Suriye sınırına tank ve zırhlı araç sevkiyatı (2)
ASKERİ KONVOY, KİLİS'TEN GEÇTİ
Türkiye'nin çeşitli illerinden Suriye'ye gönderilmek üzere yola çıkarılan tankların yer aldığı askeri konvoy, Kilis'e ulaştı. Farklı kentlerdeki birliklerden yüklenen tankların taşındığı TIR'lardan oluşan askeri konvoy, Elbeyli ilçesine geldi. Elbeyli'den yola çıkarılan konvoy, güvenlik önlemleri eşliğinde Hatay yönüne ilerledi. Konvoyda yer alan tankların, Suriye'nin İdlib bölgesinde konuşlandırılacağı öğrenildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------Konvoyun geçişiGenel ve detay görüntülerHaber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA)GÖRÜNTÜ BOYUTU: 86 MB
=========
Evlat nöbetini İzmir'de sürdürdü
DİYARBAKIR'da Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Binası önünde, terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Gamze Laçin için diğer ailelerle birlikte 'evlat nöbeti' tutan Mehmet Laçin, ameliyat olmak için geldiği İzmir'de de eylemine devam etti. Türk bayrağı ve kızının fotoğrafıyla birlikte HDP İzmir İl Binası önünde açıklamalarda bulunan Laçin, "Bu yolda ölmek var, dönmek yok. HDP'den alacağım var, beni yüreğimden vurdular" dedi.
Terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını ileri sürdüğü kızı Gamze Laçin'i 9 yıldır geri almak için her yolu denediğini belirten Mehmet Laçin, "HDP'den alacağım var. Beni yürekten vurdular. Kızım, okumak için gittiği Kocaeli'de dayısı tarafından HDP İl binası'na tespit edildikten bir süre sonra bu şehirden İstanbul'a geçti. HDP İstanbul İl Binası'nda 4 ay eğitim eğitim aldıktan sonra HDP Diyarbakır İl Binası'na gitti. Burada 2011 yılında kızımın aklı çelinip, dağa çıkartıldı" dedi.
Baba Laçin, şöyle devam etti:
"Kızımın nerede olduğunu bilmiyorum. Ancak araştırmalarıma göre kızım PKK'nın tuzağına düşmüş durumda. Bu çocuklar kalkan olarak kullanılıyorlar. Onlara ölmeyi ve öldürmeyi emrediyorlar. Dağdaki çocukların bu suçları isteyerek işlediğini sanmıyorum. Ceplerini doldurmak için dağa çıkan bu kişiler, bizim çocuklarımızı kullanıyorlar. Örgütün üst düzey yöneticileri 16 bin dolar maaş alıyorlar. Biz, devletimizle gurur duyarız. Ben Kürt'üm ama bölücü değilim. Eylemde 160 günü geride bıraktım. Diyarbakır'a gitme kararı aldığımda oğlum, 'bypass' ameliyatı olduğum için gitmememi önerdi. Ancak televizyonda bu eylemi başlatan Hacire Akar'ı görünce gitmeye karar verdim. Onun duruşu bana cesaret verdi. Derdim şov yapmak değil. Kızımın ölü veya dirisini alana kadar mücadeleme devam edeceğim. HDP'ye 2 hafta süre veriyorum. Ben de bu süre eylemime ara vereceğim. Eğer kızım gelirse, alıp evime dönerim. Süre yetmez diyorlarsa 1 hafta daha veririm. Kendilerine güveniyorlarsa karşıma çıksınlar. Ben de kızımı nasıl elimizden aldıklarını ispatlarım. Ölmek var, dönmek yok. Bunların işi zorbalık. Silah zoruyla çocukları kaçırıyorlar. Mehmetçiğin karşısına çıkmaya yürekleri olmadıkları için çocuklarımızı öne sürüyorlar. Oğlum askerken kardeşini dağa çıkardılar. Çocukları kaçırılan aileler içinde bir kelime Türkçe bilmeyenler var."
Çocuklarının terör örgütüne HDP tarafından götürüldüğünü ileri süren Mehmet Laçin, "HDP'nin gözü var ama görmüyor, kulağı var ama duymuyor çünkü işlerine gelmiyor. Bunların amacı siyaset yapmak değil. Bu çocukları HDP'nin götürdüğünü kendileri de biliyor. Çocuklarımıza kavuşmamızın en kolay yolu onlarda. Ancak, çocuklarımızı vermek işlerine gelmiyor. Kızımı alıp, dağa çıkarsınlar diye yetiştirmedim. Oysa, kızımı ne hayallarle büyütmüştüm. Bir karar aldım ve azimliyim. HDP'nin elimizden aldığı gençlerin hepsini geri alacağız. İlk kurşunu düşmana sıkan İzmir'e sesleniyorum. Bugün bana, yarın sana. Yaralı anne ve babaların yanında ol. Bu acı bitsin. Bu sevda bitmez, mücadelemiz dalga dalga 81 ile yayılacak. Kesinlikle kararlıyım" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Mehmet Laçin'in açıklamalarından görüntü-Genel ve detay görüntüler
Haber - Kamera: Tolga TAHÇI/ İZMİR,
==============================
"Dut pekmezi Er-zu-rum-un'dur"
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın da vücut direncini arttırması konusunda dikkati çekmesiyle gündeme gelen dut pekmezi, Erzurum'un Tortum, Uzundere, İspir, Olur ve Oltu ilçeleri başta olmak üzere yörede özellikle sonbaharda kadınlar tarafından üretiliyor. Karnavas Dut Pekmezi'nin Erzurum'un tescilli 9 çoğrafik işaretinden biri olduğunu söyleyen Dadaşlar, "Dut pekmezi Er-zu-rum-un'dur" dediler. Şifa kaynağı dut pekmezinin bir kısmı, üreten ailelerce tüketilirken büyük bölümü de genellikle market, şarküteri ve aktarlarda kavanozlar içinde satılıyor. Kışın bağışıklık sistemini güçlendirip, enerji ve besin takviyesi sağladığı için tüketicilerden büyür bir rağbet gören Dut Pekemezi'nin kilosu 30 ile 50 arasında değişiyor. 1983 yılından itibaren işlettiği şarküteri de dut pekmezi sattığını söyleyen Ahmet Konyalı, "Dut pekmezinin anavatanı Erzurum'dur. Kan yapıcı güç kaynağı ve astım gibi bazı hastalıklara iyi gelmektedir. Türkiye'nin dört bir tarafına kargo ile gönderiyoruz" diye konuştu. Dut pekmezini çok sık tükettiğini söyleyen Erzurumlu Tekin Kırzıoğlu, "Her sabah aç karnına birer tatlı kaşık hem zinde hem de sıcak tutuyor Erzurum'un yöresel muazzam bir besin maddesidir. Dut pekmezi Sayın Cumhurbaşkanımız da dediği gibi Erzurum'a has bir üründür. Yazın toplanır, kaynatılır ve kışında tüketilir" dedi
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Turgay İpek'in anonsu -Kavanozlardaki pekmezlerden detay -Ahmet Konyalı ile röp-Vatandaşın pekmez alması -Ferit Akbulut ile röp.-Ali Konyalı ile röp-Gültekin kırzıoğlu ile röp-Pekmein cam kavanoza konulması
Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,SÜRE: 05.09 BOYUT: 576 MB
======
Sabaha kadar 'yatak döşek' don nöbeti
ANTALYA'da sıcaklığın sıfırın altına düştüğü gece saatlerinde üreticiler seralarında soba yakıp don nöbeti tuttu. Çay eşliğinde koyu sohbetlerin kurulduğu don nöbetlerinde bazı çiftçilerin seraya serdiği yatakta sırayla uyudukları görüldü.
Türkiye'nin örtü altı üretimde söz sahibi olan Antalya'da yaş sebze meyve üreticileri don nöbeti tuttu. Gün içinde 15 dereceleri gören hava sıcaklığı, gece yarısında sıfırın altında 2 dereceyi buldu. Ürünlerini dondan korumak isteyen çiftçiler güneşin batışının ardından seralarına girerek odun sobalarını yaktı. Saat başı sera içinde termometreyi kontrol eden çiftçiler, sıcaklığın 5 derecenin altına düşmemesi için yoğun çaba sarf etti. Kentin örtü altı üretimde söz sahibi olan ilçelerinden Aksu'da da çiftçiler geceyi ayakta geçirdi. Çay demleyip soba başında hem ısınıp hem de domateslerini kontrol eden üretici Süleyman Kurtan, domateslerine çocuk gibi baktığını söyledi. Akşamdan sabahın ilk saatlerine kadar nöbet tuttuklarını ifade eden Kurtan, "Yakmazsam don alır ve en ufak uykuda tüm emekler çöpe gider. Her şeyimiz yok olabilir. Pazarda fiyatlar yüksek diye serzenişte bulunuyorlar. Bir gecede 5 bin 500 TL'lik odun yakıyorum. Bir günde 4 defa fiyat değişiyor domateste. Çektiğimiz rezilliğe bakın" dedi.Ürünün girdilerinin çok maliyetli olduğunu da aktaran Kurtan, "Bir gün olsun istirahat etme keyfim yok. Bazen çocuklarım hasta oluyor. Onlara 'Sen dur burada' diyip domatese, seraya koşuyorum. İlgilenmezsem emeklerim çöpe gidecek" diye konuştu.Sera içerisinde sobanın yanında yere dizdiği odunların üzerine bir battaniye serip üzerine de battaniye örterek uyuyan Ahmet Zullu ise sırayla uyuyarak sabaha kadar sera içerisindeki 16 sobayı sürekli kontrol ettiklerini söyledi. Sobalardan birinin sönmesi halinde o bölgede ürünün zayi olacağını aktaran Zullu, "Birer saat uyuyoruz ve sabaha kadar nöbeti tamamlıyoruz. Sobanın sürekli yanması şart" dedi.Üreticilerin komşu seraları da ziyaret ederek oradaki çiftçilere semaverde demledikleri çaydan ikramda bulundukları görüldü. Meteoroloji 4'üncü Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan zirai don uyarısının bugün gece saatlerinde sona ereceği kaydedildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------
- Sobaların yakılmasıÇiftçilerin çay içmesiSobaya odun atılmasıSüleyman Kurtan'ın ürünleri el feneriyle kontrol etmesiTermometreden detaySüleyman Kurtan röpAhmet Zullu uyurken detayAhmet zullu röpAnons
Haber: Alparslan ÇINAR- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,
=============
Vücutlarını tuvalet kağıdı ile sarıp caddede gezdiler
ADAPAZARI'nda, iki genç kız arkadaş vücutlarını tuvalet kağıdı ile sararak mumya gibi caddelerde gezdi. Vatandaşlar genç kızları ilgiyle izlerken, o anları arkadaşları cep telefonu kamerasıyla kaydetti.
Dün akşam saatlerinde Adapazarı Çark Caddesi'nde iki genç kız arkadaşı görenler şaşkınlıkla izledi. İki genç kız sosyal medya hesaplarında paylaşmak için vücutlarını baştan aşağı tuvalet kağıdı ile sararak mumya gibi caddede gezdi. İki genç kızın ne yaptığını anlamaya çalışanlar, ilgiyle caddede yürüyen arkadaşlara baktı. Bu sırada genç kızların arkadaşları ise cep telefonu kamerasıyla görüntü çekti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜVücutlarını tuvalet kağıdı ile saran arkadaşların caddede gezmesi
HABER: Ramiz Kaan OKTAR/ADAPAZARI(Sakarya),
==============
Karlı yollar, deniz suyu ile temizleniyor
ZONGULDAK'ın Alaplı ilçesinde, yollarda biriken karlar, belediye ekiplerince cadde ve sokaklara deniz suyu dökülerek, temizleniyor. Alaplı'da, hafta sonu etkili olan kar yağışının ardından yollarda meydana gelen buzlanmalar, belediye ekiplerince temizleniyor. Belediye ekipleri, buzlu yolları temizlemek için deniz suyu kullanıyor. Karadeniz'den çektikleri suyu itfaiye araçlarıyla cadde ve sokaklara püskürterek, temizleme çalışması yapan ekipler, yolların kardan temizlenmesini sağladı.Alaplı Belediyesi İtfaiye Müdürü Sinan Taşkın, karla kaplı yolların deniz suyu sayesinde kolaylıkla açıldığını belirterek, "Kar yağışının ardından deniz suyu ile karla mücadele çalışması yapıyoruz. Bölgemizin özellikle yüksek kesimlerinde ve ana arterlerde tamamen deniz suyu kullanıyoruz. Doğal bir madde yola bir zararı yok. Gecede tuzlama ve kumlama çalışmamız devam ediyor. Sabah saatlerinden bu yana deniz suyu ile tüm mahalle yollarımızı açmaya çalışıyoruz" dedi.
Görüntü Dökümü-İtfaiyenin deniz su alması-İtfaiye amiriyle röp.-Caddeleri sulamaları
Haber-Kamera: Cem SÜRMENELİ/ALAPLI(Zonguldak),
=======
Martının tencere kapağını açarak kapuska yemesi kamerada
SİNOP'ta yiyecek bulmakta güçlük çeken martı, soğuması için balkona bırakılan kapuskayı, tencerenin kapağını açarak yemesi kameraya yansıdı.
Sinop'un Gazi Caddesinde 5 katlı binanın en üst katında oturan Dilek Gençgün Yıldırım, yaptığı kapuska yemeğini soğuması için ağzı kapalı tencereyle balkona bıraktı. Bu sırada aç kalan ve yiyecek arayışında olup, balkona gelen martı, tencenin kapağını açmaya çalıştı. Martının ne yapacağını merak eden Gençgün de, bu anları cep telefonuna kaydetmeye başladı. Martı, tencerenin kapağını açmayı başarıp, kapuska yemeğini yedi. Dilek Yıldırım Gençgün ise, martının yemeği yemesini engellemedi. Görüntüler, paylaşıldığı sosyal medyada ilgiyle izlendi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Martı görüntüsü
HABER KAMERA: SİNOP/DHA
Son Dakika › Güncel › DHA YURT BÜLTENİ-10 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.