Dha İstanbul Bülteni - 4 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha İstanbul Bülteni - 4

23.01.2019 14:06

1- MUSTAFA SARIGÜL: CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NDEN İSTİFA EDİYORUM" Başka semtlerle adımın anılması beni yordu daha önemlisi incitti" "Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine kırgınım, tepkiliyim" "Cumhuriyet Halk Partisi'nden üzülerek istifa ediyorum.

1- MUSTAFA SARIGÜL: CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NDEN İSTİFA EDİYORUM

" Başka semtlerle adımın anılması beni yordu daha önemlisi incitti"

"Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine kırgınım, tepkiliyim"

"Cumhuriyet Halk Partisi'nden üzülerek istifa ediyorum.

"Yarından itibaren çizeceğim yol haritamı Şişlililer ile birlikte belirleyeceğim. Ben çok kararlı ve huzurluyum"

Haber. İdris TİFTİKCİ - İstanbul DHA

Mustafa Sarıgül, CHP'den istifa ettiğini açıklarken Şişli'de belediye başkan adayı olduğunu belirtti.

Mustafa Sarıgül, istifasıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Sarıgül'ün açıklaması şu şekilde:

"Yerel seçim öncesi genel değerlendirmelerimi ve almış olduğum  çok önemli bazı kararları sizinle paylaşmak; Şişli'de oturan yurttaşlarımı ve bütün Türkiye'yi bilgilendirmek isterim. Yıllardır gece gündüz çalışmaktan yorulmayan ben, dört yıldır gece gündüz Şişli'de yerel seçimlere hazırlanan ben, seçimlere sadece ve sadece iki ay kalmasına rağmen yaşadığımız belirsizlikten, beklemekten ve bekletilmekten yoruldum! Ben Mustafa Sarıgül;  bugün Cumhuriyet Halk Partisi içinde siyaset yapan halkına hizmet eden en tecrübeli siyaset insanlarından biriyim.  Bugüne kadar; gerek ülke meselelerine gerekse parti içindeki sorunlara, gençliğimde, siyaset ustalarından öğrendiğim "siyasi nezaket" ve "parti disiplini" kuralları çerçevesinde yaklaştım. Bu "siyasi nezaket" ve "parti disiplini" gün olur, sabır taşınızı test eder. Gün olur, parti yararına susmanızı gerektirir"

"ADAYLARIMIZI BİLE BİR TÜRLÜ BELİRLEYEMEDİK"

"Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'nde tüm yaşananlara,  Ecevit ve arkadaşlarından aldığım; öğrendiğim "siyasi nezaket" kuralları    içinde yaklaştım. Ben, Türkiye siyasetine damga vuran Ecevit'in, Demirel'in, Erbakan'ın, Özal'ın bulunduğu Türkiye siyaset dünyasında çok tecrübe edindim. Hepimiz biliyoruz ki ülkemiz için hayati önem taşıyan önümüzdeki yerel seçimler 2 ay sonra yapılacak.

Neredeyse yarın!  Ama Cumhuriyet Halk Partisi olarak adaylarımızı bile bir türlü belirleyemedik. Oysa yerel seçimler hayati önem taşır. 5 yıl önce yapılan yerel seçimlere dönelim.  Hepimiz hatırlarız ki; 5 yıl önce yapılan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı bendim. Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu ve parti üst yönetimi İstanbul için beni aday göstermek istediklerini, Şişli'de başardıklarımın tüm İstanbul'da ses getirdiğini, oluşturduğum "Yerel Yönetimlerde Şişli Modeli"ni tüm İstanbul'a yaymamı istediklerini söylediler. Görevi üstlendim ve bunu tüm İstanbul'a ve Türkiye'ye duyurmak; hayalimdeki projeleri paylaşmak için bir basın toplantısı düzenledim"

"İSTANBUL'UN YÜZDE YÜZÜNÜ KUCAKLADIM"

"Ama o süreçte büyük hayal kırıklığı yaşadım; kimselere söyleyemedim! Çoğunuz hatırlarsınız; Ben İstanbul'un Avrupa yakasında "Cumhuriyet Halk Partisi resmi adayı" olarak basın toplantısı yaparken o dönemde Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel sekreteri olan ve yakından tanıdığım bir sevgili arkadaşım da kendi adaylığını aynı gün İstanbul'un Asya yakasında açıkladı!  Düşünebiliyor musunuz? Cumhuriyet Halk Partisi, beni resmi aday olarak görevlendiriyor; Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel sekreteri de aynı gün adaylığını açıklıyor. Bu benim ne parti anlayışıma ne de mantığıma sığmayacak bir yaklaşımdır.  Parti yönetiminin haberi olmadan bunun olması mümkün mü? Ben siyasi terbiyem gereği sustum, içime attım! Çalışmalarımı sürdürdüm.  5 yıl önceki İstanbul seçimlerinde başta Şişli'de yaşayan yurttaşlarımın verdiği büyük destek ve moralle İstanbul'un yüzde yüzünü kucakladım. Gecemi gündüzüme kattım, çalıştım.  Sıkmadığım el kalmadı, girmediğim ev kalmadı.  Çalışma arkadaşlarımla dev projeler hazırladım,

Bütün İstanbul'a ulaşıp anlattım.    Ben, o seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul oyunu 1 milyon dörtyüzbin arttırarak… Cumhuriyet Halk Partisi'nin en yüksek oy oranına ulaştım; yüzde 41.  Bu oranda HDP desteği yoktu; kendi adaylarını çıkarmışlardı. O zaman İyi Parti de yoktu.  O dönem Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin eksiksiz desteği olsaydı eğer; biz İstanbul'u beş yıl önce almıştık. Bugün -herşeye rağmen- Cumhuriyet Halk Partisi'nin bana geçmişte verdiği görevleri, parti disiplinine tam uyarak yaptığımı büyük bir huzurla söyleyebiliyorum"

"CUMHURİYET HALK PARTİSİ VATANDAŞA UMUT VERMİYORDU"

"Sizi daha geriye götürmek isterim. Mayıs 2010 Biliyorsunuz…  2008 Türkiyesi'nde değişimin şart olduğunu görerek büyük bir "değişim hareketi" başlattık. Çünkü yurttaşlarımızda, mevcut partilerle değişimin mümkün olmayacağı düşüncesi vardı. Bu düşünce doğruydu da!  Biz de öyle düşünüyorduk! Yaptığımız araştırmalarla da bunu tespit etmiştik.  Çünkü o dönemde  Sayın Baykal yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi vatandaşa umut vermiyordu.  Zaten başka bir alternatif de yoktu! Bu ülke küllerinden doğmayı bilen bir ülkedir.

Bu inancımı hiçbir zaman kaybetmedim. Ben ve arkadaşlarım yeni bir umutla "Türkiye Değişim Hareketi" ni başlattık.

Hatırlarsınız; değişime olan talep çığ gibi yükseldi ve Türkiye Değişim Hareketi yüzde 16'lara ulaşan bir oy potansiyeline yükseldi.

Her partiden seçmenler bize büyük ilgi gösterdiler. Çünkü ben, siyasete başladığım günden bugüne kadar, vatandaşlarımın hep yüzde yüzünü kucakladım. Vatandaşlarıma hiçbir zaman partilerine, dinlerine, inançlarına, kökenlerine göre yaklaşmadım. Türkiye Değişim Hareketi, her partiden seçmenlerin desteği ile çığ gibi büyürken,  Cumhuriyet Halk Partisi'nde 2010 yılı mayıs ayında şok gelişmeler oldu. Sayın Baykal, görevden ayrılmak zorunda kaldı. Yerine Sayın Kılıçdaroğlu geldi."

"VEFA ANLAMINDA CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NDE BİR KIYMETİ YOKMUŞ"

"Biz, TDH olarak, tam o aylarda "Türkiye Değişim Hareketi" ni "Türkiye Değişim Partisi" olarak değiştirmek ve tüm Türkiye'yi kucaklayacak bir parti olmak sürecindeydik.  Sayın Kılıçdaroğlu genel başkan olunca, halkımızda değişim adına bir heyecan, bir umut oluştu. Ben ve arkadaşlarım o dönemde çok gerçekçi bir değerlendirme yaptık. Baktık, Sayın Kılıçdaroğlu'nun halkta bir karşılığı oluştu. Yıllardır sürdürdüğüm değişim hareketine tereddütsüz nokta koydum. Yaptığım bir basın toplantısı ile bu kararımı açıkladım. O basın toplantısı metninde de yazar:  Biz hareketimizi, halkımızın Sayın Kılıçdaroğlu'na o dönemde verdiği desteğe katkı sağlamak için durdurduk. Çünkü ben, "mesele memleketse gerisi teferruattır" fedakarlığını Ecevit ve arkadaşlarından öğrendim.

Ayrıca art niyetlilerin de "bir bölen" demesine fırsat vermedim. Aldığım bu kararla yol arkadaşlarımı, bize güç veren yurttaşlarımı kırdığımı biliyorum. Ama mesele memleketti! Derdimiz değişimdi!  Biz de devam etseydik Sayın Kılıçdaroğlu'na o dönemde verilen desteğe zarar verebilirdik.  Bugün düşünüyorum;  gerçekten çok büyük fedakarlıklar yapmışız. Bugün düşünüyorum;  bu fedakarlığın vefa anlamında Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir kıymeti yokmuş"

"YÜZDE 41 OY ALARAK TARİHİ BİR SONUCA ULAŞTIM.

"Bunu 2016 yılında bir kez daha gördüm; kontenjandan seçime katılma imkanım olduğu halde, aldığım siyasi disiplin nedeniyle, kendi isteğimle önseçime katıldım. Seçilecek yerdeydim; önüme dört kontenjan adayı birden koydular. Dedim ya; Bize öğretilen siyasi terbiye "gün olur; parti yararına susmanızı gerektirir. "Parti yararına sustum. Bütün bu yaşananlara rağmen, ben Mustafa Sarıgül, bugün çok kararlı ve çok huzurluyum.  Huzurluyum çünkü;  Sayın Kılıçdaroğlu partinin başına gelince, partileşmek üzere olan hareketimi durdurarak büyük fedakarlık yaptım. "Mesele memleket" dedim. Huzurluyum çünkü;  Cumhuriyet Halk Partisi bana gelip büyükşehir belediye başkan adaylığı görevini verdi. Ama aynı gün partimin genel sekreteri de adaylığını açıkladı. Sustum içime attım.

"Mesele memleket" dedim.  Gece gündüz çalışıp İstanbul'da yüzde 41 oy alarak tarihi bir sonuca ulaştım. Huzurluyum çünkü;  Sayın Kılıçdaroğlu'na yüzyüze görüşmemizde söz vermiştim;  Kendisine her türlü desteği verecektim. Eksiksiz verdim. Bugüne kadar her gün her dakika arkasında yanında durdum.  Bunu kendisi de söyler; yakınları da! Bir siyasetçi daha ne yapsın? Halkıma karşı, Şişli'de yaşayan yurttaşlarıma karşı daha vereceğim hizmetler vardı. Şişli'de dolaştıkça gördüm ki, benim marka yaptığım Şişli'nin göz göre göre  -ne yazık ki yine Cumhuriyet Halk Partisi'nin görevde olduğu dönemde- ışığı söndü.  Türkiye markası olan Nişantaşı markası yok oldu, çöpler toplanmaz, sokaklar bakılmaz oldu.  Şişli'den her kesimden yurttaşlarım bana geldiler; "Yeniden göreve' dediler! "Niye bıraktın bizi?' dediler!

"BEN 4 YILDIR HAZIRLANIYORUM"

"Kamuoyu yakından izliyor; Ben dört yıldır Şişli için Şişli'de Cumhuriyet Halk Partisi adına rekor oy almak için alacağım rekor oyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanması için gece gündüz çalışıyorum. Tam dört yıldır!

Esnafla sabahları kepengi açıyorum. Taksi duraklarında çay demliyorum. Bir yandan da çalışma arkadaşlarımla "Şişli'yi nasıl eski  yüksek enerjili günlerine taşırız? "  Nasıl "Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın çekim alanı yaparız" diye çalışıyorum.

Bunları yaparken, zaman hızla geçiyor; ama seçimler yine 31 Mart'ta yapılacak.  Ben 4 yıldır hazırlanıyorum.

Seçimlere 2 ay kaldı, Cumhuriyet Halk Partisi hala adaylarını açıklamıyor, açıklayamıyor. Oysa 2019 yerel seçimlerinin 31 Mart tarihinde yapılacağı beş yıl önce belliydi. Muhalefet partilerinin bu seçimlere hazırlanması için önlerinde beş yıl vardı. Ama ana muhalefet olan Cumhuriyet Halk Partisi, iki ay kalan seçimler için adaylarını hala netleştirmedi. Vatandaş haklı olarak buna tepkili!

Ben dört yıl gece gündüz çalıştım yorulmadım.       Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin kararsızlığı parti kulislerinde beni, büyüdüğüm, yaşadığım, siyasete girdiğim, siyasette geliştiğim ve yıllarca hizmet verdiğim, mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı bildiğim Şişli yerine, hepsine söz verdiğim Şişli'de yaşayan yurttaşlarıma hizmet yerine, Başka semtlerle adımın anılması beni yordu daha önemlisi incitti"

"BUGÜNE KADAR SESSİZ KALMAM PARTİ TERBİYEMDEN GELİR"

"Bir önceki seçimde İstanbul'u bana emanet eden Cumhuriyet Halk Partisi'nin hala Şişli adayını açıklamaması beni kırdı.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin  31 Mart İstanbul adayı tanıtılırken, önceki seçimde yüzde 41 oy almış ve birçok tecrübe yaşamış önceki aday olarak benim davet edilmemem beni kırdı.  "Sen nasıl başardın da yüzde 41 oy aldın, nasıl bunun üstüne çıkarız'ö diye bana sorulmaması beni kırdı.  Cumhuriyet Halk Partisi'nden yetkili ve ilgili hiç kimsenin beni bilgilendirmemesi; aramaması, beni kırdı.

Ben siyasette hayli tecrübeliyim, siyaset tuzaklarına düşmem ve ucuz oyunlara gelmem. Bugüne kadar sessiz kalmam parti terbiyemden gelir; farkında olmadığımdan değil.  Ben Sayın Kılıçdaroğlu aday olduğunda, kendi hareketimi durdurmuşum;

Hata mı yapmışım; hayır! Mesele memleket meseleydi.  Bugün olsa yine aynısını yaparım. Ben "İstanbul adayı ol" dendiğinde görevdir dedim, görevi aldım.    Mesele memleket meseleydi. Benim istanbul adayı olduğum  seçimde, bugünkü gibi  ittifak filan olmadan yüzde 41 rekor oy aldım. Geçen 5 yıl boyunca genel başkana her türlü desteği verdim. Bir gün bana kimse saygısızlık yaptın diyemez. Kendisi de bunu biliyor ve söylüyor"

"CUMHURİYET HALK PARTİSİ YÖNETİMİNE KIRGINIM, TEPKİLİYİM"

"Sözün özü şudur; Ben hep, Ecevitlerden eski siyaset ustalarımdan öğrendiğim parti disiplini ve nezaket sınırları içinde kaldım. Ama ben ahde vefaya çok inanırım. Bütün yaptıklarıma rağmen, Cumhuriyet Halk Partisi'nden vefa görmedim. Cumhuriyet Halk Partisi'ne değil… Partili yurttaşlarıma asla değil…Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine kırgınım, tepkiliyim.  Kararsızlıklarına, açık olmamalarına, hala adayları netleştirmemelerine ve bana karşı vefasız davranmalarına tepkiliyim. Tepkimi de hep bahsettiğim siyasi nezaket kuralları içinde kalarak veririm. Ben bugünkü yönetim anlayışıyla… Bu kararsızlıkla…Bu iç hesaplaşmayla… Bu iç iktidar kavgasıyla…

Kaybedilen aylar nedeniyle 31 Mart seçimlerinde alınacak sonuçtan endişeliyim. Vatandaş endişeli… vatandaş tepkili. Bütün bu anlattıklarımı  alt alta koyduğum zaman ortaya çıkan tablo şudur; Cumhuriyet Halk Partisi ya kazanmak istemiyor ya da umut olmayı beceremiyor. Çok üzgünüm ;  Ben CHP gençlik kollarında başkanlık yaptım, mecliste en genç milletvekili oldum, yıllarca Şişli'de hizmet verdim; parti yönetiminin beni desteksiz bırakmasına rağmen, yüzde 41 gibi rekor oy alan İstanbul Büyükşehir adayı oldum.

Ben aslanlar gibi  5 yıl boyunca genel başkana ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne sahip çıktım.Üstüme düşen her şeyi yaptığıma inanıyorum."

"BU EN AZINDAN SİYASİ NEZAKETE UYMAZ…"

"Bugün Şişli'ye hizmet vermek için yeniden adayım; karşımda muhatap bulamıyorum.

geçmişi başka partilere dayanan adaylar büyükşehir adayı yapılırken, CHP'nin öz evladına, -doğrudan diyemiyorlar- dolaylı yoldan başka ilçelere işaret ediyorlar.  Bu en azından siyasi nezakete uymaz…  Bu en azından Şişlililere haksızlıktır! Buna tepkisiz kalamazdım. Küçük kurnazlıklara teslim olamazdım. Bugün bir karar aldım.  Cumhuriyet Halk Partisi'nin daha çok yıpranmaması için ve  ya kendi içlerinde ya da benimle ne hesapları olduğunu bilmediğim CHP yönetimini ve Sayın Kılıçdaroğlu'nu rahatlatmak adına Yıllarımı verdiğim, içinde olmaktan onur duyduğum ve hep duyacağım Cumhuriyet Halk Partisi'nden üzülerek istifa ediyorum. Bu kararımın başta Şişli'de yaşayan yurttaşlarım olmak üzere ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. CHP yönetimine ve Sayın Kılıçdaroğlu'na en kısa sürede tüm Türkiye'deki adayları aynı anda açıklamalarını ve Cumhuriyet Halk Partili seçmenleri daha fazla üzmemelerini öneriyorum"

"KENDİMİ ŞİŞLİ'DE YAŞAYAN YURTTAŞLARIMA EMANET EDİYORUM"

"Akıllara bazı sorular gelebilir.  Bazı olası sorulara cevap vererek mektubumu bitirmek isterim.

Diyebilirsiniz ki; Sarıgül siyaseti bırakıyor mu?  Cevabım net; Hayır! Şişli'ye ve Türkiye'ye vereceğim daha çok hizmetler var.

Diyebilirsiniz ki; Sarıgül başka bir partiye mi geçiyor?  Cevabım net;  Bu kararı aldığım bugün için hayır. Kendimi bugünden itibaren Şişli'de yaşayan yurttaşlarıma emanet ediyorum. Huzuru onların arasında buluyorum. Onların göstereceği yolda yürüyeceğim.

Diyebilirsiniz ki;  Sarıgül Şişli'de Başkanlığa aday olacak mı? Cevabım net:  Evet! Yarından itibaren çizeceğim yol haritamı Şişlililer ile birlikte belirleyeceğim. Ben çok kararlı ve huzurluyum"

Görüntü Dökümü:

--------

-Sarıgül'ün arşiv görüntüsü

23.01.2019 - 12.31- Haber Kodu : 190123070

================================

2- FUAT OKTAY VE MALTA CUMHURBAŞKANI "TÜRKİYE-MALTA İŞ KONSEYİ"NE KATILDI

Haber-Kamera: Gülseli KENARLI - Güven USTA  / İSTANBUL,

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Malta Cumhurbaşkanı Marie Louise Coleiro Preca, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Türkiye-Malta İş Konseyi'ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı  Fuat Oktay, "AB ülkelerinin, iki ülke için de kilit önemde ekonomik ortak olduğu bir gerçektir. AB'yle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi bu nedenle Türkiye kadar, Malta için de önemlidir.  Bu sayede Maltalı şirketler Türk piyasasından daha fazla ürüne daha uygun fiyatlarla erişebilecektir. Gerek Gümrük Birliğinin güncellenmesi, gerek toplumlararası teması artıracak şekilde vize serbestisi konusunda Malta Hükümeti'nin verdiği değerli desteğin Maltalı iş çevrelerince de aynı kuvvetle seslendirilmesi bizim için önemlidir."

Beşiktaş'ta bir otelde düzenlenen iş konseyine Oktay ve Preca'nın yanı sıra, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malta Ekonomi, Malta Dışişleri ve Ticaret Geliştirme Bakanı Carmelo Abela, Yatırım ve Küçük İşletmeler Bakanı Dr. Christian Cardona, DEİK Başkanı Nail Olpak da katıldı.

Toplantıda bir konuşma yapan Fuat Oktay, "Özellikle ikili ticaret hacmimizin bir milyar dolar seviyesine yükseltilmesi hedefine uygun olarak harekete geçilmesi, bugün bir kısmı burada bulunan Türk ve Maltalı iş insanlarımızdan en önemli beklentimizdir. Aslında 1.2 milyar doları aşmış ticaret hacmine sahibiz iki ülke arasında. Önce kaldığımız yere dönelim. Bizim ekonomik modellerimiz kamunun ticaret yapmasıyla değil özel sektörün yatırım yapmasıyla eski seviyesine gelecektir. Sizlerin de bildiği gibi ikili ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıllarda aslında bu seviyeyi defalarca aşmıştı" dedi.

"ÖNEMLİ ALTYAPI PROJELERİNE YÖNELİK İHALE SÜREÇLERİNİ YAKINDAN İZLİYORLAR"

Oktay, Türk müteahhitlik sektörünün Çin Halk Cumhuriyeti'nin ardından dünyada ikinci sırada yer aldığını belirterek, "Dünyadaki ilk 100 inşaat şirketi arasında 7  Türk inşaat firması bulunmaktadır.  Nitekim şirketlerimizin bir kısmının Malta'da zaten önemli projeleri üstlendiklerini, bir kısmının ise 'Malta-Gozo Adası Tüneli Projesi' dahil önemli altyapı projelerine yönelik ihale süreçlerini yakından izlediklerini biliyoruz. Bu gibi örneklerin sayısının artması için iş insanlarımızın daha yakın çalıştığını görmek istiyoruz" diye konuştu.

SAĞLIK TURİZMİ

"İnşaat sektörünün yanı sıra, ülkemiz son 20 yılda pek çok sektörde olduğu gibi sağlık alanında da büyük bir mesafe kaydetmiştir" diyen Fuat Oktay,  şöyle devam etti: "Sağlık sektörümüzün sunduğu fırsatların başında sağlık turizmi gelmektedir.  Bu alanlara Maltalı iş insanlarının da ilgisi olduğunu biliyorum ve birlikte çalışıp, özel sektörlerimize bu konuda da alan açmaya hazır olduğumuzu vurgulamak istiyorum. Turizm, ülkelerimizin ekonomilerinde önemli yer tutan bir başka alandır. 40 milyondan fazla turisti ağırlayan, artık 50 milyon bandayız. Türkiye turizmi sadece ekonomik bir sektör olarak değerlendirmemektedir. Turizm bizim için aynı zamanda insani bağların güçlendirilmesini sağlayan bir alandır, bu açıdan turizme de çok önem veriyoruz. Kültürel bağların sağlanması amacıyla özellikle iki ülke arasındaki diplomatik siyasi bağların ve hatta iş dünyasının birlikteliğinin aslında garantisi gibi bir şey. Her iki ülke vatandaşlarının birbirilerini, ülkeleri, kültürlerini yakında tanıyor olmaları bu işbirliğinin sürdürülebilirliği açısından oldukça önemli.  Turizm, Akdeniz Havzası özelinde İstanbul'un kilit konumunu da kullanarak, işbirliği yapabileceğimiz, kazan-kazan temelli birlikte ilişki geliştirebileceğimiz bir sektördür. Bunların dışında Türkiye, savunma sanayi alanında kamu imkanları ile özel sektörün tecrübe ve dinamizminin birleşmesiyle çok ciddi atılımlar gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda özellikle savunma ve güvenlik sektörü, Türkiye ile Malta arasında işbirliği geliştirebileceğimiz stratejik alanlar olabilir."

"TÜRK ŞİRKETLERİ MALTA'DA ÖNEMLİ YATIRIMLAR GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR"

Türkiye, Malta'da en fazla yatırım yapan ülkelerden biridir. Son yıllarda lojistik, altyapı, finans ve turizm alanlarında Türk şirketleri Malta'da önemli yatırımlar gerçekleştirmiştir. Şirketlerimizin küresel alanda kazandıkları tecrübelerle Malta ekonomisine katkıda bulunmalarından memnuniyet duyuyoruz. 2013 yılında Malta-İstanbul uçuşlarına başlayan Türk Hava Yolları kısa sürede haftalık uçuş sayısını 14'e çıkarmıştır bunun artarak devam etmesini bekliyoruz. THY uçuşları vatandaşlarımızı ve iş çevrelerimizi birbirine yakınlaştırmakla kalmayıp, Malta için dünyaya açılım kapısı haline gelmiştir. THY'nin sunduğu bu imkan esasen geniş bir coğrafyada birlikte iş yapmamızı da mümkün kılmaktadır. Malta'daki toplam doğrudan yatırımlarımız 1,3 milyar doları geçmiştir. Malta'nın ekonomik performansını takdirle izlemekteyiz. Malta, son dönemde özellikle finans ve denizcilik alanında diğer AB üyesi ülkelere göre daha iyi bir seviyeye gelmiştir. Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan 'Küresel Rekabet Edilebilirlik Endeksi 2017-2018' bunun en belirgin örneğidir. Malta'nın 140 ülke arasında 5 yıl içinde 10 sıra birden yükselerek 36. sıraya yerleşmiş olması, Malta ekonomisinin kapasite gelişimi açısından önemli bir gelişmedir."

GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE

"Birlikte iş yapılabilecek coğrafya olarak Akdeniz Havzasıyla bu işe başlayabiliriz. Ancak bununla sınırlı kalmamamız gerektiğine inanıyorum." diyen Fuat Oktay, sözlerini şöyle tamamladı: "Malta, 2 milyar dolar sermaye pozisyonu ile Türkiye'den yurt dışına yapılan yatırımlar içerisinde yüzde 5,39'luk paya sahiptir. Bu yatırımların yaklaşık yüzde 90'ı bankacılık ve finans geri kalanı ulaştırma ve depolama sektörlerindedir. İhracat ve ithalata konu olan ürünleri karşılıklı çeşitlendirmeye ihtiyacımız olduğunun farkındayız. AB ülkelerinin iki ülke için de kilit önemde ekonomik ortak olduğu bir gerçektir. AB'yle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi bu nedenle Türkiye kadar, Malta için de önemlidir.  Bu sayede Maltalı şirketler Türk piyasasından daha fazla ürüne daha uygun fiyatlarla erişebilecektir. Gerek Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, gerek toplumlararası teması artıracak şekilde vize serbestisi konusunda Malta Hükümeti'nin verdiği değerli desteğin Maltalı iş çevrelerince de aynı kuvvetle seslendirilmesi bizim için önemlidir. Biz de Türkiye olarak iş insanlarımızı Malta'da iş ve yatırım imkanlarını değerlendirmeye teşvik etmeyi sürdüreceğiz."

"KENDİMİZE SINIR KOYMAYALIM, KAPSAYICI BİR REFAH ORTAMI SAĞLAYALIM"

Marie Louise Coleiro Preca, "Avrasya bölgesi için Türkiye çok önemli bir coğrafya. Güçlü bir özel sektör heyeti ile buraya geldik. Farklı alanlardan güçlü temsilcileri barındırıyor heyetimiz. Bu karşılıklı bağlantılarımızı daha da güçlendirmek için buraya geldikö diyerek geçtiğimiz yıllar içerisinde Malta'nın çok önemli ekonomik gelişmeler kaydettiğini belirtti. Preca, eğitim turizmine çok fazla önem verdiklerini belirterek, Türkiye'den daha fazla öğrencinin Malta'ya gelmesini istediklerini ve İngilizce eğitimi alanında çok fırsatlar bulundurduklarını ifade etti. Preca, her iki ülke için ise "Kendimize sınır koymayalım, kapsayıcı bir refah ortamı sağlayalımö dedi.

İKİLİ GÖRÜŞME

İş konseyi öncesinde Fuat Oktay ve Preca basına kapalı olarak bir görüşme gerçekleştirdi. Baş başa görüşme yaklaşık 40 dakika sürdü.

Görüntü dökümü:

-----------------------

Preca'nın açıklamaları

Oktay'ın açıklamaları

Detaylar

23.01.2019 - 13.45 - Haber Kodu : 190123099

====================

3- İMAMOĞLU TUZLA'DA BAZI STK VE ESNAF ODALARINI ZİYARET ETTİ

Haber-Kamera: Gökhan ÇELİK - Onur MERİÇ, İSTANBUL

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, seçim çalışmalarına Tuzla'da devam etti.  Bazı sivil toplum kuruluşları ve esnaf odalarını ziyaret eden İmamoğlu, 31 Mart'ta yapılacak yerel seçim için oy istedi.

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Tuzla turuna, iş insanı Nazif Hekim'in kurduğu, 'Ölü Adam Köpek Aşevi"ni ziyareti ile başladı. İmamoğlu, Hekim'den yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Kısa bir sohbetin ardından İmamoğlu'nun ikinci durağı Tuzla Kamyoncular Derneği oldu. Burada esnafın sorunlarını dinleyen İmamoğlu, "Anne tarafından dedem ve dayım kamyoncuydu. Aylarca gelmediği olurdu. Yolunu gözlerdim hediye için. Sizi dinleyen bir yönetim olacağız. Koltuğun sahibi olmayacağız. Ev halkınıza selam söyleyin. Çocukların ve hanımefendilerin de ihtiyaçlarına cevap vereceğiz" dedi.

"İNSANA DOKUNAN PROJELER ÜRETECEĞİZ"

İmamoğlu, "Her seçimde adaylar geliyor, vaatlerde bulunuyor. Sonra kimse yüzümüze bakmıyor. Kamyoncunun sorunları belli. Sizin vaatleriniz nedir" sorusuna, "Bu bir yerel seçim. Partimizin bir önceki genel seçimde sunduğu vaatleri var. Bizim de şehir içi taşımacılığıyla ilgili hazırlıklarımız var. Açıkladığımızda mutlu olacaksınız. Söz verilince yapılmalı. Yapacağım sözleri vereceğim. Seçimden sonra da beraberiz" yanıtını verdi. İmamoğlu, "İstanbul projeleriniz nelerdir" sorusunu ise, "Kritik bazı konular var. Toplumun tüm kesiminin beklentileri var. Tek başına bir köprü çözüm gibi sunuluyor. Daha yeşil, daha mutlu, yoksulluğun olmadığı, gurur incitmeyen yardım anlayışına dayalı, insana dokunan projeler üreteceğiz' şeklinde yanıtladı.

AYDIN GÜVEN GÜRKAN ANMASINA KATILDI

Daha sonra Tuzla'da esnaf ziyareti yapan Ekrem İmamoğlu, burada ayaküstü vatandaşlarla sohbet etti.  Kısa esnaf ziyaretinin ardından 2006 yılında hayatını kaybeden Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ve Halkçı Parti'nin (HP) Eski Genel Başkanı Aydın Güven Gürkan'ın Tuzla Mezarlığı'ndaki kabri başında yapılan  anma törenine katıldı. İmamoğlu burada yaptığı konuşmada, "Öncelikle rahmet diliyorum. Türkiye demokrasisinin ve siyasetinin belki de en sorunlu olduğu dönemde sosyal demokrasi adına büyük hizmeti geçen Aydın Güven Gürkan Beyfendinin kabrindeyiz. Dualarımızı edeceğiz elbette ama her şeyden önce biz minnet duygularımızı dile getirelim. Saygın duruşu ve bugünkü sosyal demokrat sürecin olgunlaşmasında o dönemde ortaya koyduğu tavır unutulmaz. Bu anlamda burada bulunan dostlarına, onunla birlikte siyaset yapmış herkese baş sağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun. Bizler de sosyal demokrasinin bugünkü temsilcileri olarak, bu ilkelerin her zaman savunucusu ve ilerleyen günlerde en büyük temsilcisi olalım. O zaman sayın Aydın Güven Gürkan ve onun gibilerin verdiği mücadele anlamlı olacaktır. Biz sorumluluk sahibi insanlarız o yüzden bugün burada olmak bizim için onurdur." ifadelerini kullandı.

Görüntü dökümü

-------------------------

-İmamoğlu'nun köpek aşevi ziyareti

-Aşevinden ayrıntılar

-İmamoğlu'nun kamyoncular derneği ziyareti

-İmamoğlu'nun kamyoncularla sohbeti

-Dernek ziyaretinden ayrıntılar

-İmamoğlu'nun Tuzla'daki esnaf ziyareti

-İmamoğlu'nun Aydın Güven Gürkan'ın anmasına katılması

23.01.2019 - 13.39 - Haber Kodu : 190123096_

=====================

4- BERKİN ELVAN DAVASINDA BİLİRKİŞİ RAPORU MAHKEMEYE ULAŞTI

Serpil KIRKESER/ İSTANBUL, ( DHA)

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin Okmeydanı'nda çıkan olaylarda 16 Haziran 2013'te kafasına gaz kapsülü isabet eden ve 269 gün sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın öldürülmesine ilişkin davada mahkemeye bilirkişi raporu ulaştı. 23 sayfalık bilirkişi raporunda,  "Dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde ve olay görüntülerinden anlaşıldığı üzere maktulün 2. zet polisi (Sanık F.D) tarafından 13.47.17 zamanında yapılan atış neticesinde yaralandığı kuvvetle muhtemel olarak değerlendirilmiştir" denildi.

Avukatlar, polis F.D.'nin tutuklanmasını talep etti. Mahkeme heyeti,  sanığın duruşmaları takip ediyor olması, yaptığı görev itibarıyla kaçma şüphesinin bulunmaması dikkate alınarak sanık F.D.'nin tutuklanması talebinin reddine karar verdi. Duruşma tanıkların dinlenmesi için 27 Şubat'a ertelendi.

TANIKLAR DİNLENDİ

İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, "Olası kasıtla öldürmek" suçundan müebbet hapsi istenen sanık polis F.D. Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan da avukatlarıyla birlikte duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, olay günü görev yapan polisler tanık olarak dinlendi.  Tanık Serdar D., sanığı tanımadığını, özel TİM'de olduğunu,  olay günü gelen farklı anonslar üzerine farklı farklı yerlere gittiğini belirterek, "Olay günü Okmeydanı'na gitmedim" dedi. Olay yeri görüntülerini duruşma salonunda izleyen tanık Serdar D., olay yerine gitmediğini, polisleri de tanımadığını sözlerine ekledi.  Tanık Mahir P. ise olay tarihinde Zeytinburnu'nda görev yaptığını, Okmeydanı'nda görev yapmadığını anlatarak, "Gerekirse telefon kayıtlarına da bakılmasında bir sakınca görmüyorum" ifadelerini kullandı.

SANIĞIN TUTUKLANMASINI TALEP ETTİ

Elvan Ailesi'nin Avukatı Can Atalay, dosyanın eksiğinin kalmadığını kaydederek, "Olay yerinde keşif yapılmalıdır. Sanığın suç işlediği açıktır. Sanığın delil karartma ihtimali vardır. Sanığın tutuklanmasını talep ediyorum" dedi. Söz alan Elvan Ailesi'nin diğer bir avukatı da sanığın başından beri yalan söylediğini, Berkin'i hedef gözeterek vurduğunu ve tutuklanması gerektiğini belirtti.

TUTUKLAMA TALEBİ REDDEDİLDİ

Tanıkların dinlenmesine karar veren mahkeme heyeti, olay yerinde keşif yapılması taleplerinin bir sonraki duruşmada değerlendirilmesine hükmetti. Sanığın tutuklanması yönündeki talebin sanığın duruşmaları takip ediyor olması, yaptığı görev itibariyle kaçma şüphesinin bulunmaması dikkate alınarak tutuklanması talebinin reddine karar veren mahkeme heyeti duruşmanın 27 Şubat'a erteledi.

BİLİRKİŞİ RAPORU

Öte yandan 10 Ocak 2019 tarihli 23 sayfalık bilirkişi raporu da mahkemeye ulaştı. Bir öğretim görevlisi, bir adli bilişim uzmanı  ve bilgisayar mühendisi tarafından hazırlanan raporun sonuç kısmında, iyileştirilmiş  görüntüler üzerinde yapılan incelemede, maktül Berkin Elvan'ı mevcut video kaydı görüntüleri üzerinden teşhis etmenin teknik olarak mümkün olmadığı belirtildi. Raporda, "Ancak dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde ve olay görüntülerinden anlaşıldığı üzere maktulün 2. zet polisi (Sanık F.D) tarafından 13.47.17 zamanında yapılan atış neticesinde yaralandığı kuvvetle muhtemel olarak değerlendirilmiştir" denildi. Yapılan incelemede, atışın havaya doğru yapılmadığı ve söz konusu atışın yerden sekmediğinin değerlendirildiği vurgulanan raporda, atış mesafesinin de yaklaşık 65 metre olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.

Görüntü dökümü:

----------------

-Arşiv

23.01.2019 - 13.17 - Haber Kodu : 190123088

==================

5- İSTANBUL VE ANKARA'DA SUÇ ÖRGÜTÜ OPERASYONU: 6 GÖZALTI

Haber-Kamera: Çağatay KENARLI/İSTANBUL,

Beyoğlu'nda bir suç örgütüne yönelik İstanbul ve Ankara'da operasyon düzenlendi. Abdulgani Güner'in de aralarında olduğu 6 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Beyoğlu'nda faaliyet yürüten bir suç örgütüne yönelik sabah saatlerinde İstanbul ve Ankara'da eşzamanlı operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda 'Bingöllü Gani' lakabıyla tanınan ve şebeke lideri olduğu iddia edilen Abdulgani Güner'in de aralarında olduğu 6 şüpheli gözaltına alındı. Abdulgani Güner liderliğindeki şüphelilerin Beyoğlu ilçesinde bulunan bazı işyerlerinden tehditle haraç aldığı ve bir iş yerinin kurşunlanması olayına karıştıkları iddia edildi. Gözaltına alınan şüpheliler Vatan Caddesi'nde bulunan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

GEÇMİŞTE DE BENZER SUÇLARA KARIŞMIŞ

Abdulgani Güner, 2006 yılında Cengiz İmren'in vurulmasıyla gündeme gelmiş ve yine Beyoğlu'nda yaşanan birçok yaralama ve gasp olayına adı karışmıştı. Güner'in geçmişte suç örgütü lideri Fırat Delibaş'la birlikte hareket ettiği daha sonra aralarındaki bir anlaşmazlık sebebiyle düşman oldukları öğrenildi.

==========================

6- BAHÇELİEVLER'DE SAHTE İLAÇ OPERASYONU

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ/ İSTANBUL,

Bahçelievler'de polis ekipleri, cinsel gücü arttırıcı olarak satılan çok sayıda sahte ilaç, takviye gıda ve kozmetik ürünü ele geçirdi. Operasyonda 6 kişi gözaltına alındı.

Bahçelievler Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Asayiş Büro Amirliği ekipleri sahte cinsel gücü arttırıcı ilaç ve takviye gıda üretimi yapan bir imalathaneye baskın düzenledi. Düzenlenen baskında piyasa değeri yaklaşık 10 milyon lira olan sahte ilaç, takviye gıda ve sahte ilaç üretiminde kullanılan maddeler ile makineler ele geçirildi. Sahte ilaçların yanında kaçak olarak faaliyet gösteren imalathanede sahte kozmetik ürünlerinde imal edildiği belirlendi. Sağlıksız koşullarda üretim yapan yerde İlçe Sağlık ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekipler de incelemelerde bulundu. Kaçak  iş yeri mühürlendi ve idari para cezası kesildi. Polis ekiplerinin operasyonu kapsamında 6 kişi gözaltına alınırken, şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------

Polis ekiplerinden görüntü

Depo ve imalathaneden görüntü

Kolilerden görüntü

İlaçlardan ve kozmetik ürünlerinden görüntü

Üretimde kullanılan madde ve makinelerden görüntü

Diğer detaylar

23.01.2019 - 12.58 - Haber Kodu : 190123076

============================

7- RÜZGAR YÖN DEĞİŞTİRDİ, 3 UÇAK PİSTİ PAS GEÇMEK ZORUNDA KALDI

Haber-Kamera:  Enver ALAS- İSTANBUL,

Atatürk Havalimanı çevresinde rüzgarın aniden yönünü değiştirmesi nedeniyle inişe geçen 3 uçak pisti pas geçmek zorunda kaldı. Bunun üzerine uçaklar, pist yönünün değiştirilmesinin ardından inişlerine devam etti.

Sabah saatlerinden itibaren  Atatürk Havalimanı'nda uçaklar için 05-23 olarak adlandırılan pistin, Florya yönündeki 05 doğrultusundan inişler yapıldı. Kalkışlar ise 35-17 numaralı pistten Sefaköy  yönüne  doğru gerçekleştirildi. Ancak saat 11.00 sıralarında Güney Doğu'dan esen rüzgarın aniden yön değiştirerek Güney Batı doğrultusunda esmesi nedeniyle Florya yönünden iniş için alçalan uçaklar pisti pas geçmek zorunda kaldı. THY'nin TK-879 sefer sayılı Tahran-İstanbul seferini yapan Airbus 330 tipi uçağı rüzgar nedeniyle inişini iptal ederek pisti pas geçti. Tahran uçağının ardından inişteki 2 uçak daha pisti pas geçmek zorunda kaldı. Hava Trafik Kontrolörleri bunu üzerine iniş pistinini değiştirdi. Uçaklar, daha sonra 05-23 pistinin Ataköy yönünden inişlerine devam etti.

Görüntü Dökümü

------------------

-Havalimanına iniş yapan uçaklar

-Pistteki uçaklar

-Uçakların taksi yapması

-Aprondaki uçaklar

-Terminal içinden görüntüler

-Genel ve detaylar

23.01.2019 - 13.02 - Haber Kodu : 190123079

=============================

8- FATİH'TE METRUK BİNADA UYUŞTURUCU OPERASYONU

Haber-Kamera: Çağatay KENARLI/İSTANBUL,

Fatih'te bir iş yeri önünde uyuşturucu madde satan şüpheli Güven Timleri ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

Katip Kasım Mahallesi'nde bir işyerinin önünde uyuşturucu madde satıldığı bilgisi üzerine Güven Timleri Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Polis ekipleri metruk bir binaya yaptığı operasyonda 20 yaşındaki D.B,'yi yakalayarak gözaltına aldı. Burada yapılan aramalarda 393 gram kokain, 323,93 gram skunk, 76 uyuşturucu hap, 2 ruhsatsız tabanca, 1 otomatik tüfek ile mermi ve fişekler ele geçirildi. Şüpheli D.B.'nin yapılan detaylı sorgulamasında 2 farklı suçtan aranma kaydı bulunduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemleri geçtiğimiz pazartesi günü tamamlanan D.B. çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü

--------------

(Polis Kamerası)

-Polis ekiplerin uyuşturucu maddeleri bulması

-Tabancalar ve tüfeğin bulunması

-Yapılan aramalar

-Genel ve detaylar

23.01.2019 - 12.32 - Haber Kodu : 190123071

===================================

9- İTFAİYE GÖREVLİLERİNİN "USULSÜZLÜK" DAVASINDA KARAR

Haber: Özden ATİK/ İstanbul, DHA

İşyerlerine usulsüz çalışma ruhsatı verilmesiyle ilgili aralarında işyeri sahipleri ve itfaiye görevlilerinin de bulunduğu 129 sanıklı davada karar çıktı. Tüm sanıklar, "Rüşvet almak ve vermek suçundan beraat ederken; 105 sanık "Resmi belgede sahtecilik" suçundan 1 yıl 3 aydan 68 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde iki gün boyunca görülen duruşmada, sanıklar ve avukatları son savunmalarını yaptı. Savunmaların ardından dosyayı karara bağlayan mahkeme heyeti, iddianamede yer alan 42 eylemle ilgili sanıklar hakkında hüküm verdi. Heyet, 129 sanık hakkında "Rüşvet almak ve vermek suçunu" işledikleri sabit olmadığından beraatlerine karar verdi. "Resmi belgede sahtecilik yapmak" suçundan 105 sanık hakkında ise 1 yıl 6 aydan 68 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası verildi.

Kaynak: DHA

Son Dakika Politika Dha İstanbul Bülteni - 4 - Son Dakika


Advertisement