Dha yurt bülteni - 5 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha yurt bülteni - 5

Dha yurt bülteni - 5
04.10.2019 11:03

5Halep'te yeraltı hastaneleri Suriyelilere derman oluyorSuriye'de rejim saldırılarından korunmak için yapılan yeraltı hastaneleri hastalara derman oluyor.

5

Halep'te yeraltı hastaneleri Suriyelilere derman oluyor

Suriye'de rejim saldırılarından korunmak için yapılan yeraltı hastaneleri hastalara derman oluyor. Al Atarib kasabasındaki bir yeraltı hastanesi ayda 10 bin kişiye sağlık hizmeti veriyor.
SURİYE'nin Halep kentinde rejim güçleri tarafından düzenlenen hava saldırıları sonucunda hastaneler yıkılınca, güvenli bölgelerde yeraltı hastaneleri yapıldı.
Halep'in Al Atarib kasabasında da savaş mağdurlarına sağlık hizmeti veren yeraltı hastanesi bulunuyor. Günde yaklaşık 350 kişiye sağlık hizmeti veren hastanede Suriyeli 77 sağlık personeli gece ve gündüz nöbet usulü ile hastaneye gelen yaralı ve tedaviye ihtiyacı olanlara destek veriyor. Genel cerrahi, dahiliye, kulak burun boğaz, yoğun bakım ve ameliyathane olmak üzere 5 bölüm ve 14 odadan oluşan hastanede ayda yaklaşık 10 bin kişi tedavi oluyor.
BURASI DAHA HUZURLU VE DAHA GÜVENLİ
Hastanenin kuruluş amacı ile ilgili bilgiler veren hastane sorumlusu Muhammet Ahmet, "2017 yılında Halep'teki hastanelerin hepsi yıkıldı. Bu sebeple daha güvenli olduğundan dolayı yer altında bir hastane yaptık. Artık insanlar buraya geliyor; çünkü daha huzurlu ve daha güvenli, hem uçaklardan, hem de normal füzelerden korunuyoruz. Bu hastanenin hedefi hem burada çalışanlar için, hem de dışarıdan buraya gelen hastalar için güvenli bir ortam oluşturmak ve huzurlu hissetmelerini sağlamaktır " dedi.
HALEP SAVAŞINDA ÇOK ZOR ANLAR YAŞADIK
Hastanenin yapımında çalışan Ömer Hallak ise, "Halep savaşında hastaneler yıkıldı, bombalandı; çok zor anlar yaşadık o yüzden önce mağaralar yaptık odalar yaptık. Bu hastaneye çok fazla hasta geliyor, bu sebeple 14 oda yaptık. Geçen sene de uçaklar burayı vurdu ama çok şükür bir kaybımız olmadı çünkü burası yerin altında olduğu için güvenli" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-----------
Hastaneye giden yol
DHA Muhabiri Halil İbrahim Karaçay'ın anonsu
Hastane çalışanı Muhammet Ahmet ile röp.
Hastaların görüntüsü
Mühendis Ömer Hallak ile röp.
Hasta çocuklardan görüntüler
Hastane içinden genel ve detaylar
Hastane dışından görüntüler

(GÖRÜNTÜLER DIŞ HABER SIRASINA GEÇİLDİ)

Haber-Kamera: Eser PAZARBAŞI-Halil İbrahim KARAÇAY/ HALEP, (Suriye),

=================

'Memlekette bu kadar enayi varsa suç benim mi?' diyen dolandırıcıya 14 yıl hapis cezası

Adana'da gazetelere iş ilanı vererek 39 kişiyi dolandırdığı iddiasıyla adliyeye götürüldüğü sırada 'Memlekette bu kadar enayi varsa suç benim mi?' diye bağıran Mehmet Can (37), yargılama sonunda verilen 14 yıl hapis cezasının kesinleşmesi üzerine tutuklanıp, cezaevine gönderildi.
Mehmet Can, 2011'de Adana'da sahte isimle işyeri açtı. 600 lira maaşla kadın sekreter işe alan Can, gazetelere 'Kapıcı ve şoför aranıyor' ilanı verdi. İş başvurusunda bulunanlara form doldurttu. 10-15 gün sonra cep telefonlarından aradığı bu kişileri, "İş başvurunuz kabul edildi" diyerek, iş yerine çağırdı. Sabıka ve nüfus kaydı, sağlık raporu, kimlik fotokopisi gibi belgeler ile 70'er lira aldı. Ardından da 1-2 ay içerisinde işbaşı yapacaklarını bildirip, gönderdi.
Kendilerine iş başı tarihi olarak bildirilen günlerde geldikleri iş yerinde kimseyi bulmayan çok sayıda mağdur, polise şikayetçi oldu.
Polis tarafından gözaltına alınan Mehmet Can, adliyeye sevk edildiği sırada kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, "Memlekette bu kadar enayi varsa suç benim mi?" diye bağırdı. Tutuklanan Can hakkında, 39 kişiyi dolandırmak suçundan dava açıldı. Her bir kişi için 7'şer yıl olmak üzere toplam 273 yıla kadar hapsi istenen Can, yargılandığı 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde "İki ay içerisinde müştekilerin zararını ödeyeceğim. Bunun için hem süre hem de tahliyemi istiyorum" diye ifade verdi.
Yargılama sırasında salıverilen Mehmet Can, 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kararın kesinleşmesiyle birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Can, Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekiplerince Seyhan ilçesi Gürpınar Mahallesi'ndeki çay ocağında, çay içerken yakalandı. Mehmet Can, tutuklanarak, cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü
-------------
Zanlının polis aracından indirilmesi
Adli tıp birimine getirilmesi
Adli tıp biriminden çıkarılması
Polis aracına bindirilmesi
Polis aracının gidişi

SÜRE: 01'01" BOYUT: 112 mb

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA,

======================

Depremde hasar gören Marmara Ereğlisi Kaymakamlığı taşınıyor

İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremin ardından Tekirdağ'ın Marmara Ereğlisi ilçesinde hasar gören ve daha önce 'çürük' raporu verilen kaymakamlık binasının Gençlik Merkezi'ne taşınmasına karar verildi.
Silivri açıklarında 26 Eylül perşembe günü meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depreme İstanbul'dan sonra en yakın bölge olan Marmara Ereğlisi ilçesinde, daha önceden 'çürük' raporu verilen kaymakamlık binasının giriş katında depremin ardından çatlaklar meydana geldi. Marmara Ereğlisi Kaymakamı Sıdkı Zehin, kurum müdürleri ile yaptığı toplantıda binanın taşınacağını ve taşınma işlemlerine başlanması talimatı verdi. Bu arada kaymakamlığın nereye taşınacağı konusunda araştırmalar yapılarak belediyeye ait Gençlik Merkezi uygun bulundu. Bunun üzerine kaymakamlık, belediyeden merkezi kendilerine hasis edilmesini talep etti.
3 YILLIĞINA TAHSİS EDİLDİ
Marmara Ereğlisi Belediye Meclisi, kaymakamlıktan gelen talebi gündemine alarak değerlendirdi. Meclis, talebi oy birliğiyle onaylayarak Gençlik Merkezi'nin 3 yıllığına kaymakamlığa tahsis etti. Kararın ardından kaymakamlık, merkezde gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra taşınma işlemlerini başlanacak.
Bu arada Kaymakamlık binası ile yan yana olan Marmara Ereğlisi Adliyesi'nde de İl Çevre Şehircilik Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı incelemede binada hasar tespit edildiği belirtildi. Binadaki incelemelerin sürdüğü öğrenildi.
OKUL TAŞINMIŞTI
Depremin ardından ilçenin Yeniçiftlik Mahallesi'ndeki Nizamettin Demirdöven İlkokulu'nun kirişlerinde ağır hasar meydana geldi. Okulda yapılan incelemenin ardından öğrencilerin başka okula nakledilmesi kararı alındı. İlkokulda eğitim gören 524 öğrenci, ikili eğitime geçilen Belediye Ortaokulu'na nakledilmişti.

Görüntü Dökümü
----------
Kaymakamlık binasındaki hasarlı yerler
Kaymakamlık binasından detaylar
Adliye binası tabelası
Belediye Meclisi toplantısı
Toplantıda binanın tahsisinin onaylanması
DHA muhabiri Mehmet Yirun anons
Gençlik Merkezi binası
Detaylar

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN- Şafak TAŞOYAR/MARMARA EREĞLİSİ (Tekirdağ), -

====================

Adana'da DEAŞ operasyonu: 2 gözaltı

Adana'da, terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen operasyonda ülkeye yasa dışı yollarla giren Suriyeli Esad Casim El Samo (41) ve Muhammed Kazanı (29) yakaladı.
Terörle Mücadale ekipleri ve İstihbarat ekipleri, terör örgütü DEAŞ üyesi oldukları saptanan Esad Casim El Samo ve Muhammed Kazan'ın Adana'ya yasa dışı yollarla geldiği ihbarını aldı. Şüphelilerin adreslerini saptayan ekipler, El Samo ve Kazan'ı yakaladı. Emniyete götürülen şüphelilerin Suriye'de örgüt adına petrol satışı yaptıkları ortaya çıktı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan her 2 şüpheli sınır dışı edildi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Zanlıların adli tıp birimine getirilmesi
-Adli tıp biriminden çıkarılması
-Polis aracına bindirilmesi
-Polis aracının gidişi

SÜRE: 01'45" BOYUT: 195 mb

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,

=====================

Hereke halılarına ilgi azaldı

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, eşsiz desenleriyle dünyanın dört bir yanına ihraç edilen ipek Hereke halılarına son yıllarda ilgi azaldı. Halı satışlarının eski yıllara oranla çok düştüğünü söyleyen halı üreticisi Nurhan Ör, "Hereke halısı satışları her geçen gün azalmaya başladı. 1 metrekaresi 1 yılda tamamlanan el emeği göz nurumuz ipek halılarının değeri unutulmaya yüz tutuyor" dedi.
Bir zamanlar dünyanın dört bir yanına ihraç edilen dokuma tezgahlarında el emeğiyle üretilen ipek Hereke halıları eski cazibesini yitirdi. Yıllar önce 50 bin kişinin üzerinde ipek Hereke halısı dokurken, günümüzde 100-150 dokuyucu kaldı. Her geçen gün ipek halı dokuyucuları ve ipek halıya olan ilgi azaldı.
Hereke'de 4 kuşaktır dokuma tezgahlarında ipek halı üretimi yapan Nurhan Ör, "4 kuşaktır halıcılık yapıyoruz. Halıcılık sektörü maalesef sanata ilgi azaldı. İnsanlar makinede üretilen halılara rağbet gösteriyorlar. Bizim 20 ayda yaptığımız iş makinelerde 1-2 saatte üretilebilir ona göre maliyeti düşecektir. Hiçbir zaman el işi olamayacak ipek olamayacak." dedi.
'BUNLAR HALI DEĞİL BİR SANAT ESERİ'
El dokuması ipek halıları sadece halı olarak görmemek gerektiğini aynı zamanda sanat eseri olduğunu belirten Ör, "Dünyaca ünlü halılar ürettik. Çok kopyalarını hiçbir zaman yapmıyoruz. 1 metrekare 1 yılın karşılığı. Bölgede 50 bin dokuyucu vardı. Şu anda 100-150 dokuyucu ya vardır ya da yoktur. Yeni yetişen nesil yok ve kişilerin sanata karşı ilgisi azalıyor. Bunu bir halı değil bir sanat eseri olarak görmelerini istiyoruz. Ne kadar rağbet gösterirlerse bu kalan 100-150 kız devam eder. Halıcılık krizin en uç noktasında krizde. Makine halıcılığında çok çabuk satılıyor, çünkü uygun fiyatlarda satılıyor. İpek halı az üretiliyor ve müşterisi de az. Hereke halısından dünyada daha iyisi yok. Santimetredeki düğüm sıklığı, kullanılan malzeme, attığınız düğümün çift olması. Buradaki halılara 500 yıl garanti verebilirim. Duvarınıza asın, rengi solmaz, yıpranmaz, dökülmez ve hiçbir şekilde deforme olmaz." diye konuştu.
'İTALYAN MÜŞTERİNİN GÖNDERDİĞİ TABLOYU HALIYA DOKUDUK'
Ör, İtalyan bir müşterilerinin kendilerine gönderdikleri tabloyu halıya dokumalarını istediğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Bizden alışveriş yapan bir İtalyan müşterimiz bize tablo gönderdi. Biz bunu ipek halı olarak daha iyisini ürettik. 2 ay desen çalışması yaptık. Renklerin tasarımla birlikte uyum sağlanması çalışıldı ve yaklaşık 1 yılda tamamlandı. Her şeyi halıya dokuyabiliriz."
'BARIŞ AGACINI HALIYA DOKUDULAR
Son eserlerinin ise 'Barış Ağacı' olduğunu belirten Ör, "Desen çalışmamız ve halıyı renklendirmemiz yaklaşık 2 yılda tamamlandı. Burada düşüncelerimizi resmetmeye çalıştık. Halının altında dünya liderleri, ortada Mustafa Kemal Atatürk, iki çocuk ve havaya açılan ellerle barışın diliyoruz ve barış güvercinleri ekledik. Bu halıda yaklaşık 45 renk kullanıldı. Santimetrede kullandığımız düğüm ortalama 150 piksel ve çok ince sık bir çalışma oldu." dedi.

Görüntü Dökümü
-------------
-İpek Hereke halısı dokunurken
-4 kuşaktır halı işi yapan Nurhan Ör röp
-Halı dokuyucu Süheyla Sarı Yoldan röp

HABER: Ergün AYAZ/KAMERA: Dinçer AKBİR/KÖRFEZ(Kocaeli),

====================

Patates üreticisi tanzim satışı istiyor

Türkiye'de patates üretiminde ilk sıralarda yer alan Niğde'de bu yıl yaklaşık 260 bin dekar alanda 900 bin ton ürün bekleniyor. Geçen yıla göre patates fiyatlarının düştüğünü dile getiren üreticiler, tanzim satışlarının açılmasını istedi. Tarlada 70 kuruş ile 90 kuruş arasında alıcı bulan patates, Niğde Hali'nde 1 buçuk liraya satılıyor.
Türkiye'nin patates deposu olan Niğde'de hasat başladı. Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, Niğde'nin Türkiye'nin patates ihtiyacının yüzde 17'sini karşıladığını söyledi. Üretilen patatesin yaklaşık yüzde 80'nin depolara konularak kış aylarında tüketildiğini belirten Kenar, "Yaklaşık 10 gün daha sürecek hasat dönemimiz var. Bu yıl kayıt dışı 30 bin olmak üzere yaklaşık 260 bin dekar alanda üretim bekliyoruz. Yaklaşık 900 bin ton patatesimizin depolara gireceğini tahmin ediyoruz. Kış boyunca patatesi tüketicilerimize arz edeceğiz. Geçen seneye göre üretimde çok fazla artış yok, ekili alanlarımız aynı. Bu yıl, patatesimiz biraz daha kaliteli ve lezzetli. Çünkü bölge, biraz daha soğuk geçti. Tüketicimiz gönül rahatlığıyla ürünleri tüketebilir" dedi.
'GEÇEN YILA GÖRE FİYATLAR DÜŞÜK'
Geçen yıla göre fiyatların düşük olduğunu belirten Veli Kenar, "Geçen yıl fiyatlarımız 1 liranın üzerindeydi. Maliyetlerin artmasıyla birlikte bu yıl 80 kuruş civarında. Çiftçimiz sonraki ekimde zorlanacak çünkü şuan tam maliyetleri sınırında. 80 ila 90 kuruşa kilogram maliyeti var. Şu anda 70-80, 90 kuruş civarında satılıyor" diye konuştu.
Konaklı Beldesi'nde patates üreticisi Bayram Elmas da patates hasadının iyi gittiğini ve verimin de güzel olduğunu dile getirdi. Geçen seneye göre fiyatların biraz düşük olduğunu aktaran Elmas, şunları söyledi: "Bu yıl yaklaşık yüzde 25-30 maliyet yükseldi. Bu da çiftçilere dokunuyor. Neredeyse zarar etme aşamasına geliyoruz. Geçen sene Tarım Kredi Kooperatifi aldı, tanzim satışlara, ihracata gitti, destek ve prim verildi. Bunların devamını istiyoruz. Eğer devam ederse inşallah patates fiyatları belli bir noktaya gelecek. Çiftçi de zarar etmekten kurtulacak. Ürün de verim de kalite de çok güzel. On numara patatesimiz var."
HALDE PATATES BU SENE YÜKSELMEZ
Niğde Manavcılar ve Pazarcılar Odası Başkanı ve Niğde Halciler Dernek Başkanı Tahir Yavuz, patatesin halde 1 buçuk liradan satıldığını söyledi. Fiyatların geçen yıla oranla gerilediğini belirten Yavuz şöyle konuştu: " Soğan fiyatları da geçen yıl 3 TL iken bu yıl halde 30 kuruş ile 1 lira arasında satılıyor. Bu düşüşlerin sebebi geçen yıl Akdeniz sineği gibi hastalıklar vardı. Verimler düşüktü. Bu yıl verim arttı, hastalık diye bir şey kalmadı. Bu da fiyatların gerilemesine neden oldu. Patates sökümü Niğde'de başladı. Hem iç piyasaya sürülürken hem de 4'üncü aya kadar söküm olmayacağı için depolara çekiliyor. Bunun üzerine de belirli bir maliyet biniyor. Buna rağmen bu yıl, aşırı bir yükseliş beklemiyorum. Bu sene 2 liraya kadar fiyat yükselebilir, bunun haricinde bir artış beklemiyoruz. Bu sene ülkemiz ve milletimiz normal fiyatlara patates yiyebilecek."

Görüntü Dökümü
------------
-Patates tarlasından görüntü
-Muhabirin anonsu
-Patates toplayan işçiler
-Patates taşıyan işçiler
-Patateslerin kamyona yüklenmesi
-Muhabirin anonsu
-Söküm yapan traktörden görüntü
-Detay görüntüler
-Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar ile röportaj
-Üretici ile röportaj
**
-Niğde Halciler Dernek Başkanı Tahir Yavuz ile röportaj
-Depodaki patateslerden görüntü
-Depodaki soğanlardan görüntü
-Detay görüntüler

Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,

==============================

Öldürmeyi bıraktı, ölümsüz kareler yakaladı

Bolu'nun Gerede ilçesinde oturan Menderes Atay, 13 yıl önce avcılığı bırakıp yırtıcı kuş fotoğrafları çekmeye başladı. Akbaba, kartal, şahin gibi birçok yırtıcı kuş bakımından çok zengin olan Dörtdivan ilçesi bölgesinde yaban hayatı rehberliği yapan Atay, "Öldürmeyi bırakıp, ölümsüzleştirmeye başladım" dedi.
Gerede'de yaşayan Menderes Atay, 2006 yılında ağabey olarak gördüğü bir kişinin tavsiyesi ile avcılığı bırakıp yaban hayatı fotoğrafçılığına merak sardı. Avcılığı bırakan Menderes Atay, kendi tabiriyle öldürmek yerine, ölümsüzleştirmeye başladığını ifade ettiği yaban hayatı fotoğrafçılığında kendisini geliştirdi. Atay, özellikle akbaba, doğan, kartal ve şahinin de aralarında bulunduğu birçok yırtıcı kuşa ev sahipliği yapan Dörtdivan ilçesinde fotoğraflar çekmeye başladı. Zamanla bölgenin kuş popülasyonu hakkında uzmanlaşan ve kuşlara karşı büyük sevgi besleyen Menderes Atay, yaban hayatı rehberliği de yapmaya başladı. Türkiye'nin her yerinden bölgeye gelen birçok yaban hayatı fotoğrafçısı, Atay'ın sayesinde nadir görülen yırtıcı kuşları fotoğraflamayı başardı.
TAVSİYE İLE BAŞLADI
Fotoğrafa ağabey olarak gördüğü bir kişinin sayesinde başladığını belirten Atay, "Fotoğrafa Cavit Bilen ağabeyim var, benim baba bildiğim bir insan. Beraber avda buluştuk. Av yaptık. Sonunda bana 'Avcılığı bırakalım. Sen yaban hayat fotoğrafçılarını gezdir. Yaban hayat fotoğrafçılarına alan kılavuzluğu yap' dedi. Böylelikle avı bırakıp fotoğrafçılığa başladım. Ölümsüzleştirmeye başladım. Önceden avcılık yapıyordum. Şu anda kuşları sevdim, doğayı sevdim. Şu anda ölümsüzleştirmeye çalışıyorum. Ölümsüzleştirmek öldürmekten daha güzel. Yaklaşık 12-13 yıldır yapıyorum bu işi" dedi.
"BÖLGEDE YIRTICI POPÜLASYONU ÇOK"
Dörtdivan bölgesinde Türkiye'de bulunan 52 yırtıcı kuş türünden 40 tanesini fotoğraflarını belirten Atay, "Bu bölgede yırtıcı popülasyonu çok. Ben burada Türkiye'de olan 52 türün 39-40 tanesini aşağı yukarı çekmiş bulunmaktayım. Gece ve gündüz türleri olarak arşivledim. Ötücü popülasyonu da çok. Ama genelde akbaba, kartal ve şahinler, deliceler, doğanları daha çok görüp onlarla ilgileniyorum. Bunlar benim iyi bir hobim oldu. Yırtıcılar ulaşılmaz hayvanlar olduğu için daha çok cezbediyor. Bu bölgede özel tür olarak paçalı baykuş ve bozkır kartalı var. Bunlar nadir görülen hayvanlar. Akbabalar zaten özel. Sakallı akbabalar var. 4 çeşit tür akbaba arasında sakallı akbaba en nadir olanı. Sürekli göremiyorsun. Popülasyon hakkında pek bilgi sahibi olduğumuz bir hayvan değil. Burası yırtıcı popülasyonu olarak çok güzel. Harika bir doğada yaşıyoruz. Dörtdivan, Bolu ve Gerede bölgesi yırtıcı bakımından çok güzel bir yer" diye konuştu.
"ÖLDÜRMEK YERİNE ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEYE BAŞLADIM"
Bölgeye ilginin çok olduğunu anlatan Atay, şöyle konuştu:
"Avcılığı bıraktım. Öldürmek yerine ölümsüzleştirmeye başladım. Buraya çok ilgi var. Sürekli birileri yırtıcı çekmek istiyor. Yakın detaylı fotoğraf çekmek istiyor. Akbaba ve ötücü türlerle ilgili benimle iletişime geçiyorlar. Gece geziyoruz, gündüz geziyoruz. Bazen 2-3 gün konaklayıp, zorlu araziler yaptığımız günler oluyor. Hem zorlu hem de eğlenceli. Yeri geliyor, kara gömülüyoruz, yeri geliyor çamura saplanıyoruz. Arabayı çıkarmaya uğraşıyoruz. Fotoğrafçılığın neşeli, harika bir yanı var."

Görüntü Dökümü
------------
-Kuş görüntüleri(Kartal, şahin, akbaba ve bazı diğer türler)
-Menderes Atay'ın fotoğraf çekme görüntüleri
-Röportaj
-Detaylar

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

=============================


Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha yurt bülteni - 5 - Son Dakika


Advertisement