DHA İSTANBUL BÜLTENİ-1 - Son Dakika
Son Dakika Logo

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-1

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-1
15.01.2020 09:15

BEYOĞLU'NDA YABANCI UYRUKLULARIN KALDIĞI BİNADA KORKUTAN YANGIN Haber-Kamera: Ertan KILIÇ-Ozan URAL / İstanbul DHABeyoğlu'na yabancı uyrukluların yaşadığı 4 katlı binanın 4. katında çıkan yangın korku ve paniğe neden oldu.

BEYOĞLU'NDA YABANCI UYRUKLULARIN KALDIĞI BİNADA KORKUTAN YANGIN

Haber-Kamera: Ertan KILIÇ-Ozan URAL/ İstanbul DHABeyoğlu'na yabancı uyrukluların yaşadığı 4 katlı binanın 4. katında çıkan yangın korku ve paniğe neden oldu. Yangında ölen yada yaralanan olmazken, binada hasar meydana geldi.

Kocatepe Mahallesi, Dolapdere Taksim Caddesi'nde bulunan 4 katlı binanın 4. katında saat 05.00 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Vatandaşların yangını erken fark etmesi ise büyük bir faciayı engelledi. Yangının büyüklüğü ise bir vatandaşın cep telefonu görüntüleriyle ortaya çıktı. Sokakta toplanan vatandaşlar itfaiye ekiplerinin çalışmasını yakından izledi.  İTFAİYE EKİPLERİ BİR SAATTE SÖNDÜRDÜİhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı yangın, İtfaiye ekiplerinin yaklaşık bir saat süren çalışmasının ardından söndürüldü. Yangında ölen yada yaralanan olmazken, dairede hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeni ise itfaiye ekiplerinin yapacağı çalışmanın ardından belirlenecek.   BİNADA YAŞAYANLAR KORKU DOLU ANLARI ANLATTIBinanın 3. katında oturan Suriye Uyruklu Muhammed Cibal, yaşananları anlattı. Cibal, "Ben yatıyordum. Arkadaş dışarıdaydı. Bir bayan çocuk vardı. Ben yukarı çıktım. Bayan geldi. Biraz su tuttum elbiselerimi çıkardım. Bütün herkesi dışarı çıkardık. Kapıları çaldım. Elektriği kestim" dedi. Binanın girişinde yaşayan Salih Özbek ise, "Ben uyuyordum. Geç saate kadar çalışıyoruz. Kağıt topluyordum. Bir gürültü duydum. Baktım alevler var dışarı çıktım. Benim kaldığım yerde kimse kalmadı. Ben tek kalıyorum zaten. Neden çıktığı hakkında hiçbir bilgim yok" diye konuştu.

ALEV ALEV YANDI Bir vatandaşın cep telefonu ile çektiği görüntüde ise binanın alev alev yanması kameraya yansıdı.

Görüntü dökümü: -------------Binanın alev alev yanması (cep telefonu)-İtfaiye ekiplerinin çalışması-Toplanan vatandaşlar-Polis ekiplerinin şerit çekmesi-Röportaj -Genel ve detay görüntüler  15.01.2020 - 06.47 Haber Kodu : 200115008

===============================

2- EVİNİN ÖNÜNDE UYUŞTURUCU SATANLARI UYARDI, DEHŞETİ YAŞADI

Haber-Kamera: Yılmaz OKUR/ İSTANBUL,Küçükçekmece'de evinin önünde uyuşturucu madde sattıkları iddia edilen kişileri uyaran bir kişi bıçaklı saldırıya uğradı. Başından yaralanan şahıs hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Olay saat 23.00 sıralarında Küçükçekmece İnönü Mahallesi Boyabat sokakta meydana geldi. İddiaya göre sokakta uyuşturucu satışı yapan bir grup genci gören Hüsamettin T. müdahale ederek grubu oradan uzaklaştırdı. Bir müddet sonra daha kalabalık ve bıçaklı olarak dönen grup Hüsamettin T.'ye saldırdı. Bu arada Hüsamettin T.'nin polis memuru olan oğlu babasının darp edildiğini görünce havaya ateş ederek grubu dağıtmaya çalıştı. Hüsamettin T. başından yaralanırken saldırganlardan bir kişi de seken kurşunlarla ayağından yaralandı.

Haber verilmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaçan saldırganların yakalanması için geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -----------------------------------Olay yeri-Polis ekiplerinin çalışması-Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışması-Genel ve detay görüntüler

15.01.2020 - 01.48 Haber Kodu : 200115004

================================

3- SARIYER'DE DENİZDE CESET BULUNDU

Murat DELİKLİTAŞ-Özgür EREN/İSTANBUL,Sarıyer'de, denizde ceset bulundu. Vatandaşlar, polisin ceset üzerindeki incelemelerini ve denizden çıkarılışını meraklı gözlerle takip etti. Yeniköy'de dün saat 21.00 sıralarında meydana gelen olayda, sahilde oltayla balık tutan bir kişi, denizde bir erkek cesedi gördü. İhbar üzerine harekete geçen Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı bir ekip, cesedi denizden çıkararak bota aldı.Bu sırada olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik şeridi çekerek sahildeki vatandaşları uzaklaştırmaya çalıştı. Polisin çabalarına rağmen uzaklaşmayan bazı vatandaşlar, ceset üzerinde yapılan incelemeleri ve denizden çıkarılışını meraklı gözlerle izledi. Bazı vatandaşlar ise bu anları cep telefonu kameralarıyla kayıt etti.Polisin ceset üzerinde yaptığı incelemelerde herhangi bir darp izine rastlanmadı. Üzerinde Mehmet Ali Ağcagül adına düzenlenmiş bir kimlik çıkan ceset, incelemelerin ardından İstinye Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Görüntü Dökümü---------------------------Sahil güvenlik botundan detay görüntü-Polis ekiplerinden detay görüntü-Olay yeri inceleme polisinden detay görüntü-Sağlık ekiplerinden detay örüntü-Cesedin sedyeye alınışı-Cesedin ambulansa bindirilmesi-Meraklı kalabalığın cesedi görmeye çalışması-Bazı vatandaşların cep telefonları ile görüntü çekmesi-Genel ve yakın detaylar

14.01.2020 - 22.55 Haber Kodu : 200114261

===========================

4-TARİHİ BELGE VE KİTAPLAR BU ATÖLYEDE YENİDEN HAYAT BULUYOR

-Yıpranmış, onarıma ihtiyacı olan tarihi belge ve kitaplar Taksim Atatürk Kitaplığı'nda yer alan restorasyon atölyesinde yeniden hayat buluyor.

- Restore edilen kitaplar, dijital ortama aktarılarak okuyucuya ulaşıyor. Orhan Gazi Dönemi'ne ait 1324 tarihli 'Mekece Vakfiyesi' atölyede restore edilen en eski eser olarak kayıtlara geçti.

Haber: Semih ÇALIŞKAN - Harun UYANIK - İbrahim MAŞE - İSTANBUL, - 25 yıldır faaliyet gösteren Taksim Atatürk Kitaplığı'ndaki restorasyon atölyesi, tarihi belge ve kitapları geleceğe taşıyor. Yıpranmış, onarıma ihtiyacı bulunan tarihi belge, kitap, kartpostal, harita ve fotoğraflar ekiplerin çalışmaları sonucu restore edilerek yeniden hayat buluyor. 2015 yılından bu yana restore edilen eserlerin dijital ortama aktarılması sağlanıyor. Bugüne kadar 6 milyon sayfa görüntü dijital ortamda paylaşıldı. Ekipler atölyede titiz bir çalışma yürütürken, restorasyon işlemi sayesinde eserlerin geleceğe taşınması amaçlanıyor. "ÖNCELİKLİ OLARAK ÇOK AĞIR HASARLI OLAN BELGELERİN ONARIMINI YAPIYORUZ"Atatürk Kitaplığı Restorasyon Atölyesi Koordinatörü Nergis Ulu, "Atatürk Kitaplığı bünyesinde kağıt restorasyon atölyesi 25 yıldan beri faaliyet veriyor. Her türlü kağıt eserin burada onarımını yapıyoruz. Tabii ki, kendi koleksiyonumuzu restore ediyoruz. Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü'ndeki tüm kağıt eserleri onarıyoruz. Öncelikli olarak çok ağır hasarlı olan yani artık ölmek üzere olan belgelerin onarımını yapıyoruz. Onun dışında da herhangi bir projede kullanılacaksa özellikle dijitalleştirmede veya bir sergide kullanılacaksa, ya da bazı durumlarda okuyucu talebine göre de onarımı öne alabiliyoruz" şeklinde konuştu.

"ÖNCELİKLİ OLARAK TEMİZLEME İŞLEMİNİ YAPIYORUZ"Restorasyon işlemi sırasında öncelikle temizlik yapıldığını ifade eden Nergis Ulu, birkaç metotla restore işleminin yapıldığını belirterek şunları söyledi: "Öncelikli olarak temizleme işlemini yapıyoruz. Bunu kuru, ıslak metot ya da kullandığımız bir makinemiz var onunla yapıyoruz. Daha sonra üzerinde herhangi bir yabancı madde varsa onları temizliyoruz. Ondan sonra her kağıdın ve hastalığın tedavisi farklı oluyor. Asidi olan varsa asidini indirgiyoruz. Herhangi biyolojik tahribatı varsa onları dezenfekte ediyoruz. Sonra da esas onarım işlemine geçiyoruz. Onarım işleminde de bazen yırtıklar, eksik parçalar olabiliyor. Yırtıkları öncelikle yapıştırıp daha sonra da eksik parçalarının yerine Japon kağıdıyla tümleme yapıyoruz. Bazen harita gibi belgelerde arkadan tamamen Japon kağıdıyla tümleme yapıyoruz. Bazı durumlarda yine dediğim gibi kağıdın niteliğine göre iki taraflı önlü ve arkalı kaplama yapıyoruz. Çok değişik metotlar var."

RESTORE EDİLEN ESERLER İNTERNETTE OKUYUCUYA ULAŞIYORRestore edilen eserler 2015 yılından bu yana dijital ortama aktarılarak okuyucuya ulaşıyor. Dört yılda internette paylaşılan bu eserlerin 3 milyonu kullanıcılar tarafından bilgisayar, telefon veya tabletlere indirildi. Atölye Koordinatörü Nergis Ulu, "Eserler bazen dijitalleştirmeden önce bize geliyor. Bazen dijitalleştirildikten sonra bize geliyor. Eğer dijitalleştirmeden önce bize gelmişse dijital arşive de taranıyor, işleniyor ve daha sonra depoya kaldırılıyor. Dijitalleştirmeden sonra bize gelmişse direkt olarak depoda muhafaza ediyoruz. Atatürk Kitaplığı katalog tarama şeklinde internette arama yapıldığında bu eserlere ulaşılabiliyor. İnternette yaklaşık 6 milyon görüntümüz var" ifadelerini kullandı. RESTORE EDİLEN EN ESKİ ESER ORHAN GAZİ DÖNEMİNE AİT 'MEKECE VAKFİYESİ' Atatürk Kitaplığı Restorasyon Atölyesi'nde Orhan Gazi Dönemi'ne ait 1324 tarihli 'Mekece Vakfiyesi' de restore edildi. Bu tarihi eser atölyede restore edilen en eski belge olarak kayıtlara geçti. Eserde yapılan işlemleri anlatan Nergis Ulu, "Çok uzun yıllar önce restorasyondan geçmişti fakat geçen sene dijitalleştirme yapıldığı için tekrar onarıma aldık. Tekrar bir temizlik yaptık. Ufak tefek hasarları vardı onları tekrar gözden geçirdik. Şu an dijital arşivde taranmış şekilde bulunuyor" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü ------------------------Restorasyon işlemlerinden görüntüler-Ekibin çalışma görüntüleri-İncelenen ve onarılan eserlerden görüntüler-Mekece Vakfiyesi'nden görüntüler-Atölye Koordinatörü Nergis Ulu ile röportaj-Muhabir anonsları (Semih Çalışkan) -Detay görüntüler

=============================

5- CEM YILMAZ'IN YENİ FİLMİNİN GALASI YAPILDI

Anıl UÇAN/İSTANBULCem Yılmaz'ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği Karakomik Filmler 2: Deli ve Emanet'in galası yapıldı.Cem Yılmaz'ın yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı, seri filmin ikincisi olan Karakomik Filmler 2: Deli ve Emanet'in galası Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde gerçekleştirildi. 17 Ocak'ta vizyona girecek olan filmin galasına, filmin oyuncuları Cem Yılmaz, Özkan Uğur, Cem Davran, Büşra Develi, Çağlar Çorumlu, Özge Özpirinçci, Celil Nalçakan katıldı. Oyuncular, film gösterimi öncesinde kırmızı halıda davetlileri selamladı. Cem Yılmaz gala öncesinde yaptığı açıklamada, "2018 yılının sonbaharında çektiğimiz Karekomik Filmler'in ikinci serisinde Deli ve Emanet'in oyuncu kadrosu olarak sizlerle beraberiz. Birazdan filmimizi izleyeceğiz. Çok mutluyuz. Çok heyecanlıyız. Dün çok dar bir kadroyla, yaklaşık 30 kişilik kadroyla filmi izledik. Çok güzel reaksiyonlar aldık. Çok kalabalık bir kadroyuz. Çok kıymetli oyuncu arkadaşlarım var. Bu oyuncu kombinasyonunda ilk defa bir araya gelen durumlarımız oldu. Neticeden çok mutluyuz. Çok heyecanlıyız. Çok iyi oluşmuş bir kadro bu. Arkadaşlarımla birlikte, gurur duyuyorumö dedi. Öte yandan, Cem Yılmaz kendisine sorulan diğer filmlerden farkı nedir? Sorusuna esprili bir yanıt vererek "Geçen filmi binlere yönelik yapmıştık, bu filmi milyonlara yönelik yapıyoruzö cevabını verdi.

SANAT DÜNYASINDAN GALAYA YOĞUN İLGİGalaya sanat dünyasından birçok isim katıldı. Galaya katılan Ferit Akyüz, "Cem Baba işte, geldik biz de. Çok seviyoruz kendisini. Bütün filmlerini izledik. İzlemeye de devam edeceğiz. Ne yaparsa izleyeceğiz. O bizim abimiz. İnşallah bir gün çalışma fırsatı bulurum. Ekipte de bir sürü arkadaşım varö dedi. Oyuncu Nilperi Şahinkaya ise, "Cem abimize süslenip geldik. Diğer filmi izlemiştim. Bu filmi merakla bekliyorum. Ekipte olan arkadaşlarım da bu seriyi daha çok övüyor. Biz de çok merak ediyoruzö diye konuştu.Galaya katılan ses sanatçısı Aslı Hünel ise, "Çok merak ediyoruz. Bakalım nasıl bir film olmuş. Çünkü Cem Yılmaz'ın filmlerini biz ailecek çok seviyoruzö şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü: ----------------Galaya katılanlardan detaylar-Kırmızı halı detayları-Filmin oyuncuların toplu görüntüleri-Cem Yılmaz röp.-Ferit Akyüz, Nilperi Şahinkaya, Aslı Hünel röp.-Genel detaylar

14.01.2020 - 22.42 Haber Kodu : 200114258

=========================

6- İSTANBUL'DA SAHTE ENGELLİ RAPORU ÇIKARAN ŞÜPHELİLERE OPERASYON Ali ABLAY İSTANBUL, İSTANBUL merkezli 10 ilde sahte engelli raporu çıkaran ve resmi belgede sahtecilik yapan çeteye yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 103 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri sabah saatlerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla 10 ilde eş zamanlı operasyon başlattı. Sahte engelli raporu çıkartan ve resmi belgede sahtecilik yapan çeteye yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 114 şüpheliden 103'ü yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanan şüphelilerden 21 kişinin çete üyesi olduğu öğrenilirken, 85 şüphelinin ise sahte rapor çıkartılan kişiler olduğu öğrenildi. İstanbul merkezli operasyonlar Amasya, Batman, Kocaeli, Nevşehir, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Tokat ve Yalova'da devam ediyor. Yakalanan şüphelilerin ev ve işyerlerindeki arama çalışmaları yapılırken, diğer şüphelilerin de yakalanması için çalışmalar devam ediyor. Şüphelilerin devleti uğrattıkları zararın ise yaklaşık 3 milyon lira olduğu belirtildi.

Görüntü Dökümü: ----------------Polis kamerasından operasyon görüntüleri -Yapılan aramalar-Ele geçirilen belgeler-Şüphelilerin gözaltına alınması

14.01.2020 - 19.28 Haber Kodu : 200114246

=========================

7- UZMANI ÖLÇTÜ... İSTANBUL'DA HAVA KİRLİLİĞİ DEĞERLERİ ÜST SEVİYEDE ÇIKTI

- İSTANBUL'DA PERŞEMBE GÜNÜNÜ KADAR DİKKAT

- PERŞEMBE VE PAZAR GÜNÜ ASİT YAĞMURU BEKLENİYOR

Haber-Kamera: Elif YAVUZ-Buğra BENLİOĞLU/İSTANBUL, DHA- İSTANBUL'da bugün yüksek basınçla birlikte hava kirliliği üst seviyelerde ölçüldü. Perşembe gününe kadar uyarıda bulunan İTÜ Meteoroloji Bölümü Dr. Deniz Demirhan, "Yüksek basıncın olduğu günlerde işlerimizi iç mekanlarda halletmeye özen göstermemiz gerekli. Eğer böyle bir ortamda bulunmamız gerekliyse en azından bir maske yardımı ile solunum yollarımızı koruyabiliriz" dedi.

"AKCİĞERİMİZDE EN İNCE KILCAL DAMARLARA KADAR İLERLEYEBİLİYOR"İstanbul'da yüksek basınçla birlikte hava kirliliği üst seviyelerde ölçüldü.Kağıthane'de hava kirliliği değerlerini ölçen  İTÜ Meteoroloji Bölümü Dr. Deniz Demirhan, maksimum 50 mikrogram olması gereken PM10 değerini 189 mikrogram, maksimum 25 olması gereken PM2,5 değerini ise 199 olarak ölçtü. Bu değerlerin artan yüksek basınçla birlikte atmosferde kalacağını ve hava kirliliğini artıracağını belirten Dr. Demirhan, "Perşembe gününe kadar kuvvetli bir yüksek basınç bekleniyor. Yüksek basıncın anlamı şu anda bulunduğumuz yerde emisyonu olan gazlar atmosferimizde kalıyor ve dağılmıyor.  Yüksek basınç bize aynı zamanda kararlı bir atmosferi de getirir. Yukarı doğru çıkan gazlar bu nedenle yukarıda dağılamıyorlar. Normalde yukarı doğru çıkan gazlar rüzgarın etkisiyle hızlı bir şekilde uzaklaşır. Yoğun olarak hava kirliliğini hissetmeyiz. Ancak şu anda yüksek basıncın etkisiyle bu hava kirliliğini yoğun olarak hissediyoruz. Şu an gözle görülebiliyor. Ancak önemli olan gözle görülmeyen hava kirliliği. Gözle görülmeyenler. Çapı 2,5 mikrometre olan Partiküller Maddelerden (PM) bahsediyoruz. Bunlar çok tehlikeli olanları. Çünkü o kadar küçükler ki akciğerimizde en uç noktalara, en ince kılcal damarlara ilerleyebiliyorlar. Bu yüzden koah, astım gibi hastalılara sebep olabiliyorlar" dedi.

PERŞEMBE VE PAZAR GÜNÜ ASİT YAĞMURU BEKLENİYORDr. Demirhan sözlerini şöyle sürdürdü: "Perşembe günü bu yüksek basıncın yerini alçak basınç alacak. Perşembe ve Pazar günü yağış bekleniyor. Şu anda kirli bir atmosferin içindeyiz. Bu şekildeyken yağan yağmur da asit yağmuru olacaktır. Asit yağmurları bütün kirleticileri yere indirecektir. Hava temizlenecek ama yerde asit yağmurlarının etkilerini göreceğiz. Metallerde korozyon, asfaltlarda bozulmalar, arabalarda, cildimizde ve saçlarımızda etkilerini göreceğiz. Hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden biri evsel emisyonlarımızdır. Özellikle kış dönemlerinde çok fazla oluyor. Bacalardan çıkan emisyonlar, arabaların egzoz gazları, filtre kullanmayan fabrikalar bunlar yüksek miktarda kirleticiler içeriyor. Bunlar bu günlerde atmosferimizde kalacak ve bize hastalık olarak geri dönecek"Henüz kar beklenmediğinin de altını çizen Dr. Demirhan,  "Önümüzdeki  Salı gününe kadar kar beklenmiyor. Yüksek basıncı gelmesi ile birlikte hatta sıcaklıklar da çok yüksek. Bu nedenle kar beklenmiyor" dedi.

"HER YIL 3,5 MİLYONA YAKIN İNSAN HAVA KİRLİLİĞİ KAYNAKLI SEBEPLERDEN HAYATINI KAYBEDİYOR"Hava kirliliği sınır değerleri ve İstanbul'da ölçülen değerler hakkında bilgi veren Dr. Demirhan, "Avrupa Birliği standartlarına göre  PM 2,5 değeri 25 mikrogram(mcg) m3. Fakat şu anda bizim atmosferimizde 125 mcg kadar çıkabiliyor. 22 mcg PM 2,5'a maruz kalırsanız bir paket sigara içmiş oluyorsunuz. Fakat biz gün içerisinde 125 mcg PM 2,5'a maruz kalıyoruz. Bu da bir günde paketlerce sigara içmişiz anlamına geliyor. Bu nedenle böyle yüksek basıncın olduğu günlerde işlerimizi iç mekanlarda halletmeye özen göstermemiz gerekli. Eğer böyle bir ortamda bulunmamız gerekliyse en azından bir maske yardımı ile solunum yollarımızı koruyabiliriz. Çünkü gerçekten çok önemli etkileri var. 2012 yılında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan bir çalışmada 7 milyon insan hava kirliliği sebebiyle hayatın kaybettiği tespit edildi. Her yıl 3,5 milyona yakın insan hava kirliliği kaynaklı sebeplerden hayatını kaybediyor. Bunların yüzde 40'ı kalp yetmezliği, yüzde 40'ı felç, kalan kişiler de akciğer ve solunum yolları sorunları sebebiyle hayatlarını kaybediyorlar" diye konuştu. Dr. Demirhan, "Evinizden çıkmadan önce yüksek basıncı beklendiği yerlere bakabilirsiniz. Eğer yeşilse sorun yok. Eğer turuncu ve sarıysa çıkarken maske takmak ya da dışarı çıkmamaya özen göstermek gerekir" dedi.

Görüntü Dökümü---------------------Kirli hava detayları-Ölçüm cihazı detayları-Dr. Deniz Demirhan röportajı-Muhabir anonsu (Elif YAVUZ)-Genel ve detay

14.01.2020 - 18.30 Haber Kodu : 200114231

========================

8- KÜÇÜKÇEKMECE'DE ARKADAŞI TARAFINDAN VURULAN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Haber-Kamera Cemil ÖZDEMİR-Murat SOLAK/ Küçükçekmece'de arkadaşlarının evine giden iki kişi, arasında çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Kavgada arkadaşı tarafından silahla vurulan kişi hayatını kaybetti.

Olay, dün saat 15.00 sıralarında Küçükçekmece Atakent Mahallesi'nde bir sitedeki evde yaşandı. İddiaya göre, 28 yaşındaki Orçun Yaman bir arkadaşıyla birlikte, başka arkadaşının evine gitti. Burada arkadaşlar arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavgada, adı öğrenilemeyen arkadaşı, silahla Orçun Yaman'a bir el ateş etti. Orçun Yaman, karın bölgesine isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Silah seslerini duyan bina sakinleri, durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, ilk müdahalesinin ardından yaralıyı ambulansla çevredeki özel bir hastaneye götürdü. Yaman yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Olay yerine gelen polis ekipleri, daireye girerek incelemede bulundu. Çevredeki güvenlik kameralarını da inceleyen ekipler, şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü-----------Siteden görüntü-Polis ekipleri-Olay yeri inceleme-Bina sakini röp-Genel ve Detyalar

14.01.2020 - 16.55 Haber Kodu : 200114195(DÜN GEÇİLDİ)

=====================================

9- ÜÇ KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ 16 KİŞİNİN YARALANDIĞI KAZA DAVASINDA KARAR

-OTOBÜS ŞOFÖRÜ 11 YIL 1 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI

Haber: Özden ATİK/ İstanbul, DHAEyüpsultan'da D-20 Hasdal Karayolu'ndan İstanbul Havalimanı yönünde seyrederken aşırı hız nedeniyle aracın hakimiyetini kaybederek 3 kişinin ölümüne 16 kişinin de yaralanmasına neden olan otobüs şoförü Caner Taybakan'ın yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme, otobüs şoförü Taybakan'ı, suçun taksirle işlenmiş olması ve uslandırıcı etki yapacağı vicdani kanaatiyle indirim uygulayarak 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı.   İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Caner Taybakan getirildi. Mağdurlardan E.D. ile kazada ölen ve yaralananların yakınlarının bulunduğu çok sayıda şikayetçi de duruşmaya katıldı.

"ŞİKAYETÇİYİM"Kaza sonrası tedavi gördüğünü belirten 16 yaşındaki mağdur E.D. "Araçta yolcu olarak bulunuyordum. 14 numaralı koltukta yolcuydum. Babaeski İlçesi'nden saat 19.00 sularında arabaya bindim. Kaza anına kadar arabadaydım. Şoför değişimi olmadı ve araç hızlıydı. Davacı ve şikayetçiyim" dedi. Annesi Gülşen ve babası Mustafa Doğan'ı bu kazada kaybeden şikayetçi Nuri Doğan da sanığın cezalandırılmasını ve lisansının iptal edilmesini talep etti. Diğer şikayetçiler de sanığın en üst hadden cezalandırılmasını talep etti.

"KEŞKE BEN ÖLSEYDİM"Sanık Caner Taybakan ise son sözlerinde, "Bu olaydan çok pişman ve üzgünüm. Kazayı isteyerek yapmadım. Keşke ben de ölseydim. Benim de çoluk çocuğum var" diyerek tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın kullandığı otobüsle 30 Ocak 2019 günü saat 23.50 sıralarında Eyüpsultan'da gece vakti yağışlı havada 100 km hızla gittiğini, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, araç hakimiyetini kaybederek tek taraflı kazaya neden olduğunu kaydetti. Sanık şoföre; 3 kişinin ölümüne, 16 kişinin de yaralanmasına sebep olduğu ve olayda asli kusurlu olduğu belirtilerek kastın yoğunluğu, ölüm ve yaralı sayısı dikkate alınarak önce 10 yıl hapis cezası verildi.

İYİ HAL İNDİRİMİ YAPILDISanığın, 70 km gidilmesi gereken yerde 100 km giderek kaza olmaz ümidiyle eylemine devam ettiği belirtilen kararda, bilinçli taksirle olayın gerçekleştiğinden artırım yapılarak, "Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Sanığın duruşmalardaki halini ve taksirli suç açısından uslandırıcı etki yapacağı vicdani kanaatine varan heyet, cezayı netice olarak 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına indirdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren heyet, 1 yıl 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına da hükmetti.

"CAN PAZARI YAŞADI İNSANLAR"Kazada 58 yaşındaki annesi Gülşen Doğan ve 66 yaşındaki babası Mustafa Doğan'ı kaybeden Nuri Doğan duruşma sonrasında karara ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı. Doğan, "30 Ocak gecesi Metro Turizm'in karışmış olduğu kazada annemi ve babamı kaybettim. Lara hanım vefat etti. Kardeşim Ebru otobüste can pazarı yaşadı. Can pazarı yaşadı insanlar orada. Bugün mahkeme aşağı yukarı bir yıl sürdü. Bir yıllık süreçte dava bugün sonuçlandı. 11 yıl gibi bir ceza verildi. Benim annem, babam gitti. Çok güzel insanlar gitti. İnsanların daha fazla başlarını yakmasınlar. Benim annem babam gitti, benim annem babam yerine gelmeyecek, geriye gelmeyecek. 10 sene sonra yatıp çıkacak otobüste kazaya sebep olan şoför. Kaldığı yerden hayatına devam edecek ama biz bittik. Bizi tükettiler. Bizim psikolojimiz mahvoldu. Çok kötüyüm" diye konuştu.

İDDİANAMEEyüpsultan'da 30 Ocak 2019'da gerçekleşen kazada 66 yaşındaki Mustafa Doğan, 58 yaşındaki eşi Gülşen Doğan ile 42 yaşındaki Pelin Yıldırım hayatını kaybetmiş, 16 kişi de yaralanmıştı. İddianamede, olayın saat 23.40 sıralarında şüpheli Caner Taybakan idaresinde bulunan Volkan Metro Turizm'e ait şehirler arası yolcu otobüsüyle D-20 Hasdal Karayolu'ndan İstanbul Havalimanı yönünde seyir halindeyken, yolun sol şeridini kaçırması nedeniyle tekrar sol şeride geçmek istediği esnada, aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek, banket dışına çıkarak, yolun sağındaki yere sağ yan yatarak, yaklaşık 40 metre sürtündükten sonra durması sonucu tek taraflı ölümlü, yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği kaydedilmişti. İddianamede sanık Caner Taybakan'ın "Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan cezalandırılması talep edilmişti.

Görüntü Dökümü: ----------------Nuri Doğan ve mağdur E.D. konuşması.

-Kazanın görüntüsü

14.01.2020 - 18.32 Haber Kodu : 200114232


Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel DHA İSTANBUL BÜLTENİ-1 - Son Dakika


Advertisement