İzmit Körfezi'nde göçmen kuşların cenneti kirlendi
İZMİT Körfezi'nde göç eden su kuşlarının dinlenmek ve beslenmek amacıyla mola verdikleri sahil şeridinde kirlilik her geçen gün artıyor. Kocaeli Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Sait Ağdacı, "Buradaki kirlilik ciddi anlamda eko sistemi etkiliyor. Yaklaşık 169 kuş çeşidi kirlilikten dolayı 6,7 çeşide indi. Burada konaklayan kuşlarımızın sayısı çok azaldı. Bu gidişle bu kuş türlerini de burada göremeyeceğiz" dedi.
İzmit Körfezi'nin doğu kesimindeki sahil şeridi, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 5 Aralık 2006 tarihinde sulak alan olarak ilan edildi. Su kuşlarının göç yolları üzerinde bulunan alanda kuşlar deniz dibini tarayarak karınlarını doyuruyor. Bugünlerde de yüzlerce flamingoya ev sahipliği yapan kıyı şeridi, evsel atıklar nedeniyle kirlenince bölgeye uğrayan su kuşlarının sayısında ciddi oranda azalma oldu.
'KUŞLARIN GÖÇ YOLLARI KİRLENDİ'
Bölgenin su kuşlarının göç yolu olduğunu söyleyen Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Sait Ağdacı, "Burası, İzmit Körfezi'nin en doğu ucu ve su kuşlarının göç yolu. Göç eden kuşlar burada konaklayıp, buradan sıcak bölgelere göç ediyorlar. Flamingolar bile burada konaklayıp göç yollarına devam ediyor. 2006 yılında burası korunaklı bölge ilan edildi ve İzmit Körfezi bu hale gelmeden önce de bu bölgede 169 çeşit su kuşu konaklıyordu. Şu anda da burada flamingolar var, yeşil başlı ördek var, boz ördek var, balıkçıl türler var. Burası bir çok kuş türüne yurtluk yapıyor. Bazı kuş türleri bu bölgede duraklıyorlar ve burayı mesken olarak tutuyorlar. Fakat şu anda denizin kirliliğini hep beraber görüyoruz, simsiyah bir deniz ve etrafta evsel atıklar, lastik, plastik cam ve evsel atıklar var buralarda. Kuşların göç yolları kirlendi. Yani tamamen bunlar insan eliyle, kendi kendimize biz kendi doğamızı, kendi çevremizi hem kendimiz için yaşanamaz hale getiriyoruz hem de diğer canlılar için yaşanmaz hale getiriyoruz" dedi.
'KİRLİLİK NEDENİYLE KUŞ SAYISI AZALDI'
Bölgede yaşanan kirliliğin eko sistemi ciddi anlamda etkilediğini ifade eden Ağdacı sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burada bulunan 169 kuş çeşidi kirlilikten dolayı altı, yedi çeşide indi. Burada konaklayan kuşlarımızın sayısı çok azaldı. Buradaki kirlilik, ciddi anlamda ekosistemi etkiliyor. Bu gidişle bu kuşları da burada göremeyeceğiz. Atık su arıtma tesisleri yapılıyor, belli bir takım temizleme çalışmaları yapılıyor ama maalesef yetersiz kalıyor. Körfez günden güne kirlenmeye devam ediyor. İnsan eliyle kirlenmeye devam ediyor burası, hafriyat atıklarını elimizde ne varsa her elimize geçeni deniz kenarına, denize atıyoruz. Körfez'e gelen gemilerin basmış oldukları sintina atıkları neticesinde de simsiyah bir su ile karşı karşıyayız ve bu hayvancıklar da burada konaklamak zorundalar. Bu gidişle yakında bu kuş türlerini de burada göremeyeceğiz."
Görüntü Dökümü
--------------
-Çevre Müh. Odası Başkanı ile röp.
-Flamingolar ve su kuşlarından detaylar
-Anons
-Drone görüntüsü
Haber-Ergün AYAZ-Alişan Koyuncu-Kamera: Dinçer Akbir-İZMİT-DHA
==================
İzmir'de, yağmur ve fırtınanın yaraları sarılıyor
İzmir'de, dün akşam saatlerinde başlayan fırtına ve yağmur nedeniyle göle dönen cadde ve sokaklarda sular tahliye ediliyor. Kemeraltı Çarşısı ve Yunuslar Kavşağı'ndaki yağmur suları belediye ekiplerince döşenen metrelerce hortumla tahliye edildi. Öte yandan, İnciraltı ve Yeşilova semtlerindeki ağaçların şiddetli rüzgar nedeniyle devrildiği anların da görüntülendiği ortaya çıktı.
Dün, Ege Bölgesi ile Batı Akdeniz'de güney yönlerden esen rüzgarın saatteki hızı 90 kilometreye kadar çıktı. İzmir Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü yetkililerinin de vatandaşları uyardığı fırtına ve sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Balçova'daki İnciraltı Mahallesi'nde, bir ağaç aşırı rüzgar nedeniyle 35 AY 4223 plakalı, içinde 2'si çocuk 3 kişinin olduğu bir otomobilin üzerine devrildi. Devrilen ağaç bir başka otomobilde de maddi zarara yol açtı. Olay, karşı şeritte seyreden bir otomobildeki vatandaşlar tarafından, cep telefonuyla görüntülendi. Ayrıca, Bornova'daki Yeşilova Mahallesi'nde bulunan 4088 sokakta, bir ağacın kaldırım taşlarını sökerek yola devrilmesi de, bir işyerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Her iki olayda da ölen ya da yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli paniğe sebep oldu.
YAĞMUR SULARI TAHLİYE EDİLİYOR
Hem Büyükşehir hem de ilçe belediyeleri bünyesindeki ekipler, gece boyunca aralıklarla biriken yağmur sularının tahliyesi için çalışma başlattı. Tarihi Kemeraltı Çarşısı'na, metrelerce tahliye hortumu döşendi. Ekipler suları tahliye ederken, esnaf da yağmur sularının dükkanlarının önüne sürüklediği çöpleri temizledi. Çarşı esnafı, yıllardır her yağmur yağdığında sokakların bu hale geldiğini belirterek, altyapının geliştirilmesi için yetkililere çağrıda bulundu. Yağmurun etkili olduğu Mersinli Mahallesi'ndeki Yunuslar Kavşağı'ndaki sular da tahliye edildi ve kavşak trafiğe açıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
----------
Kemeraltı Çarşısı'ndaki tahliye çalışmalarından görüntü
Kemeraltı Çarşısı'ndaki hala suyla dolu olan dükkanlardan görüntü
Çarşı esnafıyla röportajlar
Yunuslar Kavşağı'ndaki tahliye çalışmasından görüntü
Yeşilova'da yola devrilen ağaçtan görüntü
İnciraltı'nda arabanın üzerine devrilen ağaçtan görüntü
Haber: Davut CAN - Kamera: Hande NAYMAN/ İZMİR,
===================
CHP lideri Kılıçdaroğlu İnegöl'de
Bursa'ya Partisinin aday tanıtımı için gelen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İnegöl ilçesinde partililer tarafından karşılandı.
Merinos Atatürk Kültür ve Kongre merkezinde yapılacak Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey'in tanıtım programına katılmak için Ankara'dan yola çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa'nın İnegöl ilçesinde partililer tarafından karşıladı.
Partililerle el sıkışan Kılıçdaroğlu, başka bir araçla Bursa'ya hareket etti.
Görüntü dökümü
---------
-Genel görüntü
-Detaylar
Görüntü süresi: 1.41 DK boyut 189 MB
2601kilicdaroglu/ İnegöl klasöründe
Haber-Kamera : Yavuz YILMAZ/İNEGÖL,
===============
Bakan Soylu'dan 'seçim güvenliği' açıklaması: Hiçbir manipülasyona alan bırakmayacağız
İZMİR'de seçim güvenliği konulu toplantıya katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, seçimlere şaibe veya gölge düşürülmesine, kimsenin keyfine göre seçimin iklimini bozmasına, Türk siyasetine ve Türk demokrasisine iftira atılmasına izin vermeyeceklerini belirterek, "Önce 'Suriyeliler oy kullanacak' spekülasyonunu yapmaya çalıştılar. Buraya gerçek rakam ve bilgilerle cevap verince bu sefer suspus oldular. Bu sefer adres taşıma ve ölü seçmen şaibesi ortaya koymaya çalıştılar. Buna da hem bakanlık olarak hem de Yüksek Seçim Kurulu, belge ve rakamlarla cevap verdi. Bundan sonraki süreçlerde de hiçbir tezvirata ve manipülasyona da alan bırakmayacağız" dedi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İzmir'de düzenlenen seçim bölge güvenlik toplantısına katıldı. 31 Mart yerel seçimleri öncesinde altıncı toplantıyı düzenlediklerini dile getiren Soylu, konuşmasına Muğla ve Bodrum'da yaşanan afet nedeniyle hayatını kaybedenlere rahmet, vatandaşlara da geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı. Daha önce 16 Nisan referandumu ve 24 Haziran seçimleri öncesinde düzenledikleri seçim bölge güvenlik toplantılarının faydalı olduğunu dile getiren Soylu, 31 Mart seçimleri için de güvenlik tedbirlerinin alınmaya başladığına dikkat çekti. Kamera sistemlerinin bakımı ve kontrolünün yapıldığını anlatan Süleyman Soylu şöyle konuştu:
"Mevcut jeneratörlerin bakımı yapılıyor, hatta jeneratör, aydınlatma gibi eksikliği olan yerlere ilişkin yeni alımlar da yapılıyor. Bu yılki toplantılarımızda arkadaşlarımızın meselenin ciddiyetine vakıf olmaları, hazırlıklar noktasındaki gayretlerinden memnun kaldığımı, moral bulduğumu ve kamuoyumuzun da bu noktada müsterih olması gerektiğini ifade etmek isterim. Bu itibarla tüm mesai arkadaşlarıma şimdiden teşekkür ediyor; 31 Mart yerel seçimlerinin ülkemiz için hayırlı uğurlu olmasını; ülkemizin istikrarının kuvvetlenmesine, bölgemize de barış ve huzur olarak tesir etmesine vesile olmasını cenabı Allah'tan niyaz ediyorum."
"1946 VE 1982 SEÇİMLERİNİN HAVASI PUSLUYDU"
Her seçimin bir mesajı olduğunu dile getiren Bakan Soylu, "Bazı seçimler istikrar mesajı verir veya bazı seçimler değişim mesajı verir. Her ne olursa olsun seçimin mesajı, sandık sonuçlarına, milletin iradesinin tecellisine göre oluşur. Sonuçlar alınır ve milletin ne mesaj verdiğine bakılır. Fakat her seçimin bir de iklimi vardır. Seçimin sonunda değil, bilakis o seçime giderken, kampanya sürecinde oluşur. Seçim ortamının huzuru, ifade hürriyetinin varlığı, seçmen iradesinin sandığa tam olarak yansımasıyla ilgili oluşan iklimi tarif eder. Türkiye'de bu anlamda havası puslu iki seçim vardır, onlar da 1946 seçimleri ile 1982'deki anayasa referandumudur. Öyle ki 1946 seçimleri literatüre 'sopalı seçim' olarak geçmiştir. Keza 1982 Anayasa referandumu da buna benzer bir leke taşır. İçişleri Bakanlığı olarak bizim görev alanımız, seçimin mesajı ile ilgili değildir. Çünkü orası milletin iradesine ait bir alandır ve mesaj millete aittir. Bizim görev alanımız, seçim iklimi ile ilgilidir. Adayların, partilerin propaganda ve ifade hürriyetini tam olarak kullanabilmesi; kampanya döneminde herhangi bir güvenlik sorunu yaşanmaması; adaylar arasında fiili bir gerginliğe mahal verilmemesi; seçmenlerin sandığa ulaşmasında, oy verme hakkını kullanmasında bir aksaklık yaşanmaması; seçim sonuçlarının tam ve sağlıklı olarak alınıp sürecin hatasız olarak tamamlanması; bu sayede seçim ikliminin, deyim yerindeyse bir bahar havasında olması, İçişleri Bakanlığı'nın seçimle ilgili görevlerimizin tam ve kısa bir tarifidir" dedi.
"KENDİ BAŞARISIZLIKLARINA KILIF ARIYORLAR"
Seçim güvenliği üzerinden bir baskı ve kaos oluşturulmaya çalışıldığını savunan Bakan Soylu, seçimin mesajına odaklanmak yerine, seçim iklimini bozmak isteyen bir iradenin olduğunu öne sürerek şunları söyledi:
"Son yıllarda sürekli olarak seçim güvenliği üzerinden bir baskı ve kaos oluşturulmaya çalışılıyor. Belli bir takvimle gündeme sürdükleri klişe senaryoları var. Üç aşamalı çalışıyorlar. Birinci aşamada seçmen askı listeleri üzerinden; sonrasında ifade hürriyeti üzerinden son olarak da oyların sayımı üzerinden bir manipülasyon ortaya koymaya çalışıyorlar. ya kendi başarısızlıklarına kılıf arıyorlar ya da ülkenin seçimler yoluyla, demokratik yollarla tahkim ettiği istikrarı bozmaya çalışıyorlar. Şu anda bu saydığım üç aşamalı iklim bozma çalışmasının ilk evresindeyiz. Önce 'Suriyeliler oy kullanacak' spekülasyonunu yapmaya çalıştılar. Buraya gerçek rakam ve bilgilerle cevap verince bu sefer sus pus oldular. Bu sefer adres taşıma ve ölü seçmen şaibesi ortaya koymaya çalıştılar. Buna da hem bakanlık olarak hem de Yüksek Seçim Kurulu, belge ve rakamlarla cevap verdi. Hatta bu hafta ortası Ankara'da gerçekleştirdiğimiz bölge toplantısında, jandarmamız üzerinden atılmaya çalışılan ahlaksız bir iftiraya tüm hukuki dayanaklarıyla ve rakamlarla cevap verdim. Şimdi sıradaki iftiralarını bekliyoruz. Ancak bizim alnımız aktır, tüm süreçlerimiz şeffaftır, ülkemizdeki bütün hukuk süreçleri eksiksiz çalışmaktadır; anayasal tüm kurumlar da Alah'a şükürler olsun görevinin başındadır. Şunu da net şekilde ifade etmek isterim. Bundan sonraki süreçlerde de hiçbir tezvirata ve manipülasyona da alan bırakmayacağız. Hiç kimsenin seçimlere şaibe veya gölge düşürmesine, kimsenin keyfine göre seçimin ikliminin bozulmasına, Türk siyasetine ve Türk demokrasisine iftira atılmasına müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.
'SANDIK MÜŞAHİDİ SONUÇLARI KONTROL ETME ŞANSINA SAHİP'
Son yıllarda özellikle bilgisayar sistemleri işin içine girdikten sonra, seçim sonuçlarının alınmasıyla ilgili de dijital sistemler üzerinden bir iftira ortaya koyulmaya çalışıldığını söyleyen Bakan Soylu, bazen bir işin mantığının, bütün şaibeleri yok ettiğini ifade etti. Türkiye'de seçimlerin dijital ortamda yapılmadığını belirten Soylu, "Oy kullanımı da, oyların sayımı da dijital değildir. Vatandaş oyunu fiilen mühür basarak kullanır; sayımlar sandık başkanının başkanlığında, her partinin müşahitleri huzurunda yapılır; tutanağa geçirilir ve sonra da bunlar birleştirilir. Elbette ki sonuçların toplanması, kimin kazandığının hesaplanması noktasında veriler bilgisayara girilmektedir. Ancak kesin sonuçlar Yüksek Seçim Kurulu'nun resmi internet sitesinde sandık bazlı olarak yayınlanır. Yani eğer siz bir partinin sandık müşahidiyseniz, görevli olduğunuz sandıkta kime kaç oy çıktıysa, sandık sonuçları açıklandığında zaten bunu kontrol etme şansına sahipsiniz. Yani bizim seçim sistemimizde sürecin başında insan vardır, sonunda da yine insan vardır. Dolayısıyla oyların sayımı noktasında birilerinin bilgisayar yazılımı yoluyla veya birkaç tıklamayla sonuçlar üzerinde etkili olduğu iddiasının gerçekle bağdaşır yanı yoktur, bir mantıklı izahı da yoktur ve bugüne kadar hiçbir seçimden sonra sonuçlara etki edecek bu çapta bir itiraz vuku bulmamıştır" dedi.
TEDBİRLER 3 ANA BAŞLIKTA ALINDI
İçişleri Bakanlığı olarak seçim ikliminin güvenliği noktasında tedbirleri kampanya güvenliği, oy verme güvenliği ve oy sayımı güvenliği olmak üzere üç başlıkta ele aldıklarını belirten Soylu, "Bütün bu süreçleri etkin ve verimli bir şekilde yürütmek için birimler arası koordinasyon ve iletişimi sağlamaya ayrı bir önem verdik. Seçimin tüm süreçlerini koordinasyon içinde takip etmek ve herhangi bir aksaklığa meydan vermemek için bakanlık merkezimizde bir bakan yardımcımızın başkanlığında 'Seçim koordinasyon komisyonu' oluşturduk ve hemen 2 toplantı gerçekleştirdik. Aynı şekilde her ilde GAMER (Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı) bünyesinde bir vali yardımcısı başkanlığında seçim koordinasyon merkezleri oluşturulmuştur ve buradan da merkezdeki komisyonumuza bilgi akısı sağlanmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra emniyet ve jandarma birimlerimizde merkez ve illerde olmak üzere yine seçim koordinasyon merkezleri oluşturduk. Bu merkezlerde toplam 6 bin 939 personel görevlendirdik ve bu personelin tamamına eğitim verdik. Süreçlerle ilgili sadece kendi içimizde değil kamuoyu ile de sağlıklı bilgi paylaşabilmek maksadıyla illerimizde sayın valilerimiz de basın mensuplarıyla belirli aralıklarla seçim güvenliği ile ilgili toplantılar yapacaklardır" diye konuştu.
'POLİSE JANDARMAYA KARŞI GELMEK MARİFET DEĞİL'
Kampanyada güvenlik tedbirlerini planlarken ifade ve propaganda hürriyetinden taviz vermemeyi ve bu konuda hukuktan sapmamayı temel prensip olarak belirlediklerini anlatan Soylu şunları söyledi:
"Yani bir yerde stant açılıyorsa, bir miting düzenleniyorsa ve yasal izinleri alınmışsa, burada gerekli tüm güvenlik tedbirleri, propaganda faaliyetlerine engel olmayacak şekilde alınacaktır. Burada en temel çizgimiz, hukuktur. Yasal izinler ve prosedürler noktasında herkesin hassasiyet göstermesi en büyük arzumuz ve ricamızdır. İyi niyetle de olsa gelişigüzel stant açılmamasına, rastgele miting veya yürüyüş düzenlenmemesine, bu konulardaki yasal çerçeve neyse buna riayet edilmesini rica ediyorum. Böyle bir program yapmak isteyen parti veya adayların, -olabilir- konuyla ilgili net bir bilgisi yoksa bile en azından en yakın emniyet biriminden veya mülki amirden süreçle ilgili bilgi almaya çalışması, bence en doğru harekettir. Arkadaşlar, bizi hukuk korur. Hukuktan sapmadığımız sürece, bütün süreçleri sağlıklı bir şekilde yürütme imkanımız olur. Bildirimde bulunmadan bir stant açıp veya yasal izinleri alınmamış, korsan bir gösteri düzenleyip sonra polisle karşı karşıya gelmek, jandarmayla karşı karşıya gelmek marifet de değildir, siyaset yapma usulü de değildir. Dolayısıyla bu faaliyetlerle ilgili olarak tarafların ilgili mevzuatı takip etmesi hususunu tekrar rica ettiğimi, burada herhangi bir kanunsuzluğa da göz yumamayacağımızı ifade etmek isterim."
400'DEN FAZLA POLİS YAKA KAMERASI
Huzur uygulamalarında ve mitinglerde daha önce de uygulanan üçüncü göz uygulamasına, bu dönemde de aynen devam edileceğini ifade eden Soylu, "Bu yöntemde, sahada iki personelimiz denetim yaparken bir üçüncü personelimiz de daha dışarıdan onları izliyor. Böylece ekip olarak alanı daha geniş bir bakışla takip etme imkanı buluyoruz. Bir de buna ilaveten, online bağlantı sağlayabildiğimiz polis yaka kameraları alıyoruz. Şu an itibarıyla sayıları bildiğim kadarıyla 400'ü geçmiş durumda. Normal polis kameraları haricinde bu yeni nesil yaka kameraları, üzerinde taşıyan polisin gördüğü görüntüyü aynı anda canlı olarak merkezden izleyebilmesine imkan tanımaktadır. Dolayısıyla mitinglerde, toplumsal olaylarda merkezden risk analizi yapabilmemize ve ekiplerimizi yönlendirmemize imkan tanıyor" dedi.
'UYANIK AKTİF VE DİKKATLİ OLUN'
Küçük tedbirler konusuna özellikle vurgu yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Üst araması, x-ray kontrolü, araç altı taraması, hatta araç araması gibi konularda arkadaşlarımız uyanık, aktif ve dikkatli olmalıdır. Özel güvenlik ve polis memuru arkadaşlarımı özellikle buradan ikaz etmek istiyorum: giriş çıkış aramaları konusunda ihmalkar olmayın ve kendinize güvenmeyin. İnsanların şekline şemaline bakıp 'buna bakmaya gerek yok' demeyin. Talimat neyse, eksiksiz yapın. Üşenmeyin, erinmeyin. Allah göstermesin, görevli olduğumuz yerde bakmakta ihmal ettiğimiz küçücük bir çanta veya paket; sormadığımız tek bir kimlik, memleketimizin kabusu olabilir. Bunun yaşanmış birçok örneği vardır. Buradan vatandaşlarımıza da kolluk birimlerimize yardımcı olmalarını, hassasiyet göstermelerini rica ediyoruz. Unutmayın ki bu eylemleri yapanlar, bu işler için eğitilmiş, yapacağı eyleme odaklanmış profesyonel kişilerdir. Her türlü tiyatroyu oynayabilirler, her türlü taktiği kullanabilirler. Dolayısıyla küçük tedbirler noktasında kişilerden bağımsız, tahminlerimizden bağımsız olarak ama elbette ki nezaket içinde, insanları rahatsız etmeden, görevlerimizi en iyi şekilde yapmak durumundayız" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------
-Toplantıdan genel ve detay görüntü,
-Bakan Süleyman Soylu'nun konuşmasından görüntü.
Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Melis KARAKUZULU/ İZMİR,
====================
Hatay'da 2 kişinin öldüğü 6 kişinin yaralandığı patlamanın nedeni araştırılıyor
Hatay'ın Altınözü ilçesinde, dün 2 katlı binanın kazan dairesinde meydana gelen; biri Suriyeli 2 kişinin hayatını kaybettiği, ikisi ağır 6 kişinin yaralandığı patlamanın nedeni araştırılıyor.
Olay, dün saat 18.00 sıralarında Altınözü ilçesine bağlı Altınkaya Mahallesi'ndeki 2 katlı binanın kazan dairesinde meydana geldi. Çevredeki evlere de büyük etki eden patlama sonrası olay yerine çok sayıda sağlık, jandarma, UMKE ekibi sevk edildi. Patlamada bazı bölümleri yıkılan binanın altında kalan biri Suriyeli 2 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altından çıkarılan ikisi ağır 6 yaralı ise çevredeki hastanelere kaldırıldı. Patlama sırasında bazı evlerin duvarları yıkılırken, bir minibüs ile otomobil ise kullanılamaz hale geldi. Patlamayla ilgili Hatay Valiliği'nden yapılan açıklamada olayla ilgili inceleme başlatıldığı belirtildi. Olay sonrası hastaneye kaldırılan 6 yaralının tedavisi devam ederken, yaşamını yitiren 2 kişinin otopsisi Hatay'da devam ediyor. Patlama alanında Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden gelen ve inceleme yapan bilirkişi heyetinin raporu sonrası patlamanın tam nedeni ortaya çıkacak.
Görüntü Dökümü
-----------
Patlamadan zarar gören evlerden görüntüler
Genel ve detay görüntüler
Haber - Kamera: Samim SELÇUK/ALTINÖZÜ (Hatay),
=====================
Tunceli'de nefes kesen hasta kurtarma çalışması
Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde yolu kardan kapalı mezrada rahatsızlanan tansiyon hastası Nimet Atik (61), yaklaşık 1 saat yürüyerek evine ulaşan sağlık ve AFAD ekipleri tarafından alınarak, hastaneye götürüldü.
Nazımiye ilçesindeki Turnayolu köyüne bağlı Boncuk mezrasında yaşayan tansiyon hastası Nimet Atik, dün fenalaştı. Atik'in yakınları 112 Acil'den yardım talebinde bulunuldu. Mezra yolunun kar nedeniyle kapalı olduğu bilgisine ulaşan sağlık görevlileri, AFAD'dan destek istedi. Ambulans ve AFAD'a ait araçla yola çıkan ekipler, kardan kapalı yolda inip, yürüyerek mezraya ulaştı. Karlı yolda ve zor şartlar altında yaklaşık 1 saatlik yürüyüşün ardından mezraya ulaşan ekipler, Nimet Atik'i evinden alıp, sedyeyle dönüşe geçti. Atik, ekipler tarafından ambulansa alınarak Nazımiye Devlet Hastanesi'ne götürülüp, tedaviye alındı.
Görüntü dökümü:
-----------------------
AFAD ve Sağlık ekiplerinin yola çıkması
Ekiplerin sedye ile kar üzerinde yürüyüşleri
Ekipler zorlu yollarda kar içinde yaya yürürken
Ekiplerin eve varması
Nimet Atik'e müdahale edilmesi
Sedyeye konulması
Karanlıkta yola çıkılması
Karanlıkta zorlu yolda kar içinde hasta kadının taşınması
Fenerle yol bulanarak hastayı taşıyan ekiplerin görüntüsü
Nimet Atik'in ambulansa konulması
Genel ve detay görüntüler
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 448 MB
Haber: Ferit DEMİR-Kamera: TUNCELİ,
=================
Güneydoğu Anadolu'nun petrol yataklarının röntgeni çekildi - (ÖZEL)
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Cessna Caravan tipi sabit kanatlı uçağı, havada jeofizik çalışmaları kapsamında Batman'ın da aralarında bulunduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan petrol yataklarının röntgenini çekti. Batman Havalimanı'nda 6 aydır konuşlu bulunan uçak, bu süre içerisinde 600 saatin üzerinde uçuş yaptı. Proje tamamlandığında Türkiye, dünyada havadan jeofizik araştırmalar yapan ilk 8 ülke arasında olacak.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nın Cessna Caravan tipi uçağı ile Türkiye'de ilk yer altı röntgen çalışması Batman'da başlatıldı. Sabit kanatlı uçak, 6 aydır konuşlandığı Batman Havalimanı'nda bölgedeki petrol yataklarının röntgenini çekti. İngiliz pilotun kullandığı uçakta 5 kişilik ekip tarafından yer altı bilgileri, anında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürlüğü'ne aktarılıyor.
Havadan yapılan jeofizik çalışmaları kapsamında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 600 saatlik uçuşla petrolün röntgeni çekildi. Bu uçuşlar yüzeye yakın olacak şekilde nominal 200 metre yükseklikte gerçekleştiriyor.
HAVADAN JEOFİZİK HARİTASI
Havadan jeofizik verilerinin toplanmasını esas alan proje kapsamında uçağa gerekli cihaz, sensör ve tüm ek donanımların entegrasyonu Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nca yapıldı. TPAO Genel Müdürlü yetkililerince, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde jeofizik çalışmaların sona doğru gelindiği bildirildi. Yetkililer, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde başlatılan bu çalışmanın, Türkiye'nin diğer bölgelerinde de yapılacağını, proje tamamlandığında ise Türkiye'nin, havadan jeofizik araştırmalar yapan dünyada ilk 8 ülke arasında olacağını belirtti.
Görüntü Dökümü:
-------------
Batman Havalimanında bulunan uçak
Uçağa yakıt ikmalinin yapılması
Genel ve detay görüntüler
GÖRÜNTÜ BOYUTU 165 MB
Haber-Kamera: Arif ARSLAN-Reşat YİĞİZ/BATMAN,-
=================
Van'da PKK/KCK operasyonu: 3 tutuklama
Van'ın Erciş İlçesi'nde terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 8 şüpheliden 3'ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Erciş Cumhuriyet.Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu ve Van İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında önceki sabah operasyon düzenlendi. 11 ayrı adrese baskın yapan ekipler, 'PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olmak ve yardım yataklık etme' suçlamalarıyla 8 şüpheliyi gözaltına aldı. Yapılan sorgularının ardından adliyeye sevk edilen 8 şüpheliden 3'ü tutuklandı. 4'ü hakkında adli kontrol kararı getirildi. 1 şüpheli ise serbest bırakldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------
-Jandarma ekiplerinin sabah saatlerinedeki operasyonu
-Askerlerin kar altında yürümeleri
-Detaylar
ERCİŞ(Van), -
==================
Suriyeli yetim çocuklardan el işi ve resim sergisi
Kilis'in karşısında bulunan Suriye'nin Azez kasabasındaki Siccu Konteyner Kentinde kurulan İstanbul İtfaiyesi Şehit Onbaşı Taner Çebi Yetim Anaokulu'nda Suriyeli yetim çocuklar tarafından resim, el işi, minyatür ve oyuncak sergisi açıldı.
Suriye'de yaşanan iç savaş nedeniyle yetim kalan çocuklara destek olan İHH İnsani Yardım Vakfı onların barınma, gıda, sağlık ve eğitim gibi ihtiyaçlarını karşılarken sosyal hayata adapte etmek için de çeşitli çalışmalar gerçekleştiriyor. İHH'nın 2014'te inşa ettiği Azez'deki Siccu konteyner kentinde geçtiğimiz yıl İstanbul'da meydana gelen yangında şehit olan İtfaiye Onbaşı Taner Çebi adına açılan yetim anaokulundaki çocuklar, eğitim öğretim yılının ilk yarısında öğretmenlerinin yardımıyla yaptıkları resim, el işi, minyatür ve oyuncakları okullarında kamp sakinleri ve bölge halkının gösterimine sundu.
İHH İnsani Yardım Vakfı Suriye Çalışmaları yetim birimi sorumlularından Ahmed Kenan, İHH olarak yetim çalışmalarını tüm hızıyla sürdürdüklerini belirtti. Bu kapsamda Suriye'nin Azez bölgesi'ndeki Siccu Kampı'ndaki yetim anaokulunda çocukların eğitim öğretim dönemleri içinde yapmış oldukları resimler, el işleri v çeşitli oyuncakların sergilendiğini aktaran Kenan, "Aslında bu çalışmalar çocukların hayallerini yansıtıyor. Biz de İHH İnsani Yardım Vakfı olarak çocukların hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyoruzö dedi.
İtfaiye Onbaşı Şehit Taner Çebi Yetim Anaokulu öğretmenlerinden Huzame Esseyid ise "Bu sergi fikri çocukların yaptığı güzel resimleri ve çalışmaları duvara asmamızla başladı. Güzel bir fikir ortaya çıktığını düşünerek bu fikri geliştirmeye çalıştık. Eğitim dönemi başladığından bu yana çocuklarla birlikte el baskısı resimler, hayvanların şekilleri, meyve baskıları yaptık. Aynı zamanda doğal malzemeler kullanarak nohut ve fasulyeleri renklendirip farklı şekiller oluşturmaya çalıştık. Mesela çocuklarla fasulyeleri renklendirip portakal şeklinde resimler yaptırdık. Onları savaş ortamından uzaklaştırmak ve yaşadıklarını unutturmaya çalışıyoruz. Buradaki yetim çocukları bir nebze de olsa umutlandırmaya çalışıyoruz. İnşaallah bu çocukları savaşın etkilerinden birazcık uzaklaştırmış oluruzö diye konuştu.
İHH, Suriye'de sivillerin yoğun yaşadığı Halep kırsalı ve İdlib bölgelerindeki yetimlere hamilik ederken, 54 ülkede ve Türkiye'deki 76 şehirde bulunan 90 bini aşkın yetim çocuğun her ay düzenli bakımını üstleniyor.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------
- Çocukların resim çalışması
- Okuldan görüntü
- Yetkililerin konuşması
Genel ve detay görüntüler
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 22 MB
Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA)
====================
Kakaolu fındık kremasına karşı Antep fıstığı ezmesi üretti
Gaziantepli baklava ustası Mehmet Tekin, kakaolu fındık kremasına karşı 5 yıldır üzerinde çalışarak Adana'da ürettikleri kahvaltılık Antep fıstığı ezmesinin yoğun talep gördüğünü belirtti. Tekin, Türkiye'nin çeşitli illerinin yanı sıra Katar'a da ürün gönderdiklerini söyledi.
Adana'da ailesiyle birlikte 40 yıldır fıstıklı baklava, şöbiyet, dürüm, dolama, bülbül yuvası, fıstık ezmesi ve su böreği üretimi yapan Gaziantepli Mehmet Tekin, kahvaltılık kakaolu fındık kremasına karşı 5 yıllık araştırma- geliştirme çalışmasının ardından Antep fıstığı ezmesi üretmeye başladı.
Katkı maddesi koymadan ürettikleri Antep fıstığı ezmesinin büyük ilgi gördüğünü belirten Tekin, "Son zamanlarda pek çok evde kullanılan kakaolu, çikolatalı ürünlerin oldukça zararlı olduğunu gördük ve faydalı, katkısız, milli bir ürün hazırlamak istedik. Adanalılar çok beğendi ama Ankara, İstanbul, İzmir'den de yoğun talep görüyor. Katar'dan da talep gelmesi üzerine sevkiyata başladık. Ürünümüz kahvaltıda ekmeğe sürülmüş kaymağın üzerinde çok lezzetli oluyor. Ürünümüzün içinde ayrıca baklavalarımıza koyduğumuz sade yağ var, bu da ezmemizi daha lezzetli hale getiriyor" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
--------
-Fıstık parçalarının kaynatılması
-Fıstık tozlarının tencereden kavanozlara doldurulması
-Fıstık ezmelerinden detaylar
-Röportaj
-Fıstık ezmesinin kaymak bal ile pideye sürülmesi ve yenmesi
SÜRE: 04'34" BOYUT: 506 MB
Haber-Kamera: Nuri PİR- Eser PAZARBAŞI/ADANA,
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni -8 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.