Bakan Dönmez: O dönemler 'Sokağa maskeyle çıkın' diyorlardı
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "İstanbul'da 1994'lerde çöp, çamur, çukur, susuzluk, yolsuzluk ve hava kirliliğinden geçilmiyordu. Bendeniz İGDAŞ'ta göreve başladığımda, o dönemde gazeteler, 'Aman ha, sakın zorunlu olmadıkça sokağa çıkmayın. Maske ile çıkın' yazıyorlardı. O dönemden sonra bugün, hamdolsun suyu da, yolu da, havası da bol ve temiz bir şehre ulaştık. Benzer şartlar Kocaeli için de geçerliydi" dedi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Köseköy Köprülü Kavşağı'nın tanıtım törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile birlikte Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, ilçe belediye başkanları, belediye başkan adayları ve çok sayıda kişi katıldı. Bakan Fatih Dönmez, törende yaptığı konuşmada, belediyeciliğin ne kadar zor bir iş olduğunu bildiğini söyledi. Dönmez, şunları kaydetti:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden sonra o kadrolarda yönetici olarak göreve başlamış bir kardeşinizim. Belediyeciliğin ne kadar zor olduğunu ama bir o kadar da vatandaşı memnun etmenin en güzel araçlarından birisi olduğunu yakinen müşahede etmiş birisiyim. O dönemde İstanbul, 1994'lerde çöp, çamur, çukur, susuzluk, yolsuzluk ve hava kirliliğinden geçilmiyordu. Bendeniz İGDAŞ'ta göreve başladığımda, o dönemde gazeteler, 'Aman ha, sakın zorunlu olmadıkça sokağa çıkmayın. Çıkacak olursanız da biz size maske veriyoruz. Maske ile çıkın' yazıyorlardı. O dönemden sonra bugün, hamdolsun suyu da, yolu da, havası da bol ve temiz bir şehre ulaştık. Benzer şartlar Kocaeli için de geçerliydi. Kocaeli komşu şehrimiz olduğu için burayı da yakinen biliyoruz. Seyahat ederken eğer Körfez'in yanından geçiyorsanız burnunuzu tıkamak zorundaydınız. Hava kirliliği ile mücadele eden bir şehir vardı."
'DEPREMDEN ESER KALMAMIŞ'
Yatırımlarla Kocaeli'nin hızla kalkındığını söyleyen Bakan Dönmez, "Burası 1999'da büyük bir depremi atlatan bir şehir. Bugün görüyorum ki depremden bir eser kalmamış. Şehir hızla kalkınmış, kendisine gelmiş, modern bir şehir olmuş. Kocaeli bir sanayi kenti ve ülkemizin en gelişmiş 3- 5 şehrinden birisi. Bu sanayi şehrimize yakışır tesisleri yapmak durumundayız. Büyük oranda altyapı ihtiyaçları giderilmiş durumda. İnşallah bundan sonra da üstyapıda, özellikle de yapı stoğu kalitesinin artırılması noktasında bize önemli vazifeler düşüyor. Tabii ümit etmiyoruz, beklemiyoruz ama yine bir deprem veya doğal afet ile karşı karşıya kaldığımızda binalarımızın, insanlarımızın sağlığını tehdit eder noktadan uzaklaştırılması gerekiyor. Bu noktada sadece burada değil, deprem tehdidi olan bütün kentlerimizde planlanmasından, projelendirilmesine ve inşaat yapı kalitesine kadar vatandaşlarımız dahil olmak üzere, görev alan herkese büyük sorumluluklar düşüyor" diye konuştu.
"AK Parti belediyeciliği bir marka belediyecilik, bir okul oldu" diye sözlerini sürdüren Dönmez, "Bu okulda yetişen birisi olarak ifade edeyim. Zaman zaman yurt dışından önemli konukları ağırlıyoruz. Eğer o şehre bir kez gelmişse, aklında bir İstanbul, Ankara, Kocaeli algısı oluşmuşsa, geldiğinde bakınca şaşırdığını açıkça itiraf ediyor. Eğer uzunca bir süre önce gelmişse, tekrar geldiğinde yine hayretlerini, 'Nasıl başardınız?' sorusunu bize yönelterek ifade ediyorlar. Biz de diyoruz ki bunun altında yatan neden Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve vatandaşlarımızın ona verdiği destektir. İnşallah Kocaeli bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da 'Tam destek, hep destek' mottosuyla bu kervandan ayrılmayacak. Buna inancımız tam" dedi.
Bakan Dönmez, konuşmasının ardından Kocaeli programına devam etmek üzere alandan ayrıldı.
KÖSEKÖY KÖPRÜLÜ KAVŞAĞI
D- 100 Karayolu üzerinde inşa edilen ve 68 milyon TL'ye mal olan Köseköy Köprülü Kavşağı, 110 metre kapalı tünel ve 500 metre açık kısımdan oluşuyor. Köprülü kavşak ile D-100 Karayolu üzerinde bulunan trafik ışıkları ortadan kaldırılarak, Kocaeli'den transit geçen araçların oluşturduğu trafik yoğunluğunun engellenmesi amaçlanıyor.
Görüntü Dökümü
-Bakan Dönmez açıklaması
-Köprülü kavşak detayları
Haber: Dinçer Akbir-Alişan Koyuncu-Kamera: Alişan KOYUNCU-DHA-
===============
Bakan Selçuk: Eğitim çocuklarımıza kendi dünya görüşlerimizi pompalayacağımız bir araç değildir (2)
KENTTEN AYRILDI
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Manisa Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ndeki ziyaretinin ardından AK Parti İl Başkanlığı'nı da ziyaret etti. Bakan Selçuk, basına kapalı olarak partililerle bir araya geldi. Bakan Selçuk daha sonra, Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi'nde 'Ziya Öğretmen ile Eğitim Buluşmaları' programına katıldı. Program öncesi, Manisa Valiliği tarafından il genelindeki ortaokullarda uygulanan kodlama eğitimi projesi kapsamında üretilen robotları inceledi. Bakan Selçuk, daha sonra Manisa'dan ayrıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
AK Parti ziyaretinden görüntü
Kodlama eğitim projesi ziyaretinden görüntü
Ziya Öğretmen ile Eğitim Buluşmaları programından görüntü
Genel ve Detay görüntü
Haber- Kamera: Cemil SEVAL/ MANİSA,
==================
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı: 'Erkeklerin 80 senelik kazanılmış hakkını aldınız'
Bülent DİKTEPE/KARABÜK, – YARGITAY 2'nci Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, süresiz yoksulluk nafakası ile ilgili olarak, "Şimdi yeniden süreye dönülme çalışmaları var. 'Kadınların kazanılmış haklarını alıyorsunuz' deniliyor. ya siz erkeklerin 80 senelik kazanılmış hakkını aldınız elinden" dedi.
Yargıtay 2'nci Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, Karabük Barosu'nun Baro Sosyal Tesisleri'nde düzenlediği 'Aile Hukuku ve HMK Yargıtay Uygulamaları' konulu meslek içi eğitim seminerine katıldı. Gençcan, Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) bağlamında en güzel maddi vaka örneğinin boşanma davası olduğunu söyleyerek, "Çünkü boşanma davasından daha muhteşem bir örnek usul hukuku anlamında bulmanız mümkün değil. Boşanma davaları birbirine girer. Asıl dava, karşı dava, birleşen dava, eşya davası gibi böyle girer birbirine. Halbuki diğer davalar bir tanedir. Ön inceleme yapıldı mı? Delil sunuldu mu, bundan feragat eder, barışırlar, bir daha kavga ederler, bu arada bir tane daha açarlar. Uzaklaştırma alırlar, tedbirler alırlar. Yani karman çorman olur. Davanın içinde karşı dava açarlar. Öbürünün karşı davası vardır. Davanın devamı sırasınca evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren vakalara dayalı olarak da açılan çok sayıda boşanma davası olur. Bunlar usul hukuku hükümleri gereğince kendiliğinden birleştirilmek zorunda olduğu için davalar doğurdukça doğurur" dedi.
'GOOGLE AVUKATLIĞI BİTMİŞTİR, HMK ÇOK ÖNEMLİ'
Gençcan konuşmasına şöyle devam etti:
"Bugün artık yeni bir HMK yürürlükte ve bu HMK ile birlikte artık Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan (HUMK) farklı olarak çok yoğun bir teksif ilkesinin uygulandığı döneme girdik. Şimdi bu dönem itibarıyla artık bir arzuhalciye dilekçe yazdırmak kasaba bypass ameliyatı olmak kadar tehlikeli bir şey. Öyle Google avukatlığı dönemi bitmiştir. 'Ben kitap okumuyorum, zaten her şey var' Yok canım öyle yapamazsın. İzleyeceksin. Öyle şey yok. Hukuk öyle hızlı akıyor ki. Mesela sevgiliye tazminat verilmez. İçtihadı birleştirme kararı çıktı. E kardeş daha onun kararı imzalanmadı, yazılmadı, edilmedi diyene kadar bu arada hayat aktı. Bir sürü adam yine dava açtı, yine hakimler karar verdi. Onu izleyeceksin. Allah bu yazılacak da, çıkacak da sen onu tesadüfen okuyacaksın da, karar vereceksin de. Bu arada aradan 2 sene geçiyor. Demek istediğim; bugün artık HMK çok önemli. Hayat öyle bir hızlı akıyor ki mesela bizim boşanma kararı davalarında yüzde 80 usul bozması yapıyoruz. Esasa giremiyoruz. Yüzde 80'i usul bozması. İşinizi gücünüzü bırakınız HMK çalışınız. HMK'yı bilmiyorsanız yapamazsınız. 40 yıllık avukat olun, usulü bilmiyorsan kaybedersin. Adam ameliyat yapacak böbrek nerede, dalak nerede bilmiyor. Kesiyor, pardon 3 metre yukarıdaymış bir de yukarı kesiyor. Yola çıkmış şoför debriyajı, freni bilmiyor araç sürüyor. Lütfen işinizi gücünüzü bırakın HMK çalışın. Ben 17 sene boyunca Türkiye'nin her bölgesinin avukatlarının dilekçelerini okudum. Her gün 100 tane boşanma dosyası dinliyorum. 31 senedir artık gel git İzmir, Ankara, Pamukkale otobüs şoförü gibiyim. Bütün rampaları ezberledim. Çay nerde, kış nerede, nerede araba kayar, nerede tarlaya girer, kim en çok nerede kaza yapıyor? Sürekli tekrardan artık ezberliyorsun. Her gün 100 tane dosya dinliyorsun. Onları bildiğim için dilekçeleri de ezbere biliyorum. Ne dendiğini, hataların nerede yoğunlaştığını biliyorum."
'BİR ÖMÜR BOYU NAFAKA, BÖYLE BİR ŞEY Mİ OLUR?
Türkiye'de yoksulluk nafakasının 1988 yılına kadar 1 yıl verildiğine dikkat çeken Gençcan,"2'nci Özal hükümetinde bayram değil seyran değil 3444 sayılı yasa ile bunu süresiz hale getirdiler. 'Kadınlara yazık değil mi' 80 senedir böyleydi. Şimdi yeniden süreye dönülme çalışmaları var. 'Kadınların kazanılmış haklarını alıyorsunuz' deniliyor. ya siz erkeklerin 80 senelik kazanılmış hakkını aldınız elinden. O zaman hiç cümle yoktu. Ben hakimim ben doğruyu söyleyeceğim. Ben vicdanıma göre karar vereceğim. Bayram değil seyran değil süresize çevirdiler. Şimdi şefkatle bazı bildirileri yayınlayanlar var. 'Süresiz olduğu doğru değil' Sanki biz kandırıyoruz. Süresiz olmadığı hal tabii ki var. 'Adam ölünce alamıyor. Tabii ki alamayacaksın. Rahmetlinin mirasçıları sana mı verecek? Bak gördün mü süreli işte. Ölünce bitiyor. E tabii ki bitecek canım. Yeniden evlenince bitiyor. E tabii ki bitecek. Sen elin adamıyla evlen bende sana ödemeye devam edeyim. Sen elin adamıyla gayrı meşru yaşa ben de sana her akşam içki paranı gönderim. Var mı böyle bir şey? Bunları örnekleyerek bu sürelidir denilir mi ya. Tabii ki bitecek bu haller. Bu hale düşmezse, kocan ölmezse, kötü yola düşmezse, evlenmezsen ölene kadar alıyorsun. Ben 1988'den bu yana bu nafakanın süresiz olmasını içime sindiremedim. Ben yatmışım biriyle sen de yatmışsın biriyle. Ben sana bir ömür boyu nafaka. Ben tükürdüm sen tükürdün. Bir ömür boyu nafaka. Böyle bir şey mi olur? "diye konuştu.
'PROFESÖR DE DÖVÜYOR, MİLLETVEKİLİ DE DÖVÜYOR'
Herkesin her türlü hata yapabileceğini ifade eden Geçcan,"Hepimiz evliyiz. Bu salonda hepimizin başına her an her şey gelebilir. 31 senedir bu işe bakıyorum. Herkes her türlü hatayı yapabilir, ben dahil. Herkes her an her şeyi yapabilir. Bir Baro'da anlatıyorum işte; Baro Başkanı da dövüyor, hakim de dövüyor, İl Emniyet Müdürü de dövüyor' dedim. Ertesi gün TBMM'den beni arıyorlar. 'Hangi başkanımız dövüyor' diye. Ben dövenlerin hepsini gördüm. Bir İl Emniyet Müdürüydü. İlin adını vermeyeceğim. İl lekelenmesin. Karısı da polis. Gece düğünden geliyorlar. Yolda kavga ediyorlar. Karısını yolda indirip devam ediyor. Yoldan TIR'cılar, kamyoncular geçiyor. Orada bir kadın. Bunu da yapan bir İl Emniyet Müdürü. Bizde klasik sohbetler vardır ya; bu kültür, eğitim meselesi. Bu saçma sapan bir laf. Bunun kültürle filan alakası yok. Profesör de dövüyor. Milletvekili de dövüyor" dedi.
Görüntü Dökümü
-Yargıtay 2. Başkanı konuşması
-Meslek içi seminere katılanlar
Bülent DİKTEPE/KARABÜK, –
==========================
İYİ GENEL BAŞKANI AKŞENER, SAMSUN'DA SEÇİM KOORDİNASYON MERKEZİ AÇTI
SAMSUN'da bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Canik ilçesinde partisinin seçim koordinasyon merkezinin açılışını yaptı.
Samsun'da Ozan Arif olarak tanınan halk ozanı ve bestekar Arif Şirin'in cenaze törenine katılan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ardından partisinin Canik ilçesi bulunan Seçim Koordinasyon Merkezi'nin (SKM) açılış programına katıldı. SKM'nin açılış kurdelesini kesen Akşener, ardından partililerle biraraya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Akşener, "Türk geleneğinin en büyük ozanlarından bir büyük abideyi kaybettik. Ozan Arif, örneğin Yaşar Okuyan'ın arkadaşı, benim ağabeyimin arkadaşı, bizlerin de büyüğüydü. Onu son yolculuğuna uğurlamak üzere Samsun'a geldik. O yaş grubundan bir çok büyüğümüzü görme fırsatı bulduk. Allah mekanını cennet etsin" diyerek sözlerine şöyle devam etti:
"Samsun'a geldiğimde gördüğüm şey, kadınlarımızın iyi çalıştığıdır. Seçimde alacağımız zafer, kadınlarımızın zaferi olacaktır. AK Parti kadrolarını yorgun buluyorum ve sahada eskisi kadar çalışmadıklarını görüyorum. Biz sıfırdan siyasete başlamış bir partiyiz. Fakat teşkilatımız çok şey yaşadı ve çok iftiraya uğradı. Buna rağmen parasız pulsuz, kendi ceplerinden bir siyasi hayat çizdiler." Akşener açıklamaları sonrasında bir süre partililerle sohbet ettikten sonra ayrıldı.
Görüntü Dökümü:
----------------------
-SKM'den detay
-Açılış kurdalesi kesilmesi
-Partililerden detay
-İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in açıklamaları
Haber-Kamera: Tayfur KARA-Hüseyin KALAY/SAMSUN,
================================
CHP'li Ağbaba: 'Millet İttifakı'nın ruhu, Kuvayı Milliye'dir
Taha AYHAN/MALATYA, - CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, 31 Mart yerel seçimleri için partisinin İYİ Parti ile kurduğu 'Millet İttifakı'nın ruhunun, 'Kuvayı Milliye ruhu' olduğunu söyledi.
Malatya'da, İYİ Parti yöneticileri ile birlikte otelde düzenlenen aday tanıtım toplantısına katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Millet İttifakı için Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener'e teşekkür etti. Yerel seçimler öncesi ülkede hiç yaşanmamış olayların yaşandığını, diğer taraftan ittifaklarına karşı sesler yükseldiğini belirten Ağbaba, "En son bu ittifaka 'terörist' denildi. Ben bilmiyorum, burada teröristlere benzeyen kimse var mı? Bu ittifakın ruhu Kuvayı Milliye'dir. Bu ittifakın lideri, birileri emperyalistlere diz çökerken, emperyalistlere meydan okuyan Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bu bir seçim, savaş değil. Birileri savaş ilan etmiş. 31 Mart'ta insanlar belediyenin kim tarafından yönetileceğine karar verecek. Biz kimseye karşı savaşmıyoruz, kimseye karşı savaş vermiş değiliz" diye konuştu.
Yerel seçime az süre kaldığını hatırlatan Veli Ağbaba, herkesin Millet İttifakı adaylarına destek vermesini istedi. Ağbaba'nın konuşmasının ardından ittifakın Malatya adayları tek tek tanıtıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------------
Katılanlar
Saygu duruşu ve İstikilal Marşı'nın okunması
Veli Ağbaba'nın konuşması
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA
====================
'Dostluk ve Barış Festivali' başladı
ANTALYA'da, her yıl geleneksel olarak düzenlenen Dostluk ve Barış Festivali, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Polonya ve Türk derneklerinin katılımıyla başladı.
Kepez ilçesindeki bir alışveriş merkezinde düzenlenen Dostluk ve Barış Festivali, 2 gün sürecek. Festivale, Rusya Dostluk ve Kültür Derneği, Azerbaycan Halklar Dostluğu, Kazakistan ve Avrasya Devletlerinin Dostluk ve Kültür Derneği, Kırgızistan ve Akdeniz Ülkeleri Kadınları ve İş İnsanları Derneği, Polonyalılar Kültür ve Eğitim Derneği ile Türk ve Dünya Kültürleri Sanat Platformu yöneticileri, üyeleri ve yerleşik yabancılar katıldı.
Geleneksel halk danslarının sahnelenmesiyle başlayan festivalde, Antalya'da yerleşik yaşayan Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Polonya vatandaşları yoğun ilgi gösterdi. Festivali anlatan fotoğraf ve yazıların bulunduğu pastanın kesilmesinden sonra her milletten ve devletten çocukların hazırladığı dans gösterileri izlendi. Festivale katılan dernek temsilcileri, ziyaretçilere kendi ülkelerine ait yöresel yemek ve içeceklerden ikram eti.
Dostluk ve Barış Festivali, yarın da dans gösterileri ve derneklerin ikramlarıyla devam edecek.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------
-Festival alanından görüntü
-Kazakistan ve Avrasya Devletlerinin Dostluk ve Kültür Derneği başkanı ve üyelerinden röp.
-Festival pastasının kesimi
-Sahneden dans görüntüleri
Haber-Kamera: Berkay KUNT/ANTALYA-DHA)
====================
Tire'deki ev yangınında 10 kişi dumandan etkilendi
İZMİR'in Tire ilçesindeki bir apartman dairesinde, elektrik kontağından çıkan yangında 3'ü çocuk 10 kişi dumandan etkilendi.
Fatih Mahallesi 19 Mayıs Caddesi üzerinde yer alan 5 katlı apartmanın 2'nci katında yaşayan Mustafa Çıtak'a ait dairede, bugün saat 15.00 sıralarında, elektrik kontağından yangın çıktı. Evden yükselen dumanlar nedeniyle Çıtak, eşi Gülşah Çıtak ve 2 çocuğuyla birlikte dışarı çıktı. Yangın sırasında, apartmanda oturanlardan, Çıtak ailesinin fertlerinin de aralarında bulunduğu 3'ü çocuk toplam 10 kişi dumandan etkilendi. İhbar üzerine itfaiye ekipleri olay yerine geldi,. Çalışma yapan ekipler yangını söndürdü. Dumandan etkilenenlere ise olay yerine gelen ambulanslarda oksijen tedavisi uygulandı. 3 çocuk ise kontrol amaçlı hastaneye götürüldü.
Polis, yangınla ilgili soruşturma başlattı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Ambulanstaki müdahale
Haber- Kamera: Yiğit SOYLU/ TİRE (İzmir), DHA)
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni -15 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.