Son Dakika Haberleri: Dha Yurt Bülteni-9

Dha Yurt Bülteni-9

27 gün önce

HORTUM, ANTALYA'NIN BATISINI YIKTI GEÇTİ (EK)1)BURNU KIRILAN ÖĞRENCİNİN AMELİYATINI ÖMER ÖZKAN'IN YAPMASINI İSTEDİVali Münir Karaloğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Ak Parti İl Başkanı Rıza Sümer, kamu kurumlarının temsilcileri ile hortum nedeniyle büyük zarar gören Kumluca,...

Dha Yurt Bülteni-9, System.String[]
HORTUM, ANTALYA'NIN BATISINI YIKTI GEÇTİ (EK)

1)BURNU KIRILAN ÖĞRENCİNİN AMELİYATINI ÖMER ÖZKAN'IN YAPMASINI İSTEDİ

Vali Münir Karaloğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes TürelAk Parti İl Başkanı Rıza Sümer, kamu kurumlarının temsilcileri ile hortum nedeniyle büyük zarar gören KumlucaFinike ve Kaş ilçelerinde incelemede bulundu. Vatandaşlara geçmiş olsun dileğinde bulunan Karaloğlu ve Türel, devletin her türlü imkanı ile yanlarında olduğunu kaydetti. İkili daha sonra hortum nedeniyle çeşitli yerlerinden yaralanan Finike Devlet Hastanesi'ndeki yaralıları ziyaret etti. Vali Karaloğlu hortumda, Demre'de yaşadığı evin duvarlarının üstüne düşmesi sonucu burnu kırılan ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğrencisi 18 yaşındaki Melike Edirneli ile ilgilendi. Vali Karaloğlu, Edirneli'nin burnunun ünlü plastik cerrah Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından ameliyat edilmesi için görevlilere talimat verdi.

Hastane ziyaretinin ardından Karaloğlu ve beraberindekiler, Demre ve Kaş ilçelerinde, seraları ve evleri zarar gören vatandaşların yanına giderek geçmiş olsun dileğinde bulundu.

KUTSO: AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ

Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Başkanı Murat Hüdavendigar Günay, çiftçilerin üretim sezonunu kaçırmadan emeklerinin karşılığını telafi edebilmesinin kendi imkanlarıyla mümkün olmadığını, devletin acilen bölgeye yardım etmesi gerektiğini söyledi. Batı Antalya bölgesinin Türkiye'nin en nadide tarım ve turizm alanlarından biri olduğu belirten Günay, şunları kaydetti:

"Bölgemizin yaşadığı doğal afet ülkemizde marka olmuş Finike portakalı ve yine ihracatıyla ülkemizin ekonomisine can veren seralarımıza ciddi hasar verdi. Çiftçilerimizin aylardır büyük emek vererek yetiştirdiği ve hasat etmek üzere olduğu ürünleri heba oldu. Hortum ve dolu felaketiyle Kumluca'da yaklaşık 3000 dekar, Demre'de yaklaşık 600 dekar, Finike'de yaklaşık 3500 dekar ve Kaş'ta yaklaşık 1000 dekar tarım alanı üretim yapamaz hale geldi. Çiftçilerimizin bu büyüklükteki bir zararı telafi edebilmesi mümkün değil. Çiftlerimiz acilen desteklenmezse ülkemiz için önemli bir ekonomik hacim oluşturan komisyon, paketleme ve ihracat firmalarımız ve yan sektörleri ciddi sıkıntıya girecektir. Rusya krizinde ciddi sıkıntı çeken üreticimiz ve ihracatçımız, ümidini 2017-2018 kış sezonuna bağlamıştı. Yaşanan bu afet zaten krediyle sezona başlayan bölge insanını iyice çıkmaza sokacaktır. Devletimiz ve siyasi irade özel bir önem göstererek bölgeyi afet bölgesi ilan etmelidir. Çiftçilerimizin zararları telafi edilmeli, bankalara olan borçları için kredi eteleme ve faiz desteği verilmelidir." 

Görüntü Dökümü

-------------------6

Vali Karaloğlun'un hastanede yaralı ziyareti

Doktorların bilgi vermesi

02.00"

Görüntü Dökümü

------------------7

Yıkılan seraları gezmesi

Seraları tamir eden vatandaşlar

Zarar gören ürünlerden görüntü

Vali Karaloğlu ve beraberindekilerin geçmiş olsun dileği

Yıkılan evden görüntü

Vatandaşlardan görüntü

Seralardan görüntü

DHA Muhaberi Hasan DEMİRBAŞ'ın anonsları

Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA)

=======================================================

2)MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL AMCASININ CENAZESİNE KATILDI

MALİYE Bakanı Naci AğbalAlmanya'da hayatını kaybeden amcası Ahmet Ağbal'ın Çorum'daki cenaze törenine katıldı.

Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın amcası Ahmet Ağbal, geçtiğimiz Cuma günü Almanya'da vefat etti. Uzun süredir rahatsız olan Ahmet Ağbal'ın cenazesi dün Çorum'a getirildi. Merhum Ahmet Ağbal için Ulu Cami'de cenaze töreni düzenlendi. Törene, Maliye Bakanı Naci AğbalÇorum Valisi Necmeddin Kılıç CHP Milletvekili Tufan Köse, Belediye Başkanı Muzaffer KülcüAK Parti İl Başkanı Avukat  Mehmet Karadağ, Merkez İlçe Başkanı Erhan Akar, daire müdürleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Ağbal ailesi ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Ahmet Ağbal'ın cenazesi, Ulu Cami'de öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Ulu Mezarlık'ta defnedildi.

Görüntü Dökümü :

-----------------------

Maliye Bakanı Ağbal'dan detay

Cenaze töreni

Detaylar

Haber-Kamera :  Yusuf ÇINAR/ÇORUM,-

=================================================

3)TRUVA ATINDAN DÜŞEREK ÖLEN MESTAN GÜNEY TOPRAĞA VERİLDİ

ÇANAKKALE'de, başrolünde Brad Pitt'in oynadığı Troy filminde kullanıldıktan sonra kordon boyunda sergilenen 12.6 metre yüksekliğindeki Truva Atı'nın üzerinden düşerek yaşamını yitiren 56 yaşındaki Mestan Güney, memleketi İzmir'de toprağa verildi. Geçen pazar günü öğle saatlerinde, Çanakkale'de kordon boyunda sergilenen Truva Atı'nın üzerine çıkan Mestan Güney'i fark eden çevredekiler, durumu polise ve itfaiyeye bildirdi. Çevredekilerin şaşkın bakışları arasında Truva Atı'nın baş kısmına kadar tırmanan Güney, burada tehlikeli hareketler yaparak yürekleri ağza getirdi. Bulunduğu yerden inmek isterken eli kayıp, dengesini kaybeden Güney, 12.6 metre yükseklikten düştü. Başını beton zemine çarpan Güney, ağır yaralandı. O anlar çevredekiler tarafından cep telefonları ile görüntülenirken, aşırı kan kaybeden Güney, Çanakkale Anadolu Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Güney, doktorların müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.

Daha önce de Truva atına tırmanarak tehlikeli hareketler yaptığı ortaya çıkan Mestan Güney'in cenazesi, yakınları tarafından teslim alınarak, memleketi İzmir'e getirildi. Bornova Kuba Camii'nde bugün öğlende kılınan cenaze namazının ardından Mestan Güney, Hacılarkırı Mezarlığı'nda toprağa verildi. Yakınları, bekar olan Güney'in neden böyle bir şey yaptığını bilmediklerini ifade etti.

Görüntü Dökümü

---------------

Cenazeden görüntü

Genel ve detay görüntü

 Haber-Kamera: Mehmet CANDAN/ İZMİR,

=======================================================

4)KAZANIN ALTINDAN, CİNAYET ÇIKTI

ADANA'da dün meydana gelen trafik kazasında ölen Savaş Topal'ın otomobil içinde tartıştığı arkadaşı, 44 yaşındaki Murat Erdoğan tarafından başından vurularak öldürüldüğü ortaya çıktı.

Olay, dün saat 23.00 sıralarında merkez Yüreğir İlçesi Yavuzlar Mahallesi Özdemir Sabancı Caddesi'nde meydana geldi. Savaş Topal, akrabaları Murat Erdoğan, 33 yaşındaki Uğur Erdoğan ve 23 yaşındaki Serhat Tunçdemir ile beraber, gezmeye çıktı. Topal yönetimindeki 34 PN 1059 plakalı otomobil, Adnan Menderes Bulvarı ile Özdemir Sabancı Bulvarı'nın kesiştiği kavşakta, 27 yaşındaki Hakan Adanalı yönetimindeki 01 EOD 56 plakalı otomobille çarpıştı.

DÖVDÜLER, SONRA AMBULANS ÇAĞIRDILAR

Kaza ardından, Topal ve arkadaşları, Adanalı'yı darp etti. Serhat Tunçdemir ise,  Adanalı'nın nüfus cüzdanını ve cep telefonunu alarak, bir süre alıkoydu. Aldığı yumruk darbeleri sonucunda yaralanan Adanalı'nın kan kaybettiğini gören saldırganlar, ambulans çağırdı. 112 ekibi, yaralı Hakan Adanalı'yı Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi'ne götürdü. Daha sonra Savaş Topal, Murat ve Uğur Erdoğan kardeşleri de araçlarını alıp kaza yerinden ayrıldı. Serhat Tunçdemir ise, yaralı Hakan Adanalı'nın otomobilini polis gelmeden alarak arkadaşlarını takip etti.

ARAÇ İÇİNDE KAVGA ÇIKTI

Olayın ardından Topal ile Murat Erdoğan araç içine tartışmaya başladı. Aralarında daha önce yüklü miktarda alacak anlaşmazlığı olduğu öne sürülen 4 arkadaş, birbirlerine küfür etmeye başladı. Uzman Çavuşluktan emekli olan Erdoğan, kavganın büyümesi üzerine beylik tabancasını çekip, otomobili kullanan Savaş Topal'a ateş etti. Ağır yaralanan Topal, otomobilin direksiyon kontrolünü yitirince şarampole yuvarlandı. Kazayı görenler kurtarma ekiplerine haber verdi. Bu sırada Murat Erdoğan kaçtı. Sıkışan Uğur Erdoğan ise, ekipler tarafından araçtan çıkarıldı. Ağır yaralı Topal,  Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne, kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan Topal, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

CİNAYET ÇIKTI

Yapılan ön otopside, doktorlar Topal'ın vücudunda bir ateşli silah yaralanması tespit edemedi. Morga inen polis, ceset üzerindeki mermi yarasını buldu. Serhat Tunçdemir, kaza ardından Adanalı'nın aracıyla kaçmaya çalışırken yakalandı. Cinayet ardından şüpheli Osmaniye'nin Kadirli İlçesi'nde yakalandı. Gözaltına alınan Murat Erdoğan, Uğur Erdoğan ve Serhat Tunçdemir sorgulanmak üzere emniyete getirildi. Savaş Topal'ın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Görüntü Dökümü

------------------------

İtfaiye ekiplerinin kaza yapan aracın yanına gidişi

Kaza yerinden görüntü

Sağlık ekibi ve itfaiye erlerinin yaralıları çıkarışı

Yaralıların şarampolden yola taşınması

Yaralıların ambulansa taşınması

Olay yerindeki polislerden görüntü

Otomobilin yere düşen plakasını tutan polisten görüntü

Genel ve detay görüntüler

Süre: 04'08" Boyut: 252 MB

Haber: Çağlar ÖZTÜRK- Kamera:  ADANA,

==================================================

5)YERLEŞİK YABANCI ÇİFTE, POLİS ÜNİFORMASIYLA GASP

 ANTALYA'da polis üniforması giyerek yerleşik yabancı W.S. ile eşi Z.E.'nin 1300 dolar ve 25 bin TL değerindeki kol saatini polis kıyafeti giyerek gasp eden 5 şüphelinden 4'ü tutuklandı.

Konyaaltı İlçesi Toros Mahallesi'nde yerleşik yabancı W.S. ile eşi Z.E.'nin evine 25 Ekim'de polis kıyafeti giyerek gelen 3 kişi, 'Hakkınızda şikayet var' diyerek çiftin ellerini kelepçeledi. Arama yapacaklarını belirten şüpheliler evdeki 1300 dolar ile 25 bin TL değerindeki kol saatini alarak ayrıldı. Çiftin ihbarı üzerine Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri inceleme başlattı. Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis, gasp olayını A.D.M.A., A.T., H.B.A., Ş.Z. ve C.K.'nin gerçekleştirdiğini tespit etti. PolisİstanbulAdana ve Mersin'de olduğunu belirlediği 5 şüpheliyi, eş zamanlı operasyonla gözaltına aldı. Aramalarda yağma olayında kullanılan 2 adet resmi polis gömleği, 3 kelepçe, 2 kemer ve takımı yazan not kağıdı, üzerinde polis amblemi bulunan Komiser Yardımcısı/Bölge Sorumlusu kartviziti, H.B.A.'nın polis kıyafetiyle çektirdiği 2 vesikalık fotoğraf, 4 kelepçe anahtarı, 2 ruhsatsız tabanca ve tabanca kılıfı, H.Ç. adına düzenlenmiş, üzerine A.T.'ye ait fotoğraf yapıştırılmış nüfus cüzdanı ele geçirildi.

İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden A.D.M.A., H.B.A., C.K. ve A.T. sulh ceza hakimliğince tutuklandı, Ş.Z. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Yerleşik yabancı çiftin gasp edilmesine ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinde ise şüphelilerin polis aracı süsü verdikleri bir otomobille çiftin evine geldiği görülüyor. Kamera kayıtlarında eve giren şüphelilerin, ellerini kelepçeledikleri W.S.'yi evden çıkardıkları ve sözde ekip aracına bindirdikleri yer alıyor. 

Görüntü Dökümü

------------------------

Şüphelilerin kamyonetle eve gelmesi

Polis üniforması ile araçtan inmeleri

Birlikte eve girmeleri

Ev sahibine kelepçe takıp arabaya bindirmeleri

Şüphelilerin asayiş şube şubeden çıkmaları

409 MB//3 DK 59 SN

Haber: Bülent TATOĞULLARI- Kamera: ANTALYA,

==================================================

6)GRİP ŞÜPHESİYLE GİTTİ, KARACİĞER NAKLİ OLDU

KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) grip şüphesiyle gittikleri hastanede karaciğerinin iflas ettiğini öğrenen 40 yaşındaki Yılmaz Demirci, ambulans uçakla getirildiği Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde yapılan nakille yaşama tutundu.

KKTC'de bir ay önce, yüksek ateş ve aşırı terleme nedeniyle grip şüphesiyle Lefkoşa Devlet Hastanesi'ne giden Yılmaz Demirci'ye yapılan tetkiklerde, karaciğerinin iflas ettiği belirlendi. Yılmaz Demirci, ambulans uçakla Antalya'ya nakledildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Demirci, kadavradan nakledilen karaciğerle yaşama tutundu.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi ve Organ Nakli Merkez Müdürü Prof. Dr. Bülent AydınlıDemirci'nin akut gelişen karaciğer yetmezliğiyle hastanelerine getirildiğini belirterek, "Öncelikle 2 kardeşini karaciğer vericisi olmak üzere hazırladık fakat uygun olmadıkları için onlardan nakil yapılamadı" dedi. Acil bildirimde bulundukları Sağlık Bakanlığı'ndan Antalya'da bir donör olduğu bilgisine ulaştıklarını aktaran Prof. Dr. Aydınlı, şöyle konuştu:

"Hasta yakınlarıyla birlikte durumu değerlendirdik. Hastanın gidişatı ve durumu sıkıntılıydı. Bu donörü değerlendirdikten sonra ameliyata karar verdik. Acil ameliyata aldık, hastamız şu anda birinci ayını tamamladı. 10 günü bulan yoğun bakım sürecinden sonra şu anda gördüğünüz gibi sağlıklı. Bugün de taburcu oluyor. Bu bizim için büyük bir mutluluk. Kırklı yaşlardaki bir insanın hayatının gerçekten yaşanması gereken zamanlarında, bir anda kendinin de bilmediği sebeplerden dolayı bir şekilde böyle bir karaciğer yetmezliği geçirmesi ve yine ülkemizin, devletimizin şartlarının ne kadar iyi olduğunun, hastalara ne kadar değer verildiğinin gösterilmesi açısından da önemli. Ambulans uçakla Kıbrıs'tan getirilmesi, donör bulunması ve Akdeniz Üniversitesi gibi ülkemizin en iyi nakillerinin yapıldığı bir merkezde ameliyat olması onun da şansı."

Yılmaz Demirci ise hiçbir sağlık sorunu yokken evinde aniden ateşinin çıktığını ve aşırı terlemeye başladığını, normal bir grip nezle olduğunu düşünerek doktora gittiğini belirterek, "Eşim beni hastaneye götürdü. Lefkoşa'dan sonrasını hatırlamıyorum. Beni ambulans uçakla Antalya'ya getirmişler" dedi. Antalya'ya getirildikten sonra kardeşlerinin bağış için gerekli tahlilleri yaptırdıklarını ancak karaciğerlerinde aşırı yağlanma olduğu tespit edildiği için bağışçı olamadıklarını söyleyen Yılmaz Demirci, "Ertesi gün Sağlık Bakanlığı'na ulaşılmış. Antalya'da donör bulunmuş. Doktorlarımız onun karaciğerini bana transfer etmeyi uygun gördü. Sağlığıma kavuştum ve bugün taburcu oluyorum. Doktorumun da söylediğine göre öbür tarafa gittim geldim. 'Mucize adamsın' diyorlar, 'Mucize kurtuluş' diyorlar. Bu bana ikinci şans oldu, mutluyum sevinçliyim" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------------

Hasta Yılmaz Demirci'ye hastalığı hakkında bilgi verilmesi detayı

Hastaneden detay

Yılmaz Demirci'den detaylar

Yılmaz Demirci röp

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi ve Organ Nakli Merkez Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı Röp

164 MB///05.08 DK

 Haber-Kamera: Erol AKKIR/ANTALYA,  

========================================================

7)SEYİR HALİNDEYKEN ALEV ALAN OTOMOBİL KULLANILMAZ HALE GELDİ

AYDIN'ın Nazilli ilçesinde seyir halindeki bir otomobil, motor kısmında başlayan yangında kullanılmaz hale gelirken, sürücüsü inerek canını kurtardı.

Bugün saat 08.00 sıralarında 62 yaşındaki Celal Köse'nin kullandığı 09 PE 355 plakalı otomobilden, Turan Mahallesi, Atatürk Bulvarı, 15 Temmuz İlkokulu önüne geldiğinde motor kısmından alevler yükselmeye başladı. Yolun sağında duran Köse, otomobilden inerek canını kurtardı. Alevler kısa sürede otomobilin ön tarafını tamamen sararken Köse, itfaiyeyi ve polisi arayıp durumu bildirdi. Polis, tedbir amaçlı yolu trafiğe kapatarak önlem alırken, itfaiye ekipleri su sıkarak alevleri söndürdü. Ön tarafında büyük oranda maddi hasar meydana gelen otomobil, kullanılmaz hale geldi. Yangının elektrik aksamından kaynaklandığı sanılırken, polis soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

------------------

-Otomobilin yanışından görüntü

-Söndürme çalışmalarından görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Burhan CEYHAN/ AYDIN,

========================================================

8)ULUDAĞ OSB BAŞKANI AYDIN: KAMUNUN PARASINI PEŞKEŞ ÇEKECEK HALİMİZ YOK 

BURSA'nın Gürsu ilçesinde bir fabrikada meydana gelen ve 5 kişinin hayatını kaybettiği 16 kişinin de yaralandığı patlama sonrası sanayicilerle çevredeki binaların sahipleri arasındaki istimlak tartışmaları yeniden alevlendi. 

Uludağ Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yunus AydınBursa'nın Gürsu ilçesinde 5 kişinin hayatını kaybettiği 16 kişinin de yaralandığı fabrika patlamasından sonra kamulaştırma sıkıntıları ile ilgili bir toplantı düzenledi. 

"KAMUNUN PARASINA PEŞKEŞ ÇEKECEK HALİMİZ YOK"

Uludağ Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aydın, "Organize sanayi bölgesinin dışında 200 bin TL etmeyecek yere 1 milyon TL teklif getiren vatandaşlarımız oldu. Kabul ettik, bu kez 1 milyon 400 bine çıktılar. Burada kamunun parasını peşkeş çekecek halimiz yok. Bu durumlarla karşılaşıyoruz. Kamulaştırmalar sonucunda içimizde bir tane küçük işletme kalmayacağı gibi kaçak eski atölyeler ve evler de kalmayacak. Bir tekstil firmamız 300'ün üzerinde işçi çalıştırıyordu. O firmanın yerini yıktık. Okulun 10 metre yanındaydı. Eğer orada böyle bir vaka olsaydı... O firmanın kazanı patlayan kazandan en az 10 katı büyüklüğündedir. Onun patlaması demek yüzlerce öğrenci ve kaçak binalarda oturan insanların ölmesi anlamına gelirdi. Allah bize öyle bir şey göstermesin. Ama yıktığımız bu binaya yeni yer konusunda hala sıkıntılar yaşıyoruz" dedi.

Patlamanın yaşandığı fabrika ile ilgili çatının yıkım kararı alındığını aktaran Aydın, "Türkiye'de hiçbir belediye çelik çatıya kaçak yapı muamelesi yapmamıştır. Biz OSB olarak, bu işletme 2016 yılında çelik çatı yaptığı için çatıya tutanak tutarak Gürsu Belediyesi'ne gönderdik. Gürsu Belediyesi de bununla ilgili ceza ve çatının yıkımı ile ilgili karar aldı. Ancak OSB yıkımı kendisi yapamıyor. Maalesef kamulaştırmalarda hukuksal işlemleri aşmak mümkün olmuyor. Patlamanın meydana geldiği işletme de kamulaştırmaya uğraştığımız işletmelerden biriydi" ifadelerini kullandı.

Patlamanın yaşandığı fabrika bölgesinde, Yunus Aydın'ın açıklama yaptığı esnada patlamada eşi yaralanan 61 yaşındaki Emine Duru isimli kadın gelerek, kamulaştırma noktasında yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Patlamanın yaşandığı fabrikanın hemen yanında evleri ve ahırları olduğunu belirten Emine Duru, eşinin inek sağarken yaralanarak enkaz altında kaldığını dile getirdi, Duru, "Buranın kaçak olduğunu biliyor musunuz, kaçaksa neden izin verildi. Biz 40 yıldır buradayız. Bizim elimizde 4 tane tapu var. İnsanları bu kadar mağdur etmeye ne gerek var. Eşim enkazın altında kalıp yaralandı. Hastanede yatıyor, halen kendinde değil. Hayvanlarım telef oldu. Evse ev, sanayiyse sanayi kalsın. Benim 2 katlı evim var. Bana 2 katlı ev yapsınlar, ben nakit para istemiyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------------

: Patlayan fabirkadan görüntüler

Enkazları temizlemeye çalışan işçiler

Yunus Aydın'ın açıklaması

Yunus Aydın ve Emine Duru'nun diyaloğu

Berktuğ ÖNCÜ/BURSA,-

SÜRE: 4 dakika 40 saniye

BOYUT: 322 MB

===================================================

9)BU HASTANEDE HER YIL 25 BİN BEBEK DOĞUYOR

DİYARBAKIR başta olmak üzere bölgeye hizmet veren Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi bünyesinde kurulan Gebelik Okulu'nda gebelik öncesi ve sonrası eğitim verilirken, erken doğan bebeklerin anne sütüyle beslenmesi ve annelerinin bebeklerinden uzak kalmaları için Anne Oteli'nde kalıyor. Baştabip Yardımcısı Uzman Dr. Muhammet Asena, günlük 70-80 doğumun yaşandığını, yılda ise yaklaşık 25 bin kişinin hastanelerinde dünyaya gözaçtığını belirterek, "Sağlık Bakanlığı'nca başlatılan projeler kapsamında 10 ay içerisinde 940 anneye, doğum öncesi ve sonrası eğitim verildi. 13 yataklı anne otelimizde ise erken doğumlarda annelerini bebeklerinden uzak kalmasını önleyerek, bebeklerin anne sütüyle beslenmesini sağlıyoruz. " dedi. 

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Klinikleri Baştabip Yardımcısı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammet Asena, bölge genelinde günlük 9 bin kişiye poliklinik hizmeti verdiklerini bu sayının yılda 2 ila 2.5 milyona çıktığını söyledi. Aynı hastanede günlük 70-80 doğum olayının gerçekleştiğini anlatan Uz. Dr. Asena, bu doğumlardan 7-8'inin ise pramütüre yani erken doğumla dünyaya geldiğini söyledi. 

10 AY İÇERİSİNDE 940 KADINA GEBELİK EĞİTİMİ

Hastane bünyesinde kurulan Gebelik Okulu'na 10 ay içerisinde 940 anne ve anne adayına eğitim verdiklerini belirten Ebe Nadire Akgül Karataş, "27 yıllık ebeyim. Gebelik Okulu'nu Şubat 15 tarihinde gebel eğitimine açtık. Gebelik sürecini, bu süreçte oluşabilecek fizyolijik belirtileri, doğum ve doğum sonrası, loğusalık, anne sütü, yeni doğan bakımı, bebek masajı ve banyoya varana kadar bir çok konuda anneleri bilinçlendiriyoruz. Bugüne kadar 940 gebeye eğitim verdik 10 ay içerisinde. Verdiğimiz eğitim sonrası sezeryan oranlarımızda büyük düşüş kaydedildi. Bu anlamda da Sağlık Bakanlığı tarafından sezeryan oranı en düşük olan hastane olarak Türkiye birincilik ödülümüz var" dedi. 

"ÖYLE KOLAY OLDU Kİ 2'İNCİ HAMİLELİĞİ DÜŞÜNÜYORUM"

İlk bebeğini burada dünyaya getiren Sezen Oktay, doğumdan 4 ay önce eğitime başladığını ifade ederek, "Bebeğim 6 aylık, ben yaklaşık 10 aydır geliyorum. Sancı bölümünde tanıştım. İlgi alakası nedeniyle ben de heves ettim. İyi ki de geldim. Devlet hastanesi ile ilgili olumsuz konuşuluyordu daha önce. Ama burda aldığımız eğitimler sayesinde korkularımızı attık. O kadar kolay oldu ki ikinci bebeğime bile hamile kalmayı düşünüyorum. Hiç bir sıkıntım olmadı. Doğum sonrası da sıkıntı yaşamadım, hemen ayağı kalktım. Evimdeki güveni verdiler" diye konuştu. 

"ALDIĞIM SAYESİNDE KORKULARIMI YENDİM"

İlk bebeğini dünyaya getiren Zübeyde Balıkçı Çoban da, doğum öncesi çok korktuğunu ancak aldığı eğitim sayesinde bu korkularını atlattığını belirterek, "Kızım 6 aylık. Doğumdan önce ben de kontrollerle birlikte eğitime de geliyorum. Doğum öncesi çok korkularım vardı. Bu ilk doğum olduğu için çok korkuyordum. Ama aldığım eğitim sayesinde korkularımı atlattım. Kızım şu an 6 aylık ama hala devam ediyorum. Burada çok şey öğrendik" şeklinde konuştu. 

"HAMİLE BÜTÜN KADINLARA TAVSİYE EDİYORUM"

Basketbol antrenörü olan ve 7.5 aylık hamile olan Dilek Çetin, eğitimle birlikte çok şey öğrendiğini anlatarak, "7.5 aylık hamileyim, bu ilk gebeliğim. Eşimle birlikte çok araştırma yaptık. Sonra bu okulu duyduk ve eşimle birlikte eğitimlere katıldık. Çok korkularım vardı. Sağolsun aldığımız eğitim sayesinde bu korkularımı büyük oranda atlattık. Doğum öncesi, sonrası, loğusalık dönemi ve yapılması gereke ne varsa her şeyi öğrendim. daha önce çok şey bildiğimi sanıyordum ama burada aldığım eğitim sonrası meğerse hiç bir şey bilmediğimi öğrendim. Hamile bütün kadınlara tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı. 

BİR YILDA 25 BİN DOĞUM

Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Klinikleri Baştabip Yardımcısı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammet Asena, sadece Diyarbakır'a değil bölgeye hizmet verdiklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Hastanemizde yılda 25 bin doğum olayı gerçekleşiyor. Yüzde 92'si normal doğum oluyor. Doğum için bir hazırlık süreci var. Gebelik okulumuzda hamile kadınlara gebelik sürecini anlatıyoruz. Yaklaşık 10 ay önce başladık. 1.5 sene önceden hazırlık süreci var. Eğitimcilerin gerekli eğitimleri alarak buraya gelmesi gibi. Şu ana kadar 940 eğitimli anne var. Çocuklarına nasıl bakacağını bilen, sonraki bebeklerde de gebeliğe hazırlıklı olan annelerimiz var. Polikliniklerimize günlük yaklaşık 2 bin başvuru yapılıyor. Her gelene bu okulu anlatıyoruz. İstediğmiz rakama ulaşamadık. İnşallah bu sayıyı daha yükseğe çekmeyi hedefliyoruz. Sağlık Bakanlığı'nın politikaları çerçevesinde artık bildiğiniz gibi sosyal güvenliği olmayan bir insan kalmadı. Ekskra, ek bir ücret talep etmeden, düzenli programlarla anne adaylarına eğitim veriyoruz. Belirli günler tespit ediliyor, anne adayları aranarak eğitime davet ediliyor. Diyelim ki anne adayı hamile olduğunu öğrendikten sonra ne yapacağını bilmiyorsa bize başvuuracak olursa ona doğuma kadar, hatta doğumdan sonra da eğitim veriyoruz."

MİSAFİR GELDİĞİ ANNESİNİN EVİNDE ERKEN DOĞUM YAPTI

Bingöl'de evli olan ve ziyarete geldiği Diyarbakır'daki annesinin evinde erken doğum yapmak zorunda kalan Özlem Alanda ise, 2 aydan beri anne otelinde kaldığını ve bu süre içerisinde bebeğini anne sütüyle beslediğini dile getirerek, "İlk gebeliğim. Bingöl'den anneme misafirliğe geldim. Ama erken doğum oldu. Erken doğum sebebiyle bebeği küvöze aldılar. 2 ay boyunca küvözde kaldı bebek. Anneme de gidip gelemedim. Burda anne oteli olduğunu söylediler, ben de burada kaldım. Her gün küvözdeki bebeğimi besledim, anne sütü verdim. Burada kaldığım için de hiç bir ücret ödemedim. Şu an çok sağlıklı bir bebeğim var. Yetkililere çok teşekkür ederim. Bu uygulamadan kimsenin haberi yok. Bunun anlatılması, duyurulması gerek" dedi. 

13 YATAKLI ANNE OTELİ

Diyarbakır'da hasta yakınları için benzer uygulamaları başlatan hastaneler olduğunu ancak, anne otelinin Diyarbakır'da ilk olduğunu belirten Uzman Dr. Asena, şunları söyledi:

"2012 sonu ve 2013 sonu Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan muhteşem bir proje. Doğum oranımız çok yüksek. Günde 70-80, yılda ise 25 bini bulan doğum oranımız var. Bu süre içerisinde başvuran doğumları normal doğuma teşvik ediyoruz. Normal teşvik ettiğimiz zaman erken doğumlar da oluyor. Günlük 7-8 bebeğimiz bu şekilde erken doğuyor. Biz onları misafir ediyoruz. Bu devasa hizmeti verdiğimiz için, bebeğimiz bazen 20 gün, bazen 1, bazen de 2 ay kalıyor. Bu tür bebeklerin çok iyi beslenmesi gerekiyor. Annesinden uzak kalmaması için böyle bir otel kurduk. Eskiden anneler eve giderdi, kırsaldaki evlerine gitmek zorunda kalıyorlardı. Ama artık anne oteli hizmeti vermeye başladık. Annesi yanında olsun diye şu an 13 yataklı anne oteli ile hizmet veriyoruz. Anneler evde nasıl rahat ediyorsa, televizyon, çamaşarlarını nasıl yıkıyorsa burda her şey mevcut. Aynı rahatlığı sağlıyoruz. İleriki dönemlerde büyüterek çok daha iyi hizmetleri vermeyi hedefliyoruz."

Görüntü Dökümü

-----------------------------

-Gebe Okulu'ndaki kadınlar

-Gebelik okulunda eğitime gelenlerin konuşması

-Ebe Nadire Akgül Karataş'ın konuşması

-Gebelik Okulu'nun tabelası

-Anne Oteli'ndeki kalan anneler

-Otelde kalan Özlem Alanda'nın konuşması

-Gebelik Otelindeki yatak odaları

-Baştabip Yardımcısı Uzman Dr. Muhammet Asena'nın konuşması

-Hastanenin dış görüntüsü ve tabelası

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet TÜRK-Burak EMEK/DİYARBAKIR, -

======================================================

10)UYUŞTURUCU HAPLA YAKALANIP, TUTUKLANDI

DENİZLİ'nin Pamukkale İlçesi'ndeki bir minibüsü durduran jandarma, kontrol ettiği yolculardan 54 yaşındaki Ç.G.'nin (Çetin Gökdel) üstünde 150 uyuşturucu hap ele geçirdi. Çevresinde 'uyuşturucu baronu' diye bilindiği öğrenilen Ç.G., sevk edildiği adliyede tutuklandı.

Denizli İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Karşıyaka Mahallesi'nde uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen Ç.G.'yi yakalamak için geçen pazar günü operasyon düzenledi. Çevresinde 'uyuşturucu baronu' olarak tanındığı öne sürülen Ç.G., yolcu olarak bindiği minibüste yakalandı. Jandarma ekipleri, kontrol ettiği Ç.G.'nin üzerinde 150 uyuşturucu hap ele geçirdi. Gözaltına alınan ve sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Ç.G. tutuklandı.

Görüntü Dökümü

-----------------------------

Ç.G.'nin cezaevine götürülmesi

Haber- Kamera: Ramazan ÇETİN/ DENİZLİ,

================================================

11)CEP TELEFONU HIRSIZLIĞI GÜVENLİK KAMERASINDA

MANİSA'nın Turgutlu İlçesi'nde, bir cep telefonu dükkanındaki hırsızlık anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Dün (pazartesi) saat 10.30 sıralarında Altay Mahallesi, Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan bir cep telefonu dükkanından, bir cep telefonu çalındı. İşyeri sahibi ve çalışanları güvenlik kamerası kayıtlarını incelediklerinde, cep telefonunun müşteri gibi gelen bir kişi tarafından çalındığını belirleyip, durumu polise bildirdi. Polis, görüntülerden cep telefonuyla konuşarak müşteri gibi içeri giren şüphelinin, işyeri sahibi ve çalışanların diğer müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilip, tezgahtan aldığı bir telefonu gezinerek incelemeye başladığını, ardından da dışarı çıkıp vitrine bakıp, kaçtığını tespit etti. Polis, görüntülerden eşkalini belirlediği şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü

-----------------------------

-Olay anı güvenlik kamerası görüntüleri

Haber-Kamera: Doğan ÇİZMECİ/ TURGUTLU (Manisa),


Önce Sevgilisiyle Arkadaşı Tecavüz Etti, Sonra da Yardım İstediği Şoför! Rusya: Askeri Teknik İşbirliği Alanında, Türkiye'ye Kredi Verilecek
Bilim İnsanları: Uzaydan Gelen Virüs 23 Aralık'ta Dünya'yı Yok Edecek