1)TUNCELİ'DE, MAĞARADA ÖRGÜTSEL DOKÜMAN VE YAŞAM MALZEMESİ ELE GEÇTİ
TUNCELİ'nin Nazımiye ilçesi kırsalında PKK'lı teröristlerce kullanıldığı belirlenen mağarada, örgütsel doküman ve yaşam malzemeleri ele geçirildi. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, terör örgütü PKK'ya yönelik Nazımiye kırsalında operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında teröristlerce daha önce kullanıldığı belirlenen mağara tespit edildi. Mağarada yapılan aramada tablet, 215 pil bloğu, 25 paket çay, 8 kürek, 2 fırın, kömür sobası, ilk yardım malzemesi, 8 el feneri, mp3 çalar, 4 çakı, 4 terörist kıyafeti, 43 not defteri, 7 pil bloğuna bağlı ışıldak, 35 tencere ve tava, 5 sırt çantası, 28 çift ayakkabı, 101 tıbbi malzeme, çok miktarda örgütsel doküman, kitap ve yaşamsal malzemesi ele geçirildi. Ele geçirilen malzemeler imha edildi.
Görüntü Dökümü
------------
Tespit edilen mağara
Mağarada arama yapılması
Detay görüntü
Haber-Kamera: NAZIMİYE (Tunceli),
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 5 MB
=====================================================
2)KARADENİZ, TURİZM SEZONUNA HAZIR
KARADENİZ Bölgesi'nde yaz turizm sezonunun başlamasına sayılı günler kala işletmeler hazırlıklarını tamamladı Bölgede yaz dönemi için gözde turizm merkezlerindeki konaklama tesislerinde, rezervasyonlarda yüzde 90 'a yakın doluluk oranına ulaşıldı. Geçen yıl 1 milyonu yabancı, 7 milyonu aşkın turistin ziyaret ettiği bölgede, bu sayının artması bekleniyor.
Karadeniz Bölgesi'nde yaz turizm sezonunun başlamasına sayılı günler kala Trabzon, Rize, Samsun, Ordu, Gümüşhane, Giresun, Sinop ve Artvin illerinde oteller ve pansiyonlar ile dağ evleri hazırlıklarını tamamladı, rezervasyonlarını almaya başladı. Bölgede kurum ve kuruluşlarda ulaşım ve altyapıda hazırlıklarını tamamladı. Geçen yıl 1 milyonu yabancı, 7 milyonu aşkın turistin ziyaret ettiği Karadeniz'de gözde turizm merkezlerinde yaz dönemi için konaklama tesislerinde yüzde 90'a yakın rezervasyonlarda doluluk oranına ulaşıldı. Eşsiz doğası, denizi ve yaylarıyla ziyaretçilerini büyüleyen bölgede tatil planlaması yapanların tercihi doğa ve kültür turları oluyor. Yerli turistlerin yanı sıra çoğunluğu Körfez ve Mena ülkelerinden gelen turistler, Trabzon'da Uzungöl ve Sümela Manastırı, Rize'de Ayder Yaylası ve İkizdere Termal Kaplıcalar, Samsun'da Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, Ordu'da Perşembe Yaylası, Giresun'da Mavigöl, Artvin'de Borçka Karagöl, Gümüşhane'de Karaca Mağarası ile Sinop'ta Erfelek Tatlıca Şelaleleri'ni ziyaret ediyor.
YAYLALAR İLK TERCİH OLUYOR
Birbirinden farklı özellikleri ile zengin turizm destinasyon alanlarına sahip olan bölgede, doğal ve tarihi güzellikleri ile öne çıkan yaylalar, tabiat parkları, mesire ve ören yerleri ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Bölge, muhteşem coğrafyası ve eşsiz güzellikteki yaylalarıyla, özellikle yaz sıcaklarından bunalan yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Yeşil ve mavinin bir arada bulunduğu, kendine has mutfağı ve kültürel zenginlikleri ile öne çıkan bölgeye gelenler, yaylalarda yöresel yemeklerin tadına bakıyor, rafting, trekking, foto safari, jeep safari gibi etkinliklerle fotoğraf çektiriyor Özellikle yeşilin tonunun izleyenleri büyülediği yaylalarda yürüyüş yapan turistler, geceleri de bölgedeki otel ve pansiyonlarda konaklıyor. Turistlerin yanı sıra doğa ve adrenalin tutkunlarının da buluşma adresi Karadeniz oluyor. Termal kaplıcalarda şifa bulmak isteyenlerde bölgeyi tercih ediyor.
VALİ USTAOĞLU: BÖLGE CAZİBE MERKEZİ OLDU
Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, kenti önceki sezon 700 bini yabancı olmak üzere toplamda 2 milyon civarında turistin ziyaret ettiğine dikkat çekerek, bu sayıyı artırmayı amaçladıklarını söyledi. Vali Ustaoğlu, "Karadeniz ve özellikle Trabzon, muhteşem doğa güzellikleriyle cazibe merkezi oldu. Baharın kendini hissettirmesiyle birlikte ilginin de bu bölgeye doğru arttığını görüyoruz. Ziyaretçilerimizin güven içerisinde doya doya güzellikleri yaşaması adına hazırlıklarımızı yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde geçmiş yılların da üzerine çıkarak ilimizin bütün güzelliklerini vatandaşlarımızla paylaşacağız. Yaylalarımız son dönemde çok ciddi şekilde ilgi uyandırıyor. Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da Bahreyn'e, Katar'a, Suudi Arabistan'a direk uçuşlar yapılacak. Oradan gelenler, kendilerini burada huzur içerisinde hissediyorlar. Hizmet standartlarımızda kapasitesinin yükseltilmesi adına esnaf eğitimleri verdik. Yaz sezonuna hazırız" dedi.
Karadeniz'de en çok ziyaret edilen yaylalar, turizm merkezleri ile doğa ve tabiat parkları şunlar;
UZUNGÖL
Trabzon'un Çaykara ilçesine 20 kilometre uzaklıkta, denizden 1250 metre yükseklikte yer alan, doğal güzellikleriyle Doğu Karadeniz Bölgesi'nin gözde turizm merkezi olan Uzungöl, yüksek dağ peyzajı ve yayla ekosistemiyle orman ekosisteminin birlikte yer aldığı 'tabiat harikası' özelliğiyle öne çıkıyor. Tabii ve kültürel değerlerin var olması nedeniyle 1989 yılında 'tabiat parkı' ilan edilen Uzungöl, yerli ve başta Körfez ülkelerinden olmak üzere yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.
KADIRALAK YAYLASI
Trabzon'un Tonya ilçesine 9 kilometre uzaklıkta 1300 metre yüksekliğindeki Kadıralak Yaylası, her yıl nisan ayında açan 'mavi yıldız' çiçekleri ile mora bürünüyor. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan, ince uzun yapraklı çiçek, Uluslararası Bern Sözleşmesi gereği Türkiye'nin korumakla yükümlü olduğu nadir bitkiler arasında bulunuyor. Nisan ayında doğa fotoğrafçılarının akınına uğrayan ve Tabiat Parkı ilan edilen yaylanın, Uzungöl benzeri oluşturulacak yapay gölle turizm merkezi haline getirilmesi de planlanıyor.
SÜMELA MANASTIRI
Trabzon'un Maçka ilçesinde Karadağ'ın Altındere Vadisi'ne bakan eteğinde, yaklaşık 300 metre yükseklikteki ormanlık alanda kayaların oyulmasıyla yapılan Sümela Manastırı, halk arasında 'Meryem Ana' adıyla da biliniyor. Hakkında çeşitli rivayetler de bulunan ve kuruluşu bilimsel verilere göre 13'üncü yüzyıla uzanan tarihi manastırda, hizmet birimleri, misafirhane, mutfak ve ayazmanın dışında toplam 72 oda bulunuyor. 4 yıl önce başlatılan restorasyon çalışmalarıyla, riskli kayaların temizliği yapılan manastırın yaz turizm sezonunda kapılarını ziyaretçilerine açmasıyla turist yoğunluğu yaşanması bekleniyor.
AYDER YAYLASI
Rize'nin Ayder Yaylası, Çamlıhemşin ilçesinin 19 kilometre güneydoğusunda, bin 350 metre yükseklikte yer alıyor. Fırtına Deresi boyunca eşsiz doğa güzellikleri izlenerek ulaşılan Ayder Yaylası, çevresini saran çam ormanları, şelaleleri, yöresel mimarideki evleri, çiçekleri ve bu çiçeklerden elde edilen balı ve şifalı kaplıcasıyla sırtını Kaçkarlar'a dayamış, çam örtülü yamaçlarla kaplı bulunuyor. Yaylada trekking, cip safari, foto safari, kampçılık, dağcılık gibi birçok turizm aktivitesi de yapılıyor. Yaylaya gelenler Zil Kale, Kale-i Bala, Çat Vadisi ve Pokut Yaylasını da ziyaret ediyor.
RİDOS TERMAL KAPLICALARI
Rize'nin İkizdere ilçesi Ilıca köyünde yeraltından 72 derece olarak çıkan ve içerdiği 4541 mineral oranı ile dünyanın en kalitelisi olarak gösterilen termal su kaynağı, şifa arayanların adresi oluyor. Sağlık Bakanlığı'nca yaptırılan su analizlerinde; sodyum bikarbonatlı florlü termomineralli suyun romatizmal hastalıklar başta olmak üzere kronik bel ağrıları, eklem rahatsızlıkları, beyin ve sinir cerrahisi sonrası hareketsiz kalanlar ile nörolojik ve stres rahatsızlıkları ve spor yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabileceğine yer verildi.
MAVİ GÖL
Giresun'un Dereli ilçesi sınırlarında bulunan ve 4 yıl önce keşfedilerek Kuzalan Tabiat Parkı sınırlarına dahil edilen Mavi Göl, turkuaz rengi ile oluşan eşsiz görüntüsüyle ilgi odağı oluyor. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde sodalı suyun dere halinde aktığı tek yer özelliğine sahip olan ve yaklaşık 300 bin kişinin de ziyaret ettiği göl, bu yıl da turistleri ağırlamayı bekliyor.
KARAGÖL TABİAT PARKI
Artvin'in Borçka ilçesine 27 kilometre uzaklıkta, çam ağaçları arasında yer alan Karagöl Tabiat Parkı, eşsiz doğa güzelliyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Karagöl, özellikle sonbaharın gelişiyle birlikte oluşan renk cümbüşüyle ziyaretçilerini büyülüyor. Karagöl, muhteşem doğasının yanı sıra, göl ile birlikte yeşilin uyum içerisinde ortaya çıkardığı eşsiz manzara, fotoğraf sanatçılarının da ilgi odağı oluyor.
KARACA MAĞARASI
Gümüşhane'nin Torul ilçesi sınırlarında yer alan dünyanın sayılı damlataş mağaralarından olan, 150 milyon yıllık olduğu belirtilen Karaca Mağarası, yerli-yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Toplam 100 metre uzunluğa, 1500 metrekare genişliğe sahip, elipse benzeyen 4 ayrı bölümün birleşmesi ile meydana gelen mağara, çok çeşitli renk ve şekillerdeki damlataşlardan oluşuyor. Tavan yüksekliği 18 metre olan mağara, her yıl binlerce turisti konuk ediyor.
KIZILIRMAK DELTASI KUŞ CENNETİ
Samsun'un 19 Mayıs, Bafra ve Alaçam ilçeleri sınırlarında bulunan, Kızılırmak'ın denize döküldüğü bölgeyi de içine alan, 56 bin hektar alana sahip Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, barındırdığı biyolojik zenginliği ile dikkat çekiyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, ev sahipliği yaptığı yılkı atları, 356 kuş ve bitki türü, mandalar, göller, longoz ormanlarıyla ziyaretçilerine doğal yaşamla iç içe olma imkanı sunuyor.
PERŞEMBE YAYLASI
Ordu'nun Aybastı ilçesindeki bin 500 rakımlı, doğa harikası menderesler ile yayla göllerinin bulunduğu Perşembe Yaylası'nı ziyaret edenler, bölgeye hayran kalıyor. Yerli- yabancı turistlerin ilgisini çeken menderesler, özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. Doğa harikası menderesler ve yayla göllerinin turizme kazandırılması için çalışmalar sürdürülürken, bölgenin tanıtımı için de çeşitli şenlik ve etkinlikler de düzenleniyor. Yayla, son dönemlerde özellikle Arap turistlerin akınına uğruyor.
ERFELEK TATLICA ŞELALELERİ
Sinop'un Erfelek ilçesinde iki ormanın birleştiği derin vadi içerisinden akan, irili ufaklı 28 şelaleden oluşan Erfelek Tatlıca Şelaleleri, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. 2011 yılında tabiat parkı ilan edilen 720 dekarlık alana sahip şelaleler, bölgenin en fazla ziyaret edilen tabiat parkları arasında yer alıyor. Yıllık ortalama 200 bini aşkın turistin ziyaret ettiği tabiat parkı, bünyesinde bir kilometrelik 2 farklı yürüyüş parkurunu da bulunduruyor.
Görüntü Dökümü
------------
Ayder Yaylası, Karagöl, Örümcek Ormanları, Perşembe Yaylası, Uzungöl, Kadıralak Yaylası, Mavi Göl, Karaca Mağarası ve Torul Cam Seyir Terası'ndan görüntüler
-Bölgelerden drone görüntüleri
Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu ile röp
Turist detayları
Genel detaylar
BOYUT: 690 MB
Haber Kamera: Fatih TURAN-Uğur AYDIN/TRABZON,
=====================================================
3)DÜNYANIN İKİNCİ BÜYÜK KANYONUNDA ZİPLİNE KEYFİ
ERZİNCAN'ın Kemaliye ilçesindeki dünyanın ikinci büyük kanyonu Karanlık Kanyon'da kurulan zipline hattı adrenalin tutkunlarının büyük ilgisini görüyor. Erzincan'a 150 kilometre uzaklıktaki doğası ve adrenalin sporları ile tanınan Kemaliye ilçesinde macera severler için yeni bir aktivite daha başlatıldı. Amerika'da Büyük Kanyon'dan sonra dünyada ikinci büyük kanyon olan Karanlık Kanyon'a sahip ilçede Fırat Nehri üzerine kurulan zipline hattı adrenalin tutkunlarının akınına uğruyor. 20 metre yüksekliğinde ve yaklaşık 200 metre uzunluğunda, iki ayrı hat üzerine kurulan zipline yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra çelik halat üzerindeki makaralara bağlanan macera severler bir anda kendilerini Fırat Nehri üzerinde giderken buluyor. 5 dakikalık yolculuğun ardından yeniden başlangıç noktasına ulaşan her yaştan doğasever, ilk kez yapma fırsatı buldukları zipline aktivitesinden büyük heyecan duyduklarını belirterek herkesi bu çılgınlığı yapmaya davet etti.
İşletme Sahibi Güven Güldal, Karadeniz gezisi sırasında gördüğü zipline'yi Kemaliye'de hayata geçirdiğini ifade ederek; "Doğu Anadolu Bölgesi'nin en uzun zipline hattı Kemaliye'de kısa süre önce faaliyete geçmesine rağmen büyük ilgi görüyor. Buraya gelenleri önce Karanlık Kanyon'da tekne turuna çıkarıyoruz, gezinin ardından zipline hattında adrenalin yaşatıyoruz. Herkesi Kemaliye'ye bekliyoruz" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Kanyondan genel görüntü
-Ziplene yapanlardan genel detay görüntü
-Zipline yapanların açıklamaları
-İşletme sahibinin açıklaması
Haber-Kamera: Coşkun MENEK/ ERZİNCAN,
=====================================================
4)PROF. DR. TAYAR: UYGARLIĞIN GELİŞMESİNİ SÜTE BORÇLUYUZ
Bursa Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, son zamanlarda gündeme gelen sütün kanser yaptığı iddialarına ilişkin açıklama yaptı. İnsanların 12 bin yıldır süt tükettiğini belirten Prof. Dr. Tayar, "Bugün uygarlık seviyemizin buralara kadar gelmesini bile süte borçluyuz. Süt kanser yapar diyenler, beni gerçekten üzüyor. Bu tür söylenenleri ciddiye almamamız gerekiyorö dedi. Gıda güvenliği ve sağlıklı beslenme konularında pek çok akademik çalışmaya imza atan Prof. Dr. Mustafa Tayar, son zamanlarda sütün kansere sebebiyet verdiği yönündeki iddiaları değerlendirdi. Sütün insanlık tarihinin başından beri ciddi öneme sahip olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tayar, laktoz intoleransı olanlar haricinde sütün her birey için çok değerli besin kaynağı olduğunu belirtti. İnsanoğlunun gıdalarını hep doğadan temin etmeye çalıştığı belirten Prof. Dr. Mustafa Tayar, "İlk yıllarda avcı, toplayıcı olan insanoğlu zamanla hayvanı evcilleştirmiş ve onların et, süt, yumurtasını kullanarak medeniyetin gelişmesini sağlamıştır. Bugün uygarlığımızın seviyesi beslenme alışkanlığımızın değişmesi, yeni ürünler ve yeni protein kaynağı, yeni enerji kaynağı kullanmamızla çıkan bir süreçtir. Bunların içerisinde insanoğlunun evcilleştirip ürettiği ürünler arasındaki ilk sırayı süt almakta. Yaklaşık 12 bin yıldır süt ve süt ürünlerini tüketiyoruz. Çünkü sütün önemini, besin değerini keşfeden insanoğlu, günlük yediği ürünlerin arasına süt ve süt ürünlerini sokarak 12 bin yıldır başarılı bir trendle geldik. Bugün uygarlık seviyemizde süt ve süt ürünleriyle ilişkimiz bizi bu noktalara kadar getirdi. İyi bir protein, kalsiyum kaynağıdır. Vücudumuzun direncini, sağlığını koruyan harika bir üründür. İnsanoğlu bu süreçte sütü sadece içmekle kalmadı, bununla ilgili binlerce süt ürünü de devreye soktu. Peynir, yoğurt, kefir, kımız gibi çok geniş bir süt ürünü mutfak kültürümüze dahil olduö dedi.
'SÜT KANSER YAPIYOR DİYENLERİ CİDDİYE ALMAYIN'
Sütün dünyanın her mutfağında olmazsa olmazı olduğunu belirten Prof. Dr. Tayar, "Süt, tatlılarda, mutfağımızda, yemeklerin içerisinde, her kültürde olan bir ürün. Bugün kutuplara gitseniz geyik sütünün kullanıldığını, ülkelerin kendi kültüründeki sütü kullandığını görüyoruz. O yüzden dünyadaki gıdaları sıralarsak süt ve süt ürünlerini açık ara öne koymamız gerekir. İnsanoğlunun medeniyet yolundaki en yakın arkadaşıdır. Medyada dolaşan birtakım haberler beni üzüyor. 'Süt kanser yapıyor' demeleri bizleri gerçekten üzüyor. Bu tür haberler insanların kafalarını karıştırıyor. Bunları ciddiye almamak gerekirö diye konuştu.
'HERKES SÜT İÇMELİ'
İnsanlığın süt ile uzun bir birlikteliği olduğunu belirten Prof. Dr. Tayar, "Sütle beraber devam eden 12 bin yıllık bir yolculuğumuz var. Bugün insanoğlunun kültüründe, mutfağında olmazsa olmazlardan birisidir. Bizim vücudumuz kendi türünü değil, başka türlerin sütünü de adapte etti. Bizler, gıdayla ilgilenen insanlar özellikle süt içmeyi tavsiye ederiz. Süt 7'den 70'e herkesin sofrasında olmalıö şeklinde konuştu.
Görüntü Dökümü: 7 Mart 2019 tarihinde 'süt taksi' görüntüleri geçilmişti
-------------
-Sütün bardağa doldurulması
-Süt içilmesinden detaylar
-Prof. Tayar ile röportaj
Süre: 3.55 Boyut: 438 MB
Haner-Kamera: Enver Fatih TIKIR/BURSA-DHA
=====================================================
5)ELEKTRİK TEKNOLOJİ ÖĞRETMENİ KÖYÜNDE HARÇ EKMEĞİ YAPIYOR
GÜMÜŞHANE'nin Kürtün ilçesine bağlı Araköy'de oturan Çağlayan Tozlu (34), Marmara Üniversitesi Elektrik Teknoloji Öğretmeniliği Bölümü'nden mezun olmasına rağmen, köyünde baba mesleği olan fırıncılık geleneğini sürdürüyor, yöreye özgü uzun süre tazeliğini koruması özelliğiyle tanınan harç ekmeği üretiyor.
Kürtün ilçesine bağlı Araköy'de, ilk, orta ve lise öğrenimini başarıyla tamamlayan Çağlayan Tozlu, 2004'de girdiği İstanbul'da Marmara Elektrik Teknoloji Öğretmenliği Bölümü'nden 2008'de mezun oldu. 4 yıllık üniversite öğrenimini dereceyle tamamlayarak diplomasını alan Tozlu, geldiği köyde ailesinin sağlık sorunları nedeniyle işlettikleri fırında çalışmaya karar verdi, kolları sıvayarak iş başı yaptı. Çocukluk yıllarında ekmek yapmayı öğrenen ve üniversiteden sonra da bu konuda kendini geliştiren Tozlu, yöreye özgü uzun süre tazeliğini koruması özelliğiyle tanınan harç ekmeği üretip baba mesleğini sürdürüyor.
'GELENEĞİMİZİ SEVEREK SÜRDÜRÜYORUM'
Harç ekmeği geleneğini severek sürdürdüğünü belirten Çağlayan Tozlu, "Marmara Elektrik Teknoloji Öğretmenliği 2004-2008 yıllarında okudum. Askerliğimi yaptım daha sonra dedemizin babamızın mesleği olan harç ekmeğinin imalatına geçmeye karar verdim. Severek mesleğimize başladık. Sonra bu işi ele aldım, haftanın 7 günü pazara giderek ekmeğimizi satıyoruz. Bizim yaptığımız ekmek tamamen doğaldır. Uzun süre tazeliğini koruyan bir ekmektir. Bu ekmeği 7-10 gün bir aile evinde tüketebilir. Ekmeği buzdolabında muhafaza edilirse uzun süre tazeliğini koruyabiliyor. Geleneğimizi severek sürdürüyorum. Ekmeğe hayli ilgi var. Kent dışından, ülke dışından siparişler geliyor" dedi.
'OĞLUMU OKUTTUM'
Çağlayan Tozlu'nun annesi Seyfi Tozlu da, eşinin ameliyat olması üzerine oğlunun işi devraldığını anlatarak, "Çağlayan'ı okuttum 4 yıllık üniversitesini bitirttim. Eşim kalbinden ameliyat oldu. Ameliyat olunca, ekmek işini devam ettiremedik. Bende oğlum Çağlayan'a 'Baban ameliyat oldu sen gel bu işin başında dur' dedim. O da sağ olsun geldiö diye konuştu.
Köyde, 1 asırdır süren gelenekle; ekşi mayadan üretilip, taş fırında pişirilmesiyle doğal koşullarda 7, buzdolabında ise 10 gün boyunca tazeliğini koruyan harç ekmeği, gelen siparişler üzerine yurt içi ve yurt dışına kargoyla gönderiliyor.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Harç ekmeği yapımından görüntüler
Röpler
Detaylar
BOYUT: 312 MB
Haber Kamera: Sinan UÇAR/KÜRTÜN(Gümüşhane),
========================================================
6)3 BOYUTLU YAZICIDA TAVUK ETİNDEN ATIŞTIRMALIK ÜRETİLDİ
ANKARA Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi yüksek lisans öğrencisi Elvan Gökçe Bulut, TÜBİTAK'ın da desteğiyle yaptığı çalışmada, dünyada ilk defa 3 boyutlu yazıcıda atıştırmalık tavuk eti ürünü üretti. Elvan Gökçe Bulut, ürünün literatürde ilk olduğunu söyledi. Manavgat ilçesi Kızılağaç turizm bölgesindeki bir otelde Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği tarafından düzenlenen 5'inci Uluslararası Beyaz Et Kongresi'nde AÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nde yüksek lisans öğrencisi olan Elvan Gökçen Bulut tarafından 'Üç boyutlu yazıcı kullanılarak fonksiyonel tavuk eti üretimi' çalışması, sunum olarak anlatıldı. 3 boyutlu yazıcıların değişik sektörlerde kullanılmaya başlanmasıyla gıda sektöründe de kullanıldığını, şeker ve çikolata ürünlerinin 3 boyutlu yazdırılabildiğini anlatan Elvan Gökçe Bulut, çalışmalarının amacını ve hedefleri hakkında şunları söyledi:
"Çalışmamızın amacı, kanatlı eti ürünlerinin yeni bir teknoloji kullanarak istenen form, lezzet, şekil ve boyutta gıdalar üretebilmek, 3 boyutlu gıda yazıcıları için besleyici değeri arttırılmış et tabanlı atıştırmalık yeni ürünler geliştirmek. Gıda baskısında kullanılan 3 boyutlu yazıcı için ideal baskı parametrelerini belirlemek, Türkiye'de 3 boyutlu yazıcıların gıda sektöründe kullanılmasına öncülük etmek. Ayrıca 3 boyutlu baskı teknolojisi yaşlılar, çiğneme ve yutma zorluğu yaşayan kişiler için daha yumuşak, içeriği hastanın ihtiyaçları doğrultusunda ayarlanmış ve görsel açıdan cazip kanatlı et ürünleri üretilebilmesi için iyi bir alternatif olarak düşünülebilir."
3 boyutlu yazıcılarda kullanılan hammaddelerin yazdırılamaz ve yazdırılabilir gıda maddeleri olarak ikiye ayrıldığını belirten Elvan Gökçe Bulut, "Doğal olarak yazdırılamayan gıda maddeleri olan et, sebze gibi gıdalara itopoloit madde ilavesi yapılarak bu gıdalar yazdırılabilir hale getirilmektedir. Pasta sosu, krem peynir, humus, patates püresi, makarna hamuru, şeker, çikolata gibi gıdalar doğal olarak yazdırılabilir, yapıları bozulmadan korunan gıdalardır" dedi.
'30 FARKLI BASKI DENEMESİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ'
Çalışmaya başlarken, 3 boyutlu yazıcıyla çiçek şeklinde yeni bir ürün ürettiklerini anlatan Elvan Gökçe Bulut, bunun için diğer malzemelerle birlikte tavuk göğüs ve but eti kullandıklarını, defalarca yaptıkları üretim aşamalarından sonra nihai ürüne ulaştıklarını kaydetti. Tavuk but eti, süt, tereyağı, buğday nişastasıyla birlikte yaptıkları en son denemede ürün baskısının çok rahat gerçekleştiğini aktaran Bulut, "En son denemede baskı eti rahatlıkla gerçekleştirilebilmiştir. Çiçek şekli verildi. 30 farklı baskı denemesi gerçekleştirildi. Ürüne ait görünüş, renk, doku, yumuşaklık ve lezzet gibi parametreler değerlendirildi. Yazdırılan ürünler, deneklere kişiye formlar doldurtulup, tadımları yaptırılarak gerçekleştirildi" diye konuştu.
'ATIŞTIRMALIK KANATLI ETİ ÜRÜNÜ GELİŞTİRİLMİŞTİR'
Yaptıkları çalışmayla 3 boyutlu yazıcı sistemleri kullanılarak, istenilen form, lezzet, şekil ve boyutta gıda üretiminin mümkün olabileceğini belirten Elvan Gökçe Bulut, "Yapılan çalışmayla endüstride de kullanılabilir olduğu düşünülen bir atıştırmalık kanatlı eti ürünü geliştirilmiştir. 3 boyutlu gıda yazıcı sistemlerini yakın gelecekte endüstride de görmek kaçınılmaz olacaktır" dedi.
'LİTERATÜRDE ÜRÜNÜMÜZ İLK'
Sunumun ardından soru cevap bölümünde izleyicilerin, '3 boyutlu yazıcılarla üretilen ürünlerin piyasadaki ürünlerle kıyaslamasının yapılıp yapılmadığı ve bu ürünlerle rekabet edip edemeyeceği' sorusu üzerine Elvan Gökçe Bulut, teknolojik yatırımların ilk başlarda maliyetlerinin çok yüksek olduğunu, ancak zaman içinde maliyetlerin düştüğünü, bu nedenle rekabet şansının çok yüksek olduğunu kaydetti. Bulut, "3 boyutlu baskı teknolojisi dünyada yeni bir teknoloji. Dünyada ilk olarak yazdırılan ürünler, genel olarak şeker ve çikolata ürünleri üzerine gerçekleştirildi. Şu anda piyasada daha doğrusu literatürde yazdırılmış tavuk eti ürünü değerlendirilmesi, herhangi bir fizik kimyasal mikrobiyolojik tavuk eti ürünü incelemesi yok. O nedenle literatürde ürünümüz ilk olacağı için diğer ürünlerle kıyaslama gerçekleştiremedik" dedi.
Görüntü Dökümü
-----------------------
3 boyutlu yazıcıda üretilen ürün (Sunumdan)
Salondan genel görüntü
Elvan Gökçe Bulut'un sunumu
Salondan detay
Soru cevap
HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/MANAVGAT(Antalya),
========================================================
(ÖZEL)
7)GÜZELLER KEMER'DE KAMPA GİRDİ
ANTALYA'nın Kemer ilçesinde düzenlenen Global Model of The World Güzellik Yarışması'nın finalistleri kampa girdi. 13 ülkeden gelen güzeller, havuz başında bikinileriyle poz verip, güneşlendi.
Kemer'de bu yıl 2'ncisi düzenlenen Global Model of The World Güzellik Yarışması için 13 ülkeden güzeller bir araya geldi. Rusya, Ukrayna, Belarus, Dubai ve Sibirya gibi ülkelerde yaşayan finalist güzeller, Göynük Mahallesi'ndeki 5 yıldızlı otelde kampa girdi. Güzeller hava sıcaklığının 24 dereceyi gösterdiği ilçede, bikinileriyle havuz başında dans edip güneşin tadını çıkardı.
Modellik ajansı sahibi eski Rus model Yulia Pavlikova tarafından organize edilen Global Model of The World Güzellik Yarışması'nın 2 Mayıs'ta yapılacak finali öncesi güzeller, Antalya'nın birçok bölgesini ziyaret edecek. Özellikle Kaleiçi, Tahtalı Dağı, at çiftliği ve Dino Park gibi aktivitelere katılacak olan güzeller, burada çekecekleri fotoğrafları binlerce takipçilerinin bulunduğu sosyal medya
hesaplarından paylaşacak.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Güzellerin toplu olarak dans etmesi
Güzellerden yakın detay
Havuz kenarındaki güzeller toplu detay
Dans eden güzeller
Güzellerden ayrı ayrı detaylar
215 MB/// 01.56"
GÖRÜNTÜ DURUMU: Link geçildi.
HABER- KAMERA: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya),
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni-5 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.