BAKAN ÖZHASEKİ " MEVCUT SİSTEM KAVGA ÜRETİYOR"
ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri'nin Talas ilçesindeki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Mevcut sistem sürekli kavga üretiyor" dedi.
Talas Belediyesi'nin proje ve yatırım ile hizmet alımları nedeniyle yaptığı toplu açılış ve tanıtım toplantısına katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli dönüm noktaları olduğunu, 16 Nisan'da yapılacak referandumun sadece anayasa değişikliği olmadığına dikkati çekti. 1946'da çok partili sisteme geçilmesinin bu dönüm noktalarından biri olduğuna vurgu yapan Bakan Özhaseki, "Siyasi tarihimizde önemli olaylardan biri de 1994 yılında bizim misyonumuzla başlayan ideolojik belediyecilikten, hizmet belediyeciliğine geçiştir. Allah'a hamd olsun, o tarihten itibaren hizmet belediyeciliği başladı ve kentlerin alt yapı, üst yapı, sosyal donatı, içme suyu, kanalizasyon gibi hizmetlerle eli yüzü ortaya çıktı. Aslında bizim misyonumuz böyle başladı. Üçüncü dönüm noktası ile 2002 yılında başlayan Ak Parti dönemidir. 16 Nisan'da yapacağımız referandum ise, bu güne dek yapılan tüm seçimlerin anasıdır" diye konuştu.
Türk ordusunun sınır dışında ülkemize yönelen tehditlere karşı güvenliğimizi sağladığını belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"40 yıldır hükümetlerin mücadele ettiği PKK terör örgütünü belediyelerden, ilçelerden, köylerden ve kırsal alandan söküp atıyoruz. Hatta yurt dışında da PKK'yı temizliyoruz. Güneydoğu'da ağababalarından emir alıp, çukur kazıp, paçavralarını yerleşim birimlerine bayrak diye çekmeye kalkanları, o açtıkları çukurlara gömdük. İçimizdeki FETÖ belasına karşı kapıyı zor tuttuk. Hizmet eriyiz diye milletin çocuklarını aldılar. Kurban istediler, zekat topladılar. Kara oğlanları yurt dışında toplayıp, Türkçe şarkılar türküler söylettiler, hepimize hoş göründüler. İslam, Kuran ve sünnet üzerine kuruludur. Bunlar keramet deyip hocalarını uçurdular. Ona kalırsa serçeler de uçuyor. Bunlar para babaları ne dediyse onu yaptılar. Bu belaların üzerinden kimse gelemezdi. Şimdi FETÖ'den mağdur edebiyatı yaptılar. FETÖ'cüler değil, bu devlet ve bu millet mağdur oldu. Bunlar ülkemizin bağımsızlığına göz koydular. Devletten maaş alıp, devlete, millete ihanet ettiler. Şimdi devlet sizi istemeyince, mağdur edebiyatı yaptılar"
Bakan Özhaseki daha sonra Talas belediyesi tarafından satın alınan iş makinelerini inceledi, eşi Neşe Özhaseki ile birlikte vatandaşlara etli bulgur pilavı dağıtımı yaptı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------
-Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki'nin konuşması
-Bakan Özhaseki'nin eşi Neşe Özhaseki ile yemek dağıtması
-Genel detaylar
Haber: Oktay ENSARİ Kamera: Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ DHA)
========================================
BOZDAĞ: ABD, VİZESİNİ İPTAL ETTİĞİ KAÇ KİŞİYİ ARADI?
ADALET Bakanı Bekir Bozdağ, firari FETÖ'cü Adil Öksüz'ün, ABD İstanbul Başkonsolosluğu tarafından arandığını bildiklerini belirterek, "Bunu Büyükelçilik de kabul etti. ABD büyükelçiliği bugüne kadar birçok Türk vatandaşının vizesini iptal etmiştir. Ben şunu merak ediyorum, ABD Büyükelçiliği vizesini iptal ettiği acaba kaç kişiyi aramıştır? Aradığı isimlerden bazılarını açıklayabilir mi?" dedi.
Referandum çalışmaları kapsamında Nevşehir'e gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Nevşehir Konağı'nda 'medya buluşması'na katıldı. Vali İlhami Aktaş, Ak Parti Milletvekilleri Mustafa Açıkgöz, Murat Göktürk, Belediye Başkanı Hasan Ünver, Cumhuriyet Başsavcısı Necmettin Tosun ve Ak Partililerin bulunduğu toplantıda açıklamalar yapan Bakan Bozdağ bir soru üzerine, devletin bütün birimlerinin, bütün emniyet ve istihbarat birimlerinin, FETÖ soruşturması kapsamında Adil Öksüz'ü her tarafta aradığını söyledi. Adil Öksüz'ün yakalanması, Türk adaletine hesap vermesi ve adaletin tecelli etmesi için herkesin çalıştığını belirten Bozdağ, şunları söyledi:
"Medyada yer alan bilgilere göre ki o bilgiler doğru bilgiler, ABD Büyükelçiliği tarafından da teyit edildi. Adil Öksüz'ün ABD İstanbul Konsolosluğu'ndan bir telefon vasıtasıyla arandığı çok net, çok açık bir durum. Büyükelçilik de bunu kabul etti. Bunu büyükelçilik de kabul etti. 'Biz bunu Türk polisi ile somut bir işbirliği için yaptık' deniliyor. ABD Büyükelçiliği bugüne kadar birçok Türk vatandaşının vizesini iptal etmiştir. Ben şunu merak ediyorum, ABD Büyükelçiliği vizesini iptal ettiği acaba kaç kişiyi aramıştır? Aradığı isimlerden bazılarını açıklayabilir mi? Hatta ben buradan Türk vatandaşlarına sesleniyorum, ABD Büyükelçiliği tarafından vizesi iptal edilip aranan var mı ? Bu da çok önemli."
"GÜLEN'İN İADESİ TALEPLERİMİZE CEVAP BİLE VERİLMEDİ"
FETÖ terör örgütünün elebaşının geçici olarak tutuklanması ya da Türkiye'ye iade edilmesi konusunda bir gelişme olmadığını bildiren Bozdağ, şunları kaydetti:
"ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin samimiyeti için bu konuda bir an önce gereken adımlar da atılmalı. İade taleplerimiz var, bugüne kadar bu taleplere cevap dahi verilmedi. FETÖ terör örgütünün ele başı Amerika'da şu an son derece özgür bir şekilde terör faaliyetlerini sürdürüyor. ABD Hükümetinin terör örgütü elebaşının bu ülkede terör faaliyetlerini sürdürmesine de izin vermemesi lazım. Ona dair yaptırımları uygulaması ve ülkemizin taleplerine olumlu bir cevap vermesi gerekir. Türkiye ye iadesini hala bekliyoruz. Darbe teşebbüsünde bulunanlarından veya örgüt üyelerinden büyük bir bölümü ABD'de. Buradan bir çağrıda bulunuyorum. Fethullah Gülen'in oturma iznini iptal edin, iade edin, terör faaliyetleri yapmasına engel olun. Terör faaliyetlerine katılanları bize iade edin. Burada biz vizenin iptal edilmesini önemsiyoruz. Ama kendisinin aranmasını da manidar buluyoruz. Rutin bir uygulama ise ABD büyükelçiliğinin bugüne kadar kimleri aradığını da açıklaması gerekir. Bu arama pek çok soruyu akıllara getiriyor. Cevaplarını da samimi işbirliği açısından kendilerinden bekliyoruz. Şu ana kadar bize gelen bir cevap yok. Fethullah Gülen'in bir çiftlik aldığını ve burada yaşamını sürdürecek gerekli alt yapı çalışmalarının da yapıldığını biliyoruz. Kimin adına alındığını biz gerekli makamlara ilettik. Nereye giderse gitsin biz peşini bırakmayacağız."
"KILIÇDAROĞLU, YALAN SÖYLÜYOR"
Açıklamasında, 16 Nisan'da yapılacak anayasa değişikliği referandumuna da değinen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Hatırlarsanız bu bir rejim değişikliği diyorlardı. Sayın Kılıçdaroğlu, halkın yanlış bilgilendirilmesine neden olan açıklamalar yapıyor. Bu bir hükümet sistemi değişikliğidir. Artık bu yalanı kullanmıyorlar. Artık bu balon patladı. Şimdi yeni bir şey söylüyorlar. Cumhurbaşkanının, Türkiye Büyük Millet Meclisinin feshine yönelik alabileceği bir kararı ortaya çıkarıyorlar. Zaten anayasada 116'ncı maddede var. Son günlerde Kılıçdaroğlu yine sözlükten bir alıntı yaparak 'Cumhurbaşkanı meclisi fesih ediyor' diyor. 'Cumhurbaşkanı meclisi kapatacak, dağıtacak' diye büyük bir yalanı ifade ediyor. Bir defa Türkiye anayasasında fesih diye bir kavram yok. Halk oylamasına giden metinde de Cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerinin yenilenmesi ifadesi kullanılıyor. Burada fesih değil, seçimlerin yenilenmesi ifadesi kullanılmıştır. Devlette devamlılık esastır. Fesih kararı alındığı an orada görev yapan milletvekillerinin de görevi sona ererdi. Bunu meclisi kapatmak olarak değerlendirmek yanlış. 2015'te meclis kapandı mı hayır görevine devam etti. Burada bir fesih söz konusu değildir. Yeniden seçilinceye kadar vekillerin görevleri de devam ediyor. Birbirinin benzeri olarak da kullanılamaz" ifadelerini kullandı.
PARLAMENTO GÜÇLENİYOR
Cumhurbaşkanlığı sisteminde vekiller uzlaşmazsa kurulabilecek bir hükümetin bulunmadığını belirten Bozdağ, "Cumhurbaşkanının hükümetin kurulamaması gibi bir nedenle meclisi fesih etmesi gibi bir durum söz konusu. İki tane önemli şey var. Cumhurbaşkanı bu sistemde seçimleri yine yenileyebilir. Ama kendi seçimini de yenileyecektir. 7 Haziran da yeniledik. Ama bu düzende kendi seçimini de yenilemesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı 5 yıldan iki dönem görev yapabiliyor. Seçimleri yenilediği zaman bir dönemini boşa vermeyi de göz önüne alacak. Bu yetkiyi kolay kolay kullanamaz. Meclis de karar aldığı taktirde Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yenileme kararı alabiliyor. Bu iki tarafa da yetkiyi keyfi kullanmaması için alındı. Yasama ve yürütmenin bu anlamda bir mekanizmaya sahip olmasıdır bu sistem. Uzlaşmaya tabi bir sistemdir. Parlamento güçlenmektedir çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yenileme yetkisini kavuşuyor" diye konuştu.
SİYASİ OPERASYONLA KARŞI KARŞIYAYIZ
Halk Bankası yöneticileriyle ilgili suçlamalar hakkında da konuşan Bekir Bozdağ, şunları söyledi:
"Halk Bankası Türkiye'nin yüz akı bir bankasıdır. Her türlü işlemleri denetlenmektedir. Yaptığı iş ve işlemler hem Türk hukukuna, hem de uluslararası hukuka uygundur. Hiçbir iç hukuka aykırı ve uluslararası hukuka aykırı bir karar yok. Sayın genel müdür daha önce de oraya gitti ve geldi. Böyle bir uygulamayla karşılaşmadı. ABD de başlatılan soruşturma siyasi bir soruşturmadır. Hukuk kullanılarak Türkiye'ye 17 Aralıkta yapılmak istenen hukuk darbesi bu kez Amerika'da yapılmak istenmektedir. Çok açık bir nettir siyasal bir operasyon ile karşı karşıyayız. İddialar var ve yorumlar var. Bu iddiaları doğrulayan bir tane delil koyamazlar. Delilsiz iddialarla insanları mağdur etmek doğru değil. Umarız bu durum hakkın tecelli etmesi sonuçlanacaktır."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------
-Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın konuşması
Haber-Kamera: Sinan KORKMAZER/ NEVŞEHİR DHA)
========================================
CHP'Lİ İNCE: BEŞ VAKİT EZAN OKUNUYORSA ATATÜRK SAYESİNDEDİR
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, "Eğer bu ülkede, bayrağımız gönderdeyse, ezanımız günde 5 vakit özgürce okunuyorsa bu şehitlerimiz ve gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesindedir" dedi.
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, referandum çalışmaları kapsamında Bartın'da Cumhuriyet Meydanı'nda halka hitap etti. İnce, "Bu memlekette utanmazlık tavan yaptı. Geçen Balıkesir'de yazmışlar; Göklerden gelen bir karar varmış. Açıkca şunu söylemek istiyor; Allah 'evet' deyin diyor. Öyle cahil ki bunlar, Allah'ın göklerde olduğunu zannediyor. Allah zamandan ve mekandan müzehtir. Yerde değil, gökte değil her yerdedir, kalbindedir. Ey cahil. Bunlar mı Müslüman. Afiş asmışlar utanmadan sıkılmadan, 'Ezan için evet' diyor. Hayır çıkarsa minarelerden klasik müzik mi dinleyeceğiz? Bu ne saçmalıktır. Eğer bu ülkede, bayrağımız gönderdeyse, ezanımız günde 5 vakit özgürce okunuyorsa bu şehitlerimiz ve gazi Mustafa kemal Atatürk sayesindedir. Yazmışlar 'Tek bayrak için evet.' Siz Barzani'nin bayrağını Ankara'ya dikmediniz mi? Bu ne yüzsüzlüktür, böyle. Hakan Şükür'ü bize yamamaya çalışıyorlar. Galatasaray Hakan Şükür'ü FETÖ'cü olduğu için almadı, futbolcu olduğu için aldı. Ama siz FETÖ'cü olduğu için milletvekili yaptınız" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------
-İncenin alana gelmesi
-Kalabalıktan detay
-Muharrem İnce'nin konuşması
Haber-Kamera: Ayhan ACAR/BARTIN,
========================================
50 ÖĞRENCİYE CİNSEL İSTİSMARIN YAŞANDIĞI KÖYDE SESSİZLİK HAKİM
MARDİN'in Derik ilçesine bağlı Göktaş Köyü İlköğretim Okulu'nda 8-12 yaş arasındaki 50 kız öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen, temizlik görevlisi Ş.Y. tutuklanırken, köyde sessizlik hakim. Tutuklanan temizlik görevlisi M.Ş.Y.'nin kuzeni olan köy muhtarı Haydar Yaşar, köyde çekememezlik durumlarının olduğunu ve olayın iftiradan kaynaklanmış olabileceğini söyledi.
Mardin'in Derik ilçesine bağlı Göktaş Köyü'nde, 8 - 12 yaşlarında 50 kız öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen evli ve üç çocuk babası, 52 yaşındaki temizlik görevlisi M.Ş.Y. tutuklanırken, olayla ilgili tartışmalar da devam ediyor. Cinsel istismar olayının ortaya çıkmasının ardından Derik Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlatırken, olayın yaşandığı iddia edilen 135 haneli Göktaş köyündeki büyük bir sessizlik hakim oldu. Köy halkının yaşananlardan kaynaklı huzursuz olduğunu belirten Köy Muhtarı Haydar Yaşar, tutuklu şüpheli M.ŞY.'nin kuzeni olduğunu söyledi. Köyde çekememezlik durumlarının bulunduğunu ve olayın iftira olabileceğini belirten Yaşar, "Bu yıl göreve başladı.Şimdiye kadar köyde her hangi bir olumsuz hareketini görmedik ve duymadık. Kendisi orada çalışıyor. 50 çocuğun ifadesinden bahsediliyor ama 50 çocuğa birden bunu yapması bizi düşündürüyor. Böyle bir olay olmuşsa köylülerin haberinin olması lazım. Çocukların anne ve babalarına söylemesi gerekirdi. Bu 1-2 günde olabilecek bir şey değil. Ben açıkçası inanmıyorum. Ama böyle bir şey yapmış ise ben de onun hakkında davacıyım ve bu işin takipçisiyim. Fakat mağdur ise günahına giremem. Çocukların ifadesini dinlemedim. Ben o gün köyde değildim. Geldiğimde çocukların ifadedesi alınmıştı. Köyümüzde bir çekişme var. Bir birini sevmeyen insanlar var. Çocuklarla görüşmedim ama babalarıyla görüştüm. Bir kaç kişi çocukların ifadelerinin zorrla alındığını söylemiş. Ama ben buna tanık olmadım."dedi.
Yaşanan olaydan büyük üzüntü duyduklarını belirten köylüler, "Böyle bir olayın doğruluğunun kanıtlanması halinde yazıklar olsun. Ama iftira ise Allah kurtarsın"dediler.
Görüntü dökümü
--------------------
-Köyden detaylar
-Olayın yaşandığı okul
-Köylünün konuşması
- Muhtar Yaşar'ın konuşması
-Genel ve detay görüntüler
Haber- Kamera: Canan ALTINTAŞ-Serdar SUNAR/ DİYARBAKIR,
======================================
OTİZMLİ MUSTAFA HEM AĞLADI HEM DE AĞLATTI
MANİSA'da otizm farkındalığı etkinliğinde yaşadıklarını anlatan otizmli 16 yaşındaki Mustafa Çağrı Çekim, hem ağladı hem ağlattı. Kimya bölümünde okuyan ve yüzmede birçok şampiyonluklar elde eden Çekim, toplumun kendisini nasıl dışladığını anlatırken, gözyaşlarını tutamadı. Eğitim hayatında öğretmenlerinden zaman zaman şiddet gördüğünü ve farklı olduğu için dışlandığını belirten Çekim, kendisine deli denildiğini, ancak artık bu sözleri önemsemediğini söyledi.
Manisa'da Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Türk Kızılayı Topluluğu öğrencileri, otizm farkındalık etkinliği düzenledi. MCBÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi'ndeki etkinlikte üniversiteli öğrenciler ve otizmli çocuk anneleri ile aynı sahneyi paylaştı. Otizmlilerin ve otistik çocuk sahibi annelerin yaşadıkları gerçek hikayeler izleyenleri duygulandırdı. Skeçlerde otizmli çocuk sahibi ailelerin ve çocukların toplumda dışlanması ve otizmin yarattığı tahribatlar anlatıldı. Etkinlikte konuşan Manisa Otizm Derneği Başkanı Arife Güngör, otizmin doğuştan gelen bir farklılık olduğunu belirterek, her otizmli çocuğun da birbirinden farklı olduğunu söyledi. Güngör, "Otizm son yıllarda hızla artıyor. Dünyada her 68 çocuktan biri otizm tanısı alıyor.Hiç istemesek de çocuğunuz otizm tanısı alabilir. Farklı çocuklara saygı duymayı öğrenemezsek başımıza geldiğinde çok büyük üzüntü yaşarız. Otizmi bilen insanlar arttıkça enerjimizi çocuklarımıza harcayacağız. Otizmin ağırlığını yaşamayan hayal bile edemez. Çocuklarınıza küçük yaşlardan itibaren bu farkındalığı verin. Toplum içinde çocuklarımız ve biz destek göreceğimiz, yargılanmadan yaşayacağımız günlerin hayalini kuruyoruz" diye konuştu.
"BİYSEYDİM, 'AĞLAMAYASIN DİYE' DAHA ERKEN KONUŞURDUM BABA"
Etkinlikte, çeşitli skeçlerle otizm konusunda farkındalık yaratılmaya çalışıldı. 16 yaşındaki otizmli Mustafa Çağrı Çekim de katılanlara yaşadıklarını anlattı. Konuşmasında gözyaşlarına boğulan Çekim, "Annem ve babam erkek çocukları olduğu için çok sevinmişler. Büyümüşüm konuşma zamanım gelmiş ama ben konuşamıyormuşum. Annem üzülüyormuş, ancak babam 'Zamanla olur' diye ümitle bekliyormuş. Sonra doktor doktor, hastane hastane dolaşmışlar. Bir gün doktor, 'Sizin çocuğunuz otistik' demiş. İlaç tedavisinin olmadığını söylemişler. Özel bir rehabilitasyon merkezine gidiyordum ama hala ne olup bittiğini bilmiyordum. Babam arkasından 'baba' diye seslenen çocuk sesi duyduğunda ben sanıp, heyecanlanıyormuş. Ancak, ben olmadığımı görünce oturup ağlıyormuş. Bilseydim, sen ağlamayasın diye daha erken konuşurdum baba" dedi.
"ÖĞRETMENİM BENİ ÇOĞU KEZ DÖVÜYORDU"
Beş yaşında konuşmaya başladığında annesi ve babasının çok sevindiğini söyleyen Mustafa Çağrı Çekim, okulda öğretmenin kendisini anlamadığını ve cezalı çocuk gibi oturttuğunu söyledi. Çekim, "Okumayı herkesten önce öğrenmiştim. Zeki ama farklı olduğumu söylüyorlardı. Ben, 'zeki' ne demek, 'farklı' ne demek henüz bilmiyordum. Bazıları da bana 'deli' demişlerdi. Anneme, 'Deli ne demek' diye sordum. Okulda öğretmenim beni çoğu kez dövüyordu. Ama ben onu da çok seviyordum. Beni neden dövdüğünü de bilmiyordum. Okulda her çıkan sorundan sonra rehber odasında kendimi buluyordum. Herkes beni suçluyordu. Arkadaşlarımın beni neden sevmediğini de bilmiyordum. Artık lise ikinci sınıfa gidiyorum. Deli, kelimesinin manasını biliyorum. Benimle neden kimsenin arkadaşlık etmek istemediklerini biliyorum. Ömrümün sonuna kadar otizmliymişim. Yaşanan şeylerin komedi olduğunu da öğrendim. Düşündükçe suçumun ne olduğunu, beni neden yargıladıklarını hala bulamıyorum. Artık birçok şeyi öğrendim. İnsanların bazı şeyleri bilmediklerini, onların engel çıkardıklarını biliyorum. Geliştim, bütün engelleri aşmasını bildim. Onlar gelişmek yerine eleştirmeyi biliyorlar. Ama ben onları affettim. Bütün otizmliler biz toplumdaki önyargılıları affettik, siz de affedin" diye konuştu.
MİLLİ TAKIMA ÇAĞRILDI
Mustafa Çağrı Çekim'in konuşması sırasında salonda bulunanlar gözyaşlarına boğuldu, otizmli genç kendisi de gözyaşlarını tutamadı. Çukurova Lisesi Kimya Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan ve yüzmede birçok şampiyonluklar elde eden Mustafa'nın annesi Şimşek Çekim, oğlunun yüzmede milli takıma davet edildiğini söyledi. Hayatları boyunca çok büyük zorluklar yaşadıklarını söyleyen anne Şimşek Çekim, oğlunun kimya mühendisi olmayı hedeflediğini anlattı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Salondan görüntü
-Otizm Derneği Başkanı Arife Göngör'ün konuşması
-Müzik dinletisinden görüntü
-Otistik çocuk sahibi annelerin ve üniversite öğrencilerin skeçlerinden görüntü
-Otistik Mustafa Çağrı Çekim'in konuşması
-Otistik çocuğun ve annesinin ağlaması
Haber-Kamera: Nermin UÇTU/ MANİSA,
=========================================
GAZİPAŞA'DA UYUŞTURUCU OPERASYONU
ANTALYA'nın Gazipaşa İlçesi'nde jandarmanın bir seraya yaptığı baskında 41 kilo esrar ve ekili halde 225 kök Hint keneviri ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan bir kişi çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Gazipaşa İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Jandarma Karakolu ekipleri bir serada Hint keneviri yetiştirildiği ihbarı üzerine çalışma başlattı. Seranın yerini belirleyen ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken sera sahibi 35 yaşındaki Murat A.'yı da takibe aldı. Yeterince delil toplayan ekipler saat 05.00'de seraya baskın yaptı. Operasyonda serada ekili halde 225 kök Hint keneviri ile ve 41 kilo esrar ele geçirdi. Hint keneviri jandarma ekiplerince sökülürken, olay ilgili gözaltına alınan Murat A. işlemlerinin ardından çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------
Serada ele geçirilen kubar esrar ve Hint keneviri görüntüsü
Detaylar,
Adliyeden genel görüntü
Murat A.'nın adliyeye getirilişi
Haber-Kamera: Yücel BULUT/GAZİPAŞA(Antalya),
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni - 14 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.