NATO MÜTTEFİK KARA KOMUTANLIĞI'NDA DEVİR TESLİM TÖRENİ YAPILDI
İzmir'de, ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanı ve NATO Müttefik Kuvvetler Harekat Komutanı Curtis Scaparrotti'nin katılımıyla düzenlenen törenle, NATO Müttefik Kara Komutanlığı görevini Korgeneral John Thomson devraldı.
İzmir'in Buca ilçesi, Şirinyer semtinde bulunan NATO Müttefik Kara Komutanlığı Karargahı Orgeneral Vecihi Akın Kışlası'nda, komuta devir teslim töreni yapıldı. Törene, ABD Avrupa Kuvvetleri ve NATO Müttefik Kuvvetler Harekat Komutanı Curtis Scaparrotti, ABD Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Philip Cosnett, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Sırrı Aydoğan ve askeri erkan katıldı. Korgeneral John C. Thompson, NATO Müttefik Kara Komutanlığı (LANDCOM) görevini Komutan Yardımcısı Korgeneral Paolo Ruggiero'dan devraldı. Devir teslim bayrağını NATO Müttefik Kuvvetler Harekat Komutanı Curtis Scaparrotti, Korgeneral John Thomson'a teslim etti.
Tören sonrasında soruları yanıtlayan, görevi devralan Korgeneral John C. Thompson,Türkiye ile ABD arasındaki askeri ilişkilerle ilgili, "Türkiye ile Amerika arasındaki askeri ilişkiler çok güçlü. Geçen sene bu zamanlarda Afganistan'daydım. Türk generaller ve subaylarla tanıştım. Türkiye NATO'nun çok eski bir üyesi. Bu ilişkilerinin güçlülüğünü koruyacağına inanıyorum" diye konuştu.
NATO'nun bölgede yaşanan savaşlar nedeniyle Türkiye'nin güvenliği konusunda üzerine düşen görevi yapmadığı yönündeki görüşler konusundaki düşüncesi sorulan Korgeneral John C. Thompson, "NATO, sorumluluğunda bulunan 360 derecelik alanda, doğu, batı, kuzey, güney olmak üzere, bütün tehditlere cevap vermekteyiz, vermeye de devam edeceğiz" dedi.
Öte yandan törene katılan ve Türkiye'de bulunmaktan dolayı mutlu olduğu belirten NATO Müttefik Kuvvetler Harekat Komutanı Curtis Scaparrotti'nin, terör örgütleri FETÖ/PDY ve PKK adına suç işlemek, devletin güvenliği bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek suçlamasıyla 35 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanırken, ev hapsi kararıyla cezaevinden çıkan ABD'li rahip Andrew Craig Brunson'u ziyaret etme ihtimali de bulunuyor. Kritik ziyaret öncesi Brunson'un, Alsancak'taki evinin önünde alınan güvenlik önlemleri de üst seviyeye çıkarıldı.
Görüntü Dökümü
------------------
Törenden görüntü
Korgeneral John C. Thompson'ın açıklaması
Genel ve detay görüntüler
Haber: Mehmet CANDAN - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,
=====================
Suriyelilerin bayram ziyareti geçişinde izdiham
Kurban Bayramı'nı ülkelerinde geçirmek için Kilis'teki Öncüpınar Sınır Kapısı'na akın eden Suriyeliler, izdihama neden oldu.
Kilis Valiliği'nin izniyle 18 Ağustos gününe kadar Kurban Bayramı ziyareti için ülkelerine gitmek isteyen Suriyeliler, internet üzerinden randevu alarak, Öncüpınar Sınır Kapısı'na akın ediyor. AFAD tarafından kurulan dev çadırların bulunduğu sınır kapısında sıraya giren Suriyelilerin, bir an önce işlem yaptırıp, sınırı geçmek istemesi izdihama yol açtı. Güvenlik güçlerinin araya girmesiyle sonlandırılan izdihamda yaşlılar ve çocuklar arada kaldı. Aşıları eksik 0- 15 yaşlarındaki Suriyeli çocuklara, İl Sağlık Müdürlüğü görevlilerince aşı yapılan sınır kapısında işlemleri tamamlanan sığınmacılar, ülkelerine geçiş yapıyor.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------
Bekleyen Suriyeliler
Oluşan kuyruk
İzdiham yaşanırken
Kalabalıktan görüntüler
Yapılan röportajlar
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 302 MB
============================
Yolcu minibüsü ile otomobil çarpıştı: 6 yaralı
İzmir'in Aliağa ilçesinde, kavşakta yolcu minibüsü ile otomobil çarpıştı, 6 kişi yaralandı.
Kaza, dün saat 19.00 sıralarında İzmir- Çanakkale karayolu Yenişakran Mahallesi Bölük Kavşağı'nda meydana geldi. İzmir'den Çanakkale yönüne giden Ruhan Orhan (58) yönetimindeki 35 ATN 30 plakalı Aliağa- Yenişakran seferini yapan yolcu minibüsü ile Muzaffer Karaca (73) yönetimindeki 35 MEM 53 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle minibüsün devrildiği kazada, otomobil sürücüsü Muzaffer Karaca ile yanındaki Şefika Karaca ve Doruk Ada Çetin, minibüs şoförü Ruhan Orhan, yolculardan Rabia Taşdemir ve Mehmet Hanifici yaralandı. Aliağa Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Kaza anı güevinlik kamerası görüntüsü
Haber: Cevdet ŞEN/ ALİAĞA (İzmir),
=============================
Hatay'da 'çakmak gazı' çeken genç hayatını kaybetti
Hatay'da arkadaşlarıyla eğlenirken çakmak gazı çektiği belirtilen 18 yaşındaki Kemal D., hastanede verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Hatay Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği Başkanı Saldıran, "Çakmak gazı kullanımı giderek yaygınlaşıyor" uyarısında bulundu.
Merkez Antakya ilçesinde geçen hafta arkadaşlarıyla eğlenmek için dışarı çıkan Kemal D., iddiaya göre önce enerji içeceği içip ardından çakmak gazı çekti. Bir süre sonra fenalaşan gence baygınlık geçirdiğini düşünen arkadaşları müdahale etti. Kemal D. kendine gelmeyince 112 sağlık ekiplerine haber verildi. Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından İskenderun ilçesinde özel bir hastaneye kaldırılan genç, burada yapılan ilk müdahalenin ardından yoğun bakıma alındı. Ancak 1 haftalık yaşam mücadelesinin ardından hayata gözlerini yumdu. Kemal D.'nin cenazesi Antakya Mezarlık Kompleksi'nde bugün öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları arasında toprağa verildi.
'ÇAKMAK GAZI KULLANIMI GİDEREK ARTIYOR'
Hatay Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği Başkanı Ahmet Saldıran, son zamanlarda gençler arasında çakmak gazı kullanımın gözle görülür bir şekilde arttığını söyledi. Gençlerin arkadaş ortamlarında kendini ispatlamak ya da sosyo ekonomik nedenlerden dolayı madde bağımlılığı tuzağına düştüğünü belirten Saldıran, "Çakmak gazı kullanımı bireylerde ani kalp rahatsızlıkları, kalpte ritim bozulmaları, akciğer ve beyne yeterince oksijen gitmemesinden dolayı kusma, bayılma ve hatta çok nadiren de olsa ölümle sonuçlanabiliyor. Anne babalar çok dikkatli olması gerekiyor. Daha açık ve tutarlı bir iletişim kurma yöntemi kullanılmalı. Sigara ve madde kullanımı konusunda gençlere örnek olmaları, madde kullanımı konusunda şüphe duydukları anda çocuklarıyla suçlayıcı ve yargılayıcı bir iletişim kurmak yerine empati ile yaklaşmaları gerekmektedir."
18 YAŞ ALTINA SATIŞI YASAK
18 yaş altındaki bireylere çakmak gazı satışının kanunen yasak olduğunun da altını çizen Saldıran, bu konuda vatandaşlara büyük görev düştüğünü, özellikle satıcıların bu konuya dikkat etmesi gerektiğini ve 18 yaş altı bireylere çakmak gazı satışı yapanların yaşanacaklardan kanunen ve vicdanen sorumlu olacağını belirtti.
Görüntü Dökümü
--------------------------
Cenaze namazının kılınması
Tabutun omuzlar üstünde taşınması
Tabutun cenaze arabasına yerleştirilmesi
Cenaze arabasının gidişi
Hatay Madde Bağımlılığı Derneği Başkanı Ahmet Saldıran ile röportaj
Dernek logosu
Ölen genç Kemal Dinsever'in fotoğrafları
SÜRE: 03'04" BOYUT: 94.4 MB
Haber-Kamera: Hüseyin BOZOK/HATAY,
============================
1 milyon Musul'lu evlerine dönemedi
Irak'ın en büyük ikinci kenti Musul'un, 2014 yılında DEAŞ terör örgütü tarafından işgal edilmesinin ardından daha güvenli olan IKBY denetimindeki bölgelere göç eden yaklaşık bir milyon sivil, savaş sırasında evleri yıkıldığı için geri dönmediği belirtildi. IKBY bölgesindeki 35 kampta halen 1 milyon 800 bin mülteci bulunurken, Türk Kızılayı, Irak Kızılayı ve Barzani Yardım Vakfı, mültecilerin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor.
DEAŞ terör örgütünün 10 Haziran 2014 tarihinde Musul'u işgal ederek, Irak'ın ortalarına doğru ilerlemesi sonucunda 3 milyon sivil, kendi ülkelerindeki başka bölgelere göç etmek zorunda kaldı. DEAŞ'ın Irak'taki yerleşim yerlerini bir bir ele geçirmesinin ardından evlerini terk eden Iraklılar, daha güvenli gördükleri Irak Kürt bölgesel yönetimi kontrolündeki bölgelere geçti. Kendi ülkelerinde mülteci durumuna düşen yaklaşık 3 milyon Iraklı'dan 1 milyon 200 bini, DEAŞ terör örgütünden temizlenen bölgelere geri dönerken, mültecilerin çoğu ise, halen evlerine geri dönemedi. Halen Erbil, Duhok ve Süleymani'ye de bulunan 35 mülteci kampında, yaklaşık 1 milyon 800 bin mülteci bulunurken, mültecilere Türk ve Irak Kızılayı, Barzani Yardım Vakfı ve bazı sivil toplum örgütleri yardım ediyor.
1 MİLYON MUSULLU GERİ DÖNEMEDİ
DEAŞ'ın Irak'ta ilk işgal ettiği kentler arasında en fazla 3 milyon 600 bin nüfusu olan Musul göç verdi. Musul'da yaşayan yaklaşık 2 milyon kişi, DEAŞ işgalinin ardından Erbil ve Duhok'a göç ederek, buralarda oluşturulan mülteci kamplarına yerleşti. Musul'un DEAŞ'tan kurtarıldığı 9 Temmuz 2017 tarihine kadar kamplarda kalan Musul'lu mültecilerden yarısı, şehirlerinin kurtarılmasının ardından geri döndü. Çatışmaların en yoğun yaşandığı ve neredeyse tamamı yıkılan bölgelerde yaşayan 1 milyon Musul'lu ise, şehirlerinin DEAŞ'tan kurtarılmasına rağmen geri dönemedi. Evlerinin tamamı yıkılması, elektrik ve su gibi hizmetlerin olmaması ve şehirdeki güvenliğin henüz tam düzelmediğini belirten Musul'lular, halen mülteci kamplarında yaşamaya devam ediyor. Kışın soğukta, yazın ise 50 dereceleri bulan sıcakta mülteci kamplarındaki çadırlarda kalan mülteciler, Musul'a dönseler bile, evleri yıkıldığı için yaşayabilecek bir yerleri olmadığını söylüyor.
EN BÜYÜK YARDIM TÜRK KIZILAYI'NDAN
Mülteci kamplarında zor şartlarda yaşayan Musullulara en büyük yardımi ise Türkiye yapıyor. Türk Kızılayı aracılığıyla kamplarda yaşayan mültecilere battaniye, yatak, gıda, giyim, sağlık malzemesi, çocuk bezi, mama gibi bir çok yardım ulaştırıldı. DEAŞ'ın Musul'u işgal ettiği 2014 yılında bölgeye ulaşan ilk yardım ekibi olan Kızılay, bugüne kadar 35 kampta, toplam 570 TIR dolusu yardım dağıttı. 2014 yılından bugüne kadar sadece Irak'taki mültecilere 40 milyon liralık yardım ulaştıran Kızılay, mültecilere verdiği yardımları da devam ettiriyor. Kamplardaki mültecilere düzenli olarak yardım malzemelerini ulaştıran Kızılay ekipleri, Irak Kızılayı ile koordine içinde insani yardım faaliyetlerini devam ettiriyor.
IRAK KIZILAYI BAŞKANI: İLK YARDIM TÜRKİYE'DEN GELDİ
Irak Kızılayı Erbil Şube Başkanı Hawri Sadik, Musul'dan mültecilerin geldiği dönemde kendileriyle ilk iş birliği yapan kuruluşun Türk Kızılayı olduğunu belirterek, "DEAŞ Musul ve çevresini işgal ettiğinde ilk olarak Türk Kızılayı Şengal Dağı, Telafer ve diğer bölgelerde hazır oldu. Bizim de gönüllülerimiz kamplarda görev yapıyor. Mültecilerin sağlık ve diğer sorunlarının tamamıyla ilgileniyoruz. Bizim Türk Kızılayı, TİKA ve AFAD ile ortak yürüttüğümüz projeler oldu. Türk Kızılayı ile iş birliği içinde Erbil'de bir fırın açtık. Mülteciler için günde 6-7 bin ekmek üretiyoruz. Giyim ve gıda yardımlarının çoğunu Türk Kızılayı ile birlikte yaptık. 2003 yılından beri Kürdistan'da mülteciler var. Irak içindeki iç savaştan beri geldiler. Bağdattan insanlar mülteci oldu ve Erbil'e geldi. Daha sonra Anbar ve Felluce'deki savaşta da çok sayıda mülteci geldi. Özellikle Erbil halkı o mültecileri bağrına bastı. Evlerine aldılar ve sahip çıktılar. Musul işgalinden sonra 3 milyon mülteci Kürdistan'a geldi. Musul, Anbar ve Selahattin'in kurtarılması operasyondan sonra 1 milyon insan geri döndü. Şu ana kadar Kürdistan bölgesinde 1 milyon 800 bin mülteci var. Musulluların geri dönmemeleri için bazı sebepler var. Musul'da hiç elektrik su ve imar gibi hizmetler yok. Ayrıca insanların evleri bombardımanda ve savaşta yıkılmış. Bazı çocuklar annesiz, babasız kalmışlar. Gidebilecekleri yer yok. Bazı insanlar ise emniyet açısından Musul'a dönmeye korkuyor. Biz istiyoruz ki mülteciler hepsi evlerine dönsün. Öte yandan Derbendihan ve Halepçe'deki depremde yardımlarından dolayı Türkiye devletine ve insani yardım kuruluşlarına teşekkür ediyoruz. Buraya ulaşan ilk yardım kuruluşu ve ilk devlet Türkiye oldu ve deprem mağduru insanlara el uzatttı"dedi.
ÖZGÜVEN: YARDIMLARIMIZ DEVAM EDECEK
Türk Kızılayı Irak İnsani Yardım Operasyonu Delegasyon Başkanı Murat Özgüven ise, Türk Kızılayının insani yardım faaliyetlerine 2014 yılında başladığını, öncelikli olarak Türkmen nufüsun yoğun olduğu Sincar bölgesinde faaliyetlerine başladıklarını söyledi. Özgüven, "Yardımlarımız 19 farklı bölgede, yaklaşık 275 bin aileye ulaşmıştır. Bugüne kadar Türkiye'den gelen 75 sevkiyatta, 40 milyon lira değerinde, 560 TIR insani yardım malzemesi Irak'ta ihtiyaç sahiplerine ulaşmıştır. Erbil civarında kurulan 8 kampta düzenli olarak temel ihtiyaçları karşılayacak yardımları yapıyoruz. Günlük 5 bin ekmek çıkartılarak buradaki kamplara dağıtılmaktadır. Erbil merkezinde bulunan ihtiyaç sahibi ailelere yardımlarımız devam etmektedir. Çalışmalarımız devam edecek. Önümüzdeki kurban bayramı döneminde 100 büyük baş hayvanı keserek, buradaki mülteci kardeşlerimizle paylaşacağız. Yardımlarımız devam edcek. Bu mazlum insanlara yardım elini ulaştırmaya devam edeceğiz"diye konuştu.
Görüntü Dökümü:
Hazır Mülteci kampından görüntüler(Arşiv)
Musul'un yıkılan eski şehrinden görüntüler(Arşiv)
Irak Kızılayı Baştanı Hawri Sadık ile röportaj
Türk Kızılayı Delegasyon Başkanı Murat Özgüven ile röportaj
Haber - Kamera: Felat BOZARSLAN/ERBİL,
===============================
Sıcak havada, sıcak kaplıca suyunu tercih ediyorlar
Sivas'ta bulunan Sıcak Çermik Kaplıcası, yaz aylarında kent sakinlerinin en gözde mekanları arasında yer alıyor. Vatandaşlar sıcak havaya rağmen sıcak suya girerek keyif yapıyor.
Sivas kent merkezine 20 kilometre mesafedeki Sivas Belediyesinin işletmeciliğini yaptığı Sıcak Çermik Kaplıcası, yaz aylarında kent sakinlerinin en gözde mekanları arasında yer alıyor. Özellikle yurt dışında yaşayan gurbetçilerin de yoğun olarak geldiği yaz aylarında kaplıcada yoğunluk yaşanıyor. Havaların yaklaşık 30 derece civarında seyrettiği kentte, halk ortalama sıcaklığı 45-48 derece arasında değişen kaplıca suyunda keyif yapıyor. Kaplıca yanındaki mesire alanında pikniklerini yapanlar daha sonra ise kaplıca suyuna giriyor. Florür içeren kalsiyum, magnezyum, sodyum ve karbonat klorürlü özellikleri ile dikkat çeken kaplıca suyu, romatizmal, sinirsel ve adale rahatsızlıkları, kadın, deri ve böbrek hastalıklarına iyi geliyor.
Kaplıca Sorumlusu Erhan Yılmaz, "Sıcak Çermik Kaplıcalarının suyunun içerisinde yüksek derecede mineraller vardır. Magnezyum, bikarbonat, kalsiyumlu özel bir sudur. İçerisindeki demiroksikt ile oksijenin buluşması sonucunca kükürtle sararmış olduğu renkle suyumuz sarı bir renge sahiptir. Bu suyun özellikleri hastalıklar olarak baktığımız zaman, kadın hastalıkları, iç hastalıklar, böbrek rahatsızlıkları, idrar yolu hastalıkları gibi bir çok hastalığa iyi geldiği gözlemlenmektedir" dedi.
'DAHA ÇOK YAZIN TERCİH EDİLİYOR'
Sıcak havaya rağmen vatandaşların sıcak suyu tercih ettiğini söyleyen Yılmaz, "Şu an dışarıda 36 derece bir sıcaklık hissedilmekte. Bizim sıcak çermiğimizdeki kaplıcamızın suyu ise 48 derece. Ama insanlarımız dışarıdaki sıcaklığa aldırmadan 48 derecedeki bir suya çok rahatlıkla girebiliyorlar. Sıcak Çermik kaplıcalarına insanlarımız daha çok yazın gelmekte ve ilgi gösteriyorlar. Termal turizm aslında kışın daha fazla artarken Sivas'ta daha çok yazın tercih ediliyor. Bunun sebebi ise Sivaslılar'ın genelde gurbette olması ve dışarıdan buraya gelmesi. Buradaki insanlara sorduğumuz zaman çoğu Avrupa ülkelerinden, İstanbul'dan, İzmir'den gelen insanlardan oluşuyor. 4 havuzumuz ve 30 banyomuzla günlük yaklaşık 3 bin kişiye hizmet veriyoruz. İnsanlarımız dışarıdaki sıcaklık ve suyun sıcaklığına aldırmadan 48 derecedeki suya saatlerce girmekte ve zamanlarını geçiriyorlar. Bu suya girmek isteyen diğer insanları da buraya bekliyoruz" diye konuştu.
'BU SUDA ŞİFA BULUYORUZ'
Hollanda'dan Sivas'a gelen gurbetçi Mustafa Yıldırım sıcak havada, sıcak sudan etkilenmediklerini belirterek, "Aksine biz daha çok sıcağa girmek istiyoruz. Çünkü biz sıcağı görmüyoruz. Demir eksikliğimiz var. Demir eksikliği olduğu için sıcak yerleri tavsiye ediyoruz. Bu yüzden sıcak havalarda buralara gelmeyi daha çok seviyoruz" dedi. İstanbul'dan kaplıcaya gelen Erdal Binkanat ise, "Yazın izine ayrıldıktan sonra kaplıcalara tatile geliyoruz. Sıcak havada bu suya girmekten kesinlikle rahatsız olmuyoruz. Bu sudan şifa buluyoruz. Dışarının sıcaklığı ne kadar bizi etkilese de buranın sıcaklığı bizi etkilemiyor" dedi.
Görüntü Dökümü:
-Kaplıcadan görüntüler
-Civarındaki piknik alanlarını dolduranlar
-Kaplıcanın erkek havuzundan görüntüler
-Havuza giren vatandaşlar
-Kaplıca sorumlusunun açıklamaları
-Vatandaş röportajları
Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS,
(813 MB HD)
===================================
Osmaniye'de mısır hasadı başladı
Osmaniye'de 402 bin dekar alanda ekimi yapılan mısır ürününün hasadı başladı. Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, yağışlardan dolayı verimin geçtiğimiz yıla göre daha iyi olduğunu söyledi.
Alahanlı Mahallesi'nde düzenlenen hasat programına Vali Ömer Faruk Coşkun ve çiftçiler katıldı.
İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, bu sene yağışların iyi olması nedeniyle rekoltede artış beklediklerini belirterek, "Geçtiğimiz yıl Osmaniye'de toplam 404 bin dekar alana mısır ekimi yapıldı. Bunun 350 bin dekarı birinci ürün dane mısır, 54 bin dekarı ise ikinci ürün dane mısırdı. Ortalama verim ise dekar başına bin 332 kilogram civarında gerçekleşti. Toplamda ise 538 bin ton gibi bir rekolte gerçekleşti" dedi.
Bu yıl mısır ekim alanlarında 2 bin dekar azalma yaşandığını dile getiren Sağlam, "Bu yıl ortalama 402 bin dekar alana birinci ve ikinci ürün mısır ekimi yapıldı. Rekolte tahminlerine baktığımızda ise geçen yıla oranla küçük bir artışla 540 bin ton civarında bir rekolte elde edeceğimizi öngörüyoruz" diye konuştu.
MÜNAVEBELİ EKİM YAPILMALI
Mısır ekimi yapan üreticilere münavebe yapmaları konusunda uyaran Sağlam, "Bilindiği üzere dane mısır topraktan en yüksek azotu çeken ürünlerden birisidir. Toplam bakıldığında azot ihtiyacı 21-24 kilogram saf azot ihtiyacı varken, ona alternatif olacak pamukta 14-16, yerfıstığında 4-6 kilogram, yine alternatif bir ürün olan soyada ise 2-2,5 kilogram gibi bir azot alınmakta. Bu nedenle aynı tarlaya arka arkaya mısır ekimi yapılması topraktaki azotu azaltır. Onun yerine ikinci ürün olarak pamuk, yer fıstığı, soya gibi daha az azot isteyen bitkilerle münavebe yapılmalıdır. Bu sayede toprağın verimi düşmeyecek ve mısırda kalite ve verim artışı yaşanacak" dedi.
ÇİFTÇİLERE 'ANIZ YAKMAYIN' UYARISI
Çiftçileri anız yakmamaları konusunda da uyaran Sağlam, anızın topraktaki bütün canlılığı ve verimi aldığını, ayrıca hava ve çevre kirliliğine yol açtığını belirtti. Sağlam, "Üreticilerimiz anız yakmasın, geleceğini yakmasın. Çünkü anız yakılmayan arazilerde yapılan araştırmalara göre yüzde 25 oranında verim fazlalığı olmaktadır. Ayrıca nefes darlığı çekebilen ve astım rahatsızlığı olan vatandaşlarımızı etkilemekte. Anızlar verdiğimiz sap parçalama makineleri ile giderilebilir" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
--------------------------
Toplanan mısırın kamyon kasasına boşaltılması
Mısır toplama makinesinin kamyon kasasına boşaltım yapması
Mısır hasadının yapılmasından görüntü
Mısır tarlasından genel detay görüntü
Vali Ömer Faruk Coşkun'un iş makinesine çıkması
Hasat yapan makinenin tarla içerisinde ilerlemesi
Mısır hasat makinesinin görüntüsü
Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam ile röportaj
SÜRE: 05'05" BOYUT: 162 MB
Haber-Kamera: İbrahim EMÜL/OSMANİYE,
========================================
Kendini sokak hayvanlarına adadı
Gümüşhane'de esnaf Mahmut Tonyalı, kendini sokak hayvanlarına adadı. İşyerinin önüne gelen sokak köpeklerini besleyen, aşılarını yaptıran Tonyalı, kentte modern bir barınak yaptırılması için çaba harcıyor. Hayvan sever esnafa alışan sokak köpekleri de her gün düzenli iş yerinin önüne gelip burada besleniyor.
Kentte tekstil ürünü üzerine mağazası bulunan Mahmut Tonyalı, kendisini sokak hayvanlarına adayarak, kaderlerine terk edilen ve her gün aralıksız ilgilendiği sokak hayvanlarını besliyor. Mağazasının önünde 10'a yakın sokak hayvanı ile yakından ilgilenen Tonyalı, her gün yedirip, içirdiği sokak hayvanlarının aşılarını da yaptırıp, parkta yürüyüşe çıkıyor. Kent merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan çöp depolama alanı çevresinde gezinen sokak hayvanlarını da unutmayan Tonyalı, köpeklerin gıda ve sağlık sorunları da gidermeye çalışıyor. 26 yıllık esnaf, yaptığı davranışı nedeniyle çevresindekilerce takdir toplarken, hayvanların iyi şartlarda bakımlarının sağlanması için kentte modern bir hayvan barınağı yapılmasını istiyor.
'KASA KASA YEMEK TAŞIYORUM'
Sokak hayvanlarını, insanlık adına ve Allah rızası için baktığını belirten Mahmut Tonyalı, "Çöplükte yaklaşık 150 tane hayvan var. Onlara her gün yemeklerini yedirip geliyorum. Ben bunu insanlık için yapıyorum. İnsan, hayvanların akıllarını görünce iyice bağlanıyor. Şuanda ülkemizde hayvanların seven insanların sayısı oldukça az. Bu yüzden hayvanlar mağdur oluyor. Hayvanların aşılarını yapıyorum, hasta olanlara tedavi etmeye çalışıyorum. Çöplükten uyuz olanları şehre indirip bakımlarını yapıyorum. Hayvanları sevenler az olduğu için bu yük bana kalıyor. Benim burada hayvanlara baktığımı bildikleri için diğer köylerden hayvanları alıp gelip benim kapıma bırakıyorlar. İş yerimin kapısı baya doluyor. Kentte hayvan barınağı olmadığı için bu konu da çok zorlanıyorum. Her gün boş zamanlarımı onlarla geçiriyorum. Yemeklerini yediriyorum. Kasa kasa yemek taşıyorum, sularını içiriyorum ve aşılarını yapıyorumö dedi.
'HAYVAN BARINAĞIMIZ YOK'
Şehir merkezindeki sokak hayvanlarının sayısının az olduğunu ve hayvan barınağı yapılması gerektiğini ifade eden Tonyalı, "Taşıma suyla her gün su vermeye çalışıyorum. Maalesef yetiştiremiyorum. Bu konuda belediyenin desteği olmasa olmuyor, belediyenin destek vermesi gerekiyor. Belediyeden de maalesef bu desteği alamıyoruz. Gümüşhane'de hayvan barınağımız yok. Çok basit bir olay aslında ama maalesef hayvan barınağımız yok. Hayvan barınağımız olsa bu yük benim üzerimden hafifleyecekö diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Mahmut Tonyalı'nın köpekleri beslemesi
Gümüşhane çöplüğündeki sahipsiz köpeklerden görüntüler
Mahmut Tonyalı ile röp
Detaylar
Boyut : 565 mb
HABER-KAMERA: Sinan UÇAR/GÜMÜŞHANE
====================================
Karayolunda kaz geçişi
Erzurum'un merkez Aziziye ilçesinde kaz sürüsü, karayolunda tek sıra halinde karşıya geçerken, trafiğin durmasına neden oldu. Kazları gülümseyerek, izleyen sürücüler, geçiş tamamlanınca yoluna devam etti.
İlçenin ortasından geçen Erzurum- Erzincan yolunun refüjündeki yeşillikten yemek için karşıya, tek sıra halinde geçen kaz sürüsü, trafiğin durmasına yol açtı. Sürücüler ilerlerken, yeşilliğe doğru giden kazlar, yaklaşık 10 dakika burada beslendikten sonra aynı yoldan döndü. Kazlar, gittikleri yerde yeşillik az olunca yeniden refüje yöneldi. Bu sırada ilçe sakinleri, zarar görmemeleri ve trafiğin aksamaması için sahibinin kim olduğu bilinmeyen kazları ekmek vererek, bölgeden uzaklaştırdı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Kazların tek sıra halinde karşıdan karşıya geçmesi
-Araçların kazlara yol vermesi
-Kazlara ekmek veren vatandaşlar
-Kazların yoldan uzaklaştırılması
Haber-Kamera: Turgay İPEK/ERZURUM,
SÜRE: 01.40 BOYUT: 188 MB
=============================
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni-5 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.