Beşir Atalay Burhan Kuzu'yu Yalanladı: Öyle Bir Liste Yok - Son Dakika
Son Dakika Logo

Beşir Atalay Burhan Kuzu'yu Yalanladı: Öyle Bir Liste Yok

Beşir Atalay Burhan Kuzu\'yu Yalanladı: Öyle Bir Liste Yok
02.01.2014 14:05  Güncelleme: 15:10

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Burhan Kuzu'nun, "Başbakan Erdoğan'a 2 bin kişilik bir istihbarat raporu sunuldu." iddiasını yalanladı.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu'nun Başbakan'a sunulduğunu iddia ettiği 2000 kişilik raporla ilgili olarak, "Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil." dedi.

"CADI AVI GİBİ BİR ŞEY OLAMAZ"

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, yargıda, dinlemede, emniyette ve başka yerlerde yanlışlıklar varsa objektif, açık ve hukuk içinde gerekenin yapılacağına işaret ederek, "Cadı avı gibi bir şey, asla kim tarafından olursa olsun öyle bir şey olmaz. Her şey hukukun içinde yürüyecek. Millete güven verilecek, millet bilecek neyin, niçin olduğunu. Bu manada herkes emin olsun." dedi.

Burhan Kuzu, önceki gece twitter'dan şu mesajları paylaşmıştı:

-Başbakan Erdoğan'a 2 bin kişilik bir istihbarat raporu sunuldu. Devlet içindeki paralel yapının planı detaylarıyla yer aldı.

-Başbakan'a sunulan İstihbarat raporunda, devlet içindeki parelel yapının planı detaylarıyla yer aldı. 42 ilde yapılacak "Cadı Avı" engellendi.

-Başbakan'a sunulan raporda 2 bin rütbeli emniyetçi, akademisyen, bürokrat, hakim, savcı, basın mensubu, işadamı var. Örgütün şifresi aralarında...

-HSYK açıklaması açıkça yargıya müdaheledir. İki pırpırlı kollukla,hukuk tanımayan bir kaç savcı ülkeyi dinamitledi. HSYK da tahrip gücü oldu.

Atalay, Habertürk televizyonunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Savcıların, cumhuriyet başsavcısının bilgisi olmadan soruşturma dosyası hazırlamasının önüne geçecek bir düzenleme hayata geçebilir mi?" sorusu üzerine Atalay, Danıştay'ın yürütme durdurma kararı verdiği yönetmeliğin konusunun bununla ilgili olduğunu anımsattı.

"BU KONULARIN YASAL BOYUTLARI ÇALIŞILIR"

"Orada iki boyut vardı, hem savcıda hem de poliste üst amirlerin de bilgisinin olması. Onun yasal düzenleme haline getirilmesi gerekiyor" diyen Atalay, bir başsavcının hiç haberi olmadan diğer savcıların önemli bir operasyon yapmasının, ildeki emniyet müdürünün haberi olmadan birimlerin bir şey yapmasının normal olmadığını kaydetti. Atalay, "Bu konuların herhalde yasal boyutları çalışılır" dedi.

"4 BAKAN HAKKINDA FEZLEKE GELMEDİ"

İstanbul merkezli operasyonda adı geçen eski bakanlara ilişkin TBMM'ye gelen bir fezleke bulunup bulunmadığı sorusuna Atalay, sürecin savcılıklardan Adalet Bakanlığına, bakanlıktan Başbakanlığa, Başbakanlıktan da kendisinin imzasıyla Meclis şeklinde yürüdüğünü, ama şu ana kadar Başbakanlığa eski 4 bakan hakkında bir fezlekenin gelmediğini söyledi.

Emniyet müdürleri ve valileri kapsayan kararname hazırlandığına dair herhangi bir duyumu olmadığını belirten Atalay, kararnamenin idari tasarruf olduğunu, göreve başlayan her İçişleri Bakanının kendi ekibiyle çalışmak için bu tasarrufu kullanabileceğini kaydetti. Valilerin üçlü kararnameyle değil, Bakanlar Kurulu kararıyla atandığını anımsatan Atalay, "Öyle bir şey gündemimize gelmedi." dedi.

"2 BİN KİŞİLİK İSTİHBARAT RAPORU DOĞRU DEĞİL"

Beşir Atalay, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu'nun "2 bin kişilik istihbarat raporu Başbakan'a sunuldu" sözlerini de değerlendirerek, "Buraya gelmeden Burhan Hoca ile telefonla da görüştüm. O da üzgün, 'yanlış bilgilendirme olmuş' diyor" diye konuştu.

"BÖYLE BİR ŞEY ASLA SÖZ KONUSU DEĞİL"

Bu konunun yazılı basında fazla vurgu kazandığına işaret eden Atalay, "Bunlar spekülatif şeyler, bizim bildiğimiz böyle bir şey yok, olamaz da zaten. Böyle bir şey asla söz konusu değil, bunu burada en keskin dille, ifadeyle... Tamamen spekülatif bir haber" ifadelerini kullandı. Atalay, Burhan Kuzu'nun, o sözlerinin yanlış aksedildiğini, daha sonra yaptığı açıklamanın da geri planda kaldığını söyledi.

"YOLSUZLUĞUN ZERRESİNE MÜSADE ETMEYİZ"

Son günlerde yaşanan olayların üzücü ve demokratik bir ülkede yaşanmaması gereken olaylar olduğunu vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:

"Bu konularda serin kanlı tutum içindeyiz. Bunu başta Başbakanımız olmak üzere, Cumhurbaşkanımız yeni yıl mesajında çok önemli vurgular vardı. Devletin, toplumun bütün kesimleri bu konularda önemli hassasiyet dile getirdiler. Bizim, 11 yıllık hükümet dönemimiz hep daha fazla demokrasi vurgusuyla geçti, yolsuzlukla, kapalı yapılarla mücadele, özellikle mafya görüntüleriyle mücadele. Türkiye, bugün o görüntülerden temizlendi, bir zamanlar gazete manşetlerine çıkardı mafya liderlerinin beyanları. Organize suçlarla ciddi mücadelemiz oldu, yolsuzluğun zerresine müsaade etmeyiz, etmedik. Eğer böyle bir şey varsa, kim olursa olsun bu konuda sonuna kadar gidilir, kararlılığımız bu hükümet olarak, bunun sonuna kadar gidilecek. Bütün diğer değerlendirmeler, eğer yolsuzluk boyutunda bir şey varsa onları örtbas etme asla değildir, olamaz.

Burada olup bitenler, operasyonun yürüdüğü süreç, sonrası açıklamalar, devletin içinde belli bir yapılanma; gerek emniyette gerek yargıda bunların varlığını da işbirliğini de ortaya çıkarmış oldu. O yönden olumlu da bakılabilir. Toplumumuzun bu konulara bakışı, kişilerle, gruplarla, cemaatlerle, hükümetle ilgili toplumda çok geniş tartışmalar, değerlendirmeler var. Daha fazla şeffaflaşma da sağlanmış oldu."

"HER ŞEY HUKUKUN İÇİNDE YÜRÜYECEK"

Beşir Atalay, yolsuzluklarla ilgili konular üzerinde hassasiyetle duracaklarını, demokratikleşmeye hassasiyetlerinin artacağını dile getirerek, Avrupa Birliğinin de bu sürecin başka bir boyutu olacağını kaydetti.

Yargıda, dinlemede, emniyette ve başka yerlerde yanlışlıklar varsa objektif, açık ve hukuk içinde gerekenin yapılacağına işaret ederek, "Cadı avı gibi bir şey, asla kim tarafından olursa olsun öyle bir şey olmaz. Her şey hukukun içinde yürüyecek. Millete güven verilecek, millet bilecek neyin, niçin olduğunu. Bu manada herkes emin olsun" diye konuştu.

"KENDİMİZİ ANALİZ EDİYORUZ"

Hükümet olarak yaşananlardan büyük tecrübeler de edindiklerini, 2014 yılına çok iyi, olumlu baktıklarını vurgulayan Atalay, "Hükümet olarak şu günlerde çok daha hem kendimize dönük hem bütün çalışmalara dönük analizler içindeyiz" ifadelerini kullandı.

"GENEL AF GÜNDEMİMİZDE YOK"

Atalay, "Hükümetin gündeminde çözüm sürecini, Ergenekon ile Balyoz davalarını kapsayacak genel bir af olup olmadığı" sorusuna da şöyle yanıt verdi:

"Genel af bizim gündemimizde yok, ama biliyorsunuz tutuklukla ilgili bizim tutumumuz var. Haksız yere uzun tutukluluklara biz karşıyız. Yargının hızlı işlemesi için tedbirler aldık, temyiz kısmında yeni daireler oluşturuldu, sebebi çok gecikmeler vardı. Yargı hızlı işlesin kararını versin, eğer karar gecikiyorsa, somut delillerle sorunlar varsa kararı geciktiren, uzun tutukluluk olmasın. Orada hükümet olarak bir tavrımız var. O konuda düzenleme yaptık, 4. Yargı Paketinde. Hakimler tutuklulukta daha tedbirli olmak, daha dikkatli olmak, insanları haksız yere uzun süre tutuklulukta bırakmamak esas politika.

"ÇÖZÜM SÜRECİ SAĞLIKLI YÜRÜYOR"

Biz, hiç 'genel af' sözünü ifade etmedik, kullanmadık. Ama şunu da hep ifade ettik; Çözüm süreci sağlıklı yürüyor, çözüm sürecinin sonunda mutlaka her ülkede, her örnekte örgüt mensuplarının gelecekleriyle ilgili düzenlemeler yapılır. Bunlar kademe kademe suça karışmamış olanlar, daha üst kademeler vesaire farklı değerlendirilir. Bunların eve dönüşü, rehabilitasyonuyla ilgili, bundan sonraki hayatlarıyla ilgili düzenlemeler yapmak durumundasınız. Çözüm süreci sonunda mutlaka bu konu gelecektir, belki 'af' diye tartışılan veya gündeme gelen şeyler böyle de anlaşılabilir, bu bir af değil, ama eve dönüşleri... Eve dönüşleri kolaylaştıran şimdi de 221. madde var ceza kanununda. Örgüt mensupları eğer suça karışmamışsa gelip teslim oluyor, buna benzer düzenlemeler..."

"DÜZENLEMELER ÖCALAN'I KAPSAR MI?"

Atalay, "Örgüt üyelerinin tamamıyla ilgili, kadrolarla ilgili düzenleme yapılıyor mu? Öcalan'ı kapsar mı, örgütün üst düzey yöneticileri de olacak mı?" sorusuna da "O verilmiş bir yargı kararıdır, şu anda orada bir şey söz konusu olmaz" yanıtını verdi.

Çözüm sürecinde en önemli aktörün Abdullah Öcalan olup olmadığı sorusu üzerine de Atalay, "Çözüm sürecinin önemli ayağı, MİT Müsteşarımız orayla görüşür. İkinci ayağı siyasi ayaktır, BDP'dir, onunla Adalet Bakanımız daha çok görüşür, gerektiğinde beraber görüşürüz. Kuzey Irak bu olayın daima içinde, çünkü örgütün üstendiği yer. Bu konular her yerde çok vakit almıştır, kökü derinlerde olan konulardır, onun için sabırlı ve dikkatli çalışmalar yürütmek gerekiyor. Provokatif tutumlara karşı süreci koparmamak en önemlisi, süreç yürüyor, orada bir tereddüt yok. Bazı şeyler zaman alabilir, ama inşallah bu sorun çözülecek, o umut içindeyiz" ifadelerini kullandı.

Beşir Atalay, çözüm süreci başlarken nihai hedefin terörün bitmesi olduğunu, bunun bir yıldır sağlandığını, daha sonra silahların bırakılması ve son olarak da örgüt mensuplarının geleceğiyle ilgili düzenlemeler olduğunu anlatarak, bunların hepsinin birlikte yürüdüğünü, bazen zamansal gecikmeler olduğunu ve ilk hedeflerinin dışında çözüm süreciyle ilgili başka bir beklenti içinde olmadıklarını kaydetti.

"2014 ÇOK HAREKETLİ BİR YIL OLACAK"

Atalay, 2013 yılının en önemli 3 olayı olarak da kendi yürüttüğü çözüm sürecini gördüğünü belirterek, "Canlar kaybolmadı, şehitler gelmedi, böyle bir yılı bitirdik. Benim için en önemli olay odur. Yatırımlar, Gezi olayları gibi toplumsal olaylar sıralanabilir" dedi.

2014 yılında beklenen önemli olaylara ilişkin de yapılacak iki seçimi ve ilk defa halk tarafından seçilecek cumhurbaşkanını gösteren Atalay, "Özellikle 2014 çok hareketli bir yıl. Önce yerel seçim, sonra cumhurbaşkanlığı seçimi, cumhurbaşkanı adayımız kim olacak? Ondan sonra partimizle ilgili gelişmeler... Bu yıl siyasi gündemimiz çok yoğun. Ekonomik istikrar çok önemli, bütün bu süreç içinde ekonomimizde en küçük bir dengesizlik olmaması gerekiyor, o konuda hassasiyetimiz çok büyük" diye konuştu.

İstanbul merkezli operasyon sonrasında yapılan anket olup olmadığı ve anketlerden çıkan sonuçların sorulması üzerine de Atalay, "Aralık ayı gündem araştırmaları çıktı, iki tane elimizde. Öncekilere göre değişen bir şey yok, önceki trend devam ediyor. Biz hep yüzde 50'nin üzerinde bir yerdeyiz, iki araştırmada da aynı yerlerdeyiz. Kendi oy tabanımızda, toplumsal desteğimizde büyük bir değişiklik görmüyoruz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Beşir Atalay Burhan Kuzu'yu Yalanladı: Öyle Bir Liste Yok - Son Dakika


Advertisement