1 - Dumandan etkilenen kedi için seferberlik
MUĞLA'daki bir ev yangınında dumandan etkilenen kedi için seferber olan itfaiye erleri, hayvanı yıkadı ardından vücuduna masaj yapıp kendine getirdi.
Menteşe ilçesi Kötekli Mahallesi'ndeki bir aparmanın 4'üncü katında bulunan daireden dumanların yükseldiğini fark eden vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, yangını söndürdü. Evde bir kedinin hareketsiz yattığını gören ekipler, hayvanı dışarı çıkarttı. Kedinin yüzünü itfaiye aracının çeşmesinde yıkayan ekipler, daha sonra vücut masajı yaparak hayvanı yaşama döndürdü. Ev sahibi Girgin Duran'a ait olduğu öğrenilen kedinin gerekli bakımları Büyükşehir Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi'nde yapıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Kedinin yıkanması ve masaj yapılması
(KJ Haber- Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA, (Muğla)
==============
2 - Sığacık'ta orkinos çiftliği zaferi
İZMİR'in 'yavaş şehir' unvanlı ilçesi Seferihisar'ın turistik mahallesi Sığacık'ın açıklarında kurulan orkinos çiftliği için üç kez alınan 'ÇED olumlu' kararına karşı hem belediye hem de çevreciler ile balıkçılar, verdikleri hukuk mücadelesini kazandı. Orkinos çiftliğinin körfezden çıkmasını sağlayacak olan Danıştay kararının gerekçesinde, "Orkinos yetiştiriciliği, Sığacık Koyu ekosisteminde, geri dönüşü olmayan çevresel riskler oluşturmaktadır. Turizm merkezi olan bölgenin yakınında, ekosisteme, doğal ve kültürel değerlere zarar verme olasılığı çok yüksek olan balık çiftliğinin kurulması, Seferihisar'ın yavaş şehir uygulamalarına aykırıdır. Sığacık Körfezi'nin çevresel, deniz tabanı ve akıntı sistemi ile kapasitesi hakkında yeterli veri bilinmemektedir. Bu durumda 'ÇED olumlu' kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır" görüşlerine yer verildi.
'Yavaş şehir' unvanı aldıktan sonra turizmin odak merkezlerinden birine dönüşen Seferihisar'ın Sığacık Mahallesi açıklarına Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü, bir şirketin başvurusu üzerine 2010 yılında orkinos yetiştirilmesi için 'ÇED olumlu' kararı verdi. Bu karar Seferihisarlılar'dan çevrecilere, balıkçılara kadar tüm kesimlerin tepkisini çekti. Bunun üzerine Seferihisar Belediyesi ile çevreciler, hukuk mücadelesi başlattı.
İLK KARAR 4'ÜNCÜ İDARE MAHKEMESİ'NDEN
Çevrecilerin açtığı dava sonrasında, İzmir 4'üncü İdare Mahkemesi, 'ÇED olumlu' kararını iptal etti. Ardından şirket bir kez daha proje dosyası hazırlayıp aynı alan için ikinci kez 'ÇED olumlu' kararı aldırdı. Bu karar da İzmir 1'inci İdare Mahkemesi'nce iptal edildi. Ancak süreç bununla da bitmedi. Yeni bir başvuru dosyası hazırlayan şirkete, orkinos yetiştiriciliği için aynı bölgede üçüncü kez 'ÇED olumlu' kararı verildi. Çevreciler ile şirket arasındaki orkinos davaları bu kez de İzmir 1'inci İdare Mahkemesi'ne taşındı. Mahkeme, çevrecileri bir kez daha haklı bulup 'ÇED olumlu' kararını iptal etti.
DANIŞTAY SON SÖZÜ SÖYLEDİ
Yerel mahkemenin verdiği bu karara itiraz eden şirket, Danıştay'a başvurdu. Danıştay, eksik inceleme yapıldığını belirterek kararı bozdu. Bunun üzerine 1'inci İdare Mahkemesi 2017 yılının Ocak ayında bölgede keşif ve bilirkişi incelemesi yaptı. Bilirkişi incelemesinin ardından mahkeme bir kez daha iptal kararı verdi. 'ÇED olumlu' kararının iptali üzerine şirket yeniden başvurdu. Danıştay 14'üncü Dairesi kararı ikinci kez inceledikten sonra yerel mahkemenin iptal kararını onadı. Böylelikle yerel mahkemenin kararı, kesinleşmiş oldu.
GEREKÇELER TEK TEK SIRALANDI
Danıştay'ın onama karanın gerekçesinde de orkinos çiftliğinin sakıncalı maddeleri tek tek sıralandı. Gerekçeli kararda, "Orkinos yetiştiriciliği, Sığacık Koyu ekosisteminde, geri dönüşü olmayan çevresel riskler oluşturmakta. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 725 No'lu İlke Kararına aykırılık teşkil etmekte. 2364 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca, turizm merkezi olan bölgenin yakınında, ekosisteme, doğal ve kültürel değerlere zarar verme olasılığı çok yüksek olan balık çiftliğinin kurulması, Seferihisar'ın 'yavaş şehir' uygulamalarına aykırıdır. Sığacık Körfezi'nin çevresel, deniz tabanı ve akıntı sistemi ile kapasitesi hakkında yeterli veri bilinmemekte, bu durumda 'ÇED olumlu' kararında hukuka uyarlık bulunmamakta. Gerekçeler bir bütün olarak ele alındığında, Sığacık Koyu'nda, iptal yönündeki ardı ardına alınan mahkeme kararları uygulanmalı ve kafesler kaldırılarak, tesisler sökülmeli ve koydan çıkarılmalıdır" denildi.
'HASAT DÖNEMİNİN SONUNU BEKLİYORUZ'
Orkinos çiftliğine karşı en önemli mücadeleyi verenlerden olan Seferihisar Belediye Başkanı CHP'li Tunç Soyer, "2011 yılından başlayan hikaye ile orkinos çiftliği kuruldu. Bunun doğru olmadığını kapalı körfez olduğu için ağır tahribatlar vereceğini söyledik. Hukuki mücadele devam etti. Vatandaşın da duyarlılığını artırmak için onları da dahil ettik. Mükemmel eylemler yaptık. Pankartlar açtık 'temiz deniz istiyoruz' diye denize girdik, aydınlık yüzlü insanlar, sanatçılar, bilim insanları katıldılar. Birinci etabı çiftliğin oradan kaldırılması şeklinde oldu. Nihayet Danıştay kesin hükmünü verdi ve oradan da kaldırılmasını istedi. Bundan sonraki süreçte burayı terk edecekler. 'Hasat' dedikleri mevsim yaşandığı için bir yandan ihracat söz konusu olduğundan biz de hasat döneminin sonunu bekliyoruz. Zaten mahkemenin kararını uygulayacaklar" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Balık çiftliğinin görüntüsü.
Balıkçıların çalışmalarından görüntü.
Tunç soyer ile röportaj.
Anonslar
Haber: Taylan YILDIRIM, kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR
=================
3 - 'Hayalet köy' Lübbey, SİT'ten dertli
İZMİR'in Ödemiş ilçesinde Bozdağ'ın eteklerinde, tarihi neolitik çağlara uzanan, Kurtuluş Savaşı'nda efeleri, zeybekleri ağırlamış, ancak 30 yıl önce elektrik ve geniş tarım arazisi olmaması nedeniyle terk edilmeye başlanınca bugün sadece beş kişinin yaşadığı 'hayalet köy'e dönen Lübbey, tarihi dokusu nedeniyle kentsel SİT alanı ilan edildi. SİT alanı ilan edildiği için evlerini tamir de edemediklerini söyleyen Mehmet Güler, "Ya SİT kararını kaldırsınlar ya da gelip evlerimizi tamir etsinler. Yağmur yağdığında, sular evlerin içine giriyor" dedi.
Görenlerde hayranlık uyandıran Ödemiş'in kırsal Lübbey Mahallesi, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından kentsel SİT alanı ilan edildi. 200 hanenin bulunduğu, zaman içerisinde verdiği göçler nedeniyle şimdilerde yalnızca 5 kişinin yaşadığı mahalle için belediye tarafından koruma amaçlı imar planı yapılması gerekiyor. Ancak plan çalışması henüz başlamadı. Çocuğunun okulu için Ödemiş'e göç eden ama neredeyse her gün mahalleye gelen ve burada kahve işleten Mehmet Güler (48), evlerin bakımsızlıktan yıkıldığını belirtti. SİT alanı ilan edildiği için burada yaşayanların hiçbirinin evini tamir edemediğini ve evlerin her geçen gün biraz daha hasarlandığını söyleyen Güler, yetkililerden destek istedi. Mahallede ayrıca bir de caminin bulunduğunu ve bunun da yıkılmak üzere olduğunu anlatan Güler, "Burayı SİT alanı ilan ettiler ama ne gelip baktıkları var ne de bir şey yaptıkları. Caminin üzerini tamir etsinler. ya gelip mahallemizdeki evleri yapsınlar ya da SİT olmaktan çıkarsınlar. Biz de evlerimizi tamir edelim. Yağmur yağdığında evlerimiz su alıyor, cami de aynı şekilde yağmurlu havalarda su alıyor. En azından yağmurlar yağdığında evlerimiz su almasın" diye konuştu. Yaşadıkları sorunları yetkililere ilettikleri halde kimsenin ilgilenmediğini ileri süren Mehmet Güler, "Bu kadar duyarsızlık görmedim" dedi.
Mahalle Muhtarı Ali Uysal da 48 evin tescilli bulunduğunu fakat kimsenin mahalledeki durumla ilgilenmediğini belirtti. Mahalledeki evlerin doğal yapısının korunarak restore edilmesini istediklerini anlatan Uysal, bölgenin gelecekte turizm açısından oldukça faydalı bir alan olabileceğini söyledi.
GÖÇLERLE YALNIZLAŞTI
Doğal yapısı ile görenleri büyüleyen mahallede yaşayan 5 kişi, zor şartlarda hayatlarını sürdürüyor. Yaşları 65 ila 78 arasında değişen mahalle sakinlerinden bazıları hayvan besliyor. Eşi Mehmet Çetin ile birlikte yaşayan Fatma Çetin, herkesin köyü terk ettiğini, burada yalnız kaldıklarını anlattı. Ancak son nefeslerini doğdukları bu topraklarda vermek istediklerini söyleyen yaşlı kadın, göçler sonucu yalnızlaşan mahalleyi terk etmeyeceklerini belirtti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Lübbey mahallesinden görüntü
-Mahallede yaşayan vatandaşlardan görüntü
-Vatandaşlardan Mehmet Güler'in açıklaması
-Mahalleden detay ve genel görüntü
Haber- Kamera: Umut KARAKOYUN/ İZMİR,
==============
4 - Tarihi binalara zarar verenlere uyarı; 'Cezası ağır'
YÜZLERCE yıllık tarihi vakıf eserlerinin duvarlarını sprey boyalarla boyayıp, tahrip edenlere uyarı geldi. İzmir Vakıflar Bölge Müdür Vekili Fethi Koç, vakıf eserlerine sprey boyalarla zarar verildiğini gördüklerini belirterek, bu kişilerin tespit edilmesi halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacaklarını belirtti.
Manisa'da yüzlerce yıllık cami, hamam ve vakıf eserlerinin duvarlarına yazılan yazılar tepki çekerken, Vakıflar Bölge Müdürlüğü eserlere zarar verenleri uyardı. Tarihi yapıların duvarlarına kalp işareti yapan, sprey boyalarla boyayanlar ya da değişik şekillerde izinsiz müdahalelerde bulunanlara çok ağır yaptırımların uygulandığını açıklayan İzmir Vakıflar Bölge Müdür Vekili Fethi Koç, "Ne yazık ki vakıf eserlerini bu şekilde tahrip edenler var. Biz değişik şekillerde tahrip edilen eserlerin temizliğini yapıyoruz. Ancak bu eserlere izinsiz müdahale yapıldığı zaman ağır cezada yargılanırsınız. Çünkü özgün halini bozduğunuz zaman onun karşılığı ağır cezada yargılanmaktır. Kim boyarsa boyasın" diye konuştu.
652 YILLIK ULU CAMİİ 5 MİLYON LİRAYA RESTORE EDİLİYOR
Yüzlerce yıllık tarihi değerleri korumanın yanı sıra restorasyon çalışmalarını da yürüttüklerini açıklayan İzmir Vakıflar Bölge Müdürü Fethi Koç, 652 yıllık Manisa Ulu Camii'nin restorasyon çalışmalarının başladığını duyurdu. İbadete kapatılan ve restorasyon çalışmasının 3 yıl sürmesi beklenen tarihi cami yaklaşık 5 milyon liraya restore edilecek. İshak Çelebi tarafından 1366 yılında yaptırılan Ulu Camii'nin bazı yerlerinde oluşan çatlaklar da restorasyon çalışmasıyla giderilip, güçlendirilecek. Vakıflar Bölge Müdürü Fethi Koç, Ulu Camii'nin çok önemli bir eser olduğunu belirterek, "Daha önce Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından restorasyon projeleri yapıldı. Fakat Vakıflar Genel Müdürlüğü bu eserin onarımını üstlendi. İhale çalışmasını yaptık, yeri teslim ettik. 3 yıllık bir restorasyon süresi var, daha erken de bitebilir. Yüzlerce yıllık eseri ortaya çıkarmak için gayret edeceğiz. Bu eserler ecdadımızın bize emanetidir. Biz de vatandaşın hizmetine sunacağız" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Spreyle boyanmış tarihi alanlardan gorüntü
(KJ Haber- Kamera: Nermin UÇTU/ MANİSA,
=============
5 - Çok beğenilen tablosu rektörlüğe asılınca ikincisini yaptı
ANTALYA'da 69 yaşında üçüncü üniversiteyi bitiren Rahime Halide Soysal, bitirme ödevi olarak yaptığı Mimar Sinan tablosunun çok beğenilerek üniversite rektörlüğünde sergilenmesine sonradan çok üzülünce, 3 ayda tablonun aynısını yaptı.
Antalya'da ressam Rahime Halide Soysal, 1997 yılında Akdeniz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu İşletme Bölümü'nden, 2000 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Yönetim ve Organizasyon Bölümü'nden mezun oldu. Çocukluk yıllarında başlayan resim aşkını, aldığı eğitimlerle pekiştirip eğitim verecek düzeye gelen Rahime Halide Soysal, Akdeniz Üniversitesi'ndeki hobi atölyelerinde farklı fakültelerden öğrencilere resim ve boyama dersleri verdi. Antalya Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları'nda (ASMEK) ve atölyesinde öğretici olarak da görev yapan Soysal, 3 çocuğunu yetiştirdikten sonra yeniden okumaya karar verdi. Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Tezhip Ana Sanat Dalı Bölümü'nü kazanan Rahime Halide Soysal, dört yıllık eğitimin ardından geçen yıl dereceyle mezun oldu. Fakülteyi ikincilikle tamamlayan Soysal'a, diplomanın yanı sıra üstün başarı belgesi verildi.
ÇOK BEĞENİLEN TABLOSU REKTÖRLÜĞE ASILDI
Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde bir daire satın alan Soysal, atölye ve sanat galerisine çevirdi. Yüzlerce eser arasında en çok değer verdiği Mimar Sinan tablosunun ilginç bir hikayesi olduğunu anlatan Soysal, Mimar Sinan tablosu dışında hiçbir eserinin benzeri olmadığını söyledi. Mimar Sinan'ın hayatını ve büyük eserlerinin tasvir edildiği büyük tabloyu, SDÜ'de bitirme ödevi olarak yaptığını belirten Soysal, hazırlık ve çalışma aşamasının 1 yıl sürdüğünü anlattı.
Eser tamamlandığında üniversitedeki hocaları tarafından çok beğenildiğini aktaran Soysal, SDÜ Rektörlüğü'nün duvarına asarak sergileme teklif edildiğini söyledi. Teklifi kabul ettiğini, ancak daha sonra çok üzüldüğünü belirten Rahime Halide Soysal, "Hemen gelip aynı resmi, aynı ebatta yeniden çalıştım. Eskizleri hazır olduğu için 3 ayda tamamladım. Asırlarca toza, suya ve her türlü dış etkene dayanabilmesini amaçladığım için çadır bezi üzerine akrilik boyayla çalıştım" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------
Sergi salonunda tablolardan görüntü
Ressam Halide Soysal'ın çalışırken görüntüsü
RÖP: Ressam Halide Sosyal
Öğrencilerin resim yaparken görüntüsü
Tablonun görüntüsü
260 MB --- 02.22/// HD
Haber: Alparslan ÇINAR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,
=============
6 - 3 yetim annesi kadının 'İş' çığlığı
Nezir GÜNEŞ/MARDİN, - MARDİN'de, eşi kanser hastalığı nedeniyle vefat eden 3 çocuk annesi Hasine Karakoyun, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nde çay ocağı işletmeye başladı. 6 ay boyunca çay ocağını işleten Karakoyun'un sözleşmesi, kurumun huzurunu bozduğu gerekçesiyle feshedildi. Çocukları ile birlikte çaresiz kalan Karakoyun, zorla geçimini sağladığını söyledi.
Mardin'in Artuklu ilçesi Nur Mahallesinde ikamet eden 41 yaşındaki Hasine Karakoyun, eşi Abdurrahim'in geçen yıl kanser nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından, çocukları Tuğba (11), Esra (13) ve Kürşat (16) ile birlikte yalnız kaldı. Devletten yardım almaya başlayan Karakoyun, Mardin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü çay ocağının işletmesini 3 yıllığına aldı. Yaklaşık 6 ay çay ocağını işleten Karakoyun'un sözleşmesi, geçtiğimiz hafta kurumun huzurunu bozduğu iddiasıyla tek taraflı feshedildi. Gözyaşları içinde işini geri istediğini belirten Hasine Karakoyun, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak konuyu yargıya taşıdı.
Eşinin kanserden vefat ettiğini söyleyen Karakoyun, maddi imkansızlıklar nedeniyle çalışmak zorunda olduğunu ve bu yüzden iş başvurusunda bulunduğunu söyledi. Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü'nde 3 yıl sözleşmeli çay ocağı işletmesinin kendisine verildiğini söyleyen Karakoyun, "6 aydır çalışıyordum. Biraz sıkıntılarım vardı. Bu yüzden İl Müdürü Bengi Efetürk ile görüşmek istedim. Bir aydan beri randevu istiyorum, ama talebim her zaman reddedildi ve benimle görüşmek istemediğini söylediler.Benim 3 yetimim var. Kiradayım, hiç kimsem yok. Özel sorunlarım vardı, müdürümle paylaşmak istedim. Görüşmek için tekrar müracaat ettiğimde görüşme talebim yine reddedildi. 11 yaşındaki kızımın önünde sinir krizi geçirerek hastaneye kaldırıldım. Hastaneden çıktıktan sonra tekrar işe gitmek istedim. İl Müdürü güvenlikçilere talimat vererek 'Bu bayan buraya gelirse, onu buradan kovun' demiş. Pazartesi günü her zaman ki gibi sabah tekrar işime gittim, çayımı demledim. Bir şey olmamış gibi işime devam ettim. Servisimi yaptım. İl Müdür yardımcısı elimde 3 yıllık sözleşme olmasına rağmen anahtarı benden alarak, beni oradan kovdu" dedi.
BAYRAM GÜNÜ ÇOCUKLARIMA MERCİMEK ÇORBASI YAPAN BİR ANNEYİM
50 kuruşa çay satarak zorla geçimini sağladığını belirten Karakoyun, "Kirada oturuyoruz, çocuklarımı zorla okutuyorum. Sayın Cumhurbaşkanıma, Valime ve Kaymakamıma sesleniyorum: Lütfen bize el uzatın. Bu yetimlerin annesinin sesini duyun. İşyeri anahtarımı elimden aldılar ve beni herkesin önünde rencide ettiler. Eşim kanserken,tedavisi için 40 bin lira kredi çektim. Maalesef eşimi kurtaramadım. Şu an 3 yetim çocukla tek başımayım. Bayram günü çocuklarıma mercimek çorbası yapan bir anneyim. Lütfen 3 yetim annesinin sesini duyun."diye konuştu
Mardin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü yetkilileri ise, Karakoyun'un personele yönelik uygunsuz tavırlar sergilediği için sözleşmesinin feshedildiğini bildirildi. Karakoyun'un kurumdan yardım aldığı dönemde iş sahibi olabilmesi için çay ocağını kendisine verdiklerini, ihale bedelinin de valilik bünyesindeki Mikro Kredi Ofisinden alması için kendisine yardımcı olunduğunu belirten yetkililer, Karakoyun'un bir işletmeci değil de sürekli mağdur ve yardıma muhtaç pozisyonu almasından dolayı personellerle sorunlar yaşamaya başladığı, bu nedenle sözleşmesinin fesh edilidği bildirildi.
Görüntü Dökümü:
----------------------
Karakoyun'un açıklamaları
Kurum binasından geri çevrilmesi
Genel ve detay görüntü
Haber-Kamera: Nezir GÜNEŞ/MARDİN,
===============
7 - Cezaevi firarisi yakalandı
ADANA'da başkasına ait kredi ve banka kartını izinsiz kullanarak dolandırıcılık yaptığı için 22 yıl 6 ay hapis cezası alan Seyfi Gezer (44) yakalandı.
Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, 'başkasına ait kredi kartını izinsiz kullanma' suçlarından 22 yıl 6 ay hapis cezasıyla aranan Seyfi Gezer'in Seyhan ilçesi'nde bulunan bir evde olduğunu tespit etti. Adrese baskın düzenleyen polis ekiplerini gören Gezer'i, kaçmak isterken yakalanıp, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Seyfi Gezer, çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp, cezaevine gönderildi.
Görüntü Dökümü
----------------------------
Zanlının emniyet müdürlüğünden çıkarılması
Polis aracına bindirilmesi
SÜRE: 30" BOYUT: 31 mb
Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,
===============
8 - 27 yıldır saz yapıyor
Dinçer AKBİR-Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli), - İZMİT'te, 52 yaşındaki Leyla Budak, 27 yıldır eşi ile birlikte saz yapıyor. Saz yaptığını, ancak çalmayı bir türlü öğrenemediğini söyleyen Leyla Budak, "Saz yapmak aslında eşimin mesleğiydi. Evlendikten sonra ondan öğrendim. 27 yıldır beraber saz yapıp satıyoruz. Eşim ve 3 çocuğum da saz çalmayı biliyor. Ben bir türlü öğrenemedim" dedi.
İzmit'te yaşayan Leyla Budak, eşinin mesleği olan saz ustalığına merak salınca eşiyle beraber saz tamiri yapmaya başladı. Daha sonra saz konusunda elinin yatkın olduğunu fark eden Leyla Budak, tek başına saz yapacak seviyeye gelince eşiyle beraber bir atölye açmaya karar verdi. 15 yıl önce açtıkları atölyede eşiyle beraber saz yapan Leyla Budak, burada çeşitli enstrümanların tamirini de yapıyor. Saz ile ilk olarak 27 yıl önce eşi Selahattin Budak ile evlendikten sonra tanıştığını söyleyen Leyla Budak, eşine yardım etmek için başladığı bu mesleğe kendi atölyelerinde devam ettiği için mutlu olduğunu belirtti. 27 yıldır saz ile iç içe olmasına rağmen henüz saz çalmayı bilmediğini belirten Leyla Budak, eşi Selahattin, çocukları Selçuk, Serdar ve Seçil Budak'ın çocukluk yıllarından beri saz çaldıklarını söyledi.
Saz ustalığına eşi Selahattin Budak sayesinde başladığını söyleyen Leyla Budak, "Saz yapmak eşimin çocukluk mesleği. Bende onunla evlendikten sonra bu işe başladım. 27 senelik evliyim ve 27 senedir saz ile iç içeyim. Bu mesleği eşime yardımcı olmak için atölyeye gelerek öğrendim. Önce tel bağlama, perde bağlama gibi basit işleri öğrendim ondan sonra saz yapmaya başladım. 27 yıldır beraber saz yapıp satıyoruz. Eşim ve 3 çocuğum da saz çalmayı biliyor. Ben bir türlü öğrenemedim" dedi.
Bir saz yapmanın ortalama 6 ay sürdüğünü ve çok zahmetli aşamalardan geçtiğini belirten Budak şöyle konuştu:
"Saz yapmak çok zahmetli iş, ortalama 6 ay sürüyor. İlk olarak sap aşaması var, sapını takıyoruz onun kurumasını 2 ay bekliyoruz. Kapağını açıyoruz kapağı da 2 ay bekliyor. Boyası, cilası, kuruması, ince işçiliği derken ortalama bir saz yapmak 6 ayımızı alıyor. Sazın sesine göre ve işçiliğine göre fiyatını belirliyoruz. 600 liraya da saz bulabilirsiniz, bin 500 liraya da, 5 bin liraya da saz bulabilirsiniz. Ben 5 bin liraya çok fazla saz yapıp sattım. Genelde özel işçilik isteyenlere o fiyattan saz veriyoruz."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Saz atölyesinden detaylar
-Leyla Budak'ın saz yapması ve tamir etmesi
-Leyla Budak ile röportaj
-Detaylar
===========
9 - Gümüşhane'de tarihi mahalleye kayak tesisi
GÜMÜŞHANE'de yapımına başlanacak olan Süleymaniye Kayak Merkezi projesi ile kent 2'nci kayak merkezine kavuşacak. Şehrin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Sülaymaniye Mahallesi'nde kurulacak olan kayak merkezi ile kentin turizm potansiyelinin arttırılması hedefleniyor.
Zigana Kayak Merkezi'ni bünyesinde barındıran Gümüşhane, kente 3 kilometre uzaklıktaki tarihi Süleymaniye Mahallesi'nde inşasına başlanacak olan Süleymaniye Kayak Merkezi projesi ile kayak merkezi sayısını 2'ye çıkarıyor. Yaklaşık 2 milyon liraya mal olacak ve 1500 metrelik telesiyejle misafirlerini ağırlayacak olan kayak merkezi, bulunduğu mahallenin yapısı itibari ile tarihi doku içerisinde kurulan tek kayak merkezi olacak. Proje ile kentin turizm potansiyelinin arttırılması hedeflenirken, projenin yer alacağı Süleymaniye Mahallesi'nde yer alan evler ise düzenlenecek olan restorasyon çalışmalarıyla tarihi Beypazarı ve Safranbolu modeline dönüştürülecek. Yapımına başlanılacak olan Süleymaniye Kayak Merkezi için Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan Erciyes Kayak Merkezi'nde kullanılmayan bir pist de tahsis edildi. Projode öncelikli olarak kayak merkezinde yer alacak olan pistin kış mevsimine kadar bitirilip turizme kazandırılması amaçlanıyor.
'KIŞA YETİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ'
Proje ile ilgili bilgi veren Gümüşhane Valisi Oktay Memiş, projenin kış sezonuna kadar tamamlanmasını hedeflediklerini söyledi. Memiş, "Süleymaniye Mahallesi'nde yapımına başlayacağımız kayak tesisi ile birlikte Gümüşhane de 2 adet kayak tesisi olmuş olacak. Bölge bulunduğu cephe itibariyle kayağa oldukça elverişli. Kayak merkezi için yaklaşık bin 500 metrelik telesiyej temin ettik. Aynı zamanda Kayseri Erciyes Kayak Merkezi'nde kullanılmayan bir pistin Gençlik Spor Bakanlığı'ndan tahsisini aldık. Neredeyse 50 milyon lira harcamamız gereken bir projeyi biz yaklaşık 2 milyon liraya halletmiş olacağız. Projeyi en kısa zamanda tamamlayıp kış dönemine yetiştirmeyi hedefliyoruz. Yapımı devam eden Yeni Zigana Tüneli bittiği zaman insanlar sahilden yaklaşık 45 dakikada şehrimize ulaşarak bu kayak turizminden de faydalanmış olacak" dedi.
'TARİHİ DOKU İÇERİSİNDEKİ TEK KAYAK MERKEZİ'
Vali Memiş, kayak merkezinin yer alacağı ve kentin en eski yerleşim yerlerinden biri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi'ndeki evlerinde restore edilerek, bölgenin tarihi Beypazarı, Safranbolu ilçeleri gibi olacağını kaydetti. Memiş, "Süleymaniye Mahallesi, Türkiye'deki en önemli hoşgörü merkezlerinden bir tanesi. Süleymaniye, Hatay, Şanlıurfa gibi birden çok medeniyetin barış, huzur içerisinde yaşadığı bir yer. Bundan 100 yıl öncesine kadar insanlar toplu şekilde Süleymaniye Mahallesi'nde yaşıyordu. Bu mahallemizde Kanuni Sultan Süleyman Han'ın yaptırdığı rivayet edilen bir camimiz var. Orası bir turizm ve SİT alanı. Biz orayı Beypazarı, Safranbolu gibi yapacağız. Yakında bir butik otelin inşasına başlanacak. Süleymaniye Kayak Merkezi tarihi doku içerisindeki tek kayak merkezi olacakö diye konuştu.
'KAYAK SPORU ÇOK GÜZEL OLUR'
Kayak Merkezi'nin yapılacağı Süleymaniye Mahallesi'nde işletmecilik yapan Ertuğrul Tik, kayak sporunun, kentte yapılacak olan spor lisesiyle birlikte ayrı bir önem kazanacağını söyledi. Tik, "Gümüşhane'de 6 ay yaz, 6 ay kış yaşanıyor. 9'uncu ay itibariyle kış başlıyor. Öğrenciler bakımından kayak sporu çok güzel olur. Gümüşhane'ye de yeni bir spor lisesi açılıyor. O açıdan kayak merkezinin çok güzel olacağını düşünüyorum. İnsanlarımız burada sadece kışın sporu değil yazın çim sporu da yapabilir. faaliyetlerin yaz kış devam etmesini istiyoruzö ifadelerini kullandı.
'TURİMZE BÜYÜK FAYDA SAĞLAYACAK'
Mahalle sakinlerinden Halim Mısırlıoğlu ise, projenin Gümüşhane turizmine büyük katkı sağlayacağını anlatarak, şöyle dedi:
"Kayak tesisleri konuya hakim kişilerden öğrendiğimiz bilgilere göre Avusturya ve İsviçre'de bile eşine az rastlanan güzellikte ve büyüklükte pisti mevcut. Kayak tesislerinin yolu şuan da yapılıyor. Yolu yapıldıktan sonra ihalesinin yapılacağını biliyoruz. Turizm yönünden büyük fayda sağlayacaktır. Pistin uzunluğu ve karın piste kalma süresine göz önünde alındığında uluslararası yarışmaların yapılması mümkün olabilecek bir kapasiteye sahipö
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Mahalleden görüntüler
-Kayak tesisi alanından görüntüler
-Bölgedeki butik otel inşaatı
-Tarihi evlerden görüntüler
-Vali ve vatandaş konuşma
-Detaylar
HABER: Emre KOLTUK KAMERA: Sinan UÇAR/GÜMÜŞHANE -
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni 2 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.