Dha Yurt Bülteni-9 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni-9

03.03.2017 13:03

1)AB BAKANI ÇELİK'TEN ALMANYA'YA TEPKİ: BİR AN EVVEL BU YANLIŞTAN DÖNMELERİNİ TEMENNİ EDERİZ (1)AVRUPA Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Almanya'daki Türklerle toplantısının iptal edilmesine ilişkin "PKK terör örgütüne mensup teröristler, terör...

1)AB BAKANI ÇELİK'TEN ALMANYA'YA TEPKİ: BİR AN EVVEL BU YANLIŞTAN DÖNMELERİNİ TEMENNİ EDERİZ (1)

AVRUPA Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Almanya'daki Türklerle toplantısının iptal edilmesine ilişkin "PKK terör örgütüne mensup teröristler, terör faaliyeti içinde orada para toplayanlar, FETÖ'ye ait teröristler orada serbestçe faaliyet gösterirken, Türkiye Cumhuriyeti'nin bakanlarının katılacağı vatandaşlarımızla buluşma şeklindeki bir hakkın engellenmesi son derece yanlış bir durumdur. Bir an evvel bu yanlıştan dönmelerini temenni ederiz" dedi. AB Bakanı Ömer Çelik, esnaf ve vatandaş ziyaretlerinde bulunacağı İzmir'de Adalet Bakanı Bozdağ'ın Almanya'daki Türklerle yapmak istediği toplantının iptal edilmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Almanya'nın iptal kararına tepki gösteren Çelik, "Demokratik değerler konusunda en çok sesi çıkan ülkelerin, demokratik değerlere sahip çıkma konusunda da eylemlerinin tutarlı olması gerekir. Toplantı hakkının engellenmesi, demokratik bir hakkın engellenmesi anlamına gelir. PKK terör örgütüne mensup teröristler, terör faaliyeti içinde orada para toplayanlar, FETÖ'ye ait teröristler orada serbestçe faaliyet gösterirken, Türkiye Cumhuriyeti'nin bakanlarının katılacağı vatandaşlarımızla buluşma şeklindeki bir hakkın engellenmesi son derece yanlış bir durumdur. Bu, Avrupa için bir felaket. Avrupa'nın tarihinde Berlin Duvarı'nın yıkılması bir dönüm noktasıdır; ama şimdi aşırı sağcılar, ırkçılar, faşistler üzerinden Avrupa'da yeni Berlin Duvarları oluşturuyorlar. Kendi zeminlerine zarar veriyorlar. Bu duvarın bize değil, onlara zararı olur" diye konuştu.

"SEVİNDİRİCİ OLAN BİZİM VE MUHALEFET PARTİSİNDEKİ ARKADAŞLARIMIZIN TOPYEKUN HAKSIZLIĞA SES ÇIKARMASI"

Almanya'nın bir an evvel yanlıştan dönmesi gerektiğini söyleyen AB Bakanı Çelik, "Bu yaptığınız demokratik haklara sığmaz, demokratik hakkın engellenmesidir. Burada sevindirici olan şudur. Gerek hükümet olarak bizim gerek muhalefet partisindeki arkadaşlarımızın topyekun bu haksızlığa ses çıkarmasıdır. Bunu iyi okuması gerekir Avrupa'daki dostlarımızın. Bir an evvel bu yanlıştan dönmelerini temenni ederiz" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Ömer Çelik in açıklamaları

İZMİR/DHA

======================================================

(HABERİ YENİDEN)

2)MAHKEME BAŞKANI'NDAN 'HABERİM YOKTU' DİYEN DARBECİ ALBAYA; 'KÖYLÜ MEHMET AĞA BİLE HABERDAR OLDU'

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 sanığın yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada ifade veren 4'üncü Kara Havacılık Alay Komutanlığı'nda görev yapan sanık Pilot Albay Ali Aktürk'ün hiçbir gelişmeden bilgisinin olmadığını ileri sürmesi üzerine, Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, "Ülkede, bir gelişme oldu. Köylü Mehmet Ağa bile bu durumdan haberdar oldu. Neticede askerin içerisinde olduğu bir eylem. Aileler, aileleriniz, eşleriniz ne durumda olduğunuzu merak edip nasıl aramamışlardır. Hiç kimse mi merak etmedi? Neredesin, ne durumdasın diye" dedi.

Geçen 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldırı düzenleyen Özel Kuvvetler ve Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timlerinin de aralarında bulunduğu 44'ü tutuklu 47 sanığın yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Yoklamayla başlayan duruşmada ilk olarak İstanbul 4'üncü Kara Havacılık Alay Komutanlığı'nda görev yapan Pilot Albay Ali Aktürk, ifade verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimine katılan Sikorsky tipi helikopterin birinci pilotluğunu yapan Pilot Albay Ali Aktürk, aynı zamanda iddianamede Binbaşı Şükrü Seymen'in kendilerine yönelik ateş ettiğinden dolayı da müşteki olarak da adı bulundu. Dosyada müşteki olarak bulunan Pilot Albay Ali Aktürk ifadesine, Binbaşı Şükrü Seymen'den şikayetçi olmadığını söyleyip başladı. Suçlamaları ve aleyhine olan delilleri de kabul etmedi.

İstanbul 4'üncü Kara Havacılık Alay Komutanlığı'nda görev yapan Pilot Albay Ali Aktürk, 15 Temmuz günü birlik nöbetçi komutanı Yarbay Davut Uçum'un telaşla koştuğunu gördüğünü, ardından kendisine Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan acil koduyla görev tebliğ edildiğinin söylediğini anlattı. İstanbul'daki hazırlıklar hakkında bilgi veren Pilot Albay Ali Aktürk, "Ben hazırdım, birlik içerisindeydim. Bu göreve hızlı reaksiyon göstermemiz lazımdı. Davut Uçum (Yarbay) nöbetçi amirdi. Helikopter başı yaptık. Birlikte çalıştırdık. Atatürk Havalimanı askeri bölümüne indik. Kısa süre bekledikten sonra askeri kıyafetli 13 - 14 kişilik ekip helikoptere bindi. En kıdemli olan Seymen binbaşıydı. Davut yarbayın devre arkadaşı olduğunu konuşmalarından anladım. Bize, onların görevlerinde intikal görevi verildi. Görevin ne olduğunu sorduk ama beyanda bulunmadılar. Görev aldıklarını söylediler sadece. Askeri prensipler içerisinde olabilir, söylememeleri. Biz de ısrarcı olmadık. Gece görüş sistemiyle uçtuk. Alçaktan uçmadık yüksek bile uçtuk diyebilirim. İzmir Çiğli'ye gittik. Akşam saat 23.00 indik" dedi.

Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda önceden tanıdıkları askeri personeli gördüğünü, onlarla konuştuklarında, onların da görevin ne olduğunu bilmediğini söylediğini ileri süren Pilot Albay Ali Aktürk, "Dinlenme pozisyonuna geçtik. Yakıt ikmali yaptık" dedi.

UÇUŞ KOORDİNATLARINI SÖNMEZATEŞ VERMİŞ

Uçuşa hazırlık yaptıkları sırada Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in yanlarına gelip Genelkurmay'dan emir geldiğini söylediğini ve uçuş koordinatlarını verdiğini de anlatan Pilot Albay Ali Aktürk, "Havacılık desteği vereceğimizi ve personelin intikalini yapacağımızı söyledi. Bizim görevimizin sadece personeli götürüp bırakmak sonra da almak olduğunu söyledi" dedi.

DARBEDEN BİLGİM YOKTU

Bu sırada araya giren Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, darbe hakkında bilgi verip vermediğini sorması üzerine Pilot Albay Aktürk, "Böyle bir açıklama olmadı. Darbeden de bilgim yoktu. Görevi aldık. Her zaman bizim yaptığımız görevdi. Personel ve malzeme nakli yaparız. Her zaman ne görev yapıldığını bilmeyiz. Bu kadar bilgi bizim için yeterli. Ön şart sadece nereye götüreceğimizi bilmemizdir" yanıtını verdi.

IŞIKLAR KAPALI MARMARİS'E UÇTUK

Çiğli Üssü'nde 4 helikopter olarak pist üzerinde beklediklerini, bir süre görevin iptal edildiği bilgisinin geldiğini, ancak sonra havalandıklarını, kendisinin üçüncü helikopter olduğunu, kurallar gereği ışıkları kapalı uçup Marmaris'e gittiklerini ifade etti.

HELİKOPTER TANIMA SİSTEMİNİ AÇMAMIŞ

Marmaris'te askerleri indirdikten sonra tur attıklarını, ardından yakıt sıkıntısı çıkması üzerine Dalaman Havalimanı'na gittiklerini anlatan Pilot Albay Ali Aktürk, helikopter tanıma sistemini açmadığını, uçuş mesafesi kısa olduğu için buna gerek görmediğini ileri sürdü. Sanık Pilot Albay Ali Aktürk, ifadesinde daha sonra şunları söyledi:

"Havalimanında hareketlilik yoktu. Kule benimle irtibata geçmedi. Ama bizim ikmal yapmamız lazım. Düşebilirdik. Biz kendimizi tanıttık. Görev aldığımızı söyledik. Kule Gart kanalından bizimle temasa geçti. Etrafımızın sarıldığını söyledi. Bizler de baktığımız zaman askerleri siperde gördük ve silahları bize dönüktü. Anlam veremedik. Sonuçla bu ülkenin askeriydik. Görev yapıyorduk. Şöyle bir değerlendirme yaptık. Hayatımızın tehlikede olduğunu değerlendirdik. Bodrum Imsık'a kadar devam eder miyiz? diye kalkış yaptık. Sonra oraya bir araziye indik. Motor susturduk. Kısa bir değerlendirme yaptık. Görev veren birliğe bilgi verdik. Ünsal Coşkun Paşa'mızla görüştük. Bilgi verdik. O da 'dönün protokolümüz var yakıt vermeleri lazım' dedi. Biz de helikopteri çalıştırdık. Dalaman'a tekrar döndük. Personelin ve ortamın sıkıntılı olmadığını gördük. İndik, motor susturduk. Onlar da 'ne yapıyorsunuz' diye sordu. Biz de Genelkurmay'ın görev verdiğini bunu yaptığımızı söyledik. Ancak mahiyetini bilmiyoruz dedik. Birlik Komutanı Bahadır Albay'la görüştük. 3- 4 dakikada depoyu doldurduk. Saat 4'ü geçiyordu. Personeli almak için Marmaris'e devam ettik" dedi.

"ÜZERİMİZE YAYLIM ATEŞİ AÇILDI"

Marmaris'e deniz üzerinden yaklaştıkları sırada izli mermileri havada gördüklerini, ne olduğuna anlam veremediklerini söyleyen Pilot Albay Ali Aktürk, "Ne olduğunu anlamak için uzakta bekledik. Sonra personeli almak için bıraktığımız yere gittik. Bu sırada üzerimize yaylım ateşi açıldı. Hiç bu kadar yaylım ateşi içerisinde kalmadım. Bizi düşürmek, öldürmek için ateş ediliyordu. Düşüp ölebilirdik. Yerleşim yeri, insanların yaşadığı yerdi. Durum tespiti yapmamız gerektiğine inandık. Biz karşılık versek kaldı ki angajman kuralları gereği hakkımız da doğdu. Ancak cana zarar vereceğimiz için uyarı mahiyetinde ateş etmesini istedim. Ne olduğunu bir anlasınlar istedim. Çünkü düşüp öleceğiz. Buna misliyle karşılık versek, insanlar var. Bize verilen görev yok. İkilemde kaldık ama uyarı mahiyetinde ateş etmesini söyledim. Ateş edip etmediğini bilmiyorum ama bizi öldürmek için ateş ettikleri belliydi, biz ateş etmedik. Bu sırada Haldun (yüzbaşı- helikopterdeki makinalı tüfeği kullanan) 'vuruldum' dedi. Hayati yerden vurulmuştu. Kendisi tedbir aldı, kan kaybını engellemek için. Biz de Bodrum Imsık'a gittik. Bizimle ilgilenen olmadı. Biz de Çiğli'ye gittik."

ÇİĞLİ'DE TESLİM OLUNCA ANLAMIŞ

Gerek Dalaman'da yakıt ikmali, gerekse de Imsık'ta yaralı Yüzbaşı Haldun Gülmez'e müdahale edilmemiş olmasına rağmen gelişmelerden şüphelenmeyen Pilot Albay Ali Aktürk, "Çiğli'ye gittik. Alana indik. Haldun'u ambulansa aldılar. Sonra askeri personel geldi, bizi tutukladıklarını söylediler. O zaman anladık bir kalkışma olduğunu, polise teslim ettiler. O zaman anlamaya çalıştık ne olduğunu" dedi.

MAHKEME BAŞKANI'NDAN KÖYLÜ MEHMET AĞA BENZETMESİ

Pilot Albay Ali Aktürk'ün hiçbir gelişmeden bilgisinin olmadığını ileri sürmesi üzerine Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, "Ülkede, bir gelişme oldu. Köylü Mehmet Ağa bile bu durumdan haberdar oldu. Neticede askerin içerisinde olduğu bir eylem. Aileler, aileleriniz, 'eşlerimiz ne durumda' deyip merak edip nasıl aramamışlardır. Hiç kimse mi merak etmedi? Neredesin, ne durumdasın, diye" dedi.

Bunun üzerine Pilot Albay Ali Aktürk, "Çoğu zaman havadaydım. Telefonum sürekli üzerimde değildi. Bu şekilde bilgi alamadım. Görevle ilgili aileme bilgi vermedim. Görevin ne olduğunu biliriz. Askeriz. Çoğu zaman görevi aileme söylemedim. Geçmişte, Şırnak'a gittiğimiz zaman bile bilmezdi. 15 Temmuz'da ailem İstanbul'da değildi. O dönemde ben izinli olacaktım ama komutanımız vermemişti" dedi.

"FETÖ ÜYESİ DEĞİLİM"

Sanık Albay Ali Aktürk, ifadesinin sonunda da, FETÖ üyeliği bulunmadığını öne sürüp "FETÖ örgüt üyesi değilim. Bankalarında param yok. ByLock kullanıcısı değilim, kullanmadım. Medyadan duydum. Bunlarla ilgili temasım yok. Okulunda, dershanesinde bulunmadım yakınım bile yok. Sorumluğu kabul etmiyorum. Herhangi başka bir tarikatında üyesi değilim. Atatürkçülük görüşünü özümsedim. 14 yaşında askeri liseye girdim. Bunu özümsediğimi söyleyebilirim suçlamaların hiçbirisi kabul etmiyorum. Bana verilen görev sadece uçmak" dedi.

Pilot Albay Ali Aktürk, bazı ifadelerde geçen, Genelkurmaydan gelen "Sıkıyönetim ilan edildiği, en yakın meydana inmeleri gerektiğine' yönelik cep mesajının da kendisine gelmediğini ileri sürdü

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Önlemlerden görüntü.

-Sanıkların ring araçlarıyla getirilmesinden görüntüleri.

Haber: Taylan YILDIRIM - Cavit AKGÜN, Kamera: Yasin TİNBEK/ MUĞLA

========================================================

3)YARALI SOKAK KÖPEĞİNİN ÜZERİNE ŞAL ÖRTÜP, BELEDİYE EKİBİNİN GELMESİNİ BEKLEDİLER

İZMİT'te, yaralı köpeği gören vatandaşlar güzel bir insanlık örneği sergileyerek, hayvanın başında bekleyip belediyeye haber verdi. Bir kadın soğuktan korumak için üzerindeki şalı köpeğin üstüne örttü. Belediye ekibi köpeği alarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Bakım Merkezi'ne götürdü.

İzmit D-100 Karayolu Halkevi mevkiinde bulunan üst geçitten geçen vatandaşlar yaralı köpeği görünce üzüntü yaşadı. Vatandaşlar köpeğin başında toplanırken, belediyeye haber verdi. İşe giden bir kadın köpeğe üzüntü içerisinde bakarken üzerindeki şalı köpeğin üstüne örterek, hayvanı soğuktan korumaya çalıştı. İşe yetişmesi gerektiğini belirten kadın daha sonra olay yerinden ayrıldı. Güzel bir insanlık örneği sergileyen hayvanseverler köpeğin başında beklemeye devam ederken, belediye ekibe geldi. Görevliler köpeği alarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Bakım Merkezi'ne götürürken, boynunda yaralar olan hayvanın köpeklerin saldırısı sonucu yaralanmış olabileceği belirtildi.

Görüntü Dökümü

----------------------

Yaralı hayvandan görüntü

Hayvanın başında bekleyenlerden görüntü

Röp.

Belediye ekibinin köpeği götürmesi

Çevredeki köpeklerden görüntü

Haber -Kamera: Çağla DAŞCI-İZMİT(Kocaeli),

===========================================================

4)KÜÇÜK RABİA'NIN YANAN KOLU KESİLMEKTEN KURTARILDI

EDİRNE'de Elif ve Levent Polat çiftinin 3 yaşındaki çocukları Rabia Nur'un, mutfakta üzerine sıcak çorba devrilmesi üzerine sağ kolu yandı. Edirne Devlet Hastanesi yanık ünitesinde 2 ay süren tedavinin ardından ikinci derece yanık nedeniyle kesilme tehlikesi bulunan kolu kurtarıldı.  Edirne'de çağrı merkezinde operatör olarak çalışan 33 yaşındaki Levent ve ev kadını Elif Polat çiftinin çocuğu Rabia Nur, 2 ay önce evin mutfağında tabure üzerine çıkıp, ocakta pişen çorbayı karıştırmak isterken üzerine devirdi. Annesi Elif Polat tarafında Edirne Devlet Hastanesi'ne götürülen küçük Rabia'nın sağ kolunda ikinci derece yanık olduğu tespit edildi. Kolun kesilmesi bile gündeme gelirken yanık ünitesinde iki farklı operasyon geçiren Rabia, kısa sürede sağlığına kavuştu.

Sağ kolunu üzerinde kalan izlere rağmen yeniden kullanmaya başlayan Rabia Nur'un annesi Eli Polat, kızının parmak ya da kolu kesilebilir duruma geldiğini belirterek, "Evde çorba yapıyordum. Çorbayı karıştırmak için tabure üzerine çıkmış, ben tam olarak görmedim ama üzerine devirdi. Üzerinde kazak vardı onu çıkarırken bir süre geçti. Yarası derinleşti, hastaneye getirdik. İki operasyonun ardından kolu ya da parmakları kesilebilirdi ama şu anda çok iyi durumu. Büyük bir endişe yaşadık. Çok kötüydü, zor günler geçirdik. Şimdi çok iyiyiz. Şükrediyoruz bu durumuna" dedi.

Baba Levent Polat da çok zor günler geçirdiklerini belirterek, tedavi sürecinin ardından Rabia Nur'un evde mutfağa girmemesi için kapıda nöbet tuttuklarını söyledi.

Edirne Sultan 1'nci Murat Devlet Hastanesi Plastik Cerrahi ve Rekonstrüktif uzmanı Op. Dr. Özgür Agdoğan, Rabia'nin koluna sıcak çorbanın devrilmesinden 30 saat sonra kolunun dolaşımı zayıfladığını ifade ederek, "Parmakları ve kolu riske atmamak adına hemen ameliyata aldık. Kliniğimizde takibi yapıldı, açık yarası onarıldıktan sonra taburcu ettik. Kolunu kullanabiliyor. Geldiğinde el bileği, parmaklar çok riske girmişti. İkinci derece yanık vardı, kolunu ve parmaklarını kullanmak ya da daha ciddi boyutlara taşınabilirdi" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------------

-Rabia ve ailesi

-Yanan kolu

-Annesinin olayı anlatması

-Doktorun operasyonları anlatması

-Polat ailesi

-Ailenin servisten çıkışı

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN/EDİRNE,-

=======================================================

5)KÜÇÜK RABİA'NIN YANAN KOLU KESİLMEKTEN KURTARILDI

EDİRNE'de Elif ve Levent Polat çiftinin 3 yaşındaki çocukları Rabia Nur'un, mutfakta üzerine sıcak çorba devrilmesi üzerine sağ kolu yandı. Edirne Devlet Hastanesi yanık ünitesinde 2 ay süren tedavinin ardından ikinci derece yanık nedeniyle kesilme tehlikesi bulunan kolu kurtarıldı. Edirne'de çağrı merkezinde operatör olarak çalışan 33 yaşındaki Levent ve ev kadını Elif Polat çiftinin çocuğu Rabia Nur, 2 ay önce evin mutfağında tabure üzerine çıkıp, ocakta pişen çorbayı karıştırmak isterken üzerine devirdi. Annesi Elif Polat tarafında Edirne Devlet Hastanesi'ne götürülen küçük Rabia'nın sağ kolunda ikinci derece yanık olduğu tespit edildi. Kolun kesilmesi bile gündeme gelirken yanık ünitesinde iki farklı operasyon geçiren Rabia, kısa sürede sağlığına kavuştu.

Sağ kolunu üzerinde kalan izlere rağmen yeniden kullanmaya başlayan Rabia Nur'un annesi Eli Polat, kızının parmak ya da kolu kesilebilir duruma geldiğini belirterek, "Evde çorba yapıyordum. Çorbayı karıştırmak için tabure üzerine çıkmış, ben tam olarak görmedim ama üzerine devirdi. Üzerinde kazak vardı onu çıkarırken bir süre geçti. Yarası derinleşti, hastaneye getirdik. İki operasyonun ardından kolu ya da parmakları kesilebilirdi ama şu anda çok iyi durumu. Büyük bir endişe yaşadık. Çok kötüydü, zor günler geçirdik. Şimdi çok iyiyiz. Şükrediyoruz bu durumuna" dedi.

Baba Levent Polat da çok zor günler geçirdiklerini belirterek, tedavi sürecinin ardından Rabia Nur'un evde mutfağa girmemesi için kapıda nöbet tuttuklarını söyledi.

Edirne Sultan 1'nci Murat Devlet Hastanesi Plastik Cerrahi ve Rekonstrüktif uzmanı Op. Dr. Özgür Agdoğan, Rabia'nin koluna sıcak çorbanın devrilmesinden 30 saat sonra kolunun dolaşımı zayıfladığını ifade ederek, "Parmakları ve kolu riske atmamak adına hemen ameliyata aldık. Kliniğimizde takibi yapıldı, açık yarası onarıldıktan sonra taburcu ettik. Kolunu kullanabiliyor. Geldiğinde el bileği, parmaklar çok riske girmişti. İkinci derece yanık vardı, kolunu ve parmaklarını kullanmak ya da daha ciddi boyutlara taşınabilirdi" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------------

-Rabia ve ailesi

-Yanan kolu

-Annesinin olayı anlatması

-Doktorun operasyonları anlatması

-Polat ailesi

-Ailenin servisten çıkışı

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN/EDİRNE,-

=====================================================

6)HERKÜL'ÜN ZOR ANLARI

ERZURUM İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından, '28 Şubat Sivil Savunma Günü ve 1-7 Mart Deprem Haftası' dolayısıyla düzenlenen araç gereç tanıtım sergisine katılan öğrenciler, arama ve kurtarma köpeği 'Herkül'e büyük ilgi gösterdi. 'Herkül'ün etrafını sarıp başını okşamaya çalışak rahatsızlık veren onlarca öğrenciyi, öğretmenleri uyardı.

Merkez Yakutiye ilçesindeki Havuzbaşı Kent Meydanı'nda AFAD'ın deprem, sel, çığ gibi doğal afetlerde kullandığı ekipmanlar sergilendi. Sergiyi Vali Seyfettin Azizoğlu, protokol, öğrenciler ve vatandaşlar ilgiyle gezdi. Vali Seyfettin Azizoğlu, çalışmalar hakkında bilgi alırken, sergiyi gezen öğrencilerin ilgi odağı ise bugüne kadar birçok afette görev alıp hayat kurtaran arama kurtarma köpeği Herkül oldu.

Bakıcının yanında çevreyi izleyen Herkül, biranda onlarca çocuğun sevgi gösterisine uğrayınca ne yapacağını şaşırdı. Çocukların boynuna sarılıp elleriyle başını okşadığı 12 yaşındaki Labrador retriever cinsi Herkül, aşırı ilgi ve sevgiden sıkılıp başını bakıcısının bacakları arasına soktu. Köpeğin rahatsız ve huzursuz olduğunu gören öğretmenler de öğrencileri uyararak "Yavaş, sırayla, sıkmayın" diye uyarıları ile Herkül'e yardımcı oldu.

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Çocukmarın köpeği sevmesi

-Öğretmenlerin öğrencileri uyarması

-AFAD'ın sergisi

-Vali'nin sergiyi gezmesi

(Haber-Kamera: Turgay İPEK/ ERZURUM,

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni-9 - Son Dakika


Advertisement