Çavuşoğlu: 'Uçuşa Yasak Bölge Tek Başına NATO'nun İşi Değil, BM'nin Karar Alması Gerekiyor' - Son Dakika
Son Dakika Logo

Çavuşoğlu: 'Uçuşa Yasak Bölge Tek Başına NATO'nun İşi Değil, BM'nin Karar Alması Gerekiyor'

09.09.2016 20:07

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cerablus operasyonunun başarılı olmasının Rakka ve Musul'daki yerel güçlerin de cesaretini artırdığını belirterek "Bu koalisyon içindeki ülkeler de biraz destek verince ÖSO'nun, ılımlı muhalefetin ne yapabileceğini daha iyi gördük. Daha iyi bir stratejiyle koalisyon ülkeleriyle birlikte havadan da destek vererek hem Musul hem de Rakka operasyonu, arazide de özel kuvvetlerimiz yerel güçlere destek verirse başarılı olabilir, DAEŞ buralardan temizlenir." dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cerablus operasyonunun başarılı olmasının Rakka ve Musul'daki yerel güçlerin de cesaretini artırdığını belirterek "Bu koalisyon içindeki ülkeler de biraz destek verince ÖSO'nun, ılımlı muhalefetin ne yapabileceğini daha iyi gördük. Daha iyi bir stratejiyle koalisyon ülkeleriyle birlikte havadan da destek vererek hem Musul hem de Rakka operasyonu, arazide de özel kuvvetlerimiz yerel güçlere destek verirse başarılı olabilir, DAEŞ buralardan temizlenir." dedi.

Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile Resmi Konut'ta ikili görüşmelerinin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında 15 Temmuz gecesinin ilk saatlerinde kendisini arayarak desteğini sunduğu için teşekkür etti.

Stoltenberg'in telefon görüşmelerinin hemen arkasından da çok güçlü bir açıklama yaptığını ifade eden Çavuşoğlu, "Bu açıklama gerçekten güçlüydü. Bazı diğer ülkelerin açıklamaları cılız olduğu ya da suya sabuna dokunmadıkları için değil, açıklamanın kendisi gerçekten Türk demokrasisine, halkına ve demokratik seçimle gelmiş cumhurbaşkanı ve hükümete güçlü destek verdiği için ön plana çıktı." diye konuştu.

Cılız açıklamaların daha sonra eleştiriye de döndüğünü, hatta bazılarının Türkiye'nin NATO üyeliğini sorgulayacak noktaya geldiğini anlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Tam bu süreçte de 10 Ağustos'ta Stoltenberg'in sözcüsünün yaptığı açıklama takdire şayandı. NATO sadece askeri bir ittifak değildir, hukuku, demokrasiyi ve insan haklarını savunan bir kuruluştur. İşte bu anlayışla Türkiye'de demokrasiye sahip çıktı. İşte bu anlayışla NATO ile birlikte birçok bölgede istikrarı, demokrasiyi korumak için mücadele ediyoruz."

"NATO ile işbirliği sürecek"

Afganistan, kaçak göçle mücadele ve Ege Denizi'nde insanların ölümünü engelleme konularında işbirliğinin süreceğini dile getiren Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Diğer taraftan NATO'nun özellikle Türk hava savunma sisteminin güçlendirilmesi konusunda kararları var, bunların uygulanması için Genel Sekreter'in çabalarını takdir ediyoruz. Aynı şekilde NATO'nun doğu kanadı ve güneyi için Karadeniz Bölgesindeki NATO'nun faaliyetlerinin aksamadan yürümesi için Türkiye olarak bugüne kadar yaptığımız katkıları artırarak devam ettireceğiz.

Mayıs ayında Brüksel'de ve Varşova zirvesinde NATO'nun özellikle terörle mücadele eden ülkelerde yerel güçleri eğitip donatması konusunda inisiyatif alması konusunda karar aldık. Libya, Suriye, Irak'ta bu tür çabaların, faaliyetlerin terörle mücadelede de önemli katkısı olacaktır. PKK dahil DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadelede NATO'nun daha aktif rol almasını biz destekliyoruz. Biz, Türkiye olarak NATO'nun genişlemesinden yanayız ve Karadağ'ın üyeliği için Türkiye'deki gerekli işlemleri tamamladık. Diğer aday ülkelerin üyelik sürecinin de hızlandırılması gerektiğini düşünüyoruz."

Bakan Çavuşoğlu, 2017'de yapılacak bir ara zirvenin ardından NATO'nun bir sonraki zirvesini Türkiye'de gerçekleştirmek istediklerini Varşova'ya bildirdiklerini aktardı.

Sorular

Bakan Çavuşoğlu, Rakka'da yürütülen operasyona ilişkin bir soru üzerine Rakka, Musul, Suriye ve yönetimde zorluk çeken hükümetlerin olduğu ülkelerde DAEŞ ve terör örgütlerine karşı yerel güçlerin eğitilmesi ve donatılmasının çok önem arz ettiğini anlattı.

DAEŞ'e ya da teröre karşı operasyondan sonra bu şehirlerin güvenliğinin korunması bakımından da yerel güçlerin önemli olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, Cerablus ve bölgesini kurtaran güçlerin de aslında o bölgenin insanları olduğunu ve orada hayatın normale dönmeye başladığını, Türkiye'den de dönüşün başladığını hatırlattı.

Çavuşoğlu, "Münbiç Cebi tamamen DAEŞ'ten temizlendikten sonra 'de facto' oluşan güvenli bölge, uçuşa yasak bölge ile de desteklenebilirse gönüllü şekilde birçok göçmen kendi topraklarına dönme imkanı bulacaktır. Elbette hiç kimse oralara dönmesi için zorlanamaz. Gönüllülük esası çok önemli." dedi.

Musul'da Maliki'nin oluşturduğu Şii güçlerin yerine yerel güçler olsaydı kenti DAEŞ'e teslim etmeyeceklerini söyleyen Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Şimdi Cerablus operasyonunun başarılı olması Rakka'daki ve Musul'daki yerel güçlerin de cesaretini artırdı. Bu koalisyon içindeki ülkeler de biraz destek verince ÖSO'nun, ılımlı muhalefetin ne yapabileceğini daha iyi gördük. Daha iyi bir stratejiyle koalisyon ülkeleriyle birlikte havadan da destek vererek, hem Musul hem de Rakka operasyonu arazide de özel kuvvetlerimiz yerel güçlere destek verirse başarılı olabilir, DAEŞ buralardan temizlenir.

Yerel güçlerin özellikle PYD-PKK terör örgütleri gibi kendi ajandalarına hizmet etmemesi gerekiyor ki bu zaten mümkün değil. İnsanları göçe zorlamak yerine orada yaşayan ve yaşayacak olanların güvenliğini tesis etmek gerekiyor. Uçuşa yasak bölge tek başına NATO'nun işi değil, BM'nin karar alması gerekiyor."

Alman milletvekillerinin İncirlik'e ziyareti

Alman milletvekillerinin İncirlik'i ziyaretine ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Çavuşoğlu, 1915 olaylarıyla ilgili aldıkları "saçma karar" nedeniyle komisyon üyelerinin yapmak istedikleri ziyareti engellediklerini hatırlattı. Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Alman hükümetinin kendilerine başvurması üzerine hükümet olarak bu karara bir mesafe koyarlarsa ve bunun ülke olarak bir bağlayıcılığı olmadığını söylerlerse buna izin verebileceklerini söylediklerini aktaran Çavuşoğlu, ardından Alman hükümetinin tüm dünyaya örnek olabilecek bir açıklama yaptığını ve soykırımın siyasi değil hukuki bir terim olduğunu vurguladığına dikkati çekti.

Mevlüt Çavuşoğlu, bu açıklamanın kendilerini tatmin etmesinin ardından yeni bir talepten sonra Ekim başında gelecek komisyon üyelerine izin verdiklerini Alman hükümetine bildirdiklerini kaydetti.

.............................................................................................................................................................................................................................................................

Çavuşoğlu- Stoltenberg ortak basın toplantısı

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg:

"Eğer darbe girişimi başarılı olsaydı bu sadece Türkiye için değil, tüm NATO için bir felaket olacaktı. Üye ülkelerimizden herhangi birinde demokrasiye yapılan her saldırı müttefiklerimizin temeline yapılmış bir saldırıdır"

"Bir ulusal meclisi milletvekilleri oradayken bombalamaya çalışmak sadece masum insanlara yönelik bir saldırı değil, aynı zamanda demokrasinin en güçlü sembollerinden ve kurumlarından biri olan meclise yönelik bir saldırıdır"

"DAEŞ'le ve diğer terör örgütleriyle mücadele için attığınız adımları da memnuniyetle karşılıyorum. Çünkü uluslararası terörle mücadelede birlikte hareket etmek zorundayız"

"Suriye'de durum karışık, fakat buna seyirci kalma lüksümüz de yok"

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişimine ilişkin, "Eğer bu darbe girişimi başarılı olsaydı bu sadece Türkiye için değil, tüm NATO için bir felaket olacaktı. Üye ülkelerimizden herhangi birinde demokrasiye yapılan her saldırı müttefiklerimizin temeline yapılmış bir saldırıdır." dedi.

Stoltenberg, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Dışişleri Bakanlığı Resmi Konutu'nda düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, Çavuşoğlu'yla yeniden bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İki taraf olarak güçlü bir ortaklık, iyi bir iş birliği ve dostluk geliştirmiş olduk." ifadesini kullandı.

NATO Genel Sekreterliği görevini üstlendiğinde ziyaret ettiği ilk ülkelerden birinin Türkiye olduğunu ve Ankara'ya yaptığı bu ziyaretin beşinci ziyaret olduğunu aktaran Stoltenberg, "Türkiye'ye bir çok ziyaret yapmış olmam, Türkiye'nin NATO birliği içinde merkez rol oynadığının bir göstergesidir." diye konuştu.

"Darbe girişimi başarılı olsaydı NATO için de felaket olurdu"

Türkiye'nin stratejik bir konuma sahip olduğunu ve bir çok farklı noktadan, Karadeniz'den, güney sınırından, Suriye'den ve Irak'tan farklı zorluklarla karşılaştığını belirten Jens Stoltenberg, "Türkiye, NATO'nun güçlü ve çok değerli bir ülkesidir ve öyle kalacaktır. Demokratik, güçlü ve istikrarlı bir Türkiye bizim ortak güvenliğimiz için önemlidir. Bu yüzden, darbe girişimi sadece Türkiye ve demokrasiniz için değil, aynı zamanda NATO'nun üzerine inşa edildiği temel değerlerine karşıdır." değerlendirmesinde bulundu.

FETÖ'nün darbe girişiminin hemen ardından hem Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile, hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la darbe girişimini kınadığını ve Türk halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade eden görüşmeler gerçekleştirdiğini söyleyen Stoltenberg, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer bu darbe girişimi başarılı olsaydı bu sadece Türkiye için değil, tüm NATO için bir felaket olacaktı. Üye ülkelerimizden herhangi birinde demokrasiye yapılan her saldırı müttefiklerimizin temeline yapılmış bir saldırıdır. Hayati tehlikeyi göze alarak sokağa dökülen ve demokrasiyi korumaya çalışan Türk halkının cesaretini takdir ediyorum. Bu trajik gecede hayatını kaybeden masumlar için taziye dileklerimi sunuyorum."

Ziyareti kapsamında darbe girişimi sırasında saldırıya uğrayan TBMM'yi ziyaret ettiğini ve hava saldırılarının etkilerinin yol açtığı hasarı görmenin son derece dokunaklı olduğunu vurgulayan Stoltenberg, "Bir ulusal meclisi, milletvekilleri oradayken bombalamaya çalışmak sadece masum insanlara yönelik bir saldırı değil, aynı zamanda demokrasinin en güçlü sembollerinden ve kurumlarından biri olan meclise yönelik bir saldırıdır." dedi.

Stoltenberg, darbe girişimine ilişkin yasal sürecin işlemesi ve faillerin hukuka teslim edilmesi gerektiğinin altını çizerek, Bakan Çavuşoğlu'na hitaben, "Hem sizin hem de Türkiye'deki diğer liderlerin bu sürecin Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleriyle uyum içinde yürütüleceğini ifade etmeniz beni son derece memnun etti. Türkiye'nin, birliğimizin merkezinde olan hukukun üstünlüğü ve demokratik değerlere bağlılık taahhüdünü sürdüreceğine eminim." ifadesini kullandı.

Türkiye'ye, bir çok NATO operasyonuna ve faaliyetine sunduğu katkıdan dolayı teşekkür eden Stoltenberg, "Uluslararası terörizmle mücadele çabalarımıza katkı sağlıyorsunuz, bunu Afganistan'da gerçekleştiriyorsunuz. Ayrıca DAEŞ'le ve diğer terör örgütleriyle mücadele için attığınız adımları da memnuniyetle karşılıyorum. Çünkü uluslararası terörle mücadelede birlikte hareket etmek zorundayız." diye konuştu.

Stoltenberg, NATO'nun Ege Denizi'nde göçmen kaçakçılığını engellemeye yönelik çabalarına destek verdiği için de Türkiye'ye teşekkür ederek, "Sizin NATO'nun yanında durduğunuz gibi, NATO da Türkiye'nin yanındadır. Türkiye'deki askeri varlığımızı daha fazla hava ve deniz unsurlarıyla ve füze savunma sistemleriyle artırdık." dedi.

Stoltenberg, Türkiye ve NATO ortaklığını güçlü bir şekilde sürdürmek arzusunda olduğunu belirterek, kasımda da Türkiye'ye bir ziyarette bulunacağını söyledi.

"Suriye'deki duruma seyirci kalamayız"

Suriye'deki yerel güçlerin eğitimine ve son duruma ilişkin bir soruya Stoltenberg, "NATO terörle mücadelede tek başına yeterli olamaz. Polis, istihbarat ve başka sivil kurumların da devreye girmesi gerek." yanıtını verdi.

NATO'nun Afganistan'da tarihinin en büyük operasyonunu yürüttüğünü hatırlatan Stoltenberg, bu sayede Afganistan'ın uluslararası terörizm için artık "güvenli bir liman" olmadığını vurguladı.

Stoltenberg ayrıca, NATO'nun güçlü bir Afgan milli ordusu kurulması konusunda da başarılı olduğunun altını çizdi.

NATO'nun Iraklı subayları da eğitmeye başladığını anımsatan Stoltenberg, bunun DAEŞ ile mücadeleye ve Irak'ın istikrarına katkı sağladığını dile getirdi.

NATO'nun Ürdün ve Tunus gibi bölgelerin istikrarını koruyan ülkelerle birlikte çalıştığına dikkati çeken NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, bu ülkelerin istikrarlıyken desteklenmesinin önemli olduğunu ifade etti.

"Uzun vadede, NATO kuvvetlerini bir bölgeye göndermenin yerine, yerel güçleri eğitmek daha doğru bir stratejidir." diyen Stoltenberg, NATO müttefiklerinin Suriye'de yapılan çalışmaları, DAEŞ'e karşı yürütülen mücadeleyi desteklediğini ve bunun zor bir süreç olduğunu aktararak, "Suriye'de durum karışık, fakat buna seyirci kalma lüksümüz de yok." dedi.

Stoltenberg, NATO'nun Türkiye'deki mevcudiyetini artırarak, önemli bir müttefikini saldırılara karşı korumaya çalıştığını söyledi.

Alman parlamenterlerin İncirlik'i ziyaret etme taleplerini değerlendiren Stoltenberg, Türkiye ile Almanya arasında bazı sorunlara yol açan bu konunun çözülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Stoltenberg, tüm çabaların DAEŞ ile mücadeleye odaklanması gerektiğini kaydetti.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Çavuşoğlu: 'Uçuşa Yasak Bölge Tek Başına NATO'nun İşi Değil, BM'nin Karar Alması Gerekiyor' - Son Dakika


Advertisement