Buse'yi arama çalışmalarında 10'uncu gün (2)
ARAMALARA BALIKÇI TEKNELERİ KATILDI
Kemer'de hortumun denize sürüklediği araçta kaybolan Kader Buse Acar'ı arama çalışmaları sürerken, Ağva Deresi'nin denizle buluştuğu noktada suda oluşan bulanıklık nedeniyle dalgıçların görüş mesafesi yer yer 1 metreden 10 santime kadar düştü. Bunun üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın koordinesinde Kemer Balıkçı Barınağı'ndaki balıkçılardan yardım istendi. 7 tekneyle denize açılan balıkçılar, parakete ve uzatma ağlarıyla Kiriş ve Phaselis sahilleri arasındaki bölgede arama çalışmasına başladı. Aramaların akşam saatlerine kadar süreceği belirtildi.
Görüntü Dökümü
--------------
Balıkçı teknelerinden görüntü
Sudan detaylar
122 MB/// 01.05"
Haber-Kamera: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya),
================
Bakan Kurum: Hedefimiz kişi başı poşet kullanımını 40'a düşürmek
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 1 Ocak 2019 tarihi itibarıyla yıllık 440 olan kişi başı plastik poşet kullanımını, yeni uygulama ile 40'a düşürmeyi hedeflediklerini söyledi.
Kayseri'de ziyaretlerde bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kayseri Valisi Şehmus Günaydın'ı makamında ziyaret etti. Bakan Kurum, ziyaretin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak Kayseri'ye 7 milyar TL civarında yatırım yaptıklarını söyledi ve Kayseri ile ilgili projeleri şöyle anlattı: "Kayserimiz ticaretin, sanatın ve sanayinin geliştiği çok önemli bir alanımız. Bu konuda Kayseri ile ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Camikebir etrafında yenileme projesi yapacağız. Tarihimizi, kültürümüzü geleceğe aktaracağız. Tavukçu Mahallemizde 'Kayseri Mahallesi' projemizi gerçekleştirdik. İnşallah hep beraber bu projelerimizi geliştirerek, şehrimizi ön plana çıkaracağız. 1 milyon 200 bin metrekarelik alanda Millet Bahçesi projesini gerçekleştireceğiz. Bu millet bahçesinin içinde kültürel, tarihi alanlar, tarihi eserlerin bulunduğu minyatürler, gezinti alanları, bisiklet yolları, yürüyüş yolları yapmış olacağız" dedi.
'ÇEVRE İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR YAPILACAK'
Belediyelerin çevre ile ilgili kampanyalar yaptığına değinen Kurum, "Bununla ilgili biliyorsunuz sayın Cumhurbaşkanımız açıklamalarda bulundular. Bu manada belediyelerimize çok iş düşüyor. Büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz çevre ile ilgili çalışmalar yapacaktır. Biz vatandaşımıza dokunmak ve hizmet etmek zorundayız. Yeşil alan ortalamamıza baktığınızda bizde diğer ülkelere göre az. Biz de yakın zamanda hedefimizi yukarı taşıyacağız. Bu anlamda aldığımız bayrağı belediye başkanlarımızla birlikte daha yukarı taşımak için çalışmalar yürüteceğiz" diye konuştu.
Ücretli poşet uygulamasına değinen Bakan Kurum, "İlk ay verilerine baktığımız zaman poşet uygulamasında şuana kadar yüzde 60 başarı yakaladık. 1 Ocak 2019 tarihi itibarıyla yıllık kişi başı 440 poşet tüketiyoruz. Biz gelecek nesillerimize güzel şehirler bırakmak zorundayız. Bunun için de çevreye dikkat etmeliyiz. Hedefimiz kişi başı kullanım adedini 40'a düşürmek. Artık doğayı ve çevreyi koruyacak projeler geliştireceğiz" dedi.
Görüntü Dökümü
----------
-Bakan Murat Kurum'un Kayseri Valiliğine girişi
-Bakan Kurum'un açıklaması
-Genel detay
SÜRE: 8 DK.
Haber: Olcay DÜZGÜN Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ,
==================
Fuat Oktay: Küresel ekonomide 'sadece kendi yağıyla kavrulma dönemi' bitmiştir (2)
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI OKTAY, KÜÇÜK ÇOCUKLA BİRLİKTE KİTAP OKUDU
Çorum'da iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çorum Valiliği ziyareti sonrası vatandaşlarla sohbet etti. Gazi Caddesi'nde esnaf zişyaretinde bulunan Oktay, ablası Tuba Genç ile birlikte bir vakıfa ait kütüphanede kitap okuyan 8 yaşındaki Cemanur Genç ile uzun süre sohbet etti. Oktay, Cemanur Genç'in yanına oturarak hangi kitabı okuduğunu sordu. Oktay, bir süre küçük çocukla birlikte kitap okuyup "Bırakın biraz çocukluğumu yaşayım" dedi.
Görüntü Dökümü:
--------
-Fuat Oktay vatandaşlarla sohbet
-Cemanur ile kitap okuyup sohbet etmesi
-Cemanur'un Muhabirin sorularını yanıtlaması
-Detaylar
(SÜRE: 3.33 Dk ) (BOYUT: 418 MB)
Haber-Kamera: Yusuf ÇINAR/ÇORUM,
================
Rüyasında gördüğü engelli Sezai Dede'ye 7 yıldır bakıyor
Bolu'da, kızları, eşi ve gelinin bakmadığı yüzde 95 engelli Alzheimer hastası Sezai Çetinkaya'ya(67), rüyasında dayak yediğini görüp yanına giden Hacer Saltan(35) 7 yıldır bakıyor.
Bolu'da oturan evli ve 2 çocuk annesi Hacer Saltan 7 yıl önce bir gece rüyasında uzaktan tanıdığı Sezai Çetinkaya'nın "Beni dövüyorlar. Gel beni bunlardan kurtar" dediğini gördü. Saltan, durumu eşine anlatarak Sezai Çetinkaya'nın yaşadığı Boyabat köyüne gitti. Hacer Saltan burada, oğlunun trafik kazasında ölmesinin ardından gelini ile yaşayan Sezai Çetinkaya'nın darp edilmiş olduğunu gördü. Kadın, yaşlı adamı yanına alarak 2 çocuğu ve eşiyle birlikte yaşadığı Sağlık Mahallesi'ndeki evine götürdü. Sezai Çetinkaya'nın eşi ve 2 kızı da ona bakmayı kabul etmeyince Sezai Dede, Hacer Saltan ile birlikte yaşamaya başladı. Sezai Çetinkaya daha sonra Hacer Saltan'ın girişimleriyle "Vasi" davası için mahkeme başvurdu. Mahkeme, aile bireylerinin kabul etmediği Sezai Çetinkaya'nın vasiyini Hacer Saltan'a verdi.
'7 YILDIR BAKIYOR'
Sezai dedeye 7 yıldır kendi babası gibi bakan Hacer Saltan, "Sezai Dede benim rüyama girdi. Kan bağımız olmasa da uzaktan tanıyorum. Rüyamda "Hacer beni dövdüler. Beni alın" diye söyledi. Ben rüyadır diye pek umursamadım ama kafama takıldı. Eşimle birlikte yaşadıkları yere gittik. Baktık yüzündeki morlukları gördüm. Zaten gelinine de orada bir şey söylemek istemedim emin olmadığım için. Aldım dedeyi buraya getirdim. Arabaya binince bana "Beni dövdüler. Beni bir daha oraya götürmeyin" diye yalvardı. Önce kızıyla birlikte yaşayan eşinin yanına gittik. "Bu senin kaç yıllık eşin birbirinizde emeğiniz var. Al eşine sahip çık"dedim. "Ben ölüsüne de dirisine de gelmem" dedi. Kızları da "Bize babalık yapmadı. Sizin olsun" diyerek bakmadı. Ben de yanımızda başına bir şey gelirse sorun yaşarız diye mahkemeye başvurduk.
Mahkeme 2 yıl sürdü. 2 yıl içinde akrabaları, ablaları, kızları, hanımı hepsine mahkeme tek tek gitti. Hepsi "Bakmayız" diyerek imza attı. Mahkeme son olarak huzurevine verecekti. Sezai Dede "Huzurevinde kalmam. Orada kendimi öldürürüm. Ben Hacer ile kalmak istiyorum" dedi. Hakim "Bakmak ister misin?" dedi. Ben de kabul ettim. Vasi olarak bana verildi." dedi.
'ÖLENE KADAR BAKACAĞIM'
Ölene kadar Sezai Çetinkaya'ya bakacağını belirten Hacer Saltan, "Buraya getireli 7 yıl oldu. 7 yıldan beri çocuğum gibi bakıyorum. Traşı ile banyosu ile ilgileniyorum. Yürüyemiyor, yardımcı oluyorum. Gece kalkıyor "Beni tuvalete götür" diyor. Tuvalete götürüyorum. Her şeyi ile bıkmadan usanmadan ilgileniyorum. Babalarına sahip çıkmadılar. 7 yıldan beri gelmediler. Bayramlarda elini öpmediler. Halini hatrını sormadılar. Bu adam bayram sabahları ağlıyor. "Benim hiç kimsem yok mu?" diyor. Ablaları, kardeşleri, kızları hiç kimse gelmiyor. Ben çok üzülüyorum. O ağladıkça ben de ağlıyorum. Gelip elini öpmek isterlerse kapımız açık. Ben üzülüyorum. Ben ömür boyu ölene kadar bakacağım. Benim babam artık. Ben ölene kadar bakacağım. Bu benim sınavım. Benim çocuğum da var. Ben bakmaya devam edeceğim. Allah herkese hayırlı evlat nasip etsin." dedi.
Sezai Çetinkaya ise "Beni dövdüler. Hacer kız aldı ellerinden. Bana burada bakıyorlar. Kızlarım da dövdü. Bana kimse bakmadı. Eşim de bakmadı." diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------
-Hacer Saltan ve Sezai Çetinkaya'nın görüntüleri
-El ele tutuşmaları
-Hacer Saltan'ın Sezai Çetinkaya'nın yüzünü sevmesi
-Röportajlar
-Detaylar
Süre: 05.28-Boyut: 613 MB
Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,
================
Ambulansın giremediği sokaktaki araçlara ceza yazıldı
Isparta'nın Yalvaç ilçesinde ambulans düzensiz park eden araçlar nedeniyle sokağa girmekte zorlanınca, oğlu ve komşularının ambulansa kadar taşıdığı Şengül Kaya (66) hastane yolunda yaşamını yitirdi. Olaydan sonra polis ilçe genelinde hatalı park yapan araçlara yönelik uygulama yaparken, bölge halkı yaşanan olaya tepki gösterdi.
Pazaraşağı Mahallesi Sarı Sokak'ta oturan Şengül Kaya, önceki gün öğle saatlerinde fenalaşınca ailesi 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istedi. Verilen adrese kısa sürede ambulansla ulaşan sağlık ekipleri, düzensiz park eden araçlar nedeniyle sokağa giremedi. Siren sesi ve anonslarla araçların çekilmesi istendi, ancak araç sahiplerine ulaşılamadı.
CAMA YUMRUK ATTI
Şengül Kaya'nın oğlu Tevfik Kaya da araç sahiplerine ulaşmak için apartmanların zillerine bastı. Tüm uğraşlara rağmen sürücülere ulaşamayan Kaya, sinirlenerek bir otomobilin camına yumruk atıp, kırdı. Bunun üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi.
YOLDA YAŞAMINI YİTİRDİ
Ambulans sokağa giremeyince eve koşarak giden sağlık ekipleri, müdahale ettikleri Şengül Kaya'yı sedye ile çıkarıp, sokak başında bekleyen ambulansa kadar taşıdı. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Kaya, Yalvaç Devlet Hastanesi'ne sevk edilirken yolda yaşamını yitirdi. Şengül Kaya'nın cenazesi, Altıkapı köyünde toprağa verildi.
'GERÇEKTEN ACI BİR TECRÜBE OLDU'
İlçede olayın yankıları sürerken, halk bilinçsiz ve sorumsuz sürücülerin kendilerine çeki düzen vermesini istedi. Olayın yaşandığı sokakta iş yeri bulunan ve olay esnasında iş yerinde bulunan Yıldırım Kılınç, "Siren sesiyle olaydan bilgim oldu. İş yerimden çıktığımda ambulansın sokağa giremediğini ve insanların telaşla koşturduklarını gördüm. Komşumuz Şengül teyzenin kalp krizi geçirdiğini öğrenince hep birlikte yardımcı olduk ve sedyeyle ambulansa kadar taşıdık. Tabii bayağı bir oyalanma oldu. Sonradan öğrendik ki Şengül Kaya yolda vefat etmiş. Bu gerçekten acı bir tecrübe oldu. Sürücülerin aracını park ettiği yere bir bakması lazım. 'Ben bu aracı böyle bıraktım ama başkalarına zararı olur mu olmaz mı?' diye kendisine sorması lazım. İnşallah bundan böyle bu tür şeylerle karşılaşmayız" dedi.
'DEFALARCA ARADIM'
Annesinin cenazesi dolayısıyla köyde bulunan Tevfik Kaya (40) da şöyle dedi:
"Acım büyük. Annemi göz göre göre ölüme terk ettik. Ambulans kısa sürede geldi ama araçlar nedeniyle sokağa bir türlü giremedi. Emniyeti defalarca aradım, plakaları verdim. Ne sürücüler geldi, ne de bir trafik polisi. Çaresiz annemi sağlık personeli ve çevredeki komşularla ambulansa kadar elimizde taşıdık. Annem belki zamanında hastaneye yetiştirilseydi şu an yaşıyor olacaktı. O sinirle sokağın girişini kapatan aracın arka camına bir yumruk attım. Biz ambulansla gittikten sonra polisler gelip oğlumun kimliğini alıp, gitmişler. Sanırım soruşturma açacaklar."
TRAFİK CEZA KESTİ
Diğer yandan yaşanan üzücü olaydan sonra Yalvaç İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Bürosu ekiplerinin başta olayın yaşandığı Sarı Sokak olmak üzere kent içerisinde hatalı park yapan onlarca araca usulsüz parktan 108 TL ceza yazıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------
Sokaktan görüntü
Park eden araçlar
Şengül Kaya'nın evinden görüntü (beyaz bina ikinci halı asılı)
Röp: Yıldırım Kılınç (vatandaş)
Evden görüntü
Haber: Nurettin ARKAN- Kamera: ISPARTA DHA)
===================
Elektrik akımına kapılan genç yatağa mahkum kaldı
Kocaeli'nin Körfez ilçesinde yüksek gerilim hattındaki kaçak elektrik akımına kapılan 22 yaşındaki Sabri Akdemir yatağa mahkum oldu. Tedavi masraflarını karşılayamadıklarını ve yardım beklediğini söyledi.
Körfez Yarımca Mimar Sinan Mahallesi'nde ailesiyle birlikte yaşayan Sabri Akdemir(22), 29 Kasım 2018 günü evlerinin önünde güvercin uçurmak istediği sırada beton elektrik direğine elini koydu. Bu sırada elektrik akımına kapılan genç, amcasının kendisini fark etmesi sonucu hastaneye kaldırıldı. Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık Ünitesi'nde 45 gün yoğun bakımda kalan Sabri Akdemir, hayati tehlikeyi atlatmasının ardından taburcu edildi. Akdemir'in sağ eli ve sağ bacağı işlevini kaybederken, vücudunun çeşitli yerlerinde ise yanıklar bulunuyor. Eşi Aslı Akdemir, 4 aylık oğlu Uğur, annesi, babası ve kardeşleriyle birlikte aynı evde yaşayan aile, genç yaşta yatağa mahkum olan Sabri Akdemir'in tedavisine destek oluyor.
'TEDAVİ MASRAFLARINI KARŞILAYAMIYORUZ'
Elektrik akımına kapıldığı anı anlatan Sabri Akdemir, "Ben orada güvercin uçuruyordum. Akşam saatiydi. Amcamla birlikte güvercin mezatına gidecektik. Onun gelmesini bekliyordum. Kümesimi kilitleyip, amcamı beklemeye başladım. O sırada yağmur yağıyordu. Elimi direğe yasladım. Ondan sonra elektrik çarptı beni orada. Zaten başka bir şey hatırlamıyorum. O direkten yüksek gerilim hattı geçiyormuş. Orada ağaçlar da vardı. Onlar birbirine çarpıyordu. Elimi betona yasladım. Sonra kendimi yerde buldum. 45 gün yoğun bakımda kaldım, sonra 9 gün de serviste kaldım. Ben şu anda sağ kolumu hissetmiyorum. Kolum bazen ağrıyor, bazen titriyor. Sağ elimi tamamen hissetmiyorum. Kolumu keseceklerdi ama vücudumun görüntüsü bozulmasın diye yerinde bıraktılar. Ayağımın da sinirleri tamamen kopmuş. Her sabah hastaneye kontrole gidip geliyoruz. Ama tedavi masraflarını karşılayamıyoruz" dedi.
'AMCAM HAYATIMI KURTARDI'
Elektriğe kapılmadan önce amcasını aramasının hayatını kurtardığını söyleyen Akdemir, "Ben çarpılmada önce amcamı aramıştım. Amcam dediğim yere geldiğinde beni görmüş. O beni alıp hastaneye götürmüş. Annemlerin haberi yoktu zaten. Ben yoğun bakımdayken annemler beni kameradan izlemişler. Zaten hastanede ilk 3 gün beni cihaza bağlı olarak yaşatmışlar. Annemlere 'Durumu kritik' demişler. 3 gün sonra cihazdan çıkarıp normal yoğun bakıma almışlar. Sonra orada da tedavi tamamlanınca normal odaya aldılar. 9 gün sonra da taburcu oldum" dedi.
'ELİMİ TEKRAR KULLANMAK İSTİYORUM'
Kendisini tamamen iyileştirecek tedavi yönteminin Kocaeli'deki hastanelerde olmadığını söyleyen Sabri Akdemir, "Ben elimi tekrar kullanabilmek istiyorum. Bunun tedavisi var, ama burada yok. İyi bir doktor bulmamız gerekiyormuş. Onun için de bizim durumumuz yok. Benim elim tamamen bitmişti. Kemiklerimden birinin rengi siyaha dönmüş. Yara kapanmadığı için ve dikemedikleri için elimi karnıma bağladılar. Şimdi elimdeki etin gelişmesini bekliyoruz. Doktor elimin gelişmesinden sonra oradaki çukura da yama yapacağını söyledi. Ama tamamen tedavi olmam için gereken çare bu hastanede yokmuş. Biz de elimin gelişmesinden sonra iyi bir doktora gideceğiz" şeklinde konuştu.
Çarpılmadan önce günlük işlerde çalıştığını söyleyen Akdemir, "Ben inşaatlarda çalışıyordum. Sanayide hurdacının yanında çalışıyordum. Boş durmuyordum. Kendime güvercin alıp satıyordum. Ama olmadı. En son elektrik çarptı. Şu anda evde sadece babam çalışıyor. Bize babam bakıyor. O da günlük işlerde, tek tük işe gidip geliyor" dedi.
Öte yandan, elektrik akımına kapılarak yatağa mahkum olan Sabri Akdemir'in amcası Yaşar Mehmet Akdemir'in de yaklaşık 10 yıl önce Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bir evin elektrik tesisatının bakımını yaptığı sırada elektrik çarpması sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------
-Sabri Akdemir'in çarpıldığı yerin görüntüsü
-Evde yatarken görüntüsü
-Yaralılarından detaylar
-Çarpılan Sabri Akdemir ile röp
741.16 MB - 06.37/ HD
Haber: Nabi YAZICI-Kamera: Dinçer AKBİR/KÖRFEZ(Kocaeli),
==================
Alkollü sürücü kırmızı ışıkta duran otomobile çarptı: 6 yaralı
Burdur'da alkollü sürücünün kırmızı ışıkta bekleyen otomobile arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada, 2'si çocuk 6 kişi yaralandı.
Kaza, saat 15.30 sıralarında Adliye Kavşağı'nda meydana geldi. M.C.'nin (32) kullandığı 15 AAC 678 plakalı otomobil kırmızı ışıkta bekleyen Mustafa Arlı'nın (23) kullandığı 15 DM 982 plakalı otomobile arkadan çarptı. Kazada sürücülerle birlikte ışıkta bekleyen otomobildeki Efza Özdoğan (16), Melih Can Ünüvar (14), Zehra Ünüvar (36) ve Hamit Mamaklı (24) yaralandı. Kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müdahale ettiği yaralılar, ambulanslarla Burdur Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
SÜRÜCÜ ALKOLLÜ ÇIKTI
Sürücü M.C.'nin yapılan muayenesinde 2.30 promil alkollü olduğu belirlendi. M.C.'nin ehliyetine ikinci defa alkollü araç kullanmaktan dolayı iki yıl süreyle el konuldu.
Görüntü Dökümü
--------------
Kazaya karışan otomobiller
Hastane önündeki ambulanslar
Hastane dış görünüş
Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,
==================
Hırsızlık şüphelisi sevgilileri, kurulan özel ekip yakaladı
Aksaray'da farklı tarihlerde hırsızlık olaylarına karıştığı tespit edilen sevgili çift, kurulan özel ekip tarafından bir iş yerinden cep telefonu ve çanta çalınca yakalandı.
Aksaray Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Hırsızlık Büro Amirliği, kent merkezinde farklı tarihlerde iş yerlerinden hırsızlık olaylarına karışan Fahri K. (29) ve Kadriye A.'yı (20) yakalamak için özel ekip kurdu. 'Pusu timi' adı verilen 10 kişilik ekip, sivil ekip araçları yerine kendi özel otomobillerini kullandı. Şehrin bazı noktalarında sabah saatlerine kadar bekleyen ekipler, dün gelen bir ihbar üzerine harekete geçti. Bir iş yerinden çanta ile cep telefonu çalarak otomobille kaçan Fahri K. ve Kadriye A.'yı takibe alan ekipler, yarım saat süren kovalamacanın ardından yakaladı.
Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, emniyete götürüldü.
Görüntü dökümü:
---------------------------
-Şüphelilerin sağlık kontrolünden geçirilmesi
-Kullandıkları otomobilden görüntüler
Haber-Kamera: Erkan ALTUNTAŞ/AKSARAY,)
===============
Sulak alanda temizlik yaptılar
MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü nedeniyle Gölköy Kovalık Sulak Alanı'na gezi düzenlendi. Sulak alanda plastik ve cam şişeler başta olmak üzere çevreye atılan çöpler tepki çekerken, evreciler tarafından bölgede temizlik yapıldı.
2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü'nde Bodrum Yarımadası'nın tek sulak alanına dikkat çekmek amacıyla gezi düzenledi. Bodrum Kent Konseyi, Bodrum Yarımadası Kültür ve Çevresini Koruma Derneği, merkezi İzmir'de olan Doğa Derneği üyeleri, çevreci ve duyarlı vatandaşlar etkinliğe katıldı. Türkiye Milli Botanik Bahçesi Müdürlüğü'nden bir grup yetkili ise bölgede incelemelerde bulundu. Yaklaşık 50 kişinin katıldığı etkinlikte, Gölköy Kovalık Sulak Alanı'nda, plastik ve cam şişeler başta olmak üzere çevreye atılan çöpler tepki çekerken, çevreciler tarafından bölgede temizlik yapıldı. Ayrıca yürüyüş gerçekleştirildi, bölgenin tarihi ve doğal yapısı hakkında bilgiler verildi.
Gölköy Sulak Alanı'nın Bodrum Yarımadasının tek lagünü olduğunu belirten Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Levet Erkol, bir tehlikeye dikkat çekerek, "Denizle bağlantısı olan hem tatlı su ekosistemi hem de tuzlu su ekosisteminin bir araya geçtiği önemli bir sulak alan. Ancak 1960'lı yıllardan itibaren başlayan insan faaliyetleri sonucunda doğal yapısını kaybetmiş durumda. Buraya dikkat çekmek ve geleceğe taşıyabilmek için bir araya geldik. Bu bölgedeki hurma türü, dünyanın sadece bu bölgesinde yetişiyor. Etrafındaki yapılaşma ve su rejimine yapılan müdahaleler nedeniyle, hurmalığın nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu alanın hem Gölköy Sulak Alanı'nın hem de bu hurmalığın korunması için ciddi rehabilitasyon ve restorasyon projeleri üretilmesi gerekiyor" dedi.
ARAZİ RANTI ELEŞTİRİSİ
Bodrum Yarımadası Kültür ve Çevreği Derneği yöneticilerinden Nur Alnıak ise, "Bugün çok etkilendim. Eskiye dair varlıkların bugün burada olmadığını gördüm ve elimden geldiğince bu sulak alanı yaşatmaya ve insanlara anlatmaya devam edeceğim" dedi. Sulak alanda eskiden yılan balıkları ve su kaplumbağalarının yaşadığını belirten Cüneyt Karaloğlu ise "Burası defalarca kurutulmaya kalkışıldı, ekosistemi tahrip edildi. Hala direniyor ve varlığını sürdürmeye çalışıyor ama üstündeki olumsuz baskı kalkmış değil. Yaklaşık 40 senedir bu böyle devam ediyor. 40 senedir hem o hurmalık alan yok edilmeye çalışıldı hem de bu sulak alan kurutularak arazi rantına açılmaya çalışındı. Burayı bir türlü var olan kendi değerleriyle kullanabilmeyi akıl edemediler" dedi.
Etkinliğe katılanlarla birlikte bölgeye gelen minik çevrecilerden 9 yaşındaki Adem Demir, "Çevreye çöp atmak yerine fidan diksinler" derken, kuzeni 10 yaşındaki Evren Demir ise, "Bugün çevreyi temizliyoruz her yere çöp atmışlar ve bütün ağaçları kesmişler" dedi.
Yaklaşık 2 saat süren etkinlik sonunda kolları sıvayan çevreciler, bölgeden çoğunluğu plastik atık olmak üzere, poşetlerce çöp toplandı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------
Sulak alan ve hurmalığın havadan görüntüsü
Röportajlar
Çöp toplayan vatandaşlardan görüntü
Hurmalıktaki kötü manzaradan görüntü
Cocukların röportajı
Sulak alan ve hurmalıktan genel detay görüntü
Haber- Kamera: Mehmet Can MERAL/ BODRUM (Muğla),
================
Kaçırıldığı iddia edilen Burcu, kendi isteğiyle gitmiş, arama çalışmaları devam ediyor
Niğde'de amcası ile birlikte yaşayan Burcu .B.'nin (15), 8 gün önce evinin önünde zorla bir otomobile bindirilerek kaçırıldığı iddialarıyla ilgili Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yaptı. Buruc B.'nin olay tarihinden 2-3 gün sonra amcasını telefonla arayarak, evden kendi isteğiyle ayrıldığını söylediği bildirilen yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Vasisi olan amcası ile birlikte İlimiz Altunhisar ilçesi Ulukışla köyünde yaşamakta olan 01.01.2004 doğumlu B.B. nin 24.01.2019 tarihinde B.K. isimli şahıs tarafından kaçırılmış olduğu yönünde Altunhisar İlçe Jandarma Komutanlığına yapılan müracaat üzerine Bor Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmıştır. Mağdur B.B. ve şüpheli B.K.'ya henüz ulaşılamamış olmakla birlikte, olayın görgü tanığı olan bir sağlık kuruluşu çalışanı tarafından mağdurun, şüphelinin sevk ve idaresindeki araca tek başına bindiği, araca binerken zorla bindiği ya da bindirildiği izlenimini veren bir halinin olmadığı beyan olunmuştur. Mağdurun olay tarihinden 2-3 gün sonra, vasisi olan amcasını telefon ile arayarak, evden kendi isteği ile ayrıldığını, herhangi bir zorlama olmadan kendi istediğiyle şüpheli ile birlikte kaçtığını beyan ettiği tespit olunmuştur."
Bor Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Çocuğun Alıkonulması' suçundan başlatılan soruşturmanın devam ettiği kaydedilen açıklamada "Şüphelinin kullanmakta olduğu telefonun sinyal aldığı baz istasyonu bilgilerinin tespiti için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan talepte bulunulmak suretiyle mağdur ve şüpheliye ulaşılmaya çalışılmaktadır. Soruşturma işlemleri titiz bir şekilde yürütülmektedir" denildi.
Haber: Ali KADI/NİĞDE,-
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni -10 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.