TBMM'de Özgür Özel'in Başkanlığında Myk Toplantısı... Zeynel Emre: Yarından İtibaren Olağanüstü Kurultay İçin İmza Toplamaya Başlayacağız - Son Dakika
Son Dakika Logo

TBMM'de Özgür Özel'in Başkanlığında Myk Toplantısı... Zeynel Emre: Yarından İtibaren Olağanüstü Kurultay İçin İmza Toplamaya Başlayacağız

31.05.2026 18:13

Özgür Özel'in başkanlığında TBMM'de toplanan "Merkez Yönetim Kurulu" toplantısının ardından açıklama yapan İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, yarından itibaren Olağanüstü Kurultay toplanması amacıyla kurultay delegelerinden imza toplamaya başlayacaklarını ifade ederek, "Çok kısa süre içinde topladığımızı göreceksiniz. Mahkemenin kararı doğrultusunda yetkili olan delegelerin hepsinin imzasını toplayacağız. Bu süreci zamana yayarak ilerletmenin mantığı yok" ifadesini kullandı.

(TBMM) - Özgür Özel'in başkanlığında TBMM'de toplanan "Merkez Yönetim Kurulu" toplantısının ardından açıklama yapan İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, yarından itibaren Olağanüstü Kurultay toplanması amacıyla kurultay delegelerinden imza toplamaya başlayacaklarını ifade ederek, "Çok kısa süre içinde topladığımızı göreceksiniz. Mahkemenin kararı doğrultusunda yetkili olan delegelerin hepsinin imzasını toplayacağız. Bu süreci zamana yayarak ilerletmenin mantığı yok" ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in başkanlığında TBMM'de toplanan "Merkez Yönetim Kurulu" toplantısının ardından TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Zeynel Emre, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine düşürüldüğü kumpas sürecini değerlendirdik. Buradan nasıl çıkarız, hangi yol, hangi metotlarla halkımızla birlikte bu kumpasları savuştururuz, bunu konuştuk" dedi.

Emre, "Partimizin son yerel seçimde birinci oluşu, cesaretle mücadele etmesi, sarayın bir cici muhalefeti haline gelmeyi reddetmesi karşısında AKP'nin yargı kolları, partimiz içerisindeki maalesef butlan kollarıyla birlikte ortak hareket ederek böyle bir kumpası kurdular" ifadesini kullandı.

Emre, Ankara'da İl Başkanlığı önündeki bayramlaşma ve sonrasında Anıtkabir'e yapılan yürüyüşe katılımın yüksek olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye Cumhuriyeti asla ve asla bir adamın, bir zümrenin, bir kişinin, bir partinin tekeline girmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti egemenliği kayıtsız şartsız halktan alındı, meşruiyetin halktan alındığı çeşitli ayak oyunlarıyla, yargıyı kullanarak, farklı enstrümanları kullanarak, siyasi partilere kumpas yapılarak bir 'tek adam devleti' haline gelmeyecektir. Bir parti halktan yeteri kadar destek bulmuyorsa ve rakibine gayri ahlaki bir şekilde kumpaslar kuruyorsa o da meşruiyetini kaybetmiştir. Partiler açısından da, delege iradesine dayanmayan, partililerin iradesine dayanmayan hiçbir yönetimin de meşruiyeti yoktur" ifadelerini kullandı.

"ÖZGÜR ÖZEL'İ FETÖ İLE İLİŞKİLENDİRMEYE ÇALIŞAN BİR AKLI GÖRÜYORUZ"

İstinafın kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun "FETÖ artıklarını temizleyemediğim için özür dilerim" ifadelerini anımsatan Emre, "Belli ki önceden çalışılmış, çok organize şekilde sosyal medyada ve çeşitli platformlarda saldırılar yapıldığını görüyoruz. Özgür Özel'i FETÖ ile ilişkilendirmeye çalışan, sanki irtibatı varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışan bir aklı görüyoruz" dedi.

Bir FETÖ itirafçısının on yıl önce verdiği beyan doğruymuş gibi algı oluşturulmaya çalışıldığını söyleyen Emre, şunları kaydetti:

"Sayın Özgür Özel, ilk milletvekili olduğu dönemde daha Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal olarak Ergenekon davalarını takip etmeden o kumpas davalarında gidip izlemiş, oradaki kumpasları dile getirmiş, gerek Ergenekon'da gerek Balyoz'da, gerek İzmir Askeri Casusluk davasında, Mamak'ta, Hasdal'da, Hadımköy'de, Silivri'de ziyaret etmediği, mağdur edilen, tutsak edilen asker kalmamıştır. ve bu konuda kitap yazmıştır. İzmir Askeri Casusluk davasını kimse bilmezken oradaki kumpasları ortaya çıkarmıştır. En önemlisi ise o zamanki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nun uçakta bulunması nedeniyle 15 Temmuz gecesi inisiyatif almış, TBMM'ye gelmiş, Meclis'in açılmasına katkı sunmuş, Meclis'e bomba atıldığı anda dahi Genel Kurulu terk etmemiş, meşruiyetin yanında durduğunu ilan etmiş ve büyük bir cesaretle bu girişimi yapma konusunda bir an bile tereddüt etmemiş ve o günkü tutumu nedeniyle FETÖ'cüler hariç bu ülkedeki her kesimden büyük takdirler, övgüler almıştır."

Buna karşın iddia o ki, bir FETÖ itirafçısı demiş ki, 'Salihli'de eczacılık yaparken keşfedilmiş de parlatılmaya karar verilmiş, ismi gitmiş, yurt dışına onaylanmış' vesaire. Bir defa Sayın Özgür Özel hiçbir zaman Salihli'de eczacılık yapmamıştır. Sayın Özgür Özel o tarihte Türk Eczacılar Birliği yönetimindedir, Ankara'dadır. Yine Sayın Özgür Özel'in, 'Sümerbank davasıyla parlatıldığını' ifade etmiştir. Halbuki Sümerbank davası orada beyan edildiği gibi 2010 yılında değil, 2005 yılında açılmıştır.

Genel Başkanımızın kızı İpek hiçbir zaman FETÖ okuluna gitmemiştir. Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü kendi düzenlediği yarışmanın ödül törenini FETÖ'nün bir okulunda yaptığı için tüm öğrenciler ve öğretmenler oradadır ve birkaç saat orada bulunulmuştur. Yani baştan aşağıya yalan, tutarsız, iftira ifadelerle algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bütün bunların kök nedeni, başlangıçtaki meseledir. Cumhuriyet Halk Partisi son yerel seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyu 35 civarında seyretmekteydi. Rakibimizin 5 puan kadar önündeydik. ve adı geçen olası Cumhurbaşkanı adaylarının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın karşısında en az 10 puan ve üzerinde farkla seçimi kazanıyor görünmesi nedeniyle böyle bir operasyona girilmiştir."

"ÖZGÜR ÖZEL'İN GENEL BAŞKANLIĞI BOYUNCA BELİRLEDİĞİ ADAYLAR İÇİNDE HİÇBİR ZAMAN FETÖ'CÜ OLMAMIŞTIR"

Özgür Özel'in genel başkanlığı boyunca belirlediği adaylar içerisinde hiçbir zaman FETÖ'cü olmamıştır. Hiçbir danışmanı FETÖ'cü çıkmamıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın darbe sonrası yazdığı iddianamelere göre albayların erken emekliliğe sevki konusundaki yasayı FETÖ'nün isteği üzerine darbeden sadece birkaç ay önce AKP grubu çıkarmıştır. Bir yerde Sayın Özgür Özel'in ismini göremezsiniz. Bugün delege iradesiyle seçilmiş MYK üyelerimizin hiçbirinin adını bir yerde göremezsiniz. MYK'mızda bulunan Yankı Bağcıoğlu Paşa Balyoz kumpasında tutuklanmıştır ve büyük zulme uğramıştır. Bugün bizimle birliktedir. Bu mesele bir siyasi parti meselesi değildir. Bu mesele Türkiye'de halkın oyuyla yönetimin değişip değişmeyeceği meselesidir. Bir tarafta yüz binlerin varlığı, bir tarafta birkaç bin kişinin varlığı bunu göstermiştir ki maalesef Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezinin önünde basına da yansıyan, sosyal medyada da paylaşılan şekilde yedi oklu bayraklar mı dersiniz, partimizin bayrağının yerlerde bırakılmasını mı dersiniz, yeni getirilen kişiler mi dersiniz… Diyaloglardan bunları pekala görebiliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir zaman böylesine acı bir tabloyu görmemiştir."

"PARTİMİZİN ÖNÜNDE BİR VARLIK YOKLUK MESELESİ VAR"

Buradan çıkışın bir an evvel kurultayla olacağını vurgulayan Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun hiçbir bahanesi yoktur. Eğer şu deniyorsa 'Tedbir kararı vardır.' Yargıtay'a verilecek iki dilekçeye bakar. Temyizden feragat edilir, kesinleşmiş olur ve tedbir kararı ortadan kalkmış olur, kurultay kararı önünde hiçbir engel kalmamış olur. Bütün bunlar bahanedir. Partimizin önünde bir varlık yokluk meselesi vardır çünkü 4-5 Kasım 2023 ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihidir. Gerek Siyasi Partiler Yasası gerek buna dayanarak hazırlanan tüzüklere göre iki yıl artı bir yıl uzatmalı olmak üzere en fazla üç yılda bir kurultaylar yapılmak zorundadır. Hele hele bu süre altı yılı geçerse o siyasi parti seçime giremez, bu çok açıktır. Bugün Temmuz 2026 itibarıyla altı yıl dolacaktır. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi'ni çökertme, tarihten silme operasyonudur. Bir an evvel seçim demeyen, bu yönde karar almayan, irade göstermeyen herkes bu işin sorumlusu olur."

Bu kumpaslar karşısında, "her türlü siyasi, hukuki ve her türlü fiziki mücadeleyi yapacaklarını' vurgulayan Emre, "Meydanlara gideceğiz, mitingler yapacağız, yürüyüşler yapacağız, sokak sokak dolaşacağız, halkımıza gerçekleri anlatacağız. Türkiye'deki tüm siyasi partiler bilsinler ki bugün bize yarın onlara. Tüm Türkiye'de demokrasiye, Cumhuriyet'e inanan, milli egemenliğe inanan herkesin bunun karşısında ve bu dayanışmanın yanında bulunması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi birtakım televizyon programlarında günlerce konuşularak iftiralarla, yalanlarla dizayn edilecek bir parti değildir. Olacakların önceden sızdırılması, bundan sonra olacaklara ilişkin söylenen sözler nasıl bir organize kötülükle karşı karşıya kaldığımızın en büyük kanıtıdır" dedi.

Emre, "Gündemi öyle bir noktaya getirdiler ki bütün televizyon programlarında halkın gerçek gündemi bir anda ortadan kalktı,  her yerde 'CHP nasıl bölünür, yeni parti kuruldu mu, içinde çatlaklar var mı' gibi konuşmalar var. Eğer iradeye bakarsanız, eğer seçmenlere bakarsanız, o seçmen hiçbir şekilde Cumhuriyet Halk Partisi'ni bölmemiştir, bir bütün olarak yanındadır. Geri kalanı bir avuç azınlıktır" şeklinde konuştu.

"GRUP TOPLANTIMIZI YAPACAĞIZ"

Emre, açıklamasının ardından soruları yanıtladı. Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapılmaması konusundaki yazısının hatırlatılarak, salı günü grup toplantısı yapılıp yapılmacağı sorusu üzerine Emre, şunları söyledi:

"Biz grup toplantımızı yapacağız. Zorla güzellik olmaz. Milletvekili grubu organları milletvekilleri tarafından seçilir. Milletvekili grubunun çok büyük bir kesimi, 100'ün üzerinde bir sayıyla Sayın Özgür Özel'in yanında ona karşı yapılanın haksızlık olduğunu görüyor. İçtüzüğe göre bu gerçekleşmiş. Meclis Başkanı almış, Meclis Başkanlığı seçiminin usulüne uygun olduğunu kabul edip internet sitesinde yer vermiş. Şimdi hal böyleyken, 'biz Grup Başkanı sıfatıyla da olsa Genel Başkan sıfatıyla da olsa, grup başkanvekillerini hiçbir şekilde Cumhuriyet Halk Partisi'nin yıllardır kullandığı salona sokmayız, konuşturmayız' diye söylenen sözün anlamı yoktur. Bizim konuşmak için salonlara ihtiyacımız yok. Genel Başkanımız nerede konuşursa, grup toplantısı oradadır."

"İÇLER AÇISI AMA İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ KUMPASI DA GÖSTERİYOR"

İzmir Milletvekili Mahir Polat'ın TGRT'ye "sizin de bu süreçte çok emekleriniz oldu" diyerek teşekkür etmesini nasıl değerlendirdiği sorusuna Emre, şu yanıtı verdi:

"O televizyon programında yıllardan beridir gerek önceki dönemler, gerek 2023 sonrasında partimize yönelik hiç olmadık iddialar, suçlamalar sadece Türkiye'de CHP varmış, sanki Türkiye'de hiç iktidar partisi yok diğer partiler yok da ülkenin problemleri yok da CHP'ye yönelik karalamaların yapıldığı bir televizyon kanalı, partinin içi karışsın diye çabalayan bir kanal. İçler acısı ama bir yönüyle de içinde bulunduğumuz kumpası gösteren bir durumun ispatı. AKP'nin yargı kollarıyla maalesef partimizdeki butlan kolları bir araya geldi ve bu süreç işlendi."

"O KADAR ÇOK KARA PROPAGANDA VAR Kİ"

Kılıçdaroğlu'nun dün yaptığı açıklamalarda içinde Özkan Yalım'ın da yer aldığı, daha önce birlikte çalıştığı arkadaşlarına yönelik suçlamalarda bulunmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Emre, şöyle konuştu:

"Özkan Yalım 2015 tarihinde ön seçimle milletvekili olmuştur, iki kez de daha önceki yönetim zamanında milletvekili sıralamasına birinci sıraya konmuştur. Yani Sayın Kılıçdaroğlu Genel Başkanken iki kez milletvekili sıralamasına konulmuştur. Bakıldığı zaman Belediye Başkanı aday belirlemede de, hala anketler Genel Merkez'de durur, şehirde en önde çıktığı için farklı isimlere defalarca sorularak aday gösterilmiştir. Burada o kadar çok kara propaganda ve yalan var ki."

Sürekli şu aracın içini konuşuyorsunuz, biraz da tank palet fabrikası karşılığında hediye edilen 500 milyon dolarlık uçağı konuşun. Burada bir eksiklik varsa biz iyi niyetle onu parti olarak düzeltmeye çalışıyoruz. Bizim dönemimizde çok sayıda belediyemize operasyon yapıldı, biz bunlar içerisinde parti hukukuna, ahlakına yakışmayacak durum olduğunda zaten işlem yaptık. Ama çok büyük bir kısmının kumpas olduğunu belgeleriyle anlatmaya devam edeceğiz."

"ÇOK KISA SÜREDE TOPLAYACAĞIZ, HANGİ DELEGELERLE İSTENİYORSA ONU DA TOPLARIZ"

"Olağanüstü kurultay için yarından itibaren delegelerden imza toplanıp toplanmayacağı, sürecin başlatılıp başlatılmayacağı " sorusuna Emre, şu yanıtını verdi:"

"Başlatıyoruz. pazartesi, yarın imzayı topluyoruz. Çok kısa süre içinde topladığımızı göreceksiniz. Yani orada da sorun yok. ve şunu da ifade edeyim, hangi delegelerle isteniyorsa onu da toplarız. Üye isterse onu da toplarız, kim isterse. Ama mahkemenin kararı doğrultusunda yetkili olan delegelerin hepsinin imzasını toplayacağız, kim yetkiliyse. Bu süreci zamana yayarak ilerletmenin mantığı yok. Böyle siyasi mühendislikler yapılıyor ama saray merkezli yapılan bu siyasi mühendislik hareketlerinin her zaman doğru çıkacağını düşünmeyin. Çoğunlukla duvara tosluyorlar. Burada da eski yönetimin göreve gelmesine karar verildi ama eski yönetimde de önemli bir sayıyla, arada bir farkla 'bu yapılan olmaz kardeşim bir an evvel seçime gidilmeli' diyen bir sayı olduğu için Parti Meclisi toplantısı iptal edildi. İptal edilme sebebi odur."

"PARTİMİZE TAHSİSLİ BİR SALONA ALINMAMAK GİBİ BİR İHTİMALİ DÜŞÜNMEK İSTEMİYORUZ"

Grup toplantısına ilişkin TBMM Başkanlığı ile görüşülüp görüşülmediği, eğer salı günü TBMM'de yapılmazsa Meclis dışında bir yerde grup toplantısı düzenlenip düzenlenmeyeceği sorusu üzerine Emre şöyle konuştu:

"Bizim toplanmak, konuşmak için özel olarak bir şeye ihtiyacımız yok. Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi, Gazi Meclis. Buranın teamülleri var, kuralları var. Burada Meclis Grubu İç Yönetmeliği açıktır, kurulların nasıl seçileceği açıktır. Seçilen Grup Başkanı'nın, grup başkanvekillerinin ve partili milletvekillerinin, partimize tahsisli bir salona alınmaması gibi bir ihtimali düşünmek istemiyoruz. ve bu kapsamda da özel bir iletişim içerisinde değiliz. Orası bizim salonumuz. Biz oraya gideceğiz, konuşmamızı yapacağız. Olması gereken bu. Bir anormallik olursa o zaman ne yapacağımızı görmüş oluruz."

Emre, "Kemal Kılıçdaroğlu dün arınma mesajı verdi, siz de yarın delegelerden imza almaya başlayacaksınız. Bir ihraç süreci başlarsa Özgür Özel ve ekibine karşı, sizin izleyeceğiniz yol ne olacak" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Biz tabii hukuk içerisinde, meşruiyet içerisinde meseleleri ele  almaya devam edeceğiz. Bir defa partiler neye göre yönetilir? Kendi tüzüklerine, iç yönetmeliklerine göre yönetilir. Bizim tüzüğümüz açıktır. Sayın Özgür Özel'in disipline verilebilmesi için bu kararın Parti Meclisi'nden geçmesi gerek. Parti Meclisi'nde zaten yeterli çoğunluğu olmuş olsa o kurul çoktan toplanırdı."

"BUNDAN SONRA BİRTAKIM ZORLUKLAR YAŞAYACAĞIZ"

Özgür Özel'in dün Anıtkabir'de Atatürk'ün mozolesine çelenk koyma sırasında çelenk üzerindeki "Genel Başkan" yazısı nedeniyle Anıtkabir görevlileri ile yaşanan gerginliğin hatırlatılarak, orada neler olduğunun sorulması üzerine Emre şunları kaydetti:

"Şüphesiz biz birtakım zorluklar yaşayacağız bundan sonraki dönemde. Yani aslında bütün bu zorlukların olabileceklerin öngörüsünü Genel Başkanımız gerek meydanda gerek kurultay konuşmasında 'ben size zorlu bir yol vadediyorum. Yani acı çekeceğiz birlikte, üzüntü çekeceğiz ama bunun sonu iyi olacak' minvalinde yapmış olduğu konuşmada saklıydı. Biz biliyorduk ki oyumuz, potansiyelimiz yüzde 20'ler falan olsa bu bizim başımıza gelmeyecekti. Oralarda kalsaydı problem olmayacaktı ve bu karar sonrasında da birçok engellemeyle karşılaşacağız. Yani biraz resmin büyüğüne baktığımızda Türkiye 196 ülke içerisinde belki de en önemli coğrafyada, en kıymetli toprak parçasına sahip. İki kıtanın birleştiği ve gerek kuzeyimizde gerek güneyimizde çatışmaların yaşandığı, dünyanın geleceği açısından çok önemli bir coğrafyadayız. Biz bu coğrafyada olan biteni, siyaseti sadece günlük olaylarla değerlendirmeyelim."

Benzer zamanlarda, emin olun Pedro Sanchez'e de soruşturma açılması tesadüf değil. Çünkü bir akıl, tamamen bir hegemonya kurmaya çalışıyor. Bu hegemonyada içinde bulunduğumuz coğrafyada buraya biçilen bir rol var. Bölgedeki ülkelerin sınırlarının yeniden çizilmesi, İsrail'in yaptıklarına göz yumulması, bunun karşısında duran, şiddetle karşı çıkan her siyasi akım her tarafta hedef olmaya devam edecektir. Yani bu kararlara, operasyonlara, bütün bu yaşadıklarımız ve günlük olaylara da bakarken bu gözle bakmakta da fayda görürüz."

"Orada 'Genel Başkan' sıfatına mı itiraz vardı" sorusuna Emre, "Tabii tabii öyle. O sıfatın kullanılması açısından bazı yerlerde bunlarla karşılaşacağız. Kastettiğim oydu. O günkü tartışmayı biz çok büyütmedik çünkü bizim açımızdan o anki duygu, o an yaşadıklarımız, oradaki yüz binlerin varlığı, Ata'mızın huzurunda bu daha çok detay bir konu geldi bize. Onun için onu orada çok büyütmedik. Çünkü biz 'meşruiyeti nereden alırsın, desteği nereden alırsın, liderlik nereden çıkar' dediğinizde liderinizi sizin sokaklar, meydanlar, milyonlar belirler. Arkanızda halk desteği varsa lidersiniz.  Siz 'düşün önüme yürüyün' dediğinizde insanlar, yüz binler sizin peşinizden geliyorsa lidersiniz" ifadesini kullandı."

"Çelenk için Anıtkabir Komutanlığı'ndan daha önce izin alınmış mıydı. Bir protokol krizi yaşanmasına bu sebep gösteriliyor" sorusuna Emre, "Biz bu yürüyüşü günler öncesinden planlamadık. O gün yüz binlerce insan farklı illerden geldi, güzel bir duygu ortaklığı yakalandı ve birlikte bir yürüyüş yapılmasına o an karar verildi. Temas çok erken olmuştur diyemiyorum onun için. Temas eden ben değilim ama tam hangi dakika, hangi saat onu bilemiyorum. Ancak bu konuda gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra yüründü. Dikkat ederseniz bir engelleme ondan öncesinde yaşanmadı" dedi."

"KURULTAYI 45 GÜN İÇİNDE TOPLAMANIZ GEREKİR"

"Kurultay için çoğunluk imzası toplandıktan sonra Genel Başkan'ın onayına gerek var mı yoksa tüzük gereği zaten prosedür işlemeye başlıyor mu" sorusuna Emre, "Yarıdan bir fazlası toplandıktan sonra CHP Genel Merkezi'ne tebliğ edilir, kural öyledir. Orada bir azami süresi vardır. O süre içerisinde yani en fazla 45 günlük süre içerisinde kurultay toplamanız gerekir. Eğer bu yönde hemen bir karar alınmazsa yine mahkeme yoluna başvurulur. Süreç öyle" yanıtını verdi."

"Temmuz 2026'ya kadar yapılması gerektiğini söylediniz. Bu süreyi geçerse nasıl bir süreç olacak" sorusu üzerine Emre, "Tehlikenin boyutu burada. Bunu, seçim hukukundan anlayan, geçmiş içtihatları bilen uzmanlara danıştığınızda söylerler, Aradaki üç, dört kurultayı kabul etmediğiniz zaman size Temmuz 2020 kalıyor. Temmuz 2026'da da altı yıllık süre dolmuş oluyor. Mevzuat açık. '6 yıllık süre boyunca büyük genel kurulunu yapmayan partiler seçime giremez' deniyor. Biz bu tehlikenin farkındayız, işaret ediyoruz. O nedenle tüm Cumhuriyet Halk Partili seçilmişlerin burada sorumluluk almaya davet ediyoruz. Bu bizim varlık yokluk meselemiz" diye konuştu."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel TBMM'de Özgür Özel'in Başkanlığında Myk Toplantısı... Zeynel Emre: Yarından İtibaren Olağanüstü Kurultay İçin İmza Toplamaya Başlayacağız - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement