ABD ile İran arasında Pakistan’nın başkenti İslamabad'da 21 saat süren kritik müzakerelerden sonuç çıkmadı. Taraflar görüşmelerin anlaşma sağlanamadan sona erdiğini açıklarken, ABD ve İran’dan karşılıklı suçlamalar geldi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı. İran devlet televizyonu ise ABD'nin aşırı talepleri nedeniyle bir anlaşmaya varılamadığını bildirdi. Sürecin ardından ABD Başkanı Donald Trump'tan ilk açıklama geldi.
Trump açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Toplantı iyi geçti, çoğu maddede anlaşıldı ancak gerçekten önemli olan tek madde, nükleer, konusunda anlaşılmadı.
Derhal geçerli olmak üzere, dünyanın en iyisi olan ABD Donanması, Hürmüz Boğazı'na girmeye veya oradan çıkmaya çalışan tüm gemileri abluka altına alma sürecini başlatacaktır. 'Herkesin girmesine izin verilen, herkesin çıkmasına izin verilen' bir temele ulaşacağız.
Ancak İran sadece kendileri dışında kimsenin bilmediği, 'Orada bir yerlerde bir mayın olabilir', diyerek buna izin vermedi. Bu dünya çapında bir şantajdır ve ülkelerin liderleri, özellikle de ABD, asla tehdit edilemez. Ayrıca Donanmamıza, uluslararası sularda İran'a haraç ödeyen her gemiyi tespit edip durdurması talimatını verdim. Yasa dışı geçiş ücreti ödeyen hiç kimse açık denizlerde güvenli geçiş yapamayacaktır.
Ayrıca İranlıların boğaza döşediği mayınları imha etmeye başlayacağız. Bize veya barışçıl gemilere ateş eden herhangi bir İranlı cehenneme gönderilecek! İran, ülkesini zaten harap etmiş olan bu durumu nasıl sonlandıracağını herkesten daha iyi biliyor. Donanmaları yok oldu, hava kuvvetleri yok oldu, uçaksavar ve radar sistemleri işe yaramaz hale geldi, Humeyni ve 'liderlerinin' çoğu öldü, bunların hepsi nükleer emelleri yüzünden. Abluka kısa süre içinde başlayacak. Diğer ülkeler de bu ablukaya dahil olacak. İran'ın bu yasa dışı gasp eyleminden kâr elde etmesine izin verilmeyecek. Para istiyorlar ve daha da önemlisi nükleer istiyorlar. Ayrıca, uygun bir anda, tamamen 'hazır ve tetikteyiz' ve ordumuz İran'dan geriye kalan az şeyi de bitirecek!"
Trump bu açıklamasının hemen ardından yaptığı bir başka açıklamada ise şu ifadeleri kullandı:
"İran, Hürmüz Boğazı'nı açma sözü vermişti ve bunu bilerek yapmadı. Bu durum, dünyanın dört bir yanındaki birçok insan ve ülke için endişe, karmaşa ve acıya neden oldu. Donanmalarının tamamı ve 'mayın döşeme gemilerinin' çoğu tamamen imha edilmiş olmasına rağmen, suya mayın döşediklerini söylüyorlar. Bunu yapmış olabilirler, ancak hangi gemi sahibi bu riski almak ister ki? İran'ın ve 'liderlerinin' kalan kısmının itibarına büyük bir leke ve kalıcı zarar verildi, ancak biz bunların hepsini aştık. Söz verdikleri gibi, bu uluslararası su yolunu hızlı bir şekilde açma sürecine başlamaları daha iyi olur! Kitaptaki her yasayı ihlal ediyorlar.
Pakistan'dan Mareşal Asim Munir ve Başbakan Şehbaz Şerif'in nazik ve çok yetkin liderliğinde İslamabad'da gerçekleşen toplantı hakkında Başkan Yardımcısı JD Vance, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner tarafından tam olarak bilgilendirildim. Onlar çok olağanüstü insanlar ve Hindistan'la yaşanacak korkunç bir savaşta 30 ila 50 milyon hayatı kurtardığım için bana sürekli teşekkür ediyorlar. Bunu duymaktan her zaman memnuniyet duyuyorum (Bahsedilen insanlık miktarı akılalmaz).
İran'la görüşme sabahın erken saatlerinde başladı ve gece boyunca, yaklaşık 20 saat sürdü. Çok detaylı bilgi verebilir ve elde edilen birçok şeyden bahsedebilirim, ancak önemli olan tek bir şey var: İran nükleer emeklisinden vazgeçmeye istekli değil! Birçok açıdan, üzerinde anlaşılan noktalar, askeri operasyonlarımızı sonuna kadar sürdürmemizden daha iyi, ancak tüm bu noktalar, nükleer gücün bu kadar istikrarsız, zor ve tahmin edilemez insanların eline geçmesine izin vermekle kıyaslandığında önemsiz kalıyor. Zaman geçtikçe, üç temsilcim de, şaşırtıcı olmayan bir şekilde, İran temsilcileri Muhammed-Bagher Ghalibaf, Abbas Araghchi ve Ali Bagheri'ye karşı çok dostane ve saygılı davrandılar; ancak bu önemli değil çünkü en önemli konuda çok kararlıydılar ve her zaman söylediğim gibi, en başından beri ve yıllar önce de belirttiğim gibi, İran asla nükleer silaha sahip olamayacak"
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Pakistan’da gerçekleştirilen ABD-İran müzakerelerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kalibaf, Washington yönetiminin İran’ın güvenini kazanamadığını belirterek kararın artık ABD’ye ait olduğunu söyledi.
Sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Kalibaf, müzakereler öncesinde İran’ın iyi niyetini ve çözüm iradesini ortaya koyduğunu vurguladı. Ancak son görüşme turunda ABD’nin bu güveni tesis edemediğini ifade etti.
Kalibaf, “ABD bizim mantığımızı ve ilkelerimizi anladı. Ancak bu müzakere turunda İranlı heyetin güvenini kazanamadı. Güvenimizi kazanıp kazanamayacaklarına karar verme zamanıdır” dedi.
İran’ın geçmişte yaşanan savaşlar nedeniyle ABD’ye güven duymadığını hatırlatan Kalibaf, bu durumun müzakerelerin seyrini doğrudan etkilediğini belirtti.
İran Meclis Başkanı, ülkesinin çıkarlarını hem diplomatik hem de askeri yollarla korumaya devam edeceğini ifade etti. Kalibaf, diplomasinin askeri mücadelenin yanında bir araç olarak görüldüğünü vurguladı.
Bu açıklama, Tahran yönetiminin diplomasi kapısını tamamen kapatmadığını ancak askeri seçenekleri de masada tuttuğunu ortaya koydu.
Pakistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve 21 saat süren ABD-İran görüşmeleri anlaşmasız sona ermişti. Tarafların özellikle nükleer program ve Hürmüz Boğazı gibi kritik başlıklarda uzlaşamaması, sürecin tıkanmasına yol açmıştı.
Son Dakika › Güncel › Trump: ABD donanması Hürmüz Boğazı'nda tüm gemilere blokaj sürecine başlayacak - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Yorumlar (3)