Davutoğlu: "Bm Daha Etkin Bir Yapıya Kavuşturulmalı" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Davutoğlu: "Bm Daha Etkin Bir Yapıya Kavuşturulmalı"

14.01.2016 18:59

Görüntü Dökümü : Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konuşması Başbakan Davutoğlu büyükelçilerle buluştu Davutoğlu: (5) "Sizlerden ricam; bu yapıların (Paralel Devlet Yapılanması) Türkiye aleyhine faaliyetlerini bertaraf etmeniz ve Türkiye'nin demokratik sistemine, hukuk düzenine aykırı ve devlet yapısını by-pass eden bu paralel çetelere karşı da aynen diğer terör örgütlerine karşı olduğu gibi en başı dik, kararlı mücadeleyi sürdürmenizdir" "Üzülerek ifade ediyorum ki bazı vatandaşlarımız, paralel bir yapılanma içerisinde devletimizin ve milletimizin aleyhine sonuçlar verecek faaliyetlerin mağduru oluyorlar.

Görüntü Dökümü :

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konuşması Başbakan Davutoğlu büyükelçilerle buluştu

Davutoğlu: (5)

"Sizlerden ricam; bu yapıların (Paralel Devlet Yapılanması) Türkiye aleyhine faaliyetlerini bertaraf etmeniz ve Türkiye'nin demokratik sistemine, hukuk düzenine aykırı ve devlet yapısını by-pass eden bu paralel çetelere karşı da aynen diğer terör örgütlerine karşı olduğu gibi en başı dik, kararlı mücadeleyi sürdürmenizdir"

"Üzülerek ifade ediyorum ki bazı vatandaşlarımız, paralel bir yapılanma içerisinde devletimizin ve milletimizin aleyhine sonuçlar verecek faaliyetlerin mağduru oluyorlar. Bu konuda son 2 yıl içerisinde bir taraftan Türkiye içerisinde bir hukuk mücadelesi yürüyor diğer taraftan da Türkiye içerisinde yürütülen hukuk mücadelesinden ümidini kesen ve burada alanı daralan unsurlar, bu paralel çete unsurları, dünyanın her yerinde Türkiye'nin itibarını yerle bir etmek için çaba sarf ediyor"

"Sadece Suriye'den gelen göç dalgası için yaptıklarımız ve yapmakta olduklarımız bile dünya insani yardım literatürüne yepyeni katkılar sağladı"

"Bugün 1,6 milyar dolar insani yardım, 3,5 milyar dolar resmi kalkınma yardımıyla insani diplomasinin önde gelen aktörlerinden birisi olmayı başardık"

"Suriye krizinin ölçeğinin artmasında Birleşmiş Milletlerin kararsız tutumunun, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ve P5'in kararsız tutumunun önemli bir etkisi olmuştur. Güvenlik Konseyi doğru zamanda doğru adımlar atmış olsaydı emin olunuz, Suriye krizi bu kadar karmaşık bir hal almayacak, Aylan gibi bebeklerin cansız bedenleri sahillere vurmayacak, bu kadar çok insan hayatını kaybetmeyecekti"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, büyükelçilerden, Paralel Devlet Yapılanması'nın Türkiye aleyhine faaliyetlerini bertaraf etmelerini ve Türkiye'nin demokratik sistemine, hukuk düzenine aykırı ve devlet yapısını by-pass eden bu paralel çetelere karşı da aynen diğer terör örgütlerine karşı olduğu gibi en başı dik, kararlı mücadeleyi sürdürmelerini istedi.

Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde verdiği Büyükelçiler Konferansı Yemeği'nde, paralel yapı ve Türkiye'nin mültecilere ilişkin yardımlarına yönelik değerlendirmelere bulundu.

Büyükelçileri paralel yapı hakkında uyaran Davutoğlu, "Sizler dünyanın farklı merkezlerinde Türkiye'yi temsil ederken üzülerek ifade ediyorum ki bazı vatandaşlarımız, paralel bir yapılanma içerisinde devletimizin ve milletimizin aleyhine sonuçlar verecek faaliyetlerin mağduru oluyorlar. Bu konuda son 2 yıl içerisinde bir taraftan Türkiye içerisinde bir hukuk mücadelesi yürüyor, diğer taraftan da Türkiye içerisinde yürütülen hukuk mücadelesinden ümidini kesen ve burada alanı daralan unsurlar, bu paralel çete unsurları, dünyanın her yerinde Türkiye'nin itibarını yerle bir etmek için çaba sarf ediyor" diye konuştu.

Davutoğlu, büyükelçilerden bu unsurların, terör örgütü ile olan irtibatlarını da göz önünde bulundurulmalarını isteyerek, paralel devlet yapılanmasına karşı verilecek mücadelede büyükelçilerin gereken her türlü adımı atacağından hiçbir şüphe duymadığını vurguladı. Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz kendi vatandaşlarımız için sonuna kadar iyi niyetimizi korurken, bu tür yapılar kendi ülkelerinin aleyhine her türlü girişimde bulunabiliyorlar. Sizlerden ricam; bu yapıların Türkiye aleyhine faaliyetlerini bertaraf etmeniz ve Türkiye'nin demokratik sistemine, hukuk düzenine aykırı ve devlet yapısını by-pass eden bu paralel çetelere karşı da aynen diğer terör örgütlerine karşı olduğu gibi en başı dik, kararlı mücadeleyi sürdürmenizdir."

Büyükelçilerin bunun gereğini yerine getirdiğinden şüphe duymadığını ifade eden Davutoğlu, ancak bu yapıların geçen zamanda taktik ve yöntem değiştirerek Türkiye'nin dünyadaki imajını gölgelemek için sistematik bir dezenformasyon içine girdiklerini gördüklerini bildirdi. Davutoğlu, büyükelçilerden buna karşı her zamankinden daha çok, bulunulan ülkelerle temas halinde olunmasını ve özellikle medyayı bilgilendirmelerini istedi.

Konferansın bu yılki temasının, "kriz yönetimi ve insani çözümler" olduğunu anımsatan Davutoğlu, bu temanın belirlenmesinin isabetli ve anlamlı olduğunu vurguladı. Davutoğlu, içinde bulunulan dönemi, çok boyutlu ve karmaşık krizlerin sahne aldığı, çoğunlukla yeni krizlerin tohumlarını barındırabilen bir dönem olduğunu kaydetti.

Başbakan Davutoğlu, bu tablo karşısında insani çözümlere duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığını belirterek şöyle devam etti:

"Türkiye özellikle son yıllarda krizler karşısında kapsamlı stratejiler geliştirebilen nadir ülkelerden biridir. Sahadaki ani gelişmelere hızla yanıt verebiliyoruz, stratejilerimizi oluştururken uzun dönemli hedeflerimize bağlı kalabiliyoruz ve bütün bu süreçlerde etik perspektifimizi, vicdani perspektifimizi koruyabiliyoruz. Krizleri ele alış biçimimiz; sorumluluk sahibi, insan odaklı ve ilkeli bir anlayışı ortaya koyuyor. Türkiye bugün ulusal çıkarlarını büyük insanlık ailesinin çıkarları ile harmanlamayı başarabilmiş nadir ülkelerden biridir.

Suriye'de yaşanan insani trajedi karşısında Suriyeli kardeşlerimizin acısına ortak olurkende Filistin'de on yıllardır devam etmekte olan zulmün sona ermesi için çaba gösterirken de, Somali ve diğer Afrika ülkelerindeki insanlık ailesinden kardeşlerimizin insanca hayat şartlarına kavuşmasını sağlamak için çabalarken de daima vicdanımızın, insani bilincimizin pusulası ile hareket ediyoruz."

Karşılaşılan krizlerin bir yanıyla da dış politika hedeflerinin gerekliliğini ve önemini ortaya koyduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Dış politika hedeflerimiz, tam da bu krizlere odaklanan uzun dönemli çözüm yoludur. Kriz anlarındaki veya sahadaki ani değişimler karşısında dış politikamızın özünü oluşturan ilkeler ve hedeflerimizden asla ödün vermemeliyiz" dedi.

Başbakan Davutoğlu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan toplumsal altüst oluş karşısında Türkiye'nin en başından beri ilkeli bir tutum sergilediğine işaret etti. Demokrasi, iyi yönetişim, insan hakları ve hukuk devleti gibi değerlerin, tüm insanlığın hakkı ve krizlerin gerçek çözümü olduğunu savunduklarını anlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Uluslararası dinlerin merkezinde yer alan başlıca krizler yakın çevremizde yoğunlaşmaya devam ediyor. Bu krizlerin insanlar üzerindeki trajik etkileri de ne yazık ki daha da belirgin bir hale geldi. 2015 yılında aynı anda birçok krizle mücadele etmek zorunda kaldık. Suriye ve Irak'taki istikrarsızlık ve şiddet sarmalının yol açtığı kriz içerisinde krizler yaşanırken sınırlarımızda vuku bulan insani trajedilere kayıtsız kalmadık, kalamayız.

DEAŞ'ın eylemlerini engellemeye yönelik önlemlerimizi artırdık. Akdeniz'de yaşanan ve gün geçtikçe kötüleşen göçmen sorununa çözümler aradık. Ukrayna'da yaşanan krizi tüm yönleri ile ele aldık. Ermenilerin özellikle 2015 yılında ülkemize karşı, üçüncü ülkeler nezdinde sürdürdüğü karalama faaliyetlerine de birlikte karşı koyduk. Tarihsel gerçekleri uluslararası topluma aktarabilmek için çaba gösterdik. Sergilediğimiz performansla daha önceki yıllarda olduğu gibi 2015'te de kriz yönetimi alanındaki rüştümüzü ispatladık. Krizleri geniş bir perspektifle çözme yoluna girdik. Resmi aktörlerin yanı sıra sivil toplumca da desteklenen resmi, askeri ve sivil öğeleri de birleştiren kapsamlı stratejilerle hareket ettik. Farklı kurumlar arasında eş güdümü sağlayarak çok boyutlu ve çok aktörlü eylem planlarını hayata geçirdik. Örneğin Suriye ve Irak'ta önemli bir gelişmeyle karşılaştığımızda meselenin sadece güvenlik boyutuna odaklanmayıp aynı zamanda insani boyutunu da dikkate aldık."

Davutoğlu, sahadaki güvenlik koşulları ve önlemleri değerlendirirken AFAD, TİKA ve Kızılay gibi çok sayıda kuruluşla kriz bölgesindeki insani ihtiyaçlara cevap verildiğini anımsattı.

"Sadece Suriye'den gelen göç dalgası için yaptıklarımız ve yapmakta olduklarımız bile dünya insani yardım literatürüne yepyeni katkılar sağladı" diyen Davutoğlu, milletin fazilet ve merhamet duyguları ile bu duygulardan feyz alan köklü devlet anlayışının işbirliği ile iftihar edilesi çalışmalar yürütüldüğünü vurguladı.

"Açtığımız kapı kıyamete kadar açık kalacak"

Başbakan Davutoğlu, Türkiye-AB Zirvesi'nde 28 muhatabına, "Huzurunuzda 2,5 milyon Suriyeliyi, Iraklıyı hiçbir yardım almadan bağrına basan ve tek bir ırkçı ya da yabancı düşmanlığı ya da mülteci karşıtlığı göstermeden onlarla aşını, evini, yuvasını paylaşan bir milletin başbakanı olarak bulunmaktan büyük bir gurur duyuyorum" dediğini anlattı.

Davutoğlu, "Biz her şartta aynen 1492'de hani İspanya'dan göç eden Musevilere kapımızı açtığımız gibi ve hala bunun asırlarca tekrar edilmesi gibi zulümden kaçan herkese açtığımız kapı emin olun kıyamete kadar açık kalacak, gönül kapıları bundan sonra bizim Anadolu irfanından beslenen o derin hikmetimizle hep açık kalacak" diye konuştu.

Kış şartlarında bile çok büyük ölçekte insani operasyonların başarıyla yürütüldüğüne işaret eden Davutoğlu, "Bütün bunlar aslında Türkiye Cumhuriyeti devletinin, Türk milletinin lisan-ı haliyle dünyanın vicdanına yaptığı çağrıdır. İnsanlık, insanlığın Akdeniz'de, Ege'de boğulmasına seyirci kalamaz, kalmamalı. İnsanlık dünyanın neresinde olursa olsun vicdanların sükuta ermesine seyirci kalamaz kalmamalı" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, mevcut krizlerin derinleşmemesi ve yeni krizlerin ortaya çıkmamasını önceliklediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bunun için de uluslararası alanda istikrar ve düzeni bozan unsurların ortadan kaldırılması gerektiği muhakkatır. İstikrar ve düzen ise ancak ve ancak adil bir yaklaşımla sağlanabilir. Teoride bu böyleyken ne yazık ki uluslararası sistemin arzu edilen ölçüde adil ve eşitlikçi olmadığı da bir realitedir.

2016 yılı başı itibarıyla dünya nüfusunun yüzde 10'undan fazlası hala açlık sorunu ile karşı karşıya bulunuyor. Bu insanların yüzde 98'i yani 780 milyonu gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde, sadece yüzde 2'si ise gelişmiş ülkelerde yaşıyor. Hala dünyada 57 milyon çocuk eğitim imkanlarından yoksun durumda. Her gün 16 bin çocuk 5 yaşına varmadan hayatını kaybediyor. Gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerdeki anne ölümleri, gelişmiş ülkelerden 14 kat daha fazla. Dünya nüfusunun üçte biri sağlık hizmetlerinden yoksun bir şekilde yaşıyor. Hiç şüphesiz insani sorunların bu kadar yoğun olduğu bir sistem her an yeni bir kriz, her an yeni bir insani trajedi üretiyor. İşte bu nedenle istikrarlı bir barışın adil bir ortamda sağlanabileceği düşüncesiyle adalet olgusunu tüm uluslararası girişimlerimizin merkezine yerleştirmeliyiz. Herkesin sustuğu bir anda sizler Türkiye Cumhuriyeti devletinin büyükelçileri olarak bulunduğunuz başkentlerde adaletin sözcüsü olacaksınız."

Başbakan Davutoğlu, büyükelçilerden, sıradan bir diplomat değil adaletsizlikleri dile getirmekte tereddüt etmeyen temsilciler olmalarını istedi.

Ahmet Davutoğlu, "Bugün 1,6 milyar dolar insani yardım, 3,5 milyar dolar resmi kalkınma yardımıyla insani diplomasinin önde gelen aktörlerinden birisi olmayı başardık" dedi.

"BM daha etkin bir yapıya kavuşturulmalı"

Başbakan Davutoğlu, mayıs ayında yapılacak Dünya İnsani Zirvesi'nin önemine işaret etti.

Bu zirvenin insani diplomasi alanındaki çalışmaları uluslararası topluma duyurabilmek için önemli bir fırsat olacağını, böylesi devasa bir sorunda devletler üstü kuruluşlara da çok önemli görevler düştüğünü vurgulayan Davutoğlu, Birleşmiş Milletlerin krizler karşısında daha etkin bir yapıya kavuşturulması gerektiğini de belirtti. Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Zira, Suriye krizinin ölçeğinin artmasında Birleşmiş Milletlerin kararsız tutumunun, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ve P5'in kararsız tutumunun önemli bir etkisi olmuştur. Güvenlik Konseyi doğru zamanda doğru adımlar atmış olsaydı emin olunuz, Suriye krizi bu kadar karmaşık bir hal almayacak, Aylan gibi bebeklerin cansız bedenleri sahillere vurmayacak, bu kadar çok insan hayatını kaybetmeyecekti. Dolayısıyla Birleşmiş Milletler reformunun sağlanması, içinden geçmekte olduğumuz karmaşık krizler çağında daha da önemli bir hal almaktadır. Bu yöndeki gayretlerimizi de sürdürmeye kararlı olduğumuzu bir kez daha huzurunuzda ifade ediyorum."

Mevcut bölgesel ve uluslararası konjonktürün, 2016 yılının da hareketli ve dinamik geçeceğini ve krizlerin dış politika gündemini meşgul etmeyi sürdüreceğini gösterdiğini söyleyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Şu ana kadar sergilediğimiz başarılı performansın sürdürülmesinin gerekliliği hepimize önemli sorumluluklar getiriyor. Muhtemel krizlere karşı hazırlıklı olmayı, kriz yönetiminin ilk ve en önemli aşaması olarak değerlendirdiğimizi ifade etmek isterim. Daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da uluslararası ve bölgesel gelişmeleri düzenli olarak takip etmeye, gerilim hatlarını izlemeye, olası krizlere ilişkin farkındalığımızı güçlü tutmaya devam edeceğiz. Sizler dünyanın farklı bölgelerindeki temsilcilerimiz olarak görev yaptığınız ülkelerin nabzını en yakından hissediyorsunuz. Bugün dünya genelindeki 234 misyonumuz bizlere farklı coğrafyalardaki gelişmeleri yakından izleme imkanı sağlıyor. Sizlerden aldığımız bildirim ve değerlendirmeler yeni kriz noktalarının ve insani ihtiyaçların tespit edilmesine yönelik çalışmalarımızın en önemli girdilerinden birisini oluşturuyor."

Davutoğlu, yurt dışındaki vatandaşların ihtiyaçlarını ve sıkıntılarını 7 gün 24 saat, gerekirse süreyi 8 gün 25 saate çıkararak gidermenin büyükelçilerin ve maiyetlerindeki başkonsolosların en önemli vazifesini teşkil ettiğini bildirdi.

"Önümüzdeki dönemde yoğun bir gündemin kendilerini beklediğine dikkati çeken Davutoğlu, "Şu ana kadar yapılan istişarelerde bu konuda derin tahlillerde bulunduğunuzu biliyorum. Bu istişareler kıymetli görüşlerinizi daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerimiz için çok mühim girdiler veriyor. 2016 yılında aynı özveri, azim ve sorumlulukla ülkemizin çıkarlarını her alanda ve her ülkede ilerleteceğimize olan inancım tamdır" diye konuştu.

Büyükelçileri, onlarla birlikte bütün bu fedakarlığı üstlenen eşlerini ve ailelerini tebrik eden Davutoğlu, "Aziz bir milletin, kudretli bir devletin, merhametli bir cumhuriyetin temsilcileri olarak dünyanın her yerinde başınız dik olsun. Ateş çemberi içinde Türkiye'yi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin dayandığı demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerini yaşatmaya muktedir bir şekilde bütün platformlarda ülkemizin çıkarlarını ve devletimizin temel felsefesini anlatmaya devam ediniz. Sizlere güveniyorum. Sizlerin her yerde, tarihten gelen derinliğimizden aldığınız ilhamla, vakarla bu ülkeyi, bu devleti, en önemlisi de bu milleti en iyi şekilde temsil edeceğinize inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

(Bitti)

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Davutoğlu: 'Bm Daha Etkin Bir Yapıya Kavuşturulmalı' - Son Dakika


Advertisement