İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ - Son Dakika

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Trafikte tartıştığı 3 kadını sopayla darp ettiMERSİN'in merkez Mezitli ilçesinde bir kişinin, trafikte tartıştığı 3 kadını sopayla darp etmesi cep telefonu tarafından kaydedildi.

Trafikte tartıştığı 3 kadını sopayla darp etti

MERSİN'in merkez Mezitli ilçesinde bir kişinin, trafikte tartıştığı 3 kadını sopayla darp etmesi cep telefonu tarafından kaydedildi. Arabadan inip, 3 kadına sopayla vuran şüpheli, olayın ardından yanındaki başka bir kadınla bölgeden uzaklaştı.

3 gün önce 2'inci Çevre Yolu üzerinde gündüz saatlerinde trafikte seyreden 2 aracın içinde bulunanlar, henüz belli olmayan bir nedenden dolayı tartıştı. Yolun ortasında duran 2 arabadan inen 4 kadın tartışmaya devam etti. Daha sonra arabalardan birinde olan erkek şüpheli sopayı alarak, 3 kadına vurmaya başladı. Çevredekilerin tepki göstermesi ve araya girmesiyle kadınlara vurmayı bırakan şüpheli, daha sonra yanındaki kadını da alarak arabaya binip, bölgeden uzaklaştı.

OLAY ANI KAMERADA

Öte yandan, olay anı bölgede bulunan bir vatandaş tarafından cep telefonuyla saniye saniye görüntülendi. Görüntülerde sopayla kadınların yanına gelen şüpheli, kadınlara sopayla vurmaya başlıyor.  Ardından ise 3 kadınla tartışan yanındaki kadını alarak, arabaya binip, bölgeden uzaklaşıyor. Olaydan sonra dayak yiyen kadınların hastaneye gittiği, şahıstan şikayetçi olduğu öğrenildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

-Tarafların tartışması

-Şahsın sopa ile gelerek kadınlara vurması

-Şahsın aracıyla olay yerinden kaçması

Haber-Kamera: MERSİN,

=========================

Dövülerek öldürülen Ares'in son görüntüleri ortaya çıktı

ANTALYA'da H.E. (14) adlı kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla babası V.E. ile erkek kardeşi K.E. tarafından dövüldüğü için tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 'Ares' isimli sosyal medya fenomeni Şehmuz Özdemir'in (18) kafeteryadaki son görüntüleri ortaya çıktı. Kızın babası ve erkek kardeşiyle kafeteryada bir süre oturan Ares, işletmeden birlikte ayrılıyor. Darp olayının, bu görüntülerden bir saat sonra yaşandığı tahmin ediliyor.

Olay, 4 Şubat Salı günü saat 17.00 sıralarında, Antalya merkezde meydana geldi. Sosyal medyada 'Ares' ismiyle fenomen olan Şehmuz Özdemir, Konyaaltı Sahili'ndeki kafede kendisiyle reklam anlaşması yapmak isteyen V.E. ve oğlu K.E. ile buluştu. Bir süre burada oturan üçlü, daha sonra otomobille ayrılarak Kepez ilçesindeki ormanlık alana gitti. V.E., ormanlık alana geldiklerinde Şehmuz Özdemir'i, kızı H.E.'yi 2 yıl önce taciz ettiği ve uygunsuz görüntülerini çektiği iddiasıyla oğlu K.E. ile birlikte dövmeye başladı. Özdemir, aldığı darbeler sonucu bayılırken, V.E. ve K.E. ise olay yerinden kaçtı. Özdemir, çevredekilerin ihbarıyla gelen sağlık ekiplerince ambulansla Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılarak, yoğun bakımda tedaviye alındı. Olayla ilgili inceleme başlatan polis, Şehmuz Özdemir'i darp ettiği gerekçesiyle V.E. ve oğlu K.E.'yi gözaltına aldı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan baba- oğul, ifadelerinde, H.E.'yi mesajla taciz ettiği gerekçesiyle Şehmuz Özdemir'i dövdüklerini söyledi, kızın uygunsuz fotoğraflarını elde edip buluşmaya zorladığını ileri sürdü.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım servisinde 15 günlük tedavisi sonrası beyin ölümü gerçekleşen Şehmuz Özdemir, 19 Şubat günü sabaha karşı yaşamını yitirdi. Hastanedeki işlemlerin ardından morgdan alınan Şehmuz Özdemir'in cenazesi, memleketi Diyarbakır'da toprağa verildi.

Baba V.E. ve oğlu K.E.'nin yargılaması sürerken, Şehmuz Özdemir ile olay gecesi buluştukları kafeteryadaki görüntüleri ortaya çıktı. Darp olayından bir saat öncesine ait olduğu değerlendirilen görüntülerde, Ares ile kızın babası ve erkek kardeşi oturuyor. Görüntülerde K.E.'nin bir ara Ares'e bardak uzattığı görülüyor. Ares ile zanlı baba- oğul bir süre konuştuktan sonra, birlikte kafeteryadan çıkıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Ares'in son görüntülerinden fotoğraflar

-Arşiv görüntüler

Bülent TATOĞULLARI/ANTALYA,

========================

Prof. Dr. Yıldız: Aşı geliştirilmezse 2028-2030 yıllarında koronavirüsün başka mutasyonu karşılaşacağız

ERCİYES Üniversitesi (ERÜ) Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Yıldız, "Koronavirüs dünyada 2003, 2012 ve 2019-2020 tarihleri arasında görüldü. 2028-2030 yılları arasında aşı geliştirilmez ise koronavirüsün bir başka mutasyonu ile karşı karşıya kalacağız" dedi.

ERÜ Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Yıldız, koronavirüsün her yıl atak yapan bir virüs olmadığını, 8-10 yıl zaman sonra yeniden görülme olasılığının bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Yıldız, "Koranavirüs 1960'lı yıllarda bulunmuş bir virüstür. Bu virüs hep vardı ve şekil değiştirdi. Koronavirüs insanlara bulaşabilir, öldürücü olabilir bir forma ulaştı. Bu özelliğini yitirmesini beklememeliyiz. Ortaya çıkan durum bir mutasyondur. Koronavirüs önceden sadece hayvanlarda görülürken şimdi insanlarda görülmeye başlamıştır. Bu da virüsün geliştiğini gösterir. Koronavirüs, SARS ve MERS virüslerine oranla her yıl atak yapmıyor. 8-10 yılda bir atak yapması söz konusudur. 2028'e ne olacak kestirmek zor. Virüs daha mı ölümcül olacak, daha mı çok yayılacak bilemiyoruz. Bunu belirleyecek tek şey insanoğlunun aşı geliştirmesidir. Önümüzde 8-10 yıl kadar bir dönem var. Pandemide kullanılabilecek aşı pek mümkün gözükmüyor. Şu an koronavirüs pandemisi sönmek üzere ve aşının geliştirilmesi 1,5 yılı bulacaktır. Bir sonraki pandemi için elimizde yeni silahların olması lazım. Çalışmalar 8-10 yıl içerisinde tamamlanırsa korkacağımız noktadan uzaklaşır" dedi.

'ÜLKEDEN ÜLKEYE SEYEHATLER ZORLAŞACAK'

Hijyen ve dezenfeksiyonun artık dünya gündeminde her zaman kalacağını söyleyen Prof. Dr. Yıldız, "'Artık dünya eskisi gibi olmayacak' denilirken söylenen şeyler bu. Ülkeden ülkeye seyahatler zorlaşacak. Pek çok enfeksiyon var. El yıkamadığımız, aşı korkumuz yüzünden insanlığın başına bela olmuştur. Koronavirüs dünyada 2003, 2012 ve 2019-2020 tarihleri arasında görüldü. 2028-2030 yılları arasında aşı geliştirilmez ise koronavirüsün bir başka mutasyonu ile karşı karşıya kalacağız. Koronavirüs bittikten sonra sosyal mesafeyi koruma, kalabalık fobisi gelişmesi ve el hijyeni konularına çok dikkat edilmesi lazım" diye konuştu.

'SIRT AĞRISI VE KOKU KAYBI HASTALIK BELİRTİLERİNDEN'

Son dönemlerde koronavirüs görülen hastalarında sırt ağrısı ve koku kaybının sıklıkla görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Osman Yıldız "Koronavirüs her hastada aynı belirtiyi göstermez. Biz 400'e yakın koronavirüslü hasta gördük. Bu çok önemli bir tecrübe. Solunum sistemi şikayeti, öksürük, burun akıntısını genelde gelen hastalarda görülen semptomların başında geliyor. Ama son dönemlerde gelen hastaların en çok şikayet ettiği durumlardan birisi sırt ağrısı oldu. Bele, kalçaya vuran şiddetli ağrılara neden olan sırt ağrısı ile karşılaştık. Hastalarda ani koku kaybı da koronavirüs belirtilerinden birisi oluyor. Özellikle genç ve çocuk hastalarda tek şikayet ishal olabiliyor. En nadir görülen belirtilerden birisi de cilt döküntüsüdür" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Prof.Dr Orhan Yıldız'ın açıklaması

Diğer görüntüler

Haber- Kamera Yasin DALKILIÇ/ KAYSERİ

=======================

Koronavirüs, turizm cenneti Bozcaada'ya giremedi

ÇANAKKALE'nin Kuzey Ege Denizi'ndeki turizm cenneti Bozcaada, her yaz yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlıyor. Bu yıl ise mayıs ayına girilmesine rağmen adadaki konaklama tesisleri, koronavirüs önlemleri kapsamında açılmadı. İlçedeki yöneticilerin işi sıkı tutmasının yanı sıra, anakaradan uzak olmanın da avantajını kullanan Bozcaada'da, şu ana kadar koronavirüs vakası görülmedi.

Küçük bir kasabayı anımsatan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleriyle, ada çevresinde avlanan deniz ürünlerinin sunulduğu restoranlarıyla, Türkiye'nin en iyi korunmuş tarihi kalesiyle, el değmemiş koyları, temiz ve buz gibi denizinin yanında, bir de İstanbul'a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih nedeni olan turizm cenneti Bozcaada, alınan sıkı tedbirler sayesinde izole oldu ve şu ana kadar koronavirüsün ilçeye girişine izin verilmedi.

Türkiye'de 11 Mart'ta görülen koronavirüsün ardından, anakaradan uzak olmak isteyen tatilciler ve yazlıkçılar, Bozcaada ilçesine geçiş yapmak istedi. Ada'da oluşmaya başlayan kalabalık nedeniyle, koronavirüs tedbirleri kapsamında Bozcaada Kaymakamlığı, Bozcaada Belediyesi ve Bozcaada Turizm İşletmecileri Derneği (BOZTİD) bir dizi önlemler aldı.

SIKI DENETİMLER

Bozcaada İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla, koronavirüs önlemleri kapsamında feribot seferleri haftada 1 güne düşürüldü. İlçe Emniyet Amirliği, İlçe Jandarma Komutanlığı, İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Bozcaada Belediyesi zabıta birimi, adaya ulaşımın sağlandığı Geyikli feribot iskelesinde, feribota binenlerin denetimini sağlıyor. Adaya gelecek olanların vücut ateşleri sağlık ekiplerince ölçülüyor. Daha sonra ikamet edecekleri adresleri ekiplere bildiren vatandaşlara, 14 gün sosyal izolasyon kuralları hem sözlü hem de yazılı olarak tebliğ ediliyor. Süreç boyunca adaya gelenlerin evlerinde olup olmadıkları her gün denetleniyor. Sosyal izolasyon kurallarına uymayanlara 3 bin 180 TL'ye kadar idari para cezası uygulanıyor.

İnşaat malzemesi yüklü araçların da geçişleri Kaymakamlık izniyle gerçekleştiriliyor. Adaya koronavirüs tedbirleri kapsamında inşaat sektöründe çalışacak işçi girişleri de yasaklandı. Cenaze ve ilaç ihtiyacı doğan özel durumlar için özel feribot seferleri yapılıyor. Adaya gelen özel ya da balıkçı teknelerine, teknede, tuvalet, duş gibi barınma imkanları varsa içindekilerin dışarıya çıkmaması kaydıyla iskeleye bağlanmasına izin veriliyor. Market ihtiyaçları ise kolluk güçlerince temin ediliyor. Duş, tuvalet gibi temel barınma imkanları olmayan teknelerin iskeleye bağlanmasına izin verilmiyor.

TESİSLER 31 MAYIS'A KADAR KAPALI

Bozcaada Belediyesi ekipleri tarafından, ada halkının ihtiyaçları alınan siparişlerin evlerine kadar teslim edilmesiyle sağlanıyor. Her hafta 300 ailenin pazar ihtiyacı karşılanıyor. Halka ücretsiz maske dağıtılıyor. Kaymakamlık tarafından tarım için fide dağıtımı yapılıyor. Ada'da koronavirüs tedbirleri kapsamında konaklama tesislerinin 31 Mayıs'a kadar kapatılmasının ardından ada sokakları sessizliğe bürünmüş durumda.

'ÇOK ŞÜKÜR BUGÜNE KADAR POZİTİF VAKA GÖRÜLMEDİ'

Bozcaada Kaymakamı İbrahim Gültekin, "Mart ayının ikinci haftasından itibaren ülkemiz koronavirüs ile ciddi anlamda mücadele ediyor. Bozcaada olarak biz de tabi ki devletimizin almış olduğu önlemler çerçevesinde Valiliğimizle koordineli bir şekilde, Bakanlığımızın göndermiş olduğu genelgelere harfiyen uyarak, Bozcaada'nın sahip olduğu imkanlardan dolayı, ada ilçesi olmasından kaynaklı ilave aldığımız tedbirler var. Biz sürecin başından beri konuyu hassasiyetle, ciddiyetle takip edip, koronavirüsün adamıza ulaşmaması için tüm önlemleri aldık. Bu doğrultuda adaya olan gemi seferlerini adamızdaki vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde adadan anakaraya, anakaradan adaya insan hareketliliğini minimize edecek şekilde planladık. Haftada bir sefer olarak bunu uyguluyoruz. Ayrıca vatandaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda gerek gördüğümüz zaman ek ilave seferler de yapabiliyoruz. Sürecin başından beri kararlı mücadelemiz devletimizin tüm kurumları ve vatandaşlarımız aldığı tedbirler, hassasiyetlerinden ve tedbirlere uymalarından dolayı adamızda çok şükür bugüne kadar pozitif vaka görülmedi" dedi.

'BOZCAADA HALKINA VE ESNAFA AYRI BİR TEŞEKKÜR ETMEK GEREKİYOR'

Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz ise kamu kurumlarının eşgüdüm içerisinde çalıştığını belirterek, "Çok doğal olarak Bozcaada'nın kapalı bir ekosistem olması ve anakaradan bağımsız bir nokta olması dolayısıyla devletimizin genel kararları yanında burada özel bir takım uygulamalara gidilmek zorunluluğu vardı. Biz çok şanslı bir şehirde bu tedbirleri çok önceden alarak adamıza şu ana kadar koronavirüs tehdidini yaklaştırmamayı başardık. Adamızda şu ana kadar şüpheli bir vaka görülmedi. Ama süreç tabi ki aynı hassasiyetle devam ediyor. Gemi seferlerinin haftada bir güne indirilmesi, ilçe pazarının belediye tarafından tedarik edilip, herkesin evlerine kadar dağıtılarak sosyal mesafenin korunmasıyla salgının engellenmesi gibi birçok önlem hayata geçirildi ve geçirilmeye de devam ediyor. Burada Bozcaada halkına ve esnafa ayrı bir teşekkür etmek gerekiyor. Her ne kadar ekonomik olarak zor bir durumda da olsalar hem devletimizin hem de Kaymakamlığımızın aldığı bütün kararlara canı gönülden hassasiyetle uyuyorlar. Sonuçta bu kararların hepsi, Bozcaada'daki kocaman ailemizin sağlığı, sevenlerin ilerleyen dönemlerde tercih edecekleri daha temiz, daha korunmuş adaya gelebilmeleri adına alınmıştır. Bunun bütün toplum tarafından da doğru bir şekilde anlaşıldığını görmek bizi gerçekten mutlu ediyor. Süreç uzun henüz rehavete kapılmamak gerekiyor. Alınan bu kararlara ısrarla devam etmek gerekiyor. Daha sonra sağlıklı günlerde inşallah hem halkımızla hem misafirlerimizle hem de adayı sevenlerle kucaklaşmaktan büyük bir mutluluk duyacağız" diye konuştu.

'HİÇ KİMSEYİ MASKESİZ, DEZENFEKTANSIZ, KOLONYASIZ BIRAKMADIK'

Adanın tek eczanesinin sahibi olan Öznur Evergen, "Biz eczanemizi dezenfekte ettik. Hiç kimseyi maskesiz, dezenfektansız, kolonyasız bırakmadık. Ada küçük bir yer. Hastaların ilaç alımı inanılmaz bir kolaylık oldu. Çünkü uzman hekim olmadığı için adada buradan ilacını yazdıramayıp, karşıya gitmek zorunda kalıyordu vatandaşlarımız. Herkes istediği zaman biten ilacını gelip, eczaneden alabiliyor ve bizde onlara ulaştırıyoruz. İlaç konusunda her zaman stoklu çalışıyoruz ve bulamadığımız, vatandaşlara ulaştıramadığımız ilaç olmadı. Eğer bir ilaç sıkıntısı olsaydı, Sayın Kaymakamımız, Sayın Belediye Başkanımız; Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekipleri göndererek bizim ihtiyaçlarımızı karşılayacaklarına dair sözleri var. Adada Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, sağlıkçılarımız, vefa sosyal destek grubu, polislerimiz inanılmaz bir dayanışma içinde, bu süreci kolay atlatmak için çalışıyor" dedi.

'EKMEK SAYIMIZI ARTIRDIK'

Adanın tek fırınını işleten Sıdıka Günday Saral ise "Normal kış şartlarına göre adada evi olanlar geldi. Biz de ekmek sayımızı artırdık. Ekmek için hijyen kurallarına uyuyoruz. Koronavirüs tedbirleri kapsamında Bozcaada erken tedbirini aldı. Kaymakamlığı ve Belediyeyi bu tedbirler konusunda takdir ediyorum. Şu anda kendimizi adada güvende ve korunaklı hissediyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Bozcaada'dan genel görüntü

-Bozcaada sokaklarından detay görüntüler

-Kaymakam İbrahil Gültekin ile röp.

-Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz ile röp.

-Eczacı Öznur Evergen ile röp.

-Fırıncı Sıdıka Günday Saral ile röp.

-Nizamettin Sarıkaya ile röp.

Haber-Kamera: Serkan İLİK/ BOZCAADA (Çanakkale),

==========================

Dipsiz Göl'ün eriyen karla su tutması bekleniyor

GÜMÜŞHANE'nin Taşköprü Yaylası'nda yasal izinle yapılan define kazısı sonucu yok olan ve eski haline dönüştürülmesi için su takviye edilen Dipsiz Göl'ün kış aylarında biriken ve buz tutan karın erimesi ile su tutması bekleniyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi eski öğretim üyesi Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, gölün orijinalliğinin bozulduğunu belirterek "Dipsiz göl artık suni göl olur "dedi.

Kent merkezine 50 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2140 metre yükseklikte olan, manzarasıyla ilgi çeken Taşköprü Yaylası'ndaki Dipsiz Göl'de 'define' söylentisi üzerine ismi açıklanmayan 2 kişi, kazı için başvuruda bulundu. Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğü'nce ilgili kişilere define arama ruhsatı verildi. Bölgede, geçen yıl 6 Kasım'da jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazıldı. Jandarmalar, kazı alanına kimsenin yaklaşmasına izin vermedi. Kaynağı ve akarı olmayan Dipsiz Göl'de, 4 gün sürdürülen kazı çalışmaları, define bulunamayınca sonlandırıldı. Buzul Çağı'ndan kalma, 12 bin yıllık Dipsiz Göl'de tamamlanan kazı çalışmalarının ardından ekipler, alandan ayrıldı. Yol seviyesi ile birleştirilen göl alanı taş ve toprak yığını haline döndü.

2 MÜDÜR, 1 MEMUR AÇIĞA ALINMIŞTI

Olayın duyulmasının ardından, tepki çeken kazıyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gümüşhane Valiliği tarafından başlatılan çifte soruşturma kapsamında; Kültür ve Turizm İl Müdürü Hüseyin Ateş, Müze Müdürü Elif Öktem ile müze müdürlüğü çalışanı Yunus Ağa açığa alındı. Gümüşhane Valiliği'nce de kazı izni raporunun özensiz hazırlandığı açıklandı. Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi ve Ankara Barosu, Dipsiz Göl'de define arama ruhsatı veren sorumlular hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçundan kamu davası açılması için savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

GÖLE SU VERİLDİ

Kazı sonrası toprak doldurularak kapatılan Dipsiz Göl'ün eski haline dönüştürülmesi için çalışma başlatıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca hazırlanan 4 maddelik Eylem Planı kapsamında göl için alana dökülen, dayanıksız toprak çıkarıldı. Yerine ise suya dayanıklı kireçli ve killi toprak döküldü. Silindirle tabanı hazırlanan göl alanına, yandaki dereden boru hatlarıyla doğal kaynak suyu verilmeye başlandı. Çalışmalar Gümüşhane Valiliği'nin koordinesinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nce akademisyen ve jeologların nezaretinde yürütüldü.  Göl çevresinin flora ve endemik türlerinin korunmasına yönelik de çalışma gerçekleştirildi.

SU TUTUMASI BEKLENİYOR

Taşköprü Yaylası'nın yolu Aralık ayında yağan karla ulaşıma kapanmıştı. Dipsiz Göl alanı da yağan karla dolmuştu. Baharla birlikte kardan kapalı yolu ulaşıma açılan Dipsiz Göl'ün yer aldığı Taşköprü Yaylasına yeniden ulaşım sağlandı. Dipsiz Göl'ün kış aylarında biriken karın erimesi ile su tutması bekleniyor.

PROF. DR. BEKTAŞ: ARTIIK SUNİ GÖL HALİNE GELMİŞTİR

Karadeniz Teknik Üniversitesi eski öğretim üyesi Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, gölün orijinalliğinin bozulduğunu belirtti. Bektaş, "Önemli olan Dipsiz Göl'deki yaşayan fauna ve floraydı. Define kazısında bu özellikleri alıp götürüldü. Göl tahrip edildiğine göre bundan sonra orada oluşacak olan su, basit bir göl veya gölet olur. Bununda orijinalliği bozulduğu için bilimsel bir anlamı olmaz. Gölün eski durumuna dönmesi mümkün değildir. Zaman içerisinde belki o gölde fauna olur ama uzun bir zaman alır. Yapılan yanlış iş maalesef gölün orijinalliğini bozmuştur. Gölde yaşayan canlıların özelliklerini kaybettirmiştir. Artık suni göl haline gelmiştirö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Dipsiz göl detayları

Muhabir anonsu (Muhammet KAÇAR)

Detaylar

Prof. Dr. Osman Bektaş'ın açıklaması

Haber: Muhammet KAÇAR - Kamera: Fatih TURAN/ GÜMÜŞHANE

=========================

Diyarbakır'da sokağa çıkma kısıtlamasında 2'nci gün

DİYARBAKIR'da koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının 2'nci gününde de cadde ve sokaklarda sessizlik sürdü.

İçişleri Bakanlığı'nca koronavirüs salgını nedeniyle 31 ilde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının 2'nci gününde de Diyarbakır'da cadde ve sokaklar boş kaldı. Dışarıda sadece basın mensupları, fırıncılar, eczane, belediye personeli ve sağlıkçılar gibi kısıtlamadan muaf tutulan kişilerin olduğu görüldü.

Polis ekipleri, kentin farklı noktalarında uygulama yaparak, sokağa çıkanların izin belgelerini sorguladı. İzni belgesi olmayanlara idari para cezası kesildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------

Kent mertezinden görüntü

Caddeler ve parklar

Trafik ve polis denetimleri

Çalışan belediye ekipleri

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Nurettin FİDANCAN, Selim KAYA/DİYARBAKIR,

=========================

Salgın nedeniyle rağbetin arttığı bal üretimi sokağa çıkma kısıtlamasında sürdü

DİYARBAKIR'da, koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olan arıcılar, bal üretimine devam ediyor. Salgın nedeniyle rağbetin arttığı balın kilosu 120 TL'den satılıyor.

İçişleri Bakanlığı genelgesiyle Diyarbakır dahil 31 kentte uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının 2'nci gününde kentte sessizlik hakim. Kısıtlamadan muaf olan çiftçiler üretime devam ederken, salgın nedeniyle rağbetin arttığı bal için üreticileri de çalışmaya devam ediyor. Baharın gelmesiyle çiçeklerin bol olduğu dönemi değerlendiren arıcılar, balın kilosunu 120 TL'den satıyor. Diyarbakır'da Organize Sanayi Bölgesi'nde 30 yıldır arıcılık yapan Yıldız çifti de kısıtlamadan muaf oldukları için çalışmaya devam ediyor.

'ARILARIN GELİŞİMİNİN OLDUĞU BİR DÖNEMDEYİZ'

Cevat Yıldız, arıların günlük bakımlarını yapmak için geldiklerini belirterek, "30 yıldır bu işi yapıyorum. Günlük bakımlarını yapıyoruz. Baharın gelmesiyle çiçeklerin bol olduğu bir dönemdeyiz. Nektarın ve polenin geldiği, arıların gelişiminin olduğu bir dönemdeyiz. Oğul alma ve çoğalma dönemi aynı zamanda. İçişleri Bakanlığı genelgesiyle biz arıcılar da bu kısıtlamadan muafız" dedi.

Emine Yıldız da eşiyle beraber 30 yıldır arıcılık yaptığını belirterek, bu yılın bereketli göründüğünü söyledi.

Son Dakika

17:10 Yunanistan Başpiskoposu'ndan küstah Ayasofya sözleri: Türkiye cüret edemez 16:35 Gelibolu Yarımadası'nda orman yangını! 300 hektara yakın bir alan kül oldu 16:28 Son 3 günde koronavirüs vakalarının en çok arttığı iller arasında olan kentte termometreler 52 dereceyi gösterdi 16:17 Dijital Türkiye Platformları üzerinden alınan barkodlu belgeler resmi belge sayılacak 15:41 Son Dakika: İSKİ, Şile'de vatandaşların su kuyruğunda beklediği fotoğraflarla ilgili açıklama yaptı 15:00 CHP'li Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, makam odasının kapısını söktürdü 14:05 Küçük çocuğun yardım çığlığına koşan genç kadın, sapığı yakalayıp emniyete teslim etti 13:33 Siirt'te yetiştirilen rahvan atları sıfır araba fiyatına satılıyor 12:33 13 yaşındaki kız "10 yaşındaki çocuktan hamile kaldım" demişti! Bebeği dünyaya geldi 12:27 Cem Uzan'dan beklenmedik Selahattin Demirtaş çıkışı: Serbest bırakılmalı 11:47 18 yıldır kayıp olan iş adamının yasak aşk kurbanı olduğu ortaya çıktı! Diri diri yakmışlar 10:57 Yükselişe geçen altının gram fiyatı 394 liradan işlem görüyor 09:32 Komandolar, PKK'nın önemli kampını kısa sürede ele geçirdi 09:30 Sosyal medya düzenlemesi için Erdoğan'ın masasında 2 formül var! Ya Fransa modeli ya ABD modeli 09:10 65 yaş aylığı, engelli aylığı ve evde bakım parasına zam geldi