DHA YURT BÜLTENİ - 1 - Son Dakika

DHA YURT BÜLTENİ - 1

24 gün önce

1UYGULAMA NOKTASINDA OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI UZMAN ÇAVUŞ ŞEHİT OLDU, 1 ASKER YARALI BİLECİK Jandarma Komutanlığı'nda görevli Uzman Çavuş Mert Kaya (25), Bozüyük karayolunda Asayiş uygulaması yapmak için yol ortasına dubaları yerleştirdiği sırada otomobilin çarpması sonucu şehit oldu.

DHA YURT BÜLTENİ - 1, System.String[]

1

UYGULAMA NOKTASINDA OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI UZMAN ÇAVUŞ ŞEHİT OLDU, 1 ASKER YARALI

BİLECİK Jandarma Komutanlığı'nda görevli Uzman Çavuş Mert Kaya (25), Bozüyük karayolunda Asayiş uygulaması yapmak için yol ortasına dubaları yerleştirdiği sırada otomobilin çarpması sonucu şehit oldu. Kazada Uzman Çavış Salim Kayın (24) yaralanırken, otomobil sürücüsü Yaşar G. (60) gözaltına alındı.

Olay, dün akşam saatlerinde Bilecik-Bozüyük yolunda meydana geldi. Bilecik Jandarma Komutanlığı'nda görevli Uzman Çavuş Mert Kaya, görevli personelle birlikte asayiş uygulaması yapmak için Soğuksu mevkiine geldi. Araçtan indirdikleri dubaları yol ortasına dizen Kaya'ya ve arkadaşı Uzman Çavuş Salim Kayın'a, Yaşar D. yönetimindeki 11 AAH 447 plakalı otomobil çarptı. Kazada yaralanan Kaya ve Kayın ihbar üzerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalelerinin ardından Bilecik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralılardan Mert Kaya doktorların tüm çabasına rağmen şehit oldu. Kazanın ardından gözaltına alınan otomobil sürücüsü Yaşar D., Bilecik Devlet Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından ifadesi için Bilecik Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.

'KONTROLSÜZ BİR ARAÇ ÇARPMIŞ'

Acı haberi alan Uzman Çavuş Mert Kaya'nın meslektaşları hastaneye geldi. Ayrıca Bilecik Valisi Bilal Şentürk, Bilecik 2'nci Jandarma Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Recep Yalçınkaya, Bilecik Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Uysal Ağaoğlu da hastaneye gelip kazayla ilgili bilgi aldı. Vali Bilal Şentürk, kontrolsüz bir aracın Uzman Çavuş Mert Kaya'ya çarparak şehit ettiğini ifade ederek, "Maalesef bir şehidimiz var. Uzmanımız şehit oldu yol kontrolünde. Kontrolsüz giriş yapan bir aracın çarpmasından dolayı. Yaralımızın durumu iyi çok şükür. Ama uzmanımızı kaybettik başımız sağ olsun" dedi. Kazada hayatını kaybeden Mert Kaya'nın Gümüşhaneli olduğu ve 1 ay kadar öncede nişanlandığı öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kaza yapan aracın görüntüsü

-Olay yerinden görüntü

-Bilecik Devlet Hastanesi acil girişi

-Kaza yapan şoförün acil çıkışı

-Vali Bilal Şentürk'ün açıklaması

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Cafer ELMAS/ BİLECİK,

====================================

MİNİBÜS İLE OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 1 ÖLÜ, 5 YARALI

MUĞLA'nın Fethiye ilçesinde, yolcu minibüsünün otomobille çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3'ü çocuk 5 kişi yaralandı. Kaza anı, minibüsün güvenlik kamerası görüntülerine anbean yansıdı.

Kaza, dün saat 18.00 sıralarında, Mustafa Kemal Bulvarı ile 804 Sokak'ın kesiştiği kavşakta meydana geldi. Ali Rıza Cunda (53) yönetimindeki 48 BB 3145 plakalı şehir içi yolcu minibüsü, Ramazan Bozkurt'un (40) kullandığı 48 ABS 804 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada, sürücüler ile otomobildeki Eymen Mecid Bozkurt (5), Eslima Nesrin Yücel (9), Ecrin Bozkurt (12) ve Mustafa Aras (23) yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık görevlilerince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar Fethiye'deki hastanelere kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralılardan, otomobil sürücüsü Ramazan Bozkurt doktorların tüm çabasına rağmen yaşamını yitirdi.

KAZA ANI MİNİBÜSÜN GÜVENLİK KAMERASINDA

Öte yandan, kaza anı yolcu minibüsünün güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Görüntülerde hareket halindeki minibüsün önüne çıkan otomobile çarptığı görülüyor. Çarpışmanın şiddetiyle koltuğundan fırlayan minibüs şoförü kameranın acısından çıkarken, kaza yerinden çığlık sesleri yükseliyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Güvenlik kamerasına yansıyan çarpışma anı

-Kazaya karışan araçların görüntüsü

Haber-Kamera: Ergün TOS/ FETHİYE(Muğla),

==============================

KAYSERİ'DE TIR OTOMOBİLE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 3 YARALI

KAYSERİ'nin Sarıoğlan ilçesinde, TIR'ın otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada 4 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastenelere kaldırılarak tedavi altına alırınırken, Uzman Çavuş Murat Savucu (26), doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.

Kaza, dün öğle saatlerinde Kayseri- Sivas Karayolu'nun 55'inci kilometresinde meydana geldi. Özbekistan'dan İzmir'e giden Murat Yazıoğlu (52) idaresindeki 42 ABY 442 plakalı TIR, aynı yönde önünde seyreden Murat Savucu (26) yönetimindeki 38 BH 943 plakalı otomobile çarptı. Kazada sürücü Murat Savucu, eşi Gizem (20), akrabaları Hayru Nisa Caymaz (15) ve Nezire Caymaz (65) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Yaralı 4 kişi ambulanslarla Kayseri Şehir Hastanesi ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine kaldırıldı.

UZMAN ÇAVUŞ YAŞAMINI YİTİRDİ

Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesinde, TIR ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada yaralanan ve Kayseri Şehir Hastanesi ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan 4 yaralıdan Uzman Çavuş Murat Savucu (26), doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Evli 1 çocuk babası Savucu'nun Bingöl Kiğı İlçe Jandarma Komutanlığında görev yaptığı ve yıllık izne ayrıldığı öğrenildi. Diğer 3 yaralının tedavilerine ise hastanelerde devam ediliyor. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.

Haber: Özer KAYA/ SARIOĞLAN(Kayseri),

======================================

HAFİF TİCARİ ARAÇ İLE MİNİBÜS ÇARPIŞTI: 3'Ü AĞIR 10 YARALI

BURSA'nın İznik ilçesinde turistleri taşıyan minibüs ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu 3'ü ağır 10 kişi yaralandı.

Kaza, İznik ilçesi Hisardere mevkisinde dün saat 16.00 sıralarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre,  Hakan B.,(38) idaresindeki 16 UD 216 plakalı hafif ticari araç ile karşı yönden gelen Selami K., yönetimindeki MD 600 GS plakalı minibüs ile kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle hurdaya dönen araçlar, yola savruldu. Kazayı gören diğer sürücüler, durumu sağlık ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Hakan B., Elif B, Asya B. ile minibüste yaralanan 7 turisti, İznik Devlet Hastanesi ile Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırdı. Kaza sebebiyle, İznik-Bursa Karayolu, yaklaşık 1 saat trafiğe kapandı. Yol, hurdaya dönen araçların kaldırılmasıyla yeniden açıldı.

Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Kaza yerinden görüntüler

-Yaralılardan ve araçlardan görüntüler

Haber-Kamera: Hayri ŞEN/ BURSA,

================================

EDİRNE'DE DÜĞÜNDE BAŞLAYAN KAVGA KANLI BİTTİ: 11 YARALI

EDİRNE'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Çöpköy Mahallesi'nde iki grup arasında  düğünde başlayan ve bir gün sonraya taşınan kavga kanlı bitti. İddiaya göre C.D. beraberinde üç arkadaşı ile birlikte, aralarında husumet bulunan ve bir gün önce düğünde tartıştığı M.A.'nın bulunduğu Kahvehanenin önüne gelerek tüfeklerle rastgele ateş açtı. Açılan ateş sonrası 11 kişi yaralandı.

DÜĞÜNDE MUŞTA İLE YARALADI

Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Çöpköy Mahallesi'nde önceki gün gece iki grup arasında düğünde başlayan tartışma, dün silahlı saldırıya dönüştü. İddiaya göre aralarında daha önceden husumet bulunan C.D. ile M.A., önceki gece tanıdıklarının düğününde karşılaştı. Burada çıkan tartışmada C.D.'nin muşta ile vurduğu M.A. kaşından yaraladı. Yaralı M.A, önceki gece Uzunköprü Devlet Hastanesi'ne giderek kaşına 12 dikiş atıldı. M.A.'nın şikayeti üzerine C.D. gözaltına alındı. Savcılık tarafından ifadesi alınan C.D. serbest bırakıldı.

SERBEST KALDI KIRAATHANEYİ TARADI

Serbest kalan C.D., dün beraberinde arkadaşları E.D., H.T ve B.B. ile birlikte silahlarla M.A.'nın bulunduğu kahvehanenin önüne gelerek tüfeklerle rastgele ateş açtı. Çevrede korku ve paniğe neden olan saldırıda, saçmaların isabet ettiği 11 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla Uzunköprü Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Yaralıların durumlarının iyi olduğu öğrenilirken olayı gerçekleştiren C.D., E.D., H.T. ve B.B., gözaltına alındı.

Çöpköy Mahallesi Muhtarı Mustafa Arslan, iki grup arasında daha önceden husumet olduğunu belirterek, "Olayın başlangıç noktası dün gece bizim köye yakın olan Sultanşah Köyü'nde düğünde başlıyor. Düğünde C.D, arabaya binerken elinde muşta ile M.E.'yu vurup kaşını yarıyor. Ardından hastaneye gidip tedavi oluyor ve bu sırada C.D., savcılık tarafından sserbest bırakılıyor. Bugün öğlen saatlerinde C.D., yanında getirdiği 4 kişiyle birlikte Çöpkey Mahallesi İstiklal Caddesi üzerinden oğlumun bulunduğu iş yeri önüne arabaya gelip tüfekle tarıyorlar. Bu sırada dışarıda oturan 11 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Olay yerine ambulans ve sağlık ekipleri geldi, jandarma inceleme yaptı. Daha önce köyümüzde böyle bir şey olmadı. Yaralıların durumu iyi olduğunu öğrendik." dedi.

Gözaltına alınan şüphelilerin sorgulaması sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Çöpköy tabelası

Kahveden detay

Mustafa Arslan ile röp.

Jandarmadan detay

Vatandaş ile röp.

Farklı açılardan detay

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/ EDİRNE,

=====================================

Roketli saldırıda yaralandı, 40 gün sonra sivil şehit oldu

ŞEHİT HALİL YOĞURT TOPRAĞA VERİLDİ

Barış Pınarı Harekatı sırasında Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine, Suriye'nin Tel Abyad kentinden teröristlerce yapılan roketli saldırıda yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 40 gün sonra şehit olan Halil Yoğurt için cenaze töreni düzenlendi. Akçakale ilçesine bağlı İbnisina Mahallesi'ndeki İbnisina Cami'sinde düzenlenen törene, Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, AK Parti Milletvekilleri Ahmet Akay, Halil Özcan, Akçakale Kaymakamı Hamza Özer, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, İl Jandarma Komutanı Albay Eyyüp Sabri Kirişçi ile Yoğurt'un ailesi ve halk katıldı. Şehit Yoğurt'un Türk bayrağına sarılı tabutuna kapanan yakınları uzun süre gözyaşı döktü. Yoğurt'un cenazesi ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından ilçe mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Törene katılanlar

Halil Yoğur'un tabutunun getirilişi

Ağlayan kadınlar

Tabuta kapanarak gözayaşı dökenler

Cenaze namazı

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Hadi KURT/ ŞANLIURFA,

=====================================

AÇIK CEZAEVİNDEN İZİNLİ ÇIKAN HÜKÜMLÜ, SEVGİLİSİNİ ÖLDÜRÜP İNTİHAR ETTİ

İZMİR'in Buca ilçesinde, iddiaya göre açık cezaevinden izinli olarak çıkan Şehmuz Selçuk (24), sevgilisi olduğu ileri sürülen 1 çocuk annesi Melisa Kalem'i (24) pompalı tüfekle öldürdü. Selçuk, daha sonra aynı silahla kendisini vurarak intihar etti. Melisa Kalem'in öldüğünü duyarak olay yerine gelen yakınları sinir krizleri geçirdi.

Olay, dün gece saat 23.00 sıralarında Karanfil Mahallesi 1108 sokakta bulunan 8 katlı bir apartmanın 1'inci katındaki dairede yaşandı. İddiaya göre, açık cezaevinden izinli olarak çıkan Şehmuz Selçuk, bir süre önce sevgili olduğu 1 çocuk annesi Melisa Kalem'in yaşadığı eve gitti. Burada ikili arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Gerginliğin kısa sürede artması üzerine Melisa Kalem kendini elektro şok cihazı ile korumaya çalıştı. Bu sırada, Selçuk ise yanında getirdiği pompalı tüfekle Kalem'e ateş etti. Kalem, vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden saçmalar nedeniyle kanlar içerisinde yere yığıldı. Selçuk ise aynı tüfekle intihar etti. Silah seslerini duyan apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde, Kalem ve Selçuk'un olay yerinde hayatlarını kaybettikleri belirlendi.

Öte yandan, Melisa Kalem'in ölüm haberini alarak adrese gelen yakınları ise apartmanın sinir krizleri geçirdi. Polis ekiplerinin geniş güvenlik önlemi aldığı apartmanda olay yeri inceleme ekipleri bir süre incelemelerde bulundu. Kalem ve Selçuk'un cansız bedenleri, savcının incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Adli Tıp Kurumu'ndan görüntü

-Cenazelerin getirilişinden görüntü

Haber-Kamera: Halil İbrahim KARABIYIK/ İZMİR,

=================================

Eski eşini yaralayıp, sevgilisi olduğu iddiasıyla fırıncıyı öldürdü (ek)

SAKLANDIĞI KÖY EVİNDE YAKALANDI

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 6 yıl önce boşandığı 2 çocuk annesi Meryem Çelik'i evinin önünde pompalı tüfekle vurarak yaralayan, eski eşinin sevgilisi olduğu iddiasıyla fırıncı Fatih Görü'yü ise iş yerinde öldüren Süleyman D.'nin Altıntaş ilçesindeki Üçüzhöyük köyünde saklandığı belirledi. Harekete geçen ekipler, belirlenen adrese operasyon düzenledi. Evin etrafını saran polislerin geldiğini gören Süleyman D., av tüfeğini göğsüne dayayıp intihar etmek istedi. Yaklaşık 2 saat süren ikna çalışmalarının ardından Süleyman D., av tüfeğini bırakınca gözaltına alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen Süleyman D. ifadesi için İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

SÜLEYMAN D.'NİN ARKADAŞI DA GÖZALTINDA

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı araştırmalarda Süleyman D.'nin eşini ve Fatih Görü'yü, arkadaşı Fazlı A. ile birkaç gün takip ettiğini ve olay sabahı da aynı kişi ile eski eşinin evinin önüne geldiğini tespit etti.Meryem Çelik'in evden çıkması ile otomobilden inen Süleyman D., tüfekle ateş açıp olay yerinden kaçtı. Köydeki arama çalışmaları yapıldığı sırada polis, Süleyman D.'ye yardım eden Fazlı A.'yı da yakalayıp gözaltına aldı.

Öte yandan Meryem Çelik'in saldırıya uğradığı anlar bir iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Görüntülerde Süleyman D.'nin otomobille Meryem Çelik'in fabrikadaki işine gitmek isterken önünü kestiği ve Çelik'in kaçmaya çalıştığı görülüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Katil zanlısının ikna edilmeye çalıştığı ev

-Katil zanlısının evden çıkarılması

-Ekip aracına alınması

-Hastaneden çıkışı

-Emniyet müdürlüğüne girişi

-Kadının vurulma anı güvenlik kamerası

-Ölen fırıncının fotoğrafı

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/ KÜTAHYA,

=======================================

Kandıra'da kaybolan genci arama çalışmaları sürüyor

KAYIP GENÇ ÖLÜ BULUNDU

Kocaeli'nin Kandıra ilçesindeki Pembe Kayalar bölgesinde kaybolan Müslüm Hızal(30), önceki gün öğle saatlerinden beri devam eden arama çalışmaları sonunda arkadaşları ile piknik yaptıkları yere çok yakın bir noktada ölü bulundu. Talihsiz gencin bölgedeki orman arazilerinde yapılan aramalarda bulunamaması üzerine bölgeye dalgıçlar çağırılarak aramalar denizde yoğunlaştırıldı. Dalgıçlar tarafından bölgedeki kayalık alanın alt kısmında yapılan çalışmada Müslüm Hızal'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hızal'ın denize düştüğü, akıntı ile kayalıkların altına sürüklendiği tahmin ediliyor. Gencin cansız bedeni ekipler tarafından denizden çıkarılarak otopsi yapılmak üzere Kandıra Kazım Dinç Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Arama çalışmalarından görüntü

Haber: KOCAELİ,

=============================

KEMAL SUNAL FİLMİ GERÇEK OLDU; AHŞAP EVİ KAMYON KASASINA MONTE ETTİ

Trabzon'da yaylada ev yapmak isteyen, ancak yapılaşma yasağına takılan Ömer Birinci (55), yıkım endişesi yaşamamak için yaptırdığı 20 metrekarelik ahşap evi kamyon kasasına monte etti. Yıkım olacağı durumlarda kamyon üzerindeki gecekondusuyla yayladan ayrılıp başka yaylalara yönelen Birinci'nin ilginç yöntemi, başrolünü Kemal Sunal'ın oynadığı 'Gülen Adam' filmindeki ev taşıma sahnesini akıllara getirdi.

Yeşilçam klasiklerinde belediyenin yıkımdan kurtulmak için gecekondusunu tekerlekli olarak inşa eden vatandaşın hikayesinin anlatıldığı Kemal Sunal'ın 'Gülen Adam' filmi, Trabzon'da gerçek oldu. Düzköy ilçesinde Ömer Birinci (55), yaylalarda yapılaşma yasağı nedeniyle ev inşa edemeyince ilginç bir çözüm yolu buldu. Birinci, yaptırdığı 20 metrekarelik ahşap evi kamyon kasasına monte etti. Kamyonu da Beypınarı Yaylası'na park etti. Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki yaylalarda, 'İmar barışı' ile 31 Aralık 2017'den önceki yapılara af getirileceği belirtilen düzenlemenin ardından inşa edilen kaçak yapıların yıkımı için yaylaya gelen ekipleri gören Birinci, kamyonunu çalıştırarak yayladan ayrıldı. Birinci, başka bir yaylaya kamyonu park etti.

'FİLMİ GİBİ YAYLALARI DOLAŞACAĞIZ'

Kemal Sunal'ın 'Gülen Adam? filminden esinlendiğini anlatan Birinci, Geçen yıl karavanımı buraya koydum, şu anda yıkım kararı geldi. Ben de karavanımı çalıştırdım başka bir yere götürüyorum, oraya kuracağım, orada da yıkım kararı gelirse, başka bir yere taşıyacağım. Kemal Sunal'ın filmi gibi yaylaları dolaşacağız. Yayları çok seviyorum? dedi.

FİLM 1989'DA ÇEKİLDİ

Kartal Tibet'in yönettiği ve senaryosunu Erdoğan Tünaş'ın yazdığı 'Gülen Adam' filmi 1989'da çekildi. Kemal Sunal, Aydan Burhan, Ahmet Sezerel ve Bilge Zobu'nun başrollerini paylaştığı filmin konusu ise şöyle

Yusuf Şaplak (Kemal Sunal), gülerek doğan ve her olaya gülerek tepki veren bir adamdır. Yusuf'un bu durumu doktorların ilgisini çeker. Herkes onun ağlayacağı olayı beklemektedir. Bu sırada Yusuf hayat şartlarıyla da boğuşur. Ev alacak parası olmadığı için gecekondu yapar, gecekonduyu da belediyenin yıkım ekiplerinden kurtarmak için tekerlekli bir platformun üzerine inşa eder. Film, çekildiği dönemdeki hayat şartlarını, fakirliği, gecekondu yıkımlarını ve bunların karşısında akıllıca düşünen bir adamın başına gelenleri anlatır.

YIKIMLAR SÜRECEK

Öte yandan, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan yaylalarda inşa edilen kaçak yapıların yıkımı için başlatılan çalışmalar sürüyor. Çalışmalar kapsamında, Düzköy ilçesine bağlı Haçka, Derinoba, Honefter, Alazlı ve Beypınarı yaylalarında toplam 14 kaçak yapının yıkıldığı belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Yaylalarda yıkım çalışmaları

-Karavan kamyon görüntüsü

-Birinci ile röportaj

-Yıkım deteyları

-Yayla görüntüsü

HABER KAMERA İnan KALYONCUTRABZON,

=============================

DUR İHTARINA UYMAYAN SÜRÜCÜ ALKOLLÜ, OTOMOBİLDE İSE SİLAH BULUNDU

NEVŞEHİR'de polisin 'Dur' ihtarına uymayan sürücü ve 3 arkadaşı uzun süren kovalama sonucunda yakalandı. Sürücünün alkollü olduğu belirlenen otomobilde yapılan aramada ise pompalı tüfek ve bıçak ele geçirildi.

Olay, dün saat 23.30'da Güzelyurt mahallesinde meydana geldi. Polisin şüphe üzerine dur ihtarında bulunduğu 54 PE 772 plakalı otomobilin sürücüsü olay yerinden kaçtı. Trafiği tehlikeye sokarak kaçmaya çalışan otomobildekiler ile polis arasında yaklaşık 7 kilometre kovalamaca yaşandı. Polisin havaya uyarı ateşi açması üzerine otomobil sürücüsü Güzelyurt Mahallesinde durduruldu. Otomobilde bulunan ve alkollü oldukları belirlenen Tufan K., İsmail Z., Erol T.ve üzerinde kimlik çıkmayan bir şüpheli gözaltına alındı. Otomobilde yapılan aramada ise pompalı tüfek ve bıçak ele geçirildi. Gözaltına alkollü şüpheliler sorgulanmak üzere Nevşehir Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Olay yerinden genel ve detay görüntü

-Otomobilde bulunan pompalı tüfekten görüntü

-Polis arabasının arkasında zanlıdan görüntü

-Polislerin çevrede arama yapmalarından genel görüntü

Haber-Kamera: Ahmet KORKMAZER/ NEVŞEHİR,

============================================

MASKELİ BASIN AÇIKLAMASI

BURSA'DA BALIK ÖLÜMLERİNİN YAŞANDIĞI DEREDE...

MANYAS Gölü'nden doğan Karadere'de binlerce balığın telef olması nedeniyle DOĞADER öncülüğünde vatandaşlar maske takarak basın açıklaması yaptı.

Balık ölümlerinin bölgeye yakın bir maya fabrikasının atık suyundan kaynaklandığını ileri süren vatandaşlar, maya fabrikasının atıklarını bıraktığı Karadere'deki noktaya giderek açıklamalarda bulundu. Fabrikanın zaman kaybetmeksizin denetime tabi tutulmasını talep eden DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Demir, "Bugün bu bölgede yapılan ilk eylem değil. Deredeki kirlilik nedeniyle birlerce balık ölümüne şahit olduk. Defalarca uyardık yetkilileri, bu bölgedeki fabrikaların derhal denetim altına alınmasını, gerekirse kapatılmasını talep ediyoruz. Bildiğiniz gibi geçen dönem yapmış olduğumuz çalışmada Bursa Valiliği bir açıklama yaptı. 'Kirlilik bizim sınırlarımız içerisinde değil, Balıkesir'in yetki alanında, müdahale edemeyiz' dedi. Biz de diyoruz ki bakanlığın oluşturduğu Susurluk Havza Planı var. Burası da o planın bir parçası. Biz de diyoruz ki her iki ilin valiliği de bu alandan sorumludur. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı da sorumludur. Buradan yetkilileri uyarıyoruz, Karadere'yi kirleten unsurları kapatın veya denetim altına alın çağrısı yapıyoruz. Bölge halkından derede oltayla balık avlaması için bile belge isteniyor. Fakat dereyi kirleten bu maya fabrikasının dereyi kirletmesine, burada yaşayan balıkların ölmesine göz yumuluyor" dedi.

Karacabey DOĞADER temsilcisi Murat Kahraman ise, "Gerek Susurluk Çayı olsun, gerek Manyas Gölü olsun bununla ilgili yapmış olduğumuz çalışmalar var. İmza kampanyaları düzenledik, basın açıklamaları yaptık. Fakat bir sonuç elde edemedik. Şimdi de Karadere'de yaşanan balık ölümleri ile ilgili buradayız. Yetkililerden bu bölgedeki süregelen katliamı artık bitirmelerini istiyoruz. Buraya maya fabrikasından bırakılan suyun arıtılmasını, denetlenmesini talep ediyoruz. Bununla ilgili gerekirse imza kampanyası düzenleyeceğiz. Bizim istediğimiz artık doğa kirlenmesin, canlılar ölmesin, insanlarımız sağlıklı olsun" diye konuştu.

30 senedir Karadere'ye zehir salındığını belirten İsmetpaşa Mahallesi Muhtarı Mehmet Güven, "Bu dereye zehir salınıyor. Hayvanların yanı sıra insanlar bile artık bu dereye salınan zehir yüzünden hastalanıyor. Hastaneye vatandaşlarımızı taşıyoruz. Eskiden bu dereden balık tutarak geçimlerini sağlayanlar vardı. Şimdi artık bunu da geçtik, sağlığımızı istiyoruz" dedi.

Şuan hayvanların bile dereden su içmediğini belirten İsmetpaşa sakinlerinden Cahit Burhan, " Türkiye'nin yediği yemekler Karacabey'de yetişen domatesten oluyor. Biberler, Karacabey Ovası'ndan oluyor. Ama biz de mahsullerimizi bu dereden suluyoruz. Bu şekilde zehir akan bu dere tüm Türkiye'yi zehirliyor. Koyunlarımız ve hayvanlarımız şuan bu dereden su bile içmiyor. Kokudan evlerimizde duramıyoruz" şeklinde konuştu.

Dereden eskiden su içtiklerini söyleyen Akhisar Mahallesi Muhtarı Cemali Atış, derenin Karacabey çiftçisi ve burada yapılan hayvancılık için çok önemli olduğunu söyledi.

Dereye atılan zehir sonrasında derede kurbağa bile kalmadığını belirten Sultaniye Muhtarı Derviş Mete, "Derenin bir tarafında hayat var, bir tarafında hayat yok. Yani derenin zehir salınan tarafında hiçbir canlı yaşamıyor. Kurbağa bile kalmıyor. Bu doğayı etkiliyor. Buradan akan zehir longoz ormanlarımızı bile etkiliyor. Artık bölge halkı olarak sağlık açısından maske takar hale geldik. Bu sorun bizim için kanayan yara haline geldi. Buna artık bir çözüm istiyoruz" dedi.

"Bize temiz bırakılan bu doğayı biz de çocuklarımıza temiz bırakmak istiyoruz" diyen Dağkadı Mahallesi Muhtarı Hasan Şener, "20 kilometre ötede ölü balıklarla karşılaşıyoruz. Bizler çocukluğumuzda bu dereden içme suyu alıyorduk. Bize temiz bırakılan bu dereyi biz de çocuklarımıza temiz bırakmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Karadere'de daha önce balık tuttuklarını belirten Runguçpaşa Mahalle Muhtarı Kemal Tetik, son 30 yıldan beri burada çevre katliamı yaşandığını belirtti. İsmetpaşa köyünde yaşayan Ömer Topçu ise, "1966-1967 yıllarında biz bu dereden 90-100 kiloluk karabalık çıkardı. Turna, yayın balığı çıkardı. Şimdi bu derede bir kurbağa bile yaşamıyor. Biz buradan küplere su doldurup evlerimize içme suyu olarak götürürdük. Şimdi hayvanlarımız buradan bir kaşık su içecek diye ödümüz kopuyor" açıklamasında bulundu. Dereden akan su ile çiftçilerin mahsullerini suladığını ve bu mahsullerin de sofralarına geldiğini belirten Neşe Göndük, "Buraya en kısa zamanda çözüm bulunması gerekiyor. Çiftçiler bu dereden mahsullerini suluyorlar. Bu mahsullerde pazarlardan bizim sofralarımıza geliyor. Bu da günümüzün en büyük hastalığı olan kansere sebep oluyor" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Gölden görüntü

-Basın açıklaması

Haber: Yasin KESKİN/ KARACABEY(Bursa),

========================================

EĞİRDİR GÖLÜ'NÜ KURUTAN BORULAR

ISPARTA Eğirdir Gölü'nün yüzeyi, 10 yılda 520 kilometrekareden 436 kilometrekareye düştü. Bu azalmaya, tarım arazilerinde kullanılmak üzere devasa borularla binlerce ton su alınmasının neden olduğu, yaşanan su kaybının iki Kovada Gölü, iki Gölcük Gölü kadar olduğu kaydedildi.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği'nin (TTKD) yaptığı bilimsel araştırmalarda, göl yüzeyinde son 10 yılda 84 kilometrekare su kaybı yaşanan ve su seviyesi 16 metreden 6 metreye düşen Eğirdir Gölü'nü kurutan dev borular görüntülendi. TTKD Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, Eğirdir Gölü'nün yaşadığı su kaybının iki Kovada Gölü, iki Gölcük Gölü kadar olduğunu, kurumanın temel nedeninin bilimden ve teknikten uzak, vahşi sulamada kullanılmak üzere dev borularla su alınması olduğunu kaydetti.

'BU KADAR KAYBA DENİZ DAYANMAZ'

Bu kadar su kaybına denizin bile dayanamayacağını söyleyen Dr. Kesici, "Eğirdir Gölü hiç dayanamadı ve kurumak üzere dedi. Yaptığı uyarılarda, defalarca gölün boşaltıldığı yönünde açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan Dr. Erol Kesici, Eğirdir Gölü'nün nasıl boşaltıldığından bahsetmiştim. İşte o pompaj boruları. Birini kulaçladım, borunun çapını saramadım. Sanırım benim kulaç gibi iki tane daha olursa sarabiliriz. İçinden araç geçecek büyüklükte borular. Gelendost- Yenice kaynağından bu borularla kuru tarım alanlarına 3 ay süreyle su verildi. Bu nedenle 3 ayda gölün su seviyesi neredeyse 2 metre düştü dedi.

KAYBIN YÜZDE 55'İ AŞIRI SU ALIMI

Eğirdir Gölü'nün öncelikli amacının içme suyunu karşılamak olduğuna dikkat çeken Dr. Erol Kesici, ama devasa borularla Atabey, Barla, Gelendost, Sarıidris, Senirkent, Eğirdir ve Yalvaç ilçeleri için gölden su alındığını kaydetti. Dr. Kesici, "Yıllardır gölün önceliği tarımsal alanlar olmuştur. Sonuç göl kuruyor. Eğirdir Gölü'nden ve gölü besleyen dere ve göletlerden su alınıyor. Gölün yıllık su bütçesi korunmadan aşırı su alımı yapılıyor. Göle ulaşacak yeraltı ve yüzey suları da alınıyor. Aşırı su alınması nedeniyle göl, son yıllarda su seviyesinin neredeyse yüzde 55'sini kaybetmiştir diye konuştu.

YENİ SULAMA PROJELERİ DE VAR

Dr. Erol Kesici, 482 kilometrekare alana sahip gölden doğrudan su temin eden yeni projeler olduğunu da belirtti. Dr. Kesici, şunları dedi

Atabey, Hoyran, Senirkent 1'inci ve 2'nci merhale. Gelendost 1'inci ve 2'nci merhale. Boğazova, Tokmacık- Çaltı, Barla Sulamaları yanı sıra KHGM pompaj sulamaları da mevcut. Ayrıca Isparta'nın içme ve kullanma suyu temini de Eğirdir Gölü'nden sağlanmakta. Eğirdir Gölü'nden mevcut pompa istasyonları sayesinde alınan su, 13 bin 834 hektarlık tarım arazisinin sulanması için borulu bir sisteme aktarılacak. Ayrıca Atabey Ovası pompaj tesisleri ile sulanmayan ve yüzey suyu ya da yeraltı sularıyla sulanamayan Gönen- Keçiborlu tarım arazilerinin Eğirdir Gölü'nden pompajla sulanması, mevcut Atabey sulaması sağ ana kanalına yeterli suyun sağlanmasına yönelik kesin projeler hazırlandı.

'GÖL ADETA İFLAS ETMİŞ'

Eğirdir Gölü çevresinde yasal ve yasal olmayan pompajkuyularla yeraltı sularının da çekildiğini söyleyen Dr. Kesici, Bunun yanı sıra göl çevresinde sulama amaçlı açılan 30'dan fazla gölet var. Bunlar gölü besleyen yüzey sularını depoluyor. Göl bu nedenlerle beslenememekte. Devlet Su İşleri (DSİ) raporlarına göre, gölün su bütçesi 60 yıldır hep negatif, zarardadır. Son yıllarda ise göl adeta iflas etmiş, kepenk kapatacak duruma gelmiştir. Gölün sığlaşması sonucu buharlaşma etkisi de 3-4 kat artmıştır dedi.

KOVADA GÖLÜ DE TEHLİKEDE

Dr. Erol Kesici, Kovada Gölü'nün geleceğinin de tehlikede olduğunu söyledi. Gölde aşırı oranda kirlenme olduğunu belirten Dr. Kesici, su seviyesinde ise yüzde 60 oranında azalma olduğunu kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Gölün arşiv drone görüntüsü

Haber: Mehmet ÇINAR/ ISPARTA,

================================

DİPSİZ GÖL'ÜN ESKİ HALİNE DÖNMESİ İÇİN KAR BEKLENİYOR

GÜMÜŞHANE'nin merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırlarındaki Taşköprü Yaylası'nda yasal izinle yapılan define kazısı çalışmasında toprak doldurulup yok edilen, 12 bin yıllık Dipsiz Göl'ün eski haline dönüştürülmesi için başlatılan çalışmalar sürüyor. Suya dayanıklı kireçli ve killi toprak dökülüp silindirle tabanı hazırlanan gölün, su takviyesi yapılmadan, bölgedeki yağışların ardından eriyecek karla birlikte doğal haline dönmesi beklenecek.

Gümüşhane merkeze 50 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2 bin 140 metre yükseklikte olan, manzarasıyla ilgi çeken Taşköprü Yaylası'ndaki kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl'de 'define' söylentisi üzerine ismi açıklanmayan 2 kişi, kazı için başvuruda bulundu. Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğünce ilgili kişilere define arama ruhsatı verildi. Gümüşhane Valiliği ile Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün onayı ile 6 Kasım'da jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazıldı. Jandarmalar, kazı alanına kimsenin yaklaşmasına izin vermedi.

APOLLİNARİS LEJYONUNUN HAZİNESİ ARANDI

Dipsiz Göl'de, yasal izinle yapılan kazıda sonuca ulaşılamazken, iddiaya göre, bölgede bir dönem kalan Roma İmparatorluğu'nun Anadolu'daki 4 büyük lejyonu arasında gösterilen, 15'inci Apollinaris lejyonunun var olduğuna inanılan hazinesinin arandığı öğrenildi. Dipsiz Göl'de, 4 gündür sürdürülen kazı çalışmaları, define bulunamayınca sonlandırıldı.

Altın olduğuna inanılan göldeki kazının kimler tarafından yapıldığı ise halen açıklanmazken, iş insanı olduğu öne sürülen 2 kişinin, heyet huzurundaki kazı çalışmalarını yakından takip ettikleri belirtildi.

GÖL ALANI TOPRAKLA DOLDURULDU

Kaynağı ve akarı olmayan, Buzul Çağı'ndan kalma, 12 bin yıllık krater Dipsiz Göl'de tamamlanan kazı çalışmalarının ardından ekipler, alandan ayrıldı. Gümüşhane Valiliği de göl alanının eski haline getirildiğini açıkladı. Ancak, Dipsiz Göl alanının toprakla doldurularak, kapatıldığı görüldü. Su kalmayan göl, taş ve toprak yığını haline döndü.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI, GÖREVLİLER AÇIĞA ALINDI

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dipsiz Göl'de gerçekleştirilen kazı çalışmalarının, gölün kurumasına neden olduğunu ve ilgililerin haklarında başlatılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Gümüşhane Valiliği de, kazı için uygunluk raporu veren ilgililer hakkında ayrıca soruşturma başlatıldığını açıkladı.

DİPSİZ GÖL'DE KAR BEKLENECEK

Yasal izinle yapılan kazı çalışması sırasında toprak doldurulup yok edilen, Dipsiz Göl'ün eski haline dönüştürülmesi için çalışma başlatıldı. Gümüşhane Valiliği İl Özel İdaresi ekipleri, göl alanına doldurulan dayanıksız toprağı çıkarıp, yerine suya dayanıklı kireçli ve killi toprak döktü. Dün başlatılıp gün boyu süren çalışmalar kapsamında; göl tabanının hazır hale getirilme çalışmalarına dün de devam edildi. Suya dayanıklı kireçli, killi toprak dökülüp, iş makinesi ve silindir eşliğinde tabanı hazırlanan gölün, her hangi bir su takviyesi yapılmadan, bölgede beklenen yağışların ardından eriyecek karla birlikte doğal haline dönmesi beklenecek. Gölün doğal haline gelmemesi halinde ise yapılacak incelemeler sonucu yakaşık 2 metrelik derinliğe sahip alana, tankerlerle su takviye edilip edilmeyeceğine karar verilecek.

'HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALACAĞIZ'

Gümüşhane Valisi Kamuran Taşbilek, beraberindeki teknik personel ve akademisyenle rehabilitasyon çalışmaları süren gölde incelemelerde bulundu. Vali Taşbilek, "Bilim adamlarımızın bize göstereceği yolla, gölümüzün düzenlenmesiyle ilgili doğru bir çalışma yapacağız. Çalışma sonrasında burada yaşayan vatandaşlarımızı da dinleyerek, her türlü tedbiri alacağız" dedi.

PROF. DR. BEKTAŞ: ZAMAN GÖSTERECEK

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) eski öğretim üyesi Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, gölün eski doğal haline dönmesinin zaman alacağını söyleyerek, "Kazı sırasında gölün doğal yapısı muhtemelen bozulmuştur. Çünkü bilinçli bir kazı yapılmamış. Orası sonuçta öyle ya da böyle bir şekilde dengede idi. Gelen su ile buharlaşan su arasında bir denge vardı. Gölün beslenme yolları kapandıysa eğer, doldurduktan sonra o su kaçar gider. Yapılan çalışmalarla gölün, doğal yol ile yoksa taşınacak suyla mı eski hale geleceğini zaman gösterecek" diye konuştu.

PROF. DR. KANDEMİR: 12 BİN YILLIK DEĞER YOK EDİLDİ

Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Raif Kandemir, ise, define araması sırasında suyu boşaltılan Dipsiz Göl'ün son buzul döneminde oluştuğunu ve en az 12 bin yaşında olduğunu belirtti. Kandemir, "Böyle kıymetli bir oluşuma, kendi kafalarına göre hiçbir uzmana danışmadan nasıl müdahalede bulunuyorlar? Buzul göller, dünyadaki en temiz sulardır ve küresel ısınmanın konuşulduğu şu günlerde gelecek kuşakların belki de ihtiyaç duyacağı böyle bir kaynak fütursuzca yok edildi. 12 bin yılda oluşan bu gölü nasıl olacak da siz doldurarak eski haline getireceksiniz? 12 bin yıllık bir değer ve ekosistem göz göre göre yok edilmiştir" dedi.

MERAK EDİP GÖLE GELDİLER

Hafta sonu yaylada gezintiye çıkan vatandaşlar da, tepkiler ve tartışmalara konu olan Dipsiz Göl'deki çalışmaları inceledi. Vatandaşlar eski haline dönüştürülecek göl çevresinde cep telefonlarıyla sıkça fotoğraf da çekti. Akıbetini merak ettiği göl için yaylaya çıkan Muhammed Şengül, "Burası bizim yaylamız, Çocukluğumuz burada geçti. Burayı merak edip geldik, gölü kapatmışlar, çalışmalar sürüyor. Burası çok doğaldı; eski haline gelmesini umuyoruz" diye konuştu.

Hüseyin Şengül ise "Burası bizim gölümüz, doğal güzelliğimizdi. Böyle güzelim bir doğayı tahrip etmeye kimsenin hakkı yok. Burası vatandaşın gezeceği bir yerdi. Dipsiz gölün tahrip edilmesi vatandaşın tepkisini çekmiştir eski haline getirilmesini isteriz" diyerek gölün son halinin kendilerini üzdüğünü kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Gölde yürütülen çalışmalar

-Merak edip gelenlerden görüntüler

-İş makinesi çalışmaları

-Muhabir anosu (Selçuk Başar)

-Vatandaşlarla röportaj

-Genel detaylar

Haber-Kamera: Selçuk BAŞAR/ GÜMÜŞHANE,

=========================================

PROF. DR. AHMET ERCAN: DİPSİZ GÖL MİLAT OLMALI

GÜMÜŞHANE'deki doğa harikası 12 bin yıllık Dipsiz Göl'ün, Roma lejyonunun definesinin aramak üzere kurutulmasına tepkiler sürerken, Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, bir doğa katliamının yaşandığını belirterek, uygarlıklar ülkesi olan Türkiye'nin mirasının çarçur edildiğini söyledi. Prof. Dr. Ercan, bu olayın Türkiye için artık milat olması gerektiğini ifade ederek, define kazılarının önüne geçilmesini istedi.

Gümüşhane'deki doğa harikası 12 bin yıllık Dipsiz Göl'ün, Roma lejyonunun definesinin aramak üzere kurutulmasına, tepkiler sürüyor. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, Türkiye'de bu tür olayların sık yaşandığını, Valiliğin böyle bir doğa katliamına izin vermemesi gerektiğini söyledi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Biz bu ülkenin 15 bin yıllık mirasının tek sahibiyiz" sözünü anımsatan Prof. Dr. Ahmet Ercan, mirasçıların bir uygarlıklar ülkesi olan Türkiye'yi çarçur ettiğini, bir an önce bu olayların önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Ercan, "Bir yerde bir kalıntı araştırılacaksa, bu kalıntının türü ne olursa olsun o ilin müze müdürlüğüne başvurulur. Fotoğrafı çekilir, aranan kalıntının niteliği söylenir ve müze müdürlüğü kalıntı aranılacak yerin arkeolojik sit alanı mı, değil mi bunu araştırır. Eğer arkeolojik sit alanı değilse, kalıntının araştırılmasına izin verir ama burada maliyeden bir sorumlu, güvenlik sorumlusu olarak jandarma ve başına arkeolog konur. Bunlar gözetiminde önce bir jeofizik araştırma yapılır. Araştırmada göl veya yer altının görüntüsü çekilir. Bu konuda 9 yöntem var" dedi.

'DEFİNE HARİTALARI ÜRETEN ÖZEL KİŞİLER VAR'

Türkiye'deki arkeolojik araştırmalar yapılmadan önce jeofizik mühendislerinin alana girdiğini, orada gerçekten bir kalının olup olmadığını araştırdıklarını, sonra kazıya geçildiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Ercan, "Yapılacak kazı da arkeoloğun gözetimi altında yapılır. Gümüşhane'deki olayda başvurulmuş, bu başvuru sonucunda burasının arkeolojik sit alanı olmadığı için izin verilmiş. Ancak burada denetlenmeyen doğanın tahribatı. Anadolu'da ne yazık ki bu tür define haritaları üreten özel kişiler var. Bunlar üretiyor ve satıyor. Bunların İstanbul'da 'Defineciler Kahvehanesi' diye bir yerleri de var. 'Define var' diye eski arkeolojik alanlar yerle bir ediliyor. Atatürk, 'Biz bu ülkenin 15 bin yıllık mirasının tek sahibiyiz' diyor. Ama mirasçılar bir uygarlıklar ülkesi olan Türkiye'yi çarçur ediyorlar. Bunun önüne geçilmesi lazım" diye konuştu.

'DOĞA KATLİAMINA İZİN VERMEMESİ GEREKİYORDU'

Gümüşhane'deki Dipsiz Göl'de yapılanın tamamen define kazısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Ercan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun bilimsel hiçbir yönü yok. Valiliğin böyle bir doğa katliamına izin vermemesi gerekiyordu. Doğaya karşı bir suç işlendi. Burada jeofizik teknolojisi kullanılmadı. Artık doğa bundan sonra kendine gelir mi gelmez mi? Bunun bedeli ne olacak? Gümüşhane olayının, arkeolojik veya arkeolojik olmayan alanların defineciler tarafından çarçur edilmemesi için bir milat olmasını arzu ediyorum.  Çünkü okyanus veya deniz üzerinde, yer altında petrol veya herhangi bir batık gemi var mı, diye araştırmaları biz denizi boşaltmadan, okyanusu boşaltmadan, üstünde gemiyle gezerek yapıyoruz.  Yer altının görüntüsünü çıkarıyoruz. Bu teknoloji bilim yuvalarında, devlet kurumlarında da var."

'KORUMA KURULUNUN EKSİKLİĞİ VAR'

Jeofizik araştırma yapılmadan herhangi bir kazıya geçilmemesi uyarısında bulunan Ercan, şunları söyledi:

" Uşak'ta benzer bir katliamı gördük. Asartepe'deki Tümülüsün (mezar) defineciler tarafından tahrip edildiğini gördük. Bu tür katliamlar çok oluyor. Burada kazının yapılmaması gerekiyor.  Bu tür olaylar bizim yaşantımızda çok fazla. Resmi başvuru olursa biz zaten araştırmaları yapıyoruz. Jeofizik biliminden uzak olarak bu çalışmalar yapılıyor. Mevzuat eksikliği yok. Koruma kurullarının bunu önermesi gerekiyor. Koruma kurulunun bir eksikliği var. Diyecek ki, 'Önce jeofizik araştırma, sonra kazı' yapılmalı. Burada göz ardı edilen yöntem eksikliği var. Bunlar yapılsaydı doğa katliamı olmazdı. Gümüşhane bunun için milat olacak, bundan sonra böyle bir şey yaşanmasın."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Teknik Üniversitesi Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Ahmet Ercan'dan görüntü

Ahmet Ercan bilgisayarında yazı yazarken

Ahmet Ercan ile röp.

Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Umut KARAKOYUN - Tolga TAHCİ/ İZMİR,

========================================

PROF. DR. CANAN KARATAY:  ZEYTİN ALTINDIR, ZEYTİNYAĞI DA ALTININ SUYUDUR

KİLİS'te zeytin ve zeytinyağı tanıtım günlerine katılan Prof. Dr. Canan Karatay, zeytinyağı içip, faydalarını anlattı.

İpekyolu Kalkınma Ajansı tarafından önceki gün Kilis'in Kocabeyli köyünde 'Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Günleri' düzenlendi. Zeytin tarlasında düzenlenen törenin açılışında konuşan İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Burhan Akyılmaz, tarım te zeytinciliğin bölgenin önemli bir geçim kaynağı olduğunu ifade etti.

Kilis Valisi Recep Soytürk de dünyanın en eski zeytin ağaçlarının kentte olduğunu belirterek, "Dünyanın en kaliteli zeytin ve zeytinyağı Kilis'tedir. Dünyanın en eski ve en kaliteli zeytinyağını bir kere sertifikasını almamız gerekiyor. Bunun için de çalışmalara başlayacağızö dedi.

Tanıtım günlerine katılan İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay ise, zeytinyağının ana sütü gibi olduğunu ifade ederek, "Doğanın yetişkinlere bahşettiği ana süttür. Ne demek ana sütü, 'bütün hastalıları önler demek.' Bağışıklık sistemini güçlendirirö dedi

Bardakla zeytinyağı içen Karatay, zeytinyağının karaciğer yağlanmasını giderdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Karaciğer yağlanması gidince de beyinde toparlanır. Alzheimeri, parkinsonu bunamayı önler. Herkesin sabah akşam, küçük bir bardak zeytinyağı içmesi lazım. Özellikle evlerde yaşlılara sabah akşam bir kahve fincanı soğuk sıkım doğal, organik zeytinyağı verilmelidir. Yapılan son araştırmalarda göstermiştir ki; bağırsak florası bozuk olanlar alzheimer oluyor. Bağırsak florası olanlar parkinson oluyor. Florası bozuk olanlar kanser oluyor, meme kanseri oluyor. Soğuk sıkım zeytinyağının meme kanserini dahi önlediği ortaya çıkmıştır" dedi.

Program boyunca Prof. Dr. Canan Karatay, bardak bardak zeytinyağı içti. Protokol üyeleri törenin ardından tarlaya zeytin fidanı dikip, zeytin hasadına katıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Karatay'ın açıklamaları

Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU/ KİLİS,

=======================================


Haber Yayın Tarihi: 18.11.2019 08:11 Kaynak: DHA



Son Dakika

Uygunsuz görüntüleri ortaya çıkan oyuncu Berk Oktay'dan dava sonrası ilk açıklama: Namus davamdır
İçişleri Bakanı Soylu: Her şeyi bırakıp gazetecilik yapmak istiyorum Son dakika: Parti için resmi başvuruyu yapan Davutoğlu'nun ekibinden ilk açıklama: Partinin logosu ve ismi yarın açıklanacak