İsrail'de Aşırılık Yanlısı Düşünceler Artıyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

İsrail'de Aşırılık Yanlısı Düşünceler Artıyor

26.05.2025 13:05

İsrailli aktivistlere göre, toplum savaş ve Gazze'deki insanlık dramına karşı duyarsız kalmakta.

İsrailli insan hakları aktivistleri, ordunun Gazze Şeridi'nde yaklaşık 19 bini çocuk 53 binden fazla kişinin ölümüne neden olduğu saldırılarına sessiz kalan ülke toplumunun, tahmin edilenden daha fazla aşırılık yanlısı olduğu görüşünü paylaştı.

Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü yoğun saldırılar ve insani yardım ambargosuyla bölgede insani felakete neden olan İsrail, yaklaşık 19 bini çocuk olmak yaklaşık 54 bin insanı öldürdü. İsrail ayrıca, on binlercesini de açlık ve bombardımandan hayatını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.

Bölgede yaşanan insanlık felaketi tüm dünyayı derinden sarsarken İsrail toplumunun büyük bir kısmının, çok yakınlarında yaşanan katliama sessiz kalması hatta destek vermesi dikkati çekti.

İsraillilerin yüzde 82'si Gazze'de etnik temizliği savunuyor

Her cumartesi Tel Aviv'de "Gazze'deki İsrailli esirleri geri getirmek için anlaşma ve savaşı durdurma" çağrısı yapan İsrailli esir yakınları, bu gösterilerde Gazze'deki Filistinlilerin durumuna değinmekten kaçındı, savaşı durdurma çağrısının hedefinin İsrailli esirleri geri getirmek olduğuna işaret etti.

Hava Kuvvetleri mensupları tarafından başlatılan, yedek askerler, akademisyenler gibi toplumun her kesiminden destek gören "İsrailli esirleri geri getirmek için savaşın durdurulması" talebiyle imzalanan bildirilerde de Filistinlilerin maruz bırakıldığı insanlık felaketine temas edilmedi.

Yaklaşık 3 ay boyunca bir buğday tanesinin dahi girişine izin verilmeyen Gazze'ye, İsrail'in uluslararası baskılar nedeniyle "okyanusta bir damla" niteliğinde insani yardım geçişine izin vermesi bile bazı İsrailli aşırı sağcılar tarafından engellenmeye çalışıldı.

Filistinlilere yönelik katliamın durdurulması çağrısı yapan ve bunun için gösteriler düzenleyen az sayıda insanın varlığına rağmen bu örnekler İsrail toplumunun büyük kısmının tek kaygısının Gazze'deki İsrailli esirlerin geri getirilmesi olduğunu ortaya koydu.

ABD'deki Penn State Üniversitesi'nin 1005 İsraillinin katıldığı anketine göre de Tel Aviv yönetiminin Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere yönelik saldırılarının şiddetini artırdığı sırada, İsraillilerin yüzde 82'si Gazze'de etnik temizliği ve Filistinlilerin başka ülkelere gönderilmesini destekliyor.

Aynı anket, İsraillilerin yüzde 56'sının ülkede yaşayan Filistinlilerin zorla sınır dışı edilmesi gerektiğini düşündüğünü gösteriyor.

İsrail sansürü, eğitim ve medyanın rolü

Militarist bir kimliğe sahip İsrail toplumunda aşırılık yanlısı düşüncelerin bu denli hakim olmasında eğitim ve medyanın rolü ile İsrail sansürünün gücüne işaret ediliyor.

İsrail, içeride ciddi bir sansür mekanizması kullanarak Gazze'de yaşananların topluma tam anlamıyla ulaşmasının önüne geçiyor.

İsrail ordusundaki askeri sansür birimi 2024'te en fazla medya sansürünü uyguladığı yıllardan birini geçirerek 1635 haberi tamamen, 6 bin 265 haberi ise kısmen yasaklayıp günde ortalama 21 habere müdahale etti ve arzu etmediği bilgilerin İsrail toplumuna ulaşmasına engel oldu.

İsrailli ve Arap aktivistlerin kurduğu "Birlikte Duruyoruz" (Standing Together) isimli sivil toplum kuruluşunun "savaşı durdurma" çağrısı yaptığı eylemde Gazze'de öldürülen Filistinli çocukların fotoğraflarının taşınmasının yasaklanması gibi örnekler de toplumdaki aykırı birkaç sesin nasıl bastırılmak istendiğini gösterdi.

Haaretz gazetesinin Filistin asıllı yazarlarından Hanin Majadli, Tel Aviv'de demokrasi talep eden İsraillilerin Gazze'de yaşananları görmezden gelmesine dikkati çektiği yazısında, medyanın İsrail'in işlediği suçlara ortak olduğunu belirtirken daha önemli etkenin ise eğitim olduğunu "Bu (İsrail toplumundaki aşırılıkçılık), anaokulunda başlayan ve ölene kadar devam eden militarist ırkçı endoktrinasyonun meyvesidir." sözleriyle izah ediyor.

"Soykırıma karşı olmak yerine İsrail için neyin iyi olduğunu düşünmek"

İsraillilerin işgal altındaki Filistin toprakları Gazze ve Batı Şeria'da yaşananlara bakışını ve aşırılıkçı düşünceye neden olan faktörleri AA muhabirine değerlendiren Rus asıllı İsrail vatandaşı aktivist Andrey Krasnovski ve İsrailli aktivist Guy Aveni, ülke toplumunun tahmin edilenden daha fazla aşırılık yanlısı olduğu görüşünü paylaştı.

İsrailli aktivist Aveni, İsrail'de baskın olan birkaç yaklaşım olduğunu belirterek "Birincisi soykırımdan yana. Buna soykırım demiyorlar ama intikam ya da güvenlik gerekçesiyle mümkün olduğunca çok Filistinlinin öldürülmesinden yanalar, ki bu en sağcı yaklaşım, en faşist yaklaşım." dedi.

Bir de daha "liberal siyonist" bir yaklaşımın var olduğuna işaret eden Aveni, bunların ise Gazze'deki İsrailli esirleri geri almak için her şeyin yapılması gerektiğini; bir kısmının bunu saldırılara devam ederek bir kısmının ise anlaşma yaparak gerçekleşebileceğini savunduğunu söyledi.

Aveni, "Ancak bence tüm bunların ortak noktası Filistinlileri insan olarak görmemek, onların iyiliğini düşünmemek ve soykırıma karşı olmak yerine İsrail için neyin iyi olduğunu düşünmek." ifadelerini kullandı.

Kendisini bir antisiyonist olarak tanımladığını dile getiren İsrailli aktivist, yaşananları sadece Netanyahu üzerinden değerlendirmediğini belirterek şunları kaydetti:

"Bence bu soykırım Filistin'de devam eden Nekbe'nin bir parçası. Siyonist sömürgeciliğin Filistin'i etnik olarak temizleme girişiminin bir parçası. Dolayısıyla bunu Netanyahu'nun kişisel savaşı olarak düşünmekte zorlanıyorum. Daha çok İsrail'in başından beri yaptıklarının bir parçası olarak görüyorum."

Aveni, "Kör ırkçılıkta ve militarizmde bir artış var. Çünkü sokaklarda çok fazla silah var. Ancak aşırı sağın bu yükselişinin, bugüne kadar ana akım İsrail toplumunda yaygın olan ırkçılık ve Yahudi üstünlüğüne olan inançtan farklı olduğunu düşünmüyorum." ifadelerini kullandı.

Bu durumun uzun süreli zorunlu askerlik hizmetleri ve eğitim sistemi gibi nedenlerden kaynaklandığına dikkati çeken Aveni, şöyle devam etti:

"Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te sahada olan ve İsrail'in 1948'den bu yana işlediği savaş suçlarını gören aktivistler olarak bizler, Batı Şeria'daki etnik temizlikle Gazze'deki soykırımın ve şiddetin birbiriyle nasıl bağlantılı olduğunu görebiliyoruz.

Bunların hepsi İsrail'in, yani siyonist hareketin sömürgeci bir proje olarak 'mümkün olduğunca az Filistinli mümkün olduğunca çok toprak' girişiminin bir parçası."

"Eğitim sisteminin ve medya yapısının doğrudan bir sonucu"

Birkaç sene önce ülkeye yerleşen Rus asıllı aktivist Krasnovski de İsrail toplumunun oluşum sürecini "Filistin'in etnik temizliği, toprakların ele geçirilmesi ve etnik üstünlüğe dayalı bir toplumun kurulması yavaş ama istikrarlı bir şekilde ilerledi." şeklinde tarif etti.

"İsrail toplumu insanların düşündüğünden çok daha soykırımcı." diyen Krasnovski, bu duruma gelinmesinde eğitimin çok önemli bir rolü olduğuna işaret ederek "Siyonist ideolojiye uygun olmayan her türlü İsrail-Filistin tarihinin dışlandığını" ve bugün sokaklarda "Nekbe" kelimesini bilmeyen İsraillilerin dolaştığını dile getirdi.

Krasnovski, "Sonuç olarak, farklı bir bakış açısı duymamış, Filistinlileri tamamen insanlık dışı gören ve Gazze'deki soykırımı tamamen normal bir çözüm olarak karşılayan bir toplum oluştu." dedi.

İsrail'de haber kaynaklarını "çok faşist" ve "biraz daha az faşist" olarak kategorize eden Krasnovski, İsrail toplumunun aşırılık yanlısı duruşunun kendiliğinden olmadığını belirterek şunları söyledi:

"Bu, eğitim sisteminin ve medya yapısının doğrudan bir sonucudur. Doğduğunuzdan beri belli bir gerçeklikle beslendiğinizde, gerçekliğiniz bu oluyor. Liberal çevrelerde ya da kendilerine solcu diyen insanlarla bile bir süre konuştuğunuzda Filistinli çocukların öldürülmesinin normal olduğunu söylemeye başlıyorlar."

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel İsrail'de Aşırılık Yanlısı Düşünceler Artıyor - Son Dakika


Advertisement