Sınırda Yunan askerinin vurduğu göçmen öldü
EDİRNE'nin İpsala ilçesinden bu sabah Yunanistan sınırını geçmeye çalışan göçmenlere ateş açılması sonucu 1 kişinin yaşamını yitirdiği öne sürüldü. Edirne'nin İpsala ilçesinden bu sabah Yunanistan sınırını geçmek isteyen göçmenlere iddiaya göre, Yunan askerleri ateş açtı. Askerlerin önce, önce havaya ardında da göçmenlerin üzerlerine ateş açtığı öne sürüldü. Bu sırada Yunanistan'a geçmek isteyen Ahmet Ebu Emad adlı göçmen, sırtından vurularak yaralandı. Göçmenlerin Türk sınırına taşıdığı Ahmet Ebu Emad yolda hayatını kaybetti. Ebu Emad'in cansız bedeni, Enez'de hastane morguna kaldırıldı.OLAY ÖNCESİ YUNAN ASKERLERİ ŞİDDET UYGULAMIŞEdirne üzerinden sınırı geçmeye çalışırken Yunanistan askerleri tarafından sırtından vurulup öldürülen Suriye uyruklu Ahmed Ebu İmad'in yanındaki arkadaşları, Yunan güvenlik güçlerinin silah kullanmadan önce kendilerini darbettiğini söyledi. İmad'a ön otopsi yapıldı.
GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİEDİRNE,
==============================
7 yaşındaki Afgan Leyla: Yunan polisi bizi darbetti EDİRNE'den Yunanistan tarafına ailesiyle geçen Afganistan uyruklu Leyla Elrecap (7), Yunan polisi tarafından ailesi ile kendisinin darbedildiğini söyledi. Yunanistan polisinin, kendisini odaya götürüp, kapıyı kilitledikten sonra dövdüğünü anlatan Leyla, çok korktuğunu söyledi.Avrupa ülkelerine gitmek için Edirne'de toplanan göçmenler, Yunanistan tarafına geçişleri sürerken, Yunan polisi tarafından yakalanan yetişkinlerin yanı sıra çocukların da darbedilip, Türkiye tarafına zorla gönderildiğini iddia etti. Yunanistan'a açılan Pazarkule Sınır Kapısı bölgesinden Almanya'ya gitmek için Yunanistan'a geçen, Afgan Elrecap ailesinin küçük kızı Leyla, Yunan polisi tarafından ayaklarına vurularak, darbedildiğini söyledi.'ODAYA KİLİTLEDİLER'Yunan polisinin, kendisini odaya kilitleyip, darbettiğini ve çok korktuğunu anlatan küçük Leyla, "Beni dövdüler ve ayakkabımın iplerini çıkardılar. 'Neden yapıyorsunuz?' dediğimde, hiçbir şey söylemediler. Ayağıma vurdular. Hepimizi bir odaya kapattılar. Erkeklerin çok olduğu bir odaya kilitlediler. Daha sonra bir arabaya koydular, nefes almadık. Çok korktum. Yürüyebiliyorum, ayağımda acı var. Almanya'daki amcamın yanına gidecektik. Orada okuluma gidip, büyüdüğümde ise polis olmak istiyorum" dedi.Öte yandan Yunanistan'a geçmeyi başaran Afganistan uyruklu Zeynep Emeni (17), Yunan polisinin ailesiyle birlikte kendisini yakalayıp, paralarını alarak, darbettikten sonra Türkiye'ye gönderdiğini söyledi. Türkiye tarafına Yunan polisleri tarafından zorla itildiklerini anlatan diğer göçmenler de darbedilip, paralarının ve cep telefonlarının alındığı kaydetti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Leyla'nın gelişiLeyla ile röp.Leyla ayaklarını gösteriyorDetay görüntüZeynep ile röp.Ayaklarını göstermesiFarklı açılardan detay
Haber-Kamera: Ali Can ZERAY-Mehmet YİRUN/EDİRNE,
===========================
Çeşme'den Yunanistan'a geçmek isteyen göçmenlere fırtına engeli (2)
DENİZDE MAHSUR KALAN 38 GÖÇMEN KURTARILDIİzmir'in Çeşme ilçesinden bu sabah lastik botla Yunanistan'ın Sakız Adası'na geçmek isteyen 38 göçmenin içinde bulunduğu lastik bot, iddiaya göre, Yunan polisi tarafından durdurularak, motoru ve yedek yakıt bidonu alındı. Denizde mahsur kalan göçmenler, Türk Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kurtarıldı. Sahil Güvenlik botuna alınan göçmenler, Çeşme Limanı'na getirildi. Burada hazır bekletilen midibüse bindirilen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu göçmenler, İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne gönderildi.
Göçmenlerden Ramim Emiri (30), Türk Sahil Güvenliği sayesinde suda boğulup, ölmekten kurtulduklarını belirterek, "Sakız Adası'na yaklaştığımızda Yunan polisi botumuzu durdurdu. Motoruna, yedek yakıtına ve bizlerin çantalarına el koydu. Bizi botla tekrar denize saldı. 1 saat kadar sonra da Türk Sahil Güvenliği gelip, bizleri kurtardı" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Kurtarılan göçmenlerden görüntü-Midibüsten görüntü-Göçmenlerden Ramim Emiri ile röp.-DHA Muhabiri Tolga Tahçı'nın anonsuHaber: Tolga TAHÇI -Kamera: Tekin GÜRBULAK/İZMİR,
===============================
Ağrı'da, gümrük müdürlüğü servis aracına roketli saldırı: 1 şehit (2) BAKAN PEKCAN YARALILARI ZİYARET ETTİ Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, uçakla geldiği Ağrı'dan helikopterle Doğubayazıt ilçesine gitti. Doğubayazıt Dr. Yaşar Eryılmaz Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan yaralıları ziyaret eden Bakan Pekcan, çıkışta açıklamada bulundu. Saat 08.45 sıralarında göreve giden personelin aracına saldırı olduğunu söyleyen Bakan Pekcan, "Maalasef bir şehidimiz ve yaralılarımız var çok üzgünüz. Bütün teşktilatımızın, Türk milletinin başı soğulsun, yaralılarımıza geçmiş olsun diyoruz" dedi.
Ticaret Bakanlığı olarak ticaretin artması, ülkenin dirlik ve refahının artırılması için gece- gündüz çalıştıklarını belirten Pekcan, "Ülkemizin dirliğinin, refahının artırılması için gece- gündüz 24 saat Türkiye'nin dünyanın her köşesinde bütün hudut kapılarımızda çalışıyoruz. Ticaret Bakanlığı personeline yapılmış bu saldırı, ülkemizin varlığını birliğini, dirliğini, refahını nasıl hedef aldıklarının göstergesi. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde bu saldırılara karşı geri adım atmadık atmayacağız. Bu toplumsal barışa, refaha karşı olanların bir hatası. Çok şükür güvenlik güçlerimiz bu saldırılara karşı başarıyla, yurdumuzu, vatanımızı temsil etmekte ve kendilerine gereken cevabı vermektedirler. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hakettikleri cevabı alacaklarından hiçbir şüphemiz yok. Sayın Cumhurbaşkanımız adına, kabinemiz adına, arkadaşlarım adına başımız sağolsun geçmiş olsun diliyorum" diye konuştu.
Basın mensuplarının kaç yaralı olduğu yönündeki soruya ise Bakan Pekcan, "Ağır yaralı 4 personelimiz var. Yaralılardan biri Erzurum, biri Ağrı biri Van, 3'ü de Ankara'ya gidecek var. Hafif yaralılarımız da var" dedi.
GÖRÜNTÜ TAKİP EDİLİYOR
============================
Kapıköy Gümrük Kapısı'nda 18 Türk vatandaşı gözlem altında
VAN'ın İran'a açılan Kapıköy Gümrük Kapısı'ndan Türkiye'de bulunan İranlıların ülkelerine dönüşü sürüyor. Sınır kapısında sahra hastanesi kurulmasının ardından İran'daki Türk vatandaşlarının gelişi de başladı. Şu ana kadar sınırdan giriş yapan 18 Türk, sahra hastanelerinde gözlem altında tutuluyor.İran'da koronavirüs nedeniyle ölümlerin ardından Türkiye ile İran arasındaki en uzun sınır hattına sahip Van'da tedbir alınmaya devam ediliyor. Kapıköy Gümrük Kapısı giriş ve çıkışlara kapatılırken, gümrük sahasının bulunduğu alana, sahra hastanesi kuruldu. 60 kişi kapasiteli sahra hastanesinde 30'un üzerinde sağlık personeli görev yapıyor. Ülkeye dönmek isteyen Türk vatandaşlarına hizmet vermek amacıyla kurulan sahra hastanesinde, Kum ve Meşhed kentlerinde kalanlar ile hastalık belirtisi taşıyanlar, 14 gün gözlem altında tutulacak. Türkiye'deki İran vatandaşlarının gidişleri de devam ederken, sahra hastanesi kurulmasının ardından bu ülkede bulunan Türk vatandaşlarının gelişi de başladı. Kapıköy Gümrük Kapısı'nda kurulan sahra hastanesinde şu ana kadar 18 Türk vatandaşının gözlem altında tutulduğu öğrenildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------Kapıköy Gümrük kapısı-Gümrük Kapısında güvenlik önlemi alan maskeli gümrük memurları-Detaylar-Gümrük kapısına gelen İranlı turistler-İranlı bir vatandaş ile Kürtçe röportaj-Muhabir anonsu-Genel ve detaylar-Sahra Hastanesinden uzaktan görüntü-İranlıların dönüşü-Ambuansın gümrük sahasından çıkışı-Genel ve detaylar
Behçet DALMAZ- Gülay KUYUCU/SARAY (Van),
==============================
İzmir'deki yatık binalarda ilk yıkım başladı İZMİR'in Karşıyaka ilçesi Bostanlı semtindeki 'yatık binalar' olarak bilinen ve İzmir Valiliği'nin kararıyla tahliye edilen 13 apartmandan ilkinin yıkımına bugün başlandı. Boşaltılan ilk binalardan biri olan ve 'riskli yapı' tespiti onaylanan apartmanın yıkımının birkaç gün içerisinde tamamlanacağı bildirildi.Cemal Gürsel Caddesi'nde, dolgu zemine inşa edildiği için zaman içerisinde eğilen ve yaklaşık 40 yıldır bu şekilde duran 13 binanın tehlike oluşturması İzmir Valiliği'ni harekete geçirdi. Altlarında çeşitli dükkanların da bulunduğu Bostanlı'nın bu en merkezi yerlerindeki dükkanlar ve onlarca dairenin bulunduğu apartmanlar için Valilik, geçen Ekim ayında, AFAD'ın 2017'de hazırladığı Depreme Dayanıklılık Raporuna istinaden tahliye kararı verdi. Karar, Karşıyaka Belediyesi'ne tebliğ edilerek binaların hızla boşaltılması istendi. Bunun üzerine Karşıyaka Belediyesi, mülk sakinlerinin kira yardımı gibi çeşitli sosyal haklardan yararlanabilmesi adına, binaların 6306 sayılı kanuna göre riskli yapı tespitinin yapılması için girişimlerde bulundu. Gelinen noktada konutlar ve iş yerleri büyük ölçüde tahliye edildi. Boşaltılan ilk binalardan biri olan ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce 6306 sayılı yasa kapsamında 'riskli yapı' tespiti onaylanan bir apartmanın yıkımına Belediye ekipleri tarafından bugün başlandı. Yıkımın bir kaç gün içerisinde tamamlanacağı bildirildi. Cemal Gürsel Caddesi 1359 ada üzerindeki diğer ilgili diğer binaların ise yasa çerçevesindeki işlemlerinin sürdürüldüğü kaydedildi.Yıkım çalışması hakkında Karşıyaka Belediyesi'nden yapılan açıklamada; "Ekiplerimizce yapılan incelemede, ilgili binanın maliklerince tahliye edildiği ancak zemin kat kolonlarının beton pas paylarının patladığı, kolon sarmal ve boyuna donatılarının zarar gördüğü, yapının yıkılacak derecede tehlikeli hale geldiği, çevre sağlığı can ve mal güvenliği açısından risk teşkil ettiği belirlendi. Bunun üzerine Belediye Encümen Kararı ile taşınmazın ilgili kanun çerçevesinde yıkımına karar verildi. Yıkım işlemleri, birkaç gün içerisinde tamamlanacak. Diğer apartmanlarla ilgili çalışmalar ise devam ediyor" denildi.Öte yandan, Karşıyaka Belediyesi tarafından 1359 ada ile ilgili geçen Ocak ayında hazırlanan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne gönderilen İmar Planı değişikliği için de onay bekleniyor. Büyükşehir onayının ardından planın yürürlüğe girecek ve binaların yeniden inşa edilmesi için sürecin başlayacağı belirtildi.'SU ŞİŞESİNİ YERE KOYDUĞUMUZDA YUVARLANIYORDU'İş makineleriyle Cemal Gürsel Caddesi üzerine gelen ekipler, çevrede güvenlik önlemlerinin alınmasının ardından yıkım işlemlerine başladı. Yıkımdan kaynaklanan tozları önlemek için, adrese su tankerleri de sevk edildi. Ekiplerin bölgedeki çalışması devam ederken, apartman sakinleri de sürecin nasıl işleyeceği konusunda endişelerini dile getirdi. Sakinlerden Furkan Arslan, "Evlerimizi terk edeli 3-4 ay kadar oluyor. Evlerimiz oldukça yamuktu, yıllardır oturuyorduk ama yıkılması gerektiği söylendi. Doğrusu, evdeki eğiklik derecesi baya fazlaydı, su şişesini yere koyduğumuzda hızlıca yuvarlanıyordu. Top bıraktığımızda da salondan lavaboya kadar kendi kendine gidiyordu" dedi.'BİZE NE OLACAĞINI BİLMİYORUZ'Apartman sakinlerinden Yılmaz Yalman ise, "Bize burada hayati tehlike var dediler belediyeden ve valilikten. Bize çıkın dediler biz de çıktık. 3 ay oldu çıkalı. Bizim hayati tehlikemiz evet vardı, ama 6.1 büyüklüğünde depremi gördük ve dolap kapaklarımız dahi açılmadı. Artık önümüzdeki süreçte neler yaşanacak bilmiyoruz, ne zaman yeniden yapılır bilmiyoruz. Herkes bir ev buldu ve aceleyle yerleşti. Bize ne olacak, bunun söylenmesini istiyoruz" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -----------------Binadan görüntüYıkımdan görüntüAnonsDrone görüntüleriGenel ve detay görüntüler
Haber: Davut CAN - Kamera: Kadir ÖZEN - Ahmet Turhan ALTAY/ İZMİR,
==============================
Mersin iş dünyası ve sivil toplum örgütleri: Devletimizin yanındayız
MERSİN'de bir araya gelen mesleki ve sivil toplum örgütleri, rejimin İdlib saldırılarına tepki göstererek, Bahar Kalkanı Harekatı'na destek verdi.Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'nda (MTSO) bir araya gelen grup adına basın açıklaması yapan MTSO Başkanı Ayhan Kızıltan, son bir haftadır üzüntülü günler geçirdiklerini belirterek, "Üzülürüz ama biz ülke olarak hep ayakta kalırız" dedi. Her kritik dönemde milletin ve devletin yanında durduklarını ifade eden Kızıltan, "Üstlendiğimiz sorumluluğun hakkını vererek hareket ettik. Bugün de İdlib'de gerçekleşen hain saldırıya ilişkin, ortak tepkimizi gösteriyoruz. Öncelikle vatanın huzuru, güvenliği ve mazlumları müdafaa etmek üzere üstlendikleri görevde şehit olan tüm kahraman askerlerimizin ruhları şad olsun, Rabbim şehitlerimizin mekanını cennet eylesin; yakınlarına sabır ve metanet, yaralılarımıza acil şifalar nasip eylesin. Milletimizin başı sağ olsun" diye konuştu. Türk askerlerinin İdlib'de, hem ülke sınırlarını hem de mazlumları koruduğunu vurgulayan Kızıltan, şunları söyledi: "Suriye'de yaşanan zulümlere, yüz binlerce sivilin zalimce katledilmesine, milyonların evinden, toprağından sürülmesine dünya sessiz kaldı. Türkiye'nin barış ve huzur odaklı çabalarıysa ne yazık ki, pek çok ülkede karşılık görmedi. Buradan tekrar sesleniyoruz. Karşımızda, insanlıktan nasibini almamış, tüm ahlaki, insani ve dini değerleri hiçe sayan, kendi yurttaşlarını bile topraklarından eden, canlarına kasteden zihniyete sahip bir rejim bulunuyor. Suriye'yi her geçen gün daha da ağır bir yıkıma sürüklüyor. Rejim güçleri son olarak da yapılan anlaşmalara uymayarak, askerlerimizi kalleşçe pusuya düşürdü. Bu saldırı asla kabul edilemez. Masum insanları katleden ve ülkemizin güvenliğine de açık tehdit oluşturan bu rejim unsurlarına karşı sessiz kalmamız beklenemez. Tarihi ve kültürel bağlarımız bulunan, rejimin zulmünden kaçan Suriyeli kardeşlerimizin yaşama hakkını korumak tarihi, insanı ve vicdani sorumluluğumuzdur."'BU BEDELİ ÖDEMEYE BAŞLADILAR'Türk devletinin ve ordusunun, bugüne kadar, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla terör örgütlerine ve destekçilerine gereken cevabı en güçlü şekilde verdiğini anlatan Kızıltan şunları söyledi: "Elbette bu acımasız saldırının sahipleri bunun bedelini ödeyecektir. Bahar Kalkanı harekatıyla da bu bedeli ödemeye başlamışlardır. Şunu da herkes bilsin ki biz her türlü zorluğu aşmasını bilen bir milletiz. Mevzubahis vatan olunca, tüm siyasi ve fikri ayrılıkları bir tarafta bırakırız. İşte şimdi de birlik ve beraberlik içinde hareket ediyor, sabır ve dayanışma gösteriyoruz. Ülkemizin menfaatlerini her şeyin üstünde tutuyoruz. Bugün her zamankinden daha güçlü şekilde biriz, bütünüz ve birlikteyiz. Türkiye'nin tüm kesimlerini temsil eden mesleki ve sivil toplum örgütleri olarak, bayrağımızın altında kenetlendik. Katil rejime karşı kararlı şekilde mücadele eden devletimizin ve kahraman ordumuzun yanındayız. Alınacak her kararın, atılacak her adımın arkasındayız. Cenabı Hak ülkemizi korusun, milletimizin birliğini ve dirliğini muhafaza etsin, ordumuzu muzaffer kılsın."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------Toplantıya katılanlardan genel ve detay -Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Kızıltan konuşurken
Haber-Kamera: Mustafa ERCAN/MERSİN,
==============================
Çorum'da, 3 bin kişi şehitler için yürüdü
ÇORUM'da valilik ve belediye ile Hitit Üniversitesi tarafından yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı askerlere destek yürüyüşü düzenlendi. Yunus Emre Parkı'ndaki Atatürk Anıtı'nda bir araya gelen yaklaşık 3 bin kişi ellerinde Türk bayraklarıyla "Şehitler ölmez, vatan bölünmez", "Vatan sana canım feda", "Herşey vatan için" "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz "sloganları attı. Kalabalık yürüyerek Çorum Şehitliği'ne geldi. Burada şehit askerlerin isimleri okunurken, kalabalık hep bir ağızdan "Burada" diyerek karşılık verdi. Yürüyüşe Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, siyasi parti il başkanları, mesleki ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Program, şehitlikte dua edilmesiyle sona erdi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------Yürüyüş-Şehitlik-Yapılan dualar
-Detaylar
Haber-Kamera: Yusuf ÇINAR/ÇORUM,
Son Dakika › Güncel › DHA YURT BÜLTENİ - 12 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.