DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2 - Son Dakika
Son Dakika Logo

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

25.06.2019 12:14

21- ABD BAŞKONSOLOSLUĞU ÇALIŞANI CANTÜRK'ÜN EV HAPSİ KALDIRILDI (1)Özden ATİK - İstanbul DHA - ABD İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Nazmi Mete Cantürk'ün ev hapsi kaldırıldı.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

1- ABD BAŞKONSOLOSLUĞU ÇALIŞANI CANTÜRK'ÜN EV HAPSİ KALDIRILDI (1)

Özden ATİK - İstanbul DHA  - ABD İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Nazmi Mete Cantürk'ün ev hapsi kaldırıldı.
ABD Başkonsolosluğu'nda güvenlik görevlisi olarak çalışan Nazmi Mete Cantürk, "Silahlı terör örgütüne üye olma" gerekçesiyle ev hapsinde tutuluyordu. Cantürk'ün eşi Sevim Cantürk ve kızı Kevser İrem Cantürk'ün ise "adli kontrol" uygulanıyordu.
Nazmi Mete Cantürk, eşi ve kızı bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Nazmi Mete Cantürk'ün ev hapsinin kaldırılmasına karar verdi. Sevim Cantürk ile kızı Kevser İrem Cantürk'ün ise adli kontrol şartı kaldırıldı. Cantürk, eşi ve kızının yurtdışı yasaklarının devamına karar verilirken duruşla 2 Ekim'e ertelendi.

Görüntü Dökümü:
------
-Cantürk'ün görüntüsü
25.06.2019 - 11.52 Haber Kodu : 190625056

========================================

2-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: SAĞLAM TEMELLERE OTURAN DEMOKRASİMİZ YİNE KAZANMIŞTIR.

İstanbul DHA - CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "23 Haziran Pazar günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçim sonuçlarının öncelikle İstanbulumuz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli irade bir kez daha tecelli etmiş, sağlam temellere oturan demokrasimiz yine kazanmıştır" dedi.
AK Parti tarafından gazetelere verilen ilanla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajı paylaşıldı.
Erdoğan'ın 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini içeren mesajı şu şekilde:

"DAHA İYİYE VE DAHA GÜZELE ULAŞMANIN GAYRETİ İÇİNDE OLDUK"
"Aziz İstanbullular yol ve dava arkadaşlarım,
Bizim AK Parti olarak temel prensibimiz hakka hizmet eder gibi hiçbir ayrım yapmadan, insanımıza hizmet etmek, gönülden gönüle köprüler kurarak gönülleri kazanmayı bilmek olmuştur. İşte bu yüzden halkımıza hizmetle şereflendiğimiz günden bugüne asla yılmadan ve asla yorulmadan hep daha iyiye ve daha güzele ulaşmanın gayreti içinde olduk. Asla yorulmadan hep daha iyiye ve daha güzele ulaşmanın gayreti içinde olduk. Milletimize zulmedenlerin, onu küçük görenlerin, milli iradeyi yok sayanların karşısında dimdik durduk.
Şükürler olsun ki aziz milletimiz bize olan güvenini ve takdirini hiç esirgemedi. Bizim için her seçim, aziz milletimize hesap verdiğimiz bir imtihandır ve milletimizin iradesi her zaman, herşeyin üstündedir"

"BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE 2023 HEDEFLERİMİZE YÜRÜYECEĞİZ"
"23 Haziran Pazar günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçim sonuçlarının öncelikle İstanbulumuz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli irade bir kez daha tecelli etmiş, sağlam temellere oturan demokrasimiz yine kazanmıştır.
AK Parti olarak bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de demokrasiden hukukun üstünlüğünden, ülkemizin barış, refah ve istikrarından taviz vermeden cumhur ittifakının ilkeleri çerçevesinde, birlik ve beraberlik içinde 2023 hedeflerimize yürüyeceğiz. Bugün yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Birlikte yürünecek daha çok yolumuz, bu eşsiz vatanı ve aziz İstanbul'u taşıyacak daha çok hedefimiz var"

"MİLLİ İRADENİN YANINDA VE MİLLİ İRADENİN EMRİNDE OLACAĞIZ"
"Bu vesileyle seçim çalışmaları sırasında bizden desteğini esirgemeyen Milliyetçi Harekat Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve MHP'li kardeşlerimize, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, AK Parti teşkilatlarına, sahada seçim çalışmalarımıza emeğiyle katkı sunan tüm kardeşlerimize, anadolunun dört bir yanından tatilini yarım bırakarak oy kullanmak için gelen ve oy kullanarak vatandaşlık görevini yerine getiren tüm İstanbul seçmenine en kalbi duygularımla teşekkür ediyorum. Dün olduğu gibi yarın da milli iradenin yanında ve milli iradenin emrinde olacağız"

=======================================

3-GEZİ PARKI EYLEMLERİNE İLİŞKİN DAVADA SANIKLAR SAVUNMA YAPIYOR

Serpil KIRKESER/ İstanbul DHA - GEZİ Parkı eylemlerine ilişkin işadamı Osman Kavala, Can Dündar, Ayşe Mücella Yapıcı ve Memet Ali Alabora'nın da aralarında bulunduğu 2'si tutuklu 16 sanık hakkında açılan davanın ikinci duruşması başladı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi'nin karşısında bulunan duruşma salonunda görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu ile 7 tutuksuz sanık katıldı. Öte yandan çok sayıda izleyici de duruşmaya katıldı. Duruşma sanık Şerafettin Can Atalay'ın savunmasını  yapması ile devam ediyor.

İDDİANAME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede,    Osman Kavala, Ali Hakan Altınay,Ayşe Mücella Yapıcı, Ayşe Pınar Alabora,  Can Dündar, Çiğdem Mater Utku, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu,  İnanç Ekmekci,  Memet Ali Alabora,  Mine Özerden,  Şerafettin Can Atalay,  Tayfun Kahraman,  Yiğit Aksakoğlu ve  Yiğit Ali Ekmekçi "şüpheli" olarak yer alıyor.

SUÇLAMALAR
16 şüphelinin işlediği iddia edilen suçlar ise şöyle:  Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs",  "Mala zarar verme", "Nitelikli mala zarar verme", "Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi", "İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme", "6136 sayılı yasaya muhalefet", "Nitelikli yağma", "Nitelikli yaralama" ve "2863 sayılı yasaya muhalefet".  Öte yandan  Memet Ali Alabora, Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan ve Hanzade Hikmet Germiyanoğlu hakkında yakalama kararı bulunuyor.

===================================

(ÖZEL)
4-ÜSKÜDAR'DA TAKLA ATAN ARAÇ KALDIRIMA DÜŞTÜ, YAYALAR SON ANDA KURTULDU

*Çengelköy'de ölümün eşiğinden dönülen kaza kamerada.
*Sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil takla atarak, kaldırıma düştü.
*Kaldırımda yürüyen 2 kişi takla atan otomobilin altında kalmaktan son anda kurtuldu.

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN-Alper KORKMAZ/İSTANBUL,
Üsküdar'da direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü park halindeki araca çarptıktan takla atarak, kaldırıma düştü. Kaldırımda yürüyenlerin ölümden döndüğü o anlar güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Kaza, Pazar akşamı Çengelköy'de meydana geldi. İddialara göre caddede seyir halinde ilerleyen ve içinde 2 kişinin olduğu otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda kontrolden çıkarak, park halindeki bir araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle havada ters dönen otomobil kaldırımdaki ağaca çarparak, durabildi. Kaza anında kaldırımda yürüyenler, ölümün eşiğinden döndü.

YANAN OTOMOBİLDEKİLER İÇİN SEFERBER OLDULAR
Kaza sonrası otomobilden alevler yükselmeye başladı. Çevredekiler hemen araçtakilerin yardımına koştu. Vatandaşlar ters dönen aracın kapısını açmaya çalıştı fakat başarılı olamadı. Bu sırada araçta bulunan biri kadın 2 kişi kendi imkanlarıyla araçtan çıkmayı başardı. Vatandaşlar yangın söndürme tüpleriyle otomobildeki alevlere müdahale etti.

KALDIRIMDA YÜRÜYENLER ÖLÜMDEN DÖNDÜ
Kaza sırasında kaldırımda yürüyenler facianın eşiğinden döndü. Aracın park halindeki bir araca çarptıktan sonra havalanarak kaldırıma doğru geldiği sırada kaldırımda yürüyen iki kişi ölümden döndü. Gençlerden biri aracın altında kalmaktan son anda kurtulurken, ayağına gelen bir kaya parçasıyla yaralandı.

DEHŞET ANLARI KAMERADA
Kaza bir işyerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde caddede ilerleyen otomobil, park halindeki bir araca çarptıktan sonra havalanarak, ters dönüyor. Kaldırıma çıkan araç, ağaca çarparak, durabiliyor. Bu sırada kaldırımda yürüyen 2 kişi otomobilin altında kalmaktan son anda kurtuluyor. Yanmaya başlayan araçtakilere çevredeki vatandaşlar yardım etmeye çalışıyor. Araçtakiler kendi imkanlarıyla araçta çıkarken, bir kişi otomobilden çıkan alevleri söndürmeye çalışıyor.

Görüntü Dökümü:
(GÜVENLİK KAMERASI)
-Aracın park halindeki araca çarpması
-Havalanan aracın ters dönerek yanmaya başlaması
-Kaldırımda yürüyenlerden görüntü
-Bir yayanın son anda kurtulması
-Yere düşmesi
-Yanında yürüyen kişinin yardım ederek uzaklaştırması
-Aracın yanmaya başlaması
-Vatandaşların yardıma koşması
-Araçtakilerin dışarı çıkması
-Aracın döndürülmesi
(AKTÜEL)
-Caddeden görüntü
-Yerdeki kırılan kaldırım taşları
-Vatandaşlar ile röp
-Genel ve detay görüntüler
25.06.2019 -09.50  Haber Kodu : 190625015

=================================

5-BAHÇELİEVLER'DE TARTIŞMA SONRASI SİNİRLE GAZA BASAN SÜRÜCÜ ARAÇLARA ÇARPIP TAKLA ATTI

İstanbul DHA - Bahçelievler'de yol verme tartışması sonrası sinirle gaza basan sürücü otomobillere çarparak takla attı. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Bahçelievler Kocasinan Mahallesi'ndeki kaza  geçtiğimiz cumartesi günü akşam saatlerinde meydana geldi. Sokağa girmek isteyen sürücü ile sokaktan çıkan sürücü karşı karşıya geldi. Bir süre sonra geri manevra yaparak sokaktaki araca yol veren sürücü, yanından geçen aracın sürücüsü ile tartışma yaşadı. Tartışmanın ardından sinirlenen sürücü, hızla gaza basınca direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan otomobil park halindeki iki araca çarptıktan sonra takla attı. Kaza sonrası araçtaki 3 kişinin yardımına çevredekiler koştu. Ters dönen araçtakiler çevredekilerin yardımıyla çıkarıldı. Güvenlik kamerasına yansıyan kazada ölen yada yaralanan olmadı.

Görüntü Dökümü;:
------------
-Kaza anı

=====================================================

(ÖZEL)
6- KILIÇTEPE: TÜRKİYE'DE HER YIL 250 BİN KİŞİ UYUŞTURUCU TEDAVİSİ GÖRÜYOR

- UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE GÜNÜNDE UYUŞTURUCU BASKINLARI KAMERADA

Haber-Kamera: Çağatay KENARLI-Ozan URAL-Ertan KILIÇ/İSTANBUL,-Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Daire Başkanlığında uzun yıllar görev yapan emekli Emniyet Müdürü Bülent Kılıçtepe, Türkiye'de yılda yaklaşık 250 bin kişinin uyuşturucu tedavisi gördüğünü belirterek, uyuşturucuyla mücadelede ailelere ve medyaya önemli görevler düştüğünü söyledi.
Birleşmiş Milletler (BM)  Genel Kurulu 1987 yılında, uyuşturucu kullanılmayan sağlıklı bir toplum hedefine ulaşmak, uyuşturucu ile mücadele konusunda uluslararası alanda eylem ve işbirliğini güçlendirmek amacıyla 26 Haziran tarihini "Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü" olarak kabul etti. Demirören Haber Ajansı'na bu güne özel açıklamalarda bulunan Bülent Kılıçtepe, "Çocuklarınıza itimat edin ama denetleyin. Uyumayalım, uyuşturulmayalım" dedi.
Medyaya da önemli görevler düştüğünü anlatan Kılıçtepe, "Haberlerde  uyuşturucu satıcılarına 'baron' deniliyor. Baronluk Avrupa'da kontluk ve şövalyelik arasında güzel bir makam.  Biz 'baron' diyerek zehir tüccarlarına güzel bir rütbe veriyoruz" dedi.  Kılıçtepe, "Bu tür haberleri yaparken yakalanan malların değerlini yazmak yerine, yakalanan kişinin kaç sene ile yargılanacağını, mallarına el konulacağını yazarsak caydırıcı olur" diye konuştu.
"Uyuşturucu kullanımı genelde merakla başlıyor" diyen Bülent Kılıçtepe, " Ondan sonra bunun deneme safhası gelir, ardından yarı bağımlı, sonrasında ise tam bağımlı hale gelirsiniz. Herkes her an bu işe bulaşabilir. Bizim yaşımızdakiler olmayabilir, çocuklarımızı torunlarımızı bu tehlike bekliyor. Kullanılan istatistiklerde her yıl yapılan tedaviler, tedavi görenler yaklaşık 250 bin kişi civarında, bunun 13 bini yatarak tedavi olmuştur. Bu tedavilerin artması tedavilerden sonra kanın temizlense bile tekrar uyuşturucuya başlama konusu Türkiye'nin esas problemidir" dedi.

UYUŞTURUCUYU AİLEDE EN SON BABALAR DUYAR
Her ailenin yakınından çocuklarından, her kurumun çalışanlarından, her devletin vatandaşından, her okulun talebesinden mesul olduğuna dikkat çeken Kılıçtepe, "Kimse 'Ben bundan mesul değilim kendimi dışarıda tutayım' diyemez. Derse; emin olun ki bu bir yangın gibi, mahalleye girdiği zaman kullanan öbürüne bulaştırıyor" şeklinde konuştu.

"POLİS SİZİ KAÇAKÇIDAN VE SATICIDAN KORUYABİLİR, FAKAT EN SAMİMİ ARKADAŞINIZDAN KORUYAMAZ"
"Sigarayı ve alkolü size kim ikram etti ilk olarak. Bunu düşünün" diyen Kılıçtepe, şöyle konuştu:
"En samimi arkadaşınız, sevgiliniz veya akrabanız… Şimdi polis sizi kaçakçıdan ve satıcıdan koruyabilir, fakat en samimi arkadaşınızdan, akrabanızdan ve sevgilinizden koruyamaz. Ne yapacağız o zaman. Bunu bize ailemiz öğretecek. Kötü arkadaş edinmemeyi, kötü arkadaşların yanından uzaklaşmayı. Bunu aile yapmadığı zaman ne oluyor? Biraz önce dediğim yolla önce merak ediyorsunuz, meraktan sonra deneme safhasına geçiyorsunuz. Denemeden sonra yarım bağımlı olunca aile fark ediyor. Bu konuda en son babalar duyuyor"

"BENİM ÇOCUĞUM FAKİR, ÇOCUĞUM UYUŞTURUCU ALAMAZ DİYE DÜŞÜNMEYİN"
Kılıçtepe, uyuşturucunun "İtalya usulü" tabir edilen bir yöntemle dağıtıldığını ifade ederek, yöntemi şöyle anlattı:
"Uyuşturucuyu zenginlere bulaştırıyor, paralarını alıyorlar. Fakirlere bulaştırarak ilkinde bedava veriyorlar ve sonraki seferlerinde (Para verme ama bana en az 7 tane müşteri bul' diyorlar. Bu 'İtalyan usulüdür' ve bu model şimdi Türkiye'de uygulanıyor. 'Benim çocuğum fakir, çocuğum uyuşturucu alamaz' diye düşünmeyin. Zenginse her an ona musallat olabilecek uyuşturucu kaçakçısı veya arkadaşları üzerinden ona ulaşabilecek kaçakçılar bulunur. Hedef olduğunu kendi bile fark etmez. Bazı ortamlara bazı gruplara sokulur. 'Bir dene bir şey olmaz' gibi şeylerle kandırılır."
Eski Emniyet Müdürü Kılıçtepe, piyasada bulunan uyuşturucu türleri ve etkileri ile ilgili olarak da "Birincisi; merkezi sinir sistemini yavaşlatanlar vardır. Afyon ve türevleri, bunların sentetikleri de vardır. İkincisi; merkezi sinir sistemini uyaranlar vardır. Kokain cinsi olanlar. Üçüncüsü; bunlar hayal gösterenlerdir, sentetiktir. Dördüncüsü; dişi hint keneviri, esrar vardır. Beşincisi; buharlaşanlar vardır, bu baliciler dediğimiz. Her grup kendi ekonomik durumuna göre uyuşturucu tüketir" dedi.

"UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE MUHTARLARI VE DİN ADAMLARINI DEVREYE SOKMAMIZ GEREKİYOR"
"Vatandaşın bu konuya el atması lazım. Her şeyi devletten bekliyoruz" diyen Kılıçtepe,  şöyle devam etti:
"Çocuğumuzu özgürlük adı altında rahat bırakıyoruz. Çocuğumuz yan yollara girdiği zaman da 'Nerede bu devlet?' diyoruz. Hayır, bu noktada aile kendi fertlerinden, çevresinden, okul kendi talebelerinden, kurumlar askeri birlikler kendi askerinden, personelinden, erlerinden, mürettebatından, devlet de bütün vatandaşlarından sorumlu. Anayasanın vatandaşın ruh ve beden sağlığı ile ilgili devlete yüklediği görevler vardır. Bu konuda devletin de yardıma ihtiyacı var. İstanbul'da bine yakın mahalle var ve her mahalleye birer narkotik polisi koymak o kadar kolay değil ama her mahallede devlete yardımcı bir kişi bulsak… Bir örneğini vereyim sizler için; bizim her mahallede canlı Mobeselerimiz var. Bir tanesi beni annemdi, sokağa kim girer kim çıkar bana söylerdi. Mahallede ne olur ne biter hepsini bildirirlerdi. Bunları organize etmek lazım, muhtarları, din adamlarını buna mecburuz. Bu polisin uğraşacağı bir konu tabii ki bunun için uğraşacak"

SUÇU BİLDİRİMDE "UYUMA"
Bülent Kılıçtepe, "Polis mesela vatandaşlardan yardım isterken 'Uyuma' diye bir programı faaliyete soktu, akıllı telefonlarda var. Bu programa girdiğimiz zaman polise ulaşabileceğimiz konular mevcut. Suçu bildirme konusunda polise yardımcı olmamız lazım. Suçu polise bildirince size muhbir, ihbarcı ve ispiyoncu gibi kötü isimler takıyorlar. Türkiye'de bu yanlışlık da var. Bu konu Alman vatandaşları için vatandaşlık görevi oluyor. Türk vatandaşları için kötü bir yorum oluyor bunu da kaldırmamız lazım" şeklinde konuştu.

BASINA UYUŞTURUCU UYARISI
Bülent Kılıçtepe, uyuşturucu satıcılarıyla ilgili basına büyük görev düştüğünü ve bu konuda haberlerde yer alan ifadelerin dikkatli seçilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"Mesela haberlerde uyuşturucu satıcılarına 'baron' deniliyor. Baronluk Avrupa da kontluk ve şövalyelik arasında güzel bir makam. Biz bunu basın yoluyla uyuşturucu kaçakçılarına söylüyoruz. Ne yapıyoruz? Biz zehir tüccarlarına, kanımızı emenlere güzel bir rütbe veriyoruz. Dizilerde uyuşturucu kaçakçılığı yapanların özel tekneler, özel uçaklarda, güzel kızlarla lüks hayatlar yaşadığını göstererek özendirici oluyoruz. Halbuki onların uyuyamadıklarını, uyuyamadıkları için uyuşturucuya saplandıklarını, sürekli korku içerisinde yaşadıklarını, hatta kendi ailelerinden ve çevrelerinde bulunan kişilerden  bile 'suçu polise bildirirler' diye korktuklarından niçin bahsetmiyoruz? Onların yaşantıları budur. O teknelerde ve uçaklarda gördüklerimiz günde bir iki saattir. Geri kalanında hepsi septik ve her şeyden şüpheci olarak yaşıyorlar. Bunu gündeme getirmek lazım anlatırken.  Bir de uyuşturucu haberleri yaparken yakalanan malların değerlini yazmak yerine, kaç sene ile yargılanacağını, mallarına el konulacağını yazarsak caydırıcı olur. Şu anda 100 lira için kavga edilirken düşünün 100 bin lira için neler yapılmaz? Türkiye'de basının da bu konuda kendisini özeleştiriye tabi tutması ve bazı sloganlarını kullanmaması lazım" Kılıçtepe, "Bizim hedef koyacağımız konu daha çok mal yakalamaktan ziyade uyuşturucuya başlama, uyuşturucudan ölüm yaşını yukarıya çekmektir. Bunları ne kadar yukarıya çekersek devletimiz o kadar güçlü anlamına gelir" dedi.

İNTERNETTEN UYUŞTURUCU SATIŞI
Kılıçtepe, internet üzerinde uyuşturucu madde satışlarıyla ilgili olarak  da konuştu. Kılıçtepe, " Bu ne yazık ki, teknolojiyle beraber hızlı bir şekilde Türkiye'ye yayıldı. Sizin zaaflarını biliyorlarsa size sosyal medyadan bile ulaşıyorlar. Sonra size sattıkları uyuşturucuyu anlatarak özendirmeye çalışıyor. Polis üretimden bu tarla olur, fabrika olur sentetikler olur, kazanılan paranın aklanmasına kadar süreçte bir araştırma yapıp oraya istenilen aralıktan girilebilmesi lazım. Kara paranın aklanması ile ilgili mevzuatlarda da polisin tavsiyelerine uyulması gerekiyor" şeklinde konuştu.

"DENETİMLİ SERBESTLİK UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEDE ÖNEMİNİ YİTİRİYOR"
Bülent Kılıçtepe, " Uyuşturucu satıcısı denetimli serbest kaldığı zaman haftada bir gün karakola giderek imzasını atıyor ve diğer günler ise Türkiye'nin istediği şehrine gidiyor. Ne yapıyor sizce bu adam haftanın diğer 6 günü? Bunların da iyice irdelenmesi gerekiyor" diye konuştu.

TÜRKİYE'DE UYUŞTURUCU ÖLÜMLERİ
Eski Emniyet Müdürü Kılıçtepe, "Türkiye istatistiklerine bakarsak 2004 yılında 29 olan uyuşturucudan ölümün 2016 yılı istatistiklerinde 940'a çıktığını görüyoruz. Bu istatistikleri dünya rakamlarıyla karşılaştırmak isterim. 2016 yılında dünya genelinde 275 milyon uyuşturucu kullanıcısı var yaklaşık 8 milyarlık nüfusta. 275 milyonun 31 milyonu tam bağımlı. Bunların da yüzde 14'ü yani yaklaşık 4 milyon kişi AIDS'li, yaklaşık 6 milyonu hepatitli. Dünyadaki uyuşturucudan meydana gelen ölümlerde Asya kıtasında 85 bin, Amerika kıtasında 52 bin, Afrika kıtasında 39 bin, Avrupa ve diğer kıtalarda da 30 bin ölüm olmuş. Türkiye sentetik uyuşturucuda ölümlerde baş sıralara çıkmaya başladı. Avrupa ölümlerinde İngiltere, Almanya'dan sonra Fransa ile birlikte üçüncü sıradayız. Fakat milyonda ölüm oranına bakarsak Türkiye başarılı, Türkiye'de 80 milyon vatandaşta 940 kişi ölmüş milyonda 11 kişi olurken, diğer ülkelerde ise 13,15,17 oluyor o bakımdan başarılıyız ama toplam rakamda baktığımız zaman artışlar irrite edici vaziyette" dedi.

"ÇOCUKLARINIZA İTİMAT EDİN AMA DENETLEYİN"
Kılıçtepe, aileleri çocuklarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyararak, "Polis olarak yakaladığımız konuları ailelere aktardığımız zaman 'benim çocuğum yapmaz' diyor. Herkesin çocuğu kıymetli. Benim de çocuklarım kıymetli, güvenirim de ama denetleme güvene mani değildir. Çocuklarınızın vücutlarındaki izler, huy değişiklikleri, derslerine ve arkadaşlarına ilgisizlik, ideolojilerinden sapmalar, tüketimi ve ekonomik tüketimi, arkadaş çevreleri ve konsantrasyonuna dikkat edilmeli. Bir polis olarak söylüyorum; çocuklarınıza itimat edin ama denetleyin. Uyumayalım, uyuşturulmayalım." dedi.

"POLİSLERİMİZİN DE BU MANTIKTAN SIYRILMASI LAZIM"
Polislerin de uyuşturucunun büyüklüğüne bakmaksızın çalışma yapması gerektiğini belirten Kılıçtepe, "'Ben bir kilonun altına bakmam' dediğiniz zaman, 'bin kişiye birer gramdan mal satan adamı yakalamam' demek istiyorsunuz. Bu yanlış bir şey. Bir gram uyuşturucuya da bir tona da bakacaksınız "diye konuştu.

GÖÇMEN UYARISI
Bülent Kılıçtepe, "Son göçlerle ilgili olarak Afganlar, Suriyeli ve Orta Asya'lı olarak ülkemizde yaşayan kişilerin ekonomik durumları iyi değil. Bunlar ne yapacaklar? Türkiye'deki sentetik artışlarında bunu fark ediyorum. Parası yok, sentetik 5 lira alıyor 10 liraya satıyor. Dolayısıyla piyasada kavga başlayacak bu konuda da Türk polisinin uyanık olması lazım" dedi.

İSTANBUL'UN 6 AYLIK UYUŞTURUCU BİLANÇOSU
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 2019 yılının ilk 6 ayında yaptıkları uyuşturucu operasyonlarında toplamda 15 bin 716 narkotik olaya müdahale etti. Bu operasyonlarda 25 bin 113 kişiye işlem yapılırken, 3 bin 362 şüpheli tutuklandı Yapılan operasyonlar kapsamında 7 ton 566 kilo 714 gram çeşitli türlerde uyuşturucu madde ile 8 milyon 689 bin 486 uyuşturucu hap ele geçirildi. Öte yandan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün narkotik TIR'ı (NARKOTIR), aynı dönemde Balıkesir, Rize, Trabzon, Ordu, Giresun, Amasya, Samsun, Kocaeli illerinde 500 bin kişiye ulaşarak farkındalık eğitimi verdi.

OPERASYON ANI DHA KAMERASINDA
Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin Beyoğlu ve Bağcılar da yaptıkları operasyonlar DHA kameraları tarafında an be an görüntülendi. Operasyonlar kapsamında polis ekiplerinin uyuşturucu satıcılarının adreslerine baskın yapması, şüphelileri gözaltına alması ve adreslerde yapılan aramalar görüntülendi.

Görüntü Dökümü:
------------------
Kılıçtepe ile röportaj
Uyuşturucu operasyonlarından görüntüler
Detaylar
25.06.2019 - 12.12 Haber Kodu : 190625064
25.06.2019 - 12.15 Haber Kodu : 190625066
==========================================

7- KAPALIÇARŞI'NIN ÜNLÜ HALICISINA VEDA

"Kapalıçarşı'nın bir çınarı devrildi"

Cemil ÖZDEMİR-Murat SOLAK/İSTANBUL, KAPALIÇARŞI'nın sevilen esnafından, dünyaca ünlü halıcı Seyfettin Savukduran, hayatını kaybetti.  40 yılını Kapalıçarşı'da geçiren Savukduran'ın cenaze törenine arkadaşı sanatçı Mahsun Kırmızıgül ile çok sayıda esnaf arkadaşı katıldı. Hiç okumadığı halde 7-8 dil bilen, dünyaca ünlü isimlerin dükkanına uğradığı Savukduran'ı anlatan arkadaşları, "Kapalıçarşı'nın bir çınarı devrildi" dediler.
Çocuk yaşta girdiği Kapalıçarşı'da halıcılığı öğrenen ve 40 yılı aşkın süre halıcılık yapan Seyfettin Savukduran, beynindeki tümör nedeniyle bir süredir tedavi görüyordu.  Seyfettin Savukduran, 6 aydır tedavi gördüğü hastanede 55 yaşında hayatını kaybetti. Savukduran için dün öğle vakti Esenler Mimar Sinan Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene ailesi, akrabaları ile uzun yıllar esnaflık yaptığı Kapalıçarşı'dan esnaf arkadaşlarının yanı sıra Savukduran'ın yakın arkadaşı sanatçı Mahsun Kırmızıgül de katıldı. Törende Savukduran'ın eşi Pamela Savukduran taziyeleri kabul etti. Pamela Savukduran "Çoğu insan onun için burada. Herkes onu çok  severdi. Seyfettin çok iyi bir yerde" dedi.

"İSTANBUL'U BANA TANITAN GÜZEL YÜREKLİ BİR İNSANDI"
Savukduran'ı son yolculuğuna uğurlamaya gelenlerden yakın arkadaşı Mahsun Kırmızıgül ise, "Seyfettin benim askerlik arkadaşımdı. Çok değerli bir insandı. Anne ve babasını çocuk yaşta kaybetmiş. İstanbul'da hiç okumadan 7-8 dil bilen, Kapalıçarşı esnafı tarafından çok tanınan, herkese iyiliği olan bir insandı. Benim de İstanbul'da otelde kaldığım dönemlerde yanıma gelip giden, zaman zaman beni alıp o otelden dışarı çıkaran, İstanbul'u bana tanıtan, iyi bir dost güzel yürekli bir insandı. Dünya iyisi bir insandı" diye konuştu.

"KAPALIÇARŞI CAMİASINDAN BİR DAĞ DEVRİLDİ"
Kapalıçarşı'dan esnaf arkadaşları da Savukduran'ın büyük bir kayıp olduğunu ve çok üzgün olduklarını belirttiler. Esnaf arkadaşı Mustafa Kabak, "Yetim büyümüş. Hayatın bütün zorluklarını tatmış, tek başına mücadele vermiş, başarılı olmuş, cömert, herkesi seven, merhamet eden iyi bir abimizdi. Onu seviyoruz. Hep kalbimizde olacak. 'Kapalıçarşı Sultanahmet camiasında bir dağ devrildi' diyebilirim" derken, Eyüp Uygun ise, "Seyfettin abi çok kaliteli bir insandı. Kapalıçarşı'da 5 binin üzerinde dükkan vardır. Seyfettin abi herkesi tanırdı, herkes de onu tanırdı. 8 yaşından beri Kapalıçarşı'daydı. Yardım etmediği kimse yoktur. Herkese de yardım etmiştir. Kimisi onun sayesinde iş sahibi olmuştur, dükkan sahibi olmuştur. Kapalıçarşı'nın bir çınarı devrildi" diye konuştu.

"DÜNYACA ÜNLÜ BİLİNEN BİR KİŞİYDİ"
Çarşı esnaflarından Celal Behli de, "Seyfettin abimiz Kapalıçarşı'da ekoldü. Kırk yıldır tanıyordum kendisini. Buraya geldi, kucaklaştık. '5 - 6 ay hastanede yatacağım. Hakkınızı helal edin.' dedi. Herkesten helallik aldı. Yürekli bir insandı. Haksızlığı sevmezdi. Fakir fukaraya yardım eden bir insandı, dürüsttü. Çok kişi ekmek yedi ondan. Çok üzüldük, onu kaybetmenin acısı içerisindeyiz. 5-6 aydır tedavi görüyordu. Eşi ona yardımcı oldu. İyi olacağına inanıyordu ama ömrü bu kadar vefa etti. Burada birkaç mağazası olan bir insandı. 40 senedir buradaydı. Katar prenslerine halı sattı. Onun bizde bir anısı oldu. Katar Prensini tanıyamadık bize geldi önce. İstediği fiyatı vermedik. Daha sonra Seyfettin abinin yanına gitmiş. Dünyaca ünü bilinen bir kişiydi" dedi.
Ogün Kızılova da "Seyfettin abi çok iyi bir insandı. Eski bir insandı, esnafın çoğuyla da arası iyiydi. Bu işte üstat bir insandı. Üzüldük, Allah rahmet eylesin. Ben yirmi senedir tanıyorum kendisini. Çok yurt dışına çıkardı. Yurt dışında bağlantıları çoktu, Amerika, Arap ülkeleri olsun, Avrupa olsun devamlı gidip, gelirdi. Bütün lisanlara hakimdi" diye duygularını belirtti.
Savukduran törenin ardından Habipler Yayla Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Görüntü Dökümü:
-----------------
-Cenazeden görüntü
-Mahsun Kırmızıgül Röp
-Cenazenin götürülüşü
-Kapalıçarşı esnafları ile röp
-Kapalıçarşı'dan görüntü
-Esnaf ile röp
-Seyfettin Savukduran'ın fotoğrafı
25.06.2019 -11.32 Haber Kodu : 190625052
25.06.2019 - 11.35 Haber Kodu : 190625053


Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2 - Son Dakika


Advertisement