Dha Yurt Bülteni -8 - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dha Yurt Bülteni -8

02.03.2019 14:27

Kılıçdaroğlu: Biz hiçbir zaman Suriye'de kan aksın istemedikCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye'de ve Orta Doğu'da bir savaşın yaşandığını, binlerce kadın ile çocuğun hayatını kaybettiğini belirterek, "Biz hiçbir zaman Suriye'de kan aksın istemedik.

Kılıçdaroğlu: Biz hiçbir zaman Suriye'de kan aksın istemedik

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye'de ve Orta Doğu'da bir savaşın yaşandığını, binlerce kadın ile çocuğun hayatını kaybettiğini belirterek, "Biz hiçbir zaman Suriye'de kan aksın istemedik. Milyonlarca insan kendi topraklarından kopsun istemedik" dedi.

Hatay Akademik Meslek Odaları Kurulu'na katılan Kemal Kılıçdaroğlu, kentin farklı inanç ve farklı siyasi görüşlere ev sahipliği yaptığını söyledi. Hatay'ın komşusu olan Suriye'de ve Orta Doğu'da bir savaş yaşandığını belirten Kılıçdaroğlu, "Biz hiçbir zaman Suriye'de kan aksın istemedik. Savaş olmasını, kadınların, çocukların ölmesini istemedik. Milyonlarca insanın kendi topraklarını terk edip kaçmalarını istemedik. Mademki aynı coğrafyada yaşıyoruz, o zaman birlikte yaşamalı, beraber, dostça yaşamalıyız. Orta Doğu'da bütün bu savaşların nedeni ne? Sahip oldukları zenginlikler. Yani petrol bir anlamda onların başına bela olan temel unsur olarak önümüze çıkıyor. Egemen güçler o zenginliği paylaşmak ve elde etmek için Orta Doğu halklarını bir anlamda yok sayabiliyorlar. Onların birbirlerini öldürmelerine ortam hazırlıyorlar, silahlarını veriyorlar. Çatışanlara baktığımız zaman 'Allah Allah' diye saldırıyor. O da 'Allah Allah' diye saldırıyor. Sonra da gelip birbirlerini öldürüyorlar. Ama egemen güçler bundan kazanıyorlar. Silahlarını veriyorlar, onlara zorla şunu bunu yapacaksın diyorlar. Kendi yönetimlerini getirmek istiyorlar. Bu tablo Türkiye'nin kabul edeceği bir tablo olmamalı" diye konuştu.

Orta Doğu'da 'Barış ve İş Birliği Teşkilatı' kurulması gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun öncülüğünü Türkiye'nin yapması lazım. Orta Doğu Barış ve İş Birliği Teşkilatı ne demek? Türkiye, İran, Irak ve Suriye bu 4 ülke bir araya gelmeli ve demeli ki; 'Niye kavga ediyoruz biz? Hangi gerekçe ile egemen güçlerin baskısı veya yönlendirmesiyle birbirimizi öldürüyoruz. O zaman biz kendi ülkelerimizde barışı sağlayabiliriz. Bir araya gelebilir, oturur, varsa bir sorun çözebiliriz. Akıl var, mantık var. Bu sorunu çözme kapasitesi var mı? Evet kapasitesi var. Birlikte çok şey yapabilir miyiz? Evet yapabiliriz. 4 ülke kendi toprak bütünlüğünü savunuyor mu? Evet savunuyor. Bir sorun var mı burada; hayır yok. 4 ülke de kendi ülkesinde barış olmasını istiyor mu? Evet istiyor. 4 ülke de 'Egemen güçler gitsin, biz kendimiz kendi gücümüz, karakterimiz, yapımız, özgünlüğümüzle, kültürümüzle barışı huzuru getirmek istiyoruz' diyor mu? Evet diyor. Birlikte çok şey yapabilir miyiz? Siz sadece sizin coğrafyanızda başkalarının verdiği kararların uygulayıcısı konumuna düşerseniz kaybedersiniz. Orta Doğu'nun kaderi bu maalesef. Bu kaderi değiştirmek bizim elimizde."

SAVAŞ BİTMELİ

Suriye'de savaşın bir an önce bitmesini istediklerini de vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"3,5 milyon Suriyeli geldi buraya. Eyvallah, kimse gelmesin demiyor. Ama orada bir an önce savaşın bitmesi ve bu Suriyeli kardeşlerimizin bir an önce oraya dönmesi gerekiyor. Onların babaları, dedeleri, mezarları, kültürleri, yapıları orada. Her şeyleri orada ama kendi ülkelerinde huzuru bulamıyorlar. O huzuru sağlamak lazım. Avrupa Birliği'ne gittim, yetkililerle konuşurken bana Suriye'yi sordular. Dedim ki 'Siz 10- 20 bin göçmen geldi diye kıyameti koparıyorsunuz, Suriye'de kan aktığı zaman sesinizi çıkarmıyordunuz. Suriye'de kan aktığı zaman gözlerinizi, kulaklarınızı kapattınız. Ne zaman Suriye konusu gündeminize geldi. Suriyeliler geldiği zaman. Siz sorumlusunuz, Suriye'de yaşananlardan en başta siz sorumlusunuz. Neden güç olarak Suriye'de kanın akmasını engellemediniz, neden o konuda bir çaba harcamadınız? Neden suskun davrandınız uzun süre?' Mülteciler gitti, sonra kalktılar vay efendim 'Siz bunları kesin, Almanya'ya, Fransa'ya, İsviçre'ye, Kuzey ülkelerine gelmesin, Hollanda'ya, Danimarka'ya gelmesin' dediler. Nereye gitsin bu insanlar? Sonra kalkıyorsunuz, 'Bunların içinden eğitimli olanları alacağım.' Sonra diğerlerini insan yerine koymuyorsunuz. Diğerleri insan değil mi? Batı'nın ikiyüzlülüğüyle karşılaştılar orada ve bana hak verdiler. Batı'nın ikiyüzlülüğü, kendi çıkarlarını düşünen bir dünya var orada. ve Türkiye'nin bu süreç içerisinde yaşadığı dramı, terör olaylarını büyük ölçüde görmezden geldiler. Sorun nasıl çözülür dediler? Dedim ki yine 'Bu 4 ülkeyi siz de teşvik edeceksiniz.' Buyurun bir araya gelin, kendi sorunu çözün Orta Doğu'da egemen güçlerin çok aktif olmasını engelleyin."

TANZİM ELEŞTİRİSİ

Konuşmasında tanzim satış mağazalarını da eleştiren CHP Lideri Kılıçdaroğlu şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bir üniversitede tanzim satış mağazası açılmış. Allah aşkına böyle bir tablo olabilir mi ya? O üniversitenin görevi ne; tarım neden bu hale düştü, onu araştırmak. Çünkü onu araştıracak kadroları yönetime getirmiyor. Tarım bu hale nasıl geldi? Tarım kanununun 21'inci maddesi neden uygulanmıyor? Neden milli gelirin en az yüzde 1'inin çiftçiye ödenmesi gerekirken, neden ödenmiyor? Bunlara akademisyen, bilim insanı denir mi? Denmez. Bilim insanının, liyakat sahibinin özelliği sorgulamaktır zaten. Var olan bir sorunu nasıl çözerim diye düşünmektir zaten. Bunların hiçbirisi yok. Bu nedenle sizlerin, akademik dünyanın büyük sorumluluğu var. Benim sorumluluğum var siyasetçi olarak. Ben sorunu çözmek için sizlerin bilgisine başvururum. Ben maliyeyi, bütçeyi çok iyi bilirim. Bu benim uzmanlık alanı. Ama tıbbı, şehir plancılığını bilmem. Dolayısıyla hayatın her anında uzmanlar vardır. Uzmanlar bir araya gelir, oturur, konuşur, tartışırlar ve çözüm üretirler. Siyaset kurumu da o çözümlerden yararlanır. Şimdi bu kalmadı."

Görüntü Dökümü

---------

Kılıçdaroğlu'nun Hatay Akademik Meslek Odaları Kurulu'na gelişi

Partililer tarafından karşılanması

Toplantı salonuna girmesi

Salondan genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Hüseyin BOZOK/ HATAY,

==================

Çavuşoğlu: 17 ülkeyle serbest ticaret anlaşması için müzakere ediyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Serbest ticaret anlaşmalarıyla ürünlerimizin önündeki engelleri kaldırmamız lazım. Bugün 20 ülke ile serbest ticaret anlaşmamız var, 17 ülke ile de müzakere ediyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Bursa'da 'Dış Politika Vizyonunun İhracat Hedeflerine Etkisi' konulu toplantıya katıldı. Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO) binasındaki toplantıya Bursa Valisi Yakup Canbolat, AK Parti Milletvekili Efkan Ala, BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve iş insanları yer aldı. Toplantıda konuşma yapan Bakan Çavuşoğlu, Bursa'nın ihracatının yaklaşık 15 milyar dolar olduğunu kaydetti. Bugün dünyaya bakıldığı zaman ikili ilişkileri belirleyen en önemli unsurun ekonomi olduğunu belirten Çavuşoğlu, farklı kutuplaşmaların görüldüğüne işaret etti. Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Bir taraftan çok taraflılığı savunan bir dünya var, biz de Türkiye olarak çok taraflılığı savunuyoruz, ama diğer taraftan ABD'nin özellikle tek taraflı aldığı kararlar var. Bir taraftan Dünya Ticaret Örgütü ile beraber ticarette uluslararası bir sistemi kurmaya çalışıyoruz, ayrıca Avrupa Birliği dahil diğer bölgesel ekonomik örgütlerle beraber ticaretin önündeki engelleri aşmaya çalışıyoruz ama diğer taraftan ABD'nin başlattığı bu korumacılık anlayışı, eski yıllardaki Batı'nın ve Avrupa'nın anlayışıyla tekrar nüksetmeye başladı. Ekonomik gücü demokrasinin kılıcı gibi ülkelerin üzerinde kullanmaya başlayan yine başka ülkeler var, ABD bunun başını çekiyor. Tüm bunları çok iyi değerlendirip analiz etmemiz lazım. Bizim de politikalarımızı ona göre belirlememiz lazım. Sadece ne tarafta yer alacağın önemli değil, bizi ne kadar etkileyecek ve biz bunlardan nasıl yararlanacağız? Sadece kötü gelişmeleri takip ederek tedbir almak yetmez, ekonomideki diğer gelişmeleri de çok iyi takip ederek önümüze çıkacak olan fırsatları değerlendirmek gerek. Bizim de görevimiz dünyanın her yerinde Türkiye ve iş dünyası için fırsatlar çıkıyorsa, bunları bulup değerlendirmek, çok iyi şekillerde anlatmak ve firmalarımızın o bölgelere giderek bunlardan çok iyi şekilde yararlanmaktır."

'İSRAİL ZULMÜNE SESSİZ KALAMAYIZ'

Uzmanların son yıllardaki hesaplamalarına göre ekonomik gücün Batı'dan Doğu'ya doğru kaydığını söyleyen Bakan Çavuşoğlu, ekonomik bağın ülkeler arasında çok önemli olduğunu belirtti. Bakan Çavuşoğlu, "Bazen ülkeler arasında siyasi ilişkiler kötü olabiliyor, böyle durumlarda duygusal davranan ülkeler de var ama biz Türkiye olarak, siyasi ilişkilerin kötü olduğu ülkelerle de ticaretimizi bozmak istemiyoruz çünkü ticaret daha çok devletler arası değil, firmalar arası olur. 'İsrail'e kızıyorsunuz ama İsrail ile ticaret yapmışsınız' diyorlar. İsrail zulmüne sessiz kalamayız. Yaptıkları zulme biz sessiz kalırsak kimse sesini çıkaramaz ama ben Bursa'daki bir firmaya 'Benim İsrail ile ilişkilerim kötü, sen de onunla ticaret yapma' diyemem. Bir kere ticaretin kurallarına aykırı. İsrail'in yaptıklarına karşı Kudüs'ün hakkını da Filistin'in hakkını da her türlü platformda arıyoruz. O başka bir şey. Dolayısıyla siyasi ilişkilerde iniş- çıkış olabilir" dedi.

"Bugün birçok ülkenin gerçekten çok zenginlikleri var ama o ülkelerin o zenginlikleri teknolojileriyle kullanma kapasiteleri yok. Özellikle Afrika kıtası birçok sömürgeci ülkelerin hedefi olmuştur geçmişte" diye sözlerini sürdüren Çavuşoğlu, "Şimdi, Afrika kıtasının uzmanların hesaplamalarına göre, 2050 yılında dünya ekonomisine katkısı 49- 50 katrilyon dolar civarında olacaktır. Bundan kim faydalanacak? Afrika'nın zenginliklerini Afrika'dakiler mi kullanacak, faydalanacak yoksa sömürgeci anlayış mı hakim olacak? ya da bizim gibi pazar anlayışıyla yaklaşan ülkeler mi faydalanacak? Bugün Afrika'da sadece Batılı ülkeler yok. Örneğin Çin'in Afrika'daki ağırlığı giderek artıyor. Biz tüm alanlarda çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. İhracatımızı artırmamız lazım, ülkemizin ekonomisini büyütmemiz lazım" açıklamasında bulundu.

'IRAK'IN YENİDEN İNŞASINDA TÜRKİYE BÜYÜK ROL ÜSTLENECEK'

Dış politikada en önemli etkenlerden birinin ekonomik güç olduğunu vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, "Ekonomik gücünüz varsa yeri geldiğinde bağımsız hareket edebiliyorsunuz, yapmak istediklerinizi de daha rahat yapabiliyorsunuz. Var olan krizleri, kriz yönetimiyle beraber çözerseniz sadece o bölgenin istikrarını ve güvenini desteklemiş olmazsınız, o ülkede çıkacak çok önemli fırsatlar var, onlardan da Türkiye elbette faydalanacaktır. Irak'ın içine düştüğü durumun sebebi ABD'nin işgalinden sonra iktidara gelenlerin kendisinden başka herkesi dışlamasıdır ama şimdi bir fırsat var. Irak'ın yeniden inşası konuşuluyor. Irak'ın yeniden inşaası konusunda Türkiye büyük bir rol üstlenecektir. Biz bu fırsatları bildiğimiz için 1,5 yıl önce Kuveyt konferansında en büyük kredi taliminde bulunduk; 5 milyar dolar. Bu 5 milyar dolardan iş dünyamız faydalanacak. Irak ile ticaret yapan firmalarımız faydalanacak. Irak'ın yeniden inşasında projeleri üstlenecek firmalarımız faydalanacak ve Irak'a yatırım yapan firmalarımız da bundan faydalanacak. İhracatımız artacak, orada kullanılan ürünler Türkiye'den gidecek. Bunların hepsini öngörüp ona göre önceden tedbir almalıyız. Şimdi taşeron olarak değil doğrudan yüklenici firmalar olarak bizim Irak'a gitmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

ABD'nin İran'a olan yaptırımlarının Türkiye'yi de etkilediğini bildiren Bakan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Yoğun çabalarımızla istisnaya tabi tutulan ülkelerden biri olduk, başlangıçta mayıs ayına kadar. Şimdi bunu uzatmak için çalışıyoruz. ABD'nin bu tarzından vazgeçmesi için de yoğun çaba sarf ediyoruz. Son derece yanlış bir karar ama burada yalnız değiliz. Avrupa Birliği ve Avrupa ülkeleri de bizim gibi düşünüyor. Şimdi onlar da bu ambargoyu ya da yaptırımları delmek için, etkilenmemek için çeşitli alternatifler üzerinde çalışıyor. Biz de çalışıyoruz. O yüzden firmalarımız tabii ki bu yaptırımlardan tedirgin olarak bizlere de danışmadan bazen ticaretini durduruyor. Bursa'daki tüm firmalarımız bu konuda bizim yakın diyalog içinde olsunlar, biz kendilerini yönlendiririz. Firmalarımıza yol gösteririz. Birlikte çalışırsak en az şekilde etkilenmiş oluruz."

'17 ÜLKE İLE DE MÜZAKERE EDİYORUZ'

Ticaretin önünün açılabilmesi için Türkiye'nin dünyanın her yerinde olması gerektiğini belirten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Bursa'da üretilen ürünlerin 188 ülkeye gittiğini kaydetti. "Ülkelerle ilişkilerimizi ne kadar geliştirirsek ekonomiye yansır" diyen Bakan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Serbest ticaret anlaşmalarıyla ürünlerimizin önündeki engelleri kaldırmamız lazım. Bugün 20 ülke ile serbest ticaret anlaşmamız var, 17 ülke ile de müzakere ediyoruz. Yani Ekvador'dan tutun da Ukrayna'dan Japonya'ya, Tayland'a, Endonezya'ya kadar birçok ülkeyle çok sıkı müzakereler yapıyoruz. Ukrayna ile önümüzdeki günlerde imzalama imkanımız var, sona geldik. Japonya ile inşallah haziran ayında imzalayacağız. Yoğunlaştırdık. Aynı şekilde 8 ülke ile de serbest ticaret anlaşmasına başlayalım diye teyitleştirdik. ABD bunlardan bir tanesi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, 75 milyar dolar bir ticaret hacmi hedefi koydu, bu hedefe ulaşabiliriz. ABD ile Türkiye'nin potansiyeli buna imkan veriyor, yeter ki bu serbest ticaret anlaşmasını bir an önce müzakere edelim."

Görüntü Dökümü

---------

-Çavuşoğlu'nun konuşması

-Salondan detaylar

Süre: 9.32 dakika, Boyut: 1.04 GB

Haber: Gürkan DURAL-Berktuğ ÖNCÜ - Kamera: Muammer İRTEM/BURSA,

=================

Bakan Gül: 315 bin Suriyeli memleketine döndü

Gaziantep'te, Cumhur İttifakı Seçim Bürosu'nun açılış törenine katılan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "315 bin Suriyeli kardeşimiz Suriye'de kendi memleketine dönmüştür. Dönüşler başlamıştır. Suriye'de güvenli alanlar oluştukça Suriyeli bütün misafirler ülkelerine dönecektir" dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak için sabah saatlerinde kente gelen Bakan Gül, ilk olarak MHP Gaziantep İl Teşkilatını ziyaret etti. Bakan Gül daha sonra Çıksorut Mahallesi'nde kurulan Cumhur İttifakı Seçim Bürosu'nun açılışı törenine katıldı. Törene Bakan Gül'ün yanı sıra AK Parti ve MHP Gaziantep milletvekilleri ile her iki partinin yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Burada partililere hitap eden Bakan Abdulhamit Gül Cumhur İttifakı'nın milletten güç aldığını belirterek, "Cumhur İttifakı sırtını millete dayayan bir ittifak olarak yola çıktı ve devam ediyor. Birileri gibi sırtını terör örgütlerine dayayan, Pensilvanya'ya dayayan, terör örgütlerine dayayan, karanlık güçlere dayayan ittifak değil, sırtını millete dayayan ittifaktır Cumhur İttifakı. Pusulası millet olmayan ittifak balon ittifakıdır. İpi Kandil'de olan ve Pensilvanya'nın şişirdiği balon ittifakını bu millet 31 Mart'ta söndürecek inşallah" dedi.

Ülkede yaşayan Suriyelilerin güvenli alanlar oluştukça memleketlerine dönmeye başladıklarını ifade eden Bakan Gül, Türkiye'nin güneyinde terör koridoru oluşmasına izin verilmeyeceğini belirterek şunları söyledi:

"Kilis'e düşen bombalar, Gaziantep'te havaalanına düşen bomba hepimizi 2 yıl önce nasıl tedirgin etmişti bunu en iyi Gaziantep bilir. İşte Fırat Kalkanı operasyonu ile Türkiye'ye karşı hangi hain saldırı oluyor ise nereden geliyor ise gelsin, o saldırıları kaynağında kurutmak için hemen harekete geçtik. Fırat Kalkanı budur, Zeytin Dalı Harekatı budur. Türkiye'ye karşı kimse yan gözle bakamayacak ve Suriye'de güvenli alanlar oluştukça da buradaki Suriyeli misafirlerimiz de ülkelerine dönüyorlar. Bugün itibari ile 315 bin Suriyeli kardeşimiz Suriye'de kendi memleketine dönmüştür. Dönüşler başlamıştır. Suriye'de güvenli alanlar oluştukça Suriyeli bütün misafirler ülkelerine dönecektir. Orada da güvenli bir bölgenin oluşması için cumhurbaşkanımız çok etkili diplomasiyi sürdürüyor ve inşallah bu dönüşlerde Suriyeliler daha hızlı bir şekilde kendi evlerine dönmüş olacaklar. Asla ama asla güneyimizde biz sınır komşusuyuz Türkiye Cumhuriyeti bir terör koridoru oluşmasına izin vermeyecek. Tüm kurumlarımız ile tüm imkanlarımız ile her türlü hazırlığımızı yaptık. Hiçbir güç, hiçbir terör örgütü sırtını kime duyarsa dayasın Gaziantepli hemşerilerime, Hatay'a, Mardin'e, Şanlıurfa'ya, Ankara'ya hiçbir şekilde bir terör saldırısı hiçbir şekilde bir tehdit oluşturamayacak. Kaynağında kurutmak için her türlü hazırlığımızı yaptık. Türkiye'de hiçbir vatandaşımızın burnunun kanamayacağı her türlü hazırlıklarımız yapılmıştır. Terör Türkiye'yi hiçbir şekilde diz çöktüremeyecektir."

Bakan Gül beraberindekiler konuşmaların ardından seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------

Bakan Gül'ün MHP'yi ziyareti

Açılış törenine katılanlar

Bakan Gül'ün konuşması

Açılışın yapılması

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 398 MB

Haber-Kamera: Eyyüp BURUN-GAZİANTEP-DHA)

==================

Kapıkule'de 15 kilometre TIR kuyruğu

Edirne'de Kapıkule Sınır Kapısı'nda yurt dışını çıkış yapacak TIR'lar 15 kilometre kuyruk oluşturdu. Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda ise TIR kuyruğu 7 kilometreyi buldu.

Edirne'de Bulgaristan'a açılan Kapıkule Sınır Kapısı'nda, ihraç yükleriyle çıkış yapmak için bekleyen TIR'lar 15 kilometre kuyruk oluşturdu.  Bulgaristan'a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı'ndaki kuyruk ise 7 kilometreyi buldu. Ticaret Bakanlığı Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü yetkilileri, kuyruğun yoğunluktan olduğunu belirtirken, kuyrukta bekleyen sürücüler ise yıllardır çektikleri çilenin bitmesini istedi.

'15 KİLOMETREYİ 4 GÜNDE GİDİYORUZ'

Yüklediği ihraç yükünü Almanya'ya götürmek için 13 saattir kuyrukta beklediğini söyleyen TIR şoförü  Murat Ayaydın, Kapıkule Sınır Kapısı'nda 15 kilometrelik yolu 4 günde kat ettiklerin belirtti.  Sınırda beklerken haksız yere sollamalar yüzünden çıkan kavgalarda bıçakla ciddi yaralanmalar olduğunu ifade eden Ayaydın, "Kapıkule'de haksızca sollamalar oluyor. Haksız sollayanları durdurduğumuzda kavga oluyor. Burada sürekli biz bu sorunu yaşıyoruz. Çıkan kavgalarda bıçaklamalar yaralanmalar sıkça gördüğümüz konular. Özelikle bu Kapıkule Sınır Kapısı en büyük sorunumuz. Buradan çıktıktan sonra Almanya'ya kadar sıkıntımız olmuyor. Oluyor ama bu kadar değil. En büyük sıkıntımız Kapıkule. Evden çıkmadan Kapıkule'yi düşünüyoruz bütün şoförler olarak. Daha yükü yüklemeden, Kapıkule'de sıra olur mu, acaba nasıl geçeriz telaşı tüm şoför arkadaşlarımızda var. Burada sınır kapısında sıranın bana gelmesini 2 gün beklediğim oldu. Buradan sınır kapısına girince 9 saate orada bekliyoruz. Daha sonra 11 saatte yola çıkamıyoruz, bekleme süremiz var. Benim Bulgaristan'a geçişim yarını bulur. Bulgaristan'a geçmemiz hafta sonu 4 günü buluyor. Kapıkule'de 15 kilometrelik yolu 4 günde gidiyoruz.  Sorunlarımız çözülmesini istiyoruz" dedi.

'UYURSAK SOLLUYORLAR'

Yüklediği demiri Bulgaristan'a götürmek için 14 saattir kuyrukta beklediğini anlatan Nejdet Önal, 10 kilometreden kuyruğa girdiğini söyledi. Önal, "Biz TIR sürücüleri olarak kuyrukta beklemek istemiyoruz. Dün akşam burada 10 kilometreden kuyruğa girdim ve hala çıkış yapmak için bekliyorum. Kuyrukta uyursak diğer sürücüler bizi sollayıp önümüze geçiyor. O yüzden uyumadan bekliyoruz. En büyük sorunumuz uykusuzluk" dedi.

Sürücüler, ayrıca kuyrukta beklerken tuvalet ve banyo yapacakları yerlerinin olmamasından dolayı zorlandıklarını, dorselerine kaçaklar binmesin diye nöbetleşerek beklediklerini anlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------------

-TIR kuyruğu havadan Drone ile çekimi

-TIR'lardan genel detay

-Sürücülerle röp.

-Kuyruktan detaylar

-DHA muhabiri Ali Can Zeray'ın anonsu

-Farklı açılardan kuyruk

-Detaylar

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/EDİRNE,

================

Çelik kasa hırsızlarına 2 ilde operasyon: 10 gözaltı

Tekirdağ ile İstanbul'da çelik kasa hırsızlarına yönelik polis ve jandarmanın ortak düzenlediği operasyonlarda 10 şüpheli gözaltına alındı. İki ilde toplam 1 milyon liralık hırsızlık yapan şüphelilerden 2'si güvenlik güçlerinden kaçmaya çalışırken balkondan düşerek yaralandı.

Tekirdağ ve İstanbul'da son dönemlerde çelik para kasaları patlatılarak gerçekleştirilen hırsızlık olaylarının artmasının üzerine Tekirdağ'da polis ve jandarma ekipleri ortak çalışma başlattı. Çalışmada son olarak hırsızlık şebekesi üyelerinin İstanbul'da bir akaryakıt istasyonunda bulunan çelik kasayı patlatarak hırsızlık yaptıkları belirlendi. Polis ve jandarma ekipleri şebeke üyelerinin adreslerini belirleyerek, Tekirdağ ve İstanbul'da 13 ayrı adrese eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda E.Y., M.A., Z.A., M.E., A.Y., S.Ç., M.A., Y.A., G.A. ve F.A., yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden 2'si ise polis ve jandarmadan kaçmak isterken 6-7 metre yüksekliğindeki balkondan atlayınca yaralandı. Bacak ve kollarında kırıklar meydana gelen şüpheliler hastanede tedavi altına alındı.

Şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında yapılan aramalarda 3 tabanca, 111 mermi, 2 kurusıkı tabanca, 1 havalı tabanca, 1 elektroşok cihazı, 32 bin 420 TL, 6 bin 100 ABD doları, 12 değerli kol saati, 4 dizüstü bilgisayar, 1 televizyon, 1 tablet, 13 cep telefonu, çok miktarda değerli tespih, ziynet eşyası, gözlük, değeri 15 bin lira olduğu belirlenen özel üretim 3 ceket ele geçirildi. Ayrıca çok sayıda kasa açmada kullanılan iş aletleri, kar maskeleri de ele geçirilenler arasında.

AYAĞI ALÇILI TUTUKLANDI

Polis ve jandarmanın ortak yapılan operasyonlarında yaklaşık 1 milyon liralık, 16 ayrı kasa hırsızlığı olayı aydınlatıldı. Gözaltına alınan şüphelilerden 5'i ifadesinin ardından emniyetten serbest bırakıldı. Balkondan atlarken yaralanan şüphelinden birinin Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi'nde tedavisi devam ederken, emniyette işlemleri tamamlanan 4 şüpheli Çorlu ilçesinde adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden Emrullah Uyar, bacağında alçı ve koltuk değnekleriyle adliyey götürüldü. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden bacağında alçı olan Emrullah Uyar ile Murat Aksoy  tutuklanırken, 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü

------------

Kasa açmada kullanılan aletler

Ele geçen silahlar

Ele geçen tespihler ve diğer eşyalar

Detaylar

Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi

Bacağı alçılı olan şüpheli

Alınan güvenlik önlemleri

Şüphelilerin adliyeye götürülmesi

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN- Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,-

================

Ayvacık'ta 3,7 büyüklüğünde deprem

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde 3,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İlk belirlemelere göre can ve mal kaybına neden olmayan deprem, kısa süreli paniğe yol açtı.

Ayvacık ilçesinde, bugün saat 12.51'de, AFAD'a göre 3,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üssü Ayvacık ilçesi Tartışık köyü olan ve yüzeye 7 kilometre mesafede kaydedilen sarsıntı ilçede hissedildi. İlk belirlemelere göre, depremde herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadı. Depremde, ilçe sakinlerinin kısa süreliği panik yaşadığı belirtildi.

20 ŞUBAT'TA DA SARSINTI YAŞANMIŞTI

İlçede 20 Şubat akşamı 5,0 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş, çok sayıda yapı hasar görmüştü.

Görüntü Dökümü

-------

Ayvacık sokaklarından görüntüler.

Haber-Kamera: İpek YAVAŞ/AYVACIK (Çanakkale),

==============

TTK'ya alınacak 1000 işçi için kura çekildi (3)

'MADENCİLİK SEKTÖRÜNDE İŞ KAZALARI YÜZDE 50 AZALDI'

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Genel Maden İşçileri Sendikası'nı (GMİS) ziyaret etti. GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, Zonguldak'ta tarihi bir gün yaşadıklarını, geri kalan 500 kişinin de en kısa zamanda alınacağını ümit ettiklerini söyledi. Bakan Dönmez de sendikal hayatın çalışma yaşantısının en önemli aktörlerden birisi olduğuna inanan bir bakanlık olduklarını söyledi. Bugüne kadar da bu ilişkilere çok önem verdiklerini ifade eden bakan Dönmez, şöyle dedi:

"Madencilik sektörü iş riski açısından diğer sektörlere göre daha göreceli iş riski yüksek bir iş kolumuzdur. Fakat son dönemde hem yasal mevzuat hem ikincil mevzuatta yapılan düzenlemelerle iş güvenliği noktasında azami ölçüde bir güven için kolları sıvamış durumdayız. Nitekim yapılan bu düzenlememi sıklaştırlan denetimlerden dolayı geçtiğimiz yıl ölümlü iş kazası oranı madencilik sektöründe yüzde 50 azaldı. Elbetteki amaç sıfır kazadır. Bunun için de inşallah çalışacağız. Burada iş verene kadar ikimize de büyük sorumluluk düşüyor. Onlar da ailelerini düşünmek suretiyle çalışıp daha hassas olacaklardır. Bir anlık dalgınlıkla Allah göstermesin kendisinin canı acıyabilir hem de çalışma ekibinin hayatını tehlikeye atmış olabilir. Bunun için eğitim şarttır. Bunun için pratik yapacağız kuralları harfiyen uygulayacağız. Burada en büyük riskimiz bana bir şey olmaz güvencesidir." dedi.

GÖRÜNTÜLER GEÇİLECEK

Haber-Kamera: Aytaç ÖZTÜRK/ ZONGULDAK,

================

CHP Balçova'da Çalkaya'nın yerine eşini aday gösterdi

İZMİR'de adaylığı Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından düşürülen Balçova Belediye Başkanı CHP'li Mehmet Ali Çalkaya'nın yerine eşi Fatma Çalkaya aday gösterildi.

Balçova'da 3 dönem belediye başkanlığı yapan ve dördüncü dönem için yeniden aday olan CHP'li Mehmet Ali Çalkaya'nın adaylığı, YSK'ya yapılan itiraz üzerine düşürüldü. CHP tarafından Balçova Belediye Başkan adaylığı için Mehmet Ali Çalkaya'nın eşi, iki çocuk annesi Fatma Çalkaya aday olarak belirlendi. Çalkaya'nın adaylığını CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel de doğrulayarak, "Hayırlı olsun" dedi.

Haber: Umut KARAKOYUN/İZMİR,

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Dha Yurt Bülteni -8 - Son Dakika


Advertisement