Dha Yurt Bülteni -5 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni -5

25.01.2019 11:48

Antalya'da fırtına ve hortumun yaraları sarılıyor"SERADA ÇALIŞAN İŞÇİLERİMİZ CANINI, EVDEKİ ÇOCUKLARINI ZOR KURTARDI"Antalya'da dün saatteki hızı 100 kilometreyi geçen fırtınanın bölgede verdiği zarar, sabah gün yüzüne çıktı.

Antalya'da fırtına ve hortumun yaraları sarılıyor

"SERADA ÇALIŞAN İŞÇİLERİMİZ CANINI,  EVDEKİ ÇOCUKLARINI ZOR KURTARDI"

Antalya'da dün saatteki hızı 100 kilometreyi geçen fırtınanın bölgede verdiği zarar, sabah gün yüzüne çıktı. Kemer ve Kumluca'da iki ayrı noktada denizde oluşan ve karada etkili olan hortum felaketinin yaraları sarılmaya başlandı.

Merkez Muratpaşa ve Konyaaltı'nın yanı sıra Kemer, Finike, Kumluca, Serik, Demre ve Kaş ilçelerinde dün etkili olan hortumda 2 kişi yaşamını yitirirken, dereye uçan otomobilde bulunan Kader Buse Acar (20) akıntıya kapılarak kayboldu. Yaralanan 15 kişi ise hastanelerde tedaviye alındı. Evlerin çatılarını uçuran hortumda ağaçlar devrildi, dev dalgalar sahili döverken, seralarda ve ekili alanlarda büyük maddi hasar meydana geldi. Hortum, kentte maddi hasar konusunda da ağır bir bilanço yarattı. Seralar başta olmak üzere ekili alanların yanı sıra birçok ev ve işyerinde ağır hasar oluştu.

Antalya Valiliği'nda oluşan kriz masası yönetiminde kentte hasar tespit çalışmalarına başlandı. Milyonlarca lira hasara yol açtığı belirtilen hortumun, turizmin yanı sıra Türkiye'nin meyve ve sebze deposu olarak görülen Antalya'ya faturası ağır oldu. Hortumun mağdurlarının yaralarının sarılması için başlatılan çalışmalar sürdürülüyor. Fırtına nedeniyle enerji kesintisi yaşanan Finike'de, ilçenin tamamına elektrik verildi. İlçede hasar tespit çalışmalarının hafta sonuna kadar devam edeceği kaydedildi.

BAKAN PAKDEMİRLİ BÖLGEDE

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, öğle saatlerinde fırtına ve hortumun etkili olduğu Kemer'e geldi. Bakan Pakdemirli, Ağva Deresi'nde kaybolan Kader Buse Acar'ı arama çalışmalarını yerinde takip etti, yetkililerden bölgedeki hasarla ilgili bilgi aldı. Bakan Pakdemirli ardından hortum felaketinin yaşandığı Kumluca ilçesine geçti.

İLÇEDE HOPARLÖRDEN VATANDAŞLARA UYARI

Kumluca ilçesinde dün yaşanan hortum sonrası çok sayıda sera ve narenciye bahçesi zarar gördü. Çoğunlukla domates, patlıcan, biber, salatalık seraları ile portakal ve limon bahçelerinde vatandaşlar hasar olmayan ürünlerini kurtarma çalışmalarına başladı. Yetkililerin hasar tespit çalışmaları yaptığı bölgelerde üreticiler de sabahın ilk ışıklarında yıkık seralarına gelerek, meyve ve sebze toplamaya başladı. Seraların yanı sıra bölgede tarım işçilerinin konakladığı bazı evlerin çatısının uçtuğu, hasar gördüğü gözlendi. İlçede belediye hoparlöründen yapılan anonsla da zaman zaman şiddetli olabilecek rüzgara karşı dikkatli olunması konusunda vatandaşlar uyarıldı.

ÇİFTÇİLER SAĞLAM ÜRÜNLERİ TOPLAMAYA BAŞLADI

İlçede domates serası zarar gören üreticilerden İsmail Demirel, ailesiyle sabah erken saatlerde seraya gelerek zarar görmeyen ürünleri topladıklarını anlattı. Devletten destek beklediklerini dile getiren Demirel, "Dün 5 dakika içinde yaşanan hortumda her şeyimiz gitti. mağdur oldu. Domates, her şey zarar gördü. Ortakçıyım, sigortam yok. Hasadımızı yeni yapıyorduk ancak hortum sonrası hasadımız bitti artık. Kurtarabileceğimiz ürünleri kurtarmaya çalışıyoruz. Zararım 300 bin lira" dedi.

'İŞÇİLER CANINI ZOR KURTARDI'

Çiftçilerden Muhammet Çelik, dün denizden oluşan hortumun iç kesimlere kadar 10 kilometrelik hatta etkili olduğunu söyledi. Çelik, "Dün hortum sırasında serada çalışan işçilerimiz vardı. Bölgedeki seralarda genellikle domates var. Bölgede hasar tespiti yapılıyor. Patlıcan, biber, salatalık tüm ürünlerimiz zarar gördü. Ben de seradaki zararımı inceliyorum. Üretim şartları bu sene yağıştan selden dolayı kötüydü. Bu ürün fiyatlarına da yansıdı. Çiftçi para kazanacağı zaman hiç bir şey kalmadı. Serada çalışan işçilerimiz canını,  evdeki çocuklarını zor kurtardı" diye konuştu.

FIRTINA UYARISI

Meteorolojiden yapılan açıklamada, fırtınanın bugün de kentte etkili olacağı, güney yönlerden zaman zaman 100 kilometrenin üzerinde esmesinin beklendiği kaydedildi. Açıklamada, fırtınanın yarın öğle saatlerinden sonra etkisinin kaybetmesinin beklendiği belirtildi.

ANTALYA'DA DÜN NE OLDU?

Dün sabah saatlerinde Antalya ve ilçelerinde başlayan şiddetli yağmur, öğle saatlerinde fırtınaya çevirdi. Öğleden sonra Kumluca ve Kemer'de etkili olan iki hortum, yıkıp geçti. Saatteki hızı 100 kilometreyi geçen fırtına ve yağmur, Antalya ve batı ilçelerinde felakete yol açtı. Evlerin çatısını uçuran, teknelerin batmasına neden olan, seraları yerle bir eden hortum ve fırtınada çatıdan uçan cisimlerin çarptığı Berivan Karakeçili (13) ve hortumun savurduğu belediye işçisi Bayram Demir (40) yaşamını yitirdi. 15 kişinin yaralandığı felakette, Kemer'deki Ağva Deresi'ne uçan otomobildeki Kader Buse Acar ise kayboldu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------

Zarar gören seralardan genel görüntü

Yıkılan stadyumdan görüntü

Görevlilerin stadyum içinde temizlik yaparken görüntüsü

yıkılan sera içinde domates toplayanların görüntüsü

RÖP 1: İsmail Demirel

RÖP 2: Muhammet Çelik

Patlıcan ve biber seralarından görüntü

Detaylar

520 MB-- 04.20///HD

Haber: Tolga YILDIRIM-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

======================

79 gündür açlık grevinde olan HDP'li Güven'e tahliye

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüştürülmediği iddiasıyla tutuklu bulunduğu Diyarbakır Cezaevi'nde 8 Kasım'da açlık grevine başlayan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi Eş Genel Başkanı Leyla Güven, tahliye edildi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Suriye'nin Afrin bölgesindeki terör örgütlerine yönelik düzenlediği 'Zeytin Dalı Harekatı' ile ilgili yaptığı açıklama ve paylaşımların ardından başlatılan soruşturma kapsamında 22 Ocak 2018'de gözaltına alınan Leyla Güven, 31 Ocak 2018'de 'terör örgütü kurma veya yönetme' ve 'terör örgütüne üye olma' suçlarından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne konulan Güven, 24 Haziran 2018'de yapılan genel seçimde HDP'den Hakkari milletvekili seçildi. Güven, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüştürülmediği iddiasıyla 8 Kasım 2018'de tutuklu bulunduğu E Tipi Cezaevi'nde açlık grevine başladı.

Cezaevinde 79 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven'in yargılanmasına bugün devam edildi. Diyarbakır 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Güven, sağlık sorunları nedeniyle katılmadı. Mahkeme heyeti, Güven'in mevcut durumunu göz önünde bulundurarak, tahliye kararı verdi.

Diyarbakır Adliyesi önünde açıklamada yapan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Leyla Güven'in 79 gündür açlık grevinde olduğunu belirterek, "Leyla Güven'in sesine ses katmak, onun çığlığını dünyaya duyurmak için buradayız. 'Leyla Güven haklıdır, tecrit kalkmalıdır' demek için onun iradesine sahip çıkıyor ve 'Onun sözü, bizim sözümüzdür' diyoruz. Tecrit bir an önce kalkmalıdır. Öcalan'ın 15 gün önce kardeşi ile görüştürülmesi bir aile görüşüdür, bu önemlidir ama Öcalan ailesi ve avukatları ile düzenli bir şekilde görüştürülmesi gerekiyor. Bu Türkiye Anayasası'nın kendisine verdiği bir haktır ve bu hakkın elinden alınmasına hiç kimsenin hakkı değildir. Bu hakkın sağlanması ve Öcalan'ın hem ailesi ve hem de avukatları ile düzenli bir şekilde görüşmesinin önünün açılması gerekiyor" dedi.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

Adliyeden görüntü

Genel ve detay görüntü

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 31,7 MB

Haber-Kamera: Canan ALTINTAŞ-Serdar SUNAR/DİYARBAKIR,

==================

Trafik kazasına müdahale ederken şehit olan polis memuruna son görev

İzmir'in Torbalı ilçesinde, hasarlı trafik kazası sonrası yola güvenlik önlemi için duba koymak istediği sırada bir minibüsün çarpmasıyla şehit olan 6 aylık polis memuru Tahir Kaltar (27) için tören düzenlendi. Ailenin büyük acı yaşadığı törende şehit polis memuru için meslektaşları da gözyaşı döktü. "Tahir canım yavrum, kara gözlü kuzum, kınalı kuzum, ben yataydım" diyen acılı anne Suna Kaltar'a İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın ve eşi Nükhet Aşkın, destek oldu.

İzmir - Aydın karayolunun Ödemiş Köprüsü yakınlarında dün yaşanan kazada, iki otomobil çarpıştı. İhbar üzerine kaza yerine giden Torbalı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli trafik polisi Tahir Kaltar, güvenlik önlemi almak için yola duba koymak istedi. Bu sırada, mermer ticareti yapan Hüseyin Uzun, 35 COM 58 plakalı minibüsüyle, polis memuruna çarptı. Savrulan Tahir Kaltar, 10 metre yüksekliğindeki köprüden düşüp ağır yaralandı, kaldırıldığı Torbalı Devlet Hastanesi'nde de şehit oldu.

EMNİYET MÜDÜRÜ VE EŞİ ACILI AİLEYİ YALNIZ BIRAKMADI

İzmir Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsinin ardından şehit polis memurunun cenazesi, Torbalı'ya götürüldü. Burada da görev yaptığı Torbalı İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde bir tören düzenlendi. Törende şehit polisin acısı ailesinden annesi Suna Kaltar, polis memuru olan ağabeyi Rıdvan Kaltar, kardeşi Sinan Kaltar ile yakınları, taziyeleri kabul etti. Geçen hafta KOAH rahatsızlığından dolayı ameliyat olan ve acı haberi Aydın'ın Söke ilçesinde öğrenen baba Ziyaettin Kaltar'ın ise ambulans uçakla Erzurum'a gönderildiği, öğrenildi. Aileyi, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Torbalı Belediye Başkanı AK Parti'li Adnan Yaşar Görmez ile şehit polisin meslektaşları yalnız bırakmadı. Cenaze töreni boyunca oğlunun tabutuna kapanan, fotoğrafını öpen "Tahir canım yavrum, kara gözlü kuzum, kınalı kuzum, ben yataydım. Beni niye yalnız bıraktın" sözleriyle acısını dile getiren anne Suna Kaltar'a, Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın ve eşi Nükhet Aşkın, destek oldu. Nükhet Aşkın, anne Suna Kaltar'ı tören boyunca yalnız bırakmadı.

HAYATININ VE MESLEĞİNİN BAHARINDAYDI

Cenaze töreninde şehit polis memuru için Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın konuştu. Polis memurunun daha hayatının ve mesleğinin başında olduğunu söyleyen Hüseyin Aşkın, "Tahir Kaltar'ı dün şehit verdik. Torbalı şehir merkezinde meydana gelen trafik kazasına müdahale etmek için ekip arkadaşıyla birlikte olay yerine gitmişti. Dün çok yağış vardı ve bundan dolayı yollar kaygandı. Bir an önce kazaya müdahale etmek için, başka can kaybı ve mal kaybı olmasın diye olay yerine gittiler. Polis kardeşimiz yol güvenliği alıyordu, bu sırada hızla gelen minibüs Tahir kardeşimize çarptı. Hemen hastaneye intikal ettirdik. Ama tüm müdahalelere rağmen şehit verdik, kurtaramadık. Acımız çok büyük ama biz biliyoruz ki şehadet çok yüce bir makamdır. Tahir kardeşimiz vatan sevgilisi ile dolu bir kardeşinizdi. Tahir kardeşimizin kederli ailesine sabırlar diliyorum, bütün şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Rabbim bir daha bu millete şehit acısı yaşatmasın. Mekanın cennet olsun şehidim" dedi.

Duaların okunmasından sonra şehit polis memurunun Türk bayrağına sarılı tabutunu meslektaşları omuzlarına aldı. Üzerine karanfiller atılan şehit polisin cenazesi, tören yürüyüşünün ardından toprağa verilmek üzere memleketi Erzurum'a gönderildi. Şehit polis memuru Tahir Kaltar için yarın Erzurum'un Köprüköy ilçesinde öğle namazında tören düzenleneceği açıklandı.

SÜRÜCÜ SUSMA HAKKINI KULLANDI

Bu arada kazayla ilgili bir yandan da adli soruşturma sürdürüldü. Kazada polis memurunun şehit olmasına neden olan sürücü Hüseyin Uzun'un, emniyetteki sorgusunda susma hakkını kullandığı öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------

Törenden görüntü.

Emniyet müdürünün konuşmasından görüntü.

Dua edilmesinden görüntü.

Tabutun taşınmasından görüntü.

Haber: Taylan YILDIRIM - İbrahim DANIŞ, Kamera: Tekin GÜRBULAK/ TORBALI (İzmir),

===================

Engelli maaşıyla geçinen 'skolyoz' hastası, ameliyat için 360 bin lira arıyor

Sivas'ın Altınyayla ilçesinde skolyoz hastası (Omurga eğriliği) Hüsnü Gürbüz (40), ameliyat olup sağlığına kavuşmak istiyor. Özel hastanede ameliyat için kendisinden 360 bin lira talep edilen Gürbüz, çaresiz kaldı.  Engelli maaşı ile geçinmeye çalışan 3 çocuk babası Hüsnü Gürbüz, devlet büyüklerinden yardım bekliyor.

Altınyayla'ya bağlı Doğupınar köyünde doğuştan skolyoz hastalığı bulunan evli ve 3 çocuk babası Hüsnü Gürbüz, zor günler geçiriyor. Tedavi için çare arayan Gürbüz, devlet hastaneleri ve gittiği bazı özel hastanelerden ameliyat olması durumunda felç kalma riski nedeniyle eli boş döndü. Hüsnü Gürbüz tavsiyeler üzerine son olarak geçen yıl İstanbul'a gitti, burada özel hastanede ameliyatın gerçekleştirebileceğini ve sağlığına kavuşacağını öğrendi. Ancak hastane ameliyat için Gürbüz'e 360 bin lira masraf çıkardı. Engelli maaşı ile geçinmeye çalışan ve başka geliri bulunmayan Hüsnü Gürbüz, sonuç alamadan köyüne döndü. Ağrıları yüzünden geceleri uyuma zorluğu çeken Gürbüz, sağlığına kavuşmak için çare arıyor.

Doğuştan omurga eğriliği ve ellerinde şekil bozukluğu olduğunu belirten Hüsnü Gürbüz, "Devlet hastaneleri ve özel hastanelere müracaat ettim. Ameliyatın riskli olduğu, felç kalma ihtimalinin yüksek olduğu söylendi. En son İstanbul'da özel bir hastaneye gittim. Bu hastanenin ameliyatlarında başarılı olduğunu öğrendim. Orada da bana ameliyat masrafı olarak 360 bin lira masraf çıkarttılar. Engelli maaşı ile geçindiğim için bunu ödeyebilmem imkansız. Bu nedenle ameliyat olamadım. Birçok yere müracaat ettim ama hiçbir netice çıkmadı. Riskli bir ameliyat olduğu için gittiğim birçok hastanede ameliyatı yapmadılar. Bana en iyi doktorun İstanbul'daki özel hastanede olduğunu söylediler. Ameliyat olmadığım takdirde yaşım ilerledikçe kalp ve akciğer rahatsızlıklarının başlayacağı söylendi. Şu anda kalbimin üzerinde aşırı derecede ağrı hissediyorum. Yokuş yukarı çıkarken daralıyorum. Sürekli ağrılarım oluyor. Oturamıyorum, uyuyamıyorum. Çok sıkıntı oluyor. Sürekli ağrı kesici iğnelerle rahatlayabiliyorum" diye konuştu.

Ne kendisinin ne de yakınlarının ameliyat masrafını karşılayacak gücü olduğunu ifade eden Gürbüz, "Ameliyatım için devlet büyüklerimin bana yardımcı olmasını istiyorum. Bakmakla yükümlü olduğum 3 çocuğum olduğu için bu sıkıntıdan kurtulmak, sağlığıma kavuşmak istiyorum" dedi.

'EŞİM GÖZÜMÜN ÖNÜNDE ERİYOR'

Nazan Gürbüz (37) de eşinin sağlığına kavuşması için bu ameliyatı olmasını çok istediklerini belirterek, "Eşim gözümün önünde eriyor. Ağrıları yüzünden sürekli hastaneye götürüyoruz. Ben de artık onu öyle görmekten üzülüyorum. Eşimin ameliyat olmasını çok istiyorum. Çok acılar çekiyor. Elbiselerini giyemiyor, ben giydiriyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-------------

-Köyden görüntüler

-Ailenin yaşadığı evden görüntüler

-Eşi ve çocuklarıyla görüntüsü

-Konuşması

-Eşinin konuşması

-Detaylar

(489 mb)

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI-İrfan ÖZŞEKER/SİVAS,

===================

Bodrum'da toprak ve kaya parçaları karayoluna düştü

Muğla'nın Bodrum ilçesindeki dik bir yamaçta, 10 gün önceki gibi yine yamaçtan kopan kaya parçaları yola düştü. Karayolunun bir şeridi ulaşıma kapanırken, ekipler çalışma başlattı.

Turgutreis- Bodrum karayolunun Akçaalan Mevkisi'nde, geçen 15 Ocak'ta, zemini yumuşayan yamaçtan kopan kaya parçaları yola düştü. Dev kayalar, seyir halindeki bir kamyonetin yolcu tarafının camına ve tavanına isabet etti. Şans eseri sürücü, kazayı yara almadan atlattı. 10 gün sonra bu sabah aynı yerde yine toprak ve kaya parçaları karayoluna düştü. Çift şeritli yolun 1 şeridi Bodrum ilçe merkezi yönüne ulaşıma kapandı. Ulaşım diğer şeritten bir süre sürdü. Kimsenin yaralanmadığı olayda, ekipler çalışma başlattı. Bodrum yönüne ulaşıma izin verilmedi. Sürücüler, Akçaalan Mahallesi yönünden ilçe merkezine ulaşım sağlamaya başladı. Polis ekipleri çevre güvenliğini alırken belediye çalışanları çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü

---------------

Çalışma yapılan alandan görüntü

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Mehmet Can MERAL/ BODRUM (Muğla),

=================

Otomobil su kanalında askıda kaldı

Karabük'te, yol ortasında bulunan yaklaşık 1.5 metre derinliğindeki su kanalının duvarları arasında askıda kalan otomobilin sürücüsü kazayı yara almadan atlattı.

Kaza, sabah saatlerinde Aydınlıkevler Mahallesi Tevfik Fikret Caddesi'nde meydana geldi. Faruk Akgül idaresindeki 78 AAD 813 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu demir korkuluklara çarptı. Yaklaşık 1,5 metrelik su kanalı duvarlarlarının arasında askıda kalan otomobilin sürücüsü kazayı yaralanmadan atlattı. Sürücü Akgül, gelen polise buz tutan yolda otomobilini kaydırması sonucu kontrolden çıkarak kaza yaptığını söyledi.

Görüntü Dökümü

------------

-Kanala düşen otomobilden detay

-Polisin incelemeleri

-Faruk Akgül'ün otomobilden çıkarken,polise ifade verirken

Süre: (02.42) Boyutu: (299 MB.)

Haber-Kamera: Bülent DİKTEPE/KARABÜK,

====================

Kocaeli'de FETÖ şüphelisi 11 kişi adliyeye sevk edildi

Kocaeli merkezli 9 ilde düzenlenen FETÖ/PDY  terör operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 18 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri Kocaeli, İstanbul, İzmir, Ankara, Sakarya, Adana, Samsun, Eskişehir ve Çanakkale'de gerçekleştirdiği eş zamanlı operasyonla gözaltına alınan ve askeri personel oldukları öğrenilen 11 kişi Emniyet Müdürlüğü'nde tamamlanan işlemlerinin ardından Kocaeli Adliyesi'ne sevk edildi.

Görüntü Dökümü

---------

-Şüphelilerin adliyeye getirilmesi

-Şüphelilerin adliye binası alınması

-Detaylar

Haber-Kamera: Dinçer AKBİR-Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli),

==================

Topuklu ayakkabı ruhsat almasına engel oldu

Denizli'de açtığı kafeye ruhsat için apartman sakinlerinin rızasını alması gereken Nihal Eren'in (45) karşısına 'topuklu ayakkabı' engeli çıktı. Eren'in giydiği topuklu ayakkabıların sesinden rahatsız olan ve sık sık şikayet eden komşular, ruhsat için gerekli imzaları atmaya yanaşmadı. Ruhsat alamadığı için iş yerini boşaltmak zorunda kalan Nihal Eren, kafenin camına ayrılırken, "Bina sakinleri ve dükkan sahibi daha karakterli ve kaliteli olan bir yere taşındım" yazılı not yapıştırdı.

Denizli'de yaşayan Nihal Eren, geçen Kasım başında, Merkezefendi ilçesi Çaybaşı Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki 6 katlı apartmanın giriş katını, kafe açmak için kiraladı. Tuttuğu dükkanın içinde tadilat yaparak yaklaşık 3 bin lira masraf eden Eren, aynı ayın 18'inde henüz ruhsat almadan kafenin açılışını yaparak hizmet vermeye başladı. İddiaya göre, iş yerinin üst katındaki kiracılar Nihal Eren'in topuklu ayakkabı sesinden rahatsız olup, kendisini defalarca uyardı. Ancak Eren, uyarıları dikkate almadı. Bu duruma sinirlenen apartman sakinleri, Nihal Eren'in iş yeri açma ruhsatı alması için gereken imzaları atmaya yanaşmadı. Eren, dükkan sahibinin vekili avukat tarafından kira ve depozitoyu ödemediği gerekçesiyle, geçen 3 Ocak'ta kendisine gönderilen icra davası tebligatıyla bir kez daha sarsıldı. Kira ve depozito bedelini daha önce ödediğini belirten Nihal Eren, dolandırıldığını ileri sürüp, avukat aracılığıyla karşı dava açtı. Her iki davada devam ederken, Eren, kafeyi kapatıp, başka adrese taşındı.

TEPKİSİNİ CAMA ASTIĞI NOTLA DİLE GETİRDİ

Nihal Eren, taşınmasının ardından dükkan sahibi ve apartman sakinlerine tepki göstermek amacıyla, boşalttığı kafenin camına, "Bina sakinleri ve dükkan sahibi daha karakterli ve kaliteli olan bir yere taşındım. Adres için arayınız" yazılı not yapıştırdı.

'1 AY GEÇMEDEN ŞİKAYET ETMEYE BAŞLADILAR'

İş yerini açmadan önce dükkan sahibi ve apartman sakinleriyle ruhsat alabilmek için yaptığı görüşmelerin olumlu geçtiğini belirten Eren, "Oraya birtakım masraflar yaptım. 1 ay geçmeden üst kattakiler, 'Topuk sesleri yukarıya kadar geliyor, rahatsız oluyoruz. Uyuyamıyoruz, topuk seslerini tek tek sayıyoruz' diyerek şikayet etmeye başladı. Topuk sesi şikayetleri devam edince, 'Kocalarınızı kıskanıyorsunuz herhalde. Yaza kadar idare edin, yazın buradan çıkacağım' dedim. Bu konuda daha da dikkat edeceğimi söyledim. Topuklu ayakkabı da giymemeye başladım. Daha sonra da icra kağıdı geldi. İş yeri sahibi, depozitoyu ve kirayı aldığı halde, 'Almadım' diyerek, icra tebligatı yollamış. Daha sonra zabıta ekipleri gelmeye başladı. Ruhsatım olmadığı için de çıkmak zorunda kaldım. Boşaltmak zorunda kadığım iş yerimin camına ise öfkemi dile getirmek için bir not yapıştırdım" dedi.

Görüntü Dökümü

------------

-Nihal Eren'in eski işyerinden görüntü

-Nihal Eren'in topuklu ayakkabıyla yürümesi

-Eren'in topuklu ayakkabısının görüntüsü

-Nihal Eren ile röp.

Haber-Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

=============

Lise okumak için köyünden kaçtı, köyündeki kızlara umut oldu

Bursa'nın Keles İlçesi Akçapınar Köyü'nde ailesinin engel olmasına rağmen köyden kaçıp, liseye kayıp yaptıran Ayşegül Çelek, okulu bitirip, üniversiteyi kazandı. Eğitim sürecinde sık sık köyüne gelen Çelek, hem kendi hem de civar köylerde kendisiyle aynı durumu yaşayan kız çocuklarının ailesi ve öğretmenleriyle görüşerek 30'dan fazla kız öğrencinin üniversite okumasını sağladı.

Liseyi bitirdikten sonra Uludağ Üniversitesi Gıda Teknolojileri Bölümünü kazanan Çelek, 2 yıllık üniversite eğitimi ardından hayali olan aşçılık mesleğini yapabilmek için Dubai'de gastronomi eğitimi almaya hazırlanıyor.

'BABAM AZMİMİ GÖRÜNCE KABULLENDİ'

Eğitim için verdiği mücadelede hiç pes etmediğini belirten Çelek, yaptığı açıklamada, "15 yaşıma kadar köyümden dışarıya çıkmamıştım. Ortaokulu bitirdikten sonra derslerimde iyi olunca lise okumak istedim. Bu durumu babamla paylaştım. Babam beni okutmak istemedi. Ben onu dinlemedim ve kimseye haber vermeden sabah köy otobüsüne binip Bursa'ya kaçtım. Babam da polisi aramış. Daha Bursa'ya inmeden polisler beni geri çevirdi. Eve geldiğimde güzelce konuştum, derdimi anlattım. Babamda bendeki azmi görünce kabullenmek zorunda kaldı. Sonrasında bana destek oldu. Liseyi bitirdikten sonra Uludağ Üniversitesi Gıda Teknolojileri Bölümü'nü kazandım" dedi.

'ÇOCUKLUK HAYALİM AŞÇILIK'

Hayalinin aşçılık olduğunu ve kariyer planlamasını bu yönde şekillendirdiğini söyleyen Çelek, "Şimdiki kariyer hedefim ise çocukluk hayalimi gerçekleştirmek. Aşçı olmak istiyordum. Mülakatları kazandım. Mayıs ayında İstanbul'da 4 aylık bir eğitim sürecim var. 4 ay da Dubai'de stajım var. Sonrasında da profesyonel aşçı olarak hayatıma devam etmek istiyorum" şeklinde konuştu.

'BEN OKUYORSAM ONLAR DA OKUSUN'

Liseyi bitirdikten sonra köyündeki ve çevre köylerdeki kız çocukları için mücadele etmeye başlayan Çelek, "Liseye başladıktan sonra kendim gibi köyümde ve civar köylerde yaşayan kız öğrencilerin de okumak istediğini, aileler izin vermediği için ya da başka sebeplerden dolayı lise okuyamadıklarını fark ettim. Köyde yaşayan kız çocukları için hayat köyden ibaret. Ancak onların en büyük hayalleri okumak.  Ben okuyorsam onlar da okusun diye düşündüm ve onlar için bir şey yapmak istedim. Bütün ortaokullardan, ilkokullardan mezun olacak olan kız öğrencilerin isimlerini ve adreslerini buldum. Köylerde tek tek mezun olacak olan kızların aileleriyle görüşme yaptım. Onlara okumanın güzel bir şey olduğundan bahsettim. Kendimden örnek verdim. 30'dan fazla aileyi kızlarını okutması için ikna ettim. Şu anda bu arkadaşlar liseyi bitirdiler. Üniversiteden mezun olanlar, öğretmenler, doktorlar var ve aileleri şu an onlarla gurur duyuyor" dedi.

BABA ÇELEK: KIZLARIMLA GURUR DUYUYORUM

Ayşegül Çelek'in babası Süleyman Çelek, başta Ayşegül'ün ilk başta okumasını istemediğini belirterek yaptığı açıklamada, "Şehirde evimiz olmadığı için kız evladının şehirde yalnız başına kalmasına gönlüm razı olmadı. Kızım beni dinlemedi. Evden habersizce çıkmış gitmiş. Olayı hemen polise bildirdim. Polis şehre inmeden kızımı yakalayıp eve getirdi. Daha sonra yine benden habersiz bir şekilde liseye kayıt yaptırmış. Başka bir olur yolunu bulamadığımız için biz de kendisine destek olduk. Ne gerekiyorsa yaptık. Üniversiteyi bitirdi. İki kız kardeşi de ona özenerek okumak istedi. Onlara da gereken desteği sağladık. Onların okuması için her şeye katlanıyoruz. 3 tane kızım var, hepsini okuttum. Kızlarımla gurur duyuyorum. Keşke herkes, okumak isteyen kızlarını benim gibi okutabilse" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Ayşegül Çelek'in köyün koyunlarla ilgilenmesi

-Çelek ailesinin kahvaltı yapması

-Ayşegül Çelek'in üniversite arkadaşlarıyla kafede ve sokakta görüntüleri

-Baba Süleyman Çelek ile röportaj

-Ayşegül Çelek ile röportaj

Süre: 5.18   Boyut: 593 MB

Haber-Kamera: Enver Fatih TIKIR- Muammer İRTEM/BURSA, -

======================

İzmir'de yağış sürecek

İzmir'de kuvvetli sağanak yağmurlar, hayatı olumsuz şekilde etkilemeyi sürdürüyor. İzmir Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü tahminlerine göre, yağışlar bugün ve yarın da devam edecek. 28 Ocak'a kadar aralıklarla devam etmesi beklenen gök gürültülü sağanak yağmurların bugün Kıyı Ege'de, yarın da Güney Ege kıyılarında etkili olacağı tahmin ediliyor.

İzmir ve Ege Bölgesi'ni etkisi altına alan sağanak yağışlar, bir süre daha devam edecek. İzmir Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü tahminlerine göre, yağışlar 28 Ocak'a kadar aralıklarla sürecek. Gök gürültülü sağanak yağışların bugün (cuma) Kıyı Ege'de etkili olacağı tahmin ediliyor. Cumartesi günü de yağışların Ege kıyılarında, (İzmir de dahil) yerel olarak, kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgar da özellikle Karaburun ve Narlıdere çevresinde şiddetli olacak. Rüzgarın bugün ve yarın güney yönünden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

İZMİR,

===============

Üvey babaya cinsel istismar davası

Erzurum'da 11 yaşındaki üvey kızına cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 33 yıl 7 aya kadar hapsi istenen N.H.'nin (53) yargılanmasına başlandı. Tutuksuz sanık, ilk duruşmada kendisine iftira atıldığını söyledi.

Tortum ilçesinde yaşayan N.T.H. (36) geçen Mayıs ayında İl Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliğine başvurarak eşi N.H.'nin kendisini fuhşa zorladığını, ilk eşinden olan kızı Ç.A.'ya da cinsel istismarda bulunduğunu iddia etti. N.T.H.'nin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, 10 Mayıs 2018'de Çocuk İzleme Merkezi'nde kızı Ç.A.'nın ifadesi alındı. Annesinin üvey babasıyla evlendikten sonra birlikte yaşamaya başladıklarını belirten Ç.A., ahırda N.H.'nin kendisine istismarda bulunduğunu öne sürdü.

Evde oturduğu sırada kızının çığlıklarını duyduğunu söyleyen anne N.T.H. ise ahıra indiğinde evladının başından kan geldiğini gördüğünü belirtti. N.T.H., "Durumu eşime sorduğumda, '15 gündür yanıma gelmiyorsun. Gaflete düştüm, ona dokundum' dedi. Kızıma sorduğumda, eşimin kendisinin vücudunun çeşitli bölgelerine dokunduğunu, karşı koyduğunda ahırda bulunan kovayı kafasına vurduğunu söyledi. Beni de fuhşa zorluyor" diyerek şikayetçi oldu.

Şikayet üzerine gözaltına alınan N.H. hakkında Erzurum 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan 18 yıldan 33 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Yargılanmasına başlanan tutuksuz sanık N.H., suçlamaları kabul etmedi. Evlendiğinde eşinin çocuklarının kendileriyle yaşamadıklarını ifade eden N.H., "Kayınvalidem hayatını kaybedince eşim çocuklarını yanımıza almak istedi. Ben bu durumdan rahatsız oldum. Bizimle yaşamaya uyum sağlayamadılar. Ç.'yi yuvaya vermesini istedim. Bu yüzden aramızda sorun çıktı. Ç.'yi öz evlatlarımdan ayırt etmedim. 'Yurda yerleştir' dediğim için bu sıkıntıları yaşadım. Eşimin bir taksici ile ilişkisi olduğunu öğrendim ancak ispat edemedim. Bu yüzden iftiralarına devam etti" diye konuştu.

Mahkeme heyeti, duruşmaya katılmayan Ç.A. ve annesi N.T.H.'nin ifadelerinin alınması için duruşmayı erteledi.

Haber: Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, -

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni -5 - Son Dakika


Advertisement