem müdürünün onay tarihi itibarıyla eklemeler yapılmıştır.

"Savcı 4483 sayılı yasadan dolayı arkadan dolanarak örgüt yaratmaya çalışıyor..."

Bu davada 78 eylem var. Bunun 64 tanesi doğrudan temin. Beykoz Savcısı 59 gün sonra, 4483 sayılı kanun kapsamında araştırılması için izin istiyor İçişleri Bakanlığından. 78 eylemden 64'ü için izin isteyip dosyaya sokuyorsun kalabalık görünsün diye. Yani 4483 sayılı yasadan dolayı arkadan dolanarak örgüt yaratmaya çalışıyor... Örgüt yapısı içinde de özel kalem müdürünün atandığı günü yazıyorsun. Ben başta örgüt kurucusu falan değildim. Bir baktım ki örgüt olmuşuz.

Güneş göreve geldiğimde önceki döneme ikişkin bana anlattıklarını neden İçişleri müfettişlerine anlatmıyor. İçişleri müfettişi neden sadece seçimden sonrakileri istiyor? Öncekilere neden bakmıyor. Dosya başlarken savcılıktaki hamleler ülke gündemine düştü. Yok e imza, yok ıslak imza...

"10 bin 200 saattir uğramadığımız iftira, algı operayonu kalmadı"

İddianamenin aceleyle hazırlandığının herhalde siz de farkındasınızdır. 47 kişiyi dinlediniz. Bunlardan 24'ü belediyeden, şirketlerden de 22 kişi.

Ben devre dışı bırakıldım. Yani Beykoz halkının iradesine çöküldü... 2014'te bir parti lideri 'en büyük yolsuzluk milli irada yolsuzluğudur" diyordu.

10 bin 200 saattir uğramadığımız iftira, algı operayonu kalmadı. Ben Beykoz'da doğmuşum büyümüşüm, ayıptır.

"425 gündür Beykoz'da neler olduğunu biliyorum. Beykoz halkının zararına çok şey oluyor. Ben çok merak ediyorum"

En zor olan şey iyi bir isim yaptıysanız insanlar arasında o ismi koruyabilmektir. İddianameyi yazanlar beni sanık olarak yazabilirler. Ama sizin özgür iradenizle vermiş pldığunuz karardan sonra Paşabahçe'de ben aklandım. Görüntü kaydı yok, tape kaydı yok, para hareketi yok. Araştırmalar yapılmış yok oğlu yok. Birilerinin acelesi vardı. 425 gündür Beykoz'da neler olduğunu biliyorum. Beykoz halkının zararına çok şey oluyor. Ben çok merak ediyorum. Bilirkişi inşallah bir an evvel çıkar.

Tutukluluğun devamına karar verildi

Savunmaların ve taleplerin alınmasının ardından mahkeme heyeti Köseler dahil tüm tutuklu sanıkların tutukluluğunun, tutuksuz sanıkların adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının devamına karar verdi ve duruşmayı 5 Haziran 2025 tarihine erteledi.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in Tutukluluğunun Devamına Karar Verildi - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement